
Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Nöbetçi Eczaneler
Aramızdan ayrılanlar
YAHYA SÜRDÜL VEFAT ETTİ
Gönül Kütük’ün kardeşi, Halenur Balcı ve Nurgün Selamet’in babaları, Fatih Kütük’ün dayısı, Oğuz Balcı ve Nuri Selamet’in Kayınpederi Yahya Sürdül 68 yaşında vefat etti. Merhum dün Yavuz Sultan Selim Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
TAYFUN BUNARBAŞI
Merhum Bayram ve merhume Yaşariye Bunarbaşı’nın oğulları, Recep, Vedat ve Hülya’nın ağabeyleri, Rıdvan, Şafak ve Tarkan’ın amcaları Tayfun Bunarbaşı vefat etti, Merhum dün Şah Melek Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
Enez’de ödül gecesi
İsmail DEMİRAY
Kartopu Enez Gönüllüleri Derneği’nin ilçeye güzellik katan, olumlu katkılar yapan, başarılı hizmetler verenlere her yıl geleneksel olarak sunduğu bu yılki ödülleri sahiplerini buldu. TÜİK’in yanlış hesaplamaları nedeniyle emeklilerin uğradığı maddi kayıplar konusunda ülke çapında hukuk mücadelesini başlatan ve sürdürmekte olan Enez eski savcısı ve Onursal Yargıtay Üyesi. Seyfettin Çilesiz Enez Kartopu Derneği’nin onur konuğu oldu.
Kartopu Enez Gönüllüleri Derneği’nin sahilde Yakamoz Restoran’ta önceki akşam gerçekleştirilen “Günbatımı Gecesi”nde yemek sonrası saat 21.00’de ödül törenine geçildi. Dernek Başkanı Hasan Akkuş plaket sunumu öncesinde yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“18 yıldır sürdürülen bu geleneğin özellikle sahil sakinlerimizle, yerli Enez halkın kaynaşması açısından yararlı olduğu düşünülmekte hem de tüzüğümüze uygun olarak derneğimize gelir temin edilmiş olmaktadır. Gecede Enez’de bu yılın başarılı isimlerine plaketlerini de sunacağız. Prodüktör müzisyen sanatçı Ayhan Ak ve diğer sürpriz sanatçılarımızla keyifli saatleri yaşamayı istiyoruz”
HUDUT’A ÖDÜL
Ödül töreninde ilk ödül Bilim ve matematik dalında özellikle yurt dışında düzenlenen yarışma ve olimpiyatlardaki üstün başarıları nedeniyle Demir Kuşku’ya verildi.
İkinci olarak Enez sahilinde gerçekleştirdiği örnek bir yatırımla Enez’e ve Enez turizmine yaptığı katkı nedeniyle Rahim Erkenler’e sunuldu.
Enez’de Trakya Zirve Turizm adı ile kurdukları seyahat şirketi ile Enez turizmine verdikleri katkı nedeniyle Aydoğan Akar’a verildi.
Örnek esnaflığın yanında; hayvancılık alanında, özellikle yörenin değerlisi Bozırk cinsi yerli sığırların korunması ve sürdürülebilirliği için yaptığı çalışmalar nedeniyle Hisarlı Kasabı Günay Aydoğdu’ya ödülü takdim edildi.
Yılın en başarılı muhtarı seçilen Ruşen Yazıcıoğlu da ödülünü aldı.
Son ödül de Enez’in sorunlarına gösterdiği ilgi ve hassasiyet nedeniyle Edirne’nin en köklü Gazetelerinden Hudut Gazetesi’ne verildi.
Ödül töreninden sonra piyango çekilişi yapıldı. Ardından başlayan müzikli eğlence gece boyunca sürdü ve etkinlik için bir araya gelen Kartopu Gönüllüleri doyasıya eğlendi.
ÇİLESİZ’E PLAKET
TÜİK’in yanlış hesaplamaları nedeniyle emeklilerin uğradığı maddi kayıplar konusunda ülke çapında hukuk mücadelesini başlatan ve sürdürmekte olan Enez eski savcısı ve Onursal Yargıtay Üyesi. Seyfettin Çilesiz Enez Kartopu Derneği’nin onur konuğu oldu.
Gecede bundan dolayı kendine plaket de sunulan Çilesiz, şunları söyledi:
“Enez benim Cumhuriyet Savcısı olarak ilk göreve başladığım yerdir. 1978-1982 yılları arasında görev yaptım. Edirne’nin hatta Trakya’nın en şirin ilçesidir. Meriç’in denize döküldüğü yerde tarihi çok eskilere dayanan Saros Körfezi’nin pırıl pırıl olan sularının kenarında kurulmuş turistik bir ilçedir. Gece Dedeağaç’ın ışıkları Enez’den çok rahat görünür. Mutlaka herkes tarafından bir kez görülmesi gerektiğine inanıyorum.
Böyle bir etkinliğe davet edildiğim için çok mutlu oldum, onur duydum. Dernek yetkililerine çok teşekkür ediyorum.
Derneğin kurucu başkanı olan ve benim davet edilmeme vesile olduğunu bildiğim 1978 yılından beri dostluğum devan Emekli Yüzbaşı ve sosyal sorumluluk projeleri aktivisti Ulaş Demiray’a da ayrıca teşekkür ediyorum.
Derneğin bu etkinliğinde mazereti nedeniyle katılamayan Enez Belediye Başkanı Sayın Özkan Günenç temsilcisi aracılığıyla ilçeye ziyaretim nedeniyle tarafıma ‘Enez Kitabı’ isimli bir kitap ve bir anı plaketi takdim etti, kendileri çok teşekkür ediyorum. Dernek yöneticileri de Enez’de yaptığım görev ve emeklilerin hakları konusunda verdiğim mücadele nedeniyle şahsıma anı plaketi verdi. Değerli dernek yöneticilerine de teşekkür ediyorum.
Bu plaketler beni çok onurlandırdı, gururlandırdı ve mutlu ettiğı gibi emekli hakları için mücadele konusunda daha çok sorumluluk yükledi ve cesaretlendirdi.
Çok güzel bir etkinlik idi. Katılım yüksek idi. Denizin üzerinden ufukta güneş batarken oluşan olağanüstü manzara hayranlık içerisinde izlendi. Sonra yemeğe geçildi. Çok sayıda katılımcı müzik eşliğinde halaylar çekti, eğlendi. Şarköy’e dönüş yapacağım için gece bitmeden ayrılmak zorunda kalacağım.
Sonuç olarak çok iyi organize edilmiş başarılı bir etkinlik idi. İmkan bulursam gelecek sene yapılacak etkinliğe tekrar katılmak istiyorum.”
Kapı’da dönüş konvoyu!
Olgay GÜLER
Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayıp, yaz tatillerini Türkiye’de tamamlayan gurbetçi vatandaşların, dönüş yolculuğunda Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’ndaki yoğunluğu sürüyor.
Gurbetçiler, Türkiye’de geçirdikleri yaklaşık 4 haftalık tatillerinin ardından dönüş yolculuğuna devam ediyor. Türk vatandaşlarının, yurtdışında çıkışta en sık kullandığı sınır kapılarından, Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda dönüş yoğunluğu artarak sürüyor.
Gurbetçilerin, gelişlerinin başladığı 22 Haziran ile 3 Ağustos tarihleri arasında yaklaşık 2 milyon 508 bin gurbetçi 5 Edirne’deki sınır kapılarından giriş ve çıkış yaptı. Aynı tarihlerde 1 milyon 331 bin gurbetçi Kapıkule Sınır Kapısı’nı kullandı. Alınan ek önlemlerle birlikte gurbetçilerin, gümrük sahasındaki bekleme süreleriyse 29 dakikaya düşürüldü.
‘BU DUYGU ANLATILMAZ’
Adana’dan gelip Fransa’ya giden Mustafa Saçar, tatilde ailesiyle özlem giderdiklerini söyledi. Saçar, “Tatilde ailelerimizle beraberdik. Özlem giderdik. Şimdi yine gurbete çalışmaya gidiyoruz. Orada fabrikada çalışıyorum. Şu bayrağı gördükten sonra çıkarken, bir hüzün, bir burukluk oluyor. Mesela buraya gelirken şu bayrak görülüyor, ayrı bir gurur, bu duygu anlatılmaz bir şey” dedi.
‘ÖZLEM GİDERDİK’
Tatilini, memleketi Kars’ta geçirip, Fransa’ya dönüş yolculuğuna geçen Zekeriya Alamış da, dönüş yolculuğunda hissettiklerini, kelimelerle anlatamadığını belirtti. Alamış, “Tatilimiz mükemmel geçti. 35-40 güne yakın kaldık. Özlem giderdik. Duygular hüzünlü, memleketi geride bırakıyoruz. Her sene olmasa da iki sene de mutlaka geliyoruz. Geldiğimizde sevinç, gittiğimizde hüzün. Kelimelere sığacak şey değil ama yapacak bir şey yok” diye konuştu.
‘VATAN HASRETİ BİTMİYOR’
Ordu’dan gelip Almanya’ya giden Sezer Kılıç, vatan hasretinin hiçbir zaman bitmediğini söyledi. Kılıç, “Eşim Kayserili, ben Ordu’luyum. İki yeri de gezdik. 4 haftayı buldu tatilimiz. Ordu’yu gezdik, Kayseri’yi gezdik, tatil yerlerini gezdik. Değişik bir duygu. Vatan hasreti bitmiyor, özlemi de bitmiyor. Bir yere doyamadık, sığamadık, şimdi dönüyoruz” şeklinde konuştu.
Türkiye’deki tatilinin ardından ailesiyle Belçika’ya dönen Muhammet Özdemir de, “Yaklaşık 3.5 hafta kaldık. Gidişte Bursa’da kaldık. Memleket benim Kırşehir, hanımım Aksaray. İstanbul turu yaptık, daha sonra Bolu’ya gittik. Ondan sonra da Aksaray’a geçtik. Yaklaşık 18 gün orada kaldık. Önümüzde uzun bir yol var. Yeni başlamış sayılırız. Dolayısıyla bizim için biraz meşakkatli görülüyor. Biraz hüzünlüyüz tabii ki ama döndüğümüz için de biraz mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Edirne’nin Yüz Akı Felsefe Köyü
Edirne merkez Eskikadın Köyü hafta başından bu yana 2’nci Uluslararası Felsefe, Sosyal Bilimler, Sanat ve İnsan Günlerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor. “Felsefe Günleri” kısa adıyla da anılan kamp, akademisyenler, sanat insanları, çeşitli kent ve farklı disiplinlerden katılımcıları aynı ortamda buluşturuyor.
Düşünce, sanat ve sosyal bilimler ekseninde paylaşım kültürünü geliştirmeyi amaçlayan “Çadırını kap gel” sloganıyla düzenlenen organizasyon 10 Ağustos tarihinde başladı ve 15 Ağustos Cumartesi gününe kadar devam edecek. Edirne Tuna Art Academy Kurucusu ve Eğitimci Hakan Coşkuntuna, bu yıl 2’rcisi gerçekleştirilmekte olan etkinliğe , Edirne Belediyesi ve Belediye Başkanı Filiz Gencan, Tuna Art Academy Uygulamalı Drama, Felsefe, Sosyoloji ve Tiyatro Derneği, Eskikadın Köy Muhtarlığı, Muhtar Şefket Akkurt ve köy halkı, Uygulamalı Felsefe Derneği, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başknı Sezai Irmak’ın katkı ve desteklerinin çok değerli olduğunu belirterek tümüne teşekkür ettiklerini kaydetti.
Kamp boyunca atölyeler dışında ‘çadır kampı’ konseptiyle doğayla iç içe bir ortamda bulunan katılımcılar atölye çalışmalarının yararlı ve eğlenceli geçtiğini belirtti. Kampın geride bırakılan 12 Ağustos 2026 Çarşamba günü de sabah kahvaltı hazırlığı, sabah sporu ve yürüyüş, Kahvaltı sıralamışının ardından şu program uygulandı.
Çarşamba günü Elife Kılıç; “Yaşamdan, Yaşama Felsefesine Yolculuk”, Mert Urdal; “Joko’ nun Doğumgünü” Tiyatro Oyununun İncelenmesi: Özgürlük, Toplum, İtaat”, Rasim Aşın, “İbrahimoğlu Yuğ Tiyatro Anlayışı: Psikosof Tiyatro Poetikası” Zekeriya Hocalar; Tiyatro Atölyesi, Ali Emre Kurulu; Solo Konseri”
Perşembe günü de Saadet Yediç; “Kendi Evinde Efendi Olamayan Ben: Freud’dan Sonra Özne”, Mertol Akansu; “Markopaşa Dergisinin Serüveni” (Türkiye’nin İlk Siyasi Mizah Dergisinin Öyküsü”, Mertol Akansu; “Komedyenler Diktatörlere Karşı”, Salih Hakan Coşkuntuna; Drama, Felsefe, Sosyoloji ve Tiyatro Birlikteliğinin İzdüşümlerinde; “Ontolojik Kırılmadan Estetik Otantisite İnşaasına,” Mert Urdal; “Sahnede Ben ve Biz Algısı”, Zekeriya Hocalar Solo Konser” programda öne çıktı.
Keşan Kent Konseyi’nden çağrı
Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu, gelişigüzel araç parkları, pazaryerlerinde izinsiz tezgah ve sonrası kirlilik, kaldırımlar ile diğer kamusal alanların işgal edilmesi konularında vatandaşlardan çok sayıda şikâyet alındığına dikkat çekerek ,esnaf ve vatandaşlara bu konuda hassasiyet gösterme çağrısında bulundu.
Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nun konuya ilişkin duyurusunda şunları yer verildi:
“Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu olarak, kentimizde faaliyet gösteren; Keşan Sebze, Bakkallar ve Manavlar Esnaf Odası,Keşan Berberler, Kuaförler ve Güzellik Salonları Esnaf Odası,Keşan Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, Keşan Kahveciler, Lokantacılar ve Otelciler Esnaf Odası,Keşan Madeni Eşya Sanatkârları ve Demirciler Esnaf Odası, Keşan İnşaatçılar, Emlakçılar, E-Ticaret ve Elektrik Tesisatçıları Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Keşan Tuhafiye ve Manifaturacılar Esnaf ve Sanatkârları Odası başta olmak üzere tüm sivil toplum kuruluşlarının görüş ve önerileri alınarak kentimizin ortak yaşam kültürünü korumak, esnafımızın faaliyetlerini düzen içinde sürdürmesini sağlamak ve vatandaşlarımızın kamusal alanları güvenli ve rahat bir şekilde kullanabilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamayı yapma gereği doğmuştur.
Özellikle son dönemde;
Minibüs park duraklarına, kavşaklara ve özellikle şehir içi dört yol kavşakları ile dönüş noktalarında trafik akışını ve görüş açısını engelleyecek şekilde araç park edilmesi,
Kentimizde kurulan pazar yerlerinde özellikle Cumartesi Pazarı başta olmak üzere; tezgâh aralarına izinsiz tezgâh açılması ve yaya geçiş yollarının kapatılması aynı zamanda pazar sonrası oluşan ve giderek artan kirlilik,
Hafta içi ve hafta sonları; iş yerleri önüne masa, sandalye, tabure, ürün teşhir stantları, dondurma dolapları, buzdolapları ve benzeri malzemelerin yaya geçişini engelleyecek şekilde konulması, kaldırımlar ile diğer kamusal alanların işgal edilmesi konularında vatandaşlarımızdan çok sayıda şikâyet alınmaktadır.
Kaldırımlar kamusal alanlardır ve buraları öncelikle yayaların kullanımına aittir. Esnaflarımızın büyük çoğunluğu ticari faaliyetlerini sürdürürken kamu düzenini, şehir estetiğini ve vatandaşlarımızın güvenliğini gözetmesine karşın bazı esnaflarımızın yukarıda belirtilen hususlarda kamu düzenine uygun davranmadığı görülmüştür. Bu durum Kent Konseyi tarafından çeşitli görseller ile tespit edilip rapor haline dönüştürülmüştür. Söz konusu rapor ilgili ve yetkili kurum ve kuruluşlara iletilmeden önce durumun muhataplarına ve kamuoyuna duyurulması gereği duyulmuştur.
Yukarıda belirttiğimiz yoğun şikayetlere neden olan esnaflarımızın herhangi bir yaptırıma uğrayıp mağdur olmamaları adına, tüm esnafımızı ve vatandaşlarımızı yürürlükteki mevzuatlara uygun hareket etmeye, kamusal alanları işgal etmemeye ve ortak yaşam kurallarına hassasiyet göstermeye davet ediyoruz.
Keşan’ın daha düzenli, daha yaşanabilir ve daha güvenli bir kent olması için tüm kurumlarımızla iş birliği içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
İki firari hükümlü tutuklandı
Olgay GÜLER
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde çeşitli suçlardan, 7 yıl 27 ay ve 6 yıl 8 ay kesinleşmiş hapsi cezasıyla aranan ve polis tarafından yakalanarak, gözaltına alınan 2 firari hükümlü tutuklandı.
Uzunköprü İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ‘silahla tehdit’ suçundan 6 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan G.Ç. ile ‘kasten yaralama’ suçundan 7 yıl 27 ay 52 gün kesinleşmiş hapis cezası olan F.K.’yi yakalayarak, gözaltına aldı. G.Ç. ve F.K., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak, cezaevine teslim edildi.
Düşen üzgün, çıkan bin pişman!
Bülent AYAN
Nesine 3. Lig 2025-2026 Sezonu’nda Edirnespor ile 1. Grup’ta mücadele eden, Edirnespor parasızlıktan amatör lige düşerken ligi 2. sırada tamamlayıp Play-Off müsabakaları sonucunda Nesine 2. Lig’e yükselen Çorluspor 1947, ekonomik açmazlar nedeniyle bir üst lige çıktığına adeta bin pişman oldu. Çorluspor 1947 yönetimi maddi destek ve kaynak planlaması konusunda verilen taahhütlerin hayata geçirilememesi, alt yapı ve finansal beklentilerin karşılanamamasının görevlerini sağlık şekilde devam etmesini mümkün kılmadığına dikkat çekerek, tüm organlarıyla görevlerine devam etmeme kararı aldıklarını duyurdu.
Nesine 3. Lig 1. Grup’ta İnegöl Kafkas Spor Kulübü 2025-2026 Sezonu’nda 30 maçta 18 galibiyet ve 8 beraberlikle elde ettiği 62 puanla şampiyon olarak direkt olarak 2. Lig’e yükseldi. Çorluspor 1947, 18 galibiyet ve 7 beraberlikle elde ettiği 61 puanla İnegöl ekibinden 1 puan eksik olarak sezonu 2. sırada tamamladı. Bilindiği gibi Edirnespor ise 30 maçta sadece 3 galibiyet ve 6 beraberlikle toplayabildiği 15 puanla lige haftalar öncesinden havlu atarak profesyonelliğe veda etti.
Çorluspor 1947 bu başarısı sonucu, Nesine 3. Lig 2025-2026 Sezonu Play-Off Müsabakaları’na katılmaya hak kazandı. 1. turun ilk maçında 27 Nisan 2026 tarihinde evinde Bursa Yıldırım Spor Kulübü ile 1-1 berabere kalan Çorluspor 1947, rövanş maçında 23 Nisan 2026 günü Bursa’da Yıldırım Spor Kulübü’nü 3-2 yenerek 2. tura yükseldi.
Çorluspor 1947, 2. Tur ilk maçında 8 Mayıs 2026 tarihinde ilk maçta evinde Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş.’yi 3-1 yendi. 4 Mayıs 2026 tarihinde oynanan rövanş maçında Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş. ile 1-1 berabere kalan Çorluspor 1947, bu sonuçla finale adını yazdırdı.
Çorluspor 1947,16 Mayıs 2026 tarihinde Ankara – Etimesgut Eryaman Stadyumu’nda oynanan maçta Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü’nü 1-0 yenerek Nesine 2. Lig’e yükselmeyi başardı.
Yeni sezonda Nesine 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadele edecek olan Çorlu Spor 1947, 6 Eylül 2026 Pazar günü deplasmanda GMG Kastamonuspor ile karşılaşmaya hazırlanırken, yönetimin söz konusu kararı Trakya’nın en kalabalık yerleşim merkezi Çorlu’da şok etkisi yarattı.
ÇORLUSPOR 1947 YÖNETİMİNİN AÇIKLAMASI
“Çorluspor 1947 Yönetim Kurulu olarak göreve geldiğimiz günden bu yana, kulübümüzü daha ileriye taşımak ve sürdürülebilir bir başarı yapısı oluşturmak adına büyük bir sorumluluk bilinciyle çalıştık.
Bu süreçte yürüttüğümüz çalışmaların karşılığında takımımızın 2025-2026 sezonunda 2. Lig’e yükselmesini sağlayarak Çorlu’muza önemli ve değerli bir sportif başarı kazandırmanın gururunu yaşadık.
Sezonun tamamlanmasının ardından ise, kulübümüzün 2. Lig’de sağlıklı ve rekabetçi bir şekilde yoluna devam edebilmesi için kritik öneme sahip olan başta çim zeminli saha ve tesis altyapısı olmak üzere temel ihtiyaçlarımız konusunda ilettiğimiz taleplerin karşılanmadığını üzülerek ifade etmek isteriz.
Bununla birlikte, takımımızın 2. Lig seviyesinde istikrarlı bir şekilde mücadele edebilmesi adına ihtiyaç duyulan maddi destek ve kaynak planlaması konusunda verilen taahhütlerin hayata geçirilememesi, kulübümüzün planlamasını ve sürdürülebilirliğini ciddi şekilde zorlamıştır.
Çorluspor 1947’nin menfaatlerini her zaman ön planda tutarak, mevcut imkânlar dahilinde en doğru adımları atmaya gayret ettik. Ancak gelinen noktada, kulübümüzün geleceği açısından hayati önem taşıyan altyapı ve finansal beklentilerin karşılanamaması, görevimizin sağlıklı şekilde devam etmesini mümkün kılmamıştır.
Bu çerçevede, Çorluspor 1947’nin kurumsal yapısının ve sportif geleceğinin zarar görmemesi adına Yönetim Kurulumuz ve kulübümüzün tüm organlarıyla birlikte görevlerimize devam etmeme kararı aldığımızı kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.
Görev süremiz boyunca kulübümüze emek veren, destek olan ve Çorluspor 1947’nin başarısı için katkı sağlayan herkese teşekkür ederiz.
Bizler için bu süreç yalnızca bir yönetim görevi değil, Çorlu’ya ve Çorluspor’a duyduğumuz bağlılığın bir yansıması olmuştur.
Çorluspor 1947, her zaman kalbimizde gururla yer almaya devam edecektir.”
Fazla “Kararlı Fırtına”nız Var Mı?
Bir, aralık ayı, 2015 yılında… Bölgeyle yakinen ilgilendiğim için gözümü açar açmaz ilgili haberleri tarıyorum… Bir baktım ki; Orta Doğu’yu hatta bırakın Orta Doğu’yu Dünya’yı yeniden güç açısından kurgulayacak bir olay gerçekleşmiş…
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Salman sahnede, ardında pek çok devletin bayrakları… Açıklamayı yapıyor; “Kurduğumuz koalisyon teröre karşı faaliyetler gerçekleştirecektir.”
Veliaht Prensin bu açıklamasının üzerinden seneler geçti hatta tam olarak söyleyeyim 11 yıl geçti. Bu işlere meraklı olanlar küçük bir araştırma ile Prensin o an sahnede dururken arkasında hangi devletlerin bayrakları olduğunu kolaylıkla görebilirler.
Peki ne oldu bu koalisyon? Hatırlatayım… O dönem güzide basınımız da bir hayli tantana koparmıştı… Hiçbir sonuç elde edilemedi. Hatta, sahnede bayrağı bulunan bazı devletler koalisyona üye olmadıklarına dair açıklamalar yaptılar. Şimdi bütün bu durum dikkate alındığında aslında bir koalisyondan ziyade bir niyet ve istek beyanının açıklanması olarak görmeliydik 2015’teki terör karşıtı koalisyonu. Üstelik niyetin temelde Riyad kaynaklı olduğu ve isteklerin de yerine getirilemediği bir koalisyon.
Bu koalisyonun ilanından aylar önce de Suudi Arabistan, Yemen’deki Husi gruplara yönelik olarak “Kararlı Fırtına Operasyonu” adıyla saldırılar başlatmıştı. Bu da destek açıklamalarıyla birlikte geldi gündeme. Bir müddet sonra insani krizi ortaya çıkaran bir durum hasıl olduğu için ABD bile Suudilere durmaları yönünde telkinlerde bulundu. Netice operasyon sona erdirildi, Husilerin varlığı devam etti.
İkisi arasında aylar olan, Suudi Arabistan liderliğinde ortaya çıkan ve saman alevi gibi sönen iki girişim…
Sene oldu 2025, İsrail’in insanlık dışı saldırıları karşısında varlık gösterme çabası sergileyen Husiler yeniden sahne aldı ve Dünya’nın önemli su yollarından biri olan Babülmendep’te gemileri tehdit etmeye başladı. Bu da aslında kadim bir Husi geleneği olarak tanımlanmalı. Zira Husiler’in de yaptıkları kabul edilebilir düzeyde eylemler değil. Tabii adına savaş denmeye çalışılan ABD-İran çatışmasının ve bölgenin “şımarık çocuğu İsrail”in attığı adımlar da bu faaliyetleri tetikliyor.
Bu şartlar altında Suudi Arabistan ve Pakistan, bir karşılıklı savunma ve iş birliği anlaşması imzaladı. Bu ikili anlaşmanın nasıl sonuçlar doğurduğu tartışmalı. Zira Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. Maddesi’ne istinaden yapılacak bir operasyon için meşru zeminin oluşması gerekiyor. Bu iki devletin hangi devletin karasularından nasıl bir müdahale gerçekleştireceği ise tam bir muamma olarak yaklaşık bir yıldır duruyor. Bu noktada Suudi Arabistan ve Pakistan ile ABD’nin moda tabirle yüksek seviyeli ilişkileri olduğunu da unutmayalım lütfen.
Müdahale edilir, edilmez, edilirse etkisi ne olur tartışmasının üzerinden bir yıl geçti geçmedi bizim basın şenlendi. Zira anlaşmaya biz de taraf olduk. Anlaşma Pakistan’ın isteği seviyesinde olmasa da “biraz” genişledi. Bu genişlikte bile anlaşmanın taraflarının kimseye hasım olmadığı, her devletin bu anlaşmaya katılabileceği konusunda ifadeler kesin bir kararlılıkla dile getirildi.
Siz yazının yukarıdaki satırlarına doğru gidin ben de on bir yıl öncesine gideyim; sonucu olmayan heyecanla ortaya konmuş bir koalisyon girişimi göreceksiniz. İşte tam olarak bu noktada anlaşmanın imzalanmasından üç dört gün sonra Suudi Arabistan’ın Cezan bölgesinde Aramco (Suudi Arabistan’ın ABD ortaklığına uzun dönem sahne olmuş petrol şirketi) tesislerine Husi saldırısı düzenlendiği haberleri düştü medyaya… Dün de Pakistanlıların bir gemi saldırısında öldükleri haberleri…
Peki soralım şimdi soruyu; hani NATO’nun 5. Maddesi gibi bir anlayışa sahipti ya 2025’te ikili güvenlik iş birliği anlaşması olarak ortaya çıkan ve yakın zamanda ülkemizin de katıldığı koalisyon. Bu şartlar altında ne türlü bir karşılık verildi? Henüz karşılık yok. Bir başka bakış açısıyla Allah korusun bizim uğrayacağımız bir saldırı durumunda da bu mutlak sessizliğin süreceğini öngörmek için dahi olmaya gerek yok. Zira Suudi Arabistan’ın askeri operasyon kapasitesi hayli düşük seviyede. Pakistan da ABD ile İran arasında arabuluculukla meşgul. Hayli hatırı sayılır askeri kapasiteye sahip Mısır ise sayın Cumhurbaşkanı’nın davetine rağmen koalisyona katılım hususunda bir tepki göstermedi. Kulisler Suudi Arabistan’ın Mısır’ı istemediği görüşleri ile sallanıyor.
Suudi Arabistan koalisyon ve operasyon girişimlerinin önceki örneklerine de bakılacak olursa bu girişim için olağanüstü seviyede yorumlar yapmakla sıkı tutunun 3. Dünya Savaşı çıkacak şeklinde uluslararası politikanın temel argümanlarını görmezden gelen yorumlar yapmak arasında pek bir fark varmış gibi görünmüyor. Dolayısıyla Ziya Paşa’yı hatırlayalım; ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…