Balkanlı’da üzüntü ve endişe

YENİ Parti Edirne kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulun önünde gerçekleşen silahlı saldırıda 11 öğrencinin yaralanması, 2 öğrencinin durumunun ağır olmasının kendilerini derinden üzdüğünü söyledi.

Balkanlı, Manisa Turgutlu’da meydana gelen silahlı saldırı ile ilgili olarak açıklama yaptı. Balkanlı, “24 yıldır iktidarda olan AKP’ye soruyoruz: çocuklarımızı nasıl bir geleceğe hazırlıyorsunuz?” sorusunu yönelttiği açıklamasında emekli bir öğretmen olarak bu olaydan büyük bir üzüntü ve endişe duyduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Yıllarını çocuklarımızın eğitimine adamış bir eğitimci olarak biliyorum ki okul, çocuklarımızın kendilerini en güvenli hissetmeleri gereken yerdir.Yaralı öğrencilerimize acil şifalar, ailelerine ve eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Ancak artık şu soruyu açıkça sormak zorundayız: Çocuklarımız neden şiddete yöneliyor?

Okulların çevresinde güvenlik önlemlerini artırmak elbette gereklidir. Fakat yalnızca polis, kamera ve güvenlik tedbirleriyle şiddetin önüne geçemeyiz. Şiddeti doğuran nedenlerle de mücadele etmek zorundayız.

Ailelerin ekonomik sıkıntıları, gençlerin gelecek kaygısı, akran zorbalığı, sosyal dışlanma, psikolojik destek yetersizliği ve eğitim sistemindeki sorunlar birlikte ele alınmalıdır. Çocuğun eline silahın nasıl geçtiği mutlaka araştırılmalıdır. Ancak bunun yanında bu çocuğun daha önce verdiği bir işaret olup olmadığı, okulda veya çevresinde yaşadığı sorunların fark edilip edilmediği ve gerekli desteğin sağlanıp sağlanmadığı da ortaya çıkarılmalıdır.

YENİ Parti olarak eğitim anlayışımız açıktır: Çocuklarımızı korkuyla değil; bilimle, akılla, özgüvenle ve umutla geleceğe hazırlayacağız. Eğitim yalnızca ders ve sınav değildir. Çocuğun güvenliği, ruhsal gelişimi, sosyal çevresi ve geleceğe olan inancı da eğitimin parçasıdır.

Aileyi ekonomik ve sosyal açıdan güçlendirmeden, gençlere umut vermeden, çocuklara ulaşılabilir psikolojik ve sosyal destek sağlamadan şiddet sorununu çözemeyiz.

Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili bütün kurumlar, bu olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve varsa ihmallerin ortaya çıkarılması konusunda kamuoyuna açık ve şeffaf bir çalışma yürütmelidir.

Bir emekli öğretmen  olarak çağrım açıktır: Çocuklarımızı yalnızca saldırı olduktan sonra korumayalım. Şiddeti doğuran nedenleri ortadan kaldırmak için harekete geçelim.

Çünkü çocuklarımızın güvenliği, ailelerimizin huzuru ve gençlerimizin geleceği hepimizin ortak sorumluluğudur. Yaralı evlatlarımıza acil şifalar diliyor, ailelerine ve eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.”

TÜ’den Kosova’ya yeni kardeşlik köprüsü

Trakya Üniversitesi ile Kosova Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı arasında, “Kardeşlik Köprüleri” projesi kapsamında Kosovalı sağlık çalışanlarının eğitimi ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesini kapsayan iş birliği protokolü törenle imzalandı.

Balkan Kongre Merkezi Senato Salonu’nda düzenlenen törende, sağlık alanında Türkiye ile Kosova arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi, Kosovalı sağlık çalışanlarının mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve ortak çalışmalar yürütülmesi hedefleri öne çıktı. Beş yıllık süreyi kapsayan iş birliğinin, karşılıklı bilgi ve deneyim aktarımıyla ilerleyen yıllarda da sürdürülmesi öngörülüyor.

Kosova Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Fikrim Damka, törende yaptığı konuşmada Türkiye ile Kosova arasındaki anlaşmaların sahaya yansıtılmasının önemine dikkat çekti. İki ülke arasında sarsılmaz bir “gönül köprüsü” olduğunu belirten Damka, “Kosova genç bir ülke ve tecrübeye ihtiyacı var. Bu protokol sayesinde doktorlarımız, akademisyenlerimiz, uzmanlarımız ve hemşirelerimiz Trakya Üniversitesinin köklü birikiminden faydalanacak” dedi.

Edirne Valisi Yunus Sezer ise Edirne’nin tarihsel misyonu gereği Balkanlar ile güçlü bağlara sahip olduğunu söyledi. Türkiye’nin sahip olduğu imkânları bölgedeki kardeşleriyle paylaşmaktan gurur duyduklarını kaydeden Sezer, “Hazırlanan projesinin somutlaşmasından büyük memnuniyet duyuyorum. Bu çalışmanın Bulgaristan ve Kuzey Makedonya başta olmak üzere diğer Balkan ülkelerine de yayılarak kapsayıcı bir model hâline gelmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler de protokol ile üniversitenin sağlık alanındaki bilgi, deneyim ve imkânlarını Kosova ile paylaşmayı amaçladıklarını belirtti. Trakya Üniversitesinin sahip olduğu sağlık altyapısı ve akademik birikimin Balkan ülkeleriyle paylaşılmasına önem verdiklerini ifade eden Hatipler, “Balkanlar’daki kardeşlerimiz bilmelidir ki biz ne kadar güçlüysek, bizim gücümüz neyse Kosova’daki hekim kardeşlerimiz ve sağlık profesyonelleri de Trakya Üniversitesinin sağlık alanındaki gücünü kendi güçleri olarak görmelidir.” dedi.

Rektör Hatipler, Balkanlarla sağlık, eğitim, kültür, sanat ve edebiyat alanlarındaki “kardeşlik köprülerini” güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Hatipler, “Türkiye Cumhuriyeti ile Balkanlar birbirinden ayrılması mümkün olmayan bir bütündür. ‘Derhal, hemen ve şimdi’ anlayışıyla bu vizyonu kısa sürede protokole dönüştürdük.” diye konuştu.

Kosova Hastane, Klinik ve Üniversite Hizmetleri Sağlık Birimi Müdürü Dr. Ardian Shefkiu ise Türkiye ile Kosova arasındaki tarihsel ve kültürel bağlara dikkat çekerek iş birliğinin Kosova’da sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine ve sağlık çalışanlarının mesleki gelişimine önemli katkı sağlayacağını söyledi.

Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ da Trakya Üniversitesinin sağlık altyapısı ve eğitim olanakları hakkında bilgi verdi. Üstündağ, proje kapsamında Kosova’dan gelecek sağlık çalışanlarına teorik ve uygulamalı eğitimler verileceğini, böylece Kosova’daki sağlık hizmetleri ile nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlanacağını ifade etti.

Konuşmaların ardından protokol, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler ile Kosova Hastane, Klinik ve Üniversite Hizmetleri Sağlık Birimi Müdürü Dr. Ardian Shefkiu tarafından imzalandı. Tören, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Ardından heyet, Trakya Üniversitesi Hastanesi Acil Servisinde devam eden yenileme ve güçlendirme çalışmalarını yerinde inceledi.

Programa Kosova Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Dren Zeka, Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Eylem Bayır, Genel Sekreter Hüseyin Türkel ile birim yöneticileri ve akademisyenler katıldı.

‘Biz üretmezsek ülke aç kalır’

(Arşiv foto)

Bülent AYAN

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, İpsala Ziraat Odası’nda gerçekleştirdiği toplantının ardından tarım sektöründeki gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. Buğday, kanola, ayçiçeği ve çeltikte maliyetlerle satış fiyatları arasındaki farklara dikkat çeken oda başkanları, özellikle hasat sonrasında yaşanan fiyat değişimlerinin çiftçiyi mağdur ettiğini belirtti.

Kurul tarafından yapılan açıklamada, 2026 yılının son iki yıldaki kuraklığın ardından yeterli yağışlarla birlikte çiftçiler açısından umut verici başladığı, ancak hasat döneminde beklenen verim ve fiyatların yakalanamadığı ifade edildi.

Edirne genelinde ortalama verimlerin buğdayda 500, kanolada 250, ayçiçeğinde 170, çeltikte ise ilk hasat verilerine göre 800 kilogram olduğu bildirildi.

“BUĞDAYDA FİYAT FARKINI KİM KAZANDI?”

Açıklamada, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin buğday için açıkladığı 14 bin 750 ile 16 bin 500 lira arasındaki fiyat döneminde çiftçilerin ürünlerini sattığı, serbest piyasada ise fiyatların 10-14 lira seviyelerinde kaldığı belirtildi.

Buğdayın kilogram maliyetinin 18-20 lira olduğuna dikkat çeken Ziraat Odaları, çiftçilerin ürünlerinin yüzde 70-80’ini sattıktan sonra buğday ihracatının serbest bırakılmasıyla serbest piyasa fiyatlarının 18-20 lira seviyesine yükseldiğini kaydetti.

Kurul açıklamasında, “Aradaki bu fiyat farkını kim kazanmıştır? Bu işin çiftçiye yararı var mıdır?” soruları yöneltildi.

Kanolada da benzer bir tablo yaşandığı belirtilerek, kilogram maliyetinin 27 lira olduğu, hasat döneminde 22-27 lira arasında satılan ürünün çiftçinin elindeki ürünün yüzde 90’ı satıldıktan sonra 33 liraya yükseldiği ifade edildi.

Ziraat Odaları, 15 günlük sürede yaşanan yaklaşık yüzde 25’lik fiyat artışının nedenini sorgularken, “15 gündeki yüzde 25 kâr çiftçinin alın terinin karşılığı mıdır, yoksa bu işi alıp satanların kârı mıdır?” değerlendirmesinde bulundu.

AYÇİÇEĞİNDE İTHALAT TEPKİSİ

Açıklamada en geniş bölüm ise ayçiçeğine ayrıldı. Son iki yılda düşük verim ve fiyatlar nedeniyle ayçiçeği ekim alanlarında yüzde 30’a varan azalma yaşandığı belirtilirken, 2026 yılında kış yağışlarının etkisiyle verimin yükseldiği ifade edildi.

Temmuz ayında alınan tarife kontenjanı kararının olumlu karşılandığı, hasadın başlamasıyla birlikte ayçiçeğinin geçen yıla göre yüzde 30-35 daha yüksek fiyat seviyelerinde işlem gördüğü kaydedildi.

Ancak açıklamaya göre hükümetin tarife kontenjanında değişikliğe gitmesi, vergi indirimi ve ithalat tarihinin 1 Ekim’e çekilmesinin ardından Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 12 bin ton ham yağ ithal etmesi fiyatları yeniden 2025 yılı seviyelerine çekti.

Ziraat Odaları, bu gelişmelerin Trakya Birlik’i de zor durumda bıraktığını belirterek, açıklanan avans fiyatın çiftçilerde hayal kırıklığı yarattığını bildirdi.

Kurul, ayçiçeğinde iyi bir fiyat verilmemesi ve tarife kontenjanına geri dönülmemesi halinde 2027 yılında ekim alanlarında yüzde 30’a varan yeni bir düşüş yaşanabileceği uyarısında bulundu.

GÖZLER ÇELTİK FİYATINDA

Edirne tarımının ve kent ekonomisinin önemli ürünlerinden çeltikte de fiyat beklentisi dile getirildi. İlk hasat verilerinin normal bir sezonu işaret ettiği belirtilen açıklamada, serbest piyasa fiyatının geçen yılın hasat dönemindeki fiyatın altında kaldığı ifade edildi.

Kilogram maliyetinin 47 lira olduğu belirtilen çeltik için TMO’dan en az yüzde 35 oranında fiyat artışı bekleyen Ziraat Odaları, çeltik fiyatlarının bir an önce açıklanmasını ve TMO’nun alım yapmasını istedi. Açıklamada, üretim maliyetlerinin yanı sıra mazot ve gübre fiyatlarındaki artışa da dikkat çekildi.

“DESTEKLEME KÂĞIT ÜZERİNDE KALMAMALI”

Güncellenen tarımsal desteklemelerin de eleştirildiği açıklamada, 2025 yılında buğdayda dönüm başına 806 liralık temel ve planlı üretim desteğiyle 15,5 litre mazot alınabildiği, 2026 yılında ise desteğin 954 liraya yükselmesine rağmen bunun ancak 9,5 litre mazot alabildiği belirtildi.

Destekleme ödemelerinin 2027 yılının şubat ve mart aylarında yapılacak olmasının da çiftçinin alım gücünü olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, temel ve planlı desteklerin en geç ekim ayı sonuna kadar ödenmesini ve düşük fiyatlar nedeniyle oluşan kayıpların telafisi için yeniden kilogram başına prim uygulamasına geçilmesini istedi.

Açıklamada, gerekli adımların atılmaması halinde çiftçilerin üretimden çekilebileceği, köylerin boşalabileceği, sürdürülebilir tarımın tehlikeye girebileceği ve gıda enflasyonunun artabileceği uyarısında bulunuldu.

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu açıklamasını, “Biz üretmezsek ülke aç kalır!” sözleriyle tamamladı.

TÜ Hemodiyaliz Ünitesi’ne yeni araç

Trakya Üniversitesi Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesinde tedavi gören hastaların hastaneye ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla yeni bir araç hizmete alındı.

Haftanın 6 günü hizmet veren Hemodiyaliz Ünitesinde 18 cihazla 41 hastaya diyaliz hizmeti sunuluyor. Hastaların 36’sı evlerinden alınarak diyaliz işlemlerinin ardından tekrar evlerine bırakılırken, 10 hasta ise Havsa ilçesi ve köylerinden hastaneye ulaştırılıyor. Hastalar haftada 3 gün diyaliz hizmetinden yararlanıyor.

Hastaların hastaneye daha rahat ve konforlu şekilde ulaşabilmesi amacıyla basamak sistemine sahip, 16+1 kişilik, 2026 model sıfır kilometre araç satın alındı.

Yeni araç, 28 Eylül 2026 tarihinden itibaren Hemodiyaliz Ünitesi’nde hasta ulaşım hizmetinde kullanılmaya başlanacak.

Güngör Mazlum Caddesi’nde asfaltlama

Edirne Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü Güngör Mazlum Caddesi’nde asfalt çalışmalarına devam ediyor.
TREDAŞ tarafından yürütülen alt yapı çalışması sırasında bozulan yolların onarımı başladı. TREDAŞ tarafından yürütülen altyapı çalışmalarının tamamlanarak Edirne Belediyesi’ne teslim edildiği noktalarda asfalt ekipleri çalışıyor.


Edirne Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, bölgede yol onarım ve asfalt serim çalışmalarını gerçekleştiriyor. Asfaltlama ve kaldırım onarım çalışmaları TREDAŞ’ın eslim ettiği bölgelerde devam edecek.

CHP’den acele kamulaştırma soruları!

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı  Özlem Becan, 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın ‘Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi’ kapsamında ihtiyaç duyacağı taşınmazların acele kamulaştırılmasının önü açıldığını belirterek, Trakya’nın toprağının Ankara’daki bir masada yalnızca koordinatlardan ve ruhsat numaralarından ibaret görülemeyeceğini söyledi.

Becan, yaptığı “Trakya’nın toprağı oldu bittiyle alınamaz!” başlıklı açıklamasında, kararın ekindeki haritada Trakya’nın geniş bir bölümündeki ruhsat sahalarını gösterdiğini ancak Trakya halkının önüne hâlâ en temel soruların cevapları konulmadığını belirtti.

ACELE KAMULAŞTIRMA SORULARI

“İktidara açıkça soruyoruz” diyen Becan, şunları yöneltti:

“Edirne’de hangi ilçeler, hangi köyler ve hangi taşınmazlar bu karar kapsamında kamulaştırılacaktır? Kaç dönüm tarım arazisi etkilenecektir? Kaç çiftçinin toprağı için acele kamulaştırma yoluna gidilecektir? Hangi köylerden boru hatları geçecek, hangi alanlarda yol, enerji nakil hattı, üretim kampı, idari kampüs veya depolama tesisi kurulacaktır?  Ve en önemlisi: Bu toprakların gerçek sahiplerine ne anlattınız? Tarlasında üretim yapan çiftçiye sordunuz mu? Köylüyü bilgilendirdiniz mi? Yerel yönetimlere, meslek odalarına, ziraat örgütlerine, çevre kuruluşlarına projenin kapsamını bütün açıklığıyla sundunuz mu? Yoksa yine Ankara’da karar verip Trakya’ya yalnızca sonucu mu bildireceksiniz?”

BOŞ ARAZİ YOK

Bu mesele birkaç parselin kamulaştırılması meselesi değildir. Bu mesele mülkiyet hakkıdır, tarımdır, üretimdir, sudur, çevredir ve Trakya’nın geleceğidir.

‘Acele kamulaştırma’ sıradan bir kamulaştırma yöntemi değildir. İstisnai nitelikte bir hukuki mekanizmadır. Böylesine önemli bir yetki kullanılıyorsa iktidarın görevi kamuoyuna yalnızca bir karar numarası ve bir harita göstermek değil; nedenini, kapsamını ve sonuçlarını bütün açıklığıyla ortaya koymaktır.

Çünkü o haritadaki çizgilerin içerisinde boş araziler yok. Çiftçinin tapusu var. Buğday var. Ayçiçeği var. Çeltik var. Köylerimiz var. Su kaynaklarımız var. Nesillerdir işlenen topraklarımız var.

Trakya, Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim bölgelerinden biridir. Bu nedenle burada atılacak her adım yalnızca bugünün enerji politikasını değil, yarının gıda güvenliğini ve tarımsal üretim kapasitesini de ilgilendirir.

Enerji kaynaklarının araştırılmasına karşı çıkmakla, ‘Bu proje nerede yapılacak, hangi toprağı etkileyecek, çevresel ve tarımsal bedeli ne olacak?’ diye sormak aynı şey değildir.

AÇIKLAYIN

Biz tam olarak bunları soruyoruz. Ve iktidardan genel ifadeler değil, isim isim, köy köy, parsel parsel açıklama bekliyoruz. Edirne’de kamulaştırılması öngörülen taşınmazları açıklayın. Toplam yüzölçümünü açıklayın. Etkilenecek köyleri açıklayın. Tarım arazilerinin miktarını açıklayın. Su kaynakları üzerindeki olası etkileri açıklayın. Çevresel süreçleri açıklayın. Kamulaştırma bedellerinin nasıl belirleneceğini açıklayın. Projenin takvimini açıklayın.

Bu soruların muhatabı iktidardır ve cevap vermek de iktidarın sorumluluğudur. Yıllardır çiftçiye ‘üret’ diyorsunuz. Mazotun, gübrenin, tohumun, ilacın maliyeti altında ezilen üretici toprağını terk etmemek için mücadele ederken şimdi aynı çiftçinin karşısına bir de acele kamulaştırma kararıyla çıkıyorsunuz.

Çiftçiden üretmesini isteyip toprağının geleceğini belirsiz bırakamazsınız. Üreticinin sırtına maliyeti yükleyip, toprağı hakkında alınan kararı birkaç satırlık Resmî Gazete metnine sığdıramazsınız.

PROJENİN TRAKYA’YA GERÇEK MALİYETİ ?

Biz iktidarın Trakya’ya şunu açıkça söylemesini istiyoruz: Bu projenin Trakya’ya gerçek maliyeti nedir? Ne kadar tarım toprağı etkilenecek? Kaç insanın mülkiyetine müdahale edilecek? Ve bütün bunların karşılığında Trakya’ya ne bırakılacak?

Eğer bu proje gerçekten kamu yararı taşıyorsa, kamuoyundan saklanacak hiçbir şey olmamalıdır. Belgeleri açıklayın, etkilenecek alanları gösterin, vatandaşın karşısına çıkın ve sorularını cevaplayın.

‘Biz karar verdik, siz uyacaksınız’ anlayışını kabul etmiyoruz. Trakya’nın toprağı Ankara’daki bir masada yalnızca koordinatlardan ve ruhsat numaralarından ibaret görülemez. Bu toprakların hafızası vardır. Bu topraklarda üretim vardır. Bu topraklardan geçinen binlerce aile vardır. Dolayısıyla mesele yalnızca kamulaştırma bedelinin kaç lira olacağı da değildir. Toprak yalnızca para değildir. Bir çiftçinin yıllardır işlediği tarlanın, ailesinden kalan toprağın, köyünün ve üretim düzeninin karşılığını yalnızca metrekare hesabıyla ölçemezsiniz.

Buradan iktidara bir kez daha sesleniyoruz: Trakya’nın geleceği hakkında Trakya’dan habersiz karar vermeyin. Edirne halkının önüne açık, anlaşılır ve eksiksiz bilgiyi koyun. Hangi alanın neden kamulaştırılacağını anlatın. Tarımsal ve çevresel etkileri ortaya koyun. İnsanların mülkiyet hakkına ilişkin sorularını cevapsız bırakmayın.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanlığı olarak bu sürecin yalnızca takipçisi değil; Trakya’nın toprağına, suyuna, üretimine ve yurttaşlarımızın mülkiyet hakkına sahip çıkan güçlü bir kamuoyu denetiminin parçası olacağız.

TRAKYA SAHİPSİZ DEĞİLDİR.

İktidar şunu bilmelidir: Trakya sahipsiz değildir. Edirne sahipsiz değildir. Çiftçinin alın teri sahipsiz değildir.

Çiftçinin tapusuna ‘acele’ yazıp, çiftçiye ‘bekle’ diyemezsiniz. İnsanların toprağı hakkında karar verip, o insanlardan açıklama beklemelerini isteyemezsiniz.

Bugün soruyoruz: Hangi köy? Hangi tarla? Kaç dönüm? Kaç üretici? Hangi tesis? Hangi çevresel ve tarımsal sonuç? Bu soruların hiçbirini cevapsız bırakmayacağız.

Çünkü mesele yalnızca birkaç parsel değildir. Mesele Trakya’nın üretim gücü, suyu, tarımı ve gelecek kuşaklara bırakacağımız topraklardır.

İktidarın önünde çok açık bir sorumluluk vardır: Trakya halkının karşısına çıkın. Bütün bilgileri açıklayın. Bu kararın Trakya açısından ne anlama geldiğini kamuoyuna anlatın.

Biz susmayacağız. Soracağız, araştıracağız, hukuki ve demokratik bütün yollarla sürecin takipçisi olacağız. Trakya’nın toprağı üzerinde Trakya’dan habersiz hesap yapılamaz. Bu topraklar birilerinin önüne serilmiş boş bir harita değildir.

Bu topraklar çiftçinin ekmeğidir. Edirne’nin üretimidir. Trakya’nın geleceğidir. Çocuklarımızın mirasıdır. Ve buradan iktidara son kez, açık ve net söylüyoruz: Trakya’nın toprağı, Trakyalıya rağmen yönetilemez!

Tilkiden ‘kask’ hırsızlığı!

Olgay GÜLER

Edirne’de Söğütlük Millet Bahçesi’nde mola veren bisikletçilerin yanına yaklaşan yavru tilki, yerdeki bisiklet kaskını alarak kaçtı.

Söğütlük Millet Bahçesi’nde bisiklet sürüşü yapan grup, mola verdikleri sırada yanlarına yavru bir tilki yaklaştı. Çevrede bir süre dolaşan tilki, yerde duran bisiklet kaskını ağzına alarak hızla bölgeden uzaklaştı.

Kaskın sahibi bisikletçi, tilkinin peşinden koştu ancak yetişemedi. O anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

Karabağ Zaferi’ne Edirne’de özel konferans

Olgay GÜLER

Edirne Azerbaycan Evi Kültür Dayanışma Derneği Başkanı Tamer Karadağ, Edirne Valiliği, Trakya Üniversitesi ve Azerbaycan İstanbul Başkonsolosluğu işbirliğiyle 24 Eylül Perşembe günü gerçekleştirilecek, 44 günlük İkinci Karabağ Savaşı sonundaki zaferin anılacağı, ‘Zafere Doğru Uzanan Yol’ konferansına, tüm Edirnelileri davet etti.

Azerbaycan’ın 30 yıllık Ermenistan işgalini sonlandırarak zafer kazandığı, 2020 yılındaki 44 günlük İkinci Dağlık Karabağ Savaşı, Edirne’de düzenlenen konferansla anılacak. Edirne Valiliği, Trakya Üniversitesi, Azerbaycan İstanbul Başkonsolosluğu ve Edirne Azerbaycan Evi Kültür Dayanışma Derneği işbirliğiyle düzenlenen ‘Zafere Doğru Uzanan Yol’ konferansı, 24 Eylül Perşembe günü saat 14.00’da Trakya Üniversitesi’nin Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Edirne Azerbaycan Evi Kültür Dayanışma Derneği Başkanı Tamer Karadağ, Azerbaycan’dan ve Türkiye’den çok sayıda bakan ve bürokratın katılmasının beklendiği konferansa tüm Edirnelileri davet etti.

‘GÜZEL BİR KONFERANS OLACAK’

Konferansla ilgili basın toplantısı düzenleyen Karadağ’a, derneğin yönetim kurulu üyesi Kemal Taşdemir de eşlik etti. Karadağ, 44 günlük savaş sonunda elde edilen zaferi, konferansla anmak istediklerini belirterek, “Azerbaycan’dan Diaspora Bakan Yardımcısı, iki tane milletvekilimiz, İstanbul Başkonsolosumuz, Azerbaycan Parlamentosu’nun başkan yardımcısı, İstanbul’dan milletvekillerimiz, Ankara’dan üst düzeyden yetkililer gelecek. Güzel bir konferans olacak. Önce bir sergi olacak. Azerbaycan’da yapılan 44 günlük savaştaki, Karabağ’daki eski hali, yeni haliyle ilgili bir resim sergisi olacak. Ondan sonra protokol konuşmaları olacak. Türkiye’deki bir profesörümüz bir konuşma yapacak ve Azerbaycan’daki bu 44 günlük savaşın Balkanlar’daki etkisini anlatacak. Diğer hocamız, Azerbaycan’dan gelen milletvekilimiz, aynı zamanda Profesör kendisi de, o da savaşın neden başladığını, nasıl sonuçlandığını, en baştaki 1990’lı yıllara gidip bu zamana kadarki tarihi anlatacak. Daha sonra 9 dakikalık bir video gösterimiz var savaşla ilgili. Daha sonra soru cevap alınacak. Orada gelen büyük ihtimalle uluslararası ilişkilerin öğrencileri de hocalara karşılıklı soru soracaklar” dedi.

‘DAHA ÖNCE BÖYLE BİR KONFERANS OLMADI’

Türkiye’de, söz konusu savaşa dair daha önce böyle bir konferans olmadığını söyleyen Karadağ, “Genç arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin, öğrencilerimizin Azerbaycan’la Türkiye arasındaki ilişkilerin daha da genişlemesi için bilgi edinmesi lazım. Burası da tam bir fırsatı olarak değerlendiriyoruz biz. Daha sonra Azerbaycan’dan gelen iki tane devlet sanatçımız var. Bu devlet sanatçılarımız ikişer tane de güzel şarkılar söyleyecekler. Ondan sonra da sonuca varacağız. Türkiye’de daha böyle bir konferans olmadı, böyle bir anma olmadı, ilk olacak. O yüzden dolayı çok güzel değerli misafirlerimiz geliyor” diye konuştu.

Şehit Yıldırım ve Tunca anıldı

Olgay GÜLER

Edirne’de şehit Üsteğmen Efkan Yıldırım ve şehit Öğretmen Adnan Tunca, şehadetlerinin 32’nci yıl dönümünde Buçuktepe Mezarlığı’ndaki kabirleri başında dualarla anıldı.

Tunceli’de 22 Eylül 1994 tarihinde terör örgütü mensupları ile çıkan çatışmada şehit düşen Üsteğmen Efkan Yıldırım ile aynı tarihte Batman’da terör örgütü saldırısı sonucu şehit olan Öğretmen Adnan Tunca için Buçuktepe Mezarlığı’nda anma programı düzenlendi. Törene Edirne Valisi Yunus Sezer, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mahmut Sert, Edirne Belediye Başkanvekili Cenk Ergüden, Edirne İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, şehitlerin aileleri ile yakınları katıldı.  

Törende, şehit Yıldırım ve Tunca’nın kabirleri başında Kur’an-ı Kerim okunup, dualar edildi. Katılımcıların şehit kabirlerine çiçek bırakmasının ardından protokol üyeleri şehit ailelerine başsağlığı ve taziye dileklerini iletti. Tören, taziye ziyaretinin ardından sona erdi.

Öte yandan Şehit Öğretmen Adnan Tunca’nın ailesi tarafından 50.Yıl İlkokulu önünde hayır lokması ikramında bulunuldu.

MasterChef Şenay ve eşi darp edildi!

Olgay GÜLER

Edirne’de katıldığı MasterChef yarışmasından tanınan restoran sahibi Şenay Salam (48) ve eşi Servet Salam (50), yüksek sesle küfürlü konuştukları için uyardıkları üç kişi tarafından darp edildi, iş yerlerinin camı kırıldı.

Olay gece 23.30 sıralarında Şenay Salam’ın Talatpaşa Mahallesi Çömlekçiler Sokak üzerindeki restoranında meydana geldi. İddiaya göre Şenay Salam eşi Servet Salam ile birlikte iş yerini kapatma hazırlığındayken, yolun karşısındaki meyhanede alkol alan üç kişinin yüksek sesle küfürlü konuştuklarını fark etti. Salam ve eşi, bu kişileri küfürlü konuşmamaları yönünde uyarınca aralarında tartışma başladı.

Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle üç şüpheli Şenay Salam ve eşi Servet Salam’ı darp edip, iş yerinin camına da zarar verdi. Üç şüpheli olayın ardından kaçarken Şenay Salam ve eşi polis merkezine giderek şikayetçi oldu.

İş yerinin güvenlik kamerasına da yansıyan olayın ardından polis, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.