

Nöbetçi Eczaneler
SAİME KIRKAYA VEFAT ETTİ
Ali İhsan Kırkaya’nın eşi, Ercan ve Ersan Kırkaya’nın anneleri Saime Kırkaya 76 yaşında vefat etti. Merhume dün Şeyh Çelebi Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
10 Kasım’da 88. yıldönümü
Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 88. yıldönümü dolayısıyla 10 Kasım 2026 Salı günü saat 08.55: Atatürk Anıtı önünde çelenk sunma töreni gerçekleştirilirken, hafta boyunca çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
Atatürk Anıtı önündeki çelenk sunma töreninin ardından Belediye binasındaki Atatürk Odası ziyaret edilecek. Aynı gün saat 10.00’da Edirne Süleyman Demirel Fen Lisesi Müdürlüğü’nce hazırlanan anma programı Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü Mimar Kemaleddin Salonu’nda uygulanacak.
Hafta içerisinde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nce çeşitli etkinlikler gerçekleştirilirken Devlet Türk Müziği Topluluğu 10 Kasım 2026 Salı günü saat 20.00’de hizmet binasında halka yönelik ücretsiz olarak “Atatürk’ü Anma Özel Konseri” düzenleyecek.
Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nce 10 Kasım 2026 Salı günü 10-14 Kasım tarihleri arasında Kırkpınar Halk Kütüphanesi’nde “Atatürk” konulu kitap sergisi açılacak, aynı tarihlerde 09.00 – 17.00 saatler arasında aynı kütüphanede “10 Kasım ve Atatürk” konulu fotoğraf sergisi gerçekleştirilecek.
Verim var, geçim yok!
Olgay GÜLER
Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, düşük alım fiyatları ve piyasada ürün alımının kısıtlı olması nedeniyle, üreticinin çeltiğini satmakta zorlandığını, para kazanamaz hale geldiğini söyledi.
Türkiye’de çeltik üretiminin başkenti olarak değerlendirilen Edirne’de, çeltik üreticisi geride kalan 2 yılda kuraklığa rağmen bin bir güçlükle ürettiği ürününde kar edemedi. Ürününü piyasada düşük fiyata satmasıyla giderini karşılayamayan üretici, bu yıl da aynı tabloyla karşılaştı. Mevsim yağışlarının zamanında düşmesiyle verimde yüzü gülen üretici, TMO’nun açıkladığı düşük alım fiyatı ve tüccarın kısıtlı alım politikası nedeniyle yine kar edemedi.
‘PARA KAZANAMAZ DURUMA GELDİK’
Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, verimlerin güzel olmasına rağmen hala para kazanamadıklarını söyleyerek, “Bu yıl yağış, ürün gelişimi ve verim açısından baktığımızda çok şükür ki verimlerimiz güzel. Ancak iyi verim almamıza rağmen hâlâ para kazanamıyoruz ya da ürünümüzü pazarlayacak yer bulamıyoruz. Bunun nedeni serbest piyasadaki fiyatların çok düşük olması. Geçtiğimiz yıl sattığımız fiyatların altında ürün satmak zorunda kalıyoruz. Geçen yıl ile bu yılı kıyasladığımızda, maliyetlerde yüzde 40, 50, 70, hatta yüzde 100’e varan artışlar yaşandı. Bütün ürünlerin ortalamasına baktığımızda ise maliyetlerin yaklaşık yüzde 40-50 civarında arttığını söyleyebiliriz. Ancak biz geçtiğimiz yıl sattığımız fiyatların altında ürün satıyoruz. Dolayısıyla verimimizin iyi olması, kâr ettiğimiz anlamına gelmiyor. İyi verim aldığımız hâlde yine para kazanamaz duruma geldik. Hatta ürünümüzü pazarlamakta bile zorluk çekiyoruz” dedi.
‘FİYATLAR BEKLENTİMİZİ KARŞILAMADI’
TMO’nun alımlarının çok sınırlı kaldığını, açıklanan fiyatın da maliyetleri karşılamadığını belirten Arabacı, “Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ilk etapta alım açıklamamıştı ancak sonrasında fiyatlarını açıklayarak alıma başladı. Fakat bu alımlar çok sınırlı kaldı. Bizim TMO’dan beklentimiz, artan maliyetleri karşılayabilecek bir fiyat açıklamasıydı. Maalesef açıklanan fiyatlar bu beklentimizi karşılamadı. Biz her zaman şunu söyledik: İnce taneli olarak adlandırdığımız çeltiğin en az 40 lira, orta taneli çeltiğin 45-47 lira, iri taneli çeltiğin ise en az 50 lira bandında olması gerektiğini ifade ettik. Ülkemizde yaşanan sıkıntıları, sorunları hepimiz biliyoruz. Biz de bu ülkenin kalkınmasına katkı sunmak, bu çorbada bizim de tuzumuz olsun, bu taşın altına biz de elimizi koyalım istiyoruz. Hep birlikte ülkemizi ayağa kaldıralım. İnşallah hem çiftçimiz hem de ülkemiz refah içerisinde yoluna devam etsin. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için çiftçinin para kazanmadan üretimini sürdürmesi çok zor” diye konuştu.
‘TRAKTÖRÜMÜZÜ, TARLAMIZI SATMAK ZORUNDA KALABİLİRİZ’
Oda Başkanı Arabacı, 3 yıldır para kazanmadan üretim yaptıklarını dile getirerek, “Bir yıl para kazanmamak belki kabul edilebilir, ikinci yıl çiftçi zorlanabilir. Ancak biz üç yıldır para kazanmadan üretim yapıyoruz. Üç yıl boyunca para kazanamayan bir çiftçi, dördüncü yıla borç batağında giriyor. Bugün baktığımızda üreticilerimizin yüzde 95’inden fazlası borçlu. Çiftçinin bu borç yükünü karşılayabilmesi için gelirinin de enflasyon oranında artması gerekiyor. Ancak biz maalesef enflasyonun çok altında kalan fiyatlarla ürün satmaya çalışıyoruz. Para kazanamaz hâle geldik. Ektiğimiz üründen zarar etmesek bile hiçbir şey kazanamıyoruz. Ya da çok cüzi bir miktar kazanıyorsak bile bu, mevcut enflasyon ortamında üretimin sürdürülebilmesi için yeterli olmuyor. Üretimde kalabilmemiz ve çiftçiliğe devam edebilmemiz için artık traktörümüzü, arabamızı, hatta tarla ve arazilerimizi satmak zorunda kalabiliriz. Öz sermayemizi tüketerek bu işi yürütmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
‘TMO FİYATLARI REVİZE ETMELİ’
TMO’nun alımları hızlandırması ve piyasa koşullarını dikkate alarak fiyatları revize etmesi gerektiğini belirten Arabacı, “Bunun önüne geçilmesi için öncelikle bakanlığımızdan talebimiz, TMO’nun alımlarını hızlandırması ve piyasa koşullarını dikkate alarak fiyatlarını yeniden revize etmesidir. Aksi takdirde tarımsal üretimin sürdürülebilmesi imkânsız hâle gelecektir. İnşallah bakanlığımız bu konuda gerekli adımları atar. Bunun yanı sıra bizim için önemli konulardan biri de üretici destekleridir. Önümüzdeki süreçte desteklemelerle ilgili yeni bir yapılanma ve planlama yapılması, üretimin yeniden desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. İnşallah bakanlığımız gerekeni yapar. Üreticilerimiz çok zor bir dönemden geçiyor. Umuyorum ki çiftçilerimiz emeğinin karşılığını alabilecekleri, refah payına ulaşabilecekleri bir seviyeye gelir” ifadelerini kullandı.
Tiyatroda Edebi Eleştiri, Kurumsal Aktörler ve Çağdaşlaşma Sentezi
Hakan TUNA
Drama ve Tiyatro Eğitmeni
Toplumcu eğitim anlayışı, millî kültürün kurumsallaşması, sahne pratiği ve edebî eleştiri birlikte ele alındığında, Cumhuriyet tiyatrosunun insan ve toplum ilişkisini farklı düşünsel ve sanatsal yönelimler üzerinden tartışmaya açtığı görülmektedir. Bununla birlikte incelenen yaklaşımlar, tek bir amaca yönelen kesintisiz bir gelişmenin aşamaları olarak değerlendirilmemelidir. Ortak kültürel değerlerin güçlendirilmesi, bireyin yaratıcı etkinliğinin geliştirilmesi, toplumsal çelişkilerin görünür kılınması ve eleştirel yargının bağımsızlığı, birbirleri ile ilişkilenen fakat her durumda örtüşmeyen amaçlardır. Bu nedenle çağdaşlaşma sentezi, tamamlanmış bir düşünsel birlikten ziyade, kültürel süreklilik, sanatsal yenilik ve toplumsal değişim arasındaki ilişkilerin yeniden kurulduğu bir süreç olarak anlaşılmalıdır.
Toplumcu eğitim açısından belirleyici sorun, ortak yaşam bilincinin geliştirilmesiyle bireysel yargının bağımsızlığının nasıl ilişkilendirildiğidir? Millî kültüre yönelmek, ortak aidiyetlerin güçlendirilmesine katkı sunabileceği gibi, hangi kültürel kaynakların seçildiği ve hangi insan deneyimlerinin temsil edildiği sorularını da beraberinde getirmektedir. Kurumsallaşmanın anlamı da sanatın sürekliliğini sağlayan örgütsel yapıların kurulmasıyla sınırlı değildir. Repertuvar tercihleri, sanatçı eğitimi, çalışma koşulları ve seyirciye ulaşma biçimleri, tiyatronun toplumsal katılım olanaklarını etkileyen kararlardır. Kurumsal destek ile sanatsal özerklik arasındaki ilişki, bu bakımdan, hem ortak kültürel yaşamın hem de farklı düşünce ve anlatım biçimlerinin gelişmesi açısından değerlendirilmelidir.
Sahne pratiğinde ilişki kurmak, oyuncunun yaratıcı katkısı, dramatik metnin kuruluşu ve seyircinin yorumlama olanakları üzerinden somutlaşmaktadır. Baltacıoğlu’nun oyuncunun etkinliğine verdiği önem ile farklı yazarların kültürel aidiyeti, ahlaki sorumluluğu ve toplumsal çatışmaları ele alış biçimleri, tiyatronun eğitimsel işlevini farklı açılardan tartışmaya açmaktadır. Burada oyuncunun rol içinde gerçekleştirdiği yaratıcı etkinlikle seyircinin izleme ve değerlendirme deneyimi birbirinden ayrılmalıdır. Her iki deneyimin olanakları, kullanılan anlatım biçimlerine ve karşılaşmanın koşullarına bağlıdır. Edebî ve tiyatral eleştiri de yapıtların değerlerini, insan anlayışlarını ve temsil tercihlerini gerekçeli bir tartışmanın konusu hâline getirerek bu sürece katılmaktadır. Eleştirinin bağımsızlığı, kültürel ve kurumsal amaçların sanatsal üretim üzerindeki etkilerinin de sorgulanabilmesi bakımından önem taşımaktadır.
Bu çerçevede tiyatronun felsefi boyutu, insanın içinde bulunduğu koşulları nasıl kavradığı ve bu koşullar karşısında hangi eylem olanaklarına sahip olduğu sorularında belirginleşmektedir. İnsanı toplumsal ilişkiler içinde biçimlenen ve eylemleriyle bu ilişkilere müdahale edebilen bir varlık olarak ele almak, onun varoluşunu tarihsel koşullar ve sorumluluklarıyla birlikte düşünmeyi gerektirir. Bilgi sorunu ise karakterlerin ve seyircilerin hangi açıklamaları geçerli saydıkları, yerleşik kabulleri nasıl değerlendirdikleri ve farklı davranış seçeneklerini hangi gerekçelerle karşılaştırdıkları üzerinden ortaya çıkmaktadır. Akılcı ve dünyevi temellere dayanan bir sorgulama, bu bağlamda, insan davranışlarının toplumsal nedenlerini ve değişme olanaklarını araştırmayı ifade etmektedir. Tiyatronun özgürleşmeye katkısı da bu araştırmanın açtığı düşünsel alanla ilişkilendirilebilir; bütün seyirciler için gerçekleşmiş ve aynı sonucu doğuran bir dönüşüm olarak kabul edilemez.
Dolayısıyla tiyatronun toplumsal işlevi değerlendirilirken ona yüklenen amaçlar, sanatsal kuruluşu ve tarihsel karşılanışı birbirinden ayrılarak incelenmelidir. Düşünürlerin ve sanatçıların görüşleri, eğitimsel ve kültürel hedefleri açıklamakta; oyun metinleri, sahne uygulamaları, eleştiri yazıları ve kurum belgeleri ise bu hedeflerin hangi biçimlerde karşılık bulduğunu araştırmaya olanak tanımaktadır. Seyirci üzerindeki etkilere ilişkin değerlendirmeler de bu kaynakların kapsamıyla sınırlandırılmalıdır. Ulaşılan temel sonuç, tiyatronun çağdaşlaşma içindeki yerinin kültürel aidiyet, yaratıcı etkinlik, eleştirel yargı ve kurumsal özerklik arasındaki karşılıklı ilişkiler üzerinden açıklanabileceğidir. Bu ilişkiler, ulusal ve yerel deneyimlerde ortaya çıkan özgürlük, otorite, sorumluluk ve yabancılaşma sorunlarının daha geniş insan ve toplum tartışmalarıyla buluşturulmasına zemin hazırlamaktadır.
Zemin ve satıh diyalektiği, tarihsel kırılma noktalarında modernist ve eleştirel yönelimlerin epistemolojik bilinçle ürettiği birikim katmanlarını salt birer teorik miras olmaktan çıkararak, yeni dönemsel dinamiklerin yapı sökümcü potası altında radikal bir sorgulamaya tabi tutar. Bu süreçte birey ve toplum bilimi arasındaki ontolojik kırılma; deneysel edimler, drama ve yaratıcı dramanın bilgisel enstrümanlarıyla sahneye taşınırken, felsefi derinlik ile insanın güncel krizi arasındaki salih bağ yeniden tesis edilir. Epistemolojik bilincin ulaştığı katmanlar, durağan birer zemin olmaktan çıkıp yeni tarihsel koşulların basıncıyla sarsıldıkça, insan sathi (yüzeydeki) illüzyonların ötesine geçerek kendi varoluşsal gerçekliğiyle yüzleşmek zorunda kalır. Farklı dramatik anlatımların sunduğu parçalı, deneysel ve çok boyutlu estetik formlar ise bu karmaşık yüzleşmeyi pragmatist bir dizilimle somutlaştırır; böylece kuramsal birikim ile eylemsel sanat pratiği, bireyin toplumsal yapıyla olan tarihsel hesaplaşmasını dinamik bir yeniden yorumlama alanına dönüştürür.
PGL’de deplasman haftası
Edirnespor, Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nin (PGL) 4. haftasında yarın Küçükçekmece Spor deplasmanında puan ararken, Uzunköprüspor Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü ve Keşanspor da Ergene Velimeşe Spor ile deplasmanda karşı karşıya gelecek.
Küçükçekmece Spor – Edirnespor arasında Küçükçekmece Metin Oktay Stadı’da saat 14.00’te oynanacak karşılaşmayı Halil İlhan yönetirken, yardımcılıklarını Abdulkerim Polat ve Müzeyyen Demir( yapacak, Gizem Arık da dördüncü hakem olarak sahadaki yerini alacak.
Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü – Uzunköprüspor arasında İBB 100. Yıl Stadı’nda saat 14.00’te oynanacak maçın hakemleri şöyle: Çiğdem Uruç, Caner Bür, Ceren Hanife Bahadır ve Ege Yavuz.
Ergene Velimeşe Spor – Keşan Spor arasında Mustafa Kemal Atatürk Stadyumu’nda yine saat 14.00’te başlayacak maçı yönetecek hakemler de şöyle: Berat Bulut, Bekir Emre Özcivelek, Zehra Öz ve Yaşar Mert Gümüş.
PGL 5. GRUP 4. HAFTA PROGRAMI
Tekirdağspor – Marmara Ereğlisi Belediye Spor
Göktürk Saray Spor – Vize Spor
Küçükçekmece Spor – Edirnespor
Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü – Uzunköprüspor
Ergene Velimeşe Spor – Keşan Spor
PGL 5. GRUP 3. HAFTA SONUÇLAR
Uzunköprüspor 2-1 Tekirdağspor
Levent Futbol Spor Kulübü 2-1 Ergene Velimeşe Spor
Marmara Ereğlisi Belediye Spor 0-1 Göktürk Saray Spor
Edirnespor 0-3 Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü
Keşan Spor 2-0 Küçükçekmece Spor
(Vizespor bay)
SAL’da ikinci hafta
Cemal KUDAY
Edirne’de geçtiğimiz hafta sonu başlayan Süper Amatör Futbol Ligi’ne yarın 3 karşılaşma ile devam edilecek.
Karşılaşmalardan 2’si merkezde oynanırken, 1 maç ise Lalapaşa ilçesinde yapılacak.
SAL’DA 2. HAFTA PROGRAMI
Lalapaşaspor – Yeniimaretspor
Lalapaşa – 14.00
Çarşıspor – İpsalaspor
Saraçhane 1 – 13.00
Yenimahallespor – Osmanlıspor
Saraçhane 1 – 15.15
SAL’DA İLK HAFTA SONUÇLAR:
İpsalaspor 3–1 Yeni Karpuzluspor
Osmanlıspor 0–1 Lalapaşaspor
Yeniimaretspor 4–0 Çarşıspor
Aşçıoğluspor 5–1 Yenimahallespor
Amatör Lig’de perde açılıyor
İsmail DEMİRAY
Edirne 1. Amatör Lig’de 2026-2027 maratonu bugün A Grubu’nda 3, B Grubu’nda 4 olmak üzere toplam 7 karşılaşma ile start alacak.
1. Amatör Lig’de sezonun ilk maçı Keşan Sentetik Saha’da saat 11.30’da Anafartalar – 1984 Kültür takımları arasında oynanacak. A Grubu’ndaki 3 maçtan 2’si merkez, 1’i Süloğlu, B Grubu’nda 4 maçtan 3’ü Keşan ve 1’i de Subaşı’nda yapılacak.
1. AMATÖR LİG’DE 1. HAFTA PROGRAMI
A Grubu:
Şükrüpaşa – Kurtuluş Gücü
Saraçhane 2 – 12.45
B. Gerdelli – 25 Kasım
Süloğlu – 14.00
Saraçhane – Havsa
Saraçhane 2 – 15.00
B Grubu:
30’da Anafartalar – 1984 Kültür
Keşan Sen. – 11.30
Keşan Genç Ordu – Uz. Dereköy
Keşan Sen. – 13.45
Subaşı Birlik – Keşan İdmanyurdu
Subaşı – 14.00
Y.Muhacır – 18 Kasım Kurtuluşspor
Keşan Sen. – 15.45
Gelişim Ligi’nde sadece Edirne Birlikspor evinde
Edirne’nin Gelişim Ligi U16 ve U17 kategorilerindeki tek temsilcisi Şükrüpaşa Spor bugün deplasmanda Çanakkale Gençlerbirliği Spor’a konuk olurken, U14 ve U15 kategorilerinde yer alan Şükrapaşa Spor yarın Silivri, Uzunköprü Veteranları Çerkezköy’de puan ararken, Edirne Birlikspor ise Kırklarelispor’u ağırlayacak.
Çanakkale Gençlerbirliği Spor – Edirne Şükrüpaşa Spor U16 ve U17 karşılaşmaları bugün Çanakkale 18 Mart Stadı’nda 11.00 – 13.00 saatleri olmak üzere peş peşe karşı karşıya gelecek.
Silivrispor – Edirne Şükrüpaşa Spor U14 ve U15 takımları yarın Silivri Müjdat Gürsu StadıNdan 11.00 ve 13.00, Çerkezköy 1923 Spor Kulübü – Uzunköprü Veteranları takımları Çerkezköy GSB Yeni Saha’da aynı saatlerde, Edirne Birlik Spor – Kırklarelispor takımları da Yıldırım İbrahim Acar Sahası’nda yine aynı saatlerde puan mücadelesi verecek.
U14 ve U15 GELİŞİM LİGİ 8. HAFTA PROGRAMI
Silivrispor – Edirne Şükrüpaşa Spor
Bigaspor – Çanakkale Gençlerbirliği Spor
Kepezspor – Fevzipaşaspor
Çerkezköy 1923 Spor Kulübü – Uzunköprü Veteranları
Tekirdağspor – Çorlu Spor 1947
Çorlu Belediye Futbol Kulübü – Lüleburgaz Atletik Spor
Büyükçekmece Belediye Spor – Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş.
Edirne Birlik Spor – Kırklarelispor
U16 ve U17 GELİŞİM LİGİ 7. HAFTA PROGRAMI
Büyükçekmece Gençordu Spor – İstanbul Beylikdüzüspor
Lüleburgaz Atletik Spor – Büyükçekmece Belediye Spor
Çanakkale Gençlerbirliği Spor – Edirne Şükrüpaşa Spor
Tekirdağspor – Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk
Başakşehirspor – Silivrispor
Kırklarelispor – Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş.
Çorlu Belediye Futbol Kulübü – Çerkezgücü Spor
Bigaspor – Merkez Kayaşehir Spor Kulübü