Trakya Üniversitesi 38. Kültür, Sanat ve Spor Şenlikleri kapsamında düzenlenecek kurum içi spor turnuvalarının kura çekimi, üniversitenin resmi Instagram hesabı üzerinden gerçekleştirilen canlı yayınla yapıldı.
Kura çekimi törenine, Prof. Dr. Rektör Mustafa Hatipler’in yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Eylem Bayır, Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurper Özbar, Genel Sekreter Hüseyin Türkel ile Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Cem Taşkın katıldı.
Rektör Hatipler, turnuvaya katılan tüm sporculara başarılar dileyerek müsabakaların centilmence ve dostluk içerisinde geçmesini temenni etti.
Üniversite birimlerinin temsilcilerinin de yer aldığı kura çekiminde; futbol, basketbol ve voleybol branşlarında mücadele edecek takımların eşleşmeleri belirlendi.
Kura çekimi sonucunda oluşan eşleşmelerin ve müsabaka takviminin üniversitenin resmi web sayfası üzerinden duyurulacağı bildirildi.
Trakya Üniversitesi’nde göreve yeni başlayan 50 sözleşmeli personele yönelik kapsamlı bir oryantasyon eğitimi gerçekleştirildi.
Balkan Kongre Merkezi Senato Salonu’nda gerçekleştirilen eğitim programında, üniversitenin kurumsal yapısı, işleyişi ve çalışma süreçlerine ilişkin kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Programa katılan sağlık, teknik ve destek personelin kuruma daha hızlı uyum sağlaması ve görevlerini etkin bir şekilde yürütebilmesi amacıyla hazırlanan eğitimde; idari süreçler, kurum kültürü ve temel uygulamalar ele alındı.
Rektör Mustafa Hatipler, yaptığı konuşmada kurumda bir aile olmanın, birlikte hareket etmenin ve dayanışmanın değerine dikkat çekerek kurumsal aidiyetin önemine vurgu yaptı. Çalışmanın ve sorumluluk bilincinin önemine değinen Hatipler, “Bizim derdimiz sadece bir unvana sahip olmak değil; o unvanın gerektirdiği sorumluluğu yerine getirmek ve bulunduğumuz göreve değer katmaktır. Eğer biz birbirimize kenetlenir, bir aile olma bilinciyle hareket edersek, aşamayacağımız hiçbir engel, ulaşamayacağımız hiçbir hedef yoktur.” ifadelerini kullandı.
Genel Sekreter Hüseyin Türkel, üniversitelerin yalnızca eğitim verilen kurumlar olmadığını, aynı zamanda bilimsel ve kültürel gelişim merkezleri olduğunu belirterek; personelin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi, ekip çalışmasına yatkın olması ve nezaket çerçevesinde görev yapmasının önemine dikkat çekti.
Personel Daire Başkanı İsmail Tınmaz ise kurum aidiyetini güçlendirmek ve yöneticilerle personel arasındaki bağı artırmak amacıyla bu eğitim programını düzenlediklerini belirterek, verimli bir eğitim süreci geçirilmesi temennisinde bulundu.
Eğitim; kurum ve kurum yöneticilerinin tanıtımı, kurumsal mevzuat, Elektronik Belge Yönetim Sistemi, iş sağlığı ve güvenliği, iş etiği, acil yardım ve afet yönetimi başlıklarının ele alınmasının ardından yapılan genel değerlendirme ile sona erdi.
Eğitime; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Eylem Bayır, Bilgi İşlem Daire Başkanı Doç. Dr. Deniz Taşkın ile Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Cem Taşkın katıldı.
Edirne Barosu Aile, Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu; kadınların seçme ve seçilme haklarını etkin şekilde kullanabildiği, eşit temsilin sağlandığı ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirildiği bir toplum için çalışmaya devam edeceklerini bildirdi.
Edirne Barosu Aile, Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu tarafından yapılan yazılı açıklamada, “3 Nisan seçme ve seçilme hakkının demokratik toplum açısından taşıdığı önemi bir kez daha hatırladığımız özel bir gündür” denilerek şunlara yer verildi:
“Bu hak, bireylerin yalnızca oy kullanmasını değil, aynı zamanda yönetime katılmasını, temsil edilmesini ve kamusal alanda söz sahibi olmasını ifade eder. Demokratik bir hukuk devletinde bu hakkın eşit, özgür ve etkin şekilde kullanılabilmesi, toplumun tüm kesimleri açısından vazgeçilmez bir gerekliliktir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından kadınlara seçme ve seçilme hakkının birçok ülkeden önce tanınmış olması, bu alanda atılmış son derece önemli ve ileri bir adımdır.
Kadınlar açısından bakıldığında seçme ve seçilme hakkı, kolay elde edilmiş bir hak değildir. Bu hak, yıllar boyunca verilen emeklerin, gösterilen kararlılığın ve eşitlik talebinin bir sonucudur. Kadınların kamusal alanda görünür olma mücadelesi, sadece bir hak arayışı değil, aynı zamanda var olma ve eşit kabul edilme mücadelesidir. Ancak bugün gelinen noktada, kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsili hala istenilen düzeyde değildir. Ne yazık ki, kadınların siyasette ve karar alma mekanizmalarındaki temsil oranları hala arzu edilen seviyeye ulaşabilmiş değildir. Kadınların siyasal ve kamusal alanda yeterince yer bulamaması, yalnızca bir temsil sorunu değil, aynı zamanda eşitlik ilkesinin uygulamada karşılaştığı zorlukların açık bir göstergesidir. Bu durum, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir eksikliktir.
Kadınların siyasal hayata aktif katılımı, sadece kadınların değil, toplumun tamamının yararınadır. Kadınların deneyimleri, bakış açıları ve birikimleri, karar alma süreçlerini daha adil, daha dengeli ve daha kapsayıcı hale getirmektedir. Bu nedenle kadınların yalnızca seçmen olarak değil, seçilen ve yöneten bireyler olarak da kamusal alanda daha güçlü şekilde yer alması büyük önem taşımaktadır. Kadınların bu alanda karşılaştığı görünür ya da görünmez engellerin ortadan kaldırılması, fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ve kadınların desteklenmesi yönünde atılacak her adım, daha adil bir toplumun inşasına katkı sağlayacaktır. Bu, yalnızca kadınların değil, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Unutulmamalıdır ki, eşit temsil sadece bir hedef değil, aynı zamanda demokratik bir toplumun en temel göstergelerinden biridir. Eşit temsil olmadan gerçek bir demokrasiden söz etmek mümkün değildir.
Kadınların sesi güçlendikçe, demokrasi de güçlenecektir.
Edirne Barosu Aile, Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu olarak; kadınların seçme ve seçilme haklarını etkin şekilde kullanabildiği, eşit temsilin sağlandığı ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirildiği bir toplum için çalışmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın iktidarın engelli vatandaşların araç alımında ÖTV muafiyeti ile ilgili düzenlemeyi “müjde” gibi sunmasını hayretle ve ibretle takip ettiklerini söyledi.
CHP İl Başkanı Balkanlı yaptığı açıklamada, “Daha düne kadar engelli yurttaşlarımızın 5 yılda bir yararlanabildiği bir hakkın bugün 10 yıla çıkarılması, hangi vicdana, hangi sosyal devlet anlayışına, hangi adalet duygusuna sığmaktadır? Bir hakkın yarıya indirilmesi mi müjdedir? Vatandaşın erişiminin zorlaştırılması mı sosyal politika başarısıdır? Ekonomide sıra gele gele artık engelli vatandaşlara mı gelmiştir? Yıllardır yanlış ekonomi politikalarıyla ülkeyi derin bir krize sürükleyenler, şimdi bunun faturasını toplumun en kırılgan kesimlerinden biri olan engelli yurttaşlarımıza mı kesmektedir?” diye sorarak şunları söyledi:
“Bugün Türkiye’de milyonlarca yurttaşımız geçim derdiyle mücadele ederken, engelli bireylerimiz hayatlarını kolaylaştıracak temel haklara bile daha zor ulaşır hale getirilmiştir. Araç fiyatlarının fahiş şekilde arttığı, ÖTV yükünün zaten vatandaşın belini büktüğü bir ortamda, kullanım süresinin 10 yıla çıkarılmasının amacı nedir? Bunun adı müjde değil, engelli vatandaşlarımıza hayatın içinde olmayın diyerek var olan hakkını gasp etmektir. AKP iktidarı, yıllardır ‘sosyal devlet’ söylemini dilinden düşürmezken, uygulamada vatandaşın kazanılmış haklarını budayan, yaşamını zorlaştıran politikalara imza atmaktadır. Ekonomideki yanlış politikaların bedelini, bugün en kırılgan kesimlerimizden biri olan engelli yurttaşlarımıza ödetmek kabul edilemez.”
Balkanlı açıklamasında, Cumhuriyet Halk Partisi olarak sosyal adaleti lafta değil, icraatta sağlayan bir anlayışa sahip olduklarını belirterek şöyle devam etti:
“İktidarımızda engelli vatandaşlarımızın haklarını daraltan değil, genişleten düzenlemeler hayata geçirilecektir. ÖTV muafiyetinde adil ve erişilebilir bir sistem kurulacak, engelli bireylerimizin yaşamını kolaylaştıran uygulamalar yeniden düzenlenecek ve bu hak kayıpları derhal giderilecektir. Bizim anlayışımızda devlet; vatandaşına yük olan değil, hayatını kolaylaştıran bir güçtür. Engelli yurttaşlarımızın yaşamını zorlaştıran değil, onların yanında olan bir sosyal devlet inşa etmek bizim en temel sorumluluğumuzdur. Buradan açıkça soruyoruz: Bir hakkı kısıtlamak nasıl müjde olur? Vatandaşın hayatını zorlaştırmak nasıl sosyal politika olur? Bunun cevabını milletimizin vicdanına bırakıyoruz. Ayrıca buradan engelli vatandaşlarımıza ve tüm yurttaşlarımıza da açık bir çağrıda bulunuyoruz: Yaşanan bu adaletsizliklerin, hak kayıplarının ve ekonomik yıkımın hesabı sandıkta sorulacaktır. İlk seçimde, vatandaşın hakkını gasp eden, yaşamını zorlaştıran bu anlayışa gerekli demokratik ders verilmelidir. Hak, hukuk ve adalet için; eşit, erişilebilir ve insanca bir yaşam için değişim şarttır.”
Olgay GÜLER Bulgaristan’da etkili olan yağışların ardından Edirne’deki nehirlerde su seviyesi artışa geçerek kritik seviyelere ulaştı.
Bulgaristan’da son günlerdeki yağışların ardından Edirne’deki nehirlerin debileri artmaya başladı. Tunca Nehri’nin debisi saat 12.00’de 161 metreküp/saniyeye ulaşması üzerine DSİ tarafından ‘turuncu alarm’ verildi. Meriç Nehri’nin debisi ise 469 metreküp saniye olarak ölçüldü.
Tunca Nehri’nde hızlı su artışı üzerine Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı Sarayiçi taşkın riski altına girdi. Risk üzerine Sarayiçi’ne girişlerin sağlandığı köprüler kesiminde polis ekipleri önlem aldı. Yetkililer, her iki nehirdeki su artışlarının yakından takip edildiğini belirtti.
Edirne’de şubat ayında Meriç ve Tunca nehirleri taşmış ve su baskınları yaşanmıştı. Tunca Nehri’nin taşması üzerine ise Sarayiçi sular altında kalmıştı.
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı, Türkiye’nin Dünya Kupası’ndaki milli maçı nedeniyle 13 Haziran Cumartesi gününe alındı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bakanlığıkça daha önce paylaşılan sınav takvimi doğrultusunda, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında gerçekleştirilecek “Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezî Sınav”ın 14 Haziran 2026 Pazar günü yapılması planlandığı hatırlatıldı. MEB açıklamasında şunlara yer verildi:
Açıklanan 2026 FIFA Dünya Kupası maç takvimine göre A Millî Futbol Takımımızın Avustralya millî takımıyla aynı tarihte Türkiye saatiyle 07.00’de oynayacağı müsabaka sonrasında ülke genelindeki olası kutlama etkinliklerinden doğabilecek hareketlilik, yüksek ses ve trafik yoğunluğu gibi durumların öğrencilerimizin odaklanmalarını ve sınav uygulamasının sağlıklı biçimde yürütülmesini etkileyebileceği değerlendirilmiştir.
Tüm bu hususlar doğrultusunda, 2026 yılı LGS kapsamındaki merkezî sınavın, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü yapılması kararlaştırılmıştır.
Merkezî sınavda yer alan oturum saatlerinde herhangi bir değişiklik yapılmamış olup birinci oturum (Sözel Bölüm) saat 09.30, ikinci oturum (Sayısal Bölüm) ise saat 11.30’da başlayacaktır.
Diğer yandan öğrencilerimizin sınav öncesi süreçlerden etkilenmemesi adına sınavın gerçekleşeceği okul ve kurumlarda fiziki hazırlıkların tamamlanması amacıyla 12 Haziran 2026 Cuma günü örgün eğitim kurumlarında eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verilecek ve bu tarihte öğretmenler 1 gün süreyle idari izinli sayılacaktır.
Öğrencilerimizin emek ve gayretlerinin karşılığını en sağlıklı ve güvenli koşullarda alabilmeleri için süreç Bakanlığımızca titizlikle yürütülecektir. Sınava girecek tüm öğrencilerimize şimdiden başarılar dileriz.
Antalya yüzme kursu arayışında olan birçok kişi için en önemli konu, güvenli ve doğru bir başlangıç yapmaktır. Özellikle Antalya kadın yüzme kursu ve Antalya yetişkin yüzme kursu seçenekleri, bireylerin ihtiyaçlarına özel hazırlanmış programlar sayesinde yüzme öğrenmeyi çok daha kolay hale getirir. Antalya’nın yıl boyunca uygun iklimi ve modern havuzları, bu süreci destekleyen en büyük avantajlardan biridir.
Yüzme öğrenmek yalnızca bir spor kazanımı değil, aynı zamanda özgüven ve yaşam kalitesi artışı anlamına gelir. Bu nedenle Antalya yüzme kursu seçimi yapılırken eğitim kalitesi ve eğitmen deneyimi mutlaka dikkate alınmalıdır. Bu noktada profesyonel yaklaşımıyla öne çıkan Özak Yüzme Kulübü, her seviyeye uygun eğitim programları ile dikkat çeker.
Antalya Kadın Yüzme Kursu ile Konforlu Öğrenme
Antalya kadın yüzme kursu, kadınların kendilerini daha rahat hissedebileceği bir ortamda eğitim almasını sağlar. Özellikle yüzme öğrenmeye yeni başlayanlar için bu durum büyük bir avantajdır.
Kadınlara özel programlarda:
Daha güvenli ve rahat eğitim ortamı
Aşamalı ve kontrollü öğrenme süreci
Bireysel gelişime odaklı eğitim
Özak Yüzme Kulübü, Antalya kadın yüzme kursu programlarında katılımcıların özgüven kazanmasını ve kısa sürede gelişim göstermesini hedefler.
Antalya Yetişkin Yüzme Kursu ile Sıfırdan Başlamak Mümkün
Antalya yetişkin yüzme kursu, yüzme bilmeyen veya su korkusu olan bireyler için özel olarak planlanır. Yetişkinlerde öğrenme süreci doğru yönetildiğinde oldukça hızlı ilerler.
Özak Yüzme Kulübü’nde uygulanan eğitim sistemi ile:
Su korkusu profesyonel şekilde aşılır
Nefes kontrolü geliştirilir
Doğru yüzme teknikleri öğretilir
Bu sayede Antalya yetişkin yüzme kursu programları ile kısa sürede yüzme öğrenmek mümkün olur.
Antalya Yüzme Kursu Eğitim Süreci Nasıl İlerler?
Antalya yüzme kursu programlarında başarı, sistemli eğitim ile mümkündür. Özak Yüzme Kulübü’nde uygulanan eğitim süreci planlı ve aşamalı şekilde ilerler.
Suya alışma ve güven kazanma
Nefes ve denge çalışmaları
Temel yüzme hareketleri
Teknik gelişim ve koordinasyon
Bu süreç sayesinde katılımcılar hem hızlı hem de doğru şekilde yüzme öğrenir.
Konyaaltı, Lara ve Kepez’de Kolay Ulaşım Avantajı
Antalya yüzme kursu arayanlar için ulaşım büyük bir faktördür. Özak Yüzme Kulübü, Konyaaltı, Lara ve Kepez bölgelerine yakın konumları sayesinde düzenli katılımı kolaylaştırır.
Düzenli katılım, yüzme öğrenme sürecinin en önemli parçasıdır. Bu nedenle lokasyon avantajı büyük önem taşır.
Yüzme Eğitiminin Hayatınıza Katkıları
Antalya yüzme kursu programlarına katılan bireyler yalnızca yüzme öğrenmez, aynı zamanda birçok kazanım elde eder.
Tüm vücut kasları aktif çalışır
Stres ve gerginlik azalır
Daha sağlıklı bir yaşam oluşur
Özgüven artar
Bu nedenle yüzme, hem fiziksel hem de mental gelişim için en etkili sporlardan biridir.
Sonuç: Antalya’da Yüzme Öğrenmek İçin Doğru Adım
Antalya yüzme kursu, Antalya kadın yüzme kursu ve Antalya yetişkin yüzme kursu seçenekleri arasında doğru tercih yapmak, öğrenme sürecini doğrudan etkiler. Profesyonel eğitmen kadrosu ve sistemli yaklaşımı ile Özak Yüzme Kulübü, Antalya’da yüzme öğrenmek isteyenler için güvenilir bir seçenektir.
Yüzme öğrenmek için ertelemeyin, doğru adımı şimdi atın.
📞 0540 810 07 07 numarasını arayarak detaylı bilgi alabilir ve hemen kayıt oluşturabilirsiniz.
Edirne Belediyesi, Türk edebiyatının ölümsüz kalemlerinden Sabahattin Ali’nin vefat yıl dönümünde anlamlı bir anma programına imza attı. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, gecenin onur konuğu ise usta yazarın kızı Filiz Ali’ye Sabahattin Ali’nin mirasının yaşatılmaya devam edeceklerini belirtti.
Edirne Belediyesi’nin organizasyonu ve Ardino Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen programda, Sabahattin Ali’nin yaşamı, edebi kişiliği ve eserleri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Katılımcılar, yazarın hayatından kesitlerin anlatıldığı sunumlarla hem onun yaşam mücadelesine tanıklık etti hem de eserlerinin derin dünyasına bir yolculuk yaptı.
Program kapsamında, Sabahattin Ali’nin eserlerinden yer alan görseller sergilendi. Aynı zamanda Edirne Belediyesi Kent Orkestrası tarafından seslendirilen, Sabahattin Ali’nin şiirlerinden bestelenmiş eserler salonda duygu yoğunluğunu zirveye taşıdı. Katılımcılar zaman zaman bu eserlere eşlik ederken, bazı anlarda duygusal anlar yaşandı.
Programın moderatörlüğünü Selahettin Karabaşev üstlenirken, Sabahattin Ali’nin şiirleri öğretmenler Şenay Özkan ve Muhammed Yeşil tarafından okundu. Şiir dinletisi, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Özellikle yazarın insan, özgürlük ve adalet temalarını işleyen dizeleri salonda derin bir etki bıraktı.
Programın sonunda konuşma yapan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Sabahattin Ali’nin hem kişisel hayatında hem de edebiyat dünyasında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak “Sabahattin Ali hem benim kişisel yolculuğumda hem de bu ülkede, aslında sadece bu ülkede değil, tüm dünyada zamansız ve ölümsüz eserler bıraktı bize. Ben ona, kızının nezdinde şöyle seslenmek isterim: Özgür ruhlarda, adaleti arayan her yürekte babanız yaşamaya devam edecek, bizimle birlikte. Biz, 2026 yılında Sabahattin Ali’ye buradan şunu söyleyebilmek isterdik: İfade özgürlüğünü ve adaleti sonuna kadar temin ettiğimiz bir Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyoruz demek isterdik. Ama ne yazık ki bunu diyemiyoruz. Ancak şunu cesurca ve umudumuzu hiç kaybetmeden söylemeye devam edeceğiz: Bu uğurda mücadele etmeye, demokrasi şehitlerimizin yolunda yürümeye ve şu anda demokrasi tutsaklarını özgürlüklerine kavuşturana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.” dedi.
‘Sabahattin Ali’nin mirasını yaşatacağız!
Konuşmasında Filiz Ali’ye de hitap eden Gencan, Sabahattin Ali’nin mirasının yaşatılmaya devam edeceğini belirterek, “Babanızın fikirleri ve eserleri bizimle yaşamaya devam edecek. Onu rahmetle anarken, onun değerlerini yaşatmak için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Gecenin onur konuğu Filiz Ali ise böyle anlamlı bir etkinlikte yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Babasının eserlerine gösterilen ilginin kendisini duygulandırdığını ifade eden Ali, emeği geçen herkese teşekkür etti.
Program, Filiz Ali’ye çiçek takdim edilmesi ve protokol üyeleriyle birlikte hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi. Katılımcılar, gece boyunca hem edebiyatın derin izlerini hissettiklerini hem de Sabahattin Ali’nin mirasının ne denli güçlü olduğunu bir kez daha gördüklerini ifade etti.
Edirne Sultan Birinci Murat Devlet Hastanesi otoparkının yetersiz kalması nedeniyle, hasta ve ziyaretçi araçlarını park etmede büyük sıkıntılar yaşanıyor. Hastane önündeki ana cadde ve bu caddeye açılan ara sokaklar her iki istikamette parklanma alanı haline gelirken, inşa edilmekte olan caminin bitişiğinde yer alan boş arazı da şimdilik otopark niyetine kullanılıyor.
Bir zamanlar Trakya Tarımsal Araştırma Müdürlüğü’nün ürün denemeleri yaptığı bu yumuşak ve verimli topraklar şimdi TOKİ ve müteahhitlerin yaptığı yüksek katlı apartmanlar, villa tipi evler ve ticari işletmelerle doluyor. Son aylarda barajları dolduran yoğun yağışlar nedeniyle çamur deryası haline gelen boş araziye park etmekte olan hasta ve ziyaretçilerin araçları da tanınmaz hale geliyor.
Hastaneye gelip de park yeri bulamayan herkes park alanının genişletilmesi veya katlı otopark gibi alternatifler bulunmasını istiyor. Vatandaşlar, bölgedeki yapılaşmanın hızına dikkat çekerek, “Bu gidişata gecikmeden kalıcı çözüm bulunmalı” yorumunu yapıyor.