TRAKYAKA’dan yeni Teknik Destek Programı

Trakya Kalkınma Ajansı, 1 Temmuz 2026 itibarıyla ilan ettiği 2026 Yılı Teknik Destek Programı-01 vasıtasıyla paydaşlarına 4.000.000 TL destek sağlayacak.

Program kapsamında yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden ancak kurumsal kapasite eksikliği nedeniyle hazırlık ve uygulama aşamalarında karşılaştıkları problemlerin çözümü için eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine destek verilecek. Bu doğrultuda 4.000.000 TL kaynak ayıran Trakya Kalkınma Ajansı, üç dönem halinde açtığı program ile proje başına, mesleki gelişim eğitimleri kapsamında 100.000 TL’ye kadar, kişisel gelişim eğitimleri için ise 75.000 TL’ye kadar destek verecek. En fazla üç ay içerisinde hayata geçirilme şartıyla teknik destek programından faydalanacak yararlanıcıların aynı yıl içinde alabilecekleri teknik destek sayısı ikiyi geçemeyecek.

Trakya Kalkınma Ajansı’nca1 Temmuz 2026 tarihi itibariyle ilan edilen 2026 yılı Teknik Destek-01 Programı’nda özetle şunlara yer verildi:

“Trakya Kalkınma Ajansı 2026 Yılı Teknik Destek-01 Programını 01.07.2026 tarihinde ilan etmiştir. Program kapsamında yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden, ancak kurumsal kapasite eksikliği nedeni ile hazırlık ve uygulama aşamalarında sıkıntı ile karşılaşılan çalışmalarına destek sağlanması amaçlanmaktadır.

Teknik Destek Programı-01 için tahsis edilen kaynak 4.000.000 TL’dir.

PROGRAMIN AMACI

TR21 Trakya Bölgesinde yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden, ancak kurumsal kapasite eksikliği nedeniyle hazırlık ve uygulama aşamalarında sıkıntı ile karşılaşılan çalışmalarına destek sağlamaktır.

PROGRAMIN ÖNCELİKLERİ

1. Kurumun insan kaynakları ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine yönelik eğitim ve/veya danışmanlık faaliyetleri

2. Yenilik ve iyi örnek uygulamalarının kuruma transferine yönelik eğitim ve/veya danışmanlık faaliyetleri

UYGUN BAŞVURU SAHİPLERİ VE VARSA ORTAKLARI

Yerel Yönetimler ve Mahalli İdare Birlikleri. Üniversiteler ve Araştırma Enstitüleri. Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşları. Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları. Sivil Toplum Kuruluşları. Organize Sanayi Bölgeleri. Küçük Sanayi Siteleri. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (Teknoparklar), Teknoloji Transfer Ofisleri. Serbest Bölge İşleticileri. Birlik ve Kooperatifler

ÖNEMLİ UYARI:

Program kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlükleri uygun başvuru sahibi veya ortak olarak kabul edilecektir. (İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri, okul, merkez, birim vb. yapılar uygun başvuru sahibi veya ortak değildir.)

BAŞVURU ŞEKLİ VE SÜRESİ

Başvuru sahiplerinin; başvurularını Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi’ne (KAYS) (https://kaysuygulama.sanayi.gov.tr) girmeleri gerekmektedir. Sistem, yapılan başvurular için otomatik olarak bir başvuru kodu üretecek olup bu kod başvuru sürecindeki tüm işlemlerde kullanılacaktır. KAYS’a başvuru girişinin, başvuru rehberlerinde belirtilen son başvuru tarihine kadar tamamlanması gerekmektedir. KAYS üzerinden başvuru yapıldıktan sonra, KAYS tarafından üretilen taahhütname rehberde belirtilen hususlar dikkate alınarak imzalanmalıdır.

BAŞVURU DÖNEMLERİ

Teknik Destek-01 Programı başvuruları, programların ilan edildiği tarihten itibaren sürekli olarak alınır ve ikişer aylık başvuru dönemlerinin sona ermesinden sonra değerlendirilir. 2026 yılı başvuru dönemleri ve son başvuru tarih ve saatleri aşağıdaki tabloda gösterildiği gibidir:

Dönem /  Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemine (KAYS) Son Başvuru Tarihi /  Taahhütname için Son Tarih

Temmuz-Ağustos / 31 Ağustos 2026, Pazartesi / 04 Eylül 2026, Cuma Saat 18:00

Eylül-Ekim / 30 Ekim 2026, Cuma / 05 Kasım 2026, Perşembe Saat 18:00

Kasım-Aralık / 25 Aralık 2026, Cuma / 31 Aralık 2026, Perşembe Saat 18:00

Dönemsel olarak son başvuru tarih ve saatinden sonra alınan başvurular, bir sonraki dönemin başvurusu olarak değerlendirmeye alınacaktır. KAYS üzerinden 25 Aralık 2026 tarihinden sonra yapılacak başvurular ise hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmayacaktır.

2026 Yılı Teknik Destek-01 Programı Değerlendirme ve Uygulama Dönemleri

Programın değerlendirme, sözleşme ve uygulama dönemlerine ilişkin tablo aşağıda sunulmaktadır:

Teknik Destek-01 Programı Değerlendirme, Sözleşme ve Uygulama Dönemleri:

Dönem/  Değerlendirme & Sözleşme/ Tahmini Uygulama Dönemi

Temmuz-Ağustos /  Eylül Ayı İçerisinde / Kasım-Aralık-Ocak Ayları İçerisinde (Hizmet alımı durumunda yükleniciyle sözleşme imzalanmasından itibaren 3 ay içerisinde)

Eylül-Ekim / Kasım Ayı İçerisinde / Ocak-Şubat-Mart Ayları İçerisinde (Hizmet alımı durumunda yükleniciyle sözleşme imzalanmasından itibaren 3 ay içerisinde)

Kasım-Aralık/  Ocak Ayı İçerisinde / Mart – Nisan – Mayıs Ayları İçerisinde (Hizmet alımı durumunda yükleniciyle sözleşme imzalanmasından itibaren 3 ay içerisinde)

TÜRKİYE’DE TİYATRONUN ORTAYA ÇIKIŞI

Salih Hakan COŞKUNTUNA

Nisan 2026

Geleneksel oyunların en belirgin özelliği, oyuncu ile seyirci arasındaki mesafenin “doğrudan iletişim” yoluyla ortadan kaldırılmasıdır. Bu durum, seyirciyi izlemenin yanında, oyunun akışını doğaçlama yoluyla etkileyebilen aktif bir katılımcı haline getirir. Sevda Şener, bu yapıyı Bertol Brecht’e dayanarak halkın kendi gerçekliğiyle yüzleşme alanı olarak tanımlar (Şener, 2012, s. 279).
“Halkçı sanat, halkın geleneklerine bağlı olduğu kadar onu geliştirir de. Hem halkın anlatım biçimlerini kullanır, hem de o biçimleri zenginleştirir. Halkçı sanatın özü doğru olmalıdır. ‘Halkçı Tiyatro’ çalışan geniş kitlelere yönelmeli, onların sorunlarını ele almalı ve onlara yarar sağlamalıdır. Brecht’e göre böyle bir tiyatro geniş anlamı ile gerçekçi olacaktır. Çünkü halk gerçeğe benzeyen sanatı daha kolay anlar ve değerlendirir. Ancak bu gerçekçilik anlayışı politik ve estetik kısıtlamalardan arındırılmıştır; bilinen gerçekçi tiyatronun öz ve bicim kalıplarından kurtulmuştur. Halkçı Tiyatro; halkın yalnızca edilgen bir tüketici olmadığı, kendi toplumsal ve ekonomik gerçekliği üzerine rasyonel bir şekilde düşündürüldüğü ve sömürü mekanizmalarını fark ederek dünyayı değiştirmeye itildiği, eyleme dönük bir bilinçlendirme alanıdır.” (Şener, 2012, s. 279-280).
Bu bağlamda köy oyunları, geleneksel kültürün bir parçası olarak kuşaktan kuşağa aktarılan ve yer yer ritüel kökenlerle ilişkilendirilebilen folklorik pratikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel zeminde ortaya çıkan yapı ile Türk tiyatrosuna miras kalan karakterin “tip” kullanımıyla canlandırılmasıdır. Karagöz ve Hacivat, Kavuklu ve Pişekâr arasındaki çatışma, toplumsal sınıflar, eğitim düzeyleri ve ideolojik duruşlar arasındaki gerilimin estetik bir dışavurumudur. Ortaoyunu ve Tuluat türlerinin doğaçlama yapısı, toplumsal otoriteye karşı bir “güvenlik zemini” oluşturmuştur. Sokullu’nun (1978, s. 11) ifadesiyle bu oyunlarda komedya unsuru, toplumsal tabuların ve siyasi aksaklıkların eleştirilmesi için uygun bir zemin hazırlar. Pekman’a göre, geleneksel sanatçı, sahne üzerinde kurduğu bu özgürlük alanıyla, gündelik hayatın hiyerarşik yapısını geçici olarak tersyüz eder (2002, s. 18-19).
Geleneksel olandan modern döneme, temaşa sanatının kültürel normları ve bilgilerin aktarılma sürekliliği; çeşitli coğrafyaların geçişleri ile farklı yapıların geleneksellik içinde belirginleşmiştir. Anadolu’nun “yer” ve “soy” katmanları, günlük yaşam da estetik ritüelden temsile geçişidir. Anadolu uygarlıklarından miras kalan danslar ve kukla oyunları, İslam döneminde form değiştirmiş, ancak özündeki “yaşamsal devinimi” korumuştur (And, 2014, s. 28-31). Köy seyirlik oyunları, değişen aksiyonlar ve gösteri dağarcıklarıyla; doğanın, döngünün ve insanın varoluşsal çabasının deneysel yansımalarıdır (And, 2014, s. 18-22). Oyunlar, bulunulan “yer” (coğrafi miras) ve “soy” (etnik hafıza) bileşenleriyle ortaya çıkmıştır. Bu dramatik yapının kökenleri, insanın ritüelistik ihtiyacına dayanır. Bu noktada, geleneksel oyunlardaki doğaçlama unsuru, rastgele bir konuşma değil, binlerce yıllık birikimin anlık bir tezahürü, bir “kültürel akış” halidir.
(SÜRECEK)

Komşu kapıda 47,5 kilo zehir

Kapıkule Sınır Kapısı’nın karşısındaki Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilen ortak operasyonda, özel hazırlanmış bir zulaya gizlenmiş 47 kilo 530 gram esrar ele geçirildi.

Bulgaristan Gümrük Ajansı’ndan yapılan açıklamaya göre, uyuşturucu madde Almanya plakalı bir otomobilde yapılan detaylı aramada bulundu. Operasyonun Bulgaristan Gümrük Ajansı ile ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi’nin (DEA) ortak çalışması kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.

Olay, 29 Haziran’da saat 02.50 sıralarında yaşandı. Almanya’dan Türkiye’ye gitmek üzere Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’na gelen otomobil, risk analizi sonucunda ayrıntılı gümrük kontrolüne alındı.

İnceleme sırasında aracın bagaj tabanında özel olarak hazırlanmış gizli bir bölme tespit edildi. Bu bölmede streç filme sarılmış 38 paket bulundu. Yapılan saha testinde paketlerdeki maddenin esrar olduğu belirlendi.

Toplam ağırlığı 47 kilo 530 gram olan uyuşturucunun adli değerlendirmelere göre yaklaşık 388 bin 827 avro değerinde olduğu açıklandı.

Olayla ilgili soruşturma, Burgaz Bölge Gümrük Müdürlüğü bünyesindeki gümrük müfettişleri tarafından, Haskovo Bölge Savcılığı’nın gözetiminde sürdürülüyor.

Kırkpınar’da önce kayıt heyecanı!

Olgay GÜLER

Edirne’de bu yıl 3-5 Temmuz tarihleri arasında 665’incisi düzenlenen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri öncesi, CV Enerji Yağlı Güreş Ligi’nde sıralamaya giren 840 pehlivan, bugün Mimar Sinan Salonu’nda kayıtlarını yaptıracak.

Türk milletinin yiğitliği ve mertliğinin simgesi, ata sporu Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde 665’inci randevuya sayılı saatler kaldı. Büyük organizasyonda heyecan, bugün Mimar Sinan Spor Salonu’nda, güreşçi kayıtlarıyla başlayacak. CV Enerji Yağlı Güreşler Ligi’nde sıralamaya girerek Kırkpınar’da güreşmeye hak kazanan 840 pehlivan, bugün kayıtlarını yaptıracak. Saat 17.00 itibariyle kayıtların sona ermesi beklenirken, tarihi buluşma yarın start alacak.

Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin ilk günü, 665’inci Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü’nün karşılanmasıyla başlayacak. Ağa karşılama ritüelinin ardından, Selimiye Camisi’nde Cuma namazı kılınacak ve ardından Sarayiçi Er Meydanı’nda minik1 boyundaki pehlivanların çayıra salınmasıyla, 665’inci randevu başlayacak.

Şarampole düşen araçta 1 organizatör ve 1 kaçak göçmen

Olgay GÜLER

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde, dur ihtarına uymayan ve takip sırasında şarampole düşerek kaza yapan araçta, yasadışı yollardan yurtdışına çıkmak isteyen 1 Afganistan uyruklu kaçak göçmen ve organizatör yakalandı.

İlçenin Kiremitçisalih köyünde Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve ilçe jandarma komutanlığı ekipleri, dur ihtarına uymayan aracı takibe aldı. Takip sırasında Kiremitçisalih ile Kurdu köyü arasında, sürücüsünün kontrolünden çıkan araç şarampole düşerek kaza yaptı. Yasadışı yollardan yurtdışına çıkmak isteyen 6 kaçak göçmeni taşıdığı belirlenen araçta sürücü Ö.U. ile Afganistan uyruklu kaçak göçmen yakalandı. Sürücü Ö.U. gözaltına alınırken, Afganistan uyruklu kaçak göçmen Edirne Göç İdaresi’ne teslim edildi.

Kaçan 5 göçmenin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Serin hava nihayet yolda!

Edirne aşırıcı sıcaklar nedeniyle son günlerde adeta kavrulurken, komşu ülke Bulgaristan’da hava sıcaklığının 35 derecenin üzerine çıkması nedeniyle, 20 tonun üzerindeki ağır yük taşıtlarının belirli güzergahlarda trafiğe çıkmasına yasak getirildi. Edirne’de dün hava sıcaklığı öğle saatlerinde 36 derece olarak ölçüldü.

Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre, bugünden itibaren yağışlı hava sisteminin etkisi altına girecek olan Edirne’de buna paralel olarak hava sıcaklıklarında da belirgin düşme yaşanacak. Edirne’de bugün  gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 21°C, en yüksek 33°C, nem (%) 39-78, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 20

Yarın gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 20°C, en yüksek 32°C, nem (%) 46-85, rüzgar (km/sa) kuzeyden 12

4 Temmuz Cumartesi günü gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 20°C, en yüksek 28°C, nem (%) 68-94, rüzgar (km/sa) kuzeyden 11 olarak ölçülmesi bekleniyor.

 KOMŞUDA YASAKLAR

Komşu ülke Bulgaristan’da 30 Haziran – 1 Temmuz tarihlerinde, saat 13.00–21.00 arasında hava sıcaklığının 35 derecenin üzerine çıkması nedeniyle, 20 tonun üzerindeki ağır yük taşıtlarının belirli güzergahlarda trafiğe çıkmasına yasak getirildi.

BNR’nin haberine göre, yasak kapsamında Ruse–Razgrad–Şumen, Ruse–Veliko Tırnovo, Pleven–Loveç–Gabrovo–Veliko Tırnovo, Cumhuriyet Geçidi güzergahı, Vidin–Vratsa, Balkan Dağı’nın güneyinde Kalofer yakınlarındaki yolun bir bölümü ile “Petolachkata” kavşağı, Gabrovo–Kazanlık hattı, Şipka Geçidi ve Silistra–Şumen yolu yer alıyor. Ayrıca, “Hemus” ve “Trakya” otoyollarının farklı kesimlerinde de ağır vasıta trafiği geçici olarak durduruldu.

Voleybol turnuvasında artık günde 4 maç

İsmail DEMİRAY

Edirne Valiliği himayesinde Edirne Voleybol İl Temsilciliği’nce düzenlenen “2026 Yılı Kurum ve Kuruluşlar Voleybol Turnuvası”nda bugünden itibaren gruplardaki 4. maçlar oynanmaya başlayacak.

Mimar Sinan Spor Salonu’nda A ve B gruplarında 2’şer olmak üzere bugün 4 karşılaşma oynanırken, ilk karşılaşma saat 18.00’de başlayacak.

Turnuvada dün akşam  F Tipi Cezaevi – İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Meriç Kaymakamlık – L Tipi Cezaevi ve TÜ Dekanlık ­- DSİ (1) takımları arasındaki karşılaşmalar gazetemiz yayına hazırlandığı saatlerde oynanması sebebiyle sonuçlarını daha sonra vereceğiz.

1.SONUÇLAR

11 Haziran 2026

Çevre ve Şehircilik  2-0 Keşan DOÇEK

Tarım İl Müdürlüğü 2–0 Özel Harekat

Karadenizliler Derneği 2–0 DSİ (2)

2.SONUÇLAR

16 Haziran 2026

T.Ü. Hastane 0–2 Şehir Gönüllüleri Derneği

Öz Trakya 0–2 Yenimuhacir

Veteranlar 2–1 Emniyet Müdürlüğü

3.SONUÇLAR

17 Haziran 2026

DSİ (1) 2-0 Sosyal Hizmetler

Hasköylüler Derneği 2-1 Balkan Akademi

L Tipi Cezaevi 2-1 F Tipi Cezaevi

4.SONUÇLAR

18 Haziran 2026

Açık Cezaevi 0–2 Özel Harekat

İl Milli Eğitim Müdürlüğü 2–0 Zirai Karantina Müdürlüğü

Keşan DOÇEK 2–0 Tarım İl Müdürlüğü

5. SONUÇLAR

19 Haziran 2026

TED Koleji 0-2 Şehir Gönüllüleri Derneği

Karadenizliler Derneği 2-0 T.Ü. Hastane (H)

T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Emniyet Müdürlüğü

6. SONUÇLAR

23 Haziran 2026

Öz Trakya 0–2 Veteranlar

TÜ Dekanlık ­0-2  Balkan Akademi

DSİ (1) 0-2 Hasköylüler Derneği

7. SONUÇLAR

24 Haziran 2026

Meriç Kaymakamlık 1-2 Zirai Karantina Müdürlüğü

L Tipi Cezaevi 1-2 İl Milli Eğitim Müdürlüğü

Çevre ve Şehircilik 0-2 Tarım İl Müdürlüğü

8. SONUÇLAR

25 Haziran 2026

Açık Cezaevi 0-2 Keşan DOÇEK

DSİ (2) 2-0 TÜ Hastane (H)

TED Koleji 0-2 Karadenizliler Derneği

9. SONUÇLAR

30 Haziran 2026

Yenimuhacir 2–1 Veteranlar

25-22, 23-25, 15-11

T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Öz Trakya (H)

Sosyal Hizmetler 0-2 Hasköylüler Derneği

13-25, 8-25

TURNUVADA BUGÜN

2 Temmuz 2026

18.00: Özel Harekat – Keşan DOÇEK

19.00: Çevre ve Şehircilik – Açık Cezaevi

20.00: Şehir Gönüllüleri Derneği – Karadenizliler Derneği

21.00: DSİ (2) – TED Koleji

KİRLİLİK

Havalar ısınınca kentteki atıkların beş duyumuza etkisi daha başka oluyor. Geçende çevre günü nedeniyle Kocasinan Mahalle Muhtarı Canan Koca sosyal medyada paylaşmıştı;

“Çevre Haftasında ÇEVREŸE yakışan görüntülerle günaydın. İçtiğiniz PET ŞİŞELERİ, TENEKE KUTU IÇECEKLERİ LÜTFEN ÇÖP KUTUSUNA ATINIZ. BIZLER VATANDAŞ OLARAK GÖREVİMİZİ YAPALIM. BIRAZ VİCDANIMIZLA HAREKET EDELİM, LÜTFEN.”

Altında da mahallesinden kötü örnekleri fotoğraflamıştı. Benzeri uyarıları birçok kentlimiz de sık sık yapmaktadır. Bu elbette bir farkındalık yaratmaktadır.

Kentler uygarlığın beşiğidir. Kentler hepimizindir. Kent suçları oluyor ve fotoğraflara olumsuz yansıyorsa bu hepimizin hatasıdır. Konteynırın içine konması gereken atığın yerlerde ne işi var? İnşaat atıklarının, ağaç dallarının sokakta, yaya kaldırımda, konteynırın yanında ne işi var? Kentin temizliğinden elbette yerel yönetimler sorumludur. Ama muhtar Sayın Canan Koca’nın da dediği gibi “biraz vicdanımızla hareket edelim”.

Her şey ailede başlar, eğitim süreçlerinde gelişir der bilim insanları. Bunu bilir ve uygulamaya çalışırız. Çocuğumuz odasından sorumludur. Tamam. Ama kapıdan çıkınca apartman merdivenlerinden Saraçlar Caddesi’ne, ormanımızdan denizimize kadar her ortak yere de sahip çıkması, koruması gerekmez mi?

Çok kez yazdım, bizim kuşak öğretmenler olarak uyguladık da. Okul bahçesinin temizliği, ağaçların korunması öğrencilerin görevidir. Öğrenci velisi olduğum sıralarda toplantılarda bunu söyledim ve her gün okul bahçesinin temizliği sonrasında sınıflara girilmesini önerdim. Veliler isyan etti. Neymiş çocuğumuz temizlikçi miymiş, aile birliğine niye para veriliyormuş falanda falan. Okulda geçen her anın eğitim olduğunu bizlerin kabul etmesi gerekiyor.

Biz böyle değildik elbette. Biraz yaş almış kişiler olarak değerlerin, dayanışmanın, imecenin ne olduğunu biliriz. Ama kentte ama köyde yaşadık. İçinde yaşadığımız sistem bizi para ve varlıklara yönlendirdi. Unuttuk ve kendi dünümüzü bile yarınımıza aktaramadık. Sorumluyuz.

Öte yandan kent içindeki hayvanlar için çok iyi niyetle yapılan hizmetler! Evdeki gıda atıklarını sokaklara, yeşil alanlara, kaldırımlara bırakmanın artı ve eksisini düşünmemiz gerekir. Birlikte belirlenen bir yerde veya çevre yaşayanların gönüllü düzenlediği, hizmet verdiği yerlere bırakılması gereken bu atıkları herkes istediği yere atmamalı. Hayvan sevgimizi kanıtlayacağız diye evin atıklarını sokağa bırakarak başka zararlı canlıların da oluşmasına olanak sağlıyoruz.

Kent veya ülke temizliği, değerlerin korunması idarelerin ve vatandaşların görevidir. Biz her görevi seçtiklerimizden bekliyoruz. Okul temizliğinden evladını sorumlu tutmayan ebeveynler olduğumuzda kent ile ülkenin temizliği ve korunması, savunulmasının da biz yurttaşların görevi olduğunu unutuyoruz.

Dünya kupası maçlarında Brezilya’ya yenilerek elenen Japonya oyuncuları maç sonrasında seyircisinin bulunduğu tribünlere giderek saygıyla eğildi ve özür dilediler. Seyirciler de stadı terk ederken yine atıklarını toplayarak temiz bırakma geleneklerini yinelediler. Çünkü Japon yurttaşı toplumsal yaşamın her alanında ortak alan bilincini geliştirmiştir. Onlar da insan bizde insanız. Neden bilinçli ve sorumlu olamıyoruz?

Hepimizin şikayetçi olduğu temizlik, kirletmemekle başlar. Kirlilikten rahatsızlık duyma olarak gelişir. Bu kültürümüze egemen olmalıdır. Bu da bizlerin elindedir.

Doğa kendi içinde temizdir. Doğanın bir parçası olan insan da temizdir. Kirlilik sonradan kazanılan bir davranış ve alışkanlıktır.Doğadan ve doğuştan gelen bu özelliğimizi koruyamadığımızdan dolayıdır ki; toplumsal yaşamda, siyasette, ticarette, insan ilişkilerinde kirlenmişlik egemendir.

Bu kirliliğin sonucudur ki; Keşanlı Aliler ücreti ödenmiş memetlere, adalet yürüyüşçüsü kemaller butlan kemallere, sosyal devletler soyguncu devlete, yoksulun cumhuriyetinden sermayenin otokrasisine doğru gider dururuz. Uyanalım,doğadan ve doğuştan gelen özelliklerimize, aslımıza uyalım. Bu kez olumsuz değil olumlu değişelim. Değişmez isek, yüzyıllardır yaşadığımız burjuva demokrasisinden sosyalist demokrasiye geçemezsek acıyla ve saygıyla andığımız 2 Temmuz 1993 Sivas yangınları hepimizi yakacak.

MAZERETİ OLUR MU?..

İnsanoğlu, Hz. Musa ile verilen, yazarı Allah olan kitap, Tevratı; Hz. İsâ ile verilen, yazarı Allah olan kitap, İncili korumadılar!..
Egemen, din ve derebey simsar güçleri, işlerine, sömürülerine, çıkarlarına uygun yarı yarıya yalan yazdılar…
Tamam da, Kuran’ın %.100 ü doğru ve de tahriflere karşı Allah’ın koruma sözü var!..
Aynı zamanda, Tevrat ve İncilin yalan yazılmış kısımlarını da açıklıyor.
Ve İncilin, Tevratın gerçek yolu Kuran ile bildiriliyor. Yazarı Allah olan tüm kutsal kitapların doğrulaycısı, birleşiği olduğu açıklanıyor!..
Kuran ile tüm hak dinlerin dosdoğrusu verilmiş, hem de 1500 yıldan beri. Hak haritası yazarı Rabbimiz olan kutsal Kuran’da yazıyor!..
Bakın tarihe!..
Dinlerini mezheplerle TAHRİF EDİP YALAN YAZMIŞLAR, DİN ÇIKAR SAVAŞLARIYLA BİRBİRLERİNİ BOĞAZLIYORLAR…
1500 YILDAN BERİ KURAN’I KERİM’İ OKUMADIKLARI BESBELLİ?..
OKUSAYDILAR, UYGULASAYDILAR; DÜNYADA KARDEŞLİĞİ, SEVGİ VE SAYGI VE YARDIMLAŞMAYI KURSAYDILAR, DÜNYA CENNETE DÖNERDİ!..
ŞİMDİ Kİ GİBİ CEHENNEMİ YAŞAMAZDIK!..

İNSANOĞLUNUN HİÇ MAZERETİ YOK!..

Kuran’ı Kerim. Sure 10/Ayet 37:
Bu Kuran Allah’tandır. Başkası tarafından uydurulmuş değildir. Kendinden öncekini doğrulayan ve o kitabı açıklayandır. Onda şüphe yoktur, O alemlerin Rabbindendir.
44/4: Baksana şu kendilerine kitaptan pay verilenlere!
Sapıklığı satın alıyorlar; istiyorlar ki, siz de yolu sapıtasınız.

Sarayiçi’nde firmalar yerini alıyor

665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali, bu yıl da sadece dünyanın en köklü spor organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmakla kalmayacak aynı zamanda birbirinden farklı sektörlerden firmaları, el emeği üreten kadın girişimcileri ve Edirneli esnafı da ziyaretçilerle buluşturacak.

Festival kapsamında şehir içi ve şehir dışından katılım sağlayan firmalar ile el emeği ürünleriyle üretime katkı sunan girişimci kadınlar, stantlarını kurarak ziyaretçilerini ağırlayacak. 2 Temmuz Perşembe günü itibarıyla hazır hale gelecek stantlar, festival süresince binlerce ziyaretçiye ürünlerini ve hizmetlerini tanıtma fırsatı bulacak.

Kılıçlar New Holland, Massey Ferguson, Tümosan Atalay Galeri, FJ Dynamic Dümenlenme Sistemi ve Terekbey Tarım sektörün son yeniliklerini üreticilerle buluşturacak. Otomotiv sektöründe ise VW Mercan, Toyota Atlas, Fiat Özakıncı, Renault Edirne Otomotiv ve Ford Volkan Otomotiv ziyaretçilerini ağırlayacak.

Ayrıca Espresso Lab, Coffee Shot Stop, Lucky Cafe, Minipan ve daha onlarca firma lezzetlerini festival katılımcılarıyla buluştururken, farklı sektörlerden birçok marka da stantlarıyla festival alanında yer alacak. Festival alanında ayrıca kadın girişimciler ve Edirneli esnaf da el emeği ürünlerini ve yöresel değerlerini ziyaretçilerin beğenisine sunacak.

665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’nde yer alacak firmalara, kadın girişimcilere ve Edirneli esnafa teşekkür eden Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, “Kırkpınar yalnızca ata sporumuzun yaşatıldığı büyük bir organizasyon olmasının yanı sıra Edirne’mizin ekonomisine, ticaretine ve turizmine önemli katkılar sağlayan çok değerli bir buluşmadır. Festivalimize katkı sunan tüm firmalarımıza, üretici kadınlarımıza ve kentimizin esnafına teşekkür ediyorum. Kuracakları stantlarla hem misafirlerimizi en güzel şekilde ağırlayacak hem de Edirne’nin üretim gücünü, misafirperverliğini ve zenginliğini hep birlikte yansıtacağız. Tüm hemşehrilerimizi ve misafirlerimizi festival alanımızı ziyaret ederek bu güzel atmosferi yaşamaya davet ediyorum” dedi.