15 metrekarede 49 yıllık anı!


Olgay GÜLER
Edirne’de otel müdürü Cengiz Bulut (61), 49 yıldan bu yana biriktirdiği yaklaşık 4 bin parça antika ve eski eşya koleksiyonunu, 15 metrekare dükkanında sergiliyor.
Edirne’de bir otelde müdür olarak çalışan evli ve iki kız babası Cengiz Bulut, dedesinin kendisine hediye ettiği kemik saplı çakıdan etkilenerek, 12 yaşından itibaren antika değeri taşıyan objeler toplamaya başladı. İlk başlarda Edirne’ye ait tapu, fotoğraf ve haritalar biriktiren Bulut, daha sonra bu hobisini genişletip, kullanılmayan eski eşyaları da almaya başladı. Geride kalan 49 yılda yaklaşık 10 bin parça antika ve eski eşya biriktiren Bu-lut, bunları açtığı dükkanda sergilemeye karar verdi. Kent merkezindeki tarihi Bedesten Çarşısında, 15 metrekarelik dükkanda koleksiyonundan 4 bin parçayı sergileyen Bulut, amacının para kazanmak olmadığını söyledi.


’12 YAŞIMDA DEDEMİN HEDİYESİYLE BAŞLADIM’
Bulut, çocukluğumdan beri Edirne tarihine meraklı olduğunu söyleyerek, “12 yaşında dedemin bana kemik saplı bir çakıyı hediye etmesiyle başladı bu merak. Halen saklarım o çakıyı. Babaannem de bakır maşrapa hediye etmişti. Bir de aile tarihini çok anlatırlardı. Bizim ailemiz 93 harbi dediğimiz Osmanlı-Rus savaşı sırasında Edirne’ye göç etmiş. Bu hikayelerle büyüdüğümüz için haliyle tarihe olan merakımız gün geçtikçe arttı. Mesela İtalya’da Edirne’yle ilgili belge bulduğumda buna 25 avro para ödüyoruz ama kargosuna 50 avro ödüyoruz. Bu bedellere bakmadan Edirne için önemliyse bu tür şeyler alıyoruz. Mesela Edirne fotoğrafları konusunda çok geniş bir arşivim var. Türkiye’deki bütün Edirne’yle ilgili çalışma yapan profesörler olsun, yazarlar olsun bize başvuruyorlar, bilgi belge desteği istiyorlar, fotoğraf desteği istiyorlar. Bunlara katkı yapmaya çalışıyoruz” dedi.


‘BURADA AĞLAYAN İNSANLARI DA GÖRÜYORUM’
Dükkanında, antikaların yanı sıra, eski objelerin de çokça bulunduğunu belirten Bulut, “Burada genelde ‘Vintage’ dediğimiz insanların geçmişte kullandığı ürünleri toparlıyoruz. Tabelamız antikacı olmasına rağmen bunlar çok var. Bunlar eski kullandığımız, hepimizin elinde eskiden kullandığı ürünler. Gelen müşteriler çok güzel tepkiler veriyorlar. Daha önceki dükkanımız taşınmadan önce daha büyüktü, 45 metrekareydi. Daha geniş alana sergiliyorduk ve insanlar müze gibi ziyaret ediyordular. Devlet kademesindeki insanlarımız da ziyaret ediyorlardı. Geçmişe bir yolculuk yapıyor sanki. Burada ben mesela ağlayan insanları da görüyorum. Çocukluğunda kullandığı bir oyuncağı görüyor. Evde kullandığı babaannesinin bir benzer eşyasını görüyor” diye konuştu.


‘AMACIMIZ PARA KAZANMAK DEĞİL’
Amacının para kazanmak olmadığını dile getiren Bulut, “Biz burada aslında satıştan ziyade bu eşyaları sergiliyoruz. Beğenen, satın alan insanlar da var. Bir maddi beklentim yok. Dört yıldır, beş yıldır bu işi yapıyoruz. Bu iş aslında insanlarımız şu gözle bakmıyor. Biz bir kültür işi yapıyoruz. Yani Edirne tarihini olsun, kültürünü olsun katkı yapıyoruz. Beş yıldır kirasıyla, vergisiyle, muhasebecisiyle, suyu bunlar hep benim desteğimle gidiyor. Yani dükkan kendini kurtarıyor mu? Para kazandırıyor mu? Derseniz, bu işte bu böyle bir şey yok. Her şehirde bu tür bir yer olmalı. Geçmişle geleceğin arasında bir köprübaşı yaptığının bilinciyle bu işi yapıyoruz. Amacımız para kazanmak değil” şeklinde konuştu.


‘GELECEĞE MİRAS …’GELECEĞE MİRAS BIRAKMAK İSTİYORUM’
Dükkanı, pandemi döneminde açmaya karar verdiğini anlatan Bulut, “Aslında dükkanı açma sebebim, bu pandemi döneminde biliyorsunuz insanlar dışarı çıkamadı, edemedi. Benim de o kadar çok birikimim vardı. Çok samimi çevremden üç dört arkadaşım vefat etti. Eşim dedi ki; “Bak ölüm var, bir gün sen ölür gidersen bunların biz kıymetini bilmiyoruz, dükkan aç sat” dedi. Zaten dükkan açmayı hep düşünüyordum. Açma sebebim para kazanmak değil. Bunları halkla buluşturmak. Topladığınızda yine şehrimize katkı bulunmak ve geleceğe miras bırakmak. Bu amaçla açtık. İnsanlar geliyor, görüyor, beğendiğini alıyor” ifadelerini kullandı.

Seyirtepe’den Edirne’ye Kuşbakışı

Gülseven OKALANER
Eski Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi’nin gönlünde yatan büyük projesi “Dönen Seyir Kulesi” yapmayı hedeflediği Hıdırlık bölgesinde, bugün bir seyir kulesi yok, ama genç bir çiftin arazileri üzerinde bir ‘Seyirtepe Kafe’ var. Edirne’yi kuşbakışı gören bu kafe özellikle serinlemek ve geçe Edirne’nin doyumsuz manzarasını izlemek isteyenlerin uğrak yeri oldu.


Seyirtepe Kafe, Hıdırlık Tabya’nın ziyaretçi sayının her geçen gün artması ve sıcak cay, kahve; soğuk su. meşrubat veya lavabo ihtiyaçları için önemli bir gereksinimi de karşılıyor. Tamamı prefabrik olan ve kısa bir süreden bu yana hizmet veren Seyirtepe’nin müdavimleri bile oluşmuş durumda. Eski Kapıkule yolunda Yıldırımspor tesisleri sapağından çıkılarak mezarlıktan sonra sola dönülüyor ve Hıdırlık Tepesi’ne ulaşılıyor.

Kafe genç bir çift tarafından işletiliyor


VAHŞİ YAPILAŞMA VE RANTİYECİLERE DİKKAT
Çevresindeki arazilerde günden güne apartman ve villa tarzı yapıların yükselmeye başladığı Hıdırlık Tepe’nin bu gidişle bu tür yapılarla dolması semt sakinleri ve çevreye duyarlı insanları tedirgin ediyor. Adını bölgeden alan Hıdırlık Tabya’nın da yer aldığı Yıldırım semti sakinleri bu mevkiinin de vahşi yapılaşmaya kurban gitmemesini, bölgenin tarihi ve turistik alan olarak düzenlenip korunmasını istiyor.

TÜ’den Kosova’da bir işbirliği adımı daha

Trakya Üniversitesi’nin Balkan vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği “Kardeşlik Köprüleri Projesi” kapsamında çeşitli temaslarda bulunmak üzere Kosova’ya giden Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler başkanlığındaki heyet, Prizren “Ukshin Hoti” Üniversitesi’ni ziyaret etti.

Prizren “Ukshin Hoti” Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mentor Alishani ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serdan Kervan ile gerçekleştirilen görüşmede, iki kurum arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik iş birliği imkânları ele alındı. Bu kapsamda akademik değişim programları, ortak projeler, çift diploma ile ortak yüksek lisans ve doktora programlarının hayata geçirilmesi değerlendirildi.

Görüşmenin bir diğer önemli başlığını ise Balkan Üniversiteler Birliği’nin (BUA) Prizren’de gerçekleştirilecek bir sonraki toplantısı oluşturdu. Birliğin sekretaryasını yürüten Trakya Üniversitesi ile ev sahibi Prizren “Ukshin Hoti” Üniversitesi arasında toplantının hazırlık ve organizasyon sürecine ilişkin yapılabilecek çalışmalar görüşüldü.

Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Prizren “Ukshin Hoti” Üniversitesi ile geliştirilecek iş birliklerinin iki kurum arasındaki bağları güçlendireceğini belirterek, Balkan vizyonu doğrultusunda yürüttükleri temasları kalıcı ve sürdürülebilir ortaklıklara dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi.

Rektör Prof. Dr. Mentor Alishani ise Trakya Üniversitesi ile yürütülecek ortak çalışmaların akademisyen ve öğrencilere yeni fırsatlar sunacağını ifade etti.

Ziyaret, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.

Trakya Üniversitesi heyetinde Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Alkin Çolak, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı ve Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Ali Yılmaz, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Prof. Dr. Cenk Mısırlı, Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Çelik ile Rektör Danışmanı ve Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe yer aldı.

Üniversite kayıtlarında son gün

Trakya Üniversitesi’ne 2026 YKS yerleştirme sonuçlarına göre yerleşmeye hak kazanan öğrencilerin Balkan Kongre Merkezi’nde 24 Ağustos Pazartesi günü başlayan Yüz Yüze Kayıtları bugün sona erecek.

Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı tarafından yürütülen kayıt işlemleri kapsamında üniversiteye ilk adımlarını atan öğrenciler, kayıtlarını gerçekleştirirken Trakya Üniversitesi’nin sunduğu hizmetler hakkında da bilgi alma fırsatı buluyor.

Kayıt sürecinde öğrenciler; Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı, Dış İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi, Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü, Yabancı Diller Yüksekokulu, Engelsiz Üniversite Birimi ve Trakya Store stantlarını ziyaret ederek birimlerin faaliyetleri ve sunduğu hizmetler hakkında bilgi alıyor.

Yeni öğrencilerin üniversite yaşamına uyum sağlamalarını kolaylaştırmak amacıyla gerçekleştirilen bilgilendirmeler kapsamında, öğrencilerin akademik, sosyal, kültürel ve destek hizmetlerinden etkin şekilde yararlanmalarına yönelik bilgiler paylaşılıyor.

Havsa, Uzunköprü, Keşan ve İpsala ilçelerindeki Yüksekokul veya Meslek Yüksekokullarına yerleşen adayların ilçelerdeki okul binalarında oluşturulan kayıt alanlarında 24 Ağustos Pazartesi günü başlayan yüz yüze kayıt işlemleri de bugün sona erecek.

Kenevirleri sularken, suçüstü yakalandı!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde M.G. (41), kamu arazisinde yetiştirdiği Hint kenevirlerini sularken jandarma tarafından suçüstü yakalanarak, gözaltına alındı.

İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Uzunköprü İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, yaptığı çalışmada S.G.’nin ilçeye bağlı Sığırcılı köyündeki kamu arazisinde Hint keneviri yetiştirdiğini tespit etti. Ekipler, S.G.’yi ektiği kenevirleri sularken suçüstü yakalayarak, gözaltına alındı. Arazide, 52 kök Hint keneviri ve 1 kilo 310 gram kubar esrar ele geçirildi.

S.G.’nin jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

Gelişim Ligleri’nde gruplar belli oldu

2026-2027 Sezonu Gelişim Ligleri’nde Edirne’yi temsil edecek kulüpler Trakya’daki diğer takımlarla birlikte 2. Grup’ta mücadele edecek.

Edirne Şükrüpaşaspor U14-15, U16-17 ve U19, Edirne Birlikspor ve Uzunköprü Veteranlarspor da U14-15 liglerinde boy gösterecek. Gruplar şöyle:

 U14-15 GELİŞİM LİGLERİ

Beykoz İshaklıspor

Bigaspor

B.Çekmece Belediyespor

Çanakkale G.B. Spor

Çerkezköy 1923 Spor

Çorlu Belediye FK

Çorluspor 12947

Edirne Birlikspor

Edirne Şükrüpaşaspor

Fevzipaşaspor

Kepezspor

Kırklarelispor

Lüleburgaz Atletik Spor

Silivrispor

Tekirdağspor

Uzunköprü Veteranlarspor

U16-17 GELİŞİM LİGLERİ

Arnavutköy Bel. Futbol SK

Başakşehirspor

Beykoz İshaklıspor

Bigaspor

B.Çekmece Belediyespor

B.Çekmece Gençorduspor

Çanakkale G.B. Spor

Çerkezköygücüspor

Çorluspor 12947

Edirne Şükrüpaşaspor

Beylikdüzüspor

Kırklarelispor

Lüleburgaz Atletik Spor

Merkez Kayaşehirspor

Silivrispor

Tekirdağspor

U19 GELİŞİM LİGİ

Başakşehir Şamlar SK

Başakşehirspor

Batı Trakya Türklerispor

Beykoz İshaklıspor

B.Çekmece Belediyespor

Çorluspor 12947

Edirne Şükrüpaşaspor

Fevzipaşaspor

Gazi Mahallesispor

Güngören Belediyespor

İfaspor

Beylikdüzüspor

Kırklarelispor

K.Çekmece İdmanyurduspor

Küçükçekmecespor

Silivrispor

Kırkpınar için son etap Elmalı’da

CW Enerji Yağlı Güreş Ligi 7. Etabı Mustafa Taş’ın başpehlivan olduğu 66. Kurtdereli Güreşleri’nde tamamlanırken, 666. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ne doğrudan katılım hakkı elde edecek ilk 32 başpehlivan sıralamasında değişiklikler yaşanırken, gözler son etap olan 4-6 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 674.Tarihi Elmalı Yağlı Güreşleri’ne çevrildi.

CW Enerji Yağlı Güreş Ligi 7. Etabı Balıkesir’in Karesi İlçesine bağlı Kurtdere köyünde  gerçekleştirilen 66. Kurtdereli Güreşleri’nde tamamlandı. 73 başpehlivanın kıyasıya mücadele ettiği organizasyonda şampiyonluğa finalde İsmail Koç’u yenen Mustafa Taş ulaştı.

Kurtdereli Güreşleri’nin ardından 2027 Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ne doğrudan katılım hakkı elde edecek ilk 32 başpehlivan sıralamasında değişiklikler yaşandı.

Buna göre, 2.torbadan 1.torbaya yükselen olmazken torbanın kendi içinde sıralamasında değişiklikler oldu.

Diğer değişiklikler de şöyle:

3.torbadan 2.torbaya 1 pehlivan yükseldi. Yıldıray Pala 3.torba 17.sıradan 2.torba 15.sıraya çıktı.

4.torbadan 3.torbaya 2 pehlivan yükseldi. Mehmet Y.Yeşil 4.torba 25. sıradan 3.torba 22.sıraya, Abdulrefik Öner de 4.torba 32. sıradan 3.torba 23.sıraya yükseldi.

İlk 32 dışından 4.torbaya 1 pehlivan yükseldi. Recep Kara 35. sıradan 28.sıraya yükselerek 4.torbaya girdi.

Kurtdereli etabının ardından oluşan yeni tabloyla birlikte, 2027 Kırkpınar yolunda torbalar yeniden şekillendi.

SON ETAP ELMALI’DA

CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi’nin 8. ve son etabı ise 4-6 Eylül 2026 tarihleri arasında Antalya Elmalı Belediyesi’nce düzenlenen 674.Tarihi Elmalı Yağlı Güreşleri’nde gerçekleştirilecek.

Enez Belediyesi ne durumda?

Mali detayları öğrenmek için; internetten Edirne Enez Belediyesi 2024 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporuna bakabilirsiniz. (https://www.sayistay.gov.tr/reports/WmQmWPyoAV-edirne-enez-belediyesi)

Neden 2025, 2026 değil de 2024 raporu derseniz, Sayıştay Başkanlığı denetim raporu en son 2025 yılı Ekim ayında ve 2024 yılı için açıklanmış da ondan.

Yani 2025 yılı denetim raporu henüz yayımlanmamış.

Muhtemelen Ekim ayında bu da paylaşılacaktır.

Bakın, 2024 yılına ait raporda hangi eksik ve hatalara dikkat çekilmiş.

Özet olarak aldım sadece.

İşte başlıklar;

1. Ruhsatsız ve Ruhsat Eklerine Aykırı Yapılar ile Mücadelede İmar Mevzuatında Yer Alan Yaptırımların Etkin Bir Şekilde Uygulanmaması.

2. Kira Alacaklarının Önemli Bir Kısmının Takip ve Tahsilatının Yapılmaması. 3. Mevzuatta Belirtilen Borçlanma Limitinin Aşılması.

4. Belediyenin Toplam Personel Gideri Oranının Yasal Sınırın Üzerinde Olması. 5. Parasal Limitler Dâhilinde Yapılan Mal ve Hizmet Alımları ile Yapım İşlerinde, Bütçeye Konulan Ödeneğin %10’unun Kamu İhale Kurulunun Uygun Görüşü Alınmadan Aşılması.

6. Tahakkuk Eden Alacakların Tahsilinde Yasal Düzenlemelere Uyulmaması

7. Taksi Plakalarının Süresiz Olarak Verilmesi.

8. Taşınır Mal Yönetim Süreçlerinin Etkili İşletilmemesi.

9. İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıp-Kaçak Oranının Hesaplanamaması.

10. İşçilerin Yıllık Fazla Çalışma Saati Sınırının Aşılması

11. İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması.

İşte böyle değerli okurlar.

Gördüğünüz gibi durum çok da hoş değil o tarihte.

Dilerim, bundan sonraki denetim raporları çok daha güzel çıkar.

HAK DİNLERİN ÖZETİ           

Allah tarafından korunan ve tahrifatlardan Kuran’ a göre arınmış, Tüm hak dinlerin özeti olabilecek bir ayeti yazalım:
—————-
Kuran’ı Kerim. Sure 3/ayet 114:

Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanır; iyiliği emreder, kötülükten men ederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar iyi insanlardır.

Yukarda ki nurlu ayet de din kavramının aslı, Kutsal kitap kavramının aslı, dindar insanın aslı, müslümanlığın, Heristiyan’lığın aslı, Museviliğin aslı, açıkça özet olarak verilmiştir.
İBADET, Namaz, hac, oruç, zekat, kelimeyi şehadetden ibaret sanmak ne kadar yanlış!..
Hani, dünya hırslarından arınıp, geçici dünyada, ahirete yakışır, “ Cümleye, insan, hayvan, ağaç, doğa ya” faydaları üretme, İBADETLİ”yaşam tarzı?..
Hani, Eğitim le, iyilikleri emretmek, kötülük yapanları men etmek; eğitimle veya savaşarak, İBADETİ?!.
Hani, sonu yok ki, HAYIRLI İŞLERE KOŞUŞMAK, İBADETİ?..
Bunlara, beyin, emek, gayret verme, camiden eve, evden camiye, arada hacca, horuca kalkmakla yetin, sonra da “Ben müslümanım” de hiç oluyor muymuş?..
İşte ayet açıkça ortada, “Biz müslümanız” diyenler nerede pekiyi?..
Hem “Müslümanım” deyeceksin, hem de geri kalacaksın, hiç olur mu?..

Yukarda ki, nurlu ayet de ki gibi Müslümanlığa hizmet edip, ibadet et de bak bakalım, neler neler, ne mucizeler VERİLİR, ŞAŞAR KALIRIZ!..

Kuran’ı Kerim. Sure 31/Ayet 8, 9:
Şüphesiz iman edip de güzel davranışlarda bulunanlar için, içinde devamlı kalacakları ve nimetleri bol cennetler vardır. Bu Allah’ın verdiği gerçek sözdür. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.

‘İthalat kararlarıyla piyasa yönetilmez’

Yeni Parti Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, “Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, tüccarın belirsizlik nedeniyle alım yapmaktan çekindiği, tüketicinin ise yarın hangi fiyatla karşılaşacağını bilemediği bir piyasa düzeni sürdürülebilir değildir” dedi.

Başkan Akgüngör, hükümetin kuru soğan ve yağlık ayçiçeği tohumu ithalatına ilişkin aldığı yeni kararların tarım ve ticaret politikalarının günü kurtarmaya yönelik anlayışını bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Akgüngör gümrük vergileri ile ilgili alınan son kararları değerlendirdiği açıklamasında şunlara yer verdi:

Devlet, iç piyasadan ne kadar ürün alınıyorsa, piyasadaki dengeyi korumak amacıyla dışarıdan da belirli miktarda ürün getirilmesini öngören bir sistem uyguluyor. Ancak yeni düzenlemeyle birlikte bu sürecin Ocak ayına kadar değil, Ekim ayına kadar sıkıştırılması; özellikle tüccar açısından ciddi bir belirsizlik oluşturuyor.

Bir ürünü kısa bir zaman diliminde piyasaya yetiştirme zorunluluğu, doğal olarak tüccarın riskini artırıyor. Tüccar, elindeki malı satmakta ve yeni alım yapmakta daha temkinli davranıyor. Alımlar azalınca piyasadaki hareketlilik düşüyor ve bunun sonucunda fiyatlar aşağı doğru baskılanıyor.

Peki bu gerçekten çözüm mü?

Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, tüccarın belirsizlik nedeniyle alım yapmaktan çekindiği, tüketicinin ise yarın hangi fiyatla karşılaşacağını bilemediği bir piyasa düzeni sürdürülebilir değildir.

Tarım politikası; ithalat tarihleriyle oynayarak, piyasaya kısa vadeli müdahaleler yaparak veya fiyatları geçici olarak aşağı çekerek yönetilemez. Üreticinin ne zaman, ne kadar ve hangi fiyattan ürün satabileceğini öngörebildiği; tüccarın önünü görebildiği; tüketicinin de makul fiyatla ürüne ulaşabildiği istikrarlı bir sistem kurulmalıdır.

Üreticinin kazancını düşürerek enflasyon düşürülmez. Tüccarın alımını daraltarak piyasa dengesi sağlanmaz.

Asıl yapılması gereken, üreticiyi ithalata mahkûm etmeyen, yerli üretimi güçlendiren ve tarım piyasalarında öngörülebilirliği sağlayan uzun vadeli bir politika ortaya koymaktır.

Çünkü bugün fiyatı aşağı çekmek uğruna üreticinin emeğini değersizleştirirseniz, yarın üretim azalır. Üretim azalınca da yeniden ithalata ihtiyaç duyulur.

Tarımda günü kurtaran kararlar değil, üreticiyi yaşatan ve piyasayı istikrara kavuşturan politikalar gerekiyor.