Edirne’de ‘Kadına Şiddet’ ihbarına giden polis ekiplerinin, minibüs ve sürücüsünün evinde yaptığı aramada, piyasa değeri 3 milyon TL olan çok sayıda uyuşturucu madde, hap ve kaçak ürün ele geçirildi; 2 şüpheli gözaltına alındı.
Olay, kentin Güney Çevre Yolu mevkisinde meydana geldi. Kadına şiddet ihbarı üzerine bölgeye giden polis ekipleri, erkek sürücü C.A. ve kadın yolcu G.Ç.’nin bulunduğu 34 CGU 114 plakalı minibüsü durdurdu. G.Ç. bu sırada polise araçta uyuşturucu madde ve kaçak ürün bulunduğunu ihbar etti. Ekiplerin araçta yaptığı aramada uyuşturucu hap ve uyarıcı madde bulundu.
Polis daha sonra şüphe üzerine, sürücü C.A.’nın Abdurrahman Mahallesi Aydın Sokak üzerindeki evinin deposunda da arama yaptı. Yapılan aramada piyasa değeri 3 milyon TL olan 30 bin kaçak ürün geçirildi.
Olayla ilgili C.A. ve G.Ç. gözaltına alınırken, soruşturma sürüyor.
Trakya Üniversitesi 38. Kültür, Sanat ve Spor Şenlikleri’nin ilk gününde sahne alan Gece Yolcuları ve müzik gruplarının konserleri, şenlik coşkusunu artırdı.
Ayşekadın Yerleşkesi’nde gün boyu devam eden etkinliklerde öğrenci toplulukları açtıkları stantlarda çalışmalarını tanıtma fırsatı buldu. Atölye çalışmaları ve çeşitli etkinliklerle öğrenciler kampüs yaşamının renkli atmosferini yaşadı. Program boyunca katılımcılara pilav ve ayran ikramında bulunuldu.
Akşam saatlerinde başlayan konser programları ise şenlik coşkusunu zirveye taşıdı. Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Çocuk Orkestrası’nın sahne performansının ardından, TMT Müzik Grubu bünyesinde sahne alan Stygian ve Afazi öğrencilerle buluştu. Gecenin ilerleyen saatlerinde sahneye çıkan Gece Yolcuları, sevilen şarkılarını öğrencilerle birlikte seslendirdi.
Konser programı kapsamında, Gece Yolcuları solistlerinden ve Trakya Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi mezunları Edis İlhan ile Uğur Arslan Türkoğlu’na mezuniyet belgeleri Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elvan Bakar tarafından takdim edildi.
Program, DJ İsmail Bahar’ın performansıyla devam ederken, şenliklerde sahne alan grup ve sanatçılara teşekkür belgeleri Genel Sekreter Hüseyin Türkel ile Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Cem Taşkın tarafından verildi.
Müzik, eğlence, spor ve kültürel etkinlikleri bir araya getiren Bahar Şenlikleri, hafta boyunca düzenlenecek çeşitli programlarla devam edecek.
Uzunköprü’de Engelliler Haftası nedeniyle Farkındalık Yürüyüşü gerçekleştirildi. Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan yürüyüşe Uzunköprü Kaymakamı Muammer Köken, Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, sivil toplum örgütleri ve vatandaşlar katıldı.
Başkan martin yürüyüş sonrasında şunları paylaştı: Sevginin, dayanışmanın ve farkındalığın izinde engelsiz yarınlara birlikte yürüdük. Engelliler Haftası kapsamında düzenlediğimiz Farkındalık Yürüyüşü’nü, İlçe Kaymakamımız Muammer Köken’in katılımlarıyla büyük bir birlik ve dayanışma içerisinde gerçekleştirdik.
Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan yürüyüşümüzde; engellerin yalnızca sevgi, anlayış ve empatiyle aşılabileceğine bir kez daha dikkat çektik. Vatandaşlarımızın yoğun ilgisiyle gerçekleşen etkinliğimizde, toplumsal farkındalığın güçlenmesine hep birlikte katkı sunduk. Farklılıklarımızın hayatı güzelleştirdiğine inanıyor, engelsiz bir yaşam için hep birlikte çalışmaya devam ediyoruz.
Edirne Valiliği öncülüğünde Türkiye genelinde Valilikler bünyesinde açılan ilk ve tek merkez olma özelliğini taşıyan ‘Edirne Valiliği İlk Yardım Eğitim Merkezi (İYEMER) ‘İlk Yardım Eğitici Eğitim Merkezi’ açıldı.
Edirne Valiliği İYEMER Müdürü Ayten Ülgü Sünetçiler yaptığı yazılı açıklamada, Sağlık Bakanlığı onaylı ilk yardım eğitmeni olmak isteyen vatandaşların eğitmenlik eğitimlerine ulaşabilir olacağını belirterek şunları söyledi:
“Edirne Valiliği İlk Yardım Eğitim Merkezi (İYEMER) ‘İlk Yardım Eğitici Eğitim Merkezi’ açılabilmesi için 29 Temmuz 2015 tarihli ve 29429 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İlk Yardım Yönetmeliği kapsamında 12.07.2024 tarihli Edirne Valiliği Eğitici Eğitim Merkezi açma başvuru dosyamız incelenerek 13.07.2024 tarihi itibariyle Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Genel Müdürlüğü tarafından Eğitici Eğitim Merkezi olarak da yetkilendirilmiştir.
Edirne Valiliği öncülüğünde Türkiye genelinde Valilikler bünyesinde açılan ilk ve tek merkez olma özelliğini de taşıyan ‘Edirne Valiliği İlk Yardım Eğitim Merkezi (İYEMER), 22 Ekim 2019 tarihinden itibaren Sağlık Bakanlığı izniyle 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü bünyesinde hizmet vermeye başlamış olup , halka yönelik “Temel İlk Yardım Eğitimlerini” ücretsiz vererek Sağlık Bakanlığı onaylı sertifikalı gönüllü ilk yardımcılar yetiştirmeye sürekli olarak devam ederek faaliyetlerini aralıksız sürdürmektedir.
İLK EĞİTİCİ EĞİTMENLERİMİZİ YETİŞTİRDİK
Edirne Valiliği İlk Yardım Eğitim Merkezi (İYEMER) , şimdide bünyesinde 13.07.2024 tarihi itibariyle Eğitici Eğitim Merkezi kurarak,geçen hafta ilk eğitimini vererek ilk eğitici eğitmenlerini yetiştirmiştir. İYEMER bu hizmetiyle toplumun ilk yardım bilincinin geliştirilmesi, ilk yardım eğitimi almış kişilerin sayısının artırılması ve eğitmenlerin , eğitim verecekleri ilkyardımcılara konunun hayati önem taşıdığını kavratmaları , yetişkin eğitimi prensiplerine göre eğitim vermeleri ,uygulamaların bir standart dahilinde vermeleri son derece önemli olduğunun farkındalığı ile ilkyardımcı yetiştirecek sertifikalı eğitmenlerin sayılarının ve eğitmenlik bilgi ve becerilerinin geliştirerek niteliklerinin artmasına katkı sağlayacaktır.
İlk yardım eğici eğitimleri 5 gün (Toplamda 40 saat) sürerek, 6. gün Sağlık Bakanlığı adına İl Sağlık Müdürlüğünün görevlendirdiği sınav gözetmenleri eşliğinde 4 aşamalı (2 yazılı sınav ve 2 uygulamalı sınav) sınav yapılarak sınavların hepsinde başarılı olan kursiyerlerimiz 5 yıl süreyle geçerliliği olan sertifikalı ilkyardım Eğitici Eğitmeni olmayı hak kazanmaktadırlar.
İYEMER olarak Acil ve Afet durumlarında hayat kurtaran ilk yardım eğitimlerini yaygınlaştırmak ,belgeli ilkyardımcılar ve eğitmenler yetiştirmek ve ilkyardım konusunda toplumu harekete geçirmek amacıyla; ‘Doğru ve bilinçli yapılan ilk yardım hayat kurtarır’ sloganıyla yola çıkarak başladığımız bu yolda Edirne Valiliği İlk Yardım Eğitim Merkezi ve yeni kurduğumuz Eğitici Eğitim Merkezimizde(İYEMER), Bakanlık onaylı sertifikalı Temel İlk Yardım Eğitimlerimizi ve Eğitici Eğitimlerimizi aralıksız vermeye devam ederek ,Trakya Bölgesinin ihtiyacı olan ilkyardımcı ve eğitmenlerini yetiştirmek, her gecen gün sayılarını artırmak hedefimiz olacaktır.. İYEMER olarak bu merkezlerde bölgemizin ve ülkemizin ihtiyacı olan belgeli ilkyardımcıları ve Eğitmenleri yetiştirmenin ve ülkemize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz.
Edirne Valiliğimiz acil ve afet durumlarında halkın sağlığını koruma adına bu sorumluluğu üstlenmiş olup Türkiye de bir ilki gerçekleştirerek İYEMER in hem açılmasına hem de sürdürülebilir olmasına her daim ve her koşulda olağan üstü desteklerini esirgememiştir. Bu sebeple İYEMER olarak geçmiş dönem Valilerimize ve halen görevi başında olan sayın valimiz Yunus Sezer’e koşulsuz verdikleri bu desteklerinden dolayı İYEMER olarak halkımız adına sonsuz saygı ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Ayrıca ;Acil ve afet durumlarında ilk yardımın öneminin farkında olan yerel basınımız, İYEMER’in açılış tarihi olan 22 Ekim 2019 itibariyle gerçekleştirdiğimiz tüm etkinliklerde yanımızda olarak, toplumda oluşturmak istediğimiz ‘ilk yardım’ bilincini çarpan etkisiyle yaygınlaştırmamızda, yerel ve ulusal TVlere, yerel gazetelerinin sayfalarına taşıyarak çok büyük katkı sağlamışlardır.”
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Poliklinik Blokları’nda güçlendirme çalışmaları başlatıldı. Yaklaşık 24 bin metrekare kullanım alanına sahip ve 1978 yılında inşa edilen poliklinik bloklarında ki çalışmaların 2027 yılı Ocak ayı itibarıyla tamamlanmasının hedefleniyor.
Trakya Üniversitesi, 2024 yılı yatırım programı kapsamında yer alan Tıp Fakültesi Hastanesi Poliklinik Blokları’nda kapsamlı tadilat ve deprem güçlendirme çalışmalarına başladı. Şubat 2026 itibarıyla başlatılan çalışmalarla, mevcut yapının günümüz standartlarına uygun hale getirilmesi hedefleniyor. Yaklaşık 24 bin metrekare kullanım alanına sahip ve 1978 yılında inşa edilen poliklinik bloklarında, ilk olarak deprem performans analizi gerçekleştirildi. Yapının taşıyıcı sistemi detaylı şekilde incelenerek, olası büyük depremlere karşı dayanıklılığı değerlendirildi. Modern standartlara uygun şekilde yürütülen çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediği ve 2027 yılı Ocak ayı itibarıyla tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi. Tamamlandığında Tıp Fakültesi Hastanesi Poliklinik Blokları, hem daha güvenli hem de daha işlevsel bir yapıyla hizmet vermeye devam edecek.
FİZİKİ ALT YAPI GÜÇLENDİRİLİYOR Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezinin veya halk arasındaki daha yaygın kullanımı ile üniversite hastanesinin daha güvenli ve modern bir yapıya kavuşturulması amacıyla yürütülen çalışmaların sağlık hizmeti sunumu ve eğitim süreçlerinin en olumsuz çevresel koşullar altında dahi sürdürülebilirliğin sağlanması açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Vatandaşlara daha kaliteli sağlık hizmeti sunabilmek, eğitimin daha güvenli ortamda yapılmasını sağlamak için hastanenin fiziki altyapısını güçlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Üstündağ, “ Deprem gerçeği ve hastane binasının fiziki koşulları göz önünde bulundurarak Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Hatipler’in Ankara’da yürüttüğü yoğun çalışmalar sonrası sağlanan finans desteği ile daha önce acil servisimizde güçlendirme ve yenileme çalışması başlatılmıştı, bu kez de poliklinik bloklarımızda başlattığımız güçlendirme ve yenileme çalışmalarıyla, öğrencilerimizin, hastalarımızın ve çalışanlarımızın güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı ve onlara daha konforlu hizmet ve eğitim alanları sağlamayı hedefliyoruz.” dedi.
EN BÜYÜK DEPREME 500 YIL DAYANBMASI HEDEFLENİYOR Teknik ve Yapı İşleri Daire Başkanı Prof. Dr. Cenk Mısırlı ise yapılan analizler sonucunda binanın 500 yıl tekerrür aralığına sahip en büyük deprem yer ivmesine karşı daha güvenli hale getirilmesi amacıyla önemli yapısal değişiklikler planlandığını vurguladı. Prof. Dr. Mısırlı, bu kapsamda mevcut temel sisteminin radye temele dönüştürülmesine ve mevcut ahşap çatı sisteminin, Sağlık Bakanlığı’nın Sağlık Tesisleri Yönetmeliğine uygun şekilde çelik çatıya çevrilmesine karar verilerek uygulama sürecinin başlatıldığını ifade etti.
“GÜVENLİK VE ERİŞİLEBİLİRLİK ARTIRILIYOR” Çalışmaların yalnızca yapısal güçlendirme ile sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kullanım konforunu ve güvenliğini artıracak düzenlemeleri de kapsadığını anlatan Mısırlı, bu doğrultuda, yetersiz kalan asansörlere ilaveler yapılırken, yangın güvenliğinin sağlanması amacıyla yeni yangın merdivenlerinin inşasına başlandığını aktardı.
Hastane Başmüdürü Nevzat Üstün ise Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması nedeniyle sağlık hizmetlerinin kesintisiz sunulması ve her türlü duruma hazırlıklı olunması gerektiğine dikkat çekti. Üstün, özellikle lokasyon olarak İstanbul’a yakınlık dolayısıyla olası bir İstanbul depremine hazırlık kapsamında hastanenin poliklinik bloklarında kapsamlı analizler yapıldığını belirtti. Bu çerçevede beton dayanımı (kalitesi), donatı (demir) pas oranları ve çapları gibi mevcut betonarme özelliklerin detaylı şekilde incelendiğini ve deprem performans analizlerinin tamamlanarak güçlendirme çalışmalarının başlatıldığını ifade etti.
Yapılan çalışmalarla hastanenin daha güvenilir bir şekilde sağlık hizmeti sunmasının hedeflendiğini vurgulayan Üstün, bu süreçte daha önce kullanılmayan atıl alanların sığınak, depo gibi hizmetler için yeniden değerlendirileceğini, ayrıca nem, koku ve su birikimi gibi teknik problemlere de kalıcı çözümler getirileceğini belirtti.
Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği bursiyerleri Genç Meşaleler Atatürk Devrimleri için Ankara’da bir araya geldi.
TÜKD tarafından 9-10 Mayıs’ta düzenlenen sempozyumda 29 üniversiteli genç, 6 aylık titiz bir çalışmanın ürünü olan 21 bildiri sundu
Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği’nin (TÜKD) yürütücülüğünde; TED Üniversitesi, Ankara Kent Konseyi ve TÜSİAV’ın destekleriyle düzenlenen “Genç Meşaleler Atatürk Devrimlerini Geleceğe Taşıyor” sempozyumu, 10 Mayıs 2026 tarihinde TED Üniversitesi Çok Amaçlı Salonu’nda gerçekleştirildi .
Sempozyumun temel amacının , Cumhuriyetin kuruluş devrimlerini araştıran, yorumlayan ve içselleştiren gençlerin bu birikimlerini akranlarıyla ve toplumla paylaşmasını sağlamak olarak açıklandı. TÜKD Genel Başkanı Meral Güler, etkinliğin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı anlamlı bir şekilde kutlamak üzere programlandığını belirterek, üniversite gençliğinin bu süreci sahiplenmesinin önemine vurgu yaptı.
TÜKD’den yapılan açıklamaya göre, Cumhuriyet Reformları Sempozyumu dört ana oturumda devam etti.
Birinci oturumda, siyasi ve hukuk devrimleri ele alındı. 1924 Anayasası’ndan laikliğin inşasına, Medeni Kanun’dan kadın haklarına kadar geniş bir yelpazede bildiriler sunuldu.
İkinci oturum, ekonomi devrimlerine odaklanıldı. İzmir İktisat Kongresi, Cumhuriyetin fabrikaları, madencilik ve tarım vizyonu gençlerin sunumlarıyla tartışıldı.
Üçüncü oturum, sağlık devrimlerinin dünü ve bugünü masaya yatırıldı. Nüfus politikaları, ebelik ve diş hekimliğinin gelişimi gibi spesifik konuların yanı sıra çocuk hakları Atatürk vizyonuyla değerlendirildi.
Dördüncü oturum da eğitim ve kültür devrimleri incelendi. Köy Enstitüleri, Atatürk Orman Çiftliği’nin sürdürülebilirlik mirası ve toplumsal cinsiyet eşitliği projeleri sempozyumun final konuları oldu.
Ayrıca sanatçı Pınar Ayhan da etkinliğe özel sunumlarıyla katkı sağladı.
Bildiri sunan öğrencilere plaket ve Katılımcı gençlere günün anısına birer katılım belgesi takdim edildi.
Edirne şubesinin 4 bursiyeri de sempozyumda bildirileri ile yer aldı.
Edirne Şube Başkanı Vildan Yazıcı Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin titizlikle çalışarak hazırladıkları bildiriler konusunda şunları söyledi:
“Güldeniz Özer & Aleyna Begüm Aktaş (TÜKD Edirne Şube): Cumhuriyetin İlk Yıllarında Gerçekleştirilen Sağlık Reformları ve Bugüne Yansımaları.
Rağdiye Demir & Yelda Löktaş (TÜKD Edirne Şube): Sağlık Reformlarının Türkiye’de Kadınların Bu Alanda Yükselişine Katkıları.
Öğrencilerimiz sunumlarını Ankara’da başarıyla gerçekleştirmiş olup, genç kuşaklara ilham vereceği inancını taşımaktayız. Bu aşamaya kadar sunumların hazırlanmasında ki destekleri için üyelerimiz Kadriye Ay ‘a, Ankara’da kızlarımızın yanında olan Serpil Koçmer ve Meltem Toksöz’e de teşekkürler.”
Gezilere çıkarken en dikkat edeceğimiz konu otobanlardan ve duble yollardan mümkün olduğu kadar uzak durmak oluyor. Köyler, kasabalar, ilçeler arasında yol almak. Gerekmedikçe asla büyük kentlere girmemek. Yani doğaya hep yakın olmak.
Fakat bu yılın gezi planı Ege ve Akdeniz kıyılarına da kapsayacağı için planımızın dışına mecburen çıktığımız da oldu. Dönüş yollarında otobanı kullanmak zorunda kaldığımız da.
İlk günümüzü Gelibolu bölgesinde Çanakkale Savaşları’nın yapıldığı alanı incelemeye ayırıyoruz. Sabah kahvaltısı sonrasında çıktığımız yolculuğumuzda günlerden 23 Nisan okulların tatil nedeniyle büyük bir yoğunluk var alanda. Trafik kilitleniyor, aracımızı yolun kenarına çekerek birkaç saat alanı incelemeye ayırıyoruz.
GELİBOLU YARIMADASI
Mustafa Kemal, arkadaşları ve ülkenin her yerinden gelen binlerce şehit insanın vermiş olduğu mücadeleyi alanı inceleyince daha da iyi hissedebiliyorsunuz. Dedemin iki ağabeyinin, ninemin babasının da bu alanda şehit olduğu ve bilinen bir mezarlarının bile olmaması gerçeği bizleri daha da duygulandırıyor.
Akşam saatlerinde feribotla karşıya geçince Çanakkale’nin sıkıcı trafiği içinde buluyoruz kendimizi. Konaklama düşüncesi bizi hiç gitmediğimiz Bayramiç ilçesine yönlendiriyor, heyecanlıyız, ilk defa göreceğimiz, bizi neyin beklediğini bilmediğimiz bir yerde konaklayacağız.
Bayramiç ana yollardan uzak, arada kalmış, sessiz doğallığını yitirmemiş şirin bir ilçe. Halkı saygılı ve misafire karşı yardım severler. Mehmet Akif Ersoy’un doğduğu yer ve evi onarılarak müze şekline getirilmiş.
Sabah sosyal medyadan arkadaşımın uyarısı üzerine yörenin bilinen ünlü “Ayazma”sını ziyarete gidiyoruz. İlçeden yaklaşık olarak 30 km uzaklıkta. Yolu sağlı sollu meyve bahçeleriyle dolu. Yağan yoğun yağmurlar her yere bereket getirmiş. İlaçlama zamanı, her bahçede çalışmalar, yollarda traktörler ilaçlama makineleriyle dolu.
BAYRAMİÇ’TE AYAZMA
Ayazma doğa harikası bir yer. Keyifle geziyoruz alanı. Turist mevsimi başlamadığı için kimseler yok ve yolda iyileştirme çalışmaları var, dikkatli bir şekilde yanlarından geçiyoruz.
Dönüşte Bayramiç’te yerel bir fırında kahvaltımızı yaptıktan sonra Ege’ye doğru salınıyoruz. Yollar sakin, turizm mevsiminin başlamamış olması şansımız, sanki memlekette gezen sadece ben ve eşim varmışız gibi rahat bir şekilde yol alıyoruz, gittiğimiz yerlerde konuk ediliyoruz.
Ezine’den Burhaniye’ye kadar sürekli kontrollü yollarda 50-70 arası süratle gidiyoruz. Kontroller radarlarla, trafik çevirmeleriyle, elektronik denetlemelerle yapılıyor. Sıkıcı bir durum, her yer de trafik cezası yemek olasılığı yolculuğumuz geriyor. Yollarda bugüne kadar ceza yemediğimi de ifade etmek isterim.
Ezine de çay ve peynir molası veriyoruz. İnek peynirinde karar kılıyoruz, açıp tadına bakınca da “gözünü seveyim Edirne peynirinin, rakibi bile yok” düşüncesine kapılmadan edemiyoruz.
OTELLER BEŞ, ÖĞRETMEN EVLERİ İKİ BİN
Yolumuzun üzerinde sakin her mekanda çay molaları vererek ilerliyoruz. Amacımız Bergama’da konaklayarak bölgenin tarihi alanlarını gezmek. Bütün pansiyonlar dolu ve oteller de beş bin liradan başlıyor Bergama’da. Akşam trafiği de artısı. Ayrılıyoruz, 16 km ileride Kınık ilçesinde Öğretmen Evi’ne kahvaltı dahil 1800 liraya postu seriyoruz. Şansımıza pazarına denk gelmişiz, keyifle pazarı dolaşıyoruz. Akşam yemeği için dolaştığımız lokantaların temizlikle uğraştıklarını gözlemledikten sonra pazarın yanında pazarcıların rağbet ettiği küçük köfteci de köfte/piyaz/ayran ziyafeti çekiyoruz kendimize.
Üçüncü günümüzün sabahında kahvaltımız sonrasında çıktığımız yolda Hamca Hocalı köyünün sessizliğini görünce Trakya’mızın köylerini anımsıyoruz. Burada da kimseler yok gibi, sessizlik hakim köy içinde. Çeşmeden sularımızı doldurduktan sonra yola devam.
AĞBİ SEN SOSYALİST’MİSİN?
Kemalpaşa yol ayrımında yol sormak için indiğimde üzerine yol notları aldığım gazeteye bakan genç bir adamın; “Ağbi sen sosyalistmisin” sözlerinin sürprizini yaşıyorum. Yol adresini doğruladıktan sonra sakin ve sessiz yollardan devam. Yolumuzun üzerinde Selçuk’un güzellikleri, Kuşadası’nın nefis yol manzaralarının keyfini sürerek konaklayacağımız Didim’deki ootelimize varıyoruz. Didim bir turist beldesi. Hazırlıklar yoğun bir şekilde devam ediyor konaklama yerlerinde. Büyük bir kısmı daha açılmamış, açılanlar tek tük, çoğu hazırlık yapıyor yeni sezon için.
Sabah kahvaltı keyfini tamamladıktan ve ihtiyaçlarımızı yerel bir marketten giderdikten sonra Ege kıyılarında gezinmeye devam mantığıyla yola çıkıyoruz. Milas üzerinden önceki yıllarda defalarca gittiğimiz Bodrum’u es geçerek Ören yoluna vuruyoruz kendimizi. Manzaralar muhteşem. İniyoruz, çıkıyoruz, kıvrılıyoruz, yavaş yavaş manzaraların keyfiyle yol alıyoruz.
ÖREN NERE GÜLÇAVUŞ NERE
Ören sakin bir yer. Tam turizm yeri, bakir, bozulmamış, yoğunlaşmamış ve çok ama çok dikkatli bir şekilde korunmuş. Sahile 50 metre kala yolları bitiyor, trafiğe kesin bir şekilde kapalı, sadece insanlara ayrılmış sahil. Sonrası yürüyüş yolları, kafeler. Buraları görünce Gülçavuş ve Sultaniçe sahilinin hallerine üzülmeden edemiyoruz.
Ören’de tanıştığımız bize yollar hakkında bilgi veren Turan Kaptan’ın misafiri oluyoruz, çay içiyoruz Ören Belediyesi’nin işlettiği sahile sıfır kafede. Yaklaşık bir saat kadar sohbet ediyoruz kaptanla, gideceğimiz yollar hakkında ayrıntılı bilgi veriyor bize. Teşekkür ederek vedalaşarak ayrılıyoruz Turan Kaptan’dan.
Ula ilçesinin yanından geçtikten sonra 2019 yılında bir gece konakladığımız Köyceğiz’e kırıyoruz direksiyonu. Sahilde İsmail amcamızın moteli yıkılmış, İsmail amcadan haber yok, hüzünleniyoruz. Sahilde dolaşarak bir şeyler atıştırdıktan sonra akşam kalacağımız yeri oğlumuzun ayırttığı Datça’ya yöneliyoruz.
DATÇA VE CAN BABA
Datça’ya girince bize önerilen Eski Datça’ya gidiyoruz doğrudan. Yağmurla karışık girdiğimiz otelimiz de burada ve tarihi bir binanın onarılmış odasına yerleşiyoruz. Yağmurluğumu Didim’de otelde unutmuşum, cezasını çekiyorum ıslanarak, keyif alarak. Kimseler yok Datça’da. Sakin sakin dolaşıyoruz Eski Datça’yı gecenin ilk saatlerinde. Otel sahipleri komşularıyla akşam yemeğinde otlu pide ziyafeti çekiyorlar kendilerine. Bizim halimizi görünce biz de nasipleniyoruz otlu pidelerden. Büyük tabaklarda üçer pidenin ancak ikişer tanesini yiyebiliyoruz, paketliyor ev sahiplerimiz, dolabımıza koyuyoruz, gece uzun ve Datça’da Can Yücel Baba’nın şerefine iki kadeh rakı içilecek son pidelerle.
Can Baba’nın çıktığı Orhan’ın kahvenin kapalı olduğunu görüyoruz. Çakır keyifim, kahvenin peykesine oturuyor, Can Baba’nın fotalarına bakarak kendisini yad ediyoruz.
Yarın ikinci memleketimiz, çocuklarımızın da bir süre yaşadığı Fethiye, dostlarımız Erol/Nebahat Erol’ları ziyarete.
Edirne ortalama hanehalkı büyüklüğü sıralamasında 2,60 ile en düşük 8. il olurken, akraba evliliği oranının en düşük olduğu iller arasında %1,2 ile 1. sırada yer aldı.
Türkiye İstatistik Kurumu İstatistiklerle Aile, 2025 bülteninden yararlanarak “İstatistiklerle Aile, 2025 Edirne İli Özel” konulu bir basın bülteni hazırladı.Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2012 yılından itibaren özel günlerde günün önemine atfen haber bülteni yayımlamaya başladığı hatırlatılan paylaşımda şunlara yer verildi:
“Edirne ortalama hanehalkı büyüklüğü sıralamasında 2,60 ile en düşük 8. il oldu.
Hanehalkı, aralarında akrabalık bağı bulunsun ya da bulunmasın aynı konutta yaşayan bir veya birden fazla kişiden oluşan topluluktur. Diğer bir ifade ile hanehalkı, bir aileden oluşabileceği gibi birden fazla aileden de oluşabilmektedir. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, Türkiye’de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğünün, azalma eğilimi göstererek 2025 yılında 3,08 kişiye düştüğü görüldü.Türkiye’de 2025 yılında ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il, 4,84 kişi ile Şırnak oldu. Şırnak ilini 4,63 kişi ile Şanlıurfa ve 4,43 kişi ile Batman izledi. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en düşük olduğu il ise 2,49 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, 2,50 kişi ile Giresun ve 2,51 kişi ile Çanakkale izledi.Edirne ili ise 2,60 ile en düşük 8. il oldu.
Edirne tek kişilik hanehalkı oranının en yüksek olduğu il sıralamasında 16. il oldu.
İllere göre hanehalkı tipleri incelendiğinde, 2025 yılında tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek olduğu ilin %32,7 ile Gümüşhane olduğu görüldü. Gümüşhane ilini %30,8 ile Tunceli ve %30,5 ile Giresun izledi. Diğer yandan tek kişilik hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise %11,5 ile Batman oldu. Bu ili %12,4 ile Diyarbakır ve Van izledi. Edirne ili ise %25,3 ile en yüksek 16. il oldu.
Edirne tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu 71.il oldu.
Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %70,5 ile Gaziantep oldu. Gaziantep ilini %69,8 ile Diyarbakır ve %69,6 ile Şanlıurfa takip etti. Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise %49,9 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini %51,5 ile Gümüşhane ve %53,4 ile Artvin izledi. Edirne ili ise%57,2 ile en yüksek 71. il oldu.
Akraba evliliği oranının en düşük olduğu iller arasında Edirne %1,2 ile 1. sırada yer aldı.
Toplam resmi evlenmeler içindeki akraba evlilikleri illere göre incelendiğinde, 2025 yılında toplam evli bireyler içinde son evliliğinde akraba evliliği yapmış bireylerin oranının en fazla olduğu il %19,7 ile Mardin oldu. Bu ili %18,8 ile Şanlıurfa ve %16,7 ile Siirt izledi. Akraba evliliği yapmış bireylerin oranının en az olduğu il ise %1,2 ile Edirne oldu. Bu ili %1,5 ile Kırklareli ve %2 ile Çanakkale izledi.