Voleybol turnuvasına 2 gün ara

İsmail DEMİRAY

Edirne Valiliği himayesinde Edirne Voleybol İl Temsilciliği’nce düzenlenen “2026 Yılı Kurum ve Kuruluşlar Voleybol Turnuvası”na 4 karşılaşma ile devam edildi.

Mimar Sinan Spor Salonu’nda dün akşam Emniyet Müdürlüğü – Öz Trakya, Yenimuhacir – T.Ü. Aile Hekimliği, Balkan Akademi – DSİ (1) ve Sosyal Hizmetler – TÜ Dekanlık takımları arasındaki karşılaşmalar gazetemiz yayına hazırlandığı saatlerde oynanması sebebiyle sonuçlarını daha sonra vereceğiz.

Turnuva 2 günlük aranın ardından 6 Temmuz Pazartesi günü E Grubu’nda 2, A Grubu’nda 2 olmak üzere 4 karşılaşma ile devam edecek.

SPORUN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜ

Daha önce Koruyucu Aile Günü dolayısıyla düzenlenen farkındalık etkinliğinde anlamlı mesajlar veren takımlar ve hakemler bu kez sporun birleştirici gücüne dikkat çekti. .

Voleybol Edirne İl Temsilcisi Özlem Erdoğan, “Sahada mücadele ederken, toplumsal sorumluluğumuzu da unutmuyoruz. Kurum ve Kuruluşlar Arası Voleybol Turnuvamız kapsamında, müsabaka öncesinde sporun birleştirici gücüyle ‘Bağımsız Nesiller İçin Sahadayız’” mesajına destek verdik.

Sporun; sağlıklı yaşamı teşvik eden, birlik ve beraberliği güçlendiren en önemli değerlerden biri olduğuna inanıyor, farkındalık oluşturan her çalışmanın yanında yer almaya devam ediyoruz.

Turnuvamıza katkı sağlayan tüm takımlarımıza teşekkür ediyor, centilmence mücadele eden tüm sporcularımıza başarılar diliyoruz.”

1.SONUÇLAR

11 Haziran 2026

Çevre ve Şehircilik  2-0 Keşan DOÇEK

Tarım İl Müdürlüğü 2–0 Özel Harekat

Karadenizliler Derneği 2–0 DSİ (2)

2.SONUÇLAR

16 Haziran 2026

T.Ü. Hastane 0–2 Şehir Gönüllüleri Derneği

Öz Trakya 0–2 Yenimuhacir

Veteranlar 2–1 Emniyet Müdürlüğü

3.SONUÇLAR

17 Haziran 2026

DSİ (1) 2-0 Sosyal Hizmetler

Hasköylüler Derneği 2-1 Balkan Akademi

L Tipi Cezaevi 2-1 F Tipi Cezaevi

4.SONUÇLAR

18 Haziran 2026

Açık Cezaevi 0–2 Özel Harekat

İl Milli Eğitim Müdürlüğü 2–0 Zirai Karantina Müdürlüğü

Keşan DOÇEK 2–0 Tarım İl Müdürlüğü

5. SONUÇLAR

19 Haziran 2026

TED Koleji 0-2 Şehir Gönüllüleri Derneği

Karadenizliler Derneği 2-0 T.Ü. Hastane (H)

T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Emniyet Müdürlüğü

6. SONUÇLAR

23 Haziran 2026

Öz Trakya 0–2 Veteranlar

TÜ Dekanlık ­0-2 Balkan Akademi

DSİ (1) 0-2 Hasköylüler Derneği

7. SONUÇLAR

24 Haziran 2026

Meriç Kaymakamlık 1-2 Zirai Karantina Müdürlüğü

L Tipi Cezaevi 1-2 İl Milli Eğitim Müdürlüğü

Çevre ve Şehircilik 0-2 Tarım İl Müdürlüğü

8. SONUÇLAR

25 Haziran 2026

Açık Cezaevi 0-2 Keşan DOÇEK

DSİ (2) 2-0 TÜ Hastane (H)

TED Koleji 0-2 Karadenizliler Derneği

9. SONUÇLAR

30 Haziran 2026

Yenimuhacir 2–1 Veteranlar

T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Öz Trakya (H)

Sosyal Hizmetler 0-2 Hasköylüler Derneği

10. SONUÇLAR

1 Temmuz 2026

F Tipi Cezaevi 2-0 İl Milli Eğitim Müdürlüğü

25-15, 26-24

Meriç Kaymakamlık 2-0 L Tipi Cezaevi (H)

TÜ Dekanlık ­2-1 DSİ (1)

23-25, 27-25, 15-11

11.SONUÇLAR

Özel Harekat – Keşan DOÇEK

Çevre ve Şehircilik 2-0 Açık Cezaevi

 Şehir Gönüllüleri Derneği – Karadenizliler Derneği

DSİ (2) 2–1 TED Koleji

ARAÇ BOLLUĞU

Araç bolluğu, bu araçlar motorlu araçlar hangi caddeye, sokağa çıksanız ille gider veya park etmiş halde bir çok araçla karşılaşırsınız. Bazen öyle park ederler ki yürümekte zorlanırsınız. Mahallemizde, şehrimizin sokaklarında rahat gezemez olduk. Araç sayısı azalmıyor giderek artıyor. Bu hep böylemi devam edecek? Buna sebep ne? Konuyu ele alırsak en başta yerleşim yerlerindeki nüfus artışı, nüfus arttıkça konut ihtiyacı doğuyor, boş arsalar yeterli olmuyor, uzak tarımsal araziler imara açılıyor, oralarda ayrı semtler oluşuyor gidip gelmek toplu ulaşım araçları ile olduğu gibi özel — oto — araçları, ile de oluyor. Toplu ulaşım araçlarının belirli park yeri var ama özel araçlar evlerin önüne park ediyorlar, zaten dar olan sokaklarımız araçlar yüzünden iyice daralıyor. Bazen aracı öyle park ediyorlar ki ev sahibi evine giremiyor. Hal çaresi, araç sayısını azaltmak, nasıl olacak, bu zor iş. Özel araç satışlarında okkalı vergi almak, bir aileye bir oto yeterli olur. Öyle aileler var ki babanın, ananın, çocuğun otosu ayrı. Ailede birden fazla otolardan okkalı vergi almalı.
Başka hal çaresi otopark yerlerini çoğaltmak. Bunun çaresi de yapılan binaların bodrum katlarına otopark yeri yapmak oda olmaz ise müsait yerlere katlı otoparklar yapmak. Bazı kimseler araç almayı bir yatırım olarak görüyor. Bu heveslerinden vaz geçmeli. Araç arıza yaptığı zaman tamircilerin eline düştünüz mü fahiş ücretler istiyorlar, aman aracınızı iyi kullanın.
Araç sayısını azaltmanın bir yolu da toplu taşıma araçlarını çoğaltmak, halka toplu taşıma araçlarını kullanmayı teşvik etmek. Toplu taşıma araçları taksilere göre daha ucuzdur, başka çarede Kapıkule- Otogar arasında raylı sistem uygulamak, hafif tranvay hattı trafiği de fazla aksatmaz, otopark sorununu da halleder. Nasıl olsa bir gün bu uygulama yapılacak, şimdiden ele alınıp düşünülse iyi olur. Bir konuda hafif araçlar motosiklet, triportörler onlar için özel park yerleri yapıldı. Şimdilik bir sorun yaratmıyorsa da ilerisi için fazla bir şey söylenemez. Araç bolluğundan en mustarip olan mahalle Sabuni mahallesi. Sabuni mahallesinde üç adet otopark yeri olmasına rağmen mahallenin sokakları park edilmiş otolardan yürünemez oldu. İsteyen istediği sokağa aracını park ediyor, bundan başka motosikletler, şimdi birde gençlerin kullandığı triporterler, engelliler için yapılmış hafif yük taşıyacak sokaklarımızda gezip cirit atıyorlar, bunların bir düzene sokulması gerekir, bunu ilgililerden bekliyoruz. Bakalım nasıl hallolacak OTO BOLLUĞU . . .

ENEZ BİR ELMASTIR, BİR PIRLANTADIR

Keşke birkaç gün önce hep birlikte karşı çıksaydık da bu barbarlığa engel olabilseydik.. Doğal taş ve süslemeli olarak düzenlenmiş Enez Cumhuriyet Meydanı’nın dekoratif taşlarını kırarak, kaldırarak yapılacak asfaltlanmayı durdurabilseydik. Şimdi Belediye’de başkan olarak, meclis üyesi olarak, personel olarak bu uygulamaya karar veren, karışan ve bulaşan kardeşlerim kusura bakmasın.. Cahilsiniz, zevksizsiniz, kendinizi olduğunuzdan daha fazla önemsiyor ve yeterli sanıyorsunuz. Yaptığınız iş çok yanlıştı. Bu uygulamanız gösterdi ki sizin bilime de uzmanlığa da, deneyime de ihtiyacınız, inancınız yok..

***

Her şeyden önce sizler Enez’in önemini, kıymetini, niçin hala olması gereken yerlerde olmadığını bilmiyorsunuz. Yalnız siz değil, valiler, milletvekilleri, il genel meclisi üyeleri, Edirne bürokratları da bilmiyor..

Enez bir elmastır, bir pırlantadır… Bunu işleyip mücevher haline getirip piyasaya sürmek nalbantların, marangozların, demircilerin işi değildir. Hatta bu cevahirleri sıradan kuyumcular bile işleyemez, bu elmasa, pırlantaya şekil veremez. Bu elmas değerindeki kasaba bizim olsa bile onu keyfimize göre şekillendirip, değerini yitirmesine neden olmak KENT SUÇU’dur.. Geleceğimize, çocuklarımıza ihanettir.

***

Çağdaş kentlerde meydanlar prestij alanlarıdır.. Otopark değildir.. Sebze pazarı değildir.. Bu alanlar konukların araç trafiğinden arındırılmış sessiz ve güvenli bir ortamda rahatça dolaştıkları, alış veriş yaptıkları, kafelerinde, restoranlarında biralarını yudumladıkları, sonuçta da şehri yönetenlere olumlu ya da olumsuz not verdikleri yerlerdir. Bu meydanın ve hatta tüm Enez Merkezi’nin planlaması ne Özkan Günenç’in, ne de Bostancı’nın kafasına göre yapılamaz..

Şehrin, özellikle bu gibi prestij alanları planlanırken çevremizdeki üniversitelerin şehir plancıları, peyzaj kürsüsü hocaları, arkeologları, diğer ilgili bilim insanları mutlaka devreye sokulmalı ve ona göre uygulamalar yapılmalıdır.. Hatta yarışmalar düzenlenmelidir..

***

Sn. Abdullah Bostancı’nın bu konudaki son uyarısı ve bilgilendirmesi çok yerindedir.. Ama ne var ki Sn. Bostancı da kendi döneminde böyle bir bilimsel bir yöntemle değil kendi kafasına göre bu kente şekil vermeye çalışmıştır.. Örneğin, Park Bahçesi içindeki ve meydandaki “Balık figürlü, renkli ışıklı havuz”un görenlere verdiği bir mesaj var mıdır? Bu havuzların sanatsal bir değeri var da biz mi göremiyoruz? Yol boyunda –şimdi kaldırılan- bakraçlı kadın heykelleri hangi sanatçının eseridir? Hangi yarışmada öne çıkmışlardır? Ne anlatmaktadır? Yel değirmeni ve Has Yunus Bey heykelleri hangi sanatsal ve tarihsel örneklere göre konuşlandırılmıştır?

Kusura bakmasın ama onlar da “Ben bilirim” anlayışının Bostancı versiyonlarıdır.. Bilimden, sanattan uzaktır. 8500 yıllık Enez tarihini Osmanlı tarihine hapsetmektir..

***

Enez’imizi, yani ülkemizin bu nadide elmas parçasının işlenmesini, hoyrat ellerimizle, cehaletimizle, zevksizliğimizle daha fazla hırpalamadan, parçalamadan mesleğinin zirvesindeki kuyumculara bırakalım… Bilim insanlarını Enez’e davet edelim. Yarışmalar açalım.. Enez’i hep beraber 2-3 yıl içinde en azından bir Bozcaada seviyesinde turistik bir cennet yapalım. Hem mutlu bir dünyada yaşayalım, hem de Enez’de kişi başına düşen milli geliri 30 bin dolar seviyesine çıkaralım.

***

Mümkün mü? Mümkün… Ben inanıyorum. Çünkü Enez’de paradan çok ortak akla, danışmaya, bilim ve çağdaşlığa, görgüye, usta ve liyakatli ellere, planlı bir çalışmaya ihtiyaç var.

Bu amaçla oluşturduğumuz, Enez’deki siyasi parti ilçe başkanlarının, Esnaf Odası’nın, STK’ların katıldığı ÇÖZÜM GRUBU’nu ve bu grubu önemseyen Enez Belediyesi ile başlatılan ortak çalışmaları çok önemsiyorum..

SERGİ Mİ?..

Şöyle bir geçmişe bakıyorum da, otuz yıllık hocalığımda, bir taraftan da 30 dan fazla resim, heykel, seramik form sanatı sergileri açmışım!..
Har bir sergide, yepyeni fikirlerle, 40-50 eserden oluşmuş özgün, renk, biçim ve anlatım dili olarak, insanlık tarhinde eşi benzeri olmayan, herbiri, “BİRİCİK” ifade, “SANAT ESERİ”nden bahsediyorum, zanaat eseri değil!..
Ben bu yüzlerce eseri, onlarca sergi ile insanlara neden gösterdim?..
Öyle ya 30 yıldır her yıl, emek verip ürettiğim eserleri niçin sergileyip insanları topladım?..İnsanlar eserlere bakıp ne gördü?..
Ben insanların bakıpta görmelerine şahit oldum mu?..
Eğitim, eğitim, eğitim de nasıl eğitim?..
Bir de bunu açıklayan olsa, bari!..
“Ne tecrübe ettim onca sanat eseri üretip, sergiyle insanlara göstermekle?..”diye soruyorum kendime!..
Cevabım:
Otuz yılda otuz hata yaptığımla yüzleşiyorum, maalesef!..
Kimseyi suçlamak, kınamak değil maksadım. Asırlardır, eğitim noksanlığı var ortada..
Ne sanat, ne de sanat bilinci eğitimi öğreten çıkmamış; zaten okuma özürlülük de var!..
Sanat süs sayılıyor. Sanat eğitimi fakültesi kuruluyor, ilk adı “MEKTEBİ NEFİSİYE.” Sonradan, GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ koymuşlar adını!..
Yani “ŞAHANE SÜSLER EĞİTİMİ” deniyor!..
Sanat güzel, iç açıcı, ortamı süsleyici olmalıymış!..
Güzel sanat mış?..
Yani, DRAMA, TRAJEDİ DİYE BİR ŞEY YOKMUŞ HAYATIN İÇİNDE ANLATILACAK!..
Halâ bu abukluğu düzelten çıkmıyor, ya!..
Sadece “SANAT FAKÜLTESİ” demek, yetmiyor, illâ ŞİŞİRİP ABARTIP, ÇARPITACAKLAR, algıları. Demem o ki, onca sanat eseri sergiledim, “BAKMASINI BİLMEYENLERE, GÖRMESİNİ ÖĞRETEMEYECEĞİMİ ANLADIM!.. Yazık oldu, otuz yıllık emeklerime.

İnsanlar sanıyor ki: Yetenekli birisi, şan, şöhret ve servet kazanmak için yapar sanat eserini. “RUHTAN BAKANA, İNSANLIK ŞUURU KAZANDIRMAK İÇİN ÜRETİLİR SANAT ESERİ!..” demezler. “Ah keşke bu eserleri yapabilen ben olsaydım da, namım, şanım duyulsaydı, dönseydim köşeleri” deyip, izlerler. “RUHTAN GÖREYİM DE, İNSANLIK ŞUURUM ARTSIN” demek akıllara gelmez.

Kuran’ı Kerim. Sure 40/Ayet 54:
Aklı selim sahiplerine bir yol gösterici, bir öğüttür. 40/58: Körle gören bir olmaz. İnanan ve iyi iler yapanlarla kötülük yapan bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz!

665’inci randevu başladı!

Olgay GÜLER
Edirne’de bu yıl 665’incisi düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin açılış seremonisi Sarayiçi Er Meydanı’nda yapıldı.
Edirne Belediye Başkanlığı tarafından organizasyonun açılış töreni Sarayiçi Er Meydanı’nda saat 18.30’da gerçekleştirildi. Törene Edirne Valisi Yunus Sezer, Kosova Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Fikrim Damka, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, 665’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, Kırkpınar eski ağaları, davetli topluluğu ve vatandaşlar katıldı.
Tören, Edirne Belediye bandosu eşliğinde bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlarken; Türk bayrağını göndere Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Başpehlivanı Orhan Okulu çekti. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Beyazıt Sansı’nın söz ve bestesi olan Kırkpınar Marşı, Edirne Belediye Bandosu’nun eşliğinde söylendi.


‘BURADA SADECE PEHLİVANLAR DEĞİL, AZİZ MİLLETİN RUHU GÜREŞİR’
Törenin açılış konuşmasını Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü yaptı. Özünlü, Kırkpınar’ın uluslararası olması için geleneğin korunarak, geleceğe aktarılması gerektiğine dikkat çekerek, “Kırkpınar, sadece bir yağlı güreş olarak adlandırılamaz. Kırkpınar bir Er meydanıdır, bunun çok ötesindedir. Kırkpınar’ı anlamak için önce er meydanını anlamak lazım. Er Meydanı nefse hakim olmaktır, Kırkpınar’da elif gibi dik durmak, vav gibi tevazu olmaktır. Burada sadece pehlivanlar güreşmez, bu aziz milletin ruhu güreşir. 665’inci Kırkpınar’ın bugüne kadar iz bıraktığı gibi, bu yıl da iz bırakacak bir yıl olacağını ümit ediyorum” dedi.


‘KIRKPINAR GÜZEL NOKTALARA GİDİYOR’
Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş de, yağlı güreş ligini kurarken aldıkları bütün kararların gençlerin geleceğini kurtarmak için olduğunu belirterek, “Ne mutlu bize ki bir Kırkpınar açılışına daha gelmek nasip oldu. 2022 yılından itibaren Kırkpınar’la ilgili yeni hedefler koyduk. Bu yıldan itibaren TGGF olarak Kırkpınar’la yeni bir düzenlemelere gittik. 2024 yılından itibaren tarihi Kırkpınar yeni bir düzen üzerine kuruldu ve adım adım gidiyor. 2022’de Kırkpınar’a katılan pehlivan sayısı 3800’e gelmişti. Bunun yüzde 80’i hiç iddiası olmayan, ara sıra güreşen, sırf buraya gezi için gelen pehlivanlardı. Biz 2021 yılında Kırkpınar her şeyimizdir, değerimizdir dedik. Bu nedenle Kırkpınar’da oluşması gereken, gerçek mücadeleyi sağlamamız lazım. Bunun için de Kırkpınar’a sadece elit sporcuları alıyoruz. Sadece elit sporcuların katıldığı bir organizasyon haline geldi. İnanıyorum ki Kırkpınar bu sene daha güzel hale geçecek. Her geçen yıl daha da güzel geçerek tüm dünyaya örnek olacak. Cumartesi günleri, Cuma günleri Kırkpınar açıldığında tribünler bomboş olurdu. Burada canlı yayın olmasına rağmen, tribünler güreşlerden devam ederken yüzde 80’i doluydu. Kırkpınar kötüye gidiyor diyen insanlar inşallah ellerini başlarının arasına alıp düşünürler. Kırkpınar güzel noktalara gidiyor. Bunda ekip çalışmasının çok büyük etkisi var” şeklinde konuştu.


‘6 BUÇUK ASIRLIK BİR GELENEK’
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ise Edirne’nin ilk kadın belediye başkanı olarak Kırkpınar gibi bir mirasa sahip çıkmanın gururunu, sorumluluğunu ve tarifsiz heyecanını yaşadığını belirtti. Gencan, “Kırkpınar Edirne’nin en büyük değerlerinden birisi. Ben de Kırkpınar’ı yalnızca izleyerek değil, yaşayarak öğrendim. Bu nedenle Kırkpınar denildiğinde aklıma sadece güreşler değil, şehrin hafızası, mertlik, saygı ve büyük bir emanet geliyor. Bu yıl 665’incisini gerçekleştiriyoruz. 6 buçuk asırdır yaşatılan bir gelenekten bahsediyoruz. Kırkpınar yalnızca Edirne’nin değil kültürümüzün ve insanlığın ortak mirasıdır. Bu kutsal çayır Kel Aliço’lar, Adalı Halil’ler, Koca Yusuf’lar ve nice büyük başpehlivanları yetiştirdi. Bugün Er meydanına çıkacak pehlivanlarımız da aynı büyük geleneğin yeni temsilcisi olacaklar. Belki yeni bir başpehlivan çıkacak, yeni bir destan yazılacak ama değişmeyecek olan alın teri, centilmenliktir. Edirne’nin ilk kadın belediye başkanı olarak böylesine büyük bir mirasa hizmet etmek benim için büyük bir onur ve gururdur” ifadelerini kullandı.


‘BU MEYDAN TÜRK MİLLETİNİN SARSILMAZ GÜCÜNÜ GÖSTERMEKTEDİR’
Edirne Valisi Yunus Sezer de, Kırkpınar geleneğini tekrardan yaşamının heyecanı içinde olduklarını söyleyerek, “Dualı çayıra çıkan her pehlivanımız sırtını bu toprağın şanlı tarihine dayamakta, göğsünde bu milletin inancını taşımaktadır. Çekilen her peşrev bizi biz yapılan kardeşliğin temsilcisidir. Bu meydan güç ahlakla anlam kazanır. Rekabet kardeşlikle güzelleşir. Dile kolay tam 665 yıldır bu topraklarda davullar yiğitlik için vurmakta, cazgırlar mertlik için haykırmakta. Bu meydan, bu köklü gelenek aziz milletimizin sarsılmaz gücünü göstermektedir. Bu vesileyle sadece Türkiye’miz için değil, tüm dünyada önemli olan bu muazzam destana katkı veren başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Gençlik ve Spor Bakanlığı’mıza, Belediyelerimize, federasyonumuza, ağamıza, ülkenin dört bir yanından gelen tüm güreşçilerimize ve güreş severlerimize en kalbi şükranlarımı sunuyorum” dedi.


Sezer’in konuşmasının ardından pehlivanlar, cazgırlar, hakem heyeti, saha görevlileri, Edirne Belediyesi Bandosu ve Kırkpınar davul-zurna ekibinden oluşan kortejin geçit töreni gerçekleştirildi. Kortejde Türk bayrağını ise geçen yılın başpehlivanı Orhan Okulu taşıdı.

BAŞPEHLİVANLIKTA İLK GÜN SONUÇLARI

İlk gün başpehlivanlık kategorisinde son 32’ye kalma mücadelelerinde, çekilen kuralar sonucunda eşleşmeler şu şekilde oluştu:
Recep Kara – Hazan Güzeller
İsmail Balaban – Serhat Elvan
Fatih Atlı – Süleyman Başer
Ertuğrul Dağdeviren – Onur Susuz
Serhat Balcı – Tanju Gemici
Mustafa Batu – Ali Yanatma
Hamza Köseoğlu – Ünal Karaman
Hamza Özkaradeniz – Tolga Turan
Müsabakalar sonunda son 32’ye kalan 8 isim şu şekilde oluştu:
Onur Susuz, Hasan Güzeller, Tolga Turan, Ünal Karaman, Fatih Atlı, İsmail Balaban, Mustafa Batu, Tanju Gemici

Keşan Belediye Meclisi’nde gergin toplantı

Keşan Belediye Meclisi’nin önceki gün çoğunluk sağlanamadığı için yapılamayan 2026 Temmuz Ayı Olağan Meclis Toplantısı dün gerçekleştirilirken, gündemdeki Belediye Meclis Üyesi Rasim Ergene’nin görevinden istifası ile boşalan yerlere üye seçilmesi beklenirken bunlara ilişkin maddelerin Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan tarafından resen geri çekilmesi tepkilere neden oldu. .

Belediye Meclis Salonu’nda, saat 15.00’da başlayan toplantıya, Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan başkanlık yaptı.  Bazı maddelerin görüşülmesinden sonra İller Bankası’dan (İlbank) A.Ş.’den 50.000.000,00 TL (Elli milyon Türk lirası) kredi alınması ve gerekli işlemlerin yapılması için Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan’a yetki verilmesi konulu madde oybirliği ile geri çekildi.

Belediye Meclis Üyesi Rasim Ergene’nin görevinden istifası ile boşalan meclis başkan vekilliğine, belediye encümeni, plan ve bütçe komisyonuna üye seçimini öngören 6., 7. ve 8. Maddeleri Başkan  Özcan tarafından resen geri çekildi.

Onuncu gündem maddesinde yer alan Keşan Belediyesi Personel Limited Şirketinin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan sigorta borçlarının taksitlendirilmesinde teminat olarak gösterilmek üzere, mülkiyeti Belediyemize ait Büyük Cami Mahallesi 347 ada 1 parsel numaralı 658,42 m² yüzölçümlü taşınmazın değerlendirilmesi konulu madde Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan tarafından geri çekildi.

CHP İlçe Başkanı Anıl Çakır, toplantı sonrası yaptığı açıklamada seçimlerle ilgili maddeleri geri çekmesi nedeniyle Başkan Özcan’a tepki gösterdi. Bu konuda hukuki yollara başvuracaklarını söyleyen Çakır, şunları aktırdı: 

“Beklemediğimiz bir garabet ile karşı karşıya kaldık. Sayın Belediye Başkanı 5. gündem maddesini geri çekti. Çekerken meclis üyelerimizin oylarına sundu. Madde oybirliği ile geri çekildi. Lakin, yürütme ile alakalı olan Belediye Meclis Üyemiz Rasim Ergene’nin görevinden istifası ile boşalan meclis başkan vekilliğine, belediye encümeni, plan ve bütçe komisyonuna üye seçilirken bir anda 6, 7 ve 8. maddeyi ve arkasından gelen 10. maddeyi de resen geri çektiğini söyledi. Meclis üyelerimiz, grup sözcümüz itirazda bulunmasına rağmen hiçbir açıklama yapmadı. Sadece yine çok garabet bir şey söyledi. ‘Önemli bir gelişme olacak. Onu bekliyorum’ dedi. Sayın başkana defalarca sormalarına rağmen arkadaşlarımız bunu açıklamadı. Ama buradan da neyi ima ettiğini kendisine sormak istiyorum. Zaten Keşan halkını bir ihanete uğrattı. Bundan sonra kalan 2,5 yılı da ihanetlerle mi geçirecek. Çalışma arkadaşlarını ihanet  edenler arasından mı seçmeyi planlıyor. Ama ben buradan bir daha söylüyorum. Buradaki onurlu, şerefli, haysiyetli meclis üyelerimizin hiç biri yol arkadaşlarını satmayacak. Böyle bir düşüncesi varsa, bundan sonraki 2,5 yıllık kalan süreyi ihanet ederek sürdürmek düşünüyorsa kendisinin yanıldığını ifade etmek istiyorum. Bu maddelerle ilgili olarak da partimizin avukatları hemen harekete geçiyorlar. Hukuken gereken neyse yapılacak. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Bunun da takipçi olacağız.”

Çayırda ilk gün heyecanı!

Olgay GÜLER
Edirne’de bu yıl 665’incisi gerçekleştirilen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, minik-1 boyda pehlivanların er meydanına çıkmasıyla bugün başladı.


UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde bulunan, bu yıl 665’incisi gerçekleştirilen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, bugün start aldı. Sarayiçi Er Meydanı’nda gerçekleştirilen organizasyonda, minik-1 boyda 54, minik-2 boyda ise 56 pehlivan kol bağladı.

Organizasyonda gün boyu, başaltı boyu da dahil olmak üzere toplam 14 boyun 13’ünde tek tur güreşler yapılacak. Büyük organizasyonun açılışı ise saat 18.30’da yine Sarayiçi Er Meydanı’nda gerçekleştirilecek.

Öte yandan bu yıl 840 pehlivanın lig usulü sistemle katılmaya hak kazandığı Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ne ise 817 pehlivan kayıt yaptırdı.
Boylara göre katılım sayıları şu şekilde oluştu:

  • Baş: 40 güreşçi
  • Başaltı: 64 güreşçi
  • Büyük Orta: 64 güreşçi
  • Küçük Orta Büyük Boy: 64 güreşçi
  • Küçük Orta Küçük Boy: 64 güreşçi
  • Deste Büyük Boy: 62 güreşçi
  • Deste Orta Boy: 61 güreşçi
  • Deste Küçük Boy: 62 güreşçi
  • Ayak Boyu: 61 güreşçi
  • Tozkoparan Boyu: 61 güreşçi
  • Teşvik İki Boy: 52 güreşçi
  • Teşvik Bir Boy: 52 güreşçi
  • Minik İki Boy: 56 güreşçi
  • Minik Bir Boy: 54 güreşçi

Anıt Park & Kafe açıldı

Edirne Belediyesi, uzun yıllardır kentin en önemli buluşma noktalarından biri olan sosyal yaşam alanını baştan aşağı yeniledi. Kent merkezinde, tarihi Atatürk Anıtı’nın hemen yanı başında yer alan düzenlenen törenle “Anıt Park & Kafe” adıyla kapılarını yeniden Edirnelilere açtı.

Yapılan modernizasyon çalışmaları kapsamında alanın yeşil dokusuna dokunulmazken; açık kullanım alanları, oturma bölümleri, yürüyüş aksları ve kafe bölümüyle sil baştan düzenlendi. Daha estetik, konforlu ve işlevsel hale getirilen Anıt Park & Kafe’nin, hem Edirne halkı hem de kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistler için cazibe merkezi olması hedeflendi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşıyla başlayan ve il protokolünün katılım sağladığı açılış töreninde konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, projenin sadece fiziksel bir yenilenmeden ibaret olmadığını, kentin tarihi misyonuna sadık kaldıklarını belirtti. Kırkpınar haftasının coşkusuna vurgu yapan Başkan Gencan, şu ifadeleri kullandı: “Eskiler anlatır; Kırkpınar’ın heyecanı yalnızca er meydanında yaşanmazmış. Güreşlerin ardından pehlivanlar bu güzergâhtan geçerek hamamlara gider, onları görmek isteyen insanlar bu meydanda toplanıp alkışlarla karşılar ve uğurlarmış. İşte bu yüzden burası sadece bir buluşma noktası değil; Kırkpınar geleneğinin kent hafızasında yaşayan en kıymetli mekânlarından biridir. Bugün bu alanı düzenlerken bu kıymetli mirası da geleceğe taşımayı amaçladık.”

“İLHAMIMIZ CUMHURİYET VE ATATÜRK”

Parkın yeni kimliğinde Cumhuriyet değerlerinin rol oynadığını belirten Gencan, Heykeltıraş Kenan Yontunç tarafından yapılan 23 Nisan 1931’de açılan ve Cumhuriyet tarihinin ilk Atatürk anıtlarından biri olan Edirne Atatürk Anıtı’nın hemen yanında olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

Başkan Gencan, belediyecilik vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Cumhuriyet bizim için yalnızca geçmişte kazanılmış büyük bir değer değildir. Cumhuriyet; ortak yaşamı güçlendirmek, kamusal alanlara sahip çıkmak ve herkes için eşit şehirler kurmaktır. Anıt ismi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e duyduğumuz saygının ve bu şehrin ortak hafızasına gösterdiğimiz özenin bir ifadesidir. İnanıyorum ki burası insanların ‘Anıt’ta buluşalım’ diyerek keyifle vakit geçireceği, yaşayan bir merkez olacak.”

Konuşmasının sonunda, alanda geçmiş yıllarda hizmet veren eski işletmecilere ve projede emeği geçen tüm belediye çalışanlarına teşekkür eden Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, 664- 665. Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü, İlçe ve belde Belediye Başkanları Meclis Üyeleri, muhtarlar, siyasi parti yetkilileri ve vatandaşlar birlikte açılış kurdelesini kesti.

Törende konuşan Edirne Milletvekili Ahmat Baran Yazgan ise yenilenen yüzüyle hizmete kazandırılan Anıt Park Kafe’nin hayırlı ve uğurlu olmasını diledi. Törenin ardından il protokolü Kafe Park alanını gezdi.

Sarayiçi’nde Emir Can İğrek rüzgarı

Edirne Belediyesi tarafından bu yıl 665.’si düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali, coşkulu etkinliklerle başladı. Festivalin ilk konserinde sahne alan ünlü sanatçı Emir Can İğrek ve Trakya’nın enerjisini sahneye taşıyan ritim grupları, Edirnelilere ve kente gelen misafirlere unutulmaz bir gece yaşattı.

Festival kapsamında kurulan ana sahnenin ilk konuğu, gençlerin sevgilisi Emir Can İğrek oldu. Konser sırasında aniden bastıran yoğun yağışa rağmen alanı dolduran binlerce müziksever yerinden ayrılmadı. Kendisini memleketinde gibi hissettiğini dile getiren ünlü sanatçı, şarkı aralarında dinleyicilerine Trakya şivesiyle hitap ederek büyük alkış topladı. Alanı dolduran kalabalığın tüm şarkılarına hep bir ağızdan eşlik ettiği Emir Can İğrek, performansıyla dinleyicilerden tam not aldı.

Başkan Gencan: “Edirne, Konser Vermeni Çok İstedi”

Konser sırasında sanatçıya tebrik çiçeği takdim etmek üzere sahneye çıkan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Emir Can İğrek’i Edirne’de ağırlamaktan duydukları mutluluğu dile getirdi. Alanı dolduran coşkulu kalabalığa seslenen Başkan Gencan şu ifadeleri kullandı:

“Sevgili Emir Can, öncelikle memleketine hoş geldin demek istiyoruz. Bu coşkulu kalabalık gerçekten özellikle senin Edirne’de konser vermeni bizden çok talep etti. Dolayısıyla bugün tabii bizim için özel de bir gün; 665.sini düzenlediğimiz Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivalimizin ilk konserini seninle gerçekleştiriyoruz. Ve burada sadece Edirneli hemşehrilerimiz değil, Türkiye’nin birçok şehrinden misafirlerimiz var. Öncelikle tüm misafirlerimize de hoş geldiniz diyorum. Umarım bu gece çok keyifli bir gece olacak. Tüm ekip arkadaşlarınızla beraber tekrardan teşekkür ediyoruz. Sağ olun. Herkes bu arada muhteşem gözüküyor. İyi eğlenceler diliyorum hepinize.”

İkinci Sahnede Ritim Şov

Festival coşkusu sadece ana sahneyle sınırlı kalmadı. Etkinlikler kapsamında kurulan ikinci sahnede ise bölgenin en sevilen ritim grupları 9/8’lik ritimleriyle dinleyicileri eğlendirdi. Sahnede; Hür Kadınlar Ritim 39,  Uzunköprü Belediyesi Ritim Grubu, Sevgili Günebakanlar Ritim Grubu ve Edirne Belediyesi Meriç Ritim Grubu performanslarını sergiledi.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, ritim gruplarının performanslarını yerinde izleyerek sanatçılara destek verdi. Gösteriler sırasında vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Başkan Gencan, Edirnelilerle bol bol sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.

Dolandırıcılara 1 ayda 45 operasyon

Edirne’nin de aralarında bulunduğu 23 ilde nitelikli dolandırıcılık ve mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik operasyonlarda 307 şüpheli yakalandı

Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Asayiş Şube Müdürlüklerince nitelikli dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik 23 ilde son 1 ayda 45 ayrı operasyon düzenlendi.

Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Edirne, Elâzığ, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Isparta, İzmir, Mersin, İstanbul, Nevşehir, Sakarya, Samsun, Tekirdağ, Tokat, Van ve Osmaniye’de gerçekleştirilen operasyonlarda 307 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerin banka hesaplarında 5 milyar 388 milyon TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi.

Operasyonlar sonucu; çok sayıda iletişim ve bilişim ekipmanı ile dijital materyal, suçtan elde edildiği değerlendirilen bir miktar döviz, altın, ruhsatsız silah ve mühimmat ele geçirildi.

İçişleri Bakanlığı’nın konuya ilişkin paylaşımında, “Kahraman Polislerimizi, Asayiş Daire Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz” ifadelerine yer verildi..