Hızlı tren tartışması!

Kapıkule – Çerkezköy arasındaki 9 Ekim Cuma günü hizmete girecek hızlı tren için geri sayım sürerken, sosyal medyada, Trakya Demiryolları’nı Sevenler sayfasında yer alan “Çerkezköy-Kapıkule HT hattı 9 Ekim Cuma günü açılıyor. Peki TCDD bundan haberi var mı?” şeklindeki paylaşım tartışma yarattı…

Trakya Demiryolları’nı Sevenler sayfasındaki “Ulaştırma Bakanı resmi açıklamayı yaptı; Çerkezköy-Kapıkule HT hattı 9 Ekim Cuma günü açılıyor. Peki TCDD bundan haberi var mı? Bilet sistemlerinde 8 Ekim sonrası sefer görünmüyor. İstasyonlar sisteme girilmemiş. 4 gün sonra açılacak bir hatta tren saatlerinin belli olmaması utanç verici. Buradan bakınca açılışa ne kadar hazır olduklarını anlıyoruz. Hayırlısı olsun.” şeklinde paylaşımı bir hayli ses getirdi. Yapılan bazı yorumlarda özetle şunlara yer verildi:

 A.Tamer K.: Açılış neden tam gúzergahın orta yerinde Babaeski de?

İzzet K.: Yüzde 100 haklısın. Bu açılışa ne belediyeler, ne de TCDD hazır gibi. Bu istasyonlara millet nasıl ulaşacak?

Yılmaz T.: Açılır çünkü Kapıkule – Çerkezköy arasını Avrupa Birliği yaptırmış, parayı onlar vermiş. Çerkezköy –  Halkalı arasını devlet yapacak bakalım ne zaman bitecek?

Kadir T.: Ne kadar seviyesiz konuşuyorsunuz yapılan hizmeti takdir etmek gerekirken Trakya halkı ne oluyorsa devletin yaptığı bütün yatırımlara muhakkak bir kulp takmayı çok seviyorsunuz. Sadece yazıklar olsun diyorum. Sizlere Edirne Belediyesi’nin yıllarca yapmadığı hizmetleri hiç değinmeyin ama devletin ufacık bir açığını bulduğu zaman tellal gibi çığırtkanlığı çok seviyorsunuz ne kadar cahil birisi olduğun buradan belli.

Ertuğ U.: Açılış sembolik, Halkalı – Edirne hattının açılışı seçime yakın tarihte yani 2028 yılı Mart Nisan aylarında yapılacak tahmin ediyorum.

Celal Ş.: Değerli üyelerimizin endişelenmelerine gerek yok , TCDD hat açılışı yaklaştıkça sefer /gün ve saatleri açıklayacaktır sonuçta yeni bir hat açılıyor, temkinli olunması normaldir.

Oktay F.: Boş yorum yapıyorsun sayfanı kötü amaçla kullanıyorsun. Takdir et bekle.

Sevayet Y.: Semboliktir merak etmeyin.

Muzaffer Ö.: Eleştirince. suçlu oluyorsun. Bu hızlı. tren  değil hızlandırılmış. hattır. Bazılarına anlatmak. çok zor

Kamil B.: Çerkezköy – Edirne – Kapıkule hızlı tren hattı, 9 Ekim Cuma günü açılıyor. Çerkezköy Gar’ı buna ne kadar hazır? Gar’ın her iki yönündeki girişlerde yeterli ve tanımlı otoparklar var  mı? Çerkezköy Gar’a toplu ulaşım nasıl olacak?  Taksi durakları var mı? Çerkezköy Gar sahasında tarihi binalar olduğu için bunlar restore edildi. Lüleburgaz gibi sıfırdan yeni gar binası yapılmadı..

Sercan A.: Yine alakasız saatlere günde iki sefer koyarlar

Zeki D.: Kırklareli’nde nerede durcak peron var mı?  Gar olacak mı? BiLEN VAR MI?

M. Serdar T.: Bence açılış göstermelik bir açılış. Daha 2 3 ay sefer olmaz hatta.

Ender Ö.: Bu açılışın sembolik olacağını bilmeyecek kadar düşüncesiz olmanız şaşırtıcı. Açılış sadece test sürüşü.

Rıza K.: Bütün açılışlar böyledir.

Kamil B.: Günlük kaç sefer düzenlenecek? Bilinmiyor. En az 2 sefer olması gerekiyor.

Osman E.: Adamların yaptığı işe bile kulp buluyorsunuz ya. Yazıklar olsun size be…

Sıcak hava devam!

Ekim ayında gece – gündüz arasındaki sıcaklık farkı yaklaşık 15 dereceyi bulurken, Edirne’de hafta sonuna doğru giderek artan hava sıcaklığı yeniden 30 dereceye kadar dayanacak.

Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre, Edirne’de bugün parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 10°C, en yüksek 26°C, nem (%) 28-78, rüzgar (km/sa) güneyden 7

Yarın parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 10°C, en yüksek 26°C, nem (%) 34-91. rüzgar (km/sa) güneyden 16

9 Ekim Cuma günü az bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 11°C, en yüksek 28°C, nem (%) 38-94, rüzgar (km/sa) güneyden 15

10 Ekim Cumartesi günü parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 13°C, en yüksek 27°C, nem (%) 46-96, rüzgar (km/sa) güneyden 7

11 Ekim Pazar günü de yine parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 12°C, en yüksek 296°C, nem (%) 28-87, rüzgar (km/sa) güneyden 17 olarak ölçülmesi bekleniyor.

Edirne’de tek sandık Başkonsolosluk’ta

Bulgaristan, 19 Nisan 2026 Pazar günü gerçekleştirilen erken parlamento seçimlerinden 6 ay sonra bu kez Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Seçimi için 25 Ekim 2026 Pazar günü sandık başına gidecek. Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Seçimi için Türkiye’de yaşayan Bulgaristan Cumhuriyeti vatandaşları Edirne’de 1 olmak üzere ülke genelinde 78 sandıkta oylarını kullanabilecek.

Bulgaristan Anayasası’na göre, ilk turda bir adayın seçilebilmesi için geçerli oyların yarısından fazlasını alması ve seçimlere katılımın belirli şartları karşılaması gerekiyor. Bu koşulların sağlanamaması halinde en fazla oyu alan iki aday, bir hafta sonra düzenlenecek ikinci turda yarışacak.Buna göre, ilk turu 25 Ekim 2026 Pazar günü yapılacak seçimde  hiçbir adayın gerekli çoğunluğu sağlayamaması halinde seçim 1 Kasım 2026’da gerçekleştirilecek ikinci turla tamamlanacak

Mevcut Cumhurbaşkanı’nın görev süresi ise 22 Ocak 2027 tarihinde sona erecek. Seçimi kazanan aday, anayasal prosedürlerin tamamlanmasının ardından bu tarihte görevini devralacak.

Cumhurbaşkanlığı seçimi, Bulgaristan’da son yıllarda yaşanan siyasi istikrarsızlık, sık sık tekrarlanan parlamento seçimleri ve hükümet değişikliklerinin ardından ülkenin siyasi geleceği açısından büyük önem taşıyor. Seçim sürecinde dış politika, ekonomik gelişmeler, Avrupa Birliği ile ilişkiler, güvenlik politikaları ve yargı reformu gibi başlıkların kampanyaların temel gündem maddeleri olması bekleniyor.

TÜRKİYE’DE OY KULLANILACAK YERLER

Edirne:

Başkonsolosluk

Kırklareli:

Babaeski, Lüleburgaz

Tekirdağ:

Ergene / Yeşiltepe, Ergene / Marmaracık, Ergene / Sağlık, Ergene / Ulaş, Kapaklı, Muratlı, Tekirdağ, Çorlu / Havuzlar Mahallesi 1, Çorlu / Havuzlar Mahallesi 2, Çorlu / Şeyhsinan Mahallesi 1, Çorlu / Şeyhsinan Mahallesi 2, Çorlu / Şeyhsinan Mahallesi 3

Adana

Ankara

Pursaklar, Büyükelçilik

Antalya

Balıkesir:

Balıkesir, Ayvalık

Bilecik

Bursa:

Konsolosluk Ofisi, İnegöl, Karacabey, Orhangazi, Yıldırım / Mümin Gençoğlu, Yıldırım / Millet, Kestel, Nilüfer / Görükle, Nilüfer / Karaman, Osmangazi / Altınova, Osmangazi / Demirtaş, Osmangazi / Yenibağlar, Osmangazi / Yunuseli

Kocaeli:

Gebze, İzmit

Eskişehir:

Odunpazarı, Tepebaşı

İzmir:

Aliağa, Gaziemir / Sarnıç 1, Gaziemir / Sarnıç 2, Gaziemir / Sarnıç 3, Bornova 1, Bornova 2, Bornova 3, Bornova 4, Buca / Çamlıkule 1, Buca / Çamlıkule 2, Buca / Çamlıkule 3, Menderes / Görece 1, Menderes / Görece 2, Menderes / Gazipaşa

İstanbul:

Başkonsolosluk, Avcılar, Avcılar / Firuzköy, Arnavutköy, Bayrampaşa, Bağcılar / Güneşli, Bahçelievler, Başakşehir, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa, Esenyurt, Kağıthane, Kartal,  Küçükçekmece, Silivri, Sultangazi, Çatalca

Manisa

Mersin:

Sakarya:

Serdivan

Çanakkale:

Yalova:

Yalova

Yalova / Çiftlikköy

.

Edirne’den Kırcaali’ne seramikten köprü

Bulgaristan’dan 1992 yılında ailesiyle birlikte Bursa’ya göç eden, eğitimini burada tamamlayan, yaklaşık dokuz yıldır Edirne’de yaşayan ve seramiğe olan ilgisi de Edirne’de başlayan Aylin Güvenç, 34 yıl aradan sonra memleketine dönerek ilk kişisel seramik sergisini bugün doğum yeri Kırcaali’de sanatseverlerle buluşturacak. “Ekim” adı verilen sergi, bugün saat 18.00’de Kırcaali’deki “Krıg” Sanat Galerisi’nde açılacak. Kırcaali Belediyesi’nin kültür programı kapsamında düzenlenen sergi, Kırcaali Günü’ne ithaf edildi.

Kırcaali’de doğan Güvenç, 1992 yılında ailesiyle birlikte Bursa’ya göç etti. Eğitimini Bursa’da tamamlayan sanatçı, yaklaşık dokuz yıldır Edirne’de yaşıyor. Seramiğe olan ilgisi de Edirne’de başlayan Güvenç, zamanla bu alanda kendine özgü bir sanat dili oluşturdu.

Güvenç’in seramik alanındaki öğretmeni, Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sertifikalandırılmış sanatçı Özlem Özkişi. Sanatçı ve küratör olarak Türkiye ve Bulgaristan’da sergiler düzenleyen Özkişi, 2023 yılında Kırcaali’deki “Krıg” Sanat Galerisi’nde eserlerini sergiledi. Güvenç de aynı yıl ilk kez bir sergide yer alarak çalışmalarını sanatseverlerin beğenisine sundu.

Güvenç, 2024 yılında Edirne’deki Deveci Han’da 16 sanatçıyla birlikte düzenlenen sergide altı eserini sergiledi. Eserlerinden üçü koleksiyonerlere satıldı.

2023 yılından bu yana Aylin Güvenç’in eserleri Türkiye, Bulgaristan, Almanya ve Avusturya’daki özel koleksiyonlarda yer alıyor.

Sanatçının çalışmaları bu yaz ABD merkezli seramik sırları markası Mayco’nun sosyal medya hesaplarında da yer aldı. 1954 yılında ABD’de kurulan marka, Güvenç’in seramik çiçek ve nar çalışmalarını sosyal medya üzerinden tanıttı. Bu eserlerin bir bölümü Kırcaali’deki “Ekim” sergisinde de sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Kırcaali Haber Gazetesi’nde yer alan habere göre sergide özel koleksiyonlardan getirilen eserlerin yanı sıra Güvenç’in Edirne’deki atölyesinde fırından yeni çıkan çalışmalarına da yer verilecek. Bazı eserler ilk kez izleyici karşısına çıkacak.

Toplam 192 eserin yer aldığı sergide “Orpheus’un Liri”, ammonitler, seramik çiçekler ve narların yanı sıra Yunan mitolojisi, Mısır ve Hint tarihinden semboller bulunuyor. Sergide ayrıca Doğu halkları, Orta Çağ Bulgaristan’ı ve Osmanlı dönemine özgü kaftanlardan esinlenen çalışmalar da yer alıyor.

“Ekim” sergisi, 34 yılı aşkın süre sonra memleketine dönen Kırcaalili bir sanatçının kişisel hikâyesi ile Edirne’de başlayan sanat yolculuğunu bir araya getiriyor. Güvenç, seramik çalışmalarında farklı kültürlere ait sembolleri ve tarihsel göndermeleri kendi sanat anlayışıyla buluşturuyor.

Aylin Güvenç’in “Ekim” adlı sergisi, 27 Ekim’e kadar Kırcaali’deki “Krıg” Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.

Fenerbahçeliler Edirne’de buluştu

Edirne Fenerbahçeliler Derneği tarafından 4 Ekim’de Karaağaç’ta düzenlenen Geleneksel Kahvaltı Organizasyonu, Edirne’den ve Trakya’nın farklı bölgelerinden gelen Fenerbahçelileri aynı sofrada buluşturdu.

Edirne Fenerbahçeliler Derneği’nden yapılan açıklamada, “Kahvaltı organizasyonunda; Kırklareli, Silivri, Çorlu, Uzunköprü ve Çerkezköy Fenerbahçeliler Dernekleri ile Batı Trakya Fenerbahçeliler Derneği bizlerle birlikte olarak birlik ve beraberliğimize güç kattı” denildi. Açıklamada şunlara yer verildi:

“4 Ekim Hayvanları Koruma Günü olması nedeniyle organizasyonumuzu aynı zamanda anlamlı bir sosyal sorumluluk çalışmasıyla taçlandırdık.

“Sarı Lacivert Patiler” projemiz kapsamında, etkinliğimize katılan Fenerbahçeli dostlarımızdan imkanları doğrultusunda bir paket kedi veya köpek maması getirerek can dostlarımıza destek olmalarını istedik.

Fenerbahçelilerin gösterdiği duyarlılıkla ve dernek yönetimimizin mama katkılarıyla toplanan mama bağışları, Edirne Belediyesi tarafından yeni hizmete açılan Doğal Yaşam Alanı’na Başkanımız Nedim Mercan ve Etkinlik Sorumlumuz Defne Korun tarafından teslim edilerek can dostlarımıza ulaştırıldı.

Bu anlamlı kampanyaya destek veren tüm Fenerbahçeli dostlarımıza teşekkür ediyoruz.

Ayrıca toplanan mama bağışlarını kabul ederek can dostlarımıza ulaştırılmasına katkı sağlayan Edirne Belediyesi’ne ve Belediye Başkanımız Sayın Filiz Gencan’a teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Etkinliğimizi tebrik mektuplarıyla kutlayan, Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’ ve Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Sayın Mehmet Şekip Mosturoğlu’na teşekkürlerimizi sunarız.

Organizasyonumuza müzikleriyle değer katan TRİO SERENAT ekibine, Güzel anılarımızı ölümsüzleştiren Örs Fotografçılığa, bizleri en güzel şekilde ağırlayan Edirne Yeşil Sera ekibine, ve organizasyonumuzun gerçekleşmesinde emeği, katkısı ve desteği bulunan tüm Fenerbahçeli dostlarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Edirne Fenerbahçeliler Derneği olarak bundan sonraki süreçte de sosyal sorumluluk bilincini güçlendiren ve Edirne’mize değer katan projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz.

Çünkü bizler için Fenerbahçelilik yalnızca bir takımın taraftarı olmak değil; dayanışmak, paylaşmak, iyilik yapmak ve bulunduğumuz topluma değer katmaktır. Sarı lacivert sevdamızla, iyilik ve dayanışma için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”

Saadet’ten emekliler için kanun teklifi!

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Tezcan Karakütük, Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan tarafından TBMM’ye sunulan kanun teklifine dikkat çekerek, en düşük emekli aylığı ile bayram ikramiyelerinin net asgari ücret seviyesine çıkarılması çağrısında bulundu.

Karakütük, TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifinin emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına somut bir çözüm getirdiğini belirtti. Teklif, en düşük emekli aylığının net asgari ücretten az olmamasını, Ramazan ve Kurban Bayramı ikramiyelerinin de net asgari ücret seviyesinde belirlenmesini öngörüyor.

Karakütük, “Saadet Partisi olarak yalnızca emeklimizin sorunlarını dile getirmiyoruz, çözümümüzü de Meclis’e sunuyoruz. Milletvekilimiz Sayın Necmettin Çalışkan’ın kanun teklifi son derece açık: Emekli maaşı asgari ücretten az olamaz, bayram ikramiyesi de asgari ücret seviyesinde olmalıdır.” dedi.

İktidara çağrıda bulunan Karakütük sözlerini şöyle tamamladı:

“Çözüm Meclis’in önündedir. Gelin teklifimizi destekleyin. Yıllarca çalışan, üreten ve prim ödeyen emeklilerimizin insanca yaşayabileceği bir gelir lütuf değil, haktır. Saadet Partisi teklifini vermiştir; şimdi sıra Meclis’tedir.”

İŞTE SAADET PARTİSİ’NİN TEKLİFİ

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR ve GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun EK-19’uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ek ödeme dâhil 12.500 Türk lirasından az olamaz” ibaresi “ek ödeme dâhil yürürlükte bulunan net asgari ücret tutarından az olamaz” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2- 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun EK-18’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “4.000’er TL” ibaresi “net asgari ücret” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2- Bu Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Şükrüpaşa Spor, ikinci deplasmanında

Cemal KUDAY

Gelişim Ligleri U19 kategorisinde sezonun 3. hafta programında yer alan maçlar bugün oynanırken, 2. Grup’ta yer alan Şükrüpaşa Spor, ikinci deplasman karşılaşmasında Büyükçekmece Gücü’ne konuk olacak.

Şükrüpaşa Spor’un yer aldığı U19 Gelişim Ligi 2. Grup’taki tüm maçlar bugün saat 14.00’te başlayacak.  Büyükçekmece Gücü FK Spor A.Ş. – Edirne Şükrüpaşa Spor arasındaki karşılaşma Tepecik Şenol Güneş Stadı’nda oynanacak.

Edirne ekibi 2 karşılaşmada 1 galibiyet, 1 yenilgi ile 3 puanla 10, rakibi ise 2 maçta puansız olarak 14. sırada yer alıyor.

 U19 GELİŞİM LİGİ 3. HAFTA PROGRAMI

07 Ekim 2026 Çarşamba

Gazi Mahallesispor – Başakşehirspor 

Büyükçekmece Gücü FK Spor A.Ş. – Edirne Şükrüpaşa Spor          

Çorlu Spor 1947 – Batı Trakya Türklerispor

Silivrispor -Başakşehir Şamlar Spor Kulübü

Güngören Belediyesi Spor Kulübü – Küçükçekmece Spor    

Alibeyköyspor – Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü

Kırklarelispor – İstanbul Beylikdüzüspor

İfa – Fevzipaşaspor

U19 GELİŞİM LİGİ 2. HAFTA SONUÇLAR

Küçükçekmece Spor 1-2 Gazi Mahallesispor

İstanbul Beylikdüzüspor 0- 0Alibeyköyspor 

Fevzipaşaspor 0-3 Kırklarelispor       

Edirne Şükrüpaşa Spor 0-3 Silivrispor

Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş. 0-1 İfa   

Başakşehirspor            3-2 Batı Trakya Türklerispor

Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü 0-1 Güngören Belediyesi Spor Kulübü

Başakşehir Şamlar Spor Kulübü         0-2 Çorlu Spor 1947

YENİ PARTİ’DE ESKİ TAS, ESKİ HAMAM” OLMAMALI…

YENİ PARTİ’de tüm ülkede İlçe Yönetimleri tüm üyelerin katılımı ve oyları ile belirlendi. Şimdi gözler yapılacak İl kongrelerinde… Bu defa tüm il genelindeki üyeler oy kullanarak İl Başkan ve yönetimlerini belirleyecek; daha sonra il Delegeleri bu kararı onaylamak için toplanacak. Çünkü Siyasi Partiler Yasası delegenin iradesini zorunlu kılıyor…

***

Bu şekilde seçilecek İl Başkanı elbette Belediye Başkanları’nın keyfine ve takdirine göre seçilmekten büyük ölçüde arındırılmış olacak… Büyük ölçüde diyorum ama hala bu konuda örgütün direksiyonunu elinde tutmak isteyecek Belediye Başkanlarının varlığını da hissediyorum. Nitekim Edirne siyasetini yakından izleyenlerin görüşüne göre Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın bu yöndeki tavırları tepki görüyor…

***

Biraz alışılmışın ötesinde “Tepeden inme” de olsa Edirne’de Belediye Başkan Adayı olarak gösterilen ve seçilen GENCAN’ın çalışmalarını elbette benim yakından izleme imkanım yok… Zaman zaman görüştüğümüz Edirneli dostlardan, yerel basından edindiğim izlenime göre Edirneliler Başkandan oldukça memnunlar. Yeni Parti’de siyasete devam kararı, Vali ile uyumlu çalışması, basını iyi kullanması, geçmiş dönemin yarattığı mafyatik kaygı ve ortamlardan uzak görünmesi olumlu bulunuyor… Edirne için ne gibi projeler üretip, uyguluyor; bu konuda ahkam kesmek bana düşmez. Önündeki 3 yılı verimli kullanır Edirne’de fark yaratırsa tekrar seçilmesi hiç kimseyi şaşırtmaz…

***

Yani demem odur ki Sn. GENCAN’ın tekrar seçilme kaygısı olmamalıdır. O nedenle bu parti içi seçim sürecinde olabildiğince tarafsız davranarak örgütteki eski pazarlık ve güdümlü örgüt özentileri travmalarını yaşatmamalıdır. Ne var ki bu aşamada Enez’e kadar gelen duyumlar bu yönde değildir. Sayın Gencan’ın mevcut İl Başkanı’nı desteklediği ve özellikle Belediye işçisi olan parti üyelerini bu yönde etkilediği söylentileri yalanlanmaya muhtaçtır. Şimdiki İl Başkanın olası yenilgisi GENCAN’ı yıpratır.

**

Daha önce de yazmıştım; Parti içi geçimsizliklerin en önemli nedenlerinden biri, Belediye Başkanları’nın örgütün direksiyonunu elinde bulundurma hevesidir. O nedenle Belediye kazanımlı yerlerde uydu ve kişiliksiz yönetimler oluşur. Ya da İl Başkanlığı Milletvekilliğine bir sıçrama tahtası olarak görülür. Bence İl başkanları artık başka makama aday olmayacağına dair taahhüt veren eski milletvekili, eski belediye Başkanı, eski İl başkanı gibi DENENMİŞ ve DENEYİMLİ kişiler arasından seçilmeli ya da hatta atanmalıdır.

“Pazarlık usulü” ile İl başkanı olunmaz. İl Başkanı ildeki tüm örgüte, Belediyelere parti içi kurallar içerisinde yön verebilecek bir kişilik olmalıdır. Seçime beş kala istifa edip “Ben aday olmaya gidiyorum” dememelidir. Yani hele önümüzdeki seçimlere yaklaşırken İl Başkan ve yönetimleri Belediye başkanlarından daha önemli bir yerde olmalıdır.

Yoksa gerisi “Eski tas, eski hamam”dır.

TMO ortada yok!

Türkiye’nin çeltik üretiminin yüzde 43’ünün karşılandığı Edirne’de, hasadın sonuna yaklaşılırken çeltik üreticisi de gözünü Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) çevirdi. Ofisten maliyeti karşılamak amacıyla fiyat açıklanmasını bekleyen çeltik üreticisi, serbest piyasadaki güncel fiyatlarla zarar ettiklerini belirtiyor.

1 KG ÇELTİĞİN MALİYETİ 47 LİRA’

Edirne’nin İpsala ilçesinde çeltik üreticisi Dr. Aybars Şimşek, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Çeltik hasadının sonuna doğru ilerlerken çiftçimiz hâlâ bekliyor. TMO’nun açıklayacağı fiyatı bekliyor, TMO’nun alıma başlamasını bekliyor. Bu durum sadece İpsala ve Edirne’de değil, Bafra’da da yüzlerce çeltik üreticisi traktörlerle seslerini duyurmaya çalıştı. Harmanın sonuna geldik, TMO ortada yok. İpsala’da bugün bir kilogram çeltiğin maliyeti yaklaşık 47 lira. Buna yüzde 15 kâr eklediğimizde 53-54 liralara tekabül ediyor.”

‘ÜRETİCİ ALIN TERİNİN KARŞILĞI FİYATI BEKLİYOR’

Dr. Şimşek, üreticinin emeğini karşılayacak bir fiyat açıklaması yönünde TMO’ya çağrıda bulunarak, şunları söyledi:

“Maalesef şu an çeltik üreticisi, topraktan malını çıkardıktan sonra bu fiyatların çok altında, Türk lirası üzerinden satmaya zorlanıyor. Çünkü her çeltik üreticisi bekleyemiyor. Herkes depolayamıyor. Hatta çoğu üretici, malını kuruttuktan hemen sonra satıyor. Türk çiftçisi, çeltik üreticisi bekleyemiyor. Bu yüzden TMO’ya çağrımız açık ve nettir. Çeltik üreticisi bir ayrıcalık beklemiyor. Çeltik üreticisi emeğinin, alın terinin karşılığını, yani doğru fiyatı acil olarak bekliyor.”

‘Taleplerimiz lütuf değil; anayasal hak’

Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, 5 Ekimleri bir kutlama gününe dönüştürünceye dek eğitim emekçilerinin haklarını kararlılıkla savunmaya devam edeceklerini söyledi.

Eğitim-İş Şube Başkanı Zobar, “Dünya Öğretmenler Günü’nde eğitim emekçilerinin hak mücadelesi sürüyor!” başlıklı açıklamasında, 5 Ekim’in 1966’da UNESCO ve ILO tarafından kabul edilen “Öğretmenlerin Statü Tavsiyesi” ile öğretmenlerin toplumsal statüsünü, insanca çalışma koşullarını, sendikal haklarını ve meslekli özerkliğini uluslararası güvence altına alan tarihi bir gün olduğunu altını çizerek şunları söyledi:

“Türkiye de bu evrensel belgeyi imzalamış, ancak aradan geçen on yıllar boyunca belgedeki taahhütlerin neredeyse hiçbiri yerine getirilmemiştir. Bu nedenle 5 Ekim, ülkemizde bir kutlama günü değil; hak gasplarına, değersizleştirmeye ve yoksullaşmaya karşı hak arama ve mücadele günüdür.

Sözleşmeyle güvence altına alınan ilk şey insan onuruna yaraşır çalışma ve yaşam koşullarıyken bugün Türkiye’de öğretmenlerin payına düşen; itibarsızlık, yoksulluk ve can güvenliği kaygısıyla sürdürülen bir meslek hayatıdır.

OECD’nin Education at a Glance 2026 raporuna göre öğretmen maaşları, mesleğe başlama ve deneyim arttıkça artış göstermektedir. Ancak Türkiye’de öğretmen maaşları kâğıt üzerinde artış gösterse de enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında her geçen yıl daha da erimektedir. Türkiye’de bir öğretmenin alım gücü OECD ortalamasının altında kalmış, eğitim emekçileri yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi vermeye itilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenin çalışma ve yaşam koşullarını kuşatan sorunları çözmek; okulların temizlik ve güvenlik açığını gidermek; bir okul gününü aç geçiren çocukların karnını doyurmak yerine, yayımladığı genelgeyle öğretmenler üzerindeki baskıyı artırmıştır. “Toplumsal hassasiyet” gibi sınırları belirsiz, hukuksuz kavramların arkasına sığınılarak önlük ve kıyafet dayatmasıyla; özellikle kadın öğretmenlerimizin yaşam tarzı hedef alınmaktadır.

Öğretmenin itibarı önlükle sağlanamaz. Bizim saygınlığımız; aydınlanmacı kimliğimizden, bilgi birikimimizden ve hayatına dokunduğumuz çocuklardan gelir.

Liyakatsizliğin, adaletsizliğin ve ideolojik kadrolaşmanın temel yönetim biçimi haline geldiği, öğretmenin itibarsızlaştırıldığı eğitim ortamında okullarımızdaki şiddet tırmanmış, eğitim emekçilerinin ve çocuklarımızın can güvenliği kalmamıştır. Bir öğretmen sınıfa can güvenliği kaygısıyla giriyor, her an bir genelgeyle sürgün edilme korkusuyla, soruşturma tehdidiyle yaşıyorsa; orada ne eğitimin niteliğinden ne de öğretmenin saygınlığından bahsedilebilir.

Genelgelerle hukuk yaratılamaz, öğretmen talimatla yönetilemez!

Bizler, Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık yarınları emanet ettiği, boyun eğmeyen, el açmayan eğitim emekçileriyiz. Taleplerimiz bir lütuf değil; anayasal hakkımız ve Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmenin gereğidir:

Öğretmenler yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edilemez; insan onuruna yaraşır çalışma ve yaşam koşulları derhal sağlanmalıdır.

Sözleşmeli ve ücretli gibi güvencesiz çalışma koşullarına son verilmeli, tüm eğitim emekçileri güvenceli statüye geçirilmelidir.

Üst mevzuata ve hukuka aykırı kılık-kıyafet dayatmalarından vazgeçilmeli; öğretmenin meslekli özerkliğine saygı duyulmalıdır.

Piyasacı ve gerici kuşatmaya karşı laik, bilimsel, çağdaş, kamusal, parasız ve karma eğitim ilkeleri tavizsiz uygulanmalıdır.

Okulları kuşatan şiddet ortamına karşı, ‘Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim’ tedbirleri eksiksiz ve acil olarak hayata geçirilmelidir.

Eğitim-İş olarak, 5 Ekimleri bir kutlama gününe dönüştürünceye dek eğitim emekçilerinin haklarını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.”