Instagram Gizli Hesap Görme Rehberi – Postegro Kullanımı

Instagram’da gizli hesapları görüntülemek artık çok kolay!Instagram gizli hesap görme işlemlerinde uzman olan Postegro platformu, kullanıcılarına ücretsiz ve güvenli erişim imkanı sunmaktadır.

Postegro Nasıl Çalışır

Postegro, Instagram’ın gizlilik ayarlarını aşan özel algoritmalar kullanarak gizli hesapların içeriklerini görüntüleme imkanı sağlar. Platform, Instagram’ın güvenlik sistemlerini bypass ederek, özel profillere erişim açar.

Sistem, Instagram’ın sürekli değişen güvenlik önlemlerine karşı otomatik olarak güncellenir. Bu sayede her zaman çalışır durumda kalır ve kullanıcılar kesintisiz hizmet alır. Postegro’nun gizli hesap görme teknolojisi, sektördeki en gelişmiş sistemlerden biridir.

Adım Adım Kullanım Kılavuzu

Postegro kullanmak son derece basittir. İlk olarak my.phostegro.com adresini ziyaret edin. Ana sayfada gördüğünüz arama kutusuna, görüntülemek istediğiniz gizli hesabın kullanıcı adını yazın. Kullanıcı adını @ işareti olmadan girin.

Arama butonuna tıkladıktan sonra, sistem otomatik olarak hesabı analiz etmeye başlar. Bu işlem genellikle 10-30 saniye sürer. İşlem tamamlandığında, gizli hesabın tüm fotoğrafları, videoları ve hikayeleri görüntülenecektir.

Postegro’nun Avantajları

Postegro tamamen ücretsizdir ve kayıt gerektirmez. Herhangi bir kişisel bilgi paylaşmanıza gerek yoktur. Platform, mobil cihazlarda da mükemmel çalışır, bu sayede istediğiniz yerden gizli hesaplara erişim sağlayabilirsiniz.

Sistem 7/24 aktiftir ve kesintisiz hizmet verir. Instagram tarafından tespit edilmesi mümkün olmayan gelişmiş gizleme teknikleri kullanır. Tüm işlemler anonim olarak gerçekleştirilir ve kullanıcı güvenliği en üst düzeyde tutulur.

Güvenlik ve Gizlilik

Postegro, gizli hesap görme ve gizli instagram hesabı görme konularında kullanıcı güvenliğini ön planda tutar. Platform üzerinde yapılan tüm aramalar SSL şifreleme ile korunur. Hiçbir kullanıcı verisi saklanmaz ve log tutulmaz.

Instagram hesabınızın güvenliği konusunda endişelenmenize gerek yoktur. Postegro, hedef hesaba erişirken sizin Instagram hesabınızı kullanmaz. Tamamen bağımsız çalışır ve hesabınıza zarar vermez.

my.phostegro.com adresinden hemen Postegro’yu deneyin ve Instagram’daki gizli hesapları keşfedin!

Bakandan kuraklıkla mücadeleye ‘Kurtuluş Savaşı’ benzetmesi!

Olgay GÜLER
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, özellikle son yıllarda artan kuraklığın kaynağı küresel iklim değişikliğinin büyük risk oluşturduğunu belirterek, Edirneli çiftçinin çektiği su sıkıntısına rağmen üretim azmini Kurtuluş Savaşı’na benzetti.

Bakan Yumaklı, Türkiye’nin çeltik üretiminin yüzde 40’ını yapan Edirne’de, en çok çeltiğin üretildiği İpsala ilçesinde hasat etkinliğine katıldı. İlçede bugün başlayan İpsala Çeltik Festivali ve Tarım Fuarı’na katılarak üreticilerle buluşan Bakan Yumaklı’ya, Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, İpsala Belediye Başkanı Mehmet Kerman, AK Parti İl Başkanı Belgin İba, kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütü temsilcileriyle vatandaşlar eşlik etti.


‘EN ÖNEMLİ RİSKLERDEN BİRİSİ KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ’
Buradaki programda konuşan Bakan Yumaklı, tarım ve orman sektörünün dünyadaki stratejik konumunu güçlendirerek arttırdığını söyledi. Bakan Yumaklı, “Bu sadece basit bir cümle değil. Gıda konusu artık ülkelerin güvenlik konusunda ilk üçe giren başlıklarından bir tanesi. Ama çok önemli sınamalarla karşı karşıyayız. Özellikle de dış etkilere açık tarımsal üretim, küresel iklim değişikliğinin de etkisiyle çok ciddi bir şekilde tarımı da etkilemeye başladı. Biz en önemli risklerden bir tanesini de küresel iklim değişikliği olarak görüyoruz. Bu sene hepiniz takip ettiniz. Bir yandan orman yangınlarıyla mücadele ederken, diğer taraftan da şehirlerin gerek sulama suyu, gerekse içme suyu problemleriyle mücadele ettik. Tarımsal üretimi 2024 yılı içerisinde suyu merkeze alan bir üretim planlamasıyla, başka bir boyuta geçirmiştik. Bunun etkilerini, bunun sonuçlarını inşallah önümüzdeki dönemde çok net bir şekilde görmeye devam edeceğiz. Çünkü artık elimizdeki su kaynağı başta olmak üzere bütün kaynaklarımızı gözeterek hangi ürünün nerede, hangi ürün deseninde üretileceği konusu bizim birinci önceliğimiz. Biz derken bakanlık olarak kendimizden bahsetmiyorum. Burada hem valimiz, vekilimiz, başkanlarımız bahsetti. Edirne hakikaten bir Kurtuluş Savaşı verdi, özellikle İpsala bu çeltik ve su problemiyle ilgili ama bir oldu, beraber oldu. Sorunlarını doğru tespit etti. Çözümünü de doğru tespit etti ve hep birlikte bir yürek olarak bu sorunu çözdük. İşte önümüzdeki dönemde de bizim için büyük problem olma adayı olan iklim değişikliğinin getireceği her türlü problemi de aynı bu şekilde burada olduğu gibi bütün Türkiye’de de çözmek durumundayız” dedi.


‘RİSKLERİ BERABER YÖNETECEĞİZ’
Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 2026-2028 dönemini kapsayan orta vadeli programa değinen Bakan Yumaklı, “Bu planda tarım, orman ve su sektörüne ayrı bir başlık açıldı. Özellikle gıda arz güvenliğimize destek olacak, enflasyonla mücadeleyi de ön plana alan, sektörün altyapısını güçlendirerek yeni normal dediğiniz risklere karşı dayanıklılığımızı arttıracak çok önemli adımlar yer alıyor. İnşallah hep birlikte önümüzdeki üç yılda bu planın hayata geçirilmesi için var gücümüzle çalışacağız. Bu sayede biraz önce söylediğim detaylarını hepimizin sadece dinleyerek değil yaşayarak gördüğü riskleri de birlikte yöneteceğiz inşallah. Tabii bizler de bakanlık olarak Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz. Bu hedeflerimizin en önemlisi de bir cümleyle ifade edecek olursak; güçlü Türkiye’nin yolunun, güçlü tarımdan geçtiğinden hareketle sektörümüzü daha güçlü daha dayanıklı hale getiriyor olmak” diye konuştu.


SON 23 YILDA EDİRNE’YE 104 MİLYAR LİRA DESTEK
Bakan Yumaklı, son 23 yılda Edirne’ye bütün destekler, yatırımlar, tarım, orman ve su sektörüne ait yaklaşık 104 milyar lira tutar aktarıldığını söyleyerek, “Su ve sulama alanında 237 tesis hizmete alındı. Bununla beraber 606 bin dekarlık arazi de artık suyla kavuşmuş durumda. Bütün bu sulamaya açılan arazilerin yıllık Edirne ekonomisine katkısı da 6.2 milyar liranın üzerinde. Yetiştiricilerimizin özellikle ekonomik hayvancılık yapabilmesi konusunu da unutmadık. Burada 235 bin dekar alanda mera ıslah çalışmaları yapıldı. Bunlara da devam edeceğiz inşallah. Tarımsal üretim alanlarının korunması amacıyla 713 bin dekarlık alana sahip 7 ovamızı da topraklarımızı koruma adına güvenceye almış olduk. Bakanlık olarak verdiğimiz destekler var. Yaptığımız yatırımlar var. Peki sonuçları ne oldu? Bitkisel üretimde yüzde 41 artış var. Küçükbaş hayvan varlığımızda yüzde 109 artış var. Büyükbaş hayvan varlığımız hakeza potansiyelini korumaya devam ediyor. Arılı kovan yüzde 57 arttı. Su ürünlerindeki üretim miktarımız yüzde 92 arttı. Bu sayede ilimizin tarımsal hasılasını 24 kat artışla 19 milyara çıkarmış durumdayız. Tabii ben bunu bahsederken hep birlikte olduğunun tekrar altını çizeyim. Yani bu başarı, gelinen bu nokta buradaki üreticilerimizin, Edirne’deki bilinçli, ne yaptığını bilen hakikaten ulaşmak istediği hedefe ulaşmak için gece gündüz gayret sarf eden siz üreticilerimizin onu da hakkınızı teslim etmek istiyorum” şeklinde konuştu.


‘ÇELTİKTE YAKLAŞIK 1 MİLYON TON REKOLTE BEKLİYORUZ’
Çeltiğin, hem küresel hem de ulusal alanda stratejik bir ürün olduğunu da vurgulayan Bakan Yumaklı, “Çeltik üretimi konusu bambaşka bir konu. Çünkü bizim kültürümüzde de çok önemli bir besin kaynağı ama dünyanın yarısından fazlasının da temel besin kaynağı. Sadece sofraların bir ürünü değil aynı zamanda binlerce üreticinin de gelir kaynağı. Bu nedenle hem küresel hem de ulusal alanda önemli bir stratejik konuma sahip. Küresel iklim değişikliğinin artan girdi maliyetlerinin zorluklarına rağmen, çeltik üretiminde dünya standartlarının üzerinde bir başarıya imza atıyoruz. Bunu da söylemem gerek. Son 23 yılda çeltikte, ekiliş alanlarımız 2.1 bir kat arttı. Üretim miktarımız 2.8 kat arttı. Verim de 1.3 kat arttı. Yani 2002’de 360 bin tondu çeltik üretimimiz, bugün 1 milyon tonların üzerine çıkmak için zorluyor. Bu gurur verici başarıda emeği olan azmi ve yenilikçi tarım politikalarını uygulayan bütün paydaşlara canı gönülden teşekkür ediyorum. 2025 yılı için rekolte beklentimiz de yine yaklaşık 1 milyon ton civarında, 988 bin ton gibi bir rekolte bekliyoruz. Halkımızın pirinç ihtiyacının yüzde 72’sini biz kendi topraklarımızda üretiyoruz. Gıda güvenliğimize önemli bir katkıyı buradan sağlıyoruz. Biraz önce değerli vekilim söyledi. Türkiye’deki çeltik üretiminin yüzde 40’ı Edirne’de sağlanıyor. Bu da son derece önemli. Demek ki sürdürülebilirlik açısından da bizim çok daha farklı gelişmeleri de burada uygulayabileceğimiz anlamına geliyor. 2024 yılında Edirne’de 486 bin dekarlık alanda bir ekim yapılmıştı. Türkiye ortalamasının üzerinde de 391 bin tonla önemli bir ürün elde edilmiş oldu” ifadelerini kullandı.


‘FARKLI ÜRÜN DESENLERİYLE MÜNAVEBELİ EKİM GEREKİYOR’
Tarımsal üretimde su yönetiminin hayati öneme sahip olduğuna dikkat çeken Yumaklı, “Tarımsal üretimin planlamasında yalnızca verimliliğin değil aynı zamanda su yönetimi odaklı yapılmasının da önemi hayati. Bu bağlamda ürün desenlerinin yeniden şekillendirilmesi konusunu değerli valimiz söyledi. Su tüketimi daha düşük alternatiflerin devreye alınması ve sulama verimliliği tekniklerinin uygulanması bundan sonra da bizim için hayati önemi de olacak. Birkaç örnek vermek istiyorum. Bunu üreticilerimiz elbette bizden çok daha iyi biliyorlar ama çeltik ekim alanlarının sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla ve su kullanımının dengelenmesini sağlamak amacıyla buğday ve arpayla silajlık mısır-dane mısır, buğday ve arpayla yine ayçiçeği silajlık mısır-dane mısır gibi münavebe desenlerine yönlenmemiz gerekiyor. Şimdi peki ben neden bu kadar detayı buradan söylüyorum? Emin olun bizi şartlar zorlamadan eğer biz bunlara hazır olursak hem olumsuz etkiyi azaltır, hem de verimliliği en baştan itibaren garantilemiş oluruz” dedi.
‘TMO ÇELTİKLE İLGİLİ HAZIRLIKLARINI TAMAMLADI’
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) önceki yıllarda olduğu gibi bu yılda da 2025 dönemi çeltik alımına ilişkin depolama, personel ve finansman hazırlıklarını tamamladığını dile getiren Yumaklı, “Hasat ve piyasaları yakından takip etmeye başladık. Hemen bir parantez açayım. Hububatla alakalı alımlarda bu zamana kadar yaklaşık 50.7 milyardı yanılmıyorsam tutarı Edirneli çiftçilerimize ödedik. Geri kalanını da ödemeye devam ediyoruz. İhtiyaç olması durumunda yine çeltik piyasasını takip edecek Toprak Mahsulleri Ofisi ve hem üreticilerimizi, hem de piyasayı dikkatle takip ederek gerekli tüm politikaları uygulamaya devam edecek. Bundan önceki dönemlerde olduğu gibi” diye konuştu.
‘TARIM BİTTİ YÖNÜNDEKİ SÖYLEMLER KIRMIZI ÇİZGİM’
Güçlü Türkiye’nin yolunun güçlü tarımdan geçtiğini söyleyen Yumaklı, “Tarım sektörü hiçbir zaman için modası geçmeyecek, insanlık tarihiyle birlikte var olmuş insanlık tarihiyle beraber var olacak bir sektördür. Önemli bir sektördür. Dolayısıyla bütün verilerimizi, bütün sonuçlarımızı daha ileriye götürmek zorundayız. Tarım konusunda herkesin bir şekilde fikir beyan etmesini artık normal karşılıyoruz. Ama bir kırmızı çizgimiz var; onu da buradan belirtmek istiyorum. Her türlü şarta, her türlü zorluğa, her türlü olumsuzluğa rağmen, üretimden asla vazgeçmeyen ve bu ülkenin insanının gıdasının garantisi, bu ülkenin ekonomisinin en önemli kalemlerinden birinin hamisi olan üreticilerimize, ‘Artık bu konu ülkemizde bilinçsiz bir şekilde yapılıyor, tarım bitti, bizden artık hiçbir şey olmaz’ diyenlerin haksızlığı benim için kırmızı çizgi. Çünkü ben bunu, üreticilerimize saygısızlık olarak görüyorum. Bunu da buradan tekrar ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.


AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da, Edirne’nin Türkiye’de üretilen pirinci yüzde 40’ını üreterek sofralara bereket kattığını söyledi. Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne’nin tarımı seven bir şehir olduğuna dikkat çekerek, “Bizim hedefimiz şu anda çeltik üretiminde Türkiye’de ilk sıradayız ve bu çeltik üretimini sürdürülebilir bir halde devam ettirmek. Diğer taraftan da alternatif ürünler neler olabilir? Onlarla ilgili çalışmalarımızı da yaptık ve inşallah onları da sizlere arz edeceğiz. Edirne’mizin tarımla ve hayvancılıkla Türkiye’nin en öncü ve projeleriyle en özgü illerinden bir tanesi olması için bütün arkadaşlarımızla beraber inşallah çalışmalarımızı devam ettireceğiz” dedi.
Konuşmaların ardından Bakan Yumaklı ve beraberindeki heyet fuar alanını gezip, çeltik hasadına katıldı.

TEM’de feci kaza: 1 ölü

Olgay GÜLER

Edirne’de kontrolden çıkarak üst geçidin ayağına çarpıp şarampole sürüklenen otomobilin sürücüsü Vilayet Araz, hayatını kaybetti.
Kaza, sabah saatlerinde TEM Otoyolu’nun Söğütlüdere mevkisinde meydana geldi. Vilayet Aras’ın kullandığı 06 JUP 40 plakalı otomobil, kontrolden çıkarak üst geçidin ayağına çarpıp, yaklaşık 15 metre şarampole sürüklenip, ağaca çarptı. Kazayı görenlerin ihbarıyla bölgeye jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde Araz’ın hayatını kaybettiği belirlendi.

Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından Araz’ın cansız bedeni Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna kaldırıldı.


Araz’ın torununun doğum gününe katılmak üzere kızı ve damadının yanına geldiği öğrenildi. Jandarmanın kazayla ilgili inceleme başlattı.

Belediyeden Dünya İlk Yardım Günü’ne özel video

Edirne Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne bağlı Sağlık İşleri Birimi, 13 Eylül Dünya İlk Yardım Günü kapsamında, ilk yardımın önemini ve doğru uygulama yöntemlerini anlatan bir bilgilendirme videosu hazırladı.

Screenshot

Vatandaşların bilinçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen çalışmada konuşan İlk Yardım Eğitmeni Hemşire İnci Özer, 13 Eylül’ün her yıl Dünya İlk Yardım Günü olarak kutlandığını belirtti. İlk yardımın, profesyonel tıbbi yardım gelene kadar hasta veya yaralıya uygulanan hayat kurtarıcı müdahaleler olduğunu vurgulayarak boğulmanın saniyeler içinde ölümle sonuçlanabilecek acil bir durum olduğuna dikkat çekti. Soluk borusunun tamamen tıkanmasının geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabileceğini, karın manevrası ve göğüs basısının doğru uygulandığında bu tehlikeyi ortadan kaldırdığını söyledi. Her an bir hayat kurtarmaya hazır olmak için ilk yardım bilgisinin lüks değil, bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Screenshot

Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan ise yaptığı değerlendirmede, ilk yardım bilgisinin hayatın her anında karşılaşılabilecek kritik bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. Başkan Gencan, “İlk yardım yalnızca sağlık çalışanlarının değil, hemşehrilerimizin öğrenmesi gereken temel bir beceridir. Çünkü hepimiz bir gün, hiç ummadığımız bir anda bir yakınımızın, bir komşumuzun ya da sokakta tanımadığımız birinin hayatını kurtaracak müdahaleyi yapmak durumunda kalabiliriz. Bu bilgiye sahip olmak, sorumluluk sahibi her vatandaş için hayati bir görevdir. Belediye olarak biz de hemşehrilerimizin bu konuda bilinçlenmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çocuklarımızdan gençlerimize, yetişkinlerden yaşlılarımıza kadar herkesin temel ilk yardım bilgisine ulaşabilmesini arzu ediyoruz. Bugün atılan küçük bir adım, yarın büyük bir fark yaratabilir. Hazırlanan bu video çalışmasının Edirneliler için yol gösterici olacağına ve farkındalığı artıracağına inanıyorum. İlk yardım bilgisi, bir gün sevdiklerimizin hayatını kurtarmamıza vesile olabilir” ifadelerini kullandı.

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Video-2025-09-12-at-12.33.18.mp4

Rüyada Cam Silmek Ne Anlama Gelir? Temizlik, Arınma ve Hayatın Yeniden Düzenlenmesi


Rüyada cam silmek, hayatını düzene sokmaya çalışan kişilerin bilinçaltında beliren önemli sembollerden biridir. Rüya alimlerine göre cam temizlemek; kişinin içsel dünyasında yaşadığı sıkıntıları, ruhsal kirlenmeleri ve maddi zorlukları temizleme arzusunu temsil eder. Başkasının evinde kirli camları temizlemekten, kendi evinin camını silmeye kadar her detay, ayrı bir mesaj taşır. Peki bu rüya ne anlatıyor? İşte en yaygın yorumlar ve anlamları…


Rüyada Cam Silmek Ne Anlatır?

Rüyada cam silmek, rüya sahibinin iç huzura kavuşma çabası içinde olduğuna ve yaşamındaki tüm olumsuzlukları geride bırakmak istediğine işaret eder. Bu rüya aynı zamanda kişinin gelecekte kendi işini kuracağı, başarılı olacağı ve kazancını artıracağı bir sürecin başlangıcını simgeler. Özellikle kişisel temizlik ve düzen sembolü olarak kabul edilen cam silme eylemi, kişinin maddi ve manevi sorunlarını çözerek yeniden ayağa kalkacağına delalet eder. Bu tür rüyaların benzer anlamlarını rüya tabirleri üzerinden detaylı şekilde incelemek mümkündür.


Yüksek Katlarda Kirli Cam Silmek Ne Anlama Gelir?

Rüyada başkasının evinde, özellikle yüksek bir yerde kirli camları temizlediğini görmek; rüya sahibinin zorlu ama kazançlı bir sürece gireceğine işaret eder. Bu rüya, sadece kendisi için değil, ailesi ve çevresindeki insanlar için de hayırlı sonuçlar doğuracak gelişmelere işarettir. Aynı zamanda müjdeli bir haberin geleceği, bu haberin tüm aileyi sevince boğacağı ve kişinin çevresine yardımda bulunacağı da bu sembolle anlatılır. Zor görünen işlerin üstesinden gelerek büyük fırsatları yakalamak da bu rüyanın diğer güçlü mesajlarındandır. Daha fazla benzer yorum için rüya tabirleri sözlüğü bölümüne başvurabilirsiniz.


Pencere Temizlemek ve Kendi Evinde Cam Silmek

Rüyada pencere silmek, kişinin geçmişte yardım ettiği birinden beklenmedik bir destek alacağına işaret eder. Bu destek maddi olabileceği gibi, manevi anlamda da güçlü bir dostluğu temsil edebilir. Haneye bolluk ve bereketin girmesi, iş hayatında tanınır bir kişi haline gelinmesi de bu rüyanın olumlu anlamları arasındadır.

Kendi evinin camlarını silmek ise, doğrudan aile içi huzura işaret eder. Rüya sahibi yakın zamanda ailesiyle daha sağlıklı, huzurlu ve düzenli bir yaşam sürdürecek; eski sorunlardan tamamen kurtulacaktır. Ancak bazı yorumcular bu rüyayı, kişinin yoğun çalışma temposu nedeniyle sağlığını ihmal etmesi olarak da yorumlamaktadır. Bu nedenle bedensel dinlenmeye ve zihinsel rahatlamaya daha fazla zaman ayırmak gerektiği söylenebilir.


Cam Temizlemek ve Cam Kapı Silmek Üzerine Yorumlar

Rüyada cam temizlemek, rüya sahibinin çevresindeki bazı insanlarla yaşanacak geçici kırgınlıkları ve küskünlükleri simgeler. Bu dargınlıklar, aile büyüklerinin ya da araya giren dostların yardımıyla sona erecek ve ilişkiler eski haline dönecektir. Bu rüya aynı zamanda maddi refaha ulaşmak, mülk sahibi olmak ve iş hayatında önemli adımlar atmak anlamına da gelir.

Cam kapı silmek ise hem geçmişle hesaplaşmak hem de gelecek planlarını netleştirmek anlamına gelir. Rüyayı gören kişinin bazı hedeflerine kısa süre içerisinde ulaşacağı, bu hedeflere ulaşırken karşılaşacağı engellerin ise mücadeleyle aşılacağı yorumu yapılır. Aynı zamanda borçlardan kurtulmak, aileyle birlikte maddi sıkıntılardan uzak bir yaşam sürmek bu rüyanın işaret ettiği gelişmeler arasında yer alır.


Rüyada Cam Sildiğini Görebileceğiniz Diğer Detaylar

Rüyada cam silen birini görmek, rüya sahibinin ruhsal olarak bir çöküntü yaşadığını ve bu durumdan kurtulmak için ciddi bir çaba sarf etmesi gerektiğini gösterir. Bu rüya, uyarı niteliği taşır. Ancak aynı zamanda kişinin kendi çabasıyla bu zor dönemden çıkabileceğini, yeniden iç huzuruna kavuşacağını da gösterir. İstek ve azim, bu rüyanın anahtar temaları arasındadır.

Bir kadının cam sildiğini görmek ise, rüya sahibinin hayatında hayırlı gelişmeler olacağına, evlilik, çocuk gibi önemli adımlar atacağına delalet eder. Kişinin yufka yürekli oluşu ve çevresine yaptığı yardımlar, hayatına iyilik ve bereket olarak geri dönecektir. Rüya sahibinin yaptığı iyilikler karşılıksız kalmayacak, çevresinden büyük dualar alacaktır.

Edirne’nin uyuşturucuyla sınavı


Okulların açıldığı bu günlerinde okul idareleri, öğrenci velileri, emniyet güçleri, yerel yönetimler. Valilik ve Kaymakamlıkların çok önem vermeleri gereken önemli bir sorun var. Atık su analizlerine göre 2020-2021 yıllarında uyuşturucu kullanımı konusunda alınan sonuçlar; tahmin ve öngörülere ters köşe yaptıran türden.
Eroin, Ecstasy, Metamfetamin, kokain kullanımnda, Anadolu’nun görece muhafazakar diye tanımlanan kentlerindeki oranlarının yüksekliği şaşkınlık yarattı. Analiz sonuçlarına göre; Edirne de bu ürkütücü tabloda yer alan illerden biri. Eroin kullanımında; Isparta ve Denizli’nin başı çektiği istatistiklerde Edirne üçüncü sırada yer alıyor. Ecstasy kullanımında Karaman, metamfetamin kullanımında Aydın, esrar kullanımında ise Adıyaman (kişi başı 13,287 miligramla) bütün büyük şehirlerin önünde yer alıyor.


EDİRNE SIRALAMADA ÜÇÜNCÜ, ADLİ VAKALARDA YOK
Kanalizasyon analizine göre 2021 yılında eroinde ilk üç sırada Isparta, Denizli ve Edirne yer aldı. Isparta, adli istatistiklerde de yetişkin nüfusta uyuşturucu kullanım suçlarında ilk beş il arasında yer aldı. Transit yoğunluğun olduğu Edirne dışında, Isparta ve Denizli narkotik vakalarda da ilk sıralarda yer alıyor.
NARKOTİK SUÇLARDA AYDIN BİRİNCİ
Metamfetamin kullanımında ise eroin kullanımı birincisi Aydın yine ilk sırada yer aldı. Aydın, uyuşturucu kullanım suçları bakımından da 2020 yılında yetişkin nüfusta 100 binde 58 hükümlüyle ilk sıradaydı. Atık su analizinde Ege’den Uşak ve Denizli de ilk 10 il arasında. Polis kayıtlarında metamfetamin kaçakçılığı ile dikkat çeken Gaziantep, tüketimde de beşinci sırada.
Kabaca ilk üç ildeki, bin miligramın üzerindeki metanfetamin tüketimi, Avrupa şehirlerinde 2021 yılı için 200 miligramın üzerindeki Riga, Antwerp ve Dresden gibi şehirlerle boy ölçülebilecek değere yaklaşıyor. Giderek kabusa dönüşen metamfetaminde alarm zilleri çalıyor. İlk üçte yer alan Aydın, Uşak ve Bursa; Avrupa’da ilk sıralarda yer alan Ostrava, Brno ve Prag gibi Çek şehirlerine yaklaşıyor.
TÜRKİYEDE UYUŞTURUCU KULLANIM ORANI
Esrar kullanımında yaşam boyu yaygınlığın yetişkinlerin yaklaşık %22 si olduğu, bu oranın yaklaşık 74 milyon kişiye karşılık geldiği tahmin ediliyor. Bu oranlar kokain için %3,9 (13 milyon kişi) ekstazi için %3,1 (10 milyon) ve Amfetaminler için ise %3.5 (12 milyon) 2019 yılı verilerine göre en fazla kokain ve eroin ele geçirilen ülkeler sıralamasında da ülkemiz maalesef üst sıralarda yer alıyor. İlk üçte yer alan ülkeler küresel pazar toplamının yarısına yakınını oluşturuyor.
DÜNYADA 275 MİLYON KİŞİ UYUŞTURUCU KULLANIYOR
BM Uluslararası Uyuşturucu ve Suç’ta (UNODC) Viyana Ofisi) 2021 Dünya Uyuşturucu Raporuna göre, dünya genelinde 275 milyon kişinin uyuşturucu aldığı, 2010’dan itibaren uyuşturucu kullanımının yüzde 22 arttığını bildirmişti. 2024 raporunda ise 2022 itibariyle dünyada 288 milyon kişinin uyuşturucu kullandığı bu oranın dünya nüfusunun %5,6’sına denk geldiği açıklandı. Uyuşturucu türlerine göre kullanımdaki dağılım: Eroin: 60 milyon, Amfetamin ve benzeri uyarıcı maddelerin kullanımı: 30 milyon, Kokain: 23 milyon, MDMA (Ekstazi): 20 milyon kullanıcı olarak raporda yer alıyor. Ayrıca, ömür boyu en az bir defa madde kullanım oranı %4,3’lük ölçümle, giderek artan bir halk sağlığı tehdidi oluşturmaya devam ediyor.
Uyuşturucu rahatsızlıkları nedeniyle tedavi hizmeti bekleyenlerin sayısında ciddi artışa dikkat çeken raporda, 2019’de 36 milyon kişinin uyuşturucu nedeniyle çeşitli rahatsızlıklar yaşadığı açıklandı.
İŞSİZLİK VE FAKİRLİK KULLANIMI ARTIRIYOR
UNODC Araştırma Birimi Başkanı Angela Me, işsizlik ve fakirliğin madde bağımlılığında belirleyici rol oynadığına dikkati çekti. Me, 2030’da düşük gelirli ülkelerde %43, orta gelirli ülkelerde %10 artış görüleceğini, buna karşı gelir seviyesi yüksek ülkelerde %1 gerileme yaşanacağını kaydetti. BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri göz önünde bulundurularak yapılan analizlere göre dünya genelinde uyuşturucu tüketiminin 2030’da % 11 artacağını, en yüksek artışın % 40 ile Afrika’da yaşanacağını bildirdi.

EDOSK’un Gökçeada turu

EDOSK bisiklet sporcuları ada turunda

İsmail DEMİRAY
Edirne Doğa Sporları Kulübü dört yıldır geleneksel hale getirdiği “Gökçeada Bisiklet Turu” etkinliğinin bu yıl beşincisini gerçekleştirdi.
EDOSK’un 9 lisanslı bisikletçisinin katıldığı etkinlik için 7 Eylül’de araçlarına yükledikleri bisikletleriyle yola çıkan sporcu ekibi Gökçeada içinde üç gün boyunca 150 km’nin üzerinde bisiklet kullandı.
7 Eylül Pazar günü Edirne’den çıkışla başlayan etkinlikte 8/9 Eylül’de adanın tamamı bisikletleriyle gezdikten sonra 10 Eylül akşam saatlerinde Edirne’de evlerine döndüler.
Tur rehberi Kasım Kartel tur sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:

EDOSK, Gökçeada Belediye Başkanı Bülent Ecevit’i makamında ziyaret etti


BÜLENT ECEVİT’TEN EDİRNE’YE SELAM VAR
“Geleneksel hale getirdiğimiz, her yıl yapmaya devam ettiğimiz EDOSK’un dört günlük Gökçeada bisiklet etkinliğimizde; 07.09.2025 tarihinde Edirne’den hareket ettik, öğlen adaya geldik. İlk gün voleybolcu kızlarımızın final maçını izledikten sonra 08.09.2025 tarihinde Yeni Bademli’de kaldığımız otelden sabah hareket edip, sabah 9 da Gökçeada Belediye Başkanı Bülent Ecevit’le randevumuzu gerçekleştirdik. Sayın Başkan Bülent Ecevit Edirne’ye selamlarını iletti.
İkinci gün yola çıkıp 65 km’lik çok zorlu olan önce Gökçeada’nın en güneyinde olan 25 kilometrelik Uğurlu köyüne gittik. Oradan da sahil boyu inişli çıkışlı olan Kefalos istikametine hareket ettik. Oradan da Eşeleğe geçtik. Toplamda 55 km tamamlamış olduk. Buradan otelimize 15 km mesafe kalmıştı, ama bizlerde de hal kalmamıştı. Yolda aldığımız soğuk biralar bizim biraz olsun yorgunluğumuzu azaltmıştı, hava sıcaklığı 30 dereceleri gösteriyordu.

Adnan Çardaklı’ya sürpriz yaş günü partisi


MÜDÜRE SÜRPRİZ
Edirne Belediyesi’nde uzun yıllar başarıyla görev yapan, Edirne’lilerin çok sevdiği eski Zabıta Müdürü Adnan Çardaktan’ın doğum gününü de kutladık bu gezimizde. Mini pasta ile başlayan doğum günü etkinliğimiz soğuk içecekler, çay derken yine partiye döndü sonunda.

ADA OLUR DA BALIK OLMAZ MI?
9 Eylül tarihinde sabah kahvaltısından sonra ilk rotamız Zeytinli köyünde orada tarihi Rum evleri kafe olarak işletildiğinden bol köpüklü sade Türk kahvelerimizi yudumlayıp Rumların ünlü sakızlı muhallebilerinin tadına baktıktan sonra gidonlarımızı tepe köye çevirerek Baba Yorgoi’ye giderek orasını da ziyaret ettik.
Daha sonra ödül zamanı olduğundan Kefalos’ta deniz keyfi bizi bekliyordu değerlendirdik ve akşam saatlerinde mangalda yaptığımız balığın yanında keyfimize diyecek yoktu.

Ada’da gezilen yerler


10 Eylül sabah kahvaltısından sonra Edirne’ye dönüş hazırlıklarımıza başladık. Keyifli bir etkinlik oldu ve bu etkinliğimizi önümüzdeki yıllarda da sürdürmek düşüncesindeyiz.
Bu zorlu parkurda pedal çeviren ve EDOSK resmi programı olan bu etkinlikte görev alan kulübümüzün lisanslı bisikletçi arkadaşlarımıza teşekkür ederiz. Önümüzdeki yıllarda daha kalabalık katılımlarını bekliyoruz arkadaşlarımızın. Bu yıl geziye katılan arkadaşlarımız şöyle oldu;
Ergun Gözet, Secat Cengiz, Alpay Kırmızı, Mustafa Balkan, Kasım Kartel, Kağan Bayrak, Cevat Çakar, Kani Gökalp, Adnan Çardaktan.”

12 Eylül: Tarihte kara leke

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin 45’inci yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.
Mesajında 12 Eylül’ün “tarihe kara bir leke olarak geçen” gün olarak nitelendirildiğine değinen İba, darbecilerin pek çok hukuksuz ve adaletsiz uygulamaya imza attığını aktardı.
Türkiye demokrasi tarihinin kara lekesi 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 45 yıl geçti. Ancak, “tarihe kara bir leke olarak geçen” o günün geride bıraktığı acılar ilk günkü gibi hafızalardaki yerini koruyor.
12 Eylül Askeri Darbesi’nin 45’inci yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımlayan AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, milletin egemenliğini hedef alan tüm darbe ve antidemokratik müdahalelere karşı en güçlü cevabın demokrasiye sahip çıkarak verildiğini söyledi.
12 Eylül darbesinin, ülkemizi sosyal, ekonomik ve hukuki anlamda derin yaralarla baş başa bıraktığını aktaran İba, “İfade ve basın özgürlüğünden sendikal haklara, eğitimden adil yargılanmaya kadar birçok alanda ağır kısıtlamalar getirildi. Bu kısıtlamalar, halkımızın gündelik yaşamını çekilmez hale getirdi.” dedi.
Demokrasiye yönelik tüm müdahalelerin karşısında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirten İba, “Demokrasi dışı müdahaleler kimden gelirse gelsin, her zaman karşı durduk ve durmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz direnişi, tüm darbelere verilen en güçlü cevap oldu. Yaşasın demokrasi!” ifadelerine yer verdi.
Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin bir daha asla 12 Eylül, 27 Mayıs, 28 Şubat ve 15 Temmuz gibi saldırılarla karşı karşıya kalmaması için gereken her türlü tedbirin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde alındığını ve alınmaya da devam edeceğini vurgulayan İba, “Yüz binlerce insanın gözaltına alındığı, binlercesinin idamla yargılandığı, her ailenin yaşanan acılardan nasibini aldığı, demokrasinin askıya alındığı 12 Eylül Askerî Darbesi’ni aradan geçen 45 yıla rağmen unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!” dedi.

DSİ Spor ilk sınavında

İsmail DEMİRAY
Edirne’nin Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’ndeki temsilcisi DSİ Spor, hazırlıklarını yoğun biçimde sürdürdüğü 2025-2026 Sezonu için ilk özel maçını bugün saat 16.00’da Mimar Sinan Spor Salonu’nda Emlak Konut Gelişim ile yapacak.
DSİ Spor daha sonra 15 Eylül Pazartesi günü Darıca’da İstanbul Darıca Basketbol Feneri. Bodrum ve Fenerbahçe Gelişim’in de yer aldığı dörtlü turnuvaya katılarak yeni sezon hazırlıklarını sürdürecek. DSİ Spor, ilk hafta programı 26-29 Eylül 2025 günleri arasında belirlenen 2025-2026 sezonundaki ilk maçında deplasmanda Darıca Basketbol Feneri ile karşı karşıya gelecek. Evindeki ilk maçında ise bir hafta sonra Mimar Sinan Spor Salonu’nda bugün hazırlık maçında ağırlayacağı Emlak Konut Gelişim ile karşı karşıya gelecek.
TKBL’DE İLK HAFTA PROGRAMI
(26-29 Eylül 2025)
Seçil Kauçuk Mersin Basketball – Mersin Gençlerbirliği
Edip Buran Spor Salonu
Bodrum Basketbol – Zorlu Koleji Samsun Basketbol
Menteşe Spor Salonu
Urla Belediyesi – Yalova VİP
Urla Spor Salonu
Emlak Konut Gelişim – Fenerbahçe Gelişim
Başakşehir Spor Kompleksi
Darıca Basketbol Feneri – Edirne DSİ
Darıca Eray Şamdan Spor Salonu
Adana Nova Basketbol – Aslan Yol Burhaniye Belediyespor
Menderes Spor Salonu
Turgutlu Belediyespor- Kırklareli Fen Bilimleri
Yıldırım Beyazıt Spor Salonu
İstanbul Gençlik Spor (bay)