Aman Sinan görmesin!

Olgay GÜLER

Edirne Kent Konseyi (EKK) Kültür ve Sanat Çalışma Grubu tarafından, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki, restorasyonun devam ettiği Selimiye Camisi’nde, ana kubbesinde 18. yüzyıla ait kalemişlerinin sökülüp, yerine tartışmalara konu olan yeni kalem işi uygulamaları yapılması, basın açıklamasıyla eleştirildi.

Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ dediği Selimiye Camisi’nde, 2023 yılının Haziran ayında Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onayıyla başlatılan ana kubbe kalemişleri uygulaması 2024’te tamamlandı. Geçtiğimiz Ocak ayında Yüksek Kurul tarafından tamamlanmış uygulamanın sökülmesine karar verilip, yeni proje hazırlığı süreci başlatıldı. Tarihi yapıda yeni kalemişleri çalışması halen devam ederken, geçtiğimiz aylarda Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS)Türkiye Milli Komitesi de yeni çalışmanın bilimsel verilerden uzak olduğuna dikkat çekti. Söz konusu sürece bir eleştiri de Tarihçi Prof.Dr. İlber Ortaylı ve Selimiye Camisi’nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alındığı 2007-2011 yılları arasında, Selimiye Camisi Alan Başkanlığı görevini yürüten Şehir Plancısı Namık Kemal Döleneken’den geldi.

EKK’DEN SELİMİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA

Tarihi camide tartışmalara konu olan süreçle ilgili son olarak, hat sanatçısı uzmanların ardından EKK Kültür ve Sanat Çalışma Grubu açıklama gerçekleştirdi. Selimiye Camisi önünde düzenlenen açıklamaya EKK Başkanı Özer Demir, yürütüme kurulu ve çalışma grubu üyeleri katıldı. Açıklamada, alana getirilen Mimar Sinan’ın küçük boyutlu heykelciğin göz kısmına, tarihi yapıda yapılan tartışmalı değişikliklere tepki amaçlı siyah kurdele bağlandı.

‘RESTORASYONA DUYULAN GÜVEN ZEDELENDİ’

Açıklamayı okuyan Edirne Kent Konseyi yürütme kurulu üyesi ve Kültür ve Sanat Çalışma Grubu Başkanı Nalan Şahin Tabakoğlu, restorasyona duyulan güvenin zedelendiğini söyledi. Tabakoğlu, “Türk mimarisinin en anıtsal yapılarından biri olan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camii’nde yürütülen restorasyon çalışmaları, uzun süredir kamuoyunun gündemindedir. Sürecin şeffaf yürütülmemesi, uzmanların sahaya erişiminin engellenmesi ve kamuoyuna sağlıklı bilgi aktarılmaması, restorasyona duyulan güveni zedelemiş ve ciddi soru işaretleri yaratmıştır. Restorasyon süreci boyunca zaman zaman basına yansıyan olumsuz haberler toplumsal endişeyi artırmıştır. Son olarak, cami içindeki kalemişlerinde yapılan köklü değişiklik, yalnızca ulusal basında değil, dünya kamuoyunda da geniş yankı bulmuş, Selimiye Camii’ni ciddi bir tartışmanın odağı haline getirmiştir” dedi.

‘TATMİN EDİCİ BİR AÇIKLAMA YAPILMADI’

Kalemişlerinde yapılan bütüncül ve radikal değişikliğin neden gerekli görüldüğü ve hangi bilimsel gerekçelerle yapıldığı sorularının halen yanıtlanmadığına dikkat çeken Tabakoğlu,  “Restorasyonun mevcut durumu hakkında kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapılmamıştır; yapılan değişikliklerin nihai olup olmadığı, sürecin ne aşamada olduğu ise belirsizliğini korumaktadır. Bu noktada, yapılması gerekenler açıktır. Durum tespiti yapılmalıdır. İlgili akademik çevreler ve bağımsız uzmanlar bir an önce sürece dahil edilmeli, restorasyon çalışmaları yerinde incelenmeli ve elde edilen bulgular şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Uluslararası standartlara uyum değerlendirilmelidir. Restorasyon süreci bilimsel, etik ve uluslararası koruma ilkelerinin gerisindeyse, çalışmalar derhal durdurulmalı ve bir hasar tespit süreci başlatılmalıdır. Katılımcı süreçler işletilmelidir. Sorunun özü, yetkililerin kamuoyunun eleştirilerine yanıt vermemesinden ziyade, sürecin ilgili uzmanlar ve kamuoyunun dışlandığı kapalı bir şekilde yürütülmesidir” diye konuştu.

‘SELİMİYE KİMSENİN DENEME TAHTASI DEĞİLDİR’

Selimiye Camisi’nin kimsenin deneme tahtası olamayacak kadar değerli bir miras olduğunun altını çizen Tabakoğlu, “Selimiye Camii, kimsenin deneme tahtası olamayacak kadar değerli bir mirastır. Bu esere sahip çıkmak sadece Edirnelilerin değil, tüm insanlığın sorumluluğudur. Anıt niteliğindeki yapılarda restorasyon süreçleri çok daha titizlikle, bilimsel veriler ışığında ve katılımcı bir yaklaşımla yürütülmelidir. Restorasyon, hiçbir şekilde salt ticari bir faaliyet gibi ele alınamaz. Selimiye eşsizdir; Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” diyerek insanlığa armağan ettiği bu yapı, tüm dünyanın ortak kültürel mirasıdır. Türk milleti, bu eşsiz eseri koruma ve gelecek kuşaklara layıkıyla aktarma kararlılığına ve gücüne sahiptir” şeklinde konuştu.

‘Sahada kadın olmak’

TREDAŞ, enerji sektöründe sahada görev alan kadınlarla toplumsal cinsiyet eşitliğine odaklanan atölye çalışmalarını sürdürüyor.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Stratejisi rehberliğinde hayata geçirilen atölyede, sahada görev yapan kadınların sağlık ve güvenlik bağlamında sahada yaşadıkları deneyimler, karşılaştıkları zorluklar, ihtiyaçlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.

Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ), sahada görev yapan kadın çalışanların deneyimlerini görünür kılmaya ve desteklemeye yönelik etkinliklerine devam ediyor. TREDAŞ ile IC İçtaş Trakya Enerji Yatırımları ve Ticaret A.Ş. iş birliğinde ikinci kez düzenlenen atölyenin başlığı ise “Sağlık ve Güvenlik Açısından Sahada Kadın Olmak” oldu. Atölyede katılımcılar, sahadaki sağlık ve güvenlik koşullarına dair yaşadıkları deneyimler, karşılaştıkları zorluklar, ihtiyaçlar ve çözüm önerileri ele alınarak ortak bir farkındalık platformu oluşturuldu. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Stratejisi rehberliğinde hayata geçirilen çalışma, kadınların sahadaki katkılarını görünür kılmayı, kurumsal aidiyeti güçlendirmeyi ve iş güvenliği standartlarını daha kapsayıcı bir çerçeveye taşımayı hedefliyor.

Sahada Kadın Olmak…

Atölye kapsamında kadınlar, “Sahada Kadın Olmak” temalı afişler tasarlayarak somut çözüm önerilerini paylaştılar. Kadın çalışanların kendi tasarımlarını yansıtan bu afişlerin, şantiyelerde ve köy kahvehanelerinde sergilenmesi ve böylece hem kurum içinde hem de toplum genelinde farkındalık yaratması hedefleniyor.

TREDAŞ ayrıca, sahada görev yapan kadın çalışanlara fiziki ve psikososyal desteği güçlendirmek amacıyla sağlık kitleri armağan etti. Kişisel bakım ve hijyen ürünlerinden oluşan bu kitler, çalışanların günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hazırlanırken, kitlerin konulduğu doğal bez çantalar ise Süleymanpaşa Kadın Emeği Kooperatifi (SEMEK) üyesi kadınlar tarafından dikildi. Böylece, kadın çalışanlara yönelik gerçekleştirilen bu uygulamayla, kadın emeğinin her aşamada görünür kılınması amaçlandı.

Teknik yatırımların yanı sıra sosyal etki projelerine de öncelik veren TREDAŞ, kapsayıcılığı artıran uygulamalarıyla enerji sektöründe eşitlikçi bir dönüşüme öncülük etmeye devam ediyor.

Onkoloji Hastanesi’ne nefes

Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi içerisinde hizmet veren Onkoloji Hastanesi’nin artan hasta taleplerinin karşılanması amacıyla başlanılan Onkoloji Hastanesi Ek Binası inşası hız kesmeden devam ediyor. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan proje kapsamında 375 metrekare taban alanına sahip, toplam 1125 metrekarelik kullanım alanı bulunan ek binada çalışmalar yüzde 80 seviyesine ulaştı.

Betonarme karkası tamamlanan binada bölme duvar ve diğer mimari imalatlar bitirilirken, dış cephe ve giydirme cephe uygulamaları sürüyor. İç mekânlarda ise elektrik tesisatı büyük ölçüde tamamlanmışken, mekanik imalatlar ve zemin kaplamaları da hızla devam ediyor.

Sağlık alanında Edirne’nin yanı sıra Trakya ve Balkanların merkezi durumunda olan Trakya Üniversitesi Hastanesi, Rektörlüğün girişimleri ve Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in bağışıyla Balkan Onkoloji Hastanesi ek binasına kavuşuyor. Yeni ek binayla birlikte bölgede onkoloji alanındaki hasta yoğunluğunun önemli ölçüde azalması ve vatandaşlara daha etkin sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor.

TREPAŞ’tan Kitap Paylaşım Noktası

TREPAŞ, sosyal sorumluluk vizyonuyla hayata geçirdiği “Kitap Paylaşım Noktası” uygulamasıyla kurum içi paylaşım kültürünü güçlendirmeyi hedefliyor.Toplanan kitaplar bir süre sonra ihtiyaç sahibi kütüphanelere bağışlanacak.

Trakya Elektrik Perakende Satış A.Ş. (TREPAŞ), çalışanlar arasında bilgi ve kültür paylaşımını geliştirmek amacıyla, ofislerinde “Kitap Paylaşım Noktası” uygulamasını hayata geçirdi. Bu uygulama ileçalışanlar ofiste belirtilen noktaya diledikleri kitapları bırakıp, yeni kitaplarla tanışma fırsatı bulabilecek. Böylelikleçalışanlar arasında paylaşım kültürü gelişecek vekültürel etkileşime katkı sağlanacak.

Toplanılan kitaplar ihtiyaç sahibi kütüphanelere bağışlanacak

Uygulamanın başladığı günden bu yana 150 kitap toplanırken, dönemsel olarak ihtiyaç sahibi kütüphanelere kitap bağışları yapılacak. TREPAŞ, kurum içi paylaşıma alan tanıyan projesiyle, bir yandan çalışanlar arasında kültürel bir paylaşım platformu kurarken, bir yandan da sosyal sorumluluk alanında da somut ve anlamlı bir katkı sağlamış olacak.

Dijitalde Güçlenmek İsteyenler İçin WMS 360 Digital’den Web Tasarım ve Sosyal Medya Hizmetleri

Ankara’da faaliyet gösteren WMS 360 Digital, işletmelerin dijital dünyada güçlü bir yer edinmesi için kapsamlı hizmetler sunuyor. Özellikle ankara web tasarım, ankara marka tescil ve ankara sosyal medya ajansı arayışında olan firmalar için profesyonel çözümler geliştiren şirket, müşteri odaklı yaklaşımıyla kısa sürede dikkat çekmeyi başardı.

Ankara Web Tasarım: Modern, İşlevsel ve SEO Uyumlu Çözümler

İşletmelerin dijital yüzü olan web siteleri, markaların imajını yansıtan en önemli araçlardan biri. WMS 360 Digital, ankara web tasarım hizmetinde modern tasarım anlayışını, kullanıcı deneyimi odaklı yazılım çözümleriyle birleştiriyor. Mobil uyumlu, hızlı yüklenen ve arama motorlarına uygun siteler geliştiren firma, müşterilerine hem estetik hem de performans açısından güçlü projeler sunuyor.

Kurumsal web sitelerinden e-ticaret projelerine kadar farklı sektörlere özel çözümler üreten WMS 360 Digital, Ankara’daki işletmelerin dijital alanda rakiplerine karşı avantaj kazanmasına katkı sağlıyor.

Ankara Marka Tescil: Markanızı Korumak Artık Daha Kolay

Bir markanın korunması, en az tanıtımı kadar önemlidir. WMS 360 Digital, sunduğu ankara marka tescil danışmanlığı ile firmaların ticari kimliklerini güvence altına almasına yardımcı oluyor. Marka başvuru süreçlerinde gerekli hukuki ve teknik desteği sağlayan firma, işletmelerin marka haklarını güçlü bir şekilde savunmasına imkân tanıyor.

Tescil sürecinde doğru adımların atılması, ileride doğabilecek hak kayıplarının önüne geçmek adına kritik önem taşıyor. WMS 360 Digital, deneyimli ekibiyle bu süreci işletmeler adına sorunsuz bir şekilde yönetiyor.

Ankara Sosyal Medya Ajansı: Dijitalde Etkili Görünürlük

Günümüzde sosyal medya, markaların müşterileriyle doğrudan iletişim kurabildiği en güçlü alanlardan biri. WMS 360 Digital, ankara sosyal medya ajansı hizmetiyle işletmelere stratejik içerik planlaması, reklam yönetimi ve etkileşim odaklı çözümler sunuyor.

Facebook, Instagram, TikTok ve LinkedIn gibi platformlarda yürütülen profesyonel kampanyalar sayesinde markaların bilinirliği artırılırken, müşteri bağlılığı da güçleniyor. WMS 360 Digital, yalnızca hesap yönetimi değil; aynı zamanda kreatif içerik üretimi ve dijital kampanya yönetimiyle de fark yaratıyor.

WMS 360 Digital ile Dijitalde Güvenilir İş Ortağı

WMS 360 Digital, Ankara merkezli işletmelere web tasarım, marka tescil ve sosyal medya danışmanlığı hizmetlerini tek çatı altında sunarak, tam kapsamlı bir çözüm ortağı olmayı hedefliyor. Gelişen teknolojiyi yakından takip eden firma, işletmelerin dijital dönüşüm sürecinde yanlarında yer alıyor.

Bugünün rekabetçi iş dünyasında dijitalde doğru adımlar atmak isteyen işletmeler, WMS 360 Digital’in tecrübeli ekibi sayesinde markalarını daha görünür, daha güvenli ve daha etkili hale getirebiliyor.

Tefeci ve dolandırıcılara şafak baskını

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bu sabah aralarında Edirne’nin de 49 ilde tefecilere ve dolandırıcılara yönelik Mali Suç Örgütlerine düzenlenen operasyonlarda 115 şüphelinin yakaladığını açıkladı.


Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Isparta, Mersin, İzmir, Kayseri, Kırşehir, Manisa, Mardin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Sinop, Sivas, Tokat, Trabzon, Şanlıurfa, Uşak, Van, Yozgat, Aksaray, Batman, Iğdır, Yalova, Karabük, Kilis, Osmaniye ve Düzce’de planlı ve projeli hazırlanan çalışmalar sonrası bu sabah düğmeye basıldı.


Yakalanan şüpheliler hakkında; Tefecilik, Kişilere Karşı Nitelikli Dolandırıcılık, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık, İhaleye Fesat Karıştırmak, Rüşvet, Zimmet ve İrtikap, Vergi Usul Kanununa Muhalefet Resmi Belgede Sahtecilik, Parada Sahtecilik suçlarından Savcılıklarca soruşturma başlatıldı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Valilerimizi, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı, EGM KOM Başkanlığımızı, İl Emniyet Müdürlerimizi, İl Emniyet KOM ve Mali Şube Müdürlerimizi ve Polislerimizi tebrik ediyorum. Biz durmadan duraksamadan suç ve suçlularla mücadelemizi azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Organize suç örgütleri ve çeteler gibi tefecilere de göz açtırmayacağız dedi.

Sezer ve Gencan’a Ahilik Haftası ziyaretleri

Ahilik Haftası 22-28 Eylül 2025 tarihleri arasında kutlanacak. 2025 yılı Ahisi seçilen Feridun Kemallarlı’nın da olduğu heyet Edirne Valisi Yunus Sezer ve Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ı ziyaret etti.
VALİ SEZER’E ZİYARET
Edirne Ticaret İl Müdür Vekili Mustafa Kurt, EDESOB Bşk. Vekili Selçuk Gül, Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Genel Sekreter Özay Güngören, 2025 yılı Ahisi Feridun Kemallarlı “Ahilik Haftası” nedeniyle Edirne Valisi Yunus Sezer’i ziyaret etti.
Heyet üyeleri Vali Sezer’e Ahilik Haftası kutlamala davetiyesini sundu.


BAŞKAN GENCAN’A ZİYARET
Ahilik Haftası dolayısıyla Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkan Vekili Selçuk Gül, Ticaret İl Müdür Vekili Mustafa Kurt, 2025 yılı Ahisi Feridun Kemallarlı ve Birlik Genel Sekreteri Özay Güngören Edirne Belediye Başkanı Avukat Filiz Gencan’ı ziyaret etti.
Başkan Filiz Gencan ziyaretle ilgili olarak, “Nazik davetleri için teşekkür ediyorum. Ahilik, kardeşliğin, dayanışmanın ve emeğe verilen değerin adıdır. Birlik ve dayanışmanın ışığında, şehrimiz için hep birlikte üretmeye ve çalışmaya devam edeceğiz” dedi..
FERİDUN KEMALLARLI
2025 yılı Ahisi seçilen Feridun Kemallarlı’nın Yediyolağzında uzun yıllardır Ak Elektrik adlı firması ile faaliyet gösterdiği bildirildi.
AHİLİK GELENEĞİ
Ahilik, eski Türk medeniyet unsurlarının İslamiyet ve bu kanaldan fütüvvet değerleriyle uyumlu kaynaşması neticesinde kurulan esnaf, sanatkar ve üretici birliklerini ve bu birliklerin tatbik ettikleri ahlaki, siyasi, iktisadi, felsefi duygu ve prensiplerin adıdır. Türk kültür tarihinin önemli bir öğesidir.

Diyarbakır Satılık Daire Rehberi: Konut Piyasası, Fiyatlar ve Yatırım Fırsatları

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük şehirlerinden biri olan Diyarbakır, tarihi ve kültürel kimliğinin yanı sıra son yıllarda hızla gelişen konut piyasasıyla da dikkat çekiyor. Artan nüfus, gençlerin ev sahibi olma isteği ve şehirde devam eden kentsel dönüşüm projeleri, gayrimenkul piyasasında canlılık yaratıyor.

Özellikle geniş aile yapısına uygun dairelerin rağbet gördüğü Diyarbakır’da, farklı gelir gruplarına hitap eden çok sayıda proje hayata geçiriliyor. Modern siteler, güvenlikli apartmanlar ve daha uygun fiyatlı geleneksel konutlar sayesinde şehirde satılık daire seçenekleri oldukça çeşitlenmiş durumda. Bu tablo, Diyarbakır’ı yalnızca yaşam için değil, aynı zamanda yatırım açısından da cazip bir şehir haline getiriyor.

Diyarbakır’da Konut Piyasasının Genel Görünümü

Diyarbakır’da konut piyasası, hem şehir içi dinamiklerden hem de bölgesel gelişmelerden etkileniyor. Nüfusun her yıl düzenli şekilde artması, özellikle genç nüfusun ev sahibi olma talebini güçlendiriyor. Ayrıca şehir dışından gelen göç hareketliliği, kiralık ve satılık dairelere olan talebi canlı tutuyor.

Kentsel dönüşüm projeleri, piyasadaki en önemli faktörlerden biri. Bağlar ve Sur ilçelerinde eski yapıların yerine modern apartmanların yükselmesi, bölgedeki konut değerlerini artırıyor. Bu sayede hem daha güvenli hem de daha konforlu yaşam alanları ortaya çıkıyor. Yenişehir ve Kayapınar gibi gelişen ilçelerde ise modern siteler ve lüks konut projeleri dikkat çekiyor.

Öte yandan, merkezi bölgelerde yer alan konutlar sosyal alanlara ve iş merkezlerine yakınlığıyla öne çıkarken, çevre mahallelerde bulunan daireler daha uygun fiyatlı alternatifler sunuyor. Bu çeşitlilik, Diyarbakır’da satılık daire piyasasının geniş bir kitleye hitap etmesini sağlıyor.

Diyarbakır’da Satılık Daire Seçenekleri

Satılık daire Diyarbakır piyasası oldukça geniş bir yelpazeye sahip. Şehrin farklı bölgelerinde hem modern konut projeleri hem de daha uygun fiyatlı apartman daireleri alıcıların karşısına çıkıyor. Bu da farklı gelir gruplarına hitap eden çok sayıda seçenek sunulmasını mümkün kılıyor.

Kayapınar ve Yenişehir gibi gelişen ilçelerde yeni yapılan siteler ve rezidans projeleri dikkat çekiyor. Bu bölgelerde güvenlik, otopark, asansör, yeşil alan ve sosyal tesis gibi imkanlara sahip modern daireler öne çıkıyor. Genellikle 2+1 ve 3+1 tipindeki bu daireler, aileler tarafından en çok tercih edilen seçenekler arasında yer alıyor.

Daha merkezi ve eski yerleşim bölgelerinde ise klasik apartman daireleri ön plana çıkıyor. Bu daireler, modern sitelere göre daha uygun fiyatlı olmalarıyla biliniyor. Geniş metrekareli evler özellikle kalabalık aileler için ideal olurken, küçük daireler gençler ve yeni evli çiftler tarafından tercih ediliyor.

Kısacası, Diyarbakır’da satılık daire ilanları hem modern ve konforlu yaşam alanları arayanlara hem de daha ekonomik çözümler isteyenlere hitap eden zengin bir çeşitlilik sunuyor.

Popüler İlçeler ve Mahalleler

Diyarbakır’da satılık daire piyasası, ilçelere göre farklı fırsatlar sunuyor. Hem yaşam kalitesi hem de yatırım potansiyeli açısından öne çıkan bölgeler, alıcıların tercihlerini doğrudan etkiliyor.

Kayapınar
Şehrin en hızlı gelişen ilçelerinden biri olan Kayapınar, modern konut projeleri ve geniş yaşam alanlarıyla öne çıkıyor. Yeni yapılan sitelerde güvenlik, otopark, sosyal alan gibi imkanlar mevcut. Bu nedenle Kayapınar, hem yatırımcıların hem de konforlu yaşam arayan ailelerin ilk tercihleri arasında.

Yenişehir
Merkezi konumu, resmi kurumlara ve sosyal yaşam alanlarına yakınlığıyla bilinen Yenişehir, orta ve üst segment daire seçenekleri sunuyor. Üniversiteye yakın olması, öğrenciler ve akademisyenler için de cazip bir nokta haline getiriyor.

Bağlar
Daha uygun fiyatlı satılık daire seçenekleriyle öne çıkan Bağlar, geniş metrekareli evleriyle kalabalık ailelere hitap ediyor. Kentsel dönüşüm projelerinin yoğunlaştığı bölgelerden biri olması nedeniyle gelecekte değer artışı potansiyeli taşıyor.

Sur
Tarihi dokusuyla bilinen Sur, kültürel açıdan önemli bir ilçe. Buradaki daireler genellikle daha eski yapılar olsa da merkezi konumu nedeniyle yatırımcıların ilgisini çekiyor. Özellikle restorasyon projeleriyle değer kazanma ihtimali yüksek.

Genel olarak bakıldığında, Diyarbakır’da satılık daire arayanlar; Kayapınar ve Yenişehir’de modern ve konforlu konutlara, Bağlar’da uygun fiyatlı geniş dairelere, Sur’da ise merkezi ve tarihi dokuya sahip alternatiflere ulaşabiliyor.

Yatırım Potansiyeli ve Gelecek Beklentileri

Diyarbakır, son yıllarda artan nüfusu ve kentsel dönüşüm projeleriyle yatırımcıların ilgisini çeken şehirlerden biri haline geldi. Özellikle Kayapınar ve Yenişehir gibi gelişen bölgelerde yeni konut projelerinin hızla çoğalması, satılık daire piyasasını canlı tutuyor. Bu da kısa vadede değer artışı, uzun vadede ise istikrarlı bir yatırım fırsatı sunuyor.

Kentsel dönüşümle birlikte güvenlikli siteler, modern apartmanlar ve sosyal imkanları güçlü konutların sayısı artıyor. Bu durum, yaşam kalitesini yükseltirken aynı zamanda konut değerlerinin gelecekte daha da yükseleceğine işaret ediyor. Bağlar’da devam eden yenileme çalışmaları da uygun fiyata daire almak isteyen yatırımcılar için dikkat çekici bir fırsat oluşturuyor.

Şehrin genç nüfusu ve göç alması, konut ihtiyacının sürekliliğini sağlıyor. Bu da piyasadaki talebi koruyarak satılık dairelerin uzun vadeli yatırım değerini güçlendiriyor. Ayrıca ulaşım altyapısının gelişmesi ve yeni ticaret alanlarının açılması, Diyarbakır’da gayrimenkul piyasasının gelecekte daha da büyüyeceğini gösteriyor.

Kısacası, Diyarbakır’da satılık daire almak yalnızca bugünün değil, yarının da kazançlı bir yatırımı olarak öne çıkıyor.

Güneşin gölgede kalan çocukları

“Çingene, insanın tabiata en yakın kalan güzel bir cinsidir. Zannedilir ki, bu tunç yüzlü, fağfur dişli kır sakinleri, insan şekline girmiş birtakım neşeli yeşil ağaçlardır. Çingene, bizzat bahardır.”
Ahmet HAŞİM

Gönül UYANIKTIR
Edirne’nin dış mahallelerinin birinde, yoksul bir ailenin gecekondusunda beş çocuğun ortancası olarak 1964 yılında dünyaya geldi. Sosyal yönü ve iletişimi güçlü, konuşkan ve akıllı bir çocuktu. Önce Fevzipaşa İlkokulu, ardından Mimar Sinan Orta Okulu’nu bitirdi. Lise eğitimini Edirne Ticaret Lisesi’nde tamamladı. Ekonomik nedenler daha yükseğine izin vermedi. Açık Öğretim’den yararla-narak kişisel donanımını güçlendirdi.

Turan ŞALLI


Sözünü ettiğim kişinin kim olduğunu çoğunuzun tahmin ettiğinizi sanıyorum. Bu sosyal, girişken, yapıcı ve kimlik problemlerini çoktan saf dışı etmiş adam Turan Şallı…! Türkçe ve Bulgarca olarak iki lisanda yazılan ve iki topluma seslenen kitabında, Şallı, çocukluktan arkadaşı olan ve 2023 yılında kaybettiğimiz Rahip Aleksandr Çıkırık ve ailesine de büyük yer verdi. Edirne’nin Bulgarlarla gerek hasım, gerekse dostlukla süregelen ilişkilerinde, tarihi süreçlere farklı başlıklar altında olabildiğince objektif değerlendirmeler yaptı.
Yazar, uzun yıllardan bu yana Roman-Çingene sivil toplumunun içinde bulunuyor. Bu mücadelesinde temel haklar ve özgürlükler savunuculuğunun yanı sıra bir dönem de Edirne Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi olarak görev yaptı. Edirne Kent Konseyi Roman Çalışma Grubu başkanlığı görevini yürüttü. Halen bir kamu kurumunda Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak çalışan Turan Şallı, yerel Yenigün Gazetesi’nde köşe yazıları yazıyor.
TURAN ŞALLI’NIN SORUSUNA KİM YANIT VERECEK?!
ÇALDIK AMA NEDEN ÇALDIK

Turan Şallı ilk kitabı, “Çingene’nin Çalgısı Kakavanın Kahkahası”nın ardından, geçtiğimiz aylarda da “Azınlıkların Gölgesinde Çingeneler : Çaldık Ama Neden Çaldık” isimli ikinci kitabı yayınevlerinin raflarında ve kataloglarında kendine yer buldu. Yazar, çocukluğunda içinde bulunduğu ortamın tüm acımasızlığına, dışlanmalara karşın; eğitime, araştırmalara ve yazına olan merakıyla kendisini sakınmadan, özgüvenle ortaya koyan bir kişilik. Yaşadığı toplumun sosyo-kültürel, ekonomik açmazlarının, ötekileştirmelerin farkında ve bundan büyük üzüntü duyuyor. Sadece üzüntü duymakla da kalmıyor. Tüm bunları yüksek sesle haykırıp görmeyen gözlere, duymayan kulaklara iletiyor.
Çingene-Roman sivil toplumunun çığlıklarını, sevinçlerini, beklentilerini, umarsızlıklarını, özlemlerini ve olması gerekenleri duyurarak çözümlere de yer veriyor. Çoğumuzun bugüne kadar bilmediği veya merak etmediği Azınlıklar, Mübadele konularına, kendisinin bizzat yaşadığı, şahit olduğu anılara, birçok tarihi olaylara çok sayıda başlıklarda değiniyor.

Bu kitabın basımını destekleyen Edirneli İş İnsanımız ve aynı zamanda Edirne’nin köklü ailelerinden olan Sayın Mehmet Edip Ağaoğulları’na şükranlarımı sunarım. Kitabın Redaksiyonunu yapan Sayın Bade Osma hanıma, kitabın bir bölümündeki Türkçe anlatımların Bulgarca’ya çevrilmesini sağlayan Trakya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sayın Selçuk Duranlar’a, Kaleiçi semtinde bulunan azınlıklar hakkında bana danışmanlık yapan Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanlığı’ndan emekli Prof. Dr. Sayın Engin Beksaç’a ve Edirne eski belediye başkanlarından ve yerel tarihçi Sayın Güngör Mazlum’a çok teşekkür ederim,
Turan ŞALLI


Açıkça; azınlıkların gölgesinde kalan Çingene – Roman toplumu üzerine yapışan, ‘çalma’ suçlamalarını ve bu olgunun can yakıcı nedenlerini tarihsel bir bütünlük içinde sınıflandırıyor. Zaman zaman gülümseten, zaman zaman da düşündüren bir üslupla…! Asıl soru şu: Toplumun diğer kesiminin, ‘Neden Çaldık” sorusunun içten içe bilip de, dile getiremediği yanıtıyla yüzleşmeye ne kadar hazır olduğu!… Kitabı okuyanlar; yazar Turan Şallı kadar objektif olabilecek ve kendi itiraflarının arkasında durabilecek mi?
Kitabın indeksi Önsöz ile başlıyor. Azınlıkların Gölgesinde Çingeneler, Çaldık Ama Neden Çaldık, İlk Milli Felaket 1877-78 Osmanlı – Rus Savaşı, Mübadil Şehir Edirne, Bulgarların Tavukları Çok Lezzetliydi, Edirne Valisi Papazı Protokole Almadı, Bulgar Mezarlığının Tapusu Edirne Belediyesinde, Aleksandr Çıkrık’ın Vefatı, Papazın Kuşlarını Çaldılar, Batı Trakya’da Ferdi ve Ailesi, Mübadele, Tarihin Acı Siyasi Yazgısı Gagavuzlar, Papaz ve arkadaşları Fevzipaşa İlkokulunda, Yabancı Yazarlar Gözüyle Çingeneler, Drina Köprüsü Romanında Çingeneler, Çingene Çocuklardan Devşirme Seçilmedi, Çingene Demirci Mestan, Kıpti Düğünü, Ahmet Mithat – Refik Halit Karay – Sait Faik Abasıyanık romanları, Cumhuriyet’in Çingeneleri, Berlin’de üç Edirneli, Mehmet Talat Paşa’nın Çingene Olduğu İddiaları, Osmanlının Çöküşü, Güllü Teyzemin Yeni Sarayı, 1950-51 Bulgaristan Göçmen Sorununda Çingene Krizi, Edirne’de Ermeni Köyü, 1905 Edirne Kaleiçi Yangını, Matmazel Klara Konağı gibi çok sayıda başlık yer alıyor.