Edirne Yesevi Arama Kurtarma Üyesi Milli sporcu İzel Erim, 4. Uluslararası Amasra Şehir Festivali kapsamında gerçekleştirilen Ju-Jitsu Kontak Altın Kemer Müsabakaları’nda altın kemer kazandı.
Toplam 36 sporcunun katıldığı turnuvada Türkiye’nin yanı sıra Afganistan, Mısır, Suriye, Çeçenistan, Ahıska, Kazakistan, Bulgaristan, Hollanda ve Belçika’dan sporcular mücadele etti. Organizasyonda 7 altın kemer sahibini buldu. Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır’ın da takip ettiği müsabakalar, Bartın ve Amasra halkından yoğun ilgi gördü.
Gece yarısına kadar süren karşılaşmalar oldukça çekişmeli geçti. Daha önce dünya ikinciliği ve 9 Türkiye şampiyonluğu bulunan Erim, altın kemer kazanarak hem Edirne’nin hem de Türkiye’nin gururu oldu.
Yesevi Hareketi Derneği Genel Başkanı Mahmut Cömert, Edirne Yesevi Arama Kurtarma üyesi ve milli sporcu İzel Erim’in altın kemer kazanarak elde ettiği başarıdan büyük gurur duyduklarını söyledi. Cömert, “İzel Erim sadece Edirne’nin değil, tüm Türkiye’nin gururu olmuştur. Bizler her zaman onun yanında ve destekçisi olacağız” dedi.
Aynı zamanda Edirne Yesevi Arama Kurtarma üyesi olan antrenör Serdar Gülşen’i de kutlayan Cömert, “Şampiyon sporcular yetiştiren hocamızı gönülden tebrik ediyorum. Onun özverili çalışmalarıyla yetişen İzel Erim’in uluslararası müsabakalarda ülkemizi başarıyla temsil etmesi hepimiz için ayrı bir onurdur” ifadelerini kullandı.
Cömert ayrıca, “Edirne’de ve tüm ülke sathında spora ve gençlerimize destek vermeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
Edirne Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’ne bağlı kadın merkezlerinde, vatandaşların hizmetlerden daha etkin yararlanabilmesi amacıyla çalışma saatlerinde düzenlemeye gidildi.
Yeni düzenlemeyle birlikte; kuaförlük ve spor salonu hizmetlerinin yürütüldüğü Özgecan Kadın Merkezi ile Zübeyde Hanım Kadın Merkezi, Salı’dan Cumartesi’ye kadar 10.00 – 19.00 saatleri arasında hizmet verecek. Merkezlerde 13.00 – 14.00 arasında öğle arası olacak.
ayrıca, Fatma Şakir Memik Kadın Merkezi’nde vatandaşlara diyetisyen, psikolog, aile danışmanı ve çift terapisi hizmeti sunulurken; Zübeyde Hanım Kadın Merkezi’nde de diyetisyen hizmeti devam edecek. Bu merkezler de aynı şekilde Salı’dan Cumartesi’ye 10.00 – 19.00 saatleri arasında hizmet verecek ve 13.00 – 14.00 saatleri arasında öğle arasına çıkacak.
Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, yapılan düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğümüze bağlı merkezlerimize yoğun bir talep olduğu biliniyor. Hemşehrilerimizin bu merkezlerden daha rahat yararlanabilmeleri için çalışma saatlerinde düzenlemeye gittik. Amacımız, kadınlarımızın spor, kuaförlük, danışmanlık ve sağlık destek hizmetlerine daha kolay erişimini sağlamak. Edirne Belediyesi olarak kadınların hayatını kolaylaştıran ve onları destekleyen projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz.”
Olgay GÜLER Edirne’de yılın ahisi seçilen, 53 yıllık elektrik ustası Feridun Kemallarlı (73), halen günde 12 saat çalışarak, mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Ülke genelinde bu yıl 22-28 Eylül tarihleri arasında kutlanacak 38’inci Ahilik Haftası kapsamında, Edirne’de yılın ahisi, elektrik ustası Feridun Kemallarlı seçildi. Kemallarlıyla birlikte yılın kalfası Edirne Mesleki ve Çıraklık Eğitim Merkezi 4. sınıf aşçılık öğrencisi Duha Akan, yılın çırağıysa, mobilya doğrama öğrencisi Hüseyin Can Esen oldu. Hafta kutlamaları öncesi Ticaret İl Müdürü Mustafa Kurt, Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği Başkanvekili Selçuk Gül, yılın kalfası Duha Akan ve yılın çırağı Hüseyin Can Esen, yılın ahisi Kemallarlı’yı dükkanında ziyaret etti.
‘1972’DE DÜKKAN AÇTIK’ Ziyarette konuşan yılın Ahisi Kemallarlı, 1972 yılından bu yana mesleğin içerisinde olduğunu belirterek, “1972 yılında Çilingirler Çarşısı’nda, okulu bitirdikten 1 yıl sonra dükkan açtık. Elektrik tesisatı ve elektrik malzemesi üzerineydi. Bu işe devam ettim. O arada köylere, sanayide, şehir içerisinde elektrik tesisatı yapıyordum. 1990’dan sonra elektrikli aletlerin tamirine başladım. O zaman daha azdı, şimdi çeşit çoğaldı ve halen mesleği devam ettiriyorum” dedi.
‘GÜNDE 12 SAAT ÇALIŞIYORUM’ Meslekte toplamda 53 yılı geride bıraktığını, zamanın nasıl geçtiğini anlamadığını söyleyen Kemallarlı, “Toplamda 53 yıl oluyor meslekte. Bu 53 yıl nasıl geçti anlayamadım açıkçası ve halen devam ediyorum. Sabah 10.00’da işe geliyorum, akşam 9’a, 10’a kadar dükkanda kalıyorum. Günde halen 12 saat çalışıyorum. Ahi seçildiğimi öğrendiğimde şaşırdım, beklemiyordum” diye konuştu.
‘AMACIMIZ AHİLİK BİLİNCİNİ GELİŞTİRMEK’ EDESOB Başkanvekili Selçuk Gül de, amaçlarının ahilik bilincini geliştirmek olduğunu söyleyerek, “Bu yıl Ahilik Haftası’nın 38’incisini kutlayacağız. 22 ve 28 Eylül tarihleri arasında yapacağımız etkinlikler kapsamında, Ticaret İl Müdürlüğümüz ile birlikte ahilik bilincinin hatırlatılması ve geliştirilmesini sağlamaya çalışacağız. Şu an dükkanında bulunduğumuz Feridun ustamız, kutlama komitesi tarafından yılın ahisi seçildi. Kendisini tebrik ediyorum aşçılık alanında Duha Akan kalfamız, mobilya ve iç mekan tasarımı alanında Hüseyin Can Esen kardeşimiz yılın çırağı olarak seçildi. Kendilerini tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.
Edirne’de, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla tören Atatürk Anıtı’nda tören düzenlenirken, Saraçlar Caddesi’nde kortej yürüyüşü yapıldı.
Gaziler Günü dolayısıyla düzenlenen tören, Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirildi. Törene Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Edirne Şube Başkanı Ahmet İsmailoğlu ile kurum ve kuruluş temsilcileri, askeri erkan ve gaziler katıldı.
‘HER NEFES SİZLER SAYESİNDE’
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan törende konuşan Türkiye Muharip Gaziler Derneği Edirne Şube Sekreteri Fevzi Demir Gaziler Günü’nü kutlamanın bir kez daha heyecanı içerisinde olduklarını söyledi. Demir, “Bugün hepimiz için çok önemli bir gün. Kıvançla, onurla kutladığımız bugüne geliş sürecimiz ise oldukça eskiye dayanıyor. Vatanımızın makus talihini değiştiren ve devletimizin kurulmasını sağlayan istiklal savaşı şehitlerimiz ve kahraman istiklal savaşı gazilerimizin evlatları olarak mazlum milletlerin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde Türk’ün kahramanlığını 8 bin kilometre uzakta destanlaştıran Kore Gazilerimiz ve torunları olarak 1571 yılından bu yana Türk yurdu olarak Kıbrıs’ta zulme uğrayan soydaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlayarak, adada bağımsız bir Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasında emekleri sonsuz olan Kıbrıs Gazilerimiz, Anadolu’yu bir ateş çemberine alarak ülkemizi bölmek isteyen emperyalist güçlerin içteki ve dıştaki iş birlikçilerine karşı destan yazan iç güvenlik gazilerimiz, devletimizin bölünmez bütünlüğüne kasteden hain kalkışmaya karşı direnen kahraman 15 Temmuz Gazilerimiz, sizler sayesinde kıvanç ve onurla nefes alıyoruz, varolun, sağolun. Bugün de halen içte ve dışta, ülkemizin bekası için ya şehadet şerbetini içen, ya da gazilik unvanıyla taçlanan siz vatan evlatları, huzur ve refah içerisinde aldığımız her nefes sizler sayesinde, Allah hepinizden razı olsun” dedi.
‘TSK SİZLERE OLAN VEFA BORCUNU UNUTMAYACAK’
Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuşan Piyade Üsteğmen Caner Yıldırım da, vatan ve vazife uğruna seve seve ölüme giden şehadet şerbetini içemeyen gazilerin, bu unvanını büyük bir gururla taşıdığını söyledi. Yıldırım, “Gazilik, Türk vatan severliğinin, Türk kahramanlığının, Türk fedakarlığının yaşayan destanı, gazi ise bu destanı yazan kahramanın adıdır. Ülkemizin bugün ulaştığı seviye başta Kurtuluş Savaşı olmak üzere, Kore’de, Kıbrıs’ta, harekatında, 15 Temmuz hain darbe girişiminde, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Hareketları’nda, Cerablus’ta, El-Bab’da ve Afrin’de hayatlarını kaybeden aziz şehitlerimiz ve gazilerimizin eseridir. Dünyanın en hassas bölgelerinden birinde yer alan ülkemiz, bölgede bir istikrar unsuru ve uluslararası toplumun saygın bir üyesi olarak, birlik ve beraberliğini bütün tehditlere rağmen sürdürebiliyor ve bu güzel topraklarda bağımsız ve şerefiyle yaşayabiliyorsa bunu aziz şehitlerimize ve siz gazilerimize borçludur. Yüce Türk ulusu ve onun göz bebeği Türk Silahlı Kuvvetleri, sizlere olan vefa borcunu hiçbir zaman unutmayacaktır” diye konuştu.
Anıttaki törenin ardından, Edirne Valisi Sezer ve beraberindeki heyet kentin trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde, Edirne Belediye Bandosu eşliğinde kortej yürüyüşü gerçekleştirdi. Öte yandan şehitler ve hayatını kaybeden gaziler için Lari Camisi’nde mevlit okutuldu.
Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında 20 Eylül Cumartesi günü düzenlenecek Edirne Uluslararası Bisiklet Şenliği dolayısıyla Edirne’de bazı cadde ve bulvarlar belirli saatlerde araç trafiğine kapatılacak.
Edirne Belediyesi’nden kapatılacak yollarla ilgili şu duyuru yapıldı: ⏰ 11.30 – 12.00 saatleri arasında gerçekleşecek 1. rota kapsamında kapalı olacak güzergâhlar:
Ortaköy Caddesi
Lozan Caddesi
Meriç Köprüsü
Tunca Köprüsü
Saraçlar Caddesi (alt giriş) ⏰ 13.30 – 14.30 saatleri arasında gerçekleşecek Edirne Şehir Turu (2. rota) kapsamında kapalı olacak güzergâhlar:
Saraçlar Caddesi
Talatpaşa Asfaltı
Atatürk Bulvarı
Olin Kavşağı dönüş rotası (Atatürk Bulvarı – Talatpaşa Asfaltı – Orduevi Kavşağı – Kurtdereli Mehmet Sokak – Mufatçılar Sokak – Selamsız Sokak – Çömlekçiler Sokak – Köprübaşı Caddesi – Tunca Köprüsü – Meriç Köprüsü) Bisiklet konvoyunun geçişi tamamlandıktan sonra yollar kademeli olarak yeniden araç trafiğine açılacaktır. Tüm hemşehrilerimizin ulaşım planlarını buna göre yapmalarını önemle rica eder, etkinliğimize bisikletleriyle katılacak herkese şimdiden teşekkür ederiz.
Gumball 3000 Rallisi’nde katılan otomobiller Bulgaristan’a geçmeden önce Edirne Belediye Başkanlığı eski hizmet binasının önündeki trafiğe kapalı alan ve Selimiye Meydanı’ndaki alanlarda 21 Eylül Pazar günü saat 14.00’te sergilenecek.
Maximillion Cooper tarafından 1999’da kurulan Gumball 3000, en ünlü araba rallisine ev sahipliği yapmasıyla tanınan küresel bir yaşam tarzı markası olarak biliniyor. 25 yıldır dünyanın en önemli şehirlerinin merkezinde yapılan her ralli, bu benzersiz etkinliğe katılmak için varlıklı ve tanınmış kişilerin bir karışımını bir araya getirirken, sosyal medya fenomenleri ve girişimcilerin yanı sıra spor, müzik ve film yıldızlarına ev sahipliği yaparak geniş bir demografiye ulaşıyor ve her yaştan hayranına hitap ediyor. Gumball rallisi, özel klasiklerden fütüristik hiper arabalara kadar 100’den fazla inanılmaz arabaya ev sahipliği yapan, her yıl milyonlarca seyirciyi çeken, hayallerdeki macera olarak 3.000 millik bir yolculuk sunan, bir hafta süren bir macera olarak tanımlanıyor.
Son 20 yılda Gumball 3000 Avrupa, İskandinavya, Kuzey Amerika, Kuzey Afrika ve Güneydoğu Asya’daki destinasyonlarda etkinlik düzenlemiş olup, Times Meydanı (New York), Tiananmen Meydanı (Pekin) ve Regent Sokağı (Londra) gibi duraklara ev sahipliği yaptı. 2011 yılındaki duraklarından biri de Taksim Meydanı (İstanbul) olmuştu.
BU YIL RALLİ İSTANBUL’DAN START ALACAK Bu yıl ise rallinin başlangıcının 20-21 Eylül 2025 tarihinde İstanbul Sultanahmet Meydanı’ndan yapılması planlandı.120 otomobil ile İstanbul’dan başlayacak ralli sırasıyla Bükreş, Belgrad, Venedik, Nice, Barselona ve son olarak 26-27 Eylül 2025 tarihlerinde İbiza’da sonlanacak.
19 Eylül’den itibaren İstanbul’a gelecek otomobiller, 20 Eylül’de saat 14.00’ten sonra ücretsiz bir şekilde Sultanahmet Meydanı’nda halka açık olarak sergilenecek, 21 Eylül’de saat 11.00’de ise ralli start alacaktır. Tramvay Durağından başlayacak rallide otomobiller, Gülhane Parkı’nın içinden sahil yoluna inecek, Mall of İstanbul’dan itibaren otoyola girecek, sonra Edirne Kapıkule Gümrük Kapısından çıkıp Bulgaristan üzerinden Bükreş’e doğru gidecektir.
ARAÇLAR SELİMİYE MEYDANINDA SERGİLENECEK Ralliye katılan araçlar gümrüğe varmadan önce sürücüler 13.30 gibi Edirne il merkezine giriş yapacak. Araçlar Edirne Belediye Başkanlığı eski hizmet binasının önündeki trafiğe kapalı alan ve Selimiye Meydanı’ndaki alanlarda saat 14.00’te sergilenecek.
VALİLİKTEN DUYURU Edirne Valiliğinden yapılan açıklamada, “Sahip olduğu konum, mimari, tarih, altyapı, ulaşım, güvenlik, ticaret, kültür, tarım ve ürün çeşitliliği gibi özellikleri ile diğer illerden olumlu yönde ayrışarak çekim merkezine dönüşebilen “Marka Şehir” olma yolunda ilerleyen, zengin tarihi, kültürü ve tabiat varlıkları, tarımsal ve hayvansal ürün zenginliği, iklimi ve özgün çevresi ile coğrafi konumu itibariyle ana pazarlara yakın olması Edirne’nin güçlü yönlerini ön plana çıkarmaktadır. Edirne, tarihsel dokusu ve misafirperverliği ile bu buluşmaya en güzel ev sahipliğini yapacaktır. Bu kapsamda; Söz konusu Gumball 3000 etkinliğinin Edirne’de halkla buluşmasına, tüm Edirne halkını ve misafirlerimizi davet ediyoruz” denildi..
Erken müdahalede dijital dönüşüm: Türkiye’den dünyaya açılan bir eğitim modeli
Türkiye’de geliştirilen ve marka tescili bulunan ÇEDEP® (Çevrim İçi Destekli Ebeveyn Eğitim Programı), erken çocukluk döneminde otizm, dil konuşma geriliği, gelişimsel gerilik, ekran maruziyeti ve uyaran eksikliği yaşayan çocuklara ve ailelerine yepyeni bir yol açıyor. Program, hem Türkiye’de hem de yurt dışında yaşayan ailelere ulaşarak eğitimde fırsat eşitliği için önemli bir adım atıyor.
ÇEDEP’in mottosu: “Güçlü Anne, Gelişen Çocuk.” Bu yaklaşım, programın temel felsefesini özetliyor; güçlü ebeveyn desteği ile çocukların gelişim yolculuğu daha hızlı ve kalıcı adımlarla ilerliyor.
Çocuklar için Bir Umut, Aileler İçin Yol Arkadaşı
Çedep Koordinatörü Özel Eğitim Öğretmeni Yılmaz YALÇIN; Türkiye’de her yıl binlerce çocuk, otizm, dil konuşma geriliği veya gelişimsel gerilik tanısı alıyor. Ayrıca ekran maruziyeti ve uyaran eksikliği gibi çevresel etkenler nedeniyle gelişiminde risk yaşayan çocukların sayısı da hızla artıyor. Bu çocukların önemli bir kısmı, yaşadıkları çevrede uygun destek hizmetlerine ulaşamıyor. ÇEDEP, işte tam bu noktada devreye giriyor: Aileyi sürecin merkezine koyarak, çocuğun evinde günlük ve sürekli uzman desteği almasını sağlıyor.
ÇEDEP Kurucularından Gözde Nur DURKAN, bu yaklaşımı şöyle özetliyor:
“Bizim için en değerli şey, aileyi yalnız bırakmamak. Günlük anlık geri bildirimle, çocuğun gelişim sürecini adım adım aileyle birlikte takip ediyoruz.”
ÇEDEP, aynı zamanda oyun temelli etkileşimler yaratarak annelerin evlerinden çıkmadan destek almasını sağlayan bir sistem. Bu süreçte, etkileşim temelli yaklaşımlardan, bilimsel temelli doğal öğretim yönteminden ve özellikle Floortime modelinden yoğun olarak faydalanıyor.
Dezavantajlı Çevrelere Yeni Bir Nefes
ÇEDEP, özellikle dezavantajlı çevrelere sunduğu imkanlarla öne çıkıyor:
Kırsalda veya küçük ilçelerde yaşayan aileler: Uzak mesafeler nedeniyle özel eğitim kurumlarına ulaşamayan çocuklar, artık evlerinden uzman desteği alabiliyor.
Ekonomik imkanı sınırlı olan aileler: Seyahat veya ek kurum masrafları olmadan, düşük maliyetle çocuğuna destek sunabiliyor.
Yurt dışında yaşayan ve çocuklarıyla Türkçe konuşan aileler: Almanya başta olmak üzere Avrupa’daki aileler, ana dillerinde uzman desteği alarak hem kültürel hem dilsel uyum açısından güvenli bir ortam buluyor.
Bu yönüyle ÇEDEP, yalnızca bir eğitim modeli değil, aynı zamanda otizm, dil konuşma geriliği ve gelişimsel gerilik yaşayan çocuklar için sosyal eşitsizlikleri azaltan bir toplumsal girişim olarak da ön plana çıkmaktadır.
Son 6 ayda 350’den fazla aile, toplamda 2 binin üzerinde günlük video paylaşımı yaparak ÇEDEP sürecine katıldı. Bu ailelerin %80’i kırsal bölgelerde veya yurt dışında yaşayan ebeveynlerden oluşmaktadır.
Hangi Çocuklar Başvurabiliyor?
ÇEDEP, özellikle 0–6 yaş erken çocukluk dönemine odaklanıyor. Çünkü bilimsel araştırmalar bu dönemin kritik gelişim dönemi olduğunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte, ilkokul çağındaki çocuklar için de süreç bireyselleştirilmiş hedeflerle devam ettirilebiliyor. Özellikle ekran maruziyeti ve uyaran eksikliği yaşayan çocuklarda erken müdahale büyük fark yaratıyor.
Desteklenen Yetersizlik Türleri
Program, çok geniş bir yelpazede çocukları kapsıyor:
Otizm spektrum bozukluğu
Dil ve konuşma bozuklukları / dil konuşma geriliği
Her yetersizlik türü için farklı hedefler belirleniyor. Örneğin otizmli bir çocuk için ortak dikkat, iletişim ve taklit becerileri öne çıkarken; dil konuşma geriliği olan çocuklarda ses taklitleri, kelime haznesi ve ilk sözcükler; gelişimsel gerilik yaşayan çocuklarda ise öz bakım ve sosyal beceriler ön plana çıkıyor.
Bir baba şöyle diyor: “Köyümüzde özel eğitim merkezi yoktu. Çocuğumun dil konuşma geriliği için ÇEDEP’e başvurduk. Kısa sürede kelime sayısının arttığını görmek bizi çok mutlu etmiştir.”
Günlük Anlık Geri Bildirim: ÇEDEP’in Kalbi
ÇEDEP modelinin en önemli farkı, günlük “anlık geri bildirim” yaklaşımı. Aileler, evde yaptıkları kısa etkinlik videolarını uzmanlara gönderiyor. Uzmanlar aynı gün içinde dönerek, ebeveynlere çocuğun gelişimini nasıl destekleyebilecekleri konusunda net yönlendirmeler sunuyor.
Bu süreç, sanal özel eğitim sayesinde ailenin ev ortamında kalmasına imkan verirken, özellikle otizm, dil konuşma geriliği ve gelişimsel gerilik yaşayan çocuklarda günlük desteği sürdürülebilir kılıyor.
Avrupa’ya Açılan Kapı
ÇEDEP yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da hızla büyüyor. Özellikle Almanya’daki çocuklarıyla Türkçe konuşan aileler, sanal özel eğitim sayesinde Türkiye’deki uzmanlarla aynı gün içinde iletişim kurabiliyor. Bu durum, uyaran eksikliği ve ekran maruziyeti nedeniyle gelişiminde risk yaşayan çocukların da desteklenmesini sağlıyor. Türkiye’nin özel eğitim alanında “eğitim ihracatı” yapabileceğini gösteriyor.
Gelecek Vizyonu: ÇEDEP, Almanya’nın ardından Hollanda ve Belçika’daki çocuklarıyla Türkçe konuşan ailelere de ulaşmayı hedefliyor. Uzun vadede İngilizce ve Almanca içeriklerle evrensel bir özel eğitim modeli olma yolunda ilerliyor.
Ailelerden Gelen Sesler
Bir annenin sözleri, programın gücünü özetliyor:
“Çocuğumun gelişimi için şehir merkezine gitmem imkansızdı. ÇEDEP sayesinde evde çektiğim videolara uzmanlarımızdan hemen dönüş alıyorum. Çocuğumun ilk sözcüklerini duymamda bu desteklerin payı çok büyük.”
Bir başka annenin ifadesi: “Otizm tanısıyla çok zorlanıyorduk. ÇEDEP sayesinde yalnız olmadığımızı gördük. Uzmanlarımız bizi her gün yönlendiriyor.”
ÇEDEP Kadrosu: Gücü İnsanından Alıyor
ÇEDEP’in başarısında güçlü ekibin katkısı büyük:
Yılmaz Yalçın, özel eğitim öğretmeni ve koordinatör olarak erken çocukluk, otizm ve gelişimsel gerilik alanlarındaki saha deneyimiyle programın akademik yönünü güçlendiriyor.
Gözde Nur Durkan, çocuk gelişim uzmanı ve koordinatör olarak, çocuklarla kurduğu enerjik iletişim ve yüksek motivasyonuyla ailelere rehberlik ediyor.
Dr. Gamze Gezginci Çolak, “Terapi Dükkanı” ve “Aile101” markalarının kurucusu; danışmanlık alanındaki bilgi birikimi ve yenilikçi yaklaşımıyla ÇEDEP’e katkı sağlıyor.
Hakan Kaya, dil ve konuşma terapisti olarak otizm, dil konuşma geriliği ve ekran maruziyeti olan çocuklarla çalışmalarıyla dikkat çekiyor.
Ayhan Ağaç, Sosyal Pedagog olarak uzun yıllardır Almanyadaki ailelerle çalışan Ağaç; ÇEDEP Almanya temsilcisi olarak Avrupa’daki ailelere programı ulaştırıyor, böylece modelin uluslararası boyutunu güçlendiriyor.
Marka Gücü ve Bilimsel Güvence
ÇEDEP®, resmi olarak tescilli bir marka. Bu güvence, ailelerin gönül rahatlığıyla programa katılmasını sağlıyor. Program ayrıca ulusal ve uluslararası bilimsel kongrelerde sunulan bildirilerle destekleniyor.
ÇEDEP modeli, 2025 yılında Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde, Prof. Dr. İbrahim H. Diken & Doç. Dr. Ümit IŞIK Eş-Başkanlığında düzenlenen UDEMKO 2025 – Uluslararası Katılımlı Ulusal Disiplinerarası Erken Çocuklukta Müdahale Kongresi’nde bilimsel bildiri olarak kabul edilmiş ve sunulmuştur. Bu gelişme, programın bilimsel camiada da takdirle karşılanmasını sağlamıştır..
ÇEDEP’ten Topluma Mesaj
Gözde Nur DURKAN, vizyonlarını şu cümlelerle anlatıyor:
“Her çocuk bir tohumdur. Doğru zamanda doğru toprakla buluşturulduğunda yeşerir. ÇEDEP, bu yolculukta ailelerin yanında olmayı sürdürüyor.”
“Bu yaştan sonra tel mi takılır?” klişesi artık tarihe karışıyor. Kariyer hedefleri, sosyal yaşam ve artan sağlık bilinci, 30’lu, 40’lı ve hatta 50’li yaşlarındaki pek çok bireyi ortodonti kliniklerine yönlendiriyor. Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Uzm. Dt. Caner Büyükkaya, “Yetişkin hastalarımızın sayısı her geçen yıl artıyor ve bu, sadece estetik bir arayış değil, aynı zamanda bir sağlık yatırımıdır” dedi.
Günümüzde yetişkin ortodontisi, artık sadece gençlere özgü bir tedavi olmaktan çıktı. Uzmanlara göre bu popülerliğin arkasında yatan en büyük neden, tedavi teknolojilerindeki gelişmeler. Eskiden metal braketlerin yarattığı estetik kaygılar nedeniyle tedavisini erteleyen birçok yetişkin, artık neredeyse görünmez olan şeffaf plaklar veya diş rengindeki estetik braketler sayesinde bu adımı rahatlıkla atabiliyor.
Uzm. Dt. Caner Büyükkaya, “Yetişkin hastaların motivasyonu genellikle çok yüksek oluyor. Çünkü bu kararı bilinçli bir şekilde, uzun süre düşündükten sonra veriyorlar. Estetik kaygıların yanı sıra, yıllar içinde dişlerde meydana gelen aşınmalar, kapanış bozukluklarına bağlı çene ağrıları gibi fonksiyonel sorunlar da onları tedaviye yönlendiriyor. Benim gözlemim, tedavi bittiğinde elde ettikleri özgüven artışının hayatlarının her alanına yansıdığı yönünde.”
Sonuç olarak, sağlıklı ve estetik bir gülüşe kavuşmanın yaşı olmadığını belirten uzmanlar, atılacak ilk adımın detaylı bir muayene olduğunu vurguluyor. Kişinin kemik yapısı ve dişsel ihtiyaçlarına göre en doğru tedavi planı için bu alanda tecrübeli bir Mersin ortodontist ile görüşmek, kişiye özel en doğru yol haritasını çizecektir.
2025 yılında ofis mobilyaları, hem estetik hem de işlevselliği ön planda tutarak çalışmaların verimliliğini artırmayı hedefliyor. Bu yılın trendleri, çalışanların ihtiyaçlarına ve çalışma şekillerine göre şekilleniyor. Ofislerin dinamik yapısını yansıtan tasarımlar, inovatif malzemeler ve sürdürülebilir uygulamalar, sektörde ön plana çıkacak unsurlar arasında yer alıyor.
Üç ana tema üzerinden şekillenen bu trendler, ofis mobilyalarının kullanılabilirliğini artırırken, estetik bir görünüm de sunmayı amaçlıyor:
Modüler Tasarımlar: Ofis alanlarının esnekliği ve işlevselliği, modüler mobilyalar ile sağlanacak. Bu tür mobilyalar, değişen ihtiyaçlara hızlıca uyum sağlayarak alanın sürekli olarak yenilenmesine olanak tanıyor.
Sürdürülebilir Malzemeler: Çevreye duyarlılık, ofis mobilyalarında kullanılacak malzemelerin seçiminde önemli bir rol oynuyor. Ahşap, bambu ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımı artarken, bu malzemelerin şıklığı da dikkat çekiyor.
Teknolojik Entegrasyon: Ofis bankoları ve makam takımları gibi mobilyalar, teknolojik ürünlerle entegrasyon sağlayarak, kullanım kolaylığı sunacak. Kablosuz şarj alanları ve entegre aydınlatma çözümleri, modern ofislerin vazgeçilmez unsurları arasında yer alacak.
Ofis mobilyalarında 2025 yılının trendleri, çalışan konforunu artırırken, aynı zamanda ofislerin genel görünümünü de geliştirecek. Bu yeni yaklaşımlar, Kaleofis gibi öncü firmalar aracılığıyla hayata geçirilecek ve sektördeki değişimlere öncülük edecek.
Makam Takımları: Verimlilik İçin Doğru Seçim Nasıl Olmalı?
Makam takımları, ofislerdeki estetik ve işlevselliği bir araya getiren önemli unsurlardır. Doğru makam takımı seçimi, hem çalışanların verimliliğini artırır hem de ziyaretçilere profesyonel bir imaj sunar. Ancak, verimliliği artırmak için dikkat edilmesi gereken birkaç önemli nokta bulunmaktadır.
Fonksiyonellik: Seçtiğiniz makam takımlarının işlevsel olması, günlük iş akışını kolaylaştırır. Depolama alanları, fonksiyonel masa ve ergonomik sandalye seçimleri, ofis ortamında rahat hareket etmeyi sağlar.
Estetik: Makam takımlarının tasarımı, ofisin genel dekorasyonuna uyum sağlamalıdır. Modern ve şık bir tasarım, hem çalışanlar hem de müşteriler için hoş bir atmosfer yaratır.
Malzeme Kalitesi: Uzun ömürlü ve dayanıklı malzemelerden yapılmış makam takımları, zaman içinde daha az bakım gerektirir. Bu da maliyetleri azaltır.
Özelleştirme Seçenekleri: İhtiyaçlarınıza ve zevkinize göre özelleştirilebilen makam takımları, ofisinizin yanı sıra sizin markanızı da yansıtır. Bu nedenle, esnek tasarım seçenekleri sunan markaları tercih etmek önemlidir.
Ofis mobilyaları ve makam takımları seçerken, verimliliği öncelikli hedef olarak belirlemek, hem çalışan memnuniyetini artıracak hem de ofis atmosferini iyileştirecektir. Kaleofis gibi inovatif markalar, bu beklentileri karşılayacak modern çözümler sunmaktadır.
Ofis Bankoları: Estetik Ve Fonksiyonelliği Bir Arada Sunmak
2025 ofis trendlerinde, ofis bankoları yalnızca işlevsel olmakla kalmıyor, aynı zamanda estetik bir öğe olarak da ön plana çıkıyor. Modern ofis tasarımlarında, çalışanların verimliliğini artırmak ve marka imajını güçlendirmek adına ofis bankoları önem kazanıyor.
Estetik Tasarım
Göz alıcı ve modern ofis bankoları, işletmenin kimliğini yansıtırken, çalışanlar arasında da olumlu bir atmosfer oluşturuyor. Farklı malzeme seçenekleri ile tasarlanan bankolar, her tür ofis dekorasyonuna uyum sağlamakta. Ahşap, metal ve cam gibi materyallerden oluşan bankolar, hem şık bir görünüm sunmakta hem de uzun ömürlü olmalarını sağlamaktadır.
Fonksiyonellik
İşlevsellik açısından, ofis bankoları açık ofis düzenlerinde ortak çalışma alanlarını destekleyerek verimliliği artırıyor. İç tasarımda yer alan kablo yönetim sistemleri, depolama alanları ve ayarlanabilir yükseklik özellikleri, çalışanların ihtiyaçlarına göre dizayn edilmektedir. Bu tür özellikler, ofis bankolarının işlevselliğini önceki yıllara göre daha da artırmaktadır.
Kaleofis’in Sunmuş Olduğu Yenilikçi Çözümler
Kaleofis, ofis mobilyaları alanında sunduğu yenilikçi tasarımlarla dikkat çekiyor. Ofis bankoları, Kaleofis’in tasarım anlayışı ile birleştiğinde estetik ve fonksiyonelliği en iyi şekilde temsil ediyor. Kaleofis’in sunduğu çeşitli ofis bankası modelleri, her türlü ihtiyaca yönelik özelleştirilebilmektedir. Böylece, müşterilerin beklentilerine uygun çözümler sunmak mümkün olmaktadır.
Ofis bankoları 2025 yılında estetik ve fonksiyonelliğin bir birleşimi olarak dikkat çekecek. Doğru tercih ile çalışkanların motivasyonunu artırabilir ve ofis ortamını daha çekici hale getirebilirsiniz.
Kaleofis ile Ofis Mobilyalarında İnovasyon Örnekleri
Kaleofis, ofis mobilyaları sektöründe öncü bir marka olarak, yenilikçi tasarımlarıyla dikkat çekmektedir. 2025 yılına yönelik trendleri öngören şirket, ofis alanlarını hem estetik açıdan zenginleştiriyor hem de fonksiyonellik sunuyor.
Bunun en güzel örneklerinden biri, modüler ofis bankolarıdır. Kaleofis’in tasarımları, kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde özelleştirilebilmekte. Bu sayede, farklı çalışma alanları yaratmak ya da mevcut alanları verimli bir şekilde kullanmak mümkün hale geliyor.
Aynı zamanda makam takımları alanında da özgün çözümler sunan Kaleofis, hem şıklığı hem de kullanışlılığı bir arada sunarak ofislerin profesyonel görünümünü artırmayı hedefliyor. Bu yeni nesil makam takımları, iş dünyasının dinamiklerine uygun şekilde tasarlanmıştır.
Kaleofis, yalnızca estetiği değil, çalışanların rahatlığını da önceliklendirdiği için, ergonomik tasarım kıstaslarına uygun ürünler geliştirmeye devam ediyor. Bu yaklaşım, çalışan verimliliğini artırmakta büyük rol oynuyor.
Kaleofis’in inovasyon örnekleri, ofis mobilyalarının geleceğini şekillendirirken, aynı zamanda çalışma alanlarını da daha verimli hale getiriyor. Markanın sunduğu çözümler, gelecekteki ofis tasarımlarında sıkça karşımıza çıkacak gibi görünüyor.
Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, 19 Eylül Gaziler Günü sebebiyle yayınladığı mesajında “Gazilerimiz; cesaretiniz, onurlu duruşunuz ve sarsılmaz vatan sevginizle bizlere her daim yol gösteren, gurur kaynağımız olan kahramanlarsınız.” ifadelerine yer verdi.
Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, 19 Eylül Gaziler Günü nedeniyle yayınladığı mesajında şunlara yer verdi:
“Vatanımızın bağımsızlığı, özgürlüğü ve bütünlüğü uğruna canlarını hiçe sayarak en yüce fedakârlığı gösteren kahraman gazilerimize en derin şükranlarımı sunuyorum.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Gaziler, vatan sevgisinin yaşayan abideleridir” sözü, sizlerin bu millet için ne büyük bir değer taşıdığınızı en güzel şekilde anlatmaktadır. Gazilerimiz; cesaretiniz, onurlu duruşunuz ve sarsılmaz vatan sevginizle bizlere her daim yol gösteren, gurur kaynağımız olan kahramanlarsınız.
Bizler bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, bunu şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin destansı mücadelelerine borçluyuz. Görevimiz; bu emanete sahip çıkmak, Cumhuriyetimizi ve değerlerimizi sonsuza dek yaşatmaktır.
Bu anlamlı günde, başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyor, Gaziler Günü’nü yürekten kutluyorum.” ifadelerini kullandı.