TKB’den ‘Milli Mücadele Rotası’

Olgay GÜLER

Tarihi Kentler Birliği (TKB) ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı (ABB) Mansur Yavaş, milli mücadelenin gerçekleştirildiği kentlerden oluşan ‘Milli Mücadele Rotası’ oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.

Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi (AKM) konferans salonunda düzenlenen toplantının açılışından bir gün önce kente gelen ABB Başkanı Yavaş, Edirne Belediyesi tarihi binası önünde törenle karşılandı. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan tarafından karşılanan Yavaş tarihi binayı gezerken, toplantıya ilişkin açıklamalarda bulundu.

‘MİLLİ MÜCADELE ROTASI OLUŞTURACAĞIZ’

ABB ve TKB Başkanı Yavaş, milli mücadelenin gerçekleştirildiği kentlerden oluşan ‘milli mücadele rotası’ oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Yavaş, “Bize bu ülkeyi vatan eden, emanet edenlerin yaptıkları mücadelenin unutulmaması, daima yaşatılması için Kurtuluş Savaşı’nın geçtiği bütün alanları milli mücadele rotası altında topluyoruz ki tek tek nerede ne yapılmış görülsün. Çünkü Sakarya Meydan Muharebesi dendiği zaman akla Ankara gelmiyor. Aslında Polatlı’nın Sakarya Köyü civarında olmuştur. 22 gün 22 gece süren, Melhame-i Kübra denilen, dünyadaki sayılı en uzun meydan savaşlarından birisi olmuştur. Oralara gittiğiniz zaman, hala yerin altından o günlere ait birçok silah parçaları, mermi parçaları çıkıyor. Maalesef üzülerek söylüyorum; o kadar uzak kalmışız ki köylülerin birçoğu, orada mezar olacağından şüphelendikleri yerleri, tarlasının içerisinde bir taşla çevirerek oraya eklemişler. iz yaptığımız çalışmalarla hem bir turizm rotası, bu ülkeyi bize vatan edenlere bir borç olarak görüyoruz. Bu, Anadolu’nun her tarafında var, bunun asla unutulmaması gerekiyor” şeklinde konuştu.

‘178 BELEDİYE BAŞKANINI AĞIRLAYACAĞIZ’

Ziyarete ilişkin konuşan Başkan Gencan da, TKB’nin kurucu üyelerinden olarak Yavaş ve diğer birlik üyelerini ağırlamaktan mutluluk duyduklarını dile getirerek, “Bugün sizleri şehrimizde ağırlamaktan çok memnuniyet duyuyoruz. Bugün burada sadece Edirne olarak değil, Trakya olarak sizlerle beraberiz. Biz Tarihi Kentler Birliği’nin kurucu üyesiyiz. Dolayısıyla bu toplantıyı burada organize etmek çok arzu ettiğimiz bir durumdu. Sizler de bizi kırmadınız. Şehrimizde yarın gerçekleştireceğimiz toplantı çok önemli. Çok değerli akademisyenler ve mimarımız Emre Arolat Bey burada olacak. 178 belediye başkanımızı ağırlayacağımız geniş katılımlı bir toplantı olacak. Toplantımızın herkes için çok verimli geçmesini umuyorum” dedi.

Eski Tip Sürücü Belgelerinin Yenilenmesi İçin Son Tarih 31 Ekim

Eski tip sürücü belgelerinin yenilenmesi için belirlenen süre 31 Ekim 2025 tarihinde sona erecek. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ehliyet yenileme süresinin uzatılmayacağını açıkladı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, eski tip sürücü belgelerinin yenilenmesi konusunda belirlenen son tarihin 31 Ekim 2025 olduğunu ve bu tarihten sonra eski tip belgelerin geçerliliğini yitireceğini hatırlattı.
Bakan Ali Yerlikaya, son tarih konusunda herhangi bir süre uzatımının söz konusu olmayacağını vurgularken, “Vatandaşlarımıza sesleniyorum: Lütfen nüfus müdürlüklerinden randevumuzu alalım eski belgelerimizi yenileyelim” dedi.
2025 Yılında Sürücü Belgesi Yenileme Başvuruları
2025 yılının Temmuz ayında eski tip sürücü belgelerinin yenilenmesi hususunda rekor düzeyde başvuru yapılırken, süre uzatım kararının ardından vatandaşlardan gelen başvurularda dikkat çekici bir düşüş yaşanmıştı.
2 milyon 33 bin 472 KİŞİDE HALA ESKİ TİP EHLİYET VAR
2 milyon 33 bin 472 vatandaşta hâlâ eski tip sürücü belgesini kullandığı için işlemlerin son günlere bırakılmamasının büyük önem taşıdığı kaydedildi.
İçişleri Bakanı Sayın Ali Yerlikaya şu açıklamayı yaptı:
2025 yılında toplam 2 milyon 770 bin 690 başvuru yapılmıştır. Başvuruların aylara göre dağılımında özellikle Temmuz ayı öne çıkmış, yalnızca bu ay içerisinde 1 milyon 424 bin 516 başvuru gerçekleşmiş ve günlük ortalama 64 bin 750 sürücü belgesi değiştirilmiştir. Alınan uzatma kararının ardından ise başvurularda büyük bir düşüş yaşanmış; Ağustos ayında 96 bin 134, Eylül ayında ise 60 bin 703 başvuru alınmıştır.
31 Ekim 2025 tarihine kadar Eski Tip Sürücü Belgeleri, değerli kâğıt ve vakıf payı bedeli olarak toplam 15 TL ücret karşılığında yenilenecektir. Bu tarihten sonra yenilenmeyen eski tip sürücü belgeleri geçersiz hale gelecektir.
Bu tarihten sonra B sınıfı sürücü belgesinin yenilenmesi için harç değerli kâğıt ve vakıf hizmet bedeli dahil toplam 7.438,60 TL’nin yatırılması gerekmektedir.
A, A1, A2, F sınıfları için harç, değerli kâğıt ve vakıf hizmet bedeli dahil toplam 3643,10 TL’nin yatırılması gerekmektedir.
B1, BE, C1, CIE, C, CE, DI, DIE, D, DE, G, M sınıfları için harç, değerli kâğıt ve vakıf hizmet bedeli dahil toplam 11.235,60 TL’nin yatırılması gerekmektedir.

Edirne’de Sınır Ticareti ve Tarımda İş Elbiselerinin Önemi

Edirne, hem sınır ticaretinin hem de tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu önemli bir şehir. Günlük yaşamın içinde farklı sektörlerde çalışan binlerce emekçi, işlerini güvenle yapabilmek için doğru ekipmanlara ihtiyaç duyuyor. Bu noktada dayanıklı iş elbiseleri, hem tarım arazilerinde hem de sanayi alanlarında çalışanların güvenliğini sağlamada kritik bir rol üstleniyor.

Edirne’nin sıcak yazları ve soğuk kışları, çalışanların kıyafet seçiminde dikkatli olmasını zorunlu kılıyor. Mevsime uygun olarak tasarlanan iş kıyafetleri, çalışanların gün boyu rahat hareket etmesine yardımcı olurken aynı zamanda koruyucu özellikleriyle iş kazalarını önlemeye katkı sağlıyor. Özellikle tarımda ve fabrikalarda görev yapan işçiler için üretilen iş ayakkabıları, sağlam yapısıyla ayak sağlığını korurken, kayma ve yaralanma riskini minimuma indiriyor.

Sınır kapılarındaki lojistik faaliyetlerde görev yapan personelin de güvenlik açısından doğru iş elbiselerini tercih etmesi oldukça önemli. Güvenlik standartlarına uygun iş kıyafetleri ve iş yelekleri, hem çalışan sağlığını koruyor hem de kurumsal düzeni güçlendiriyor.

Sonuç olarak, Edirne’de tarım, ticaret ve lojistik sektörlerinin gelişimiyle birlikte iş güvenliğine verilen önem de artıyor. İş elbiseleri, iş kıyafetleri ve iş ayakkabıları, hem çalışanların sağlığı hem de üretim verimliliği için vazgeçilmez hale gelmiş durumda.

Hamilelik ve Diş Beyazlatma: Bilmeniz Gerekenler

Hamilelik dönemi, kadınların vücutlarında birçok değişiklik yaşadığı hassas bir süreçtir. Bu süreçte diş beyazlatma gibi estetik uygulamalar merak edilse de bazı konulara dikkat etmek gerekir.

Hamilelikte Diş Beyazlatma Yapılır mı?

Hamilelik sırasında diş beyazlatma genellikle önerilmez. Kullanılan kimyasal maddeler ve uygulama sürecindeki riskler, hem anne hem de bebek için istenmeyen durumlar yaratabilir. Özellikle ilk üç ay, organ gelişiminin yoğun olduğu dönem olduğu için beyazlatma gibi işlemlerden uzak durmak en güvenli yaklaşımdır.

Diş Sağlığını Korumak İçin Neler Yapılabilir?

  • Düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanımı,

  • Şekerli gıdaların ve asitli içeceklerin sınırlanması,

  • Düzenli diş hekimi kontrolleri,

Hamilelik boyunca dişlerin rengini korumak ve sağlıklı tutmak için yeterli önlemlerdir.

Diş Beyazlatma Ne Zaman Yapılabilir?

Bebek doğduktan ve emzirme dönemi sona erdikten sonra diş beyazlatma işlemleri güvenle uygulanabilir. Bu süreçte hem diş sağlığı hem de estetik açıdan bir diş hekimine danışman önemlidir.

Kısacası hamilelik döneminde diş beyazlatma önerilmez, ancak ağız ve diş sağlığına özen göstermek önemlidir. Doğum sonrası uygun zaman geldiğinde, diş hekiminizle görüşerek güvenli bir şekilde beyazlatma yaptırabilirsiniz.

Detaylı bilgi için www.klinik27.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Ayçiçeğinden kopuş!

Olgay GÜLER

Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, Trakya Birlik’in Ağustos ayında yüzde 44 yağlı ayçiçeği için açıkladığı avans fiyatını 5 TL’lik zamla güncelleyerek, ton başına 33 bin TL kesin alım fiyatı açıklamasını değerlendirdi. Ilgın, Türkiye’de yağlık ayçiçeği üretiminin merkezi konumundaki Trakya’da kanolaya ciddi bir yöneliş yaşandığını, bu durumun ayçiçeği ekim alanlarının azalmasına neden olduğunu söyledi…

Türkiye’de yağlık ayçiçeği üretiminin merkezi konumundaki Trakya’da hasat dönemi sona ererken, üreticilerin merakla beklediği kesin alım fiyatı açıklandı. Trakya Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifleri Birliği (Trakya Birlik), bu yıl aşırı sıcaklar ve yetersiz yağış nedeniyle erken başlayan hasat sürecinde 7 Ağustos’ta duyurduğu ton başına 28 bin TL’lik avans fiyatının ardından kesin fiyatı belirledi. Birlik, yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için ton başına 33 bin TL kesin alım fiyatı açıkladı. Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı ve Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Egemen Ilgın, açıklanan fiyatı değerlendirdi.

‘AYÇİÇEĞİ FİYATI, KÜRESEL ÖLÇEKTE DEĞERLENDİRİLMELİ’

Bu yıl afet düzeyinde kuraklık yaşandığına dikkat çeken Ilgın, “Bu yıl yaşanan tablo, fiyat konusu bakımından Trakya Birlik’in de ötesine geçen bir boyuta ulaştı. Hepimizin bildiği gibi afet düzeyinde bir kuraklık yaşandı. Bunun yanı sıra hasat döneminde ithalatla ilgili gelişmeler de gündeme geldi. Tüm bu etkenler sonucunda çiftçimizin büyük kısmı ürününü serbest piyasada içinin sinmediği fiyatlarla satmak zorunda kaldı. Bugün itibariyle de zaten hasat tamamlanmış durumda. Burada şunu vurgulamak isterim: Ayçiçeği fiyatının belirlenmesi artık kurumların veya bölgesel aktörlerin ötesine geçmiş bir mesele. Küresel ölçekte değerlendirilmeli” dedi.

‘AYÇİÇEĞİ SAVUNMA SANAYİ KADAR ÖNEMLİDİR’

Çiftçilerin yüksek girdi maliyetlerine dikkat çeken Ilgın, “Çiftçinin en temel sorunu, girdi enflasyonunun çok yüksek olması. Mazottan gübreye, tarımsal ilaçlardan sulama giderlerine kadar her kalem sürekli artıyor. 2015 yılından bu yana mazot fiyatları 12 kat artmış durumda. Buna karşılık çiftçinin ürettiği ürünlerin fiyatı bu ölçüde yükselmedi. Gübre neredeyse borsa gibi sürekli yukarı gidiyor. Tarım ilaçlarının çoğu ithalata bağımlı ve dövize endeksli. Dolayısıyla fiyatları da artıyor. Bu şartlarda çiftçinin para kazanması mümkün olmuyor. Ayçiçeği ise milli bir ürün. Ülkenin güvenliği için savunma sanayisi ne kadar önemliyse, gıda güvenliği açısından ayçiçeği üretimi de o derece önemlidir. Çünkü Türkiye kendi kendine yetemiyor. Kendi ihtiyacını karşılayamadığı için her zaman dışa bağımlı hale geliyor. İthalat yapılmadığı zaman içeride fiyatlar yükseliyor, bu da enflasyonu artırıyor. Dolayısıyla ithalat baskısı fiyatları belli bir düzeyde tutuyor ama çiftçiyi mağdur ediyor” diye konuştu.

‘HASAT DÖNEMİNDE İTHALAT GÜNDEME GELMEMELİ’

İthalat politikalarının fiyatlar üzerindeki etkisine vurgu yapan Ilgın, “İthalat meselesine de değinmek istiyorum. Hasat döneminde ithalat izinlerinin çıkması veya bu konuda açıklamalar yapılması fiyatları olumsuz etkiliyor. İthalat kesinlikle sadece sezon sonu açılmalı, hasat döneminde ithalat gündeme gelmemeli. Bu durum çiftçinin emeğini değersizleştiriyor” ifadelerini kullandı.

GELİR SİGORTASI SİSTEMİ ÖNERİSİ

Çiftçinin piyasa dalgalanmalarına karşı da korunması gerektiğinin altını çizen Ilgın, “Çiftçimizi piyasa dalgalanmalarına karşı da korumamız gerekiyor. Bunun için önerim, gelir sigortası sistemi. Bu sistemde, ayçiçeği gibi ürünlerin ortalama maliyeti çıkarılır, üzerine makul bir kar payı konur ve bir gelir eşiği belirlenir. Örneğin ayçiçeğinde bu 33 TL olabilir. Eğer piyasa bu rakamın altında oluşursa, çiftçiye fark ödemesi yapılır. Enflasyon nedeniyle girdi fiyatları çok yükselirse yine destek verilir. Böylece çiftçi önünü görür, planlamasını yapar. En azından ‘Seneye ürünümü en az şu fiyata satacağım’ diyebilir” dedi.

 ‘KANOLAYA CİDDİ BİR YÖNELİM VAR’

Üreticinin kanolaya yönelmeye başladığını da söyleyen Ilgın, “Şu anda bölgemizde kanolaya ciddi bir yöneliş görüyorum. Bu da ayçiçeği ekim alanlarının azalmasına neden oluyor. Oysa ayçiçeği yağı, mutfaklarımızın vazgeçilmez temel ihtiyaçlarından biri. Vatandaşın da bu ürüne uygun fiyatlarla ulaşabilmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu mesele sadece bir fiyat tartışması değil; tarımsal üretimin, gıda güvenliğinin, çiftçinin geleceğinin ve ülke ekonomisinin bütün yönleriyle değerlendirilmesi gereken bir konu. Benim önerim, gelir sigortası sisteminin ülke tarım politikalarında gündeme alınmasıdır. Böylece çiftçi belirsizlikten kurtulur, üretim planlamasını güvenle yapar ve ayçiçeği üretiminden vazgeçmez” diye konuştu.

TKB’nin kalbi Edirne’de atacak

Tarihi Kentler Birliği (TKB) II. Olağan Birlik Meclisi Toplantısı Edirne Belediyesi’nin ev sahipliğinde bugün başlayacak. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve Tarihi Kentler Birliği Başkanı Mansur Yavaş’ın başkanlık edeceği toplantıda Türkiye’nin dört bir yanından gelen yerel yöneticiler ve uzmanlar, kültürel mirasın korunması ve geleceğe aktarılması konularında fikir alışverişinde bulunacak.

Tarihi Kentler Birliği (TKB) II. Olağan Birlik Meclisi Toplantısı’nın açılışı Atatürk Kültür Merkezi’nde saat 10:00’da Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayacak.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ve ABB Başkanı / TKB Başkanı Mansur Yavaş’ın konuşmalarının ardından TKB Tanıtım Video Gösterimi ve Edirne Belediyesi Tanıtım Gösteriminde bulunulacak. Daha sonra Birlik Meclisi Toplantısı’na geçilecek.

Toplantı Gündemleri şöyle:

“Oktay Özel: TKB Faaliyetleri ve Proje Destek Süreçleri Konusunda Sunum

Üye Belediyelerin 2026 Yılı İçin Ödeyeceği Katılım Payının (Üye Aidatı) Belirlenmesi

06 Şubat 2023 Tarihinde Kahramanmaraş/Pazarcık Merkezli Deprem Nedeniyle Deprem Bölgesinde Bulunan Üye Belediyelerimizin Birliğe Ödemesi Gereken Katılım Payı (Üye Aidat) Konusunun Görüşülmesi

Birliğin, 2026 Mali Yılı Analitik Bütçesi ve Performans Programına İlişkin Plan ve Bütçe Komisyon Raporunun Görüşülmesi

Üyelikle ilgili Başvuruların Görüşülmesi”

1.OTURUM

Tarihi Kentler Birliği’nin bugün gerçekleştirilecek Tarihi Kentler Birliği Danışmanı Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi Başkanlığı Proje Koordinatörü Bekir Ödemiş’in moderatörlüğünde gerçekleştirilecek Tarihî Yapıların Planlanması ve Korunmasında Disiplinlerarası Yaklaşımlar” konulu   1. Oturumu’ndaki konuşmacılar ve konuları şöyle:

Yüksek Mimar Emre Arolat

EAA-Emre Arolat Architecture Ana Tasarım Sorumlusu

Konu: Her Proje Bir Macera

Prof. Dr. Alper İlki

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi,  Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı , Doğal Afet Sigortaları Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi

Konu: Tarihi ve Kültürel Miras Yapılarında İzleme, Değerlendirme ve Güçlendirme Stratejilerine Güncel Yaklaşımlar

Prof. Dr. Cânâ Bilsel

ODTÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi

Konu: Cumhuriyet’in Başkenti Ankara’nın Mekânsal Tasarımı, Kamusal Mekânların Oluşumu ve Geleceğe Taşınması

Prof. Dr. Semiha Kartal

Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı

Konu: Tarihi Kentlerin Korunması ve Geleceğe Aktarılmasında Disiplinlerarası Yaklaşımlar: Edirne Örneği

EDİRNE GEZİSİ

Katılımcılar 1. oturumun ardından, “Osmanlı Payitahtı Edirne’nin Kültür Hayatı Gezisi” başlığı altında gerçekleştirilecek Selimiye Camii ve Külliyesi ile Çevresi ziyareti (UNESCO Dünya Mirası), Edirne Belediyesi Kent Müzesi (Edirne Hafız Ağa Konağı), Edirne Tarihi Belediye Binası, Eski (Ulu) Cami, Atatürk Anıtı, Üç Şerefeli Cami, Lozan Anıtı ve Tarihi Gar Binası’nı ziyaret edecek.

Yaşam Becerileri Evi’nde yeni dönem

Edirne Valiliği öncülüğünde kurulan Günlük Yaşam Becerileri Atölye Evi, minik öğrencilerin günlük yaşam becerilerini güvenli ve uygulamalı bir şekilde öğrenmelerine imkân tanımaya devam ediyor.

İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nce hazırlanan program kapsamında öğrenciler; öğretmenlerinin rehberliğinde Neşeli Mutfak, Pratik El Becerileri, Günlük Yaşam Becerileri ve Minik Marangozlar atölyelerini ziyaret ediyor. Atölyelerde görevli öğretmenlerin eşliğinde; yemek hazırlamadan düzenli yaşam alışkanlıklarına, temizlik ve düzenden küçük tamir işlerine kadar birçok temel beceri uygulamalı olarak öğretiliyor.

İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Neşeli Mutfak, Pratik El Becerileri, Günlük Yaşam Becerileri ve Minik Marangozlar atölyelerinde çocukların; yemek hazırlamadan düzenli yaşam alışkanlıklarına, temizlik ve düzenden küçük tamir işlerine kadar pek çok beceriyi uygulamalı olarak öğrendiği belirtilerek şöyle denildi:

“Bu çalışmalarla hedefimiz, çocuklarımızın yalnızca akademik bilgiyle değil; hayatın içinde karşılaşabilecekleri durumlara da hazırlıklı, özgüveni yüksek ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır.

Yaşam Becerileri Atölye Evi’nde yürütülen bu çalışmalarla, öğrencilerimizin akademik ve sosyal gelişimlerinin yanı sıra günlük hayatta karşılaşabilecekleri durumlara karşı hazırlıklı, özgüveni yüksek, sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır.”

‘Barınma temel bir haktır’

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin, barınma sorunu giderek ağırlaşan Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük barınma krizini yaşayan ülkesi durumuna geldiğini söyledi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin, ““Türkiye Avrupa’nın en büyük barınma kriziyle karşı karşıya” diyerek  Türkiye’de giderek ağırlaşan barınma sorununa dikkat çekti. Tekin, “Barınma hakkı, milyonlarca vatandaş için kâğıt üzerinde kalmış, fiilen kullanılamaz hale gelmiştir. Türkiye, Avrupa’nın en büyük barınma krizini yaşayan ülkesi durumuna gelmiştir” dedi.

“BARINMA TEMEL BİR HAKTIR”

Tekin, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Anayasa’nın ilgili maddelerini hatırlatarak, devletin konut ihtiyacını karşılamakla yükümlü olduğunu vurguladı. “Ancak bugün gelinen noktada devlet bu yükümlülüğünü yerine getirmemektedir” diye konuştu.

“KİRALAR 13 KAT ARTTI”

Ekonomik krizin, döviz kurlarındaki dalgalanmaların ve enflasyonun konut piyasasını çökerttiğini ifade eden Tekin, “2015’te 2 bin 500 lira olan bir kira 2024’te 32 bin 500 liraya yükseldi. Bu artış yaklaşık 13 kata denk geliyor. Türkiye’de 24 milyondan fazla vatandaş kiracı, ev sahibi olmak ise ortalama gelirle 20–25 yıl boyunca başka harcama yapmadan çalışmayı gerektiriyor” dedi.

ÖĞRENCİLER VE GENÇLER ZOR DURUMDA

Üniversite öğrencilerinin de bu krizden en çok etkilenen kesimlerden biri olduğunu belirten Tekin, “7 milyonu aşkın öğrencinin yalnızca yüzde 14’ü devlet yurtlarında barınabiliyor. Geri kalan öğrenciler fahiş kiralarla karşı karşıya. Bu tablo eğitim hakkını ve gençlerin geleceğini doğrudan tehdit ediyor” ifadelerini kullandı.

ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Tekin, barınma krizinin çözümü için atılması gereken adımları şöyle sıraladı:

Dar gelirli ailelere yönelik sosyal konut üretimi,

Kira desteği,

Kamu çalışanları için lojman uygulamasının güçlendirilmesi,

Konut piyasasında denetimin artırılması,

Yabancıya konut satışının ve kısa dönemli kiralamaların sınırlanması,

Uzun vadeli ve uygun finansman modellerinin geliştirilmesi.

“Sosyal Devlet Gereğini Yapmalıdır”

Açıklamasının sonunda Tekin, “Devlet, barınma hakkını piyasanın insafına bırakamaz. Sosyal devlet en temel yaşam hakkını güvence altına almakla sorumludur. Saadet Partisi olarak bu meselenin çözümü için hazırız” ifadelerini kullandı.

KYK ile ilgili 7 soruya 5 aydır yanıt bekliyor!

Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak, Edirne’deki öğrenci yurtlarına ilişkin yaklaşık 5 önce yaptığı açıklamada ilgili makamlara yönelttiği 7 soruya hala yanıt verilmediğine dikkat çekerek aynı soruları bir kez daha yineledi.

Zafer Partisi İl Başkanı Konak, ‘Edirne’deki Öğrenci Yurtlarının Denetimi-2’ başlığı altındaki paylaşımında, 29 Nisan 2025 tarihinde, bir yazı dizisinden hareketle Edirne’deki öğrenci  yurtlarının durumlarıyla ilgili bir basın açıklaması yaparak konunun takipçisi olacağını beyan ettiğini hatırlatarak şunları söyledi:

KEŞAN KAYMAKAMLIĞI’NA TEŞEKKÜR

“Aradan geçen 5 ayda Keşan’da bulunan Gazi Evrenos KYK Erkek Öğrenci Yurdu’nun yönetmeliğe aykırı olması ve eksikliklerin giderilemeyecek seviyede olması sebebiyle Yenimuhacir Beldesi’ne taşınma sürecini Keşan ilçe gençlik kollarımızın üç basın açıklaması ile takip ettik. 26 Eylül Cuma akşamı Keşan Kaymakamlığı sosyal medya hesabından yapmış olduğu açıklamada taşınan yurt ile ilgili çalışmaların ‘titizlikle’ sürdürüldüğünü ifade etti. Gösterilen hassasiyetten dolayı Keşan Kaymakamlığı’na teşekkür ederim.”

YEDİ SORU

Zafer Partisi İl Başkanı Konak’ın yeniden yönelttiği sorular şöyle:

“Yapmış olduğum basın açıklamasında sorduğum 7 adet soruya hala bir cevap alamamış olmama rağmen aşağıdaki soruların kamuoyunun aydınlatılması için ilgililer tarafından cevaplanmasını talep ederim;

1. Aradan geçen 5 aylık süreçte eksiklikler tamamlanmış mıdır ya da hangi aşamaya gelinmiştir?

2. Eksiklikler tamamlandı ise ikinci bir denetim gerçekleş midir? Sonuçları nelerdir?

3. Mesela yağmurlama sistemi bulunmayan yurdun son durumu nedir?

4. Acil çıkış kapıları plastikten olan yurdun bu kapıları yönetmeliğe uygun hale getirilmiş midir?

5. Yangın merdivenlerinde klima dış üniteleri bulunan yurt yönetmeliğe uygun hale getirilmiş midir?

6. Yangın algılama ve uyarı sisteminin çalışmadığı yurttaki son durum nedir?

7. Malzeme deposu haline gelen sığınağın bulunduğu ve yangın söndürme dolabı olmayın yurdun son durumu nedir?”