ULUS PAZARI (CUMA)

Geçtiğimiz hafta şehrimizde çok önemli bir olay oldu, o da Belediyenin aldığı kararla her hafta Cuma günü kurulan Ulus Pazarı için kapanma kararı alındı. Buna sebep pazar esnafının belediyenin kurallarına uymaması. Bu kurallar nedir henüz öğrenebilmiş değilim.
Ulus Pazarı nedir? İstanbul’un Ortaköy semtinin üst tararlarında Ulus denilen bölgede Cumartesi günleri kurulan pazar, haftanın başka bir gününde de İzmit’te aynı pazar kuruluyormuş. Cuma günüde Edirne’de kuruluyor. Ulus pazarı giyecek, mutfak gereçleri ağırlıklı. Pazar yerinin girişinde de Edirneli esnafın kurduğu yiyecek pazarı var, o da işlek bir pazar.
Ulus pazarının en iyi müşterisi komşularımız olan Bulgar ve Yunan vatandaşları. Her Cuma günü gelip bu pazardan alışveriş ediyorlar. Bir yabancının Türkiye’de para harcaması demek, Türkiye’ye döviz kazandırması demektir. Bu alışverişten Bulgarlar da memnun, onların parasına göre bizim mallarımız çok ucuz. Bulgar parası 1 Leva 25 Türk Lirası, yani Bulgar parası bizim paramıza göre 25 misli daha güçlü. Yunan parası Euro da öyle. Onların bizden alışveriş etmeleri bize döviz kazandırıyor, onlarda ucuz mal alıyor. Neticede alan memnun, satan memnun, üst tarafı kime ne?
Ulus Pazarının kapanma kararı mahkemenin aldığı karar sonrası durdurulmuş, Cuma günü Pazar tekrar açılmıştır. Pazar yerini gezerken bazı esnafla ayaküstü sohpet ettim, durum nedir diye sorduğumda cevap – Beklemedeyiz, iyiye gidiyor – denildi. İyi olur inşallah.
Ulus Pazarı yirmi yıla yakın Edirne’de faaliyet gösteriyor. Halk tarafından benimsenmiş iyi bir alışveriş ortamı yaratılmış, herkes memnun. Kaliteli ürünler satıldığı gibi onun akside olabiliyor.Ulus Pazarında kazanan kim İstanbul’dan gelen Ulus esnafı. Ama çeşitli ürünler satıyorlar, elbette bu emeğin bir karşılığı olacak, kazanan onlar oluyor. Edirne esnafı bundan memnun değil. Pazar kurulmazdan önçe Kent Konseyine esnaftan kimseler gelip pazar kurulmasın diyenler çok oldu, neticede kuruldu. Alış veriş oluyor pazarçı esnafı kazanıyor. Peki Edirne ne kazanıyor? Alan ihtiyacını karşılıyor, bundan başka Edirne ne kazanıyor; kazansa kazansa Belediye Ulus esnafından kira alır, buda ne kadardır? Kapatılma kararını almanın sebebi açıklanmış değil. Edirne esnafı dükkanlarda satış yapıyor, Pazar günü tatil günü, ayni yerde bir pazar kursalar Ulus pazarına rakip olurlar. Ticaret serbest bir konudur, herkes yapabilir. Bunun için kimlik yeterli, bir süre sonra Vergi Dairesine bildiri yapacaksın, faaliyet tamamen serbest. Ulus pazarından Edirneli esnafta ticaret yapıyor, oda para kazanıyor. Ulus Pazarı kapanırsa ne olur, Pazar Kırklareli’ne, Çorlu’ya, Lüleburgaz’a, Tekirdağa kurulur ve orada faaliyet gösterir. Bulgar ve Yunanlı komşular oralara gider ve alışveriş yaparlar, neticede Edirne kaybeder.
Pazar yerinde satılan mallar dükkandakine göre daha ucuz. Bazıları defolu, pazar malı bu kadarcık olacak. Pazar yerinde aradığını bulamayan Alipaşa çarşısında arıyor, bulursa fiyatı daha pahalı. Edirne’ye gelen kimse pazarı gezdikten sonra yemek yiyor, çay, kahve içiyor, gerekirse otelde kalıyor. Bu masrafların paraları Edirne’ye kalıyor. Ulus Pazarı kapanırsa Edirne bu kazancı kaybeder. Hani mümkün olsa büyük bir alana pazar kurulsa, o pazar yerinde Bulgar, Yunanlı esnafta tezgah açsa, o Pazar yerine Bulgar, Türk, Yunanlı vatandaşlar gelip bir birinden alışveriş yapsalar; kim kazanır acaba? Hemen söyleyeyim Türkiye kazanır. Çünkü, her iki komşumuzda da Türkiye’deki kadar mal çeşitliliği yok, böyle bir kurguyu bekliyoruz.
Acele verilen karardan sonra kısa zamanda yoluna girer ULUS PAZARI . . .

HAK EDİLMEZSE

            Sevgili Atamız, çocukluğunda cep harçlıklarını biriktirir, kitap alıp okumaya harcarmış. Kendisinin, “BENİ,  OKUDUĞUM O KİTAPLAR GELİŞTİRDİ!.” demeye gelen birçok öğütleri vardır. 

Atamız, beş yılda yurdu yedi düvel düşmandan kurtarmış, sonra ki on yılda da nice devrimleri gerçekleştirmiştir. Ekonomi, bir Türk lirası, iki dolara yükselmiş, uçak bile üretilip, ihraç edilir olunmuş. Hem de yıkılmış bir ülkenin harabeleri daha yerdeyken!..

Ancak vefatından sonra, Atamızın hedeflediği, “Kültürel bilgi alt yapısı üzerinde, özgün, bağımsız üretim hedefi” terk edilmiş, sadece, “Aceleci, bağımlı ekonomik kârlar” adına, “MONTAJCILIĞA” razı olunmuştur. Yani, OKUYUP, YAZIP, ÇİZİP, ÖZGÜRCE gelişen, karakterli özgün bir ülke olmak yerine, gelişmiş ülkelerin taklitçisi OLMAK, HATASINA DÜŞÜLDÜ. “Okumayan!..” Yani öğrenmeden, düşünmeden, geliştirmeden, ASİL YAŞAM HAKLARINA SAHİP ÇIKILAMAZ Kİ!..

Atamızın, o on yılda başardıklarını hiç olmazsa, yıkmayıp, daha da geliştirseydik!..Beyinli evlâtlarınızı dış ülkelere kovamasanız, sahip çıksanız!..

Ülkenin ormanlarını, havasını, suyunu, toprağını, hayvanlarını katletmeseniz, sahip çıksanız!..

Kendinize de, gelecek nesillerinize de, sahip çıksanız!.. Yani, Atanıza SIRT ÇEVİRMEK yerine izinden yürüseniz de kurtuluşa erseniz, değmez mi?..

Öncelikle Kutsal kitabınızı TÜRKÇE “OKUMAYI” VE “İNANÇLI BİLİM” İLE ÇOK ÇALIŞIP, KÖKLERİNDEN GELİŞMEYİ SEVMEYE VAR MISINIZ?..   

———————————————-

Kuran’ı Kerim. Sure 29/ayet 38: Âd ve Semud kavimlerini yok ettik. Onların meskenlerinden bu size apaçık belli olmuştur. Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve onları yoldan çıkarmıştı. Oysa gerçeği görebilirlerdi.

Yağışta ‘sarı kod’ uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ, Antalya, Balıkesir, Denizli, İzmir, Aydın, Çanakkale illeri için sarı kodlu gök gürültülü sağanak yağış uyarısında bulunurken, aynı hava sistemi komşu ülke Bulgaristan’da ise hayatı felç etti.

Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre Edirne’de bugün sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 9°C, en yüksek sıcaklık 18°C, nem (%) 50-78, rüzgar (km/sa) güneybatıdan 11

Yarın parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 7°C, en yüksek sıcaklık 24°C, nem (%) 36-96, rüzgar (km/sa) güneybatıdan 181

Pazartesi günü gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 10°C, en yüksek sıcaklık 21°C, nem (%) 66-96, rüzgar (km/sa) güneyden 16

Salı günü gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 11°C, en yüksek sıcaklık 14°C, nem (%) 77-91, rüzgar (km/sa) kuzeybatıdan 21

Çarşamba günü de sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 10°C, en yüksek sıcaklık 18°C, nem (%) 47-75, rüzgar (km/sa) kuzeybatıdan 2 olarak ölçülmesi bekleniyor.

KOMŞUDA HAYAT FELÇ

Yoğun yağmur yağışı nedeni ile Burgas Belediye Başkanı Dimitır Nikolov’un talimatı üzerine 6 Ekim tarihine kadar, Burgas Belediyesi’nde kısmi olağanüstü hal ilan edildi. Nikolov, gerekmesi durumunda yağışlardan en çok etkilenen bölgelerde tahliye yapılacağını açıkladı.

Bulgaristan Ulusal Radyosu’na göre  Burgas, Ribarsko selişte, Marinka köyü ve Çernitsite villa bölgesinde sel baskınları meydana geldi. Hidrometeoroloji istasyonu verilerine göre, Çernitsite villa bölgesinde son 12 saatte metrekareye 250 litreden fazla yağış düştü. Köprünün çökmesinden dolayı villa bölgesine erişim sağlanamıyor. 5 teknenin alabora olduğu “Kraymoriye” balıkçı limanına karadan erişim kapalı.

Tsarevo, Primorsko, Sozopol ve kısmi olarak Burgas’da okullar tatil edildi.

Tsarevo Belediye Başkanı Martin Kirov, rekor miktarda yağış nedeni ile belediyede olağanüstü hal ilan edildiğini ve tahliye edilen vatandaşların olduğunu açıkladı. Kirov, “Sadece 3 saat içinde İzgrev köyünde metrekareye 410 litre, Tsarevo’da ise metrekareye 235 litre yağış kaydedildi. Lozenets – Tsarevo, Tsarevo – İzgrev arasındaki yollar kapalı,” sözlerini kullandı. Tsarevo Belediye Başkanı, can kaybı veya yaralanma yaşanmadığını kaydederek, muhtemelen tehlikeli olabilecek bölgelerden insanların tahliye edildiğini bildirdi.

Tsarevo – İzgrev – Malko Tırnovo yolu trafiğe kapatıldı. Kosti köyünün merkezi sular altında kaldı. Nestinarka plajındaki köprü ve Tsarevo kasabasından “Arapya” kamp alanından geçen, Oazis’ten Lozenets’e kadar olan yol da trafiğe kapatıldı.

Saatlerdir aralıksız devam eden yağmur yağışı nedeniyle Burgas’taki sokaklarda biriken su trafiği felç etti. Plovdiv’de sokaklar su altında kaldı, devrilen ağaçlar trafiği engelledi. Ruse, Razgrad ve Varna’da da benzer tablo var.

Smolyan ilinde, yollara düşen kayalar nedeniyle sürücülerin son derece dikkatli olması uyarısı yapıldı. Petrohan Geçidi kar yağışı nedeni ile temizlik çalışmaları tamamlanana kadar geçici olarak trafiğe kapatıldı.

CHP’de mazbata heyecanı

Olgay GÜLER

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen olağan genel kurulla, merkez ilçe başkanlığına seçilen Volkan Akgüngör ve yönetimi ile 27 Eylül Cumartesi günü gerçekleştirilen Olağan Genel Kurulu’nda göreve gelen CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır ve yönetimi  İlçe Seçim Kurulları’na giderek mazbatalarını aldı.

CHP MERKEZ İLÇE

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen olağan genel kurulla, merkez ilçe başkanlığına seçilen Volkan Akgüngör ve yönetimi, Edirne Adliyesi’nde mazbatalarını alarak göreve başladı…

CHP Merkez İlçe Başkanlığı tarafından Pazar günü gerçekleştirilen olağan genel kurulla, yönetime seçilen Volkan Akgüngör ve yönetimi için Edirne Adliyesi’nde mazbata töreni gerçekleştirildi. Törene; CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, CHP İl Başkanı Oğuz Saç, il yöneticileri ve partililer katıldı. Törende mazbatasını alan Akgüngör ve ekibi, tebrikleri kabul etti.

Tören sonrası duygularını paylaşan CHP Edirne merkez ilçe başkanı Akgüngör, “Bugün çok benim için gururlu bir gün, sevinçli bir gün. Yağmurla, bereketle geldik. İnşallah ülkemizdeki bu kuraklığa, hukuksuz, adaletsizliğe de umut olacağız. Çok çalışacağız. Belediyemizin her zaman yanında olacağız. Hizmetlerimizi daha iyi anlatacağız. Hep birlikte çok güzel işlere imza atacağız” diye konuştu. 

Belediye Başkanı Gencan da, başkan ve yönetimini tebrik ederek, “Bütün ilçelerimizde seçim sürecimizi tamamladık. Seçilen tüm başkanlarımıza ben başarılar diliyorum. Ben o gün de söyledim. Gerçekten bu dönem bizler için zor bir dönem. Ama aynı zamanda çok mücadele de gerektiren bir süreç. Ben başkanıma ve yönetimine cesaretleri için çok teşekkür ediyorum. Başkanım gerçekten hem kampanya sürecimizde, daha sonraki tüm süreçlerimizde çalışkanlığıyla, dürüstlüğüyle gerçekten her zaman yanımızdaydı. Bundan sonra da yol arkadaşımız olarak yönetimiyle beraber, bizlerle olacak. Kendisine hep beraber yapacağımız güzel işlerle şimdiden başarılar diliyorum. Allah utandırmasın” dedi. 

Milletvekili Yazgan ise yeni yönetimin birleştirici ve ileriye götürücü olduğunu belirterek, “Ülkemizin durumu ortada. Bu durumu hepimiz farkındayız. İnsanlarımız sefaletle, açlıkla boğuşuyorlar. Burada bizler Cumhuriyet Halk Partisi’nin neferleri olarak belediyemizle, bizler parlamentoda, diğer bizim kurullarımızla beraber iyi bir şekilde çalışabileceğimiz, başkanımızın dediği gibi hem icraatlarımızı anlatabileceğimiz hem de eksiğimiz varsa bunlara daha fazla icraata dönüştürebileceğimiz bir yönetimi arayışımız vardı. Bunu da bulduk diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

CHP İl Başkanı Oğuz Saç da, Akgüngör ve ekibinin partiyi daha ileriye taşıyacağını söyleyerek, “Volkan Bey ve yönetiminin işinden başarılar diyorum. Başkanlarımın da dediği gibi bu yağmurla, bereketle beraber geldi. Topraklarımıza faydalı olacak genç, dinamik, enerjik ekibiyle partimizi daha ileriye taşıyacağına ben de eminim. Hep beraber belediye başkanımız, milletvekilimiz, Volkan abimiz, ben, yönetimler, üyesinden delegesine, her kademedeki yöneticisine kadar birlik beraberlikle partimizi iktidara taşıyıp toplumumuzu refaha kavuşturacağız. Bu ekip güçlü bir ekip, genç bir ekip. Biz bunu başaracağız hep beraber” ifadelerini kullandı.

CHP KEŞAN

27 Eylül Cumartesi günü gerçekleştirilen CHP Olağan Genel Kurulu’nda göreve gelen CHP Keşan İlçe Yönetimi Keşan İlçe Seçim Kurulu’na giderek mazbatalarını aldı.

Saat 11.00’de İlçe Seçim Kurulu’na giden başkan Anıl Çakır ve yönetim kurulu üyeleri;Ferit Akın, Gülin Akarca, Berkay Ar, Rakip Borazan, Turgay Dere, Onur Gezer, Öykü Günce Gür, İbazel Karataş, Hatice Öcal, Dilek Özden, Ülkü Tanman, Kubilay Öztürk, Bülent Saylam, Erdem Tunca mazbatalarını aldı. CHP İlçe Yönetim Kurulu’na ,Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan ve Başkan Yardımcıları Bilgin Atılı, İsmail Büyükvarlık ile Cumhuriyet Halk Partililer de eşlik etti.

Mazbata töreninin ardından konuşan CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, kongre sürecinin başarıyla geride bırakıldığını hatırlatarak, genel seçim sürecini başlattıklarını söyledi. Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan da, ”Parti olarak kendi içimizde bir iç yarıştı. Hayırlısıyla tamamlandı. Partimiz bu süreçten daha da güçlenerek çıktı” dedi.

İlçe Başkanı Anıl Çakır’ın başkanlığında gerçekleşen ilk toplantıda yönetim kurulu üyeleri arasında görev dağılımı gerçekleştirildi. Görev paylaşımı şu şekilde açıklandı:

İlçe Sekreterliği Bülent Saylam. İlçe Saymanlığı Ferit Akın. İlçe Bilişim Sorumlusu: Ülkü Tanman. Eğitim Sekreterliği: Erdem Tunca. Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı: Kubilay Öztürk. Örgütlenmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı: Onur Gezer – Rakip Borazan. Kadın Örgütlenmesinden Sorumlu Başkan Yardımcısı: Hatice Öcal – Dilek Özden. STK ve Derneklerden Sorumlu Başkan Yardımcısı: İbazel Karataş. Gençlik Örgütlenmesinden Sorumlu Başkan Yardımcısı: Öykü Gülce Gür – Berkay Ar. Basından Sorumlu Başkan Yardımcısı: Gülin Akarca. Halkla İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı: Turgay Dere. Köyler ve Kırsaldan Sorumlu Başkan Yardımcısı: İbazel Karataş. Sosyal Medyadan Sorumlu Başkan Yardımcısı: Gülin Akarca

En Güvenli Ankara Eşya Depolama Firmaları

Taşınma, ofis genişlemesi veya evinizdeki eşyaların geçici olarak muhafaza edilmesi gibi durumlarda, eşyalarınızı güvenli bir şekilde saklayacak çözümler büyük önem taşır. Ankara eşya depolama hizmetleri, tam da bu noktada devreye giriyor. Depo Burada olarak, eşyalarınızı güvence altına alıyor ve size huzurlu bir depolama deneyimi sunuyoruz.

Depolama hizmetlerimiz sadece eşyalarınızı güvenle saklamakla kalmaz, aynı zamanda yaşam alanlarınızı düzenlemenize de yardımcı olur. Taşınma veya ofis genişletme gibi süreçlerde, gereksiz eşyaları depolamak hem alan tasarrufu sağlar hem de işleri daha planlı yürütmenize olanak tanır. Depo Burada, farklı boyutlardaki depoları ve konteyner seçenekleri ile her türlü ihtiyaca yanıt verir. Ayrıca, kişiye özel kilitli alanlarımız sayesinde eşyalarınıza yalnızca sizin erişiminiz olur. Bu sayede hem güvenlik hem de gizlilik sağlanır. Depolarımızın modern altyapısı ve 7/24 izleme sistemi, eşyalarınızın her an emin ellerde olmasını garanti eder.

Neden Eşya Depolama Hizmetlerini Tercih Etmelisiniz?

Günümüzde yaşam alanları ne yazık ki sınırlı ve taşınma süreçleri çoğu zaman stresli olabiliyor. Bu gibi durumlarda eşya depolama hizmetleri büyük kolaylık sağlar. Depolama çözümleri sayesinde;

  • Eşyalarınız güvenle korunur, hasar riski minimuma iner.
  • Kısa veya uzun süreli depolama seçenekleriyle esnek çözümler sunulur.
  • Geçici depolama ile taşınma sürecinde düzen sağlanır ve karmaşa önlenir.

Depo Burada, eşyalarınızı teslim alırken detaylı envanter listesi ve sözleşme ile koruma altına alır. Böylece eşyalarınız her zaman takip altında olur ve size ekstra bir güven sunulur.

Kişiye Özel Depolama Alanları ile Maksimum Konfor

Depolarımız, her müşterinin ihtiyacına uygun şekilde tasarlanmıştır. Ankara Eşya deposu olarak sunulan alanlarımız kilitli özel oda ve konteyner seçenekleri ile hizmet verir. Bu sayede, büyük mobilyalardan küçük aksesuarlarınıza kadar her eşya türünü rahatlıkla saklayabilirsiniz.

7/24 güvenlik kameraları ile izlenen depolarımız, son teknoloji güvenlik sistemine sahip özel güvenlik firması tarafından korunmaktadır. Hem teknik hem de fiziki güvenlik önlemleri sayesinde, eşyalarınız her zaman güvenli bir ortamda muhafaza edilir.

Ankara Kiralık Depo ile Esnek Depolama Çözümleri

İster kısa süreli ister uzun süreli olsun, Ankara kiralık depo seçeneklerimiz ile eşyalarınızı ihtiyaçlarınıza göre depolayabilirsiniz. Taşınma sürecinde geçici alan ihtiyacınız mı var? Yoksa iş yerinizde ekstra depolama alanı mı gerekiyor? Depo Burada, her ihtiyaca uygun çözümler sunar.

Depolarımızın kullanım kolaylığı sayesinde, dilediğiniz zaman eşyalarınıza erişebilir ve düzenli bir şekilde yönetebilirsiniz. Özellikle ev ya da ofis genişletme süreçlerinde, kiralık depolarımız büyük bir avantaj sağlar.

Eşyalarınız İçin Güvenli ve Pratik Depolama

Ankara’da eşya depolama, yalnızca eşyaları saklamakla kalmaz; aynı zamanda yaşam alanınızı ferah ve düzenli hale getirmenize yardımcı olur. Taşınma sürecinde geçici depolama hem alan tasarrufu sağlar hem de gereksiz stresi azaltır. Depolarımız, her türlü eşyanızın güvenle saklanmasını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır.

Depo Burada olarak, eşyalarınızı alırken detaylı bir sözleşme ve envanter listesi ile süreci güvence altına alıyoruz. Kişiye özel depolama alanlarımız ve modern güvenlik sistemimiz ile eşyalarınız her zaman emin ellerde.

Depo Burada ile Huzurlu Depolama Deneyimi

Depo Burada olarak, müşterilerimizin memnuniyetini ön planda tutuyoruz. Eşya deposu ve kiralık depo seçeneklerimiz sayesinde, taşınma veya geçici depolama süreçlerinizi kolaylaştırıyoruz. Eşyalarınızın güvenliğini sağlarken, size huzurlu ve stressiz bir deneyim sunuyoruz.

Depolama çözümlerimiz, taşınma, ev genişletme veya ofis organizasyonu gibi her türlü durumda hayatınızı kolaylaştıracak şekilde tasarlanmıştır. Depo Burada ile eşyalarınız güvende, siz ise rahat olabilirsiniz.

‘Edirne gerçekten bir açık hava müzesi’

Tarihi Kentler Birliği (TKB) Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Edirne Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen TKB 2025 Yılı II. Olağan Birlik Meclisi Toplantısı’nı değerlendirdiği açıklamasında en yüksek katılımlı toplantılardan birisinin burada olduğunu söyledi.

TKB Başkanı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın başkanlığında 30 Eylül / 2 Ekim tarihleri arasında düzenlenen program; yüzlerce belediye başkanı, meclis üyesi, akademisyeni ve uzmanı Edirne’de bir araya getirdi.

BAŞKAN GENCAN: EDİRNE, MEDENİYETLERİN KESİŞİM NOKTASI

Açılış konuşmasını yapan Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, Edirne’nin köklü geçmişine dikkat çekerek kentin Anadolu’nun en önemli kültürel merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Gencan, ‘Stratejik ve jeopolitik konumuyla Edirne, medeniyetlerin, kültürlerin ve inançların kesişme noktasıdır. Osmanlı’ya 90 yıl boyunca başkentlik yapan bu şehir, yalnızca bir sınır kenti değil; siyaset, sanat ve mimarinin kalbinin attığı bir merkezdir’ dedi.

TKB BAŞKANI MANSUR YAVAŞ: KÜLTÜREL MİRAS, HALKIN KİMLİĞİDİR

TKB Başkanı Mansur Yavaş ise konuşmasında Birliğin güncel çalışmalarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Üye sayılarının 480’e ulaştığını belirten Yavaş, 5 Haziran’da açılan proje çağrısına 107 belediyenin 125 proje ile başvurduğunu ve bu projelerin bir bölümüne proje desteği, bir bölümüne uygulama desteği sağlanacağını ifade etti. Yavaş, ‘Bu yıl, sadece hibe veren değil, kaliteli proje üreten bir süreci başlattık. Yapılan desteklerle yalnızca taşları onarmıyor, kentlerin ruhunu geleceğe taşıyoruz’ sözleriyle Birliğin vizyonunu özetledi.

GENİŞ KATILIM

Toplantıya; İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Eskişehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri, Oktay Özel gibi önemli isimler ve çok sayıda belediye başkanı katıldı.

UZMAN SUNUMLARI

İki gün süren toplantı boyunca, alanında öncü akademisyen ve uzmanların sunumları ile kültürel mirasın korunması ve geleceğe taşınması stratejileri ele alındı.

İlk gün TKB Danışmanı Bekir Ödemiş’in koordinatörlüğünde gerçekleşen oturumda;

 – Yüksek Mimar Emre Arolat, ‘Her Bir Proje Bir Macera’ başlığıyla deneyimlerini paylaştı.

 – Prof. Dr. Alper İlki (İTÜ), ‘Tarihi ve Kültürel Miras Yapılarında İzleme, Değerlendirme ve Güçlendirme Stratejilerine Güncel Yaklaşımlar’ konusunu ele aldı.

 – Prof. Dr. Canâ Bilsel (ODTÜ), ‘Cumhuriyetin Başkenti Ankara’nın Kamusal Mekânları’ üzerine konuştu.

 – Prof. Dr. Semiha Kartal (Trakya Üniversitesi), ‘Edirne Örneği Üzerinden Tarihi Kentlerin Geleceği’ başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.

İkinci gün gerçekleşen oturumda ise:

 – TKB Genel Sekreteri Oktay Özel moderatörlüğünde gerçekleşen ‘Tarihi Yapılarda Ölçekler Arası Korunması ve Planlama’ oturumda;

 – Prof. Dr. Nevzat Oğuz Özer ve Doç. Dr. Yasemen Say Özer (YTÜ), ‘Kaunos Arkeolojik Parkı; İlkeler ve Uygulamalar’ başlıklı sunumlarını yaptılar.

 – Dr. Kerem Ekinci (Muğla Planlama Ajansı), ‘Yaşayan Muğla: Oktay Ekinci’ konusunu aktardı.

 – Mimar Bulut Cebeci, ‘İzmir tarihi Bıçakçı Han ve Yıldız Sineması: Yeniden İşlevlendirme Fikir Projesi’ni sundu.

 – Ömer Yılmaz (Kivi Stratejik Planlama A.Ş.), ‘Arkeolojik alanlarda tasarım odaklı koruma: Nerik ve Dara örnekleri’ üzerine konuştu.

KÜLTÜREL GEZİ

Program kapsamında katılımcılar için ‘Osmanlı Payitahtı Edirne’nin Kültür Hayatı Gezisi’ düzenlendi. Gezide Kent Müzesi, Edirne Tarihi Belediye Binası, Eski (Ulu) Cami, Arasta Çarşısı, Üç Şerefeli Cami, Lozan Anıtı ve Sarayiçi Er Meydanı gibi önemli tarihi mekânlar ziyaret edildi. Ayrıca misafirler, Edirne’de her yıl düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin eşsiz ruhunu da yeniden hissetti.

DEĞERLENDİRME

Toplantı sonunda bir değerlendirme yapan TKB Başkanı Mansur Yavaş, Edirne’ye hayranlığını dile getirerek, ‘Edirne gerçekten bir açık hava müzesi. Ecdat yadigârı eserlerin gelecek kuşaklara aktarılması gerekiyor. En yüksek katılımlı toplantılarımızdan birisi burada oldu’ dedi.

Ev sahibi Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan ise, yerel yöneticiler olarak şehirleri planlarken şehrin kültürünü ve yaşayan insanların ihtiyaçlarını önceliklendirmenin en büyük sorumlulukları olduğunu belirtti.

Üç ilçeye yeni adalet binası

Olgay GÜLER

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde yeni adalet binası yapımı işinin 2026 yatırım programına alındığını, İpsala ve Keşan için ise projelerinin hazırlanacağını kaydetti.

İşyurtları Kurumu Ürün ve El Sanatları Fuarı Açılış Töreni öncesi Edirne Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Tunç, kentte yürütülen çalışmalar ve projeler hakkında bilgi aldı,  adalet yatırımlarıyla ilgili ihtiyaçları belirledi. Fuar açılışında konuşan Adalet Bakanı Tunç, 2011’de Edirne Adalet Sarayı, 2015’te ise Keşan Adalet Binası’nın hizmete açıldığını hatırlatarak, Uzunköprü, İpsala ve Keşan için yeni bina müjdesi verdi.

UZUNKÖPRÜ ADALET BİNASI 2026 YATIRIM PROGRAMINDA’

Adalet hizmetlerinin kesintisiz ve hızlı bir şekilde yürütülmesi için yeni bir adalet binasının yatırım programına alındığını ve 9 bin 175 metrekare kapalı alana sahip Uzunköprü Adalet Binası projesinin tamamlandığını belirten Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Daha önce Edirne’mize adalet binası kazandırmıştık 2011 yılında hizmete açılmıştı. Keşan Adalet Binamız 2015 yılında hizmete açılmıştı. Tabi bundan sonra Edirne’ye ne yapabiliriz? İhtiyacımız nedir? Diye bir değerlendirme yaptık. 2026 yatırım programına inşallah Uzunköprü Adalet Binamızı yatırım programımıza teklif ediyoruz. Uzunköprü’müzün önemli bir ihtiyacı inşallah giderilecek. 9175 metrekare kapalı alan ihtiyacımız var. Proje çalışmalarını tamamlamıştık. İnşallah 2026 yapım programına alarak Uzunköprü’ye gelip bir temel atma programında yine sizlerle beraber olmak istiyoruz” dedi.

‘İPSALA VE KEŞAN’DA YENİ PROJELER’

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İpsala ilçesi için de 5 bin 487 metrekare kapalı alana sahip olacak bir adalet binasının etüt proje teklifine sunulacağını kaydetti. Keşan ilçesi için de ihtiyacın belirlendiğini ifade eden Bakan Tunç, “Keşan’da da ihtiyaç var dediler. Keşan’ı da inşallah 17 bin 811 metrekare kapalı alana sahip ihtiyaç belirledik. Keşan Adalet Binamız da etüt projeye inşallah teklif ederek Edirne’mizin ihtiyaçlarını karşılamış olacağız.” dedi.

ENEZ’DE İNŞAAT HIZLA İLERLİYOR

Bakan Tunç, Edirne’nin Enez ilçesinde ise Hükümet Konağı içerisinde yer alacak adalet binasının inşaatının hızlı şekilde sürdüğü bildirildi. Bakan Tunç, ayrıca Edirne’de Adli Tıp Şube Müdürlüğünün Grup Başkanlığı seviyesine çıkarılması önerisini de değerlendireceklerini söyledi.

‘EDİRNE HER ŞEYİN EN GÜZELİNE LAYIK’

Edirne’nin, Osmanlı’ya 100 yıl başkentlik yapmış, Türkiye’nin batıya açılan kapısı ve serhat şehri olduğunu vurgulayan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Edirne’miz payitaht. Burası, 100 yıl başkentlik yapmış. Ülkemizin serhat şehri, batıya açılan kapısı, Avrupa’ya açılan kapısı. Edirne’miz her şeye layık, en güzeline layık. Dolayısıyla ne gerekiyorsa yapmamız gerekiyor. O nedenle, ecdat yadigârı Edirne’mize, Selimiye’nin şu gurur duyduğumuz Mimar Sinan’ın ustalık eserinin önünde, bu kürsüden konuşmak nasip oldu. O nedenle, inşallah Edirne’miz için ne gerekiyorsa yapmanın gayreti içerisinde olacağız”  dedi.

‘Aktivistleri serbest bırakın’

Olgay GÜLER

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Gazze’deki sivillere yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nda alıkonulan aktivistlerin bir an önce salınmaları için İsrail hükümetine seslenerek, “Buradan sesleniyoruz; bir an önce orada alı koyduğunuz insan hakları savunucularını serbest bırakmanız gerekir. Uluslararası hukuku ihlal ederek, insan haklarını ihlal ederek bugünlere kadar maalesef Filistin’de yaşayan insanlara büyük bir zulüm yaşattınız. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlemeye devam ediyorsunuz” dedi.

Adalet Bakanı Tunç, bu yıl Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu tarafından dördüncü kez düzenlenen İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’nın açılışını yapmak için Edirne’ye geldi.

Kentte ilk olarak Edirne Valisi Yunus Sezer’i ziyaret eden Bakan Tunç, ardından Selimiye Camisi yanında kurulan fuar alanındaki açılışa katıldı. Açılış törenine Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanı sıra, Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıgül, İşyurtları Kurumu Daire Başkanı Hüsnü Gezginci, kurum ve kuruluş temsilcileriyle, vatandaşlar katıldı.

‘BU YIL DÖRT İLİMİZDE FUAR DÜZENLENDİ’

Açılışta konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin farklı noktalarında, 54 cezaevinin iş yurdu müdürlüğünde hükümlülerin çalışmalarıyla ortaya çıkan ürünlerin 1 hafta boyunca sergilenip, satışa sunulacağını belirtti. Tunç, “İşyurdu müdürlüklerimizde bir yandan mesleki eğitimler veriliyor, meslek öğreniliyor ve bu meslekler öğrenilirken aynı zamanda üretim de yapılıyor. Bu üretilen ürünlerin tanıtılmasıyla ilgili de ülkemizin değişik yerlerinde fuarlar sergiliyoruz. Bu sene dört ilimizde fuar düzenlendi. Kırıkkale, Van ve Ankara’dan sonra Edirne’mize geldik. Edirne’mizde bu yılki dördüncü fuarımızı inşallah sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz” dedi.

‘HUKUK DEVLETİNİN EN ÖNEMLİ AMACI CEZA ADALETİNİ SAĞLAMAK’

Ceza infaz kurumlarında hükümlülerimizin ıslahı ve onların topluma kazandırılmasını çok önemsediklerini dile getiren Tunç, “Ceza adaletinin amacı toplumu suçtan korumak, suç işlenmesini önlemek. Ceza adaleti dediğimiz zaman tabii ki 3 aşamadan ibaret ceza adaleti. Hukuk devletinin en önemli amacı ceza adaletini sağlamak. Tabi ceza adaletini sağlarken de belirli aşamalar var. Bir fiilin suç olup olmadığını tespit etmek, ceza soruşturması dediğimiz kısım. Tabi soruşturma, suçlunun ve suçun, delillerin araştırılmasından sonraki aşama yargılama aşaması. Suçluya, şüpheliye cezayı tespit etmek ve gerekli cezai yaptırımı vermek, yargılama aşaması. Sonraki üçüncü aşama da, tespit edilen suçlunun o yaptırımla maruz kalacağı aşama infaz aşaması. Yani infaz aşaması da ceza adaleti sistemini gerçekleştirebilmek için en önemli aşamalardan bir tanesi. Eğer infaz aşaması suçluyu topluma kazandırmıyorsa, onun tekrar tekrar suç işlemesini önlemiyorsa, onu ıslah etmiyorsa, ona meslek kazandırmıyorsa, o zaman ıslah amacı gerçekleşmez, infaz sisteminin amacı gerçekleşmez dolayısıyla ceza adaleti de tam anlamıyla amacına ulaşmaz. O nedenle üç amacı da önemsiyoruz. Soruşturma da önemli, kovuşturma da önemli ama infaz aşaması da en önemli aşamalardan. Çünkü suçluyu tespit ettiniz, ceza da verdiniz ama cezaevinde belli bir süre cezasını çekiyor. Tahliye olduktan sonra tekrar suç işliyorsa o zaman ceza adaletinin amacı olan toplumu suçtan koruma amacı gerçekleşmemiş olur. O nedenle çok önemsediğimiz infaz aşamasının, önemli bir boyutu olan, suçlunun topluma kazandırılması ve ıslahıyla ilgili özellikle iş yurtlarımızın faaliyetlerinin ve ortaya çıkan ürünlerinin sergilenmesi ve vatandaşlarımızla buluşturulması, vatandaşlarımızın bu kaliteli ve piyasaya çok uygun fiyatlardan sunulan bu ürünlerden faydalanması için bu fuarları gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

‘ALIKOYDUĞUNUZ İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARINI BİR AN ÖNCE SERBEST BIRAKMALISINIZ’

Gazze’deki insanlara yardım götürmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nda aralarında Türkler’in de bulunduğu aktivistlerin İsrail tarafından gözaltına alınmasını değerlendiren Tunç, “Gazze’de, İsrail’in sürdürdüğü saldırılara değinen Bakan Tunç, “Biz bu güzel çalışmaları yürütürken maalesef Filistin’de, Gazze’de insanlık dramı sürmeye devam ediyor. İsrail barbarca Küresel Sumud Filosu aktivistlerine karşı koyduğu tavır ve orada gerçekleştirdiği suç bir insanlık suçu. İsrail, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze’de bir soykırım suçu işliyor. Kadınları katletti, çocukları katletti ve insanlık suçunu işlemeye devam ediyor. Sadece son 2-2.5 yıldan bu yana değil, İsrail aslında Filistin topraklarını 100 yıldan bu yana işgal ederek ve orada bir soykırım politikasını yıllarca uygulamaya devam ediyor. 100 yıldan bu yana Filistinlileri topraklarından sürmek için bir politika izliyor. Birleşmiş Milletler’in, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yüzlerce kararı var. İşgal ettikleri topraklardan çekilmesine yönelik Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun güvenlik konseyinin aldığı onlarca karar var ama bu kararlardan hiçbirisine uymayan bir devlet var. 7 Ekim’den bu yana da bir terör faaliyeti sürdüren, soykırım suçu işleyen bir yapıdan söz ediyoruz. İsrail’e devlet demekte zorlanıyoruz, adeta terör yapan bir yapıya dönüşmüş durumda. İşte maalesef insan haklarını savunan, oradaki çocuklara, oradaki mazlumlara yardım götürmek ve dünyaya oradaki insan hakları ihlallerinin gerçekleştiğini göstermek için dünyanın değişik ülkelerinden, 46 ülkeden 497 insan hakları savunucusu, Filistin savunucusu, çocuk hakları, kadın hakları savunucusu Sumut Filosu içerisinde 56 Türk’ümüz var ve onlara yaptığı muameleyi bütün dünya gördü. Buradan sesleniyoruz; bir an önce orada alı koyduğunuz insan hakları savunucularını serbest bırakmanız gerekir. Uluslararası hukuku ihlal ederek, insan haklarını ihlal ederek bugünlere kadar maalesef Filistin’de yaşayan insanlara büyük bir zulüm yaşattınız. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlemeye devam ediyorsunuz” şeklinde konuştu.

‘ULUSLARARASI KURUŞLULARIN ETKİSİZ OLDUĞUNU ÜZÜLEREK GÖRÜYORUZ’

İsrail’in Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi’ni ihlal ettiği için Uluslararası Adalet Divanı’nda yargılanmaya devam ettiğini hatırlatan Tunç, “Tabi orada alınan tedbir kararları maalesef bugüne kadar uygulamaya geçirilemedi. Uluslararası Adalet Divanı’nın aldığı soykırımın önlenmesi, insani yardımların engellenmemesi ve orada işlenen insanlık suçlarının artık sona erdirilmesiyle ilgili alınan tedbir kararları maalesef kağıt üstünde kaldı, o kararlar uygulanamadı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin önüne gelen öneriler maalesef veto edildi. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu ve soykırımcı, katliamcı arkadaşları hakkında alınan yakalama kararları, tutuklamaya yönelik kararlar maalesef hayata geçirilemedi. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin de, Uluslararası Adalet Divanı’nın aldığı kararlar da etkisiz hale getirildi. İsraril’in bu tavrı maalesef hem uluslararası mekanizmaların etkisiz olduğunun, uluslararası hukukun adeta işlemediğini bütün dünyaya gösterdi. Bu dünya için, maalesef insanlık için çok önemli bir kayıp. Uluslararası kuruluşları etkisiz hale getiren İsrail’e karşı, insanlık vicdanı sokaklara taşıyor. Avrupa ülkelerinde ve ülkemizde bugün de yine Cuma namaz sonrası birçok ilimizde bunu göreceğiz. İsrail’e karşı insanlık vicdanı bunu kabul etmediğini, bu soykırımın sona ermesi noktasında meydanlara taşıyor. Ama uluslararası hukuku işletmekle görevli, uluslararası kuruluşlar, maalesef insanlığı temsil etmesi gereken, insanlığın sorunlarını çözmesi gereken bu uluslararası kuruluşların nasıl etkisiz olduğunu da üzülerek görüyoruz. İşte o nedenle sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, her platformda, ‘uluslararası hukuk işlemeli, insanlık suçlarının önlenmesi için, dünyada adaletin, hakkaniyetin sağlanması için dünyanın 5’ten büyük olduğunu göstermemiz lazım ve daha adil bir dünya mümkündür’ diyerek her platformda uluslararası sistemin bir revizyona tabi tutulması gerektiğini söylemeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler kürsüsünde de, genel kurul toplantılarında da yine insanlığın sesi olduğunu, insanlığın vicdanını temsil ettiğini hepimize gösterdi” ifadelerini kullandı.

‘BİR GÜN İNSANLIK HUZURUNDA HESAP VERECEKLER’

Türkiye olarak dünya mazlumlarının yanında olmaya devam edeceklerini belirten Tunç, “Türkiye olarak sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde, adaleti, hakkaniyeti, insan haklarını, Filistinli mazlumların, Gazzeli çocukların, kadınların haklarını savunmaya devam edeceğiz. Bir an önce oradaki katliamların, soykırımların sona ermesi, bütün temennimiz ve desteklerimiz Filistinli kardeşlerimizle. Bir kez daha katliamcıları, payitaht Edirne’den, Selimiye’nin gölgesinden lanetliyorum ve bu soykırımın bir an önce durmasını temenni ediyorum. Bu soykırım suçluları mutlaka bir gün insanlık huzurunda hesap verecekler, bundan hiç şüphemiz olmasın. Nasıl Bosna soykırımcıları yıllar sonra kurulan uluslararası mahkemede mahkum edilmiş ve zindana atılmışsa, gün gelecek İsrail’li soykırımcılar, o teröristler, o insanlık huzurunda hesap vereceklerdir. İlahi adaletten de hiçbir zaman kaçmayacaklardır. Türkiye olarak her zaman mazlumun yanında, adaletin yanında, hakkaniyetin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

‘CEZAEVİNDEN MESLEK SAHİBİ OLARAK ÇIKMALARINI SAĞLIYORUZ’

Türkiye’nin tutuklu ve hükümlülerin eğitimi ve topluma kazandırılması noktasında birçok Avrupa ülkesine göre çok daha ileri bir konumda olduğunu dile getiren Tunç, “Ceza ve infaz kurumlarımızda hükümlülerin ıslahına yönelik eğitimlerinin yanında onların infaz sonrası yaşamlarında topluma kazandırılmaları, meslek ve sanat öğrenmeleri amacıyla İşyurtları kurumumuz önemli faaliyetler yapıyor. İşyurtları sistemiyle hükümlülere meslek edindirme çalışmalarını doğrudan üretim süreçleri içerisinde gerçekleştiriyoruz. Mahkumların cezalarını çekerken üretime katılmalarını sağlayarak sorumluluk almalarını ve disiplin kazanmalarını önemsiyoruz. Bu yurtlarda çalışarak yeniden suç işleme riskini azaltarak topluma entegrasyonunu kolaylaştırıyoruz. Gelişen teknoloji ve üretim kapasite artışlarını takip ederek 200’den fazla meslek dalında iş kolu faaliyetleri sürdürülüyor. Farklı alanlarda mesleki eğitimler alarak hükümlüler, becerilerini geliştiriyorlar, cezaevinden bir meslek sahibi olarak çıkmalarına imkan sağlıyoruz. Çalışmak, bir iş yapıyor olmak, üretmek ve katkı sağlamak onların rehabilite olmalarına yardımcı oluyor. İşyurtlarında üretilen ürünlerin satışı ülke ekonomisine de katkı sağlıyor. Buralarda çalışan mahkumlar, hem ailelerine, hem kendilerine de bir ekonomik destek sağlamış oluyorlar. Onlara asgari ücretin 3’te 1’i oranında ücret de ödeniyor. Tabi önemli olan onların meslek kazanmaları ve bu mesleği tahliye olduktan sonra da toplum içerisinde uygulamaları ve bir daha suçtan uzak olmaları” diye konuştu.

‘TÜM AMACIMIZ HÜKÜMLÜ VE TUTUKLARI TOPLUMA KAZANDIRMAK’

İşyurtlarının üretimin hiç durmadığı birer fabrika gibi çalıştığını kaydeden Tunç, “Adeta bir kamu iktisadi teşekkülü gibi buradan üretilen ürünlerin satışından elde edilen gelirler, genel bütçede işyurtları bütçesi olarak adalet hizmetlerine harcanıyor, adalet binaları yapılıyor ve adalet binalarımızın içerisindeki bütün mefruşat, mobilyadan perdesine kadar dışarıdan almıyoruz, hepsi kendi ürettiğimiz ürünlerle adliyelerimiz donatılıyor. Genel bütçe içerisinde de yatırımlarımızın, adalet binalarımızın ve diğer hizmet binalarımızın yapımının 3’te 1’i iş yurtları bütçesinden elde edilen gelirlerle sağlanmış oluyor. Özellikle şunu söyleyebiliriz; iş yurtlarımız 1700 atölyenin, fabrikanın olduğu, 200’den fazla iş kolunun yer aldığı adeta birer üretim merkezi. 75 bin öğrencinin olduğu ve kurslarıyla, okullarıyla, adalet mesleki eğitim merkeziyle adeta birer eğitim merkezi. Tüm hedefimiz, cezaevlerindeki hükümlü ve tutukluları topluma kazandırmak, suç işlenmesini azaltmak, onlar cezaevinden tahliye olduktan sonra bir daha suç işlemelerini önlemek ve dolayısıyla ceza adaleti sistemin amacını gerçekleştirmek” şeklinde konuştu.

‘CEZA İNFAZ KURUMLARI ÜRETİM VE EĞİTİM MERKEZİNE DÖNÜŞTÜ’

Açılışta konuşan Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca da, fuara ev sahipliği yapmanın gururunu ve heyecanını yaşadıklarını söyledi.

İşyurtları Kurumu Daire Başkanı Hüsnü Gezginci de, fuarda yalnızca ürünleri tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda hükümlü ve tutuklulukların meslek edinme yolunda ortaya koydukları gayreti, sabrı ve yeniden hayata tutunma azmini de gözler önüne serdiklerini belirtti. Gezginci, şöyle konuştu:

“İşyurtları Kurumu olarak temel gayemiz hükümlü ve tutukluları, üretim süreçlerine dahil ederek, onları yeniden topluma kazandırmak ve ülkemize katma değer sağlamaktır. Ülkemizin dört bir yanında faaliyet gösteren kurumumuz güçlü teşkilat yapısı ve geniş üretim kapasitesiyle ceza infaz sistemimizin ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. 2025 yılının ilk 6 aylık döneminde 13 bin 111 iş yurdu personelimiz, 200’ü aşkın farklı iş kolunda 49 bin 541 hükümlü ve tutuklu aktif olarak üretim faaliyetlerinde görev almıştır. Bugün ceza infaz kurumlarımız, sadece cezaların infaz edildiği yerler değil aynı zamanda iş yurdu atölyelerimiz sayesinde adeta birer üretim merkezi, birer eğitim merkezine dönüşmüş durumdadır” . 

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da, iş yurtları hükümlü ve tutukluların meslek edinmeleri, rehabilite edilmeleri, ekonomiye katkı sağlamaları açısından çok büyük önem arz ettiğini söyledi.

Edirne Valisi Yunus Sezer ise, Selimiye Camisi gölgesinde çok önemli bir fuara ev sahipliği yaptıklarını belirterek, “Hükümlülerimizin, mahkumlarımızın ikinci bir şans olarak hayatlarında meslek edinmeleri ve edindikleri mesleklerin çıktılarını, ürünlerini sergileme adına da çok önemli bir fonksiyon icra ediyor bu el sanatları fuarı” şeklinde konuştu.

7 Ekim’e kadar açık

Konuşmaların ardından Adalet Bakanı Tunç ve beraberindekiler hükümlü ve tutukluların el emeği ürünleri beğeniye sunulduğu; gıda, tekstil, mobilya, el sanatları ve hediyelik eşya gibi ürünlerin yer aldığı fuarı gezdi. Bu yıl Türkiye genelinde açılan dördüncü fuar olan Edirne’deki etkinlikte, 54 Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü’nün katılımıyla hazırlanan ürünlerin yer aldığı 99 stantta bulunuyor. İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı, Edirne’de 7 Ekim’e kadar açık olacak.

Saros’da sezon bir ay uzadı

Gülseven OKALANER
Son yıllarda mevsimlerin yer değiştirdiğinden söz edenleri haklı çıkaracak şekilde yaz ve deniz sezonunu Ekim ayının ilk günlerinde de sürdürenler var. Denizin henüz soğumadığını ve öğle-ikindi arası güneşten yararlandıklarını söyleyenler ve olta balıkçılığı yapanlar bu olanakları keyifle kullanıyor. Evlerini kapatıp şehir hayatına geri dönenler ise, topluca yenilen veda yemekleri ile altı-yedi ay sonra buluşmak üzere sözleşiyor.


Sezonun; sonbaharın ilk günlerinde bittiği Saros’da, yazlıkçıların bir kısmı hala güneşli saatlerin, denizin ve sakinliğin tadını çıkarıyor. Meteorolojik veriler; Edirne’de bu haftadan itibaren hava sıcaklıklarında düşüş yaşanacağını, serin bir havanın etkili olacağını, yağış ihtimalinin de zayıf olduğunu gösterirken şehirlere dönüş de sürüyor.
Edirne’de hava du-rumunun zaman zaman parçalı bulutlu, gün içinde 20’li derecelerde olan sıcaklığın geceleri 10 dere-ceden de düşük olabileceği belirtiliyor. Yazlıkçıların bir kısmı sahil kıyısındaki evlerinde kışlık erzaklarını hazırlayıp kurutarak, turşu ve reçeller yaparak sonbaharın güzel ve güneşli günlerine kadar kışa hazırlıklarını tamamlıyor.


SAKİNLİĞİN VE HUZURUN MEVSİMİ
Yaz-kış sahil evlerinde yaşayanların sayısı giderek artarken, şömineler veya klimalarla ısınanların büyük bölümü sonbaharın hatta kış mevsiminin sakinlik ve huzurunu yazlıklarda yaşamak için çeşitli yollar deniyor. Son yıllarda özellikle pandemi sonrası yazlıklarda mantolama yaptırarak soba kuran, kömürlü kalorifer ya da elektrikli ısı pompası gibi alternatiflere başvuranların sayısı artıyor.
Kasım ayına kadar yazlık evlerinde yaşayan Tekirdağlı Arif ve Nazmiye Hoşnut çifti, yaz ayları boyunca süren hareketlilik ve kalabalığın Eylül, Ekim aylarında okulların açılmasıyla birlikte yerini sakinlik ve sessizliğe bıraktığını belirtiyor. Nisan ayı sonu itibarıyla yazlık evlerini açtıklarını söyleyen Nazmiye Hoşnut, yılın yarısını yazlıkta geçirdiklerini belirterek şöyle anlatıyor.


“Sonbaharı seviyoruz, sakinlik ve huzurun mevsimi… Nisan ayında geldiğimizde önce odun sobamızı kuruyor ve serin gün ve gecelerde yakıyoruz. Eylül sonuna doğru da yine sobamızı kuruyoruz. Kışlıklarımızı hazırlamak, tarhana, makarna, kuskus, reçel, turşu yapmak için ortam çok uygun oluyor
Bu sitede ve komşu sitelerde yılın tamamını burada geçiren hane sayısı her geçen yıl artıyor. Çoğu komşumuz mantolama yaptırıp ısı pompası kurdu. Evlerin iyi ısınması için mantolama gerekiyor. Eski yapılarda yalıtım yetersiz olduğu için yeni yapılar bu yalıtımla inşa ediliyor.”

Dersleri itfaiyecilik!


Keşan Belediyesi İtfaiyecilik Haftası’nda, öğrencileri ağırlayarak hem teorik olara hem de uygulamalı olarak kendilerini bilgilendiriyor.
Keşan Belediyesi’nden yapılan açıklamada şunlara yer verildi:
“İtfaiyecilik Haftası kapsamında, geleceğimizin teminatı öğrencilerimizi itfaiye merkezimizde ağırlamaya devam ediyoruz. Tatbikatlarımız sırasında, öğrencilerimize yangın anında nasıl davranmaları gerektiğini, acil durumlarda hangi yolları izlemeleri gerektiğini hem teorik olarak anlattık hem de uygulamalı olarak gösterdik.
Öğrencilerimiz, ekiplerimizin rehberliğinde yangın söndürme tekniklerini deneyimleyerek hem eğlendiler hem de önemli bilgiler edindiler.
Katılan tüm öğrencilerimize teşekkür ediyor, fedakâr itfaiyecilerimizin bu özel haftasını coşkuyla kutluyoruz!”