CHP kapısında ‘kilit’ sırrı!

Olgay GÜLER

Edirne’de, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) il başkanlığında yeni değiştirilen parti kapısının sıkça ‘kilitli’ olduğu söylemleri, ‘mutlak butlan’ sürecinde ‘il yönetimi değişikliğine karşı önlem mi?’ sorularını akıllara getirdi.

CHP’de, mahkemenin ‘mutlak butlan’ kararıyla yeniden genel başkanlığına dönen Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin, ülke genelindeki il başkanlıklarında başlattığı görev değişikliği sürerken, Edirne il başkanlığının da akıbeti merak konusu oldu. İl başkanlığında süren sessizlik, parti binasında yapılan kapı değişikliğiyle kamuoyundaki merakı daha da arttırdı. Partinin kapısının değiştirilmesi ve sıkça kilitli olması, ‘mutlak butlan’ sürecinde ‘il yönetimi değişikliğine karşı önlem mi?’ sorularını da akıllara getirdi.

Söylentilerin kamuoyunda yayılması üzerine Hudut Gazetesi’ne konuşan CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, binadaki eski kapıyı güvenli olmadığı için değiştirdiklerini, içeride bulunan evrakların daha korunaklı olması açısından daha güvenlikli kapı koyduklarını söyledi. Sürecin mutlak butlanla alakası olmadığını dile getire Balkanlı, partinin kapısının daima herkese açık olduğunu belirtti.

Süloğlu’nun güreşteki koçu: Tuğberk

Süloğlu’nda 12 yıl önce kurulan Süloğlu Güreş Takımı sporcularının başarısı her geçen gün artıyor. Dünya Güreş Şampiyonası’nda Dünya üçüncüsü olan Eylem Engin’den sonra 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde kürsü yaparak Büyük Orta Boya yükselen Tuğberk Koç Süloğlu’na gurur yaşattı.

Aldığı madalyası ile Süloğlu Belediye Başkanı Mehmet Ormankıran’ı makamında ziyaret eden Koç; “Başkanımıza çok teşekkür ederim. 12 yıl önce öncülük ederek kurduğu ve desteklediği güreşte başarılar sağlıyoruz. Bizim gibi ufak bir ilçeden böyle başarıların yer alması diğer arkadaşlarımıza ve kardeşlerimize de örnek oluyor. Bizlerin önünün açılıp, başarı sağlanması için daha da iyi eğitim ve antrenman yapabilmemiz için Çatalca Belediyesi’ne gitmemize imkan sağladığı için de teşekkür ederim. Başkanımıza ve şu anki Çatalca Belediyesi Güreş Kulübü’müze, Başkanımız Erhan Güzel’e, hocalarıma çok teşekkür ederim” dedi.

Süloğlu Belediye Başkanı Mehmet Ormankıran da yaptığı açıklamada;” Bugün Belediyemizde 12 yıl önce temellerini attığımız Süloğlu Güreş Takımımızın evladı, Süloğlu’muzun gururu Tuğberk Koç bizleri ziyaret etmiştir. 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde Küçük Orta Büyük Boyda Üçüncü olarak Büyük Orta Boya yükselerek Başpehlivanlık yolunda emin adımlarla ilerleyen ,ilçemizi en iyi şekilde temsil eden Tuğberk evladımızı tebrik ediyor, hocalarımıza teşekkür ediyorum. Biliyorsunuz Süloğlu’muzdan Dünya Üçüncümüz Eylem Engin var. Bunlar bizleri gururlandırıyor. Gençlik Spor Bakanlığı’mız bünyesinde de olsa Çatalca Belediyesi’nde de olsa bu çocuklar Süloğlu’muzun Edirne’mizin çocukları ve gururudur. bizler her zaman sporun ve sporcularımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle ayrıca başta Tuğberk olmak üzere tüm sporcularımıza iyi bir ortam kuran Çatalca Belediye Başkanımız Erhan Güzel’e ve tüm hocalarımıza teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

Lüleburgaz’da Edirne Birlik Spor rüzgarı

Edirne Birlik Spor Kulübü 2014 yaş grubu, Lüleburgaz Atletik Futbol Kulübü tarafından düzenlenen 4’lü futbol turnuvasında gösterdiği başarılı performansla namağlup şampiyon oldu.

Lüleburgaz Atletik Futbol Kulübü, Edirne Birlik Spor Kulübü, Bulgaristan temsilcisi Provadiye Atletik Futbol Kulübü ve Kırklareli Gençlik Spor Kulübü’nün katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda Edirne Birlik Spor oyuncuları mücadeleleri, takım oyunu ve gelişim odaklı performanslarıyla dikkat çekti.

Turnuva sonrası açıklamalarda bulunan Edirne Birlik Spor Kulübü Antrenörü Göktuğ Üküncer, şu ifadeleri kullandı:

“Öncelikle Lüleburgaz Atletik Futbol Kulübü’ne bu güzel organizasyon için teşekkür ederim. Oyuncularımızın gelişimine katkı sağlamak amacıyla farklı kulüplerle bu tarz turnuvalarda karşılaşmayı çok önemsiyoruz. Sporcularımızın farklı oyun anlayışlarını görmesi ve tecrübe kazanması gelişimleri açısından büyük önem taşıyor.

Bugün Bulgaristan’dan gelen bir takımın da yer aldığı güçlü bir organizasyonda mücadele ettik. Turnuvayı namağlup tamamlayarak şampiyon olmak bizleri mutlu etti. Oyuncularımızın ortaya koyduğu mücadeleden dolayı kendilerini kutluyorum.

Şimdi Edirne Birlik Spor Kulübü olarak yaş gruplarımızla birlikte Ağustos ayında Bolu’da gerçekleştireceğimiz 1 haftalık kamp organizasyonumuza odaklandık. Yeni sezon hazırlıklarımızı en iyi şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.”

Kuvvetli yağış uyarısı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezi, Trakya ile İstanbul’un Avrupa Yakası’nda bugün beklenen yerel kuvvetli yağışlar konusunda uyarıda bulundu.

Su sabah saatlerinden itibaren başlayarak saat 18.00’e kadar sürecek kuvvetli yağış konusunda şunlara yer verildi:

“Yapılan son değerlendirmelere göre; yarın (Perşembe) kuzeybatı kesimlerde görülecek gök gürültülü sağanak yağışların, Trakya Kesimi (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ), Çanakkale’nin kuzey ve İstanbul’un Avrupa Yakası’nda yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel küçük çaplı dolu ve yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.”

Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre bugün beklenen kuvvetli gökgürültülü sağanak yağışın ardından hava hafta sonuna kadar genellikle açık geçecek ve 13 Temmuz Pazartesi günü gökgürültülü sağanak yağış yeniden etkili olacak.

‘Sabır değil çözüm istiyoruz’

Edirne Emekliler Derneği Yönetim Kurulu, Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde emeklilerin hiç bu kadar mutsuz ve mağdur bırakılmadığına dikkat çekerek, “Yeter attık, TÜİK oyunları ile yüzde belirleyip bizleri sefalete mahkûm edemezsiniz” dedi.

Edirne Emekliler Derneği Yönetim Kurulu’nca “Yeter artık! Biz geçinemiyoruz, sefalet çekiyoruz” başlığı altında gerçekleştirilen açıklamada, 3 ayda maaşları %40 eridiğinin altı çizilerek, “Geldiğimiz noktada 3 ayda verilen zam eriyip gitmiştir. 6 ayda bir zam değil 3 ayda bir gerçek enflasyon rakamlarına göre zam yapılmalıdır” denildi.

Türkiye’de ekonomik krizin, derinleşen gelir adaletsizliği ve yüksek enflasyonun ağır yükünü emeklilerin taşıdığı belirtilen açıklamada şunlara yer verildi:

“Milyonlarca emekli günümüzde açlık sınırı altında yaşam mücadelesi verirken insanca yaşam koşulları da giderek daha fazla aşınıyor.

Bu ülkede gerçekler  TÜİK rakamlarında açıklandığı gibi değildir;

Bu ülkede emeklilerin %85’i açlık sınırı olan 35.759 liranın altında (Haziran 2025  açlık sınırı 26.115 lira ve ortalama emekli maaşı 25.000 lira.

Bu ülkede emeklilerin %65’i ya çalışıyor ya da iş arıyor ,(17 milyon emekliden 11 milyonu) 5.1 milyon kişi en düşük emekli maaşı olan (Her 3 kişiden 1 i)23.552 lira ile geçinmek zorunda.

Bu ülkede çalışanların %71’i asgari ücretle çalışıyor.(28.075,50)

Yeter attık TÜİK oyunları ile yüzde belirleyip bizleri sefalete mahkûm edemezsiniz.

Bizler sosyal yardım veya sadaka istemiyoruz, yıllarca ödediğimiz primlerin karşılığı olan ücretleri talep ediyoruz. Ödediğimiz primlerin yıllarca kötü yönetilmesinden, başka alanlarda kaynak olarak kullanılmasından bizler sorumlu değiliz, aksine mağduruyuz.

Bizi yönetenler maaşlarımızın zamanında ödenmesini bir lütuf gibi gösterip şükretmemizi söylüyorlar Bir de ne yazık ki düşük maaşın nedenini çok uzun yaşayan ölmeyen emeklinin sırtına yüklemeye çalışıyorlar. Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde emeklilerimiz hiç bu kadar mutsuz ve mağdur bırakılmamıştı.

Bu mağduriyetlerimizden biri de açıklanan son Temmuz ayı zamları da zam değil, Ocak ayından bu yana kaybedilen 3500 liralık maaş kaybıdır. TÜİK verilerine göre 6 ayda gıda deki artış %35,45 artışı, köprü ve otoyollardaki zam oranı %47, tavukta %400, ette %30, taze meyvelerde %54,26, sebzelerde %37,64, şehir içi ulaşımda %39 zam, genel mutfak enflasyonu%40,44, muayene katılım ücretlerine Temmuz’da %246, 6 ayda %400 zam (Eğitim ve araştırma hastanelerinde 26 liradan 90 liraya çıktı, artış %246)

Geldiğimiz noktada 3 ayda verilen zam eriyip gitmiştir. 6 ayda bir zam değil 3 ayda bir gerçek enflasyon rakamlarına göre zam yapılmalıdır. (3 ayda maaşlarımız %40 erimiştir.)

TÜİK in şu anki verilerine göre de SSK ve BAĞKUR emeklisine %17,76, memur ve memur emeklisine %13,52 zam yapıldı ve en düşük emekli maaşı 23.552 lira olmuştur.

TUİK eliyle 2020’den buyana %40 eksik hesaplama ile hakkımız olan çalınıyor ve geriye dönük ödenmelidir. (TUİK e göre 2026 enflasyon %32,11) Halbuki ENAG’a göre yıllık enflasyon %51,49 olduğuna göre verilmesi gereken zammın en az %38 olması gerekir ki. iyileştirme ile en düşük emekli maaşının Temmuz ayında 35.000 Lira olması gerekir.

Bu arada milletvekili maaşı 310.332 + emekli milletvekili maaşı 201.677=512.009 (499 milletvekili) maaş alıyorlar.Cumhurbaşkanımızın maaşı da  556.155 lira olarak gerçekleşti.

(Birde bur da başka bir tuzak var, sanki farklı zam yapılıyor gibi  Memur emeklisini işçi Emeklisine veya Ocak’taki tam tersi rakamlarla işçi emeklisini memur emeklisine düşman etmeye çalışıyorlar)

Bizler sosyal yardım veya sadaka istemiyoruz, yıllarca ödediğimiz primlerin karşılığı olan ücretleri talep ediyoruz. Ödediğimiz primlerin yıllarca kötü yönetilmesinden, başka alanlarda kaynak olarak kullanılmasından bizler sorumlu değiliz, aksine mağduruyuz. Yakın tarihli örnek olarak işsizlik fonunun işsizlere değil, büyük bölümünün amacı dışında işverenlere kaynak olarak aktarıldığını biliyoruz.

Geldiğimiz durumda da Hükümetin hep bir bahanesi var, terör dedik, pandemi dedik, savaş dedik, ekonomik kriz dedik, hep bir sabretme ve şükretme mantığı var. Bizler sabrederken birileri ballı maaşlarla, ballı ihalelerle bizim olanı alıyorsa orda sorun var demektir. Sabır kalmadı hakkımızı istiyoruz.

SABIR DEĞİL ÇÖZÜM İSTİYORUZ.

Bizleri yönetenler ülkemizdeki ekonomik krizleri, savaşları bahane ederek, açlık sınırı 35.759 lira, yoksulluk sınırı ise 116.478 lira iken emeklilerden 23.552 lira gibi onur kırıcı düşük maaşla yaşamasının istemesi insanlık dışıdır. Bu arada bekar bir çalışanın yaşam maliyeti 46.248 TL’dir. Gıda fiyatları son 6 ayda %35, son bir yılda %59.5 artış gösterdiği yerde %18-14 zam gerçeği yansıtmamaktadır.

Emeklilere insanca yaşayacağı maaşı vermek için kaynak yok diyenler  2026 bütçesinde teşvik, faiz ödemesi, vergi affı olarak 7 trilyonu sermayeye kaynak olarak bulabiliyorlar. Kötü yönetimlerin tercih edilen önceliklerin yarattığı ekonomik krizin faturasının emeklilere kesilmesine asla razı olmayacağız.

Bizler çok şey istemiyoruz, verilmeyen aşağıda sıralanan haklarımızı talep ediyoruz.

 1) Çalışanlara verilen seyyanen zam, güncel haliyle düzenlenerek Memur emeklilerine de faizi ile birlikte verilmelidir.

2) İntibak yasası yeniden güncellenerek haklarımız geriye dönük olarak faizi ile birlikte ödenmelidir. (ayn ıçalışma, aynı süre farklı maaş olmaz)

3)3600 ek göstergedeki haksızlıklardan emeklilerimizin mağduriyeti giderilmelidir.

4) Muayene ve ilaç katkı payları kaldırılmalıdır.

5) En düşük emekli aylığı 35.000 lira olmalıdır.

6) Yılda iki kez ödenen bayram ikramiyeleri en az asgari ücret düzeyinde olmalıdır.

7) Yapılan zamlar tüm emekli kesimine gerçek değerlerle aynı oranda yansıtılmalıdır.

8) İşçi ve kamu çalışanlarına verilen sendika ve toplu sözleşme hakkı Emeklilere de verilmelidir.

9)Emekli aylık bağlama oranlarının yeniden ele alınarak en az %70’e çıkarılmalıdır.

10)En büyük kitle olan emeklilerin(17 milyon)Banka promosyonları gözden geçirilmeli ve en az  2 asgari  ücretler düzeyinde koşulsuz yükseltilmelidir.

11)Barınma ciddi bir sorun haline gelmeye başladı ve bunun için ilçelerde başta olmak üzere kaliteli yaşam standarttı ile yaşlılar için yaşam evleri açılmalı, Kira yardımı,yakacak ve gıda  yardımı yapılmalıdır.

12)Vefat eden eşlerinden  aylık alan eş ve çocukların aylıkları günün koşullarına uygun olarak düzenlenmeli  ve mağduriyetleri giderilmelidir.

SOSYAL GÜVENLİK YASALARINDA KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK;

Emeklilerin; uluslararası standart ve normlara uygun ekonomik ve sosyal hakların elde edilmesi ve bu hakların yasal güvence ile enflasyona korunması gerekir.

Şunu unutmayın ve unutturmayacağız da;Biz emekliler örgütlü gücümüzle, yerelde il siyasetini, genelde ülke siyasetini belirleyebileceğimizin farkındayız.

Emekliyi açlığa, sefalete mahkum eden zihniyetlere sandıkta gereken cevabı da vereceğiz. Yaşasın emeklilerin örgütlü mücadelesi. Yaşasın Edirne Emekliler Derneği.”

TGGF’de bayrak değişimi

Türkiye Geleneksel Güreş Federasyonu (TGGF) Edirne İl Temsilciği’ne Aziz Özcan getirildi.

TGGF Edirne İl Temsilciliği’ndeki bayrak değişimini Şamil Doğu Delen duyurdu. Bayrağı teslim eden Şamil Doğu Delen, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımda şunlara yer verdi:

“Görevimi kadim dostum meslektaşım Aziz Özcan’ a teslim ediyorum . Veda etmiyorum. Güreşimize olan sevdamız ve mesuliyet duygumuz aynı şekilde devam edecek yeni il temsilcimize tüm gücümüz ile yardımcı olacağız. Göreve atandığım günden bugüne Edirne güreşine desteklerini esirgemeyen Sayın İbrahim Türkiş ve kurmaylarına teşekkür ederim.”

Görevi devralan Aziz Özcan ise “Bu görevi bana layık gören Federasyon Başkanımız Sayın İbrahim Türkiş’e şükranlarını sunarım . Güreşin tüm paydaşları ile hep beraber ayrım yapmadan Edirne Güreşine Türk Güreşine hizmet etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kadınlara yeni mekan: Kadın Edirne Hanımeli

Edirne Belediyesi, kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik yaşama katılımını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Kadın Edirne vizyonunu yeni projelerle büyütmeye devam ediyor.

Bu kapsamda, daha önce MOR EV olarak bilinen ve Edirne Kırmızısı ile yeniden hayat bulan tarihi yapı, Kadın Edirne Hanımeli adıyla 10 Temmuz Cuma günü saat 10.30’da düzenlenecek törenle hizmete açılacak.

Kadın Edirne Hanımeli; kadınların bir araya geleceği, üreteceği, sosyalleşeceği ve kendilerini geliştirebileceği sıcak bir yaşam alanı olarak tasarlandı. Merkezde kadın odaklı atölyeler, mesleki ve kişisel gelişim eğitimleri düzenlenirken; ziyaretçilerin keyifle vakit geçirebileceği sıcak-soğuk içecekler ile atıştırmalıkların sunulacağı konsept bir Gel-Al Kahve Alanı da hizmet verecek.

Konak Edirne ile başlayan Kadın Edirne vizyonunun yeni halkası olan Hanımeli, kadın girişimciliğini destekleyen, kadın emeğini görünür kılan ve dayanışmayı büyüten önemli bir buluşma noktası olacak.

“KADINLARIMIZIN BULUŞTUĞU HER ALAN, ŞEHRİMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRİYOR”

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Kadın Edirne vizyonuyla kadınların yaşamına dokunan kalıcı projeler üretmeye devam ettiklerini belirterek şunları söyledi: “Kadın Edirne vizyonumuzla çıktığımız bu yolda gördüğümüz ilgi ve dayanışma, doğru bir adım attığımızı bizlere gösterdi. Konak Edirne ile başlayan bu yolculuğu şimdi Hanımeli ile büyütüyoruz.

Hanımeli; kadınlarımızın bir araya geldiği, ürettiği, paylaştığı, sosyalleştiği ve yeni fikirler geliştirdiği sıcak bir yaşam alanı olacak. Kadınlarımızın birbirinden güç aldığı, üretimin görünür olduğu ve dayanışmanın büyüdüğü her alanın, şehrimizi de güçlendirdiğine inanıyoruz.

Kadınlarımızın sosyal ve ekonomik hayata daha güçlü katılımını destekleyen projeler üretmeye devam edeceğiz. Hanımeli’nin kentimize ve tüm kadınlarımıza hayırlı olmasını diliyor, tüm hemşehrilerimizi bu güzel başlangıca ortak olmaya davet ediyorum.”

Kadın Edirne Hanımeli, 10 Temmuz Cuma günü saat 10.30’da, Talatpaşa Mahallesi Ahmet Yekta Sokak No:2’de (Eski Mor Ev) düzenlenecek törenle hizmete açılacak.

Makedonya Kule Müzesi kapılarını açtı

Mehmet ŞELECİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilen Edirne Makedonya Kule Müzesi 8 Temmuz Çarşamba gününden itibaren ziyarete açıldı. 2023 yılında restorasyona alınan ve müzeye dönüştürülen Bizans, Doğu Roma ve Osmanlı dönemine ait 76 eser sergilenirken bitişiğindeki arkeolojik alanda bulunan eserlerde yerinde sergileniyor.

Edirne Kalesi’nin 4 ana burcundan ayakta kalan ve tarihte değişik amaçlarla kullanılan saat kulesi olarak bilinen kule bundan sonra Edirne Makedonya Kule Müzesi düzenlendi. 2023’te başlayan restorasyon süreci ve teşhir tanzim sürecinin ardından müze kapılarını dün sabah ziyaretçilere açtı.

Edirne’nin en eski tarihi yapılarından olan ve atıl durumda bulunan kule Roma döneminde yapılmış bir eser. Bizans, Doğu Roma ve Osmanlı döneminde de aktif olarak farklı amaçlarla kullanılan kulenin son katları 1950’lerdeki depremle beraber yıkılınca üst katları tekrar yapılmayarak mevcut haliyle kullanılmıştı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle başlatılan destinasyon süreci ile güzel bir müze ortaya çıkarılmış oldu. Müzede farklı üç tane döneme eserler yeralıyor. 3 imparatorluğa Genel tarihçesini anlatan eserler kulenin değişik katlarında kısa bilgilendirmeler eşliğinde sergileniyor. Müzedeki eserlerin alandan Edirne Kalesi ve Makedonya Kale kazılarından çıkan eserlerden oluştuğu kaydedildi. Arkeoloji alanındaki eserler ise bulundukları alanda koruma altına alınarak sergileniyor.

Edirne Makedonya Kule Müzesi, Roma’dan Doğu Roma’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan katmanlı tarihiyle; müze alanları, arkeolojik alanı ve seyir terasıyla ziyaretçilerini ağırlayacak. Roma seramik fırınlarından Bizans şapeline, Osmanlı dönemi buzhanesinden seyir terasına uzanan bu eşsiz kültür yolculuğu için vatandaşlar müzeye davet edildi.

PANAROMİK EDİRNE

Edirne Makedonya Kule Müzesi’nin en üstünde oluşturulan seyir terası ile vatandaşlar tüm Edirne’yi seyredebilme imkanı da bulabiliyorlar. Seyir terasına kulan dev dürbünlerle Edirne’Nin her yerini izlenebiliyor.

13 TEMMUZ’A KADAR ÜCRETSİZ

Edirne Makedonya Kule Müzesi, 13 Temmuz 2026 tarihine kadar ücretsiz olarak gezilebilecek.

Bu tarihten sonra ise müzeye 5 Euro karşılığı Türk Lirası ücret alınacak. Ancak 200 TL karşılında alınabilecek Müzekart ile vatandaşlar 1 yıl süre ile Türkiye genelindeki müzleri bu kartla gezebilme imkanı bulabilecek.

Saros Sahil Sakinleri Yıllardır İmar Bekliyor!

“Vergimizi Ödüyoruz Ama Tasarruf Hakkımız Yok”

Bölgedeki arsa sahipleri, yıllardır birikimlerini değerlendirmek veya bir sahil evi yapabilmek amacıyla aldıkları mülklerin ellerinde kaldığını belirtiyor. Yaşanan hak kayıplarına dikkat çeken vatandaşlar, “Her yıl mülkümüzün vergisini düzenli olarak ödüyoruz. Ancak konu kendi toprağımız üzerinde tasarruf etmeye gelince yıllardır bürokratik engellerle karşılaşıyoruz. Ne ev yapabiliyoruz, ne yasal bir düzen kurabiliyoruz. Kendi tapulu yerimizde adeta mülteci durumuna düştük” sözleriyle mağduriyetin boyutunu gözler önüne seriyor.

Teknik Raporlar Tamam, Vatandaşın Sabrı Eksik

Süreci yakından takip eden Mehmet Güneş Yılmaz’ın paylaştığı teknik verilere göre; Keşan ve Enez ilçelerindeki bu dört sahilde imar planının gecikmesi için hiçbir yasal gerekçe kalmadı. Halihazır haritaların tamamlandığı, jeolojik-jeoteknik etütlerin, deprem risk analizlerinin ve DSİ taşkın raporlarının resmi kurumlarca onaylandığı bölgede, tüm yasal zemin hazır durumda bekliyor. Sürecin bu kadar olgunlaşmış olmasına rağmen son adımların bir türlü atılmaması halkın sabrını taşıran en büyük etken oluyor.

“Müjde Değil, Anayasal Hakkımızı İstiyoruz”

Mülkiyet hakkının en temel anayasal haklardan biri olduğunu hatırlatan Sultaniçe, Gülçavuş, Gökçetepe ve Sazlıdere sakinleri, yetkililere ortak bir çağrıda bulundu. Yerel esnaf ve mağdur vatandaşlar, “Bizler kimseden lütuf veya yeni bir seçim vaadi istemiyoruz. Yasal süreçleri, zemin etütleri zaten onaylanmış olan koruma amaçlı imar planlarının acilen ve hemen askıya çıkarılmasını talep ediyoruz. Bu mağduriyet daha fazla uzatılmadan, hakkımız olan imar izinleri derhal verilmelidir” diyerek kararlılıklarını dile getirdiler.