Edirne ASKF’den ilk yardım kursu

Edirne Belediyesi işbirliğinde Edirne Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu’nca (ASKF)  üye kulüp sporcu, antrenör ve yöneticileri için 22-24 Ekim tarihleri arasında 5. Grup  ilk yardım kursu gerçekleştirilecek.

Edirne ASKF’den yapılan açıklamada, Edirne Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi’nde yapılacak ve 3 gün boyunca devam edecek  kursa spor kulüplerinden antrenör, kulüp yöneticisi, sporcular ve il hakemlerinin katılabileceği belirtilerek şunlara yer verildi:

EĞİTİM PLANI

“22 Ekim (8 Saat Eğitim) 09.30-17.30

23 Ekim (8 Saat Eğitim) 09.30-17.30

24 Ekim 2025 (Tüm grup için  3 saat pratik ve uygulama sınavı) olmak üzere 3 gün boyunca teorik ve uygulama eğitimlerinden ve sınavdan oluşan bir eğitimdir. “

BAŞVURU ŞARTLARI

“Eğitim sürecine tam katılacağını beyan etmek ve sonrasında sınava tam dahil olmak

Üye spor kulüplerimizden ve ilimiz spor kulüplerimizden her branştan antrenör, kulüp yöneticisi, takım yöneticisi,  sporcular ve ilimiz  hakemleri

İlkyardım kursu 14 kişilik gruplar halinde  olacaktır. Başvuran ve kesin kayıt yaptıran ilk 14 kişi çağrılacaktır. (Kurslar tekrarlanacaktır )

Sağlık Müdürlüğü tarafından kurs sonunda sınav yapılacaktır. Belge almak için sınavda olmak gerekmektedir.

Eğitim/ Kurs ücretsizdir ama 250-350 TL arası (24 TL sınav ücreti ve 288,58 TL sınav gözetmen ücreti) ilk yardımcı belge/sınav/kart bedeli ilgili kuruluş tarafından banka yolu ile alınmaktadır.

Son müracaat tarihi:19Ekim 2025 saat 15.00’tir.”

Ece Bozkurt bir adım daha ileri

İsmail DEMİRAY

İstanbul’da düzenlenen Küçükler Ritmik Jimnastik Kulüpler Arası Türkiye Şampiyonası’nda Edirneli sporcu Ece Bozkurt büyük bir başarıya imza attı. Toplam 171 sporcunun yarıştığı şampiyonada Edirne Pera Jimnastik Spor Kulübü adına yarışan Ece Bozkurt Türkiye 10.su olmayı başardı. Bu derecesiyle Ece aynı zamanda 2025-2026 yılı Sporcu Eğitim Merkezi (SEM) barajını da geçerek bir üst seviyeye adım atmış oldu.

Ece’nin bu başarısının yanı sıra diğer sporcularının da başarılı performansları sonucunda Edirne Pera Cimnastik Kulübü 44 kulüp arasında turnuvayı 15. sırada tamamladı.

Turnuva dönüşü görüşlerine başvurduğumuz Pera Cimnastik antrenörleri Banu Seri ve Yağmur Vardar ise şu açıklamaları yaptı:

“Hafta sonu yapılan Türkiye Şampiyonası’nda kulüp olarak çok güzel bir derece elde ettik. Ülkenin bir çok elit kulübünü geride bırakarak elde etmiş olduğumuz sonuç hepimiz adına gurur verici. Katılan tüm sporcularımız halıda çok güzel performanslar ortaya koydular. Ece’nin elde ettiği sonuç ve SEM barajını geçmesi ise bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu. 2 yıl önce Edirne’de cimnastik sporunu tekrar eski hak ettiği günlerine kavuşturmak iddiasıyla çıktığımız bu yolculukta geride kalan kısa sürede elde ettiğimiz dereceler ve ortaya koyduğumuz performanslarla gurur duyuyoruz. Hiçbir başarının tesadüf olmadığının farkındayız. Gece-gündüz, yaz-kış demeden sporcularımızla birlikte çok çalışıyor ve büyük emekler veriyoruz.  Sonunda bu emeklerimizin meyvelerini de bu tip başarılarla alıyoruz. Pera Jimnastik Kulübü’müz sayesinde her geçen gün Edirne ismi cimnastik dünyasında tanınan  bir marka halini alıyor. Çok başarılı bir sporcu grubumuz var, alttan da yeni sporcularımız gelmeye devam ediyor. Pera Cimnastik Ailesi olarak Edirne ismini cimnastik sporunda önümüzdeki süreçte çok daha büyük başarılarla temsil etmeye kararlıyız. Bizimle beraber bu yolculukta büyük emek veren tüm sporcularımızı ve her zaman destekleriyle yanımızda olan ailelerimizi de kutluyoruz.”

‘Bir tarafta açlık, bir tarafta israf’

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, milyonlarca insanın gıda güvencesinden yoksun olduğunu belirterek, “Bir yanda açlık çeken milyonlar, diğer yanda sofralardan taşan israf… Bu tablo hem dünyada hem de ülkemizde derin bir adaletsizliğin göstergesidir” dedi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünyada 783 milyon insan açlıkla mücadele ederken, her yıl 1 milyar tonun üzerinde gıda çöpe gidiyor. Ün, bu çelişkinin insanlık adına utanç verici olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Bir tarafta açlıktan kırılan insanlar, diğer tarafta tonlarca gıdayı çöpe atan ülkeler var. Gelir ve gıda eşitsizliği, tarihin en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Aynı tabloyu Türkiye’de de görüyoruz. Milyonlarca yurttaş asgari ücretle, düşük emekli maaşlarıyla yaşam mücadelesi veriyor. Açlık sınırı Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi’nin ekim verisine göre 37 bin 287 liraya yükseldi. İnsanlar karnını doyuracak maaşa bile sahip değil. Bu iktidar, yurttaşlarını açlığa ve yoksulluğa mahkûm etti. Yandaşlar bir eli yağda bir eli balda yaşarken, halk varlık içinde yokluk çekiyor.”

Ün, Türkiye’nin büyük bir gıda güvensizliği sorunu yaşadığını belirterek, “Cennet vatanımız, tek adam yönetimi altında vatandaşları için adeta cehenneme çevrildi. İnsanlar geçim sıkıntısıyla boğuşurken her yıl 18 milyon ton gıda çöpe gidiyor. Bir yanda pazar artıklarını toplayan yurttaşlar, diğer yanda israf sofraları kuran yandaşlar… Bu adaletsizlik sürdürülemez. 86 milyon vatandaş bu ülkenin nimetlerinden eşit ve hakça pay almalıdır” ifadelerini kullandı.

Gıda enflasyonundaki artışın halkın alım gücünü erittiğine dikkat çeken Ün, ekonomik verilerle tabloyu şöyle özetledi:

“Tarım ÜFE yüzde 47, gıda enflasyonu yüzde 36 seviyesinde. Aylık bazda yüzde 5’e varan artışlar yaşanıyor. Birçok ülkenin yıllık bazda gördüğü fiyat artışlarını biz her ay yaşıyoruz. Kış yaklaşıyor; maliyetler artıyor, üretim azalıyor, paramız değer kaybediyor. Milyonlarca yurttaş yeni bir açlık sınavına zorlanıyor. Faizcilere para ödeyeceğinize, vatandaşın gelirini artıracak maaş düzenlemeleri yapılmalı ve çiftçiye üretimi güçlendirecek destekler verilmelidir. 86 milyon vatandaşın vebali bu cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin üzerindedir.”

Dünya Gıda Günü’nde her gün milyonlarca insanın aç yattığını hatırlatan Ün, çocukların da bu durumdan en çok etkilenen kesim olduğunu söyledi:

“Türkiye’de ve dünyada milyonlarca insan günde yalnızca bir öğünle günü kapatıyor. Çocuklar yeterli proteine ulaşamıyor. Ne okul sütü var ne de ücretsiz öğle yemeği… Sağlıklı beslenemeyen toplumların sağlıklı bireyler yetiştirmesi mümkün değildir. Bu tabloyu yaratan AKP iktidarıdır. ‘Ekmek yiyorsa karnı doyuyordur’ anlayışı değişmedikçe bu ülke düzlüğe çıkmaz.”

Martin’i tehdit eden 2 şüpheli tutuklandı

Olgay GÜLER
Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin’i mermi göndererek tehdit eden F.Ö. ve S.K., çıkarıldıkları mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, kendisine mermi gönderilerek tehdit edildiği gerekçesiyle ilçe emniyet müdürlüğüne başvurdu.

Bunun üzerine harekete geçen ekipler, Martin’i tehdit ettiği tespit edilen F.Ö. ve S.K.’yı yakalayarak gözaltına aldı.

Haklarında tehdit ile uyuşturucu kullanma ve satma suçlarından işlem başlatılan iki şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Uzunköprü Cumhuriyet Başsavcılığı’na çıkarıldı.
Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin’i mermi göndererek tehdit eden F.Ö. ve S.K., çıkarıldıkları mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul Web Tasarım

Dijitalleşme sürecinde hedeflediğiniz başarıyı yakalamak ve markanızın imajını tazelemek istiyorsanız web sayfasını doğru şekilde kitlelere ulaştırmalısınız. Web sitesi bir markanın kalite, güven, şeffaflık ve başarı öyküsünü kitlelere ulaştıracak en önemli araçtır. Arama motorlarında aranma hacmi yüksek başlıklarla öne çıkmak ve ürün ile hizmetlerinizi tanıtmak istiyorsanız web tasarım desteği almalısınız. Web tasarım desteği birçok yönden web sayfasının ihtiyaç duyduğu teknik destek ve içeriksel alt yapıyı da düzenler. Rakiplerinizden daha fazla satış yapmak ve satış hacmindeki boşluklardan yararlanmak için bu desteği mutlaka alın. Sürekli ve istikrarlı bir şekilde başarı merdivenlerini tırmanmak istiyorsanız İstanbul web tasarım desteklerini göz ardı etmeyin.  

Öncelikli olarak bir web sitesine sahipseniz bu sayfanın teknik alt yapısının doğru çalıştığından emin olunmalıdır. Aksiliklerin ve aksaklıkların yoğun olduğu web siteleri kullanıcılara güvensiz geleceğinden alışveriş yapmak istemeyecekleri gibi gezinirken tereddüt yaşayacaklardır. O nedenle web sitesinin aksamadan ve sürekli şekilde işleyen bir sisteme sahip olması önemlidir. Bunun için de ödeme sistemleri, iletişim kanalları, menü, ara yüz, mobil uyumluluk gibi şartları tam anlamıyla yerine getirdiğinden emin olunmalıdır. Bilgisayar alanında profesyonel olduklarından web sayfasına ilişkin veri analizi dışında teknik incelemeleri de yapar. Donanımsal ve yazılımsal sorunlara da anında müdahale eder. Bu da alışveriş ya da sitenin aktif kullanımı sırasında yaşanabilecek aksaklıkların önüne geçecektir. İntizamlı bir şekilde oluşturulan ve SEO çalışmaları ile anahtar kelime analizleri yapılan bir web sayfası markayı ve firmayı başarıya ulaştırır. Dijitalleşme sürecini tam anlamı ile sağlarken kazancınızı da katlamak amaçlarınız arasındaysa İstanbul web tasarım desteği mutlaka alın.

Bir web sayfası her yönü doğru şekilde işliyorsa markanızı aktif olarak başarıya taşır. Güncelliği korumayan ve arama motorlarının değişen kriterlerine uyarlanmayan web siteleri dijitalleşmenize katkı sağlamaz. Uluslararası pazarlarda da var olmak ve büyük firmalarla rekabet edebilmek için yapmanız gereken web tasarım desteği veren ajansla anlaşmaktır. Uzun vadeli olarak alınacak hizmetlerin tümü kazanç, para ve prestij olarak size geri dönecektir. Aynı satış ve iş kolunda ya da farklı platformlarda olan rakiplerinizle yarışabilmek hatta onların da önüne geçmek için yapmanız gereken İstanbul web tasarım desteği almaktır. Bu destek çok yönlü olduğundan farkına varmadığınız birçok soruna da çözüm sunacaktır.

Faaliyet gösterdiğiniz alan için yapılacak bölgesel SEO çalışmaları, site içi SEO, site dışı SEO, kurumsal SEO ve e-ticaret SEO seçenekleri ile içerikler zenginleştirilir. Bu sayede arama motorlarında üst sıralara taşınırsınız. Başarılı bir marka kurmak ve şirket yönetmek için dijitalleşme sürecinde sizin için en önemli olan şey İstanbul web tasarım hizmeti almaktır. Kullanıcı deneyimi iyileştirme, siteyi hızlandırma, web içerikleri oluşturma, teknik destek almak, güvenlik duvarı inşası ve ödeme sistemleri kolaylığı için iletişime geçin. Yaptığınız işe değer katmak, verimli hamlelerle markanızın ve firmanızın büyümesini izlemek istiyorsanız ajanstan destek alın. Yapılacak sayfa analizi ile web sitesinin tüm ihtiyaçları belirlenerek çözüm sunulacaktır.

“733 milyon insan açlıkla mücadele ediyor”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, FAO verilerine göre yaklaşık 733 milyon insanın açlıkla mücadele ettiğini, 2,8 milyardan fazla insanın ise sağlıklı beslenemediğini söyledi.

Bayraktar, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nü yaptığı yazılı açıklamayla kutladı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kurulduğu 16 Ekim’in Dünya Gıda Günü olarak tüm dünyada kutlanan günlerden biri olduğunu kaydeden Bayraktar, bu yıl FAO’nun 80’inci kuruluş yıldönümü olduğunu anımsattı.

Gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim ve adil dağıtımın önemine değinen ve bu yıl Dünya Gıda Günü’nün ‘daha iyi gıdalar ve daha iyi bir gelecek için el ele’ teması ile kutlandığını belirten Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti:

“Daha güçlü ve adil bir gıda sistemi oluşturmalı”

“İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde ‘yeterli gıdaya ulaşabilme hakkı’ şeklinde ifade edilen gıda hakkı en temel ihtiyaçtır. Ancak açlığın yaşandığı bir dünyadayız.

FAO verilerine göre yaklaşık 733 milyon insan açlıkla mücadele ediyor. 2,8 milyardan fazla insan sağlıklı beslenemiyor. Beş yaş altı çocukların yaklaşık yüzde 22’si yaşına göre çok kısa boylu, yüzde 7’sinin de boyuna göre kilosu çok düşük durumdadır. Bu veriler tüm bireylerin sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim hakkına sahip olmadığını, küresel boyutta gıda sistemlerinin kırılgan bir yapıda olduğunu ve dayanışmaya ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

Küresel boyutta yaşanan açlık sorununu çözebilmemiz için el ele, hep birlikte, dayanışma ve işbirliği yapmamız gerekiyor. Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör el ele vererek daha güçlü ve adil bir gıda sistemi oluşturmalıdır.”

“Tüketicilere sunulan tüm gıdanın yüzde 19’u israf ediliyor”

 “Açlıkla mücadele için gıda sistemlerinin dönüştürülmesi ve güçlendirilmesi, eşitsizliklerin ele alınması ve herkes için uygun fiyatlı ve erişilebilir sağlıklı beslenmenin sağlanması gibi çok yönlü bir yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor. Dünyada gıda güvenliği ancak devletlerin, uluslararası kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının ve tüm diğer aktörlerin de aktif katılım ve diyaloğuyla mümkün olabilir. Üretilen gıdanın dengeli dağıtılması, gıda kayıp ve israfın en aza indirilmesi de büyük önem taşıyor.

Dünya çapında tüketicilere sunulan tüm gıdanın yüzde 19’u israf ediliyor. Gıdaların yüzde 13’ü hasat ve lojistik aşamasında kaybediliyor. Çöpe atılan gıda aynı zamanda su kaynaklarının da kaybıdır. Gıda israfının önlenmesi sürdürülebilir bir gelecek için kritik önem taşıyor. Ülkemizde günde 12 milyon ekmeğin çöpe gitmesinin ve dünyada üretilen gıdanın yüzde 30’unun henüz rafa çıkmadan kaybolması büyük bir sorundur. Gıdayı israf edecek lüksümüz yoktur.”

“Her yıl kontamine gıdalar nedeniyle 420 bin kişi hayatını kaybediyor”

“Sağlıksız beslenme, gıda dağıtımındaki adaletsizlik, aşırı ve dengesiz gıda tüketimi nedeniyle 2,5 milyar yetişkin ve 37 milyon 5 yaş altı çocuk aşırı kilolu durumdadır. Her yıl 600 milyon kişi kontamine gıdalar nedeniyle hastalanıyor, 420 bin kişi hayatını kaybediyor.

Beslenme konusunda yaşanan bu çelişki, dünyada yeterli gıda maddesi bulunmasına rağmen gıdaya ulaşılabilirlikteki güçlüğü açıkça ortaya koyuyor. Sağlıklı ve yeterli beslenmeyi sağlamak için yeterli ve sürdürülebilir tarım sektörüne ihtiyaç vardır.

Çiftçisi üretmeyen ülkelerin açlık ve yetersiz beslenme sorunu yaşaması kaçınılmazdır. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, üreticinin emeğinin karşılığını almasıyla mümkündür.”

“Genç nüfusun tarıma teşviki sektörün geleceği için hayati öneme sahip”

“Çiftçilerimiz, gıda zincirinin ilk halkasını oluşturan en kritik aktörlerdir. Üreticilerin emeğinin karşılığını alması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi, destekleme politikalarının güçlendirilmesi ve genç nüfusun tarıma teşviki, sektörün geleceği açısından hayati öneme sahiptir.

Tarımsal gelirlerin istikrara kavuşması, hem kırsal yaşamın sürdürülebilirliğini hem de ülke ekonomisinin direncini artıracaktır.

Tarımsal üretim üstü açık bir fabrika gibi iklim şartlarıyla doğrudan bağlantılıdır. Bu sene yaşanan doğal afetler birçok ürünü büyük ölçüde etkiledi ve sektördeki koşulları ağırlaştırdı.

2025 yılı, ülke tarımı açısından tam anlamıyla bir doğal afet yılı oldu. Çiftçilerimiz verilecek desteklerle ayakta kalacak, gelecek yılki üretimini planlayabilecektir.

Tarım sektörü, bir ülkenin ekonomik bağımsızlığının ve gıda güvencesinin temel dayanağıdır. Üretimin sürekliliği, doğal kaynakların korunması ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesiyle mümkündür.

Tarımsal üretim sadece ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda ulusal güvenlik ve toplumsal istikrar meselesidir.

Üreticilerimizin alın teri dökerek elde ettikleri ürünlerinin değerini bulduğu, refah seviyesinin yükseldiği, gıda güvencesinin sağlandığı, açlık sorunun olmadığı bir Türkiye ve Dünya dileğiyle, Dünya Gıda Günü’nü kutluyorum.”

Samsun Araç Kiralama Tavsiyeleri ve İpuçları – Samsun City Car

Samsun, doğal güzellikleri, sahil şeridi, modern şehir yapısı ve ulaşım ağıyla her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan bir şehirdir. Şehre gelen misafirlerin en çok ihtiyaç duyduğu hizmetlerden biri de Samsun araç kiralama seçeneğidir. Ancak araç kiralarken doğru seçim yapmak, sadece uygun fiyat bulmak değil, aynı zamanda güvenli ve sorunsuz bir seyahat deneyimi yaşamak anlamına gelir. Bu yazıda, Samsun rent a car hizmetlerinden yararlanmak isteyenler için önemli tavsiyeler ve pratik ipuçları paylaşacağız. Hazırsanız, Samsun’da araç kiralamayı daha bilinçli ve avantajlı hale getirecek detaylara birlikte bakalım.

Samsun’da Araç Kiralamadan Önce Planlama Yapmanın Önemi

Birçok kişi araç kiralarken sadece fiyat odaklı hareket eder. Oysa araç kiralamadan önce yapılacak basit bir planlama, hem zamandan hem de bütçeden tasarruf etmenizi sağlar. Öncelikle Samsun’da kaç gün kalacağınızı ve günlük mü haftalık mı kiralama yapacağınızı belirlemeniz gerekir. Çünkü kiralama süresi, fiyatlandırmada doğrudan etkili bir faktördür. Örneğin, üç günlük kiralama ile haftalık kiralama arasında fiyat farkı çok küçük olabilir ve bu durumda haftalık kiralama daha avantajlı hale gelir.

Ayrıca hangi araca ihtiyacınız olduğunu da doğru belirlemelisiniz. Eğer şehir içinde kısa mesafelerde yol yapacaksanız ekonomik sınıf araçlar yeterli olabilir. Ancak yaylalara çıkmayı, doğa rotalarını keşfetmeyi düşünüyorsanız SUV araçlar daha doğru bir tercih olacaktır. Bu nedenle Samsun oto kiralama firmalarıyla görüşürken kullanım amacınızı net bir şekilde belirtmeniz önemlidir.

Samsun Rent a Car Firmasıyla Online Rezervasyon ile Erken Fiyat Avantajı Yakalanabilir

Teknolojinin avantajlarından yararlanarak araç kiralamayı online kanallar üzerinden yapmak size zaman kazandırır. Birçok Samsun rent a car firması erken rezervasyonlara özel indirimli kampanyalar sunar. Özellikle yaz sezonu, bayram dönemleri ve resmi tatillerde kiralık araç bulmak zorlaşabilir. Bu nedenle seyahat tarihlerinizi belirlediğiniz anda ön rezervasyon yapmanız büyük avantaj sağlar.

Online rezervasyon yaparken mutlaka aracın özellikleri, sigorta kapsamı ve teslim koşulları hakkında bilgi almalısınız. Profesyonel firmaların web sitelerinde tüm bu bilgiler şeffaf şekilde belirtilir ve gizli ücret çıkarılmadan net fiyat sunulur.

Araç Teslim Alma ve Kontrol Sürecinde Dikkat Edilecekler

Aracı teslim almadan önce mutlaka görsel kontrol yapmanız gerekir. Araç üzerinde çizik, göçük veya farklı bir hasar varsa, bunlar sözleşmeye işlenmelidir. Bu basit adım, araç iadesi sırasında oluşabilecek yanlış anlaşılmaların önüne geçer. Kurumsal Samsun araç kiralama firmaları, teslim öncesinde gerekli kontrolleri yapar ve müşteriyi bilgilendirir.

Bunun yanı sıra lastik durumu, yakıt seviyesi ve araç içi temizliği de kontrol edilmesi gereken detaylardır. Aracın içerisinde navigasyon, çocuk koltuğu veya ekstra donanım talebiniz varsa bunların önceden bildirilmesi, ihtiyaçlarınıza uygun araç teslim edilmesini sağlar.

Sigorta ve Kasko Kapsamını İncelemeyi Unutmayın

Araç kiralarken en önemli konulardan biri de sigorta kapsamıdır. Bazı firmalar sadece temel sigorta ile araç teslim ederken, bazıları geniş kapsamlı kasko seçenekleri sunar. Özellikle uzun yol yapacak olanlar, araçta oluşabilecek küçük hasarların problem yaratmaması için tam kasko tercih etmelidir. Profesyonel Samsun oto kiralama firmaları, sigorta detaylarını müşteriye açık şekilde anlatır ve süreçte güven oluşturur.

Yakıt ve Kilometre Politikalarını Öğrenmek Faydalı Olur

Araç kiralamadan önce yakıt politikasını öğrenmek önemlidir. Bazı firmalar aracı dolu depo teslim eder ve iade sırasında yine dolu olarak geri istemektedir. Diğer seçenek ise “aldığın gibi bırak” yöntemidir. Kilometre sınırı konusu da dikkat edilmesi gereken bir diğer detaydır. Eğer şehir dışında farklı rotalar keşfetmek istiyorsanız, sınırsız kilometre seçeneğine sahip bir araç kiralamak çok daha avantajlı olacaktır.

Samsun City Car ile Profesyonel Kiralama Deneyimi

Samsun’da araç kiralama konusunda güvenilir ve müşteri memnuniyeti odaklı bir firma arıyorsanız, Samsun City Car doğru bir tercih olacaktır. Geniş araç filosu, şeffaf kiralama politikası, havalimanı teslim seçeneği ve 7/24 müşteri desteği ile hem yerli hem yabancı ziyaretçilere profesyonel hizmet sunar.

Samsun rent a car sektöründe kurumsal duruşu ile dikkat çeken firma, ekonomik araçlardan SUV ve lüks segment modellere kadar geniş bir seçenek yelpazesi sunar. Seyahat amacınız ne olursa olsun, Samsun City Car ile ihtiyaçlarınıza uygun bir araç kiralayabilir ve Samsun’u özgürce keşfetmenin keyfini çıkarabilirsiniz.

Sonuç: Doğru Bilgi ile Doğru Araç Kiralanır

Samsun’da araç kiralamayı planlıyorsanız, yukarıda paylaşılan tavsiyelere uyduğunuzda daha konforlu, güvenli ve bütçe dostu bir kiralama süreci yaşayabilirsiniz. Önemli olan acele karar vermek yerine bilinçli hareket etmektir. Planlama, erken rezervasyon, araç kontrolü ve firma seçimi gibi adımları doğru şekilde tamamladığınızda, Samsun araç kiralama deneyiminiz maksimum verimlilikle gerçekleşecektir.

Profesyonel bir deneyim için Samsun City Car gibi kurumsal bir firma ile çalışarak, hem şehir merkezine hem de çevre bölgelere keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz.

Dayanıklılığın ve Güvenliğin Yeni Standardı Polimer Bariyer Teknolojisi

Raysan, endüstriyel güvenlik alanında geliştirdiği yenilikçi sistemlerle işletmelerin güvenlik standartlarını yeniden tanımlıyor. Üretim tesislerinden lojistik merkezlerine, depolama alanlarından kimyasal tesislere kadar birçok zorlu çalışma ortamında esnek bariyer, polimer bariyer ve raf koruma çözümleriyle güvenliği ileri seviyeye taşıyor.

Esnek Bariyer: Maksimum Güvenlik, Minimum Hasar

Endüstriyel alanlarda araç ve yaya trafiğinin yoğun olduğu ortamlarda en büyük risk çarpma kaynaklı kazalardır. Raysan tarafından geliştirilen esnek bariyer sistemleri, darbe anında enerjiyi absorbe eden yapısıyla hem çarpan aracın hem de çevredeki ekipmanların zarar görmesini önler.

Geleneksel çelik bariyerlerin aksine, Raysan’ın esnek bariyer ürünleri yüksek teknoloji plastik hammaddelerle üretilmiştir. Bu sayede bariyer, darbe sonrası şeklini yeniden kazanır ve deformasyon olmadan kullanılmaya devam eder. Uzun ömürlü, bakım gerektirmeyen ve çevre dostu yapısıyla esnek bariyer, iş güvenliği performansını artırırken işletme maliyetlerini de düşürür.

Raysan’ın mühendislik gücüyle üretilen bu sistemler, hem iç hem dış mekân kullanımı için uygundur. UV ışınlarına, kimyasallara ve darbelere karşı dayanıklı yapısı sayesinde en zorlu endüstriyel koşullarda dahi güvenilir bir koruma sağlar.

Polimer Bariyer: Endüstriyel Güvenlikte Yeni Nesil Malzeme

Raysan’ın polimer bariyer sistemleri, modern üretim alanlarının güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmıştır. Polimer malzemenin üstün esnekliği sayesinde çarpma enerjisini emerek deformasyon riskini ortadan kaldırır. Bu özellik, sadece ekipmanları değil, çalışanları da korur.

Ayrıca polimer bariyer ürünleri, geleneksel çelik bariyerlere göre daha hafif olmasına rağmen çok daha dayanıklıdır. Paslanmaz, bakım gerektirmez ve uzun yıllar boyunca performansını korur. Bu özellikleri sayesinde işletmelere sürdürülebilir bir güvenlik çözümü sunar.

Raysan, üretiminde kullandığı yüksek kalite polimer hammaddelerle çevre dostu bir üretim anlayışını benimsemiştir. %100 geri dönüştürülebilir malzeme yapısı sayesinde, her polimer bariyer hem çevreye hem de işletme ekonomisine katkı sağlar.

Raf Koruma: Depolarda Güvenliğin Vazgeçilmez Parçası

Depolama alanlarında forklift ve taşıma araçlarının raf sistemlerine çarpması, en yaygın kazalardan biridir. Bu tür kazalar hem ürün kaybına hem de iş güvenliği risklerine yol açabilir. Raysan’ın geliştirdiği raf koruma sistemleri, bu riskleri ortadan kaldırmak için özel olarak tasarlanmıştır.

Yüksek darbe emilimi sağlayan raf koruma çözümleri, çarpma anında enerjiyi absorbe ederek raf sistemlerinin dengesini korur. Bu özellik, rafların devrilmesini önlerken aynı zamanda forkliftlerin ve çevredeki çalışanların güvenliğini sağlar.

Raysan, farklı kullanım alanlarına göre Delta, Zeta, RackFort™ ve RackWall™ gibi özel raf koruma modelleri sunmaktadır. Bu ürünler, dayanıklılığı kadar modüler tasarımlarıyla da dikkat çeker. Hasar gören bir parça kolayca değiştirilebilir, bu da hem zaman hem de maliyet tasarrufu sağlar.

Güvenliğin Geleceğini Şekillendiren Marka

Raysan, esnek bariyer, polimer bariyer ve raf koruma sistemleriyle yalnızca fiziksel güvenliği değil, sürdürülebilirliği de önceliklendirir. Ürünlerinin tamamı, çevre dostu üretim süreçlerinden geçerek uluslararası kalite standartlarına uygun şekilde üretilmektedir.

TÜV NORD, PAS 13, ISO 9001 ve REACH sertifikalarına sahip Raysan ürünleri, uzun ömürlü performansıyla işletmelere güvenli, ekonomik ve çevreci bir çözüm sunar.

Modern endüstriyel alanlarda güvenliği sağlamak, hem çalışanların hem de tesislerin korunması açısından büyük önem taşır. Raysan’ın geliştirdiği esnek bariyer, polimer bariyer ve raf koruma sistemleri; yüksek darbe dayanımı, esnek yapısı ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla güvenliğin yeni standardını belirliyor.

Raysan, yenilikçi mühendislik gücüyle geleceğin güvenliğini bugünden inşa etmeye devam ediyor.

Su ürünlerine aralıksız denetim!

Olgay GÜLER

Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, açık denizlerde av yasağının kalkmasının ardından 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında, il genelinde denetimlerin aralıksız devam ettiğini açıkladı.

Ülke genelinde denizlerde avlanma yasağı 1 Eylül itibariyle biterken, Edirne Tarım ve Orman Müdürlüğü de denetim çalışmalarını sürdürüyor. Müdürlüğün resmi sosyal medya hesabından yapılan duyuruda, vatandaşın güvenli ve sağlıklı ürüne ulaşabilmesi için ekiplerin denetimlerine aralıksız devam ettiği belirtildi.

Müdürlükten yapılan açıklamada, “İl Müdürlüğümüz Su Ürünleri Mühendisleri tarafından, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında ilimiz genelinde gerçekleştirilen denetimler aralıksız devam etmektedir. Tüm üretim ve satış noktalarında yapılan kontroller ile su ürünlerinin güvenli, sağlıklı ve mevzuata uygun şekilde tüketiciye ulaşması sağlanmaktadır. Denetimlerimizle; üretici ve tüketicilerimizin hak ve güvenliği her zaman önceliğimizdir” denildi.