TÜ Eğitim Fakültesi’nde çifte açılış

Trakya Üniversitesi’nde eğitim öğretimin iyileştirilmesine yönelik yapılan açılışlara bir yenisi daha eklendi. Bu çerçevede, Eğitim Fakültesi’nde STEM İnovasyon Laboratuvarı ve Okuma Salonu açılış törenleri gerçekleştirildi.

Törene, Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler’in yanı sıra Rektör Yardımcısı ve Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eylem Bayır, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Rektör Danışmanı ve Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe ve Genel Sekreter Yardımcısı Hüseyin Türkel ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

İlk olarak, STEM İnovasyon Laboratuvarının açılışı gerçekleştirildi.  Prof. Dr. Eylem Bayır, Prof. Dr. Sedat Üstündağ ve Prof. Dr. Mustafa Tan birer konuşma yaparak açılışı yapılan birimlerin hayırlı olması dileklerinde bulundular ve emeği geçenlere teşekkürlerini ilettiler.

Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler ise konuşmasında, “Bu tür faaliyetler bizim için son derece önem arz ediyor. Öğrencilerimizin eğitim kalitesini, hocalarımızın çalışma imkânlarını mümkün olduğunca en üst düzeye çıkarmak istiyoruz. Bunun için de canla başla çalışıyoruz. Bu laboratuvarın da eğitim kalitemizi daha da artırma konusunda bir vesile olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Daha sonra ise Okuma Salonunun açılışı gerçekleştirildi. Okuma Salonu açılışında da konuşan Prof. Dr. Hatipler, “Bu okuma salonu örnek bir salon. Başta Eğitim Fakültesi Dekanı ve Rektör Yardımcım Prof. Dr. Eylem Bayır olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim.” dedi.

Törenlerin ardından Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda Eğitim Fakültesi Akademik Kurul Toplantısı düzenlendi.

Aksal’dan ‘Selimiye’ yorumu

Olgay GÜLER

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, UNESCO UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camisi’nde, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verdiği tartışmalara konu olan yeni kalem işi uygulamalarıyla ilgili konuştu.

Edirne’de restorasyonu süren, Mimar Sinan’ın ‘Ustalık eserim’ dediği Selimiye Camisi’nde, 2023 Haziran’da Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onayıyla ana kubbe kalem işleri uygulaması başlatıldı. Uygulamalar devam ederken kurul, Temmuz ayında Selimiye Camii Tetkik ve Tahkik Heyeti’nin önerdiği yeni kalem işi projesini kabul ederek, mevcut 18’inci yüzyıla ait uygulamalarını ‘hatalı’ olduğu gerekçesiyle iptal etti. Kurulun kararının bilimsel verilerden yoksun olduğunu savunan ve kimliği açıklanmayan bir kişi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla ilgili Edirne İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma davası açtı. Bölge İdare Mahkemesi, 26 Eylül’de toplanarak davayı görüştü. Duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme; davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden savunma ve belgelerin cevaplarını göndermeleri için 30 gün süre vererek, yürütmeyi durdurma kararı aldı.

‘SELİMİYE’NİN 100 YILINI KURTARACAK BİR RESTORASYON YAPILDI’

Tarihi camide devam eden süreçle ilgili konuşan AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, restorasyonun güzel yapıldığını söyleyerek, “Çok güzel bir restorasyon yapıldı. Yani Selimiye’nin yaklaşık 100 yılını kurtaracak, Selimiye’yi 100 yıl daha ileriye taşıyacak bir restorasyon yapıldı. İlk defa bu kadar kapsamlı bir restorasyon yapılıyor. Daha önce minareler restore edilmiş, sadece kubbe restore edilmiş ama bu defa minarenin en tepesinden temeline kadar çok ciddi bir restorasyon geçirdi. Bu aşamada tabii bu bir tarihi eser. UNESCO Dünya Mirası Listesinde bir bilim kurulu var ve o bilim kuruluyla birlikte hareket ediliyor. Yani burada bir siyasetçinin, Fatma Aksal’ın ne düşündüğü veya başka bir siyasetçinin ne düşündüğü değil bilim adamlarının, bilim insanlarının ne düşündüğü önemli. Ve o bilim kurulunun çalışmalarıyla doğru orantılı bir şekilde restorasyon yapıldı” dedi.

‘EN DOĞRUSU NEYSE O OLSUN’

Yargıya taşınan kalem işleriyle ilgili süreci de değerlendiren Aksal, “Aslında restorasyon tamamlanmak üzere, son aşamaya gelindi. Kubbedeki yazılarla, hat sanatıyla ilgili bir fikir ayrılığına düşüldü. Bir grup hocamız mevcut kubbenin mevcut haliyle kalmasını savunuyor, diğer yandan da diğer bir grup hocamız bu mevcut yapının orijinal yapı olmadığı, orijinal hali olmadığı, onun için daha orijinale yakın bir kalem işi olması gerektiğini savunuyor. Bakın her iki tarafta da çok değerli insanlar var ve ben bu işin uzmanı değilim. Onun için hangisi doğrudur, hangisi yanlıştır? Bu konuda bir yorum yapmam doğru olmaz. Bu siyasetçinin verebileceği bir karar değildir. Burada idare mahkemesine gidildi. Mahkeme durdurma kararı verdi. Eminim yargıya gittiği için her iki taraf da kendi tezlerini savunacaklardır. En doğrusu neyse o olsun” diye konuştu.

‘BİR AN ÖNCE AÇILMALI’

Selimiye Camisi’nin bir an önce ibadete açılması gerektiğini söyleyen Aksal, “Arzu ettiğim bir şey varsa o da; Edirne’de Selimiye Camii’nin bir an önce ibadete açılması, vatandaşlarımızın ziyaretine açılması. Çünkü biliyorsunuz Edirne’ye gelen insanlar mutlaka Selimiye Camii’ni görmek istiyor. Sadece Türkiye’den gelmiyor ziyaretçilerimiz. Dünyanın her bir köşesinden geliyor. Bütün Balkanlar’dan geliyor. Balkanlar’dan gelen ziyaretçilerimiz Ramazan’da Hacca gidemeyen herkes buraya gelir. Bütün Balkanlar için Edirne bir merkezdir, başkenttir. Bu başkentin göbeğinde de Selimiye Camii vardır. Hepimizin ortak dileği bir an önce bir karar verilip Selimiye’nin vatandaşların ziyaretine, ibadetine açılması. Edirneliler müsterih olsunlar. Herkes çok yakından takip ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımız da çok yakından takip ediyor. İnşallah bir an önce kubbeyle ilgili fikir ayrılığında bir uzlaşmaya varılır, bir karar verilir ve tamamlanır diyorum” şeklinde konuştu.

Aksal’dan Yazgan’a ‘seviye’ eleştirisi!

Olgay GÜLER

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan’ın TBMM’de yaptığı, AK Partili bürokratları hedef alan konuşmasına sert tepki gösterdi.

AK Parti’li Aksal, partisinin vatandaş buluşmaları kapsamında dün AK Parti İl Başkanlığı’nda Edirnelilerle bir araya gelerek sorunlarını dinledi. Burada, basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Aksal, kent gündemindeki konulara da değindi.

‘BELEDİYE HAZİRAN AYINA KADAR HİÇBİR ÖNLEM ALMADI’

Kentte bir süredir yaşanan su sorununa yönelik Edirne Belediyesi’nin Haziran ayına kadar önlem almadığını söyleyen ve eleştirilerde bulunan Aksal, “Ocak sonundaydı sanıyorum. İşte Kayalı Barajı’nda bir su sıkıntısı yaşandı. O zaman Edirne valimizin başkanlığında burada DSİ Genel Müdür Yardımcımızın da katıldığı bir toplantı yapılıyor. Kırklareli’nde de Kırklareli Valisi’nin başkanlığında yine DSİ Genel Müdür Yardımcımızın başkanlığında bir toplantı yapılıyor. Ve o toplantıda bazı kararlar alınıyor. Edirne Belediyesi’ne suyla ilgili çok büyük bir sıkıntı olduğu acil olarak önlem alınma alması gerektiği, Süloğlu Barajı isale hattının bakımının yapılması, yeni içme kuyularının açılması o toplantıda, belli kararlar alınıyor. Daha sonra DSİ, Edirne Belediyesi’ne üç defa uyarı yazısı yazıyor bir an önce kuyuların açılması konusunda. Haziran ayına kadar belediye hiçbir önlem almıyor, hiçbir şey yapmıyor. Haziran ayında Devlet Su İşleri’nden talepte bulunuyorlar yeni bir hat yapılması için. Kamuda yapılan ihalelerin belli bir prosedürü var. Buna rağmen DSİ çok hızlı bir şekilde bu ihaleyi yaptı ve daha ihaleyi yapar yapmaz da boruların imalatına başlanıldı, hattın yapılmasına başlanıldı. DSİ isale hattını yapıyor ama siz suyu şehre getirseniz ne olacak? Bugün Edirne’de söylenen odur ki kayıp kaçak oranı yüzde 52’nin üzerinde. Yani siz şehre getirdiğiniz suyun yarıdan fazlası patlak borulardan sokaklara akıyorsa gerçekten hem suya yazıktır, hem emeğe yazıktır, hem de bunun çok ciddi belediyeye, dolayısıyla da vatandaşa çok ciddi bir maliyeti vardır” dedi. 

‘HAKARET ETTİĞİNİZ İNSANLARDAN GİDİP DESTEK İSTİYORUZ’

CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) konuşmasında, bürokratlara yönelik sözlerine tepki gösteren Aksal, “Belediye başkanıyla ben İller Bankası’na Edirne’ye destek istemeye gitmemden iki saat önce Edirne CHP Milletvekili Baran Yazgan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde akla ziyan bir açıklama yapıyor. AK Parti’ye veriyor veriştiriyor tamam siyasilere söyleyin de, ‘nemrutlaşmış AK Parti bürokratları’ gibi çirkin bir ifadeyle DSİ’ye, başta sayın valimize ve bürokratlara laf söylüyor. Gecesini gündüzüne katan bir valimiz var burada. 2 saat sonra biz o hakaret ettiğiniz insanlardan gidiyoruz Edirne için destek istiyoruz. Benim İller Bankası’na gidip Edirne’ye destek istediğim saatlerde bir bakıyorsunuz Edirne’de CHP İl Başkanı diyor ki; ‘Biz siyasete malzeme ettirmeyiz.’ Tamam kardeşim, o zaman gelip siyasilerden destek istemeyeceksiniz. İstiyorsanız da bu kadar çirkin açıklamaları yapmayacaksın. Nemrutlaşmış bürokrat dediğiniz DSİ Genel Müdürü’ne gidiyorsunuz, Edirne’nin suyunu yapın diyorsunuz” diye konuştu.

‘NEYİN KAFASINI YAŞADIKLARINI ANLAMIYORUM’

CHP’li Yazgan’ın, konut projesiyle ilgili paylaşımına da tepki gösteren Aksal, “Konut yapılacağının açıklamasını yapıldı. Cumhurbaşkanımız açıklar açıklamaz biz de paylaştık. İlk önce Edirne’yi, arkasından ilçeleri paylaştık. Edirne’ye kaç tane konut yapılacağını paylaştık. Bir bakıyorsunuz Baran Yazgan, ‘Edirne’ye yine konut yok’ gibi açıklamalar yapıyor. Neyin kafasını yaşadıklarını bütün samimiyetimle söylüyorum anlamıyorum. Bana yorum yapıyorsunuz, o zaman beni takip edeceksiniz. Beni takip etmiyorsanız Edirne basınını takip edin. Bunları da gözden kaçırdıysanız zerre kadar da samimiyetiniz varsa algı yaratmadan, basında algı yapmadan samimiyseniz de sorabilirsiniz. Sosyal medyadan sormanız gerekmiyor. Bizim öyle bir birbirimizi arayıp bir şeyler soracak bir hukukumuz var. Her zaman da oldu. Ben gerçekten son günlerde bütün verdiğimiz desteğe rağmen hadi siyasileri geçin, şahıslarımızı geçin ama gece gündüz çalışan başta sayın valimiz olmak üzere Edirne’de gece gündüz çalışan bürokratlarımıza, Ankara’da gece gündüz çalışan bürokratlara bu kadar çirkin ifadeler kullanılmasını son derece yakışıksız buluyorum” şeklinde konuştu.

‘SEVİYENİN BU KADAR DÜŞTÜĞÜNE ŞAHİT OLMADIM’

Siyasette seviyenin düştüğünü dile getiren Aksal, “Kalkıp ucuz siyaset yapacağım diye Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu tür açıklamalar yapmak, siyasileri de geçtim, bürokratlara hakarete varan sözler sarf etmek gerçekten çok yakışıksızdır. Doğru bir yol değildir. Yani ben ikinci dönem milletvekilliği yapıyorum. Sekiz yıldır milletvekiliyim. 2009’dan beri de siyaset yapıyorum. İnanın seviyenin bu kadar düştüğüne hiç şahit olmadım. Genç kardeşlerimiz belki siyaseten bunu artı olarak düşünüyorlar. Siyaset yaptıklarını zannediyorlar ama işin özü samimiyettir” ifadelerini kullandı.

Edirne’ye 2 bin 530 yeni TOKİ

Olgay GÜLER

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın detaylarını paylaştığı TOKİ tarafından yapılacak 500 bin konut projesi kapsamında, Edirne’ye ayrılan 2 bin 530 kontenjanın ayrıntıları belli oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Ekim’de İstanbul Başakşehir’de düzenlenen törende proje detaylarını ve örnek daireleri paylaştı. Öncelik İstanbul’daki 100 bin konuta verilirken, Edirne’ye de 2 bin 530 konut ayrıldığı açıklandı. Vatandaşların detaylarını merakla beklediği projeyle ilgili merak edilenleri AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal anlattı.

‘BAŞVURULAR 10 KASIM’DA BAŞLIYOR’

Edirne merkez ve ilçelerde toplam 2530 adet TOKİ konutu yapılacağını söyleyen Aksal, “Edirne bizim merkezimiz, nüfusumuzun en kalabalık olduğu yer. Onun için bu 2530 konutun 1000 tanesini Edirne merkeze yapıyoruz. 450 tanesini en büyük ilçemiz Keşan’a yapıyoruz. Meriç’e 100, Meriç’in Subaşı beldesine 60, Süloğlu 100, Uzunköprü 350, Lalapaşa 80 tane, İpsala’ya 200, Havsa’ya 90, Enez’e 100 tane olmak üzere 2530 TOKİ konutunu yapacağız. 10 Kasım gibi başvurular başlıyor. Ondan sonra da inşallah bu konutları teslim etmeye de 2027 yılının mart ayında başlayacağız. Talepleri tamamladıktan, kuralar çekildikten sonra 1 yıl içinde de biz bu konutları teslim etmeyi planlıyoruz” dedi.

‘EMEKLİ, ENGELLİ, GAZİ VE ŞEHİTLERLE, GENÇLERE KONTENJAN’

TOKİ konutlarında emekliler, engelliler, gazi ve şehit ailelerine kontenjan ayrıldığını belirten Aksal, “Burada emeklilere bir kontenjan ayrılıyor, engellilerimize her zaman bir kontenjan ayırıyoruz. Gazi ve şehit ailelerine bir kontenjan ayırıyoruz. Bu yıl gençlerimize ayrılan bir kontenjan da var. Bu kuralar noter huzurunda çekiliyor. Daha önce ben de katıldım. İlk önce ihtiyaç sahiplerinden başlayacağız. Ama ben vatandaşlarımıza şunu da söylüyorum; Biz artık bu konutları yapmaya devam edeceğiz. 500 binle başlıyoruz ama hemen onları başlar başlamaz, yoluna koyar koymaz yeni 500 bin gelecek. İnşallah hedefimiz talep olduğu sürece, yenilenmesi gereken yapı stoğumuz olduğu sürece biz TOKİ eliyle konut yapmaya, vatandaşlarımıza uygun fiyata sağlıklı konutlar sağlamaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Öte yandan TOKİ konutlarının Edirne merkezde Yeniimaret Mahallesi, Keşan’da yeni yerleşim bölgesi, Uzunköprü’de Mescit Mahallesi, İpsala’da Kapucu Mahallesi, Enez’de Gaziömer Mahallesi’nde yapılacağı öğrenildi.

Açlık sınırı asgari ücretin % 33 üzerinde

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu açlık sınırının önceki aya göre 671 lira artışla ekim ayında 30 bin liranın üzerine, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcamanın 1.711 liralık yükselişle 62 bin 177 liraya çıktığını, her ikisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırının ise önceki aya göre 2 bin 382 lira artarak 92 bin 238 lira olduğunu bildirdi.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereli gıda harcamasının yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Ekim 2025 sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Açıklama şöyle:

“Açlık sınırının önceki aya göre 671 lira arttığı ekim ayında gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 1.711 liralık yükselişle 62 bin 177 liraya çıktı. Her ikisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 2 bin 382 lira artarak 92 bin 238 lira oldu. Son 12 ayda açlık sınırı 8 bin 37 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 15 bin 956 lira ve yoksulluk sınırı 23 bin 993 lira yükseldi.

AÇLIK SINIRI, ASGARİ ÜCRETİN YÜZDE 33 ÜZERİNDE

Açlık sınırı yılın ikinci yarısı için zam yapılmayan ve 2025 yılının tamamında 22 bin 104 lira olarak uygulanan net asgari ücretin 7 bin 957 lira üzerine çıktı. Asgari ücretin en az açlık sınırı seviyesine çıkabilmesi için yine en az yüzde 36 oranında artırılması gerekiyor. Bu oran ilerleyen aylarda da artmaya devam edecek. Dört kişilik bir ailenin sadece 22 günlük beslenme harcamasını zor yetebilir hale düşen asgari ücret yoksulluk sınırının ise üçte birini ancak karşılıyor. Ailede dört kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir yoksulluk sınırının altında kalıyor. Bu yılın ikinci yarısı için 16 bin 881 lira olarak uygulanan en düşük emekli aylığı ise sadece 17 günlük beslenmeye yetiyor.

Yüzde 15,57 oranında zamlanarak bu yılın ikinci yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 50 bin 534 liraya yükselen en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 55’ini, 57 bin 310 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 62’sini zor karşılıyor.  Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 83,3, ortalama memur maaşının ise yüzde 60,9 oranında artırılması gerekiyor.

AÇLIK SINIRI          

Türkiye genelinde de yaygın şube ağı bulunan ve en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurta için aylık olarak yapılması gereken harcanma ekimde bir önceki aya göre, kırmızı et ve balık fiyatlarında yaşanan düşüşün etkisiyle 280 lira azaldı, yıllık olarak ise 2 bin 790 lira artarak 9 bin 115 lira oldu.

Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre değişmedi, geçen yıla göre ise 96 liralık artışla 524 lira oldu.

Ekimde 155 lira artarak 6 bin 294 liraya yükselen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcama son bir yılda ise 1.609 lira arttı.

Meyve için harcanması gereken para önceki aya göre 186 lira artarken, geçen yılın aynı ayına göre ise 1.249 lira artarak 3 bin 281 lira oldu.  Sebze için yapılması gereken harcama ise önceki aya göre 290 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 381 lira artarak 3 bin 498 lira olarak gerçekleşti.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama ekimde 144 lira artarak 2 bin 487 liraya çıkarken, pirinç ve bulgur harcamaları 108 lira yükselerek 1.212 liraya, yağ için yapılması gereken harcama ise 53 liralık yükselişle 750 liraya çıktı.

Şeker, bal, pekmez, reçel harcaması önceki aya göre 16 lira yükselerek 2 bin 203 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama 742 lirada kaldı.

Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre ekim ayı açlık sınırı yetişkin erkek için 8 bin 777 lira, yetişkin kadın için 6 bin 890 lira, çocuk için 5 bin lira ve genç için de 9 bin 391 lira oldu.

GIDA DIŞI HARCAMALAR

Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı ihtiyaçların fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden” karşılayabilmesi için aylık olarak yapılması gereken harcama tutarı da ekimde 62 bin 177 liraya yükseldi.

Ekimde dört kişinin ortalama giyim ve ayakkabı harcamaları 2 bin 164 liraya yükselirken, barınma (kira dâhil) harcamaları ortalama 18 bin 189 liraya, ev eşyası harcamaları 7 bin 169 liraya yükseldi. Sağlık harcamaları 2 bin 466 liraya, ulaştırma harcamaları 17 bin 18 liraya çıktı. Haberleşme harcamaları 1.670 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.655 liraya, eğitim harcamaları 1.667 liraya çıktı. Tatil-otel harcamaları 6 bin 625 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 3 bin 191 liraya kadar yükseldi.

YOKSULLUK SINIRI

Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Ekim 2025 itibariyle 92 bin 238 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında ekimde 2 bin 382 bin liralık, yılın ilk on ayında 21 bin 190 liralık ve son 12 aylık dönemde ise 23 bin 993 liralık artış oldu.

Çeltik için araştırma önergesi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne başta olmak üzere Trakya’daki çeltik üretimine ilişkin sorunların ve çözüm önerilerinin tespit edilmesi, vahşi sulama yönteminin etkileri ile alternatif sulama yöntemlerinin araştırılması, devlet desteklerinin gözden geçirilmesi için TBMM Başkanlığı’na araştırma önergesi sundu.

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, ayçiçeğinin ardından çeltik üretimini de TBMM gündemine taşıdı. Edirne’nin çeltik üretiminde başı çektiğini verilerle ortaya koyan ve çeltik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını Edirne’nin karşıladığını vurgulayan Yazgan, “Edirne’nin İpsala, Meriç ve Uzunköprü gibi ilçeleri özellikle verimli çeltik ovalarına sahiptir. Nitekim yalnızca İpsala ilçesi, tek başına Türkiye çeltik üretiminin yaklaşık yüzde 18,6’sını gerçekleştirmiştir. Bu veriler Edirne ve çevresinin çeltik tarımındaki kritik ağırlığını açıkça ortaya koymaktadır” dedi.

‘Gıda arz güvenliği’ vurgusu

Tüketim artışı, kuraklık ve ekim alanı daralması gibi etmenlerin ithalat ihtiyacı doğurduğunu kaydeden Yazgan, “Bu tablo, çeltik tarımında yaşanan sorunların milli gıda arz güvenliği açısından önemini ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı. Çeltik üretiminin uzun yıllardır vahşi sulama yöntemiyle yapıldığına dikkat çeken Yazgan, “Bu geleneksel yöntem, yüksek su tüketimi ile karakterizedir. Uzmanların belirttiğine göre 1 kilogram çeltik üretmek için en az 1000 ila 1200 litre su tüketilmektedir. Trakya bölgesinde sadece bir üretim sezonunda çeltik tarlalarını sulamak için gereken su miktarının en az 178 – 214 milyon metreküp civarında olduğu hesaplanmaktadır. Özellikle Meriç, Tunca ve Ergene nehirleri havzalarında çeltik tarımı suya yoğun şekilde bağımlıdır.Ancak iklim değişikliği, kuraklık ve su kaynaklarının giderek daralması, sulama yöntemlerinde değişim ihtiyacını gündeme getirmiştir” dedi

‘Destekler hayati önemde’

Vahşi sulama dışındaki yöntemlerin de çeltik üretiminde kullanılabileceğine işaret eden Yazgan, şunları kaydetti:

“İklim kriziyle birlikte su kıtlığı riski artarken, çeltik üretiminin sürdürülebilirliği için su verimliliği şart hale gelmiştir. Bu alanda daha kapsamlı araştırmalar yapılarak, damla sulama veya kontrollü sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması için gereken adımlar belirlenmelidir. Vahşi sulamanın çevresel sonuçları ile modern yöntemlerin sağlayacağı çevresel faydalar bilimsel verilerle ortaya konulmalıdır. Öte yandan, çeltik üreticileri özellikle son birkaç yılda artan girdi maliyetlerinin baskısı altındadır. Tarımsal girdi fiyatlarındaki hızlı artış, üretim maliyetini ciddi ölçüde yükseltmiştir. Artan maliyetler ekim kararlarını da etkilemektedir. Bu zor koşullarda çiftçi destekleri hayati önem kazanmaktadır. Edirne ve Trakya’nın çeltik üretimindeki payı ve stratejik konumu dikkate alındığında, bölgedeki sorunların araştırılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca devlet desteklerinin etkinliği ve ihtiyaçlar araştırılmalıdır. Fark ödemesi desteğinin artırılması, girdi desteklerinin enflasyon karşısında erimemesi için düzenli güncellenmesi önemlidir. Sonuç olarak, Edirne ve Trakya’daki çeltik üretiminin durumu sadece bölgesel bir tarımsal konu değil, Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve su kaynaklarının yönetimiyle de yakından ilgilidir.”

Türkiye’nin Flüt Or(dusu)kestrası!

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 102. yıl kutlamaları kapsamında gerçekleştirilen “Flüt Orkestrası Rekor Denemesi”ne Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Konservatuvarı öğrencileri ile birlikte birçok ortaokul ve lise öğrencisi de katılarak Edirne’yi başarıyla temsil etti.

Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlamaları kapsamında, Türkiye müzik tarihinde bir ilke imza atıldı. İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi’nde, Prof. Dr. Ece Karşal yönetiminde gerçekleştirilen “Flüt Orkestrası Rekor Denemesi”, yüzlerce flütçünün bir araya geldiği muhteşem bir organizasyona sahne oldu.

Türkiye’nin dört bir yanından katılan profesyonel ve amatör müzisyenler, öğrenciler ve öğretmenler, aynı sahnede buluşarak ülkemizin en kalabalık flüt topluluğu rekorunu kırdı. Cumhuriyetin 102. yılına armağan edilen bu anlamlı etkinlikte, notalar adeta birlik ve dayanışmanın sesi oldu.

EDİRNE’DEN GURUR VEREN KATILIM

Rekor denemesine Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Konservatuvarı öğrencileri ile birlikte birçok ortaokul ve lise öğrencisi de katılarak Edirne’yi başarıyla temsil etti.

Katılımcılar arasında Miray Erdem, Dilek İnal, Şebnem Özgür, Maya Ergün, Altan Mısırlı, Ece Çınar, Miray Uz, Zeynep Ece Kaplan ve Ezgi Su Filiz gibi genç müzisyenler yer aldı. Öğrenciler, büyük bir uyum içinde çaldıkları eserlerle dinleyicilerden tam not aldı.

 CUMHURİYETİN 102. YILINA MÜZİKLE SELAM

Cumhuriyet ruhunu müzikle yaşatan yüzlerce flütçü, “Birlik, Dayanışma ve Sanat” temasıyla sahne aldı. Orkestra, hem klasik hem de çağdaş eserleri seslendirerek unutulmaz bir müzik şöleni sundu.

Katılımcılar, etkinliğin sonunda hep birlikte “10. Yıl Marşı”nı çalarak Cumhuriyet coşkusunu doruğa çıkardı.

 PROF. DR. ECE KARŞAL: “SANATLA CUMHURİYETİ KUTLADIK”

Etkinliği yöneten Prof. Dr. Ece Karşal, rekor denemesi sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Cumhuriyetimizin 102. yılında, sanatı ve müziği birleştiren böylesine özel bir projede yüzlerce flütçüyü aynı sahnede görmek büyük bir gurur. Bugün sadece bir rekor kırmadık, aynı zamanda müzikle Cumhuriyetimizi kutladık.”

TARİHE GEÇEN BİR GÜN

Profesyonel ya da amatör ayrımı olmaksızın, flütüne güvenen herkesin katıldığı bu tarihi etkinlik, Türkiye müzik tarihinde bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Katılımcılar, hem sahnede hem de kalplerde iz bırakan bu özel günün parçası olmanın mutluluğunu yaşadı.

Cumhuriyetimizin 102. yılında, “Türkiye’nin En Kalabalık Flüt Orkestrası” unvanı ile tarihe geçen bu anlamlı etkinlik, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koydu.

Dijital Başarınızın Teminatı: Başarılı Bir SEO Ajansıyla Çalışmak ve Teknik Mükemmellik

Günümüzün rekabetçi dijital dünyasında, sadece güzel bir web sitesine sahip olmak yeterli değildir. Görünür olmanın ve müşteriye ulaşmanın yolu, sağlam bir SEO stratejisinden geçer. İşletmelerin çoğu, bu karmaşık süreçte yolunu kaybederken, Nexora.ie gibi bir SEO Agency ile çalışmak, başarıyı garanti altına almanın en akıllıca yoludur.

Neden Her İşletme Kaliteli Bir SEO Ajansına İhtiyaç Duyar?

İnternet pazarlaması sürekli değişiyor. Google algoritmaları her ay güncelleniyor ve rakipleriniz sürekli yenilik yapıyor. Bu dinamik ortamda bir adım önde olmak için uzman bir rehbere ihtiyacınız var. Bir ajans, sadece anahtar kelime optimizasyonu yapmakla kalmaz; aynı zamanda markanızın dijital varlığını stratejik bir bakış açısıyla yönetir. Nexora.ie, müşteri odaklı yaklaşımıyla, işletmenizin hedeflerine özel, ölçülebilir büyüme planları sunar.

Başarılı Bir Web Sitesi Tasarımının (Web Design) Görünmez Temelleri

Web siteniz, markanızın dijital yüzüdür. Ancak estetik tek başına satış yapmaz. Modern bir Web Design, kullanıcı deneyimini (UX) ve hızı (Core Web Vitals) merkeze almalıdır. Bizim için bir web sitesi, görsel bir sanat eseri olmanın yanı sıra, kusursuz çalışan bir teknik SEO makinesidir. Kod temizliği, mobil uyumluluk ve hızlı yükleme süreleri, harika bir tasarımın görünmez ama hayati temelleridir. Bu temeller atılmadan yapılan her pazarlama yatırımı, potansiyelini tam olarak gerçekleştiremez.

Teknik SEO’nun Sıralamalara Etkisi: Görünmez Engelleri Kaldırmak

Sıralama düşüşlerinin veya potansiyelinizi yakalayamamanın en yaygın nedeni teknik SEO hatalarıdır. Bozuk linkler, hatalı yönlendirmeler, yinelenen içerik sorunları ve yavaş sunucu yanıt süreleri, Google’ın sitenizi düzgün bir şekilde taramasını (crawl) engeller. Nexora.ie, detaylı teknik denetimlerle bu görünmez engelleri ortadan kaldırır. Sayfa hızını optimize ederek ve Schema Markup (Yapısal Veri) uygulayarak, sitenizin Google’da öne çıkmasını sağlarız.

Yerel Başarıyı Garanti Altına Almak: Local SEO ve Görünürlük

Fiziksel bir lokasyona sahip işletmeler için Local SEO hayati önem taşır. Harita sonuçlarında, Google My Business (İşletme Profili) listelemelerinde ve yerel anahtar kelimelerde üst sıralarda yer almak, doğrudan mağaza ziyaretlerine ve telefon aramalarına dönüşür. Nexora.ie, yerel alıntıları (citation), inceleme yönetimini ve bölgenize özel anahtar kelime stratejilerini optimize ederek, yerel pazarda rakiplerinizin önüne geçmenizi sağlar.

Sonuç: Dijital Büyüme Ortağınız Nexora.ie

Dijital pazarlama yolculuğunuzda SEO artık bir seçenek değil, zorunluluktur. Eğer markanızın hak ettiği görünürlüğü elde etmek, sağlam bir Web Design ile kullanıcıları etkilemek ve yerel müşterilere ulaşmak istiyorsanız, doğru stratejiye ihtiyacınız var. Nexora.ie, sadece bir hizmet sağlayıcı değil, başarınız için teknik mükemmelliği garanti eden uzun vadeli SEO Agency ortağınızdır.

TREPAŞ, 29 Ekim’i çocuklarla renklendirdi

TREPAŞ, düzenlediği “Cumhuriyet’i Çocuklarımızla Renklendiriyoruz” adlı etkinlikle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu çalışanlarının çocuklarıyla paylaştı. Çocukların kendi bakış açısı ve hayal güçlerini kullanarak yaptıkları 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı temalı resimlerle, TREPAŞ web sitesinde dijital bir sergi oluşturuldu.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu çalışanlarının çocuklarıyla birlikte kutlayan Trakya Elektrik Perakende Satış A.Ş. (TREPAŞ), “Cumhuriyet’i Çocuklarımızla Renklendiriyoruz” adlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Cumhuriyet değerlerini gelecek nesillere aktarma amacıyla düzenlenen etkinlikte, çocuklar kendi bakış açılarını ve hayal güçlerini yansıtan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı temalı resimler yaptı. Yapılan etkinlikle çocukların gözünden Cumhuriyet coşkusu paylaşılırken, çalışan aileler arasında birlik duygusu güçlendirildi.

Etkinlik kapsamında, katılım gösteren her çocuğa yaratıcılıklarını desteklemek ve teşvik etmek amacıyla boya kalemi seti hediye edildi. Çocukların Cumhuriyet sevgisini ve hayal gücünü yansıtan tüm eserlerle TREPAŞ web sitesinde dijital bir sergi hayata geçirildi.

TREPAŞ Genel Müdürü Burak Savaş, etkinliğe ilişkin “Bu özel günde, çocuklarımızın gözünden Cumhuriyet coşkusunu paylaşmak bizler için büyük bir mutluluk. Onların hayal gücüyle şekillenen bu renkli eserler, Cumhuriyet’in değerlerini gelecek nesillere aktarmanın en güzel yolu” ifadelerini kullandı.

Almanya’ya Ev Taşıma Sürecinde Bilinmesi Gerekenler

Almanya’ya ev taşıma süreci, dikkat ve planlama gerektiren bir işlemdir. Uluslararası evden eve nakliyat yaparken, öncelikle hedef ülkenin gümrük düzenlemelerini göz önünde bulundurmalısınız. Almanya, eşyaların gümrükten geçişi sırasında belirli belgeler ve izinler talep edebilir.

Bu süreçte, taşınacak eşyalarınızın listesi, gümrük işlemlerinin düzgün yürütülmesi açısından son derece önemlidir. Eşyalarınızı düzenli bir şekilde paketlemek, hem taşınma sırasında eşyalarınızın zarar görmesini engeller hem de gümrükteki işlemlerinizi kolaylaştırır. Uygun nakliyat firması ile çalışmak, bu sürecin sorunsuz geçmesini sağlayacaktır.

Ayrıca, taşınma işleminizi yapmadan önce Almanya’daki yeni yeriniz hakkında bilgi edinmek, yaşanacak yüksekliklerin ve diğer koşulların değerlendirilmesi açısından faydalıdır. Yeni evinizde kullanacağınız ince detayları önceden planlamak, taşınma sonrası hayatınızı kolaylaştırır.

Almanya’daki konumunuzu ve yaşam tarzınızı göz önünde bulundurarak, çevredeki hizmetleri ve olanakları da araştırmak önemlidir. Tüm bu faktörler, Almanya’ya ev taşıma sürecinde daha az stresli bir deneyim elde etmenize yardımcı olacaktır.

Taşınma sürecinde iyi bir planlama, her şeyin en düzgün ve stressiz bir şekilde ilerlemesi için kritik öneme sahiptir. İlk olarak, taşınma tarihini belirlemeniz ve bu tarihe göre bir takvim oluşturmanız gerekmektedir. Takviminiz, eşyalarınızın toplanmasından, taşınma günü organizasyonuna kadar her adımı kapsamalıdır.

İkinci olarak, taşınacak eşyalarınızı gözden geçirip, hangilerinin yeni evinize götürüleceğine karar verin. Bu aşamada, gereksiz eşyaları ayırmak ve ihtiyaç fazlasını bağışlamak veya satmak faydalı olacaktır. Bu, hem yükünüzü hafifletir hem de yeni evinize daha modern bir başlangıç yapmanızı sağlar.

Daha sonra, uygun nakliyat firması ile iletişime geçin. Uluslararası evden eve nakliyat hizmetleri sunan bir firma seçerken, referanslarını kontrol etmek ve fiyat teklifleri almak önemlidir. Ayrıca, eşyalarınızın güvenli bir şekilde taşındığından emin olmak için sigorta seçeneklerini de göz önünde bulundurun.

Taşınma gününe yaklaşırken detaylı bir kontrol listesi oluşturun. Eşyalarınızın sorunsuz taşınılabilmesi için, ambalajlama malzemelerini önceden hazır edin ve tüm kutuları belirgin bir şekilde etiketleyin. Almanya’ya ev taşıma sürecinde, iyi bir planlama ile her şeyin yolunda gitmesini sağlayabilirsiniz.

Uygun Nakliyat Firması Seçimi İçin İpuçları

Uluslararası evden eve nakliyat sürecinde doğru nakliyat firmasını seçmek, taşınma işleminizin sorunsuz geçmesi için kritik öneme sahiptir. İlk olarak, firmanın deneyimini araştırmalısınız. Uzun yıllardır sektörde olan firmalar, genellikle daha iyi bir hizmet sunar.

Ayrıca, firmanın sunduğu hizmetlerin kapsamını da göz önünde bulundurmalısınız. Almanya’ya ev taşıma işlemi için gereken özel hizmetleri, örneğin gümrükleme işlemleri veya depolama seçeneklerini sunup sunmadığını kontrol edin.

Referanslar ve müşteri yorumları, firmanın güvenilirliği hakkında bilgi edinmenizi sağlar. Diğer müşterilerin deneyimlerini incelemek, doğru kararı vermenizde yardımcı olabilir.

Fiyatlandırmayı değerlendirmek önemlidir. Uygun bir fiyat sunan firmalar bulmakla birlikte, her zaman en düşük fiyatı sunanın en iyi hizmeti vereceğini düşünmemelisiniz. Fiyat-performans dengesini gözeterek seçim yapmanız, taşınma sürecinizin başarısını artıracaktır.

Ev Eşyalarının Paketlenmesi: En İyi Yöntemler

Ev eşyalarının güvenli bir şekilde paketlenmesi, uluslararası evden eve nakliyat süreçlerinde kritik bir adımdır. Özellikle Almanya’ya ev taşıma sırasında eşyalarınızın hasar görmemesi için doğru malzemeleri kullanmak oldukça önemlidir. İlk adım olarak, eşyalarınızın türüne göre uygun kutu ve ambalaj malzemelerini seçmelisiniz.

Cam eşyalar ve kırılabilir nesneler için özel balonlu ambalaj malzemeleri tercih etmek, bu eşyaların güvenli bir şekilde taşınmasını sağlar. Ayrıca, her kutunun üzerine içindeki eşyaların isimlerini ve hangi odadan geldiklerini belirtmek, yeni evinizde düzeni sağlamak açısından faydalıdır.

Eşyalarınızı paketlerken, kutuların içinde boştaki alanları doldurmak amacıyla gazete veya özel paketleme kağıdı kullanabilirsiniz. Bu, eşyaların hareket etmesini engelleyerek hasar riskini azaltır. Özellikle büyük mobilyalar için ise, her parçayı ayrı ayrı sarmak ve montaj aşamasında hangi parçanın nerede kullanılacağını not etmek önemlidir.

Eşyalarınızı taşınmadan önce yeterince zaman ayırarak paketlemek, işlerinizi kolaylaştırır. Aceleyle yapılan paketlemeler, uzun vadede daha fazla sorun ile karşılaşmanıza neden olabilir. Bu nedenle, uluslararası evden eve nakliyat sürecinde, ev eşyalarının itinayla paketlenmesi büyük bir öneme sahiptir.

https://www.sirlojistik.com.tr