Türkiye Kürek Federasyonu tarafından düzenlenen Gençler Türkiye Kürek Şampiyonası, Meriç Nehri’ndeki 100’üncü Yıl Kürek Parkuru’nda, eleme yarışlarıyla başladı.
Meriç Nehri’nde 21-23 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen şampiyonada, sporcular ilk gün eleme yarışlarıyla suya indi. Türkiye’nin farklı illerinden Edirne’ye gelen kulüplerin sporcuları, final yarışlarına kalabilmek için ter döktü. Eleme yarışlarında başarılı olan ekipler ve sporcular, hafta sonu yapılacak final yarışlarında madalya mücadelesi verecek.
CUMARTESİ-PAZAR FİNAL HEYECANI
Organizasyon kapsamında final yarışları 22 Ağustos Cumartesi günü devam edecek. Sabah saatlerinde başlayacak final yarışlarında sporcular kürsüye çıkabilmek için mücadele edecek. Organizasyonda, 23 Ağustos Pazar günü gerçekleştirilecek son yarışlarının ardından dereceye giren sporcular belli olacak.
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’un 104. yıl dönümünde Edirne, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutlayacak. Edirne Belediyesi tarafından düzenlenecek programda, geleneksel Fener Alayı’nın ardından sevilen sanatçı Göksel, Zafer Konseri ile Edirnelilerle buluşacak.
FENER ALAYI SAAT 20.30’DA BAŞLAYACAK
Fener Alayı, 30 Ağustos akşamı saat 20.30’da Şükrüpaşa İlkokulu önünden hareket edecek. Vatandaşlar, ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle marşlar eşliğinde Atatürk Anıtı’na kadar yürüyecek. Vatandaşlar, ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle marşlar eşliğinde Atatürk Anıtı’na yürüyecek.
Fener Alayı’nın Atatürk Anıtı’nda tamamlanmasının ardından Zafer Bayramı coşkusu konser programıyla devam edecek.
Edirne Belediyesi, vatandaşların konser alanına ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla ücretsiz servis hizmeti de sağlayacak. Saat 21.00’den itibaren Atatürk Anıtı önünden hareket edecek servislerle vatandaşların konser alanına ulaşımı sağlanacak.
ZAFER COŞKUSU GÖKSEL KONSERİYLE DEVAM EDECEK
Saat 21.30’da Şehit Astsubay Ömer Halisdemir 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Şehitleri Parkı’nda sahne alacak Göksel, sevilen şarkılarıyla Edirnelilere 30 Ağustos coşkusunu yaşatacak. Konser ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.
“30 AĞUSTOS, BİR MİLLETİN KADERİNİ KENDİ ELLERİYLE DEĞİŞTİRDİĞİ BÜYÜK ZAFERDİR”
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 30 Ağustos’un bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirterek tüm Edirnelileri kutlama programına davet etti.
Başkan Gencan şu ifadeleri kullandı: “30 Ağustos, yalnızca kazanılmış büyük bir askeri zafer değil; bir milletin bağımsızlığından asla vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya ilan ettiği, kaderini kendi elleriyle değiştirdiği tarihi bir dönüm noktasıdır.
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında kazanılan Büyük Zafer, bağımsızlığımızın önünü açmış, Cumhuriyetimize uzanan yolun en önemli adımlarından biri olmuştur. Bize düşen; büyük bedeller ödenerek kazanılan bu topraklara, bağımsızlığımıza ve Cumhuriyetimizin değerlerine aynı kararlılıkla sahip çıkmaktır.
104 yıl önce yakılan bağımsızlık ateşini, aynı gurur ve coşkuyla Edirne’mizin sokaklarında hep birlikte taşıyacağız. Bayraklarımızla Fener Alayımızda yürüyecek, ardından Zafer Konserimizde bu büyük gururu birlikte yaşayacağız.
Başta gençlerimiz ve çocuklarımız olmak üzere tüm hemşehrilerimizi ay-yıldızlı bayraklarımızla bu büyük buluşmaya davet ediyorum.
Başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bağımsızlığımız uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyor; 30 Ağustos Zafer Bayramımızı yürekten kutluyorum.”
Eğitim Sen Edirne Şubesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni eğitim öğretim yılı öncesinde yayınladığı genelgeye tepki gösterdi. Sendikanın açıklamasında öğretmenin ihtiyacının önlük olmadığının altı çizilerek, “Eğitimi Tek Tipleştiren, Öğretmeni Denetim Altına Alan MEB Genelgesini Kabul Etmiyoruz!” denildi.
Eğitim Sen Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet, Eğitim Sen olarak eğitimin iktidarların kendi siyasal ve ideolojik hedeflerine göre biçimlendireceği bir alan olmadığının altını yıllardır çizdiklerini söyledi.
ÖĞRETMENİN İHTİYACI ÖNLÜK DEĞİL
Başkan Acet, “Öğretmenlerin ihtiyacı önlük talimatı değil; insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma, mesleki itibar ve mesleki özerkliktir. Okulların ihtiyacı daha fazla proje, platform ve bürokratik veri girişi değil; yeterli bütçe, yeterli öğretmen, kadrolu yardımcı personel ve güvenli eğitim ortamlarıdır” şeklinde konuştu.
Eğitim Sen Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet, açıklamasında şunlara yer Verdi:
Çocukların ihtiyacı, kendilerine ne düşüneceklerinin öğretildiği, ideolojik yönlendirmeye ve tek tipleştirmeye dayalı bir eğitim sistemi değil; bilimsel bilgiye ulaşabildikleri, düşünmeyi, sorgulamayı, eleştirmeyi ve üretmeyi öğrenebildikleri, farklılıkların eşit ve özgür biçimde var olabildiği, demokratik katılımı ve birlikte yaşamı esas alan özgür ve demokratik bir eğitim ortamıdır.
MEB’e çağrımız nettir:
Öğretmenlerin kıyafetinden başlayarak okul yaşamının her ayrıntısını merkezden kontrol etmeye çalışmak yerine eğitim emekçilerinin sesini dinleyin.
Norm fazlası sorununu öğretmenleri resen atamalarla yerinden ederek ya da alanları dışında görevlendirerek değil, öğretmen ihtiyacını, okul ve derslik sayılarını, öğrenci mevcutlarını ve alan ihtiyaçlarını esas alan sağlıklı bir norm kadro planlamasıyla çözün.
Okulların bütçe ve personel ihtiyacını kamusal kaynaklarla karşılayın.
Öğretmen açığını kadrolu ve güvenceli atamalarla giderin.
Bülent AYAN Saros Körfezi’nin yaz aylarında yoğun ilgi gören Sultaniçe sahilinde yaşanan çöp sorunu, yazlıkçıların tepkisine neden olmaya devam ediyor. Sahilde biriken çöplerin toplanmaması üzerine bazı vatandaşlar, çevre temizliğini kendi imkânlarıyla yapmaya başladı. Sultaniçe sahilinde site yöneticiliği yapan Yusuf Tartar, yaşanan sorunu Sultaniçe ve Gülçavuş Sahili Çevre ve Dayanışma Yurttaş Platformu’nun sosyal medya hesabından gündeme getirirken, Sultaniçe Muhtarlığına da yazılı olarak iletti.
Tartar, üç gündür iki kişi olarak sahil yolunun sağlı sollu bölümlerinde biriken çöpleri kendi imkânlarıyla topladıklarını belirterek, sahil boyunca çöp ve çevre kirliliğinin ciddi boyutlara ulaştığını ifade etti. Çöplerin hem kötü görüntüye hem de kötü kokuya neden olduğu kaydedildi.
“Vatandaşın kendi imkânlarıyla temizlemesi mümkün değil” Sultaniçe sahilinde yaklaşık 1.420 kat maliki bulunduğunu belirten Tartar, kişi başına 2 bin 700 TL ödeme yapıldığı ifade edildiğini ve buna göre yalnızca Sultaniçe sahili açısından yıllık toplam miktarın 3 milyon 834 bin TL olduğunu dile getirdi. Özellikle haziran, temmuz ve ağustos aylarında nüfus ve kullanım yoğunluğunun önemli ölçüde arttığına dikkat çekilen başvuruda, diğer aylarda ise çöp toplama hizmetinin ayda dört kez gerçekleştirildiğinin belirtildiği aktarıldı.
“İki çöp aracı yetersiz kalıyor” Tartar ayrıca, muhtarlıkta yapılan bir toplantıda Kaymakamlık makamının da sahil bölgesindeki çöp yoğunluğuna dikkat çektiğini belirtti. Başvuruda, bir çöp aracının yetersiz kaldığı, günde iki kez çöp toplama yapılmasına rağmen hizmetin yetişmediğinin ifade edildiği ve bu nedenle iki çöp aracının hizmete konulduğunun aktarıldığı kaydedildi. Tartar, buna rağmen sahilde iki gündür çöplerin toplanmadığını, konteynerlerin ve çevresinin kötü durumda olduğunu öne sürdü. Özellikle yaz döneminde artan yoğunlukla birlikte ortaya çıkan kötü koku ve görüntü kirliliğinin hem bölgede yaşayanları hem de sahili kullanan vatandaşları rahatsız ettiği belirtildi.
Haftada en az bir gün temizlik talebi Sultaniçe Muhtarlığına yapılan başvuruda, sahil temizliğinin düzenli ve denetimli şekilde yapılması, çöp toplama araçlarının belirtilen program doğrultusunda çalıştırılması ve yaz aylarında artan yoğunluğa göre gerekli tedbirlerin alınması istendi. Tartar, amaçlarının herhangi bir kişi ya da kurumu eleştirmek olmadığını, Sultaniçe sahilinin temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir çevre olarak korunmasını istediklerini ifade etti. Sultaniçe sahilinde vatandaşların ellerine eldivenleri takıp çöp poşetlerini alarak çevre temizliğine girişmesi ise sorunun boyutunu gözler önüne serdi.
Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, kentte ayçiçeğine alternatif olarak ekilen ve bu yıl ekim alanı yüzde 100 artan kanolada, zamanında yağışlarla birlikte güzel verim alındığını söyledi.
Edirne’de, son 2 yıldır yüksek sıcaklık ve yağışsız hava nedeniyle ayçiçeğinde beklediği verimi alamayan üretici, bu yıl Trakya’nın ‘sarı altın çiçeği’ olarak adlandırdığı kanolaya yöneldi. Kentte, 2025’te yaklaşık 50 bin dekara ekilen kanola, bu yıl 100 bin dekara çıktı. Bölgede mevsim yağışları zamanında oluşurken, bu durum kanola üreticisinin yüzünü güldürdü. Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, çiftçinin kanolada güzel verim aldığını belirterek, “Kanola ekimi bu yıl geçtiğimiz yıllara nazaran yüzde 100 artış sağladı. Bu yıl yağışlardan dolayı da çok güzel verimler alındı kanolada. Yani bugün birçok üreticimizden 350-400 kilogram da duyduk, 500 kilogram da duyduk. Ama ortalama 400 kilogram bandında olacağını düşünüyorum kanolanın” dedi.
‘YILIN KAZANAN ÜRÜNÜ OLDU’
Ekilişin artmasının, üreticide fiyatların düşeceği yönünde endişe yarattığını dile getiren Arabacı, “Fiyatlar ilk etapta üreticilerimizi korkuttu, ekiliş çoğalınca fiyat düşer mi diye endişelendiler. Fiyat anlamında da çok kötü diyemeyiz. Hatta hasattan sonra bir miktar daha yine fiyatlar yükseldi. Baktığımızda bu yılın en çok belki gelir getiren ürünü, yılın kazanan ürünü gibi görünüyor. O yüzden üreticimiz memnun kanoladan” diye konuştu.
‘BUĞDAYDA VERİM 500- 550 KİLO CİVARINDA’
Kentte, ekimi biten buğdayda da ortalama 500-550 kilogram verim alındığını belirten Arabacı, “İyi verim olan bölgelerimiz de var ama genel baktığımızda da 500- 550 kilogram bandında olacağını düşünüyoruz Edirne’nin. Verim olarak baktığımızda güzel bir verim bu. Bu verimi alsak bile bu üreticilerimizin kazanç olarak baktığımızda çok yeterli bir fiyat değil. Bununla ilgili sağ olsun Cumhurbaşkanımız bir açıklama yapmıştı. Tarım Bakanımız da bunun ardından bir açıklama yaptı. Bu temel destekte yeniden artırım yapılacağını söyledi. Üreticimiz bu destekte ciddi anlamda bir artış sağlamasını bekliyor. Çünkü bu rakamlarla sürdürülebilirlik çok zor hale geldi. Burada ciddi bir destek olursa ve bu destekler de bu önümüzdeki yılın ekiliş dönemi, yani Ekim ayına kadar ödeme planlaması yapılırsa belki üretecimiz bir nebze olsun nefes alır ve önümüzdeki yılın sürdürülebilirliği açısından; buğday tohumuydu, gübresiydi bunları rahatlıkla alır diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Gülseven OKALANER Televizyonların tekrar yayınlarıyla doldurmaya çalıştıkları yaz ekranlarının izleyicisi azalırken, yaz dizisi olarak başlatılan bir yapım ve genç oyuncularının adlarından övgü ile söz ediliyor. Oyunculukları ile başarılı performanslar sergileyen ‘Daha 17’ dizisinin kadrosunda kardeşini arayan ‘Aras’ karakterine hayat veren Çağan Efe Ak’ın doğal oyunculuk yeteneğinin yanı sıra Edirneli bir babanın oğlu olması da merak ediliyor.
Çağan Efe Ak, anne, baba ve kardeşi ile
İnternet haber sitelerinde ve çeşitli kaynaklarda 2007 yılında İstanbul’da doğduğu bilgisi yer alırken, bazı kaynaklarda ise ailesinin Edirneli olduğu yazıyor. Ailesiyle ilgili bilgilerin sosyal medyada yer almamasına karşın, annesi, babası ve kendisi gibi oyuncu olan erkek kardeşi Mert Ege Ak’la birlikte çekilmiş fo-toğraflarına ise ulaşmak mümkün oluyor.
DAHA 17’NİN ARAS’I PERFORMANSI İLE KONUŞTURUYOR İlk kez reklam filmleri ile kamera karşısına geçen Çağan Efe Ak daha sonra Bir Gün Bir Çocuk filminde ve Muhteşem Yüzyıl Kösem dizisinde rol aldı. Ardından Güldüy Güldüy Show Çocuk’ta ve çeşitli filmlerde rol alan Çağan, aynı zamanda seslendirmeler de yapıyor. Genç oyuncu ilk başrolünü 2021-2022 yılları arasında TRT 1’de yayımlanan Tozkoparan İskender dizisinde oynadı.
BEŞİKTAŞ KULÜBÜ’NÜN ALT YAPISINDA KALECİ Reklam filmleri, sinema ve dizi çekimleri, seslendirme, okul yanı sıra, Çağan’ın bir başka uğraşısı da futbol… Beşiktaş Spor Kulübü’nün alt yapısında kaleci olarak görev yaptığı da öğrenilen yetenekli gencin, gelecekte tüm bu uğraşılarında başarılı olacak donanıma sahip olduğu yorumları yapılıyor. Çağan Efe Ak kısa bir süre önce 19 yaşına basmasına karşın, yaşından çok yapımda yer almış.
Çağan Efe Ak’ın yer aldığı yapımlar arasında; Muhteşem Yüzyıl Kösem, Güldüy Güldüy Show, Tozkoparan İskender (Başrol), Kod Adı Kırlangıç, Deha, Daha 17 (Başrol) ve daha çok sayıda televizyon, internet ve sinema ve TV filmi yer alıyor.
İsmail DEMİRAY İsmi köy olarak geçse de Enez’in mahallesi olan 11 km uzaklıkta yaklaşık 600 kişinin yaşadığı bir mahalle Çataltepe Köyü. Tarımın ve hayvancılığın yoğun olara yapıldığı Çataltepe Enez’e yakınlığı nedeniyle köyde yaşayanların içinde Enez’de esnaflık yapanlar da var. Geçtiğimiz günlerde Enez mahalleleri ve köyleri arasında düzenlenen Minikler Futbol Turnuvasına Çataltepe köyü de katıldı. İMAM ANTRENÖR Takımın sorumluluğunu köyün imamı İlker Alp üstlenmiş. Köyünde açılan kuran kursunun hem öğretmeni aynı zamanda da öğrencilerinin futbol hocası olmuş. Önce öğrencileriyle birlikte oynamışlar. Yetenekli olanları kız/erkek ayrım yapmadan ayırmış. 10 kişilik takımının 3 tanesi kız öğrencilerinden oluşmuş. Takımın maskotu hocanın 5 yaşındaki kızı olmuş. Her maçta tel örgüler arkasından ağabeylerini, ablalarını maç boyunca desteklemiş. Kupa töreninde de kupa verildikten sonra kupayı eline alınca bütün takım oyuncularının elleri üzerinde kupayı sevinçle havaya kaldırarak sevincine ortak olmuş mahalle takımlarının. Turnuvanın ilk maçında Enez’de başka bir mahalle takımlarını yenerek bir üst tura yükselmişler. 2.maçta rakipleri gelmediği için bir tur daha ileri giderek bir üst turda Sultaniçe’ye yenilerek 3.’lük maçına çıksalar da centilmence bir mücadeleden sonra Vakıfköy’e yenilerek turnuvayı 4. olarak tamamlamışlar. EĞLENMEK İÇİN ORADAYDIK Çataltepe Mahallesi imamı İlker Alp ile maçtan sonra yaptığımız görüşmede şunları söyledi: “Şubat ayından beri Çataltepe Mahallesi imamlığını yapıyorum. Sevdik Çataltepe’yi, Çataltepe’de yaşıyoruz ailece. Yaz döneminde açtığımız kuran kursunda öğrencilerimizle birlikteyiz. Düzenlenen turnuvaya öğrencilerim de severek katılmak istediler. İçlerinden yeteneği olan 10 öğrencimi ayrım yapmadan seçerek çalışmalara başladık. Kız öğrencilerim de turnuvaya katılmak istediler. Kız/erkek ayrımı yapmadan öğrencilerimle turnuvaya hazırlandık. İlk maçımızı kazanarak, ikinci maçımızda rakibimiz gelmediği için iki tur atlamayı başardık. Üçüncü maçımızda Sultaniçe’ye, 3.lük maçında da Vakıfköy’e kaybederek 4.olduk. Her maçtan sonra yensek de yenilsek de rakiplerimizi tebrik ettik. 5 yaşındaki kızım da bütün maçlarımızda heyecanla takip etti ve kupa töreninde büyük bir mutlulukla oda kupayı havaya kaldırdı. Maçlarımızda mücadele ettik, eğlendik, kazanmaktan çok gençlerimizin sahada olması mutlu olması önemliydi. Turnuvaya emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”