Güncel Boya Badana Fiyatları ile Bütçenize Uygun Çözümler

Ev veya iş yeri yenileme planı yapanların ilk merak ettiği konuların başında boya badana fiyatları gelir. Ancak fiyat kadar önemli olan bir diğer unsur da yapılan işin kalitesidir. Uygun maliyetli ve profesyonel badana boya hizmetleri, mekânlara uzun vadeli değer katar.

Boya Badana Fiyatlarını Etkileyen Faktörler

Fiyatlar; alanın büyüklüğü, duvarların durumu, kullanılacak boya markası ve işçilik süresine göre değişir. Ayrıca tavan boyası, tamirat ve astar gibi ek işlemler de maliyeti etkiler.

Ucuz Hizmet mi, Kaliteli Hizmet mi?

Piyasada çok düşük fiyatlar sunan kişiler bulunabilir. Ancak deneyimsiz bir boya badana ustası, kısa sürede sorun çıkaran uygulamalar yapabilir. Bu da tekrar masraf anlamına gelir.

Profesyonel Badana Boya Hizmetinin Avantajları

Profesyonel ekipler, işi planlı ve düzenli şekilde tamamlar. Renk seçimi konusunda danışmanlık sunar ve mekânın daha ferah görünmesini sağlar.

Doğru Boya Seçimi

Her alan için farklı boya türleri tercih edilmelidir. Silinebilir boyalar, özellikle evlerde büyük avantaj sağlar. Kaliteli boya, uzun yıllar ilk günkü görünümünü korur.

Zaman ve Maliyet Tasarrufu

İşi bilen bir boya badana ustası, süreci hızlandırır ve gereksiz malzeme israfının önüne geçer. Bu da hem zaman hem bütçe tasarrufu sağlar.

Şeffaf Fiyatlandırma

Net ve şeffaf boya badana fiyatları, müşteri ile usta arasında güven oluşturur. Keşif sonrası verilen fiyat, sonradan değişmez.

Sonuç

Bütçenize uygun, kaliteli ve uzun ömürlü badana boya çözümleri için profesyonel hizmet almanız büyük önem taşır. Deneyimli boya badana ustası ile çalışarak, en doğru boya badana fiyatları avantajından yararlanabilirsiniz.

👉 fulboyaci.com

Belediyenin emeklilere yardımına başvurular başladı

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın talimatıyla hayata geçirilen “Emekli Dayanışma Desteği” projesi kapsamında, 65 yaş ve üzeri emekli vatandaşlara yönelik nakdi yardım süreci bugün itibarıyla başladı.
Edirne Belediyesi, ekonomik zorluklarla mücadele eden emekli vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın talimatıyla hayata geçirilen “Emekli Dayanışma Desteği” projesi kapsamında, 65 yaş ve üzeri emekli vatandaşlara yönelik nakdi yardım süreci bugün itibarıyla başladı.
Edirne merkez sınırları içerisinde ikamet eden, 65 yaş ve üzerindeki tüm emekli vatandaşlar bu destekten yararlanabilecek.
Başvurular 9 Şubat – 13 Şubat tarihleri arasında kabul edilecek olup, tüm talepler titiz bir değerlendirme sürecinden geçirilecek.
Vatandaşlar başvurularını ALO 153, 0(284) 153 00 00 WhatsApp Hattı, cozum.edirne.bel.tr web sitesi ve Muhtarlık İşleri Müdürlüğü Sosyal Yardımlar ve Hizmetler Birimi’nden (Babademirtaş Mah. Çubukçular Hamam Sk. No:17) kolayca gerçekleştirebilecekler.
GENCAN: MUTLUYUM
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan böylesi önemli bir desteği başlattığının mutluluğunu yaşadığını vurgulayarak, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Sizler, bu şehri bugünlere taşıyan, emeğiyle ve birikimiyle Edirne’mize değer katan asıl sahiplerisiniz. Ancak biliyoruz ki; günümüz ekonomik koşulları en çok sizleri, yıllarca bu ülke için ter dökmüş emeklilerimizi zorluyor.
Biz, Edirne Belediyesi olarak ‘sosyal belediyecilik’ anlayışımızla kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir kent yaratma sözü verdik. Bugün bu sözümüzün önemli bir adımı olarak ‘Emekli Dayanışma Desteği’ni başlatıyoruz. 65 yaş ve üzeri emekli hemşehrilerimize sunacağımız bu nakdi destekle, bir nebze de olsa nefes aldırmayı, mutfaklarına ve sofralarına
Sizler bizim başımızın tacısınız. Edirne’de hiç kimse sahipsiz değildir; biz buradayız, yanınızdayız. Dayanışma ruhuyla, hep birlikte daha huzurlu günlere yürüyeceğiz. Tüm büyüklerime saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.”

YÜKSEKÖĞRETİME SON VURUŞLAR MI?

Prof. Dr. Osman İNCİ

Eski Trakya Üniversitesi Rektörü

Yükseköğretim Kurulu(YÖK) Başkanı konuşmalarında Türkiye’de yükseköğretimin 3 yıla indirileceğini birkaç kez açıkladı. Açıklamalara göre, 2026-2027 eğitim-öğretim döneminde yeni sisteme geçiş planlanmakta, eğer yetişmezse bir sonraki dönemde uygulama başlayacak. Yine YÖK, lisansüstü (yüksek lisans ve doktora) eğitim programı açılmasına yönelik ilkeleri de 29.02.2024 tarihinde değiştirdi. Bu değişiklik de aynı dönemde devreye girecek. Lisansüstü eğitim programı açılması için, öğretim üyelerinin program açılacağı yıldan bir yıl önce, bilimsel veri tabanı tarafından listelenen saygın bilimsel dergilerde, her birinin en az 1 yayın yapmaları koşulu getirdi.

Üniversite eğitimi 3 yıla indirilince dersler eylül başında başlayacak ve temmuzda sonlanacak, bir yıl 12 haftalık 3 sömestr olacakmış. Ders sayısı azalabilecek, bazı dersler kaldırılacak ve kredisi korunacakmış. Sağlık Bilimleri (Tıp, Diş Hekimliği, Hemşirelik) ve uygulamalı bazı bölümler, bu uygulama dışında kalacakmış.  Üniversitede 240 Avrupa Kredi Transfer Sistemi( AKTS) değişmeyecekmiş.

Yüksek lisans ve doktora programı açılacak, bilim alanındaki öğretim üyelerinin programın açılacağı yıldan önceki takvim yılında, uluslararası bilimsel gücü yüksek, aldığı atıfları ve kaynakları listelenen dergilerde en az 1 yayın yapmaları koşulu getirildi. Bu koşul 2026-2027 eğitim-öğretim sonunda devreye girecek. Lisansüstü eğitim verecek öğretim üyeleri, bu koşulu sağlayamazsa program açılmayacak ve öğrenci alınmayacak.

YÖK, bu iki değişiklikle bir yandan öğretim üyelerine, Web of Science (WoS) veya Scopus gibi uluslararası saygın bilimsel veri tabanınca taranan, listelenen dergilerde yayın yapılması koşulu getirirken, diğer taraftan yılda 3 sömestr ders yapılmasını planlamakta. On ay öğretim yapılan üniversitede, öğretim üyeleri ne zaman araştırma ve proje yapacak, bilimsel çalışma yürütecek? Nasıl yayın hazırlayacak, bilimsel toplantılara, konferans, sempozyum, panellere kongrelere katılacak, sunum hazırlayacak?

Sorun, süre üzerinden tartışılacak bir konu değildir. Sorun, üniversitelerde eğitimin niteliğidir. Ülkemizde birkaç üniversitede eğitim-öğretim nitelikli, verimli düzeyde; ancak çoğunluğunda yetersiz, ölçme değerlendirme sorunlu olabilmekte. Bizim üniversitelerimizde standartlar kâğıt üzerinde. Bizim geleceğe yönelik yetişmiş insan gücü analizimiz var mı? Sorun yükseköğretimin süresinin ötesinde, eğitimin niteliği ile ilgilidir. Yükseköğretimde nitelik mi önemli, yoksa nicelik mi? Biz niceliği önceliyoruz. Tüm olumsuz koşullara karşın süreyi kısaltır, 3 yıla indirirsek “ev genci” sayımızda rekor rakamlara ulaşabiliriz.

Bu sistemle erken mezuniyet ve iş hayatına daha hızlı geçiş sağlanacak. Bugün sorun olan işsiz üniversite mezunu sayısı hızla artacak. Eurostat verilerine göre, 2024 yılında Türkiye üniversite mezunlarının işsizlik oranı, Avrupa’da genel işsizlik oranını aşan tek ülke. Sonuçta üniversite diploması işsizlikten kurtulmak için bir “güvence” değil. Bunun arkasında, yükseköğretimin plansız ve hızlı genişlemesi, 2006’da başlatılan “Her İle Bir Üniversite” projesidir. Anadolu’da hiçbir alt yapısı olmayan illerde üniversiteler açıldı. Akademik kadroları ise bilinen yöntemlerle doldurulmaya çalışıldı. Halen tek profesör bulunan (Dekan) Hukuk Fakültesi var. Bu kararın alındığı yıllarda, yükseköğretim öğrenci sayısı 249 bin iken, 2024’te bu sayı 833 bine çıktı.

Nüfusları yakın olan Almanya ile Türkiye’yi karşılaştırdığımızda şöyle bir tablo çıkmakta: Türkiye’de 2024 yılı üniversite öğrenci sayısı 7.1 milyon, akademik personel sayısı 184 bin. Almanya’da 2.9 milyon üniversite öğrencisi ve 428 bin akademik personel var. Her iki ülkenin dünya üniversite sıralaması ise çok farklı: 2026 Dünya Üniversite Sıralamasında ilk yüzde Türkiye sıfır çekerken, Almanya’nın 8 üniversitesi var.

AKADEMİSYEN KİMDİR?

Akademisyen yalnızca eğitim-öğretim yapan, ders veren kişi değildir. Bilimsel araştırma ve gereğinde deneysel çalışma yapmak, proje yönetmek, tez danışmanlığı yapmak da görevlerinden bazılarıdır. Bilimsel araştırmalarla bilgi üretimine katkı sağlar.Bilimsel yayın yapmak(makale, kitap, bildiri yayınlamak), bilimsel toplantılara (bilimsel kongreler, sempozyum ve konferanslar, paneller) katılmak, bilgisini paylaşmak, toplumsal sorunlara duyarlılık göstermek, çözüm önerileri geliştirmek gibi görevleri de vardır. Ulusal ve uluslararası dergilerde bilimsel çalışmalar yayınlamak en başat görevidir. Bu yayınlardır ki dünya üniversiteleri sıralamasını etkiler. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerine tez danışmanlığı yapar, lisansüstü öğrencilerin akademik gelişimine katkıda bulunur.

Bu yeni sistemle 10 ay derslere giren bir akademisyenden, bu görevleri de yapmasını nasıl bekleyelim? Böylesine yoğun öğretim ve ders programı arasında nasıl araştırma ve proje yapacak, yayın hazırlayacak, bilimsel toplantılara katılacak. Üniversite sıralamasında genellikle saygın, bilimselliği tartışılmaz dergilerde yayınlanan bilimsel yayınlar temel ölçüttür. Yüksek lisans ve doktora programlarına öğrenci almak için, hem önceki takvim yılında bu dergilerde yayınlanmış yayın istenecek, hem de 10 ay, 3 sömestr derse girecek. Akademisyenler bir tür lise öğretmeni konumunda olacaklar. Yoğun ders yükü altında araştırma ve bilimsel yayın mı yapılacak?

DÜNYA ÜNİVERSİTELER SIRALAMASI

Times Higher Education (THE) Dünya Üniversite Sıralaması 2026’da ilk 500’de Türkiye’den 4, Almanya’dan 37 üniversite var. (Türkiye’nin ilk 4 üniversitesi arasında Boğaziçi Üniversitesi yaşanan tüm olumsuzluklara karşın yerini almakta. Aşk olsun sana Boğaziçi, aşk olsun!) Türkiye Üniversitelerinin bilimsel performansı ortada.

Diğer bir sıralama olan CWTS Leiden 2025 sıralamasında, 2020-2023 yılları WoS’da indekslenen yayın sayılarını esas almış. CWTS Leiden geleneksel sürüm 2025’te 1594 üniversite sıralanmış. Bizim 204 üniversitemizden ilk 500’de yalnızca 2 tane var. Tüm listede, 1594 üniversite arasında ise 41 üniversitemiz yer almakta.  Leiden sıralaması, üniversitelerin bilimsel dergilerde yayınlanan makalelere ve bilimsel yayınlara ilişkin bibliyografik verilere dayanır. Bir üniversitenin Leiden sıralamasına girebilmesi için, belirli minimum sayıda yayına sahip olması gerekir.

(DEVAM EDECEK)

Edirne Lisesi camiasına güzel haber

Edirne Lisesi Eğitim Vakfı, Edirne Lisesinden Yetişenler Camiasına yeni bir mülk kazandırdı. Genel Merkezlerin taşındığı bina sayesinde kiradan kurtulan ELYD ve ELEV, böylelikle 20 öğrenciye daha burs verebilme imkanına kavuştu. İstanbul’daki ELYD ve ELEV Genel Merkezi’nin yer aldığı mevcut hizmet binasının yanındaki binadan bir daire satın alan dernek ve vakıf taşınma işlemini de gerçekleştirdi.

YİRMİ  ÖĞRENCİYE  DAHA  BURS  İMKANI

ELEV Genel Başkanı Atıl Erman, yıllardır genel merkez binasına kira ödediklerini ve satın aldıkları dairenin kendilerine büyük bir avantaj sağladığını kaydetti. ELEV Genel Başkanı Atıl Erman, kiradan yapacakları tasarrufla 20 öğrenciye daha burs imkanı sağlayacaklarını kaydetti.

Genel Başkanlar Atıl Erman ve Cevat İşlik ile yönetim kurulu üyeleri aldıkları bu kararla İstanbul’da da bir mülke sahip olmaktan sevinç duyduklarını belirtiyor. Bilindiği gibi vakfın ve derneğin Edirne’de satın aldığı mülk, Edirne Liseliler Evi olarak hizmet veriyor.

Yağışlar devam

Edirne geçtiğimiz haftayı bol yağışlarla geçirip aynı şekilde kapatırken, yeni haftayı da yine yağışlı bir hava sistemi ile karşılayacak.

Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre, Edirne’de bugün yağmurlu bir hava ile birlikte en düşük sıcaklık 6°C, en yüksek 10°, nem (%) 78-96 ve rüzgar ise (km/sa) kuzeydoğudan 18 kilometre olarak ölçülmesi bekleniyor.

Edirne’de yarından itibaren tahminlerde ise şu değerler yer aldı:

10 Şubat 2026 Salı:

 Yağmurlu bir hava ile birlikte en düşük sıcaklık 6°C, en yüksek 9C°, nem (%) 60-84 ve rüzgar ise (km/sa) kuzeydoğudan 18 kilometre.

11 Şubat 2026 Çarşamba:

Çok bulutlu bir hava ile birlikte en düşük sıcaklık 2°C, en yüksek 11C°, nem (%) 59-96 ve rüzgar ise (km/sa) güneybatıdan16 kilometre.

12 Şubat 2026 Perşembe:

Sağanak yağışlı bir hava ile birlikte en düşük sıcaklık 8°C, en yüksek 12C°, nem (%) 74-94 ve rüzgar ise (km/sa) güneydoğudan 19 kilometre.

13 Şubat 2026 Cuma:

Sağanak yağışlı bir hava ile birlikte en düşük sıcaklık 9°C, en yüksek 12C°, nem (%) 81-96 ve rüzgar ise (km/sa) güneybatıdan 12 kilometre.

Güngör Mazlum’dan tarihi roman

Eski Edirne Belediye Başkanı Güngör Mazlum’un belgelere dayalı 10. kitabı “Sarı Pansiyon” romanı okuyucusuyla buluştu.

Mazlum, Voice Production Yayınevi tarafından çıkarılan 10. kitabına ilişkin olarak sosyal medya hesabından şunları paylaştı: 

“Sarı Pansiyon Balkan Savaşı döneminde Paris,İstanbul ve Edirne’nin kapılarını aralayarak yaşanan olayları size izletmeye çalışan belgesel nitelikte tarihi bir roman.

Savaşların,göçlerin, açlıkların, çaresizliklerin yaşandığı o acı dolu günlerde Edirne’de mahsur kalan bir Fransız gazetecinin yarım kalan aşkının hüzünlü hikayesi de anlatılıyor.

Yaşanan olayları belgelere dayanarak anlatırken, İstanbul ve Edirne’de Türklerle Rumlar, Bulgarlar ve diğer azınlıkların kardeşçe yaşadığı bu kentlerde tarihsel, sosyal, kültürel ve ekonomik yönleri de anlatıyorum.

Sarı Pansiyon elinizden bırakamayacağınız sürükleyicilikte olup yakın tarihimizi de gözden geçirmenizi sağlayacaktır.”

GÜNGÖR MAZLUM’UN 10 KİTABI

Eski Edirne Belediye Başkanı Güngör Mazlum’un bugüne kadar yazdığı 10 kitap sırasıyla şöyle:

1-Suskun Güvercin

2-Kırık Kanatlar

3-Ihlamurlar Açarken

4-Edirne’nin Saadet Ablası

5-Edirne’de İz Bırakanlar

6-Edirne’nin Yahudileri

7-Sitişah Sultan

8-Atatürk’ün Trakya Gezisi ve Edirne Anıları

9-Mübadil Kent Edirne

10-Sarı Pansiyon 

Komşu kapıda yine altın

Kapıkule’nin karşısındaki Bulgaristan Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda yapılan gümrük kontrolünde, değeri 50 bin euronun üzerinde altın ve gümüş ele geçirildi.

Bulgaristan’dan çıkış yapmak üzere olan Sırbistan plakalı bir çekici, risk analizi sonrası detaylı kontrole alındı. TIR sürücüsünün, yükünde Sırbistan’dan Türkiye’ye sevk edilen sigara bulunduğunu beyan ettiği bildirildi. X-ray taramasında şüpheli yoğunluklar tespit edilmesi üzerine araçta fiziki arama yapıldı.

Yapılan aramalarda yarı römorktaki dolaplarda ve sürücü kabininde gizlenmiş toplam 39 paket içerisinde, 14 ayar 128 adet altın yüzük ile kullanılmış gümüş takılar ve gümüş granüller bulundu. Uzman incelemesine göre ele geçirilen altının toplam ağırlığı 192 gram, gümüşün ise yaklaşık 13 kilogram olduğu açıklandı.

Piyasa değeri 50 bin 94 euro olarak belirlenen altın ve gümüşe el konulurken, olayla ilgili soruşturmanın Hasköy Bölge Savcılığı gözetiminde başlatıldığı belirtildi.

Arda’daki barajlar şişti!

Arda Nehri üzerindeki İvaylovgrad Barajı’nda doluluk oranı yüzde 122,07’ye ulaştı

Komşu ülke Bulgaristan’da etkili olan yoğun yağışlar, barajlardaki su seviyelerini kritik eşiklerin üzerine taşıdı. Bulgaristan Çevre ve Su Bakanlığı’nın 6 Şubat 2026 tarihli günlük bültenine göre, ülkede izlenen 52 büyük ve önemli barajdaki toplam su miktarı bir günde artış gösterirken, bazı barajlarda kapasite aşımı nedeniyle kontrollü su tahliyelerine gidildi

Özellikle Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren Arda Nehri üzerindeki barajlarda dikkat çekici doluluk oranları kaydedildi. Kırcaali Barajı yüzde 99,77, Studen Kladenets Barajı yüzde 100,93 ve İvaylovgrad Barajı ise yüzde 122,07 doluluk oranına ulaştı. Bu barajlarda “yüksek dalga” rejimi uygulanırken, kapakların açılmasıyla birlikte saniyede yüzlerce metreküp suyun mansaba bırakıldığı bildirildi

Yetkililerin kontrollü tahliye kararı almasına rağmen, artan deşarjlar Meriç Nehri’nde kısmi taşkınlara neden oldu. Nehir boyunca bazı tarım arazilerinde su baskınları yaşanırken, özellikle Edirne ve çevresinde su seviyeleri yakından izlendi..

Bulgar makamları, yağışların devam etmesi halinde barajlardaki su seviyelerinin yeniden artabileceğine dikkat çekti. Uzmanlar, Meriç Havzası’nda benzer risklerin önümüzdeki günlerde de gündemde kalabileceği uyarısında bulunuyor.