Motosiklet sürücüsü kaza kurbanı

Olgay GÜLER
Edirne’de otomobille motosikletin çarpıştığı kazada, 1’i ağır 2 kişi yaralanırken, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Kazada yaralanan Hasan Ege Coşkun kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.


Kaza Şükrüpaşa Mahallesi Hasan Maksutoğlu Caddesi üzerinde meydana geldi. Ara yoldan caddeye çıkmak isteyen Hasan Ege Coşkun yönetimindeki 39 ACD 258 plakalı motosiklet, bu sırada seyir halindeki S.T. idaresindeki 22 NP 139 plakalı otomobille çarpıştı.


Çarpışmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü Hasan Ege Coşkun havaya savrulup yere düşerek ağır yaralandı.
Kazada, otomobil sürücüsü S.T. de yaralanırken, ihbarla bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sürücüler Coşkun ve S.T. yapılan ilk müdahalelerin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Sürücü Hasan Ege Coşkun hastanede yaşamını yitirdi.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/12/WhatsApp-Video-2025-12-16-at-16.54.23.mp4

Edirnespor deplasmanda mağlup

Olgay GÜLER
Edirnespor, Nesine 3’üncü ligde deplasmanda karşılaştığı İnkılap Futbol Spor Kulübü karşısında 2-0 yenildi.
TFF’nin başlattığı bahis incelemesiyle birlikte 17 futbolcusu ceza alan Edirnespor, sıkıntılı günler geçiriyor. Geçtiğimiz hafta altyapı ve amatörden oluşan kadroyla Çorluspor karşısında 5-0 yenilen sarı-kırmızılılar dün deplasmanda İnkılap Futbol Spor Kulübü ile karşılaştı. Ömerli Stadı’nda oynanan maçtan İnkılapspor 2-0’lık galibiyetle ayrıldı. Maçta golleri 16’ncı dakikada Doğukan Borak ve 85’inci dakikada Doğukan Saral attı.


TFF’nin Hatay bölgesi hakemlerinden Berat Buğra Çelik’in yönettiği maçta yardımcılıklarını; Eskişehir bölgesinden Semih Kocaman, Kütahya bölgesinden Veysal Batuhan Dursun ve Adana bölgesinden Tufan Günoğlu yaptı. Takımlar sahaya şu kadrolarla çıktı:


İnkılap Futbol Spor Kulübü: Muhammed Emin Çelik, Ahmet Durmuşoğlu, Süleyman Atalı, Bilal Boğaçhan Daşdemir, Aytuğ Kömeç, Mevlüt Han Ekelik, Umut Can Gökdemir, Mustafa Sezai Gülmez, Yusuf Kökce, Doğukan Borak, Ali Sefer
Yedekler: Burak Yılmaz, Mustafa Akçay, Emre Çiğdem, Hamit Hakan Şahiner, Vedat Kutay Bozkurt, Berat Menekşe, Tugay Acar, Doğukan Saral
Edirnespor: Erkam Erginsoy, Abdussamet Yılmaz, Ensar Çapar, Onur Köse, Buğra Uçar, Berke Can Özsoy, Eyyüp Rızvanoğlu, Enes Alp, Yusuf Talha Yılmaz, Selahattin Yıldırım, Hüseyin Turunç
Yedekler: Baran Boyraz, Hüseyin Erdem Arıkan, Rahman Alperen Emek, Çağan Sancak, Abdurrahman Buğra Köylü, Akın İsmail Köroğlu

Askıda tüp!

Olgay GÜLER

Ülke genelinde hayat pahalılığının ateşi en çok dar gelirli aileleri yakarken, Edirne’nin Yeniimaret Mahallesi Muhtarı Neslihan Dönmez Dürüktaş, mahallesinde örnek dayanışma başlattı.

Kentin, ekonomik açıdan dezavantajlı ailelerin çoğunlukla yaşadığı Yeniimaret Mahallesi’nin muhtarı Neslihan Dönmez Dürüktaş, mahallesinde maddi açıdan zorluk yaşayan vatandaşlar için ‘Askıda Tüp’ kampanyası başlattı. Hayırseverler aracılığıyla başlatılan kampanya kapsamında boş tüpünü getiren vatandaşlara muhtarlıktaki dolu tüpler verilerek, ekonomilerine katkı sağlanıyor. Özellikle hayat pahalılığının belini büktüğü mahalleli, muhtarın başlattığı kampanyadan duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. 

‘TÜP CİDDİ MALİYET’

Muhtar Dürüktaş, mahallesinde yaptığı ev ziyaretlerinde en çok karşılaşılan ihtiyacın tüp olduğunu belirterek, “Mahallemizde doğalgaz altyapısı var ancak birçok evde fiilen doğalgaz kullanılmıyor. İnsanlar soba ile ısınıyor ve yemeklerini de soba üzerinde yapmak zorunda kalıyor. Ev ziyaretlerinde en büyük ihtiyacın tüp olduğunu gördüm. Küçük bir tüp yaklaşık 250 lira ve neredeyse bir haftada bitiyor. Ayda bin liraya varan bir maliyet ortaya çıkıyor. Her ailenin bunu karşılaması mümkün değil. Bu nedenle askıda tüp kampanyasını başlattık. Sağ olsun hayırseverlerimiz de bu çağrıya kayıtsız kalmadı” dedi.

‘SOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRECEĞİZ’

Kampanyanın işleyişine ilişkin bilgi veren Dürüktaş, vatandaşların boş tüplerini muhtarlığa getirerek dolu tüp alabildiğini belirtti. Dayanışmaya destek veren herkese teşekkür eden Dürüktaş, “Dayanışmamıza katkı sunan tüm hayırseverlerimize teşekkür ediyorum. Mahallemizin ihtiyaçları doğrultusunda askıda ekmek, askıda tüp, askıda kıyafet ve çocuklarımız için askıda ayakkabı gibi sosyal destek çalışmalarını sürdürmeyi planlıyoruz” şeklinde konuştu.

‘MUHTARIMIZ HER ZAMAN YANIMIZDA’

Mahalle sakinlerinden Seval Çekiç de uygulamadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çekiç, “Muhtarımız gelip halimizi hatırımızı soruyor, bizi yerinde görüyor. Evimizde doğalgaz yok, kalabalık bir haneyiz. Askıda ekmek ve askıda tüp bizim için çok önemli. Muhtarımız her zaman yanımızda. Önce muhtarımızdan, sonra destek olan hayırseverlerden Allah razı olsun” diye konuştu.

Uzunköprü’ye ilk Atık Getirme Merkezi

GÜNEKAB liderliğinde ve Uzunköprü Belediyesi’nin ortaklığında yürütülen “Karadeniz Havzasında Sürdürülebilir Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm Uygulamaları” AB projesi kapsamında Uzunköprü ilçesinde önemli altyapı yatırımları hayata geçiriliyor.

Avrupa Birliği Başkanlığının ulusal otorite görevini yürüttüğü Interreg NEXT Karadeniz Havzası Sınır Ötesi İşbirliği Programı (2021–2027) kapsamında, GÜNEKAB liderliğinde ve Uzunköprü Belediyesinin ortaklığında yürütülen “Go2Recycling – Karadeniz Havzasında Sürdürülebilir Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm Uygulamaları” projesiyle Uzunköprü ilçesinde önemli altyapı yatırımları hayata geçiriliyor.

 Uzunköprü’de 7 farklı atık türünün ayrıştırılabildiği ilk Atık Getirme Merkezi kuruldu. Evsel atıkların kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşüm oranlarının artırılması ve düzenli depolamaya giden atık miktarının azaltılması hedefleniyor.

Proje kapsamında sağlanan ekipmanlar:

Okullara 75 adet iç mekân çöp kovası

Mahallelere 160 adet galvaniz konteyner

Pilot alanlarda 4 farklı atık türü için ayrı konteyner sistemleri

50 aileye, işlev içi ayrıştırma için 150 adet küçük çöp kovası

Bu çalışmalarla özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinde geri dönüşüm alışkanlığının yaygınlaştırılması, çevre bilincinin artırılması ve sürdürülebilir atık yönetiminin kalıcı hale getirilmesi amaçlanıyor.

Uzunköprü Belediyesi’nden yapılan açıklamada, “Daha temiz bir Uzunköprü, daha yaşanabilir bir gelecek için birlikte çalışıyoruz!” enildi.

Belediye Durbay’ı unutmadı!

Olgay GÜLER
Edirne Belediyesi tarafından, hayatını kaybeden Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın anısına Eski Cami’de lokma dağıtıldı, Kent Lokantası’ndaysa gün boyunca ücretsiz yemek ikram edildi.


Edirne Belediyesi tarafından, ölümüyle ülkeyi yasa boğan Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı unutmadı. Eski Cami’de öğle namazının ardından vatandaşlara bin adet lokma dağıtımı yapılırken, Edirne Belediyesi Kent Lokantası’nda da gün boyunca tüm yemekler ücretsiz ikram edildi. Lokma dağıtım etkinliğine Edirne Belediye Başkan Yardımcıları Cenk Ergüden, Gökçe Onur Öktem, CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı ve merkez ilçe başkanı Volkan Akgüngör ile belediye meclis üyeleri katıldı.


“ANISINI YAŞATMAK İÇİN BU HAYRI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”
Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Gökçe Onur Öktem, “Manisa Şehzadeler Belediye Başkanımız Gülşah Durbay’ın anısını yaşatmak için bugün bu hayrı gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda yapılan bağışla birlikte halkımızdan da yoğun bir ilgi gördük. Bugün yaklaşık 1000 adet lokma dağıtımı yapacağız. Katılım gösteren, destek veren ve bizlerle birlikte olan herkese teşekkür ediyoruz. Başkanımızın ruhu şad olsun. Allah rahmet eylesin. Ayrıca bugün kentimizde, kent lokantamızda da yine Başkanımız Gülşah Durbay’ın hayrına yemekler ücretsiz olarak vatandaşlarımıza dağıtıldı. Bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmayan tüm hemşehrilerimize bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

Emeklinin ‘fatura yaktıran’ isyanı!

Olgay GÜLER

Edirne Emekliler Derneği tarafından, ülke genelindeki yaklaşık 15 milyon emeklinin 2026’da alacağı zammın belli olmasına kısa süre kala, emeklilerin adil ve insanca yaşayabilecekleri ücret talebinde bulunmak üzere basın açıklaması gerçekleştirildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 2026 bütçesi görüşülmeye devam ederken, TÜİK’in açıklayacağı Aralık enflasyonuyla beraber milyonlarca emeklinin de maaşlarına yansıyacak zam Ocak ayında belli olacak. Ülke genelinde 16 bin 881 TL ile en düşük maaşı alan kesim olan emekliler, 2026 yılında da açlık sınırının çok altında yaşamamak için Edirne’de bir araya gelerek, adil ücret taleplerini haykırdı. Edirne Emekliler Derneği tarafından Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirilen etkinlikle basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya katılan emekliler, hayat pahalılığı nedeniyle ödeyemediklerini belirttikleri faturaları yaktı. Siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de destek verdiği açıklamayı, dernek başkanı Ahmet Ziya Yaz okudu.

‘EMEKLİLERİN YÜZDE 65’İ ÇALIŞIYOR YA DA İŞ ARIYOR’

Emeklilerin yüzde 85’inin açlık sınırının altında ücret aldığını, bu nedenle yüzde 65’inin çalıştığını ya da iş aradığını söyleyen Yaz, “Çalışanların %71’i asgari ücret ve altında çalışıyor. Emekli olduklarında, açlık sınırı altında yaşamaya devam edecekleri kaçınılmazdır. Edirne, emekli oranına göre en çok emeklinin yaşadığı iller sıralamasında ilk beşte yer almaktadır. SGK istatistiklerinde ilimizdeki emekli sayısı 116 bin 278 kişidir. Çalışan sayısı 117 bindir. Ülkemizdeki, emekli sayısı ise Mayıs 2025 itibarıyla 16 milyon 890 bin 53 kişidir. SGK’nın yayımladığı verilere göre 2020 yılında 746 bin emekli çalışmaya devam ederken, Ağustos 2025 itibarıyla bu sayı 2 milyon 133 bine yükselmiştir. Emeklilerin yüzde 17’si çalışmaya devam ediyor, diğer yandan çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı da %65.7’ye yükselmiştir bu da 8 milyon emekli demektir” dedi.

‘ÖDEDİĞİMİZ PRİMLERİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ’

Emeklilerin örgütlü güçle, yerelde il siyasetini, genelde ülke siyasetini belirleyebileceklerini dile getiren Yaz, “Bizler sosyal yardım veya sadaka istemiyoruz, yıllarca ödediğimiz primlerin karşılığı olan ücretleri talep ediyoruz. Ödediğimiz primlerin yıllarca kötü yönetilmesinden, başka alanlarda kaynak olarak kullanılmasından bizler sorumlu değiliz, aksine mağduruyuz. Yakın tarihli örnek olarak işsizlik fonunun işsizlere değil, büyük bölümünün amacı dışında işverenlere kaynak olarak aktarıldığını biliyoruz. Bizleri yönetenler ülkemizdeki ekonomik krizleri bahane ederek, açlık sınırı 29 bin 828 lira, yoksulluk sınırı ise 97 bin 159 lira iken, emeklilerden 16 bin 881 lira gibi onur kırıcı düşük maaşla yaşamasını istemesi insanlık dışıdır” diye konuştu.

‘SADAKA DEĞİL HAKKIMIZI İSTİYORUZ’

Yaz, 2026 bütçesinden patronlara, faiz ödemelerine ve müteahhitlere ayrılan rakamlara dikkat çekerek, “Emeklilere insanca yaşayacağı maaşı vermek için kaynak yok diyenler 2026 bütçesinde; patronlara 3 triyon 597 milyar vergi affı, faiz ödemesi için 2 trilyon 742 milyar TL, müteahhitlere garanti ödemeler için 238 milyartı kaynak ayırmışlardır. Bu arada çay simit hesabını da unutmadık; 5 kişilik bir aile 3 öğün sadece çay simitle karnını doyursa aylık 16.881 TL, cepte kalan 1.131 TL. 2003 yılı en düşük emekli maaşı 11.4 çeyrek altın alınabiliyorken, 2025 yılında 11.7 çeyrek altın alınabiliyor. Yıllardır maaş diye bizlere verilenler iktidarın anladığı üsluptan sadakadır sadaka. Bizler sadaka değil hakkımızı istiyoruz” şeklinde konuştu.

‘HİSSEDİLEN ENFLASYON AÇIKLANANIN 2 KATINDAN FAZLA’

TÜİK verilerine göre SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin yüzde 12.3, memur emeklilerinin yüzde 18.7 seviyesinde zam alacağının ön görüldüğünü hatırlatan Yaz, “Bu yüzdelere göre yaklaşık olarak en düşük emekli aylığı 18.957 TL seviyesine çıkacak gibi görünüyor. Aralık ayı verisi eklendiğinde bu rakam belki bir miktar yukarı çıkacak, ancak gerçek hayat pahalılığı karşısında kayda değer bir değişiklik olmayacaktır. Ayrıca yapılan zamlar artış gibi görünse de 2025’in ikinci altı ay enflasyonun emekliden çaldığı oranlardır, hem de TÜİK verileriyle. Gerçekte emeklilerin yaşadığı, hissettiği enflasyon açıklananın 2 katından fazladır. Kötü yönetimlerin tercih edilen önceliklerin yarattığı ekonomik krizin faturasının emeklilere kesilmesine asla razı olmayacağız” ifadelerini kullandı.

‘EKONOMİK KRİZİN SORUMLUSU BİZ DEĞİLİZ’

En düşük emekli maaşının asgari ücretle eşitlenmesi gerektiğine vurgu yapan Yaz, “Toplumsal barışın en önemli unsurlarından biri de ücret politikalarında eşitlik ve adaletin yeniden sağlanmasıdır. Kararlı duruşumuz ve mücadelemiz sendika ve toplu sözleşme hakkı alınıncaya kadar devam edecektir. Yıllarca ülkemize hizmet ederek emeklilik hakkını kazanmış olan biz emekliler, asla yapılması düşünülen zamları kabul etmiyoruz. Ülkemizdeki ekonomik krizlerin sorumlusu biz değiliz. Bu nedenle ülkemizdeki tüm emekliler örgütlenerek taleplerimizi en güçlü şekilde haykırıyoruz. Unutmayın ki emekliler, sandıkta ve alanlarda birleşerek gücünü gösterecektir. Demokrasi mücadelesinden emekli olunmaz diyen tüm emekli arkadaşlarımızı, başta sendikal hakkımız olmak üzere tüm taleplerimiz gerçekleşinceye kadar, alanlar da sesini yükseltmeye çağırıyoruz. Emekliyi emekçiyi yerden yere vuran bu düzene karşı tek yürek tek yumruk olmak zorundayız. Birleşe birleşe kazanacağız ve sandıkta gereken dersi vereceğiz. Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır parolası ile söz yetki karar emekçinin emeklinin olana kadar meydanlardayız” dedi.

Eğitim-Sen’den ‘eşit ve bilimsel eğitim’ talebi

Olgay GÜLER

Eğitim-Sen Edirne Şubesi tarafından, 2026 yılı Milli Eğitim Bakanlığı bütçe teklifi ve okul binalarının depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle tahliye edilip, yerlerine yenilerinin yapılmamasını protesto etti.

Eğitim-Sen Edirne Şubesi tarafından düzenlenen basın açıklaması Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirildi. Açıklamayı Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet okudu. Açıklamada, eğitime ayrılan payın düştüğüne dikkat çekilirken, MESEM uygulamaları da eleştirildi. Açıklamayı, Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet okudu.


‘YATIRIMLAR BİLİNÇLİ ŞEKİLDE İHMAL EDİLDİ’
Acet, Milli Eğitim Bakanlığı için öngörülen 2026 bütçesini sert sözlerle eleştirerek, “2026 Eğitim Bütçesi; eşitsizliği derinleştiren, halkı yoksullaştıran, eğitimi piyasalaştıran bir ‘yıkım’ bütçesidir. 1 trilyon 943 milyar 965 milyon 746 bin TL’lik bütçe, büyük rakamlarla süslenmiş olmasına rağmen okulların, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin yıllardır biriken sorunlarına çözüm üretmekten uzaktır. Bütçenin yaklaşık yüzde 83’ünün personel giderleri ve SGK primlerine ayrılması, eğitimin niteliğini artıracak yatırımların bilinçli biçimde ihmal edildiğini göstermektedir” dedi.


‘EĞİTİME AYRILAN PAY, YÜZDE 17’DEN YÜZDE 8’E DÜŞTÜ’
Eğitim yatırımlarına ayrılan paydaki düşüşe dikkat çeken Acet, “Eğitim yatırımları tarihinin en düşük seviyelerine gerilemiştir. 2002 yılında eğitim yatırımlarına ayrılan pay %17,18 iken, bu oran 2025’te %9,73’e, 2026 bütçe teklifinde ise %8,26’ya düşmüştür. Yıkılan okulların yeniden yapılmadığı, sınıfların 40–50 kişiyi bulduğu, ikili eğitimin sürdüğü bir eğitim ortamında yatırım payını daha da azaltmak, eğitimde krizi derinleştirmektir. Türkiye, öğrenci başına yapılan harcamada OECD ortalamasının çok gerisindedir. OECD’nin “Bir Bakışta Eğitim 2025” raporuna göre; ilköğretimde OECD ortalaması 10.812 dolar iken, Türkiye’de öğrenci başına yapılan harcama 3.914 dolar seviyesindedir. Bu durum, çocuklarımızın nitelikli, eşit ve kamusal eğitime erişim hakkının sistematik biçimde gasp edildiğinin açık kanıtıdır” diye konuştu.


‘BÜTÇE TERCİHİNİN EN AĞIR SONUÇLARINDAN BİRİSİ MESEM’LER’
Bütçe tercihlerinin en ağır sonuçlarından birinin Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamaları olduğunu savunan Acet, “Bütçe tercihlerinin en ağır sonuçlarından biri ise Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarıyla ortaya çıkmaktadır. MESEM’ler bugün eğitim sisteminde kanayan bir yara haline gelmiş; çocuk emeğinin, çocuk yaşamının ve çocukların güvenliğinin hiçe sayıldığı alanlara dönüşmüştür. Eğitim Sen olarak; 2025 yılında okulda olması gereken 87 çocuğun çalışmak zorunda bırakılarak yaşamını yitirmesinin, Projelendirilen MESEM’lerde 15 çocuğun ölümünün, Yüzlerce öğrencinin MESEM’lerde yaralanmasının, Binlerce öğrencinin haftanın dört günü okul ortamından koparılmasının ve bu çocukların taciz ve istismara açık hale getirilmesinin, Yaratılan derin yoksulluk nedeniyle çocuklara ve ailelerine üçte bir oranında asgari ücret dayatılmasının, Çocuk işçiliğinin ve çocuk sömürüsünün Milli Eğitim Bakanlığı eliyle meşrulaştırılmasının, MESEM’leri protesto eden öğretmenlere ters kelepçe uygulanmasının ve üniversite öğrencilerinin tutuklanmasının sorumlusunun siyasi iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu bir kez daha kamuoyuna ilan ediyoruz” şeklinde konuştu.
‘BÜTÇE DERHAL YENİDEN DÜZENLENMELİ’
MEB 2026 Eğitim Bütçesi’nin yeniden düzenlenmesi gerektiğine vurgu yapan Acet, “Eğitim Sen olarak altını çiziyoruz: Çocuk emeği değil eğitim, piyasa değil kamusal eğitim, sömürü değil yaşam hakkı istiyoruz. 2026 Eğitim Bütçesi derhal yeniden düzenlenmeli; çocukların, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin ihtiyaçlarını esas alan, eşit, bilimsel ve kamusal bir eğitim anlayışı hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı.
‘DEPREME DAYANIKSIZ BİNALARIN YERİNE YENİSİ YAPILMADI’
Edirne’deki okul binalarına da dikkat çeken Acet, “Edirne’de son yıllarda depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle Mimar Sinan Ortaokulu, Gazi İlkokulu, Trakya Birlik İlkokulu ve Meriç İlkokulu yıkılmıştır. Bu binaların yerine henüz yeni okul binaları yapılmamıştır. 2025–2026 eğitim öğretim yılının başında Süheyl Ünver MTA Lisesi için yıkım kararı alınmış, öğrenciler Selimiye MTAL’ye taşınmıştır. Eğitim öğretim devam ederken EYBAL için de yıkım kararı alınmış, öğrenciler 1. Murat Lisesi’ne taşınmıştır. Ayrıca Uzunköprü Lisesi için de yıkım kararı alınmıştır. Okullar depreme dayanıksız ise elbette yıkılacaktır. Buradaki sorun, yıkım sonrası sürecin idare tarafından yönetilemeyişidir. Okul binaları yıkılmakta ancak yerine yeni okul binaları yapılmamaktadır. Bu durum beraberinde çok sayıda sorunu ortaya çıkarmaktadır. Yıkılan ve yıkılacak olan okulların tüm öğrencileri bizim için eşit derecede değerlidir. Okul bazlı ya da kişi bazlı tutumlar, sorunu gerçek bağlamından koparmakta ve yapay tartışmalara yol açmaktadır. Edirne kamuoyu olarak yaşanan bu durumu tüm boyutlarıyla ele almak; kurumları, velileri, öğrencileri ve yurttaşlarıyla birlikte ortak bir tutum geliştirerek bu mücadeleyi kararlılıkla yürütmek zorundayız. Bu nedenle sorumluları göreve çağırıyor, çözümü birlikte üretmeye davet ediyoruz” dedi.

‘Bizler hekimiz hafiye değiliz!’

Edirne Aile Hekimleri Derneği Başkanı Uzm. Dr. Emel Peker, aile hakimleri ve aile sağlığı çalışanlarının yıpratıcı bir performans sisteminin baskısı altında bulunduğunu belirterek, başka hiçbir meslekte bu kadar ağır, bu tarz performansa dayalı ödeme sistemi bulunmadığını bildirdi.

Aile Hekimleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Emel Peker, yaptığı açıklamada, Aile Hekimliği sisteminde çalışan aile hekimleri, aile sağlığı çalışanlarından, son bir yılda aile sağlığı merkezlerine gelmeyen kayıtlı hastaları için ilk kez ücret katsayıları yarıya indirilerek kesintiye uğratıldığının altını çizerek, “Aile hakimlerimiz ve aile sağlığı çalışanlarımız yıpratıcı bir performans sisteminin baskısı altındadır. Günlük 70’leri geçen yoğun poliklinik sayılarına rağmen, veri giriş memuru gibi günlük binlerce farklı veriyi sisteme girmemiz bekleniyor. Onlarca farklı parametre ile hesaplanmaya çalışılan ücretlerimizin %65 ‘ini, bu öngörülebilirliği imkansız olan parametreler belirliyor. Eğer uzun süre izin alırsak veya bizde her insan gibi bir gün hastalanmak durumunda kalırsak ücretlerimiz en düşük memurun ücretinden bile düşük hale geliyor. Aile Hekimlerinin aldığı ücretin sadece %35 ‘i taban ödemedir , 2. 3. Basamakta bu oran %72’dir. Başka hiçbir meslekte bu kadar ağır, bu tarz performansa dayalı ödeme sistemi yoktur!” dedi.

‘BİZLER HEKİMİZ HAFİYE DEĞİLİZ!’

Aile Hekimlerine daha önce söz verilen nüfus düzenlemesiyle ücretlerin düşmeyeceği yönündeki sözlerin yerine getirilmediğini belirten Dr. Peker, şöyle devam etti:

“Aile Hekimleri bu konuda sükutu hayale uğratılmıştır. Nüfus başı katsayıların artırılması yerine bin bir parametreyle pozitif performans adı altında kesintiler devreye konmuştur. Temel ücretlerde kayıp yetmezmiş gibi hekimler bu ülkenin en çok vergi veren çalışan grubudur. Türkiye’deki kuyumcuların 5 katı , avukatların 7 katı , taksi çalışanlarının 18 katı , Berberlerimizin 70 katı ortalama vergi beyanımız mevcuttur. Kamu da çalışan hekimler bir çok ilde vergi sıralamasında en çok vergi ödeyen meslek grubu olarak öne çıkmaktadır. Vergi yükü kamuda çalışan hekimlerinin sırtındadır. Vergi alanında düzenleme yapılarak hekimler üzerinden alınan astronomik vergilerin düzenlenmesine ihtiyaç vardır.

Bizler gerçekten ağır bir iş yükü altındayız. Bizlerin önüne konan akıl, mantık ve bilim dışı zorlama uygulamaların artık değiştirilmesini istiyoruz. Devlet tarafından aranan, hakkında arama kararı bulunan 1 milyon insan ASM’ye uğramazsa, bizim ücretimizden kesiliyor. Bizlerden hem dedektiflik , hem hekimlik yapmamızı istiyorlar. Akıbeti belli olmayan 30.000 insanı bulun, Aile Sağlığı Merkezine getirin yoksa ücret katsayılarınızı yarıya indiririz diyorlar . Devletimizin polisinin , jandarmasının bulamadığı hakkında arama kararı çıkan bu insanları bizler nasıl bulalım? Bizler hekimiz hafiye değiliz !

‘HEKİMLİK YAPMAK İSTİYORUZ’

Dernek Başkanı Dr. Peker, her gün değişen ve bilimle uzaktan yakından alakası olmayan bu kriterler ile hekimlik yapmalarının her gün daha zor bir hale getirildiğine dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Hastalarımıza ayıracağımız değerli zamanımız, bilgisayarların başında veri girmeye zorlanmakla geçiyor. Bir sene içinde hastanın niye gelmediğinin hesabı, bizler kesilmeye çalışılıyor. Bizlerden telefon başında tele sekreterlik bekleniyor. Bu ülkenin en zeki, en çalışkan, en özverili evlatları olan bizlere, halen uygulanmakta olan bu akıl dışı uygulamaların başta vatandaşa karşı hafiyelik görevi olmak üzere kaldırılmasını aklı, mantığı, vicdanı olan herkesten talep ediyoruz.

Bizler hastalarımıza daha kaliteli muayene hizmeti vermek ve hekimlik yapmak istiyoruz. Bırakın hekimlik yapalım ! Bırakın tıp diplomamızın hakkını vererek çalışalım! Bırakın kendi planladığımız bir sistemde çalışalım! Bizler aile hekimleri olarak sağlık sistemini en iyi hale getirilmesini sağlayacak formülü biliyoruz. Aile Hekimlerimize ve sağlık çalışanlarına içi boş iş yükleri yükleyerek, mutsuz,umutsuz hale getirmeyin! Saha da çalışan aile hekimini hastayı muayene etmekten uzaklaştıran, sekreterliğe zorlayan bu yönetmeliğin kaldırılarak, yerine saha da ki aile hekimlerinin yazdığı gerçek bir yönetmeliğin yürürlüğe konmasını istiyoruz! Hastanın en iyi şartlarda hizmet aldığı, Aile Hekiminin de insancıl şartlarda hizmet verdiği, sağlıklı bir çalışma ortamı istiyoruz !”

Hayaller gerçek oldu!

Trakya Üniversitesi’nde geçen yıl düzenledikleri “Afette ve Savaşta Çocuk Olmak” sempozyumu ile afet ve savaş mağduru çocukların yaşadıkları sorunları tıp, sosyal ve kültürel boyutlarıyla ele alan Tıp Fakültesi “Hayaller Gerçek Olsa Trakya Topluluğu” hedefleri arasında bulunan su kuyusu projesini yaklaşık 6 bin kilometre uzaklıkta hayata geçirmeyi başardı. Topluluk üyeleri, Bangladeş’te çocukların yoğunlukta olduğu iki farklı bölgede toplamda 1000 kişinin faydalanabileceği iki adet su kuyusu açtırarak büyük bir hayali gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadı.

Tıp Fakültesi “Hayaller Gerçek Olsa Trakya Topluluğu”, düzenledikleri çeşitli projelerle çocukların yüzlerini güldürmeye devam ediyor. Topluluk, gönüllere dokunan etkinliklerine bir yenisini daha ekleyerek, suya ulaşmanın zor olduğu Bangladeş’te açtıkları 2 su kuyusuyla oradaki çocukların da kalplerine dokundu.

Topluluk, geçtiğimiz yıl 11-12 Mayıs 2024 tarihlerinde Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlediği “Afette ve Savaşta Çocuk Olmak” sempozyumu ile afet ve savaş mağduru çocukların yaşadıkları sorunları tıp, sosyal ve kültürel boyutlarıyla ele almıştı. Geniş katılımla gerçekleşen sempozyum sonrasında gönüllülerin desteğiyle topluluk uzun süredir hedefleri arasında bulunan su kuyusu projesini hayata geçirmeyi başardı. Gerçekleştirilen bu projeyle sadece suya erişim sorununu çözmekle kalmadılar, geleceğe umut dolu bir iz bırakmayı da başarmış oldu.

Topluluk faaliyetlerinin ve planlanan projelerin tanıtılması amacıyla Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ’ın da katılmış olduğu bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Topluluğun dayanışma ruhunu ve çocukların yaşamına dokunma çabasını bir kez daha görünür kılma amacıyla düzenlenen toplantıda, Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Alkin Çolak, Başhekim Yardımcıları Prof. Dr. Ali Yılmaz ve Doç. Dr. Mehmet Çelik ile topluluk üyesi öğrenciler de hazır bulundu.

Dekan Üstündağ, “Leyla’dan Sonra” iyilik hareketinin ortaya çıkış hikâyesine değindiği toplantıda, onkoloji servisi ziyaretleri sırasında tanıştıkları Leyla’nın küçük bir dileğini gerçekleştirmek isteyen üç tıp öğrencisinin attığı ilk adımlarla başlayan bu yolculuğun, Leyla’nın vefatıyla hızla örgütlenen bir gönüllülük hareketine dönüştüğünü aktardı ve gönüllülük projelerinin fakülte kültürüne önemli katkı sağladığını vurguladı.

Topluluk Başkanı, Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencisi Hayrunnisa Güney, topluluğun çocuklar yararına projeler üretmeyi ve çocukların eşit yaşam hakkına yönelik farkındalığı güçlendirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Çocuk Hematoloji ve Genel Pediatri servislerinde tedavi gören hastalara yapılan ziyaretlerin kendileri için çok değerli bir deneyim olduğunu belirten Güney, çocukların dileklerini sosyal medya hesapları üzerinden takipçileriyle paylaştıklarını ve ulaşabildikleri yardımseverler aracılığıyla çocukların dileklerini gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Basın toplantısında öğrenciler; yaptıkları hastane ziyaretleri, atölye çalışmaları, yardım faaliyetleri ve özel günlerde çocuklar için hazırladıkları programlar hakkında bilgi verdi. Ayrıca çocukların mutluluklarına tanıklık etmenin onlar için yaptıkları tüm çalışmaların en anlamlı yanı olduğunu vurguladılar.

Hayaller Gerçek Olsa Trakya Topluluğu Hakkında

Hayaller Gerçek Olsa Trakya Topluluğu, yıl boyunca yürüttüğü gönüllülük ve sosyal sorumluluk faaliyetleriyle üniversitenin toplumsal fayda misyonuna katkı sağlamakta ve çocuklara moral ve destek sunmaktadır.

Topluluk, Genel Pediatri ve Çocuk Hematoloji servislerinde düzenli ziyaretler gerçekleştirmekte; çocukların psikososyal açıdan güçlenmesine yardımcı olacak oyunlar, etkinlikler ve özel gün kutlamalarıyla hastane ortamına neşe katmaktadır. Bunun yanı sıra bot bağışı projesi, huzurevi ve sevgi evi ziyaretleri, bilim seminerleri, sinema etkinlikleri, bayram kutlamaları ve çeşitli farkındalık çalışmalarıyla toplum içinde aktif rol almaktadır. Topluluk üyeleri; atölyeler, piknikler, buluşmalar ve okul şenlikleri gibi etkinliklerle hem kendi iç dayanışmalarını güçlendirmekte hem de topluma dokunan projeler yürütmektedir.

2025–2026 döneminde topluluk; 22 kişilik yönetim ekibi, 55 kişilik kadro ekibi ve 2 kişilik denetim ekibi ile toplam 79 gönüllüsüyle çalışmalarını sürdürmektedir.

Sosyal Medya ve İletişim

Topluluk Instagram Hesabı:

https://www.instagram.com/hayallergercekolsatrakya

Leyla’dan Sonra Projesi Instagram Hesabı:

https://www.instagram.com/leyladansonra

Proje Web Sitesi:

https://www.leyladansonra.com

Gönüllüler bu site üzerinden çocukların dileklerini görüntüleyebilmekte ve Topluluk üyeleri ile iletişime geçebilmektedir.

Özel’in Edirne programı netleşti!

Olgay GÜLER

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Yücel Balkanlı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in miting için geleceği Cumartesi günkü Edirne programını açıkladı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, 20 Aralık Cumartesi günü ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitingleri kapsamında geleceği Edirne’deki programı netleşti. Saraçlar Caddesi’nde Edirnelilere seslenecek genel başkan Özel’in ilk olarak 12.30’da CHP il başkanlığını, ardından 13.00’da Edirne Belediyesi’ni ziyaret edeceğini belirten CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, tüm vatandaşları Saraçlar Caddesi’nde 13.30’da düzenlenecek mitinge davet etti.

Edirne’nin güçlü bir şekilde Cumhuriyet değerlerini savunan kent olduğunu kaydeden Balkanlı, “Biz, tüm mağdur emekçilerimizi, emeklilerimizi, tarım ve hayvancılıkla uğraşırken artık topraklarını terk etmek zorunda kalan çiftçilerimizi, kadınlarımızı, gençlerimizi ve tüm mağdur olan kesimleri Cumartesi yapılacak mitingde seslerini duyurmak, yan yana ve omuz omuza mücadele için mitinge bekliyoruz. Edirne’den bu sesi güçlü bir şekilde duyurmak istiyoruz. Hak, hukuk, adalet için mitingimize bekliyoruz. Genel Başkanımız saat 12.30’da il başkanlığımızı ve saat 13.00’te belediye başkanlığımızı ziyaret ettikten sonra saat 13.30’da da mitingde halkımıza seslenecektir” diye konuştu.