Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, çevre düzenlenmesi bitme aşamasına gelen Barış Parkı’nda, Gölet Kafe ve Restoran’ın hizmete açıldığını belirtirken, Halk Kasap müjdesini duyurdu.
Belediye Başkanı Gencan, Şükrüpaşa Mahallesi’nde çevre düzenleme çalışmalarında sona gelinen Barış Parkı’nda, Gölet Kafe ve Restoran’ın hizmete açıldığını açıkladı. İşletmesi belediye tarafından yapılacak Gölet Kafe’de basın mensuplarıyla buluşan Gencan, yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.
‘KOMPLE DÖNÜŞÜM SÜRECİNDEN GEÇİRDİK’
Gölet Kafe’nin yalnızca Şükrüpaşa Mahallesi’ne değil, Atatürk, Cumhuriyet ve çevre mahallelere de hizmet verecek önemli bir sosyal alan olduğunu belirten Başkan Gencan, “Gölet Kafe, Şükrüpaşa Mahallemiz için olduğu kadar Atatürk Mahallemiz ve çevredeki diğer mahallelerimiz için de son derece önemli bir lokasyon. Edirne Belediyesi bünyesinde işletilecek bu kafe, uygun fiyatlı ve sağlıklı menüleriyle hemşerilerimizin hizmetinde olacak. Mesai arkadaşlarımız burada gerçekten çok özverili bir çalışma yürüttüler. Güzel bir mutfak kuruldu, menüler özenle hazırlandı. Burayı yalnızca bir kafe olarak görmek doğru olmaz. Burası Edirne için çok kıymetli bir yaşam alanı. Geçmişte bu alanın oluşmasında emeği geçen tüm belediye başkanlarımıza, özellikle Hamdi Başkanımıza teşekkür ediyorum. Bizim görevimiz, bu alanı daha bakımlı, daha güvenli ve daha işlevsel hale getirmekti. Burada sadece mahalle sakinlerimiz değil, Edirne’nin dört bir yanından gelen hemşerilerimiz var. Spor yapanlar, yürüyüş yapanlar, çocuklarıyla vakit geçiren aileler, sağlıklı bir yaşam için burayı tercih eden vatandaşlarımız bulunuyor. Bu nedenle alanı bütüncül bir anlayışla ele aldık ve komple bir dönüşüm sürecinden geçirdik” diye konuştu.
‘2 BARAJDAN DA SU ALAMAZSAK TÜM KUYULARI DEVREYE ALACAĞIZ’
Kentin ana sorunlarından içme suyu konusuna değinen Gencan, “Su meselesi en hassas olduğumuz konuların başında geliyor. Tasarruf çağrılarımızı her fırsatta yineliyoruz. Kayalıköy Barajı’na hala beklediğimiz yağışı alamadık. Süloğlu Barajı iletim hattında çalışma devam ediyor, ama o bölgeye de kuyu açacağız. Alternatifler hazır. Eğer 2 barajdan da su alamayacak duruma gelirsek, kentteki tüm kuyuları faaliyete alarak, depoda toplayıp şehre su dağıtacağız. Özellikle Kurtuluş, Cumhuriyet, Şükrüpaşa ve eski yerleşim bölgelerinde yaşanan sıkıntıların tekrar etmemesi için altyapıya kararlılıkla giriyoruz” dedi.
Kaleiçi semtindeki devam eden altyapı çalışmaları hakkında bilgi veren Gencan, “Kaleiçi bölgesinde yürüttüğümüz altyapı çalışmaları zor ama zorunlu çalışmalar. Orada bir kere yapıp kalıcı çözüm üretmek istiyoruz. Geçici çözümlerle bu işi geçiştirmeyeceğiz. Sabır isteyen bir süreç ama sonuçta Edirne kazanacak. Zamanın oluşturduğu sorunlar bunlar. Elbette yollarda problem oluyor ama Mahalleliler bu çalışmadan çok memnun. Çalışmalar tamamlanmadan, attığımız dolgu malzemesi çökmeyecek hale gelene kadar asfalt atmıyoruz” şeklinde konuştu.
‘AŞI VE KISIRLAŞTIRILMASI TAMAMLANANLARI DOĞAL YAŞAM ALANINA TAŞIYORUZ’
Belediyenin yapımı tamamlanma aşamasına gelinen projelerini anlatan Gencan, “Gölet Kafe bunlardan sadece biri. Mutfak Edirne projemizi hayata geçiriyoruz. Bu proje günde 15 bin kişiye yemek çıkarabilecek kapasitede, büyük bir dayanışma mutfağıdır. Aynı zamanda olası kriz anlarında sadece Edirne’ye değil, tüm bölgemize hizmet verebilecek bir altyapıya sahiptir. Can dostlarımız için uzun süredir üzerinde çalıştığımız doğal yaşam alanını tamamladık. Sayın Valimize bu süreçte verdikleri destek için özellikle teşekkür ediyorum. Hayvanlarımız için sağlıklı, modern ve güvenli bir alan oluşturduk. Aşılamaları ve kısırlaştırmaları tamamlanan can dostlarımızı kontrollü şekilde bu alana taşıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘HALK KASAPI HAYATA GEÇİRİYORUZ’
Kentte, dar gelirli vatandaşlar için yakın süreçte hizmete başlayacak ‘Halk Kasap’ projesini de açıklayan Gencan, “Halk Kasap projemizi de hayata geçiriyoruz. Amacımız, ihtiyaç sahibi hemşehrilerimize sağlıklı ve uygun fiyatlı eti ulaştırmak. Selimiye meydanında yer alacak işletmemizde halk kasap hizmeti vereceğiz. Edirne’nin en uygun fiyatlı etini vatandaşlarla buluşturacağız” dedi.
Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı Uğurcan İmrak, Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kapsamında anlamlı bir etkinliğe imza attı. Meliha Çankaflı Anaokulu’nda düzenlenen etkinlikte, Edirne’nin coğrafi işaretli ürünü olan Edirne tava ciğeri, minik öğrencilerle buluşturuldu.
Oğlu Kemal’in sınıf öğretmeni Ayça Göl’ün daveti üzerine anaokulunu ziyaret eden İmrak, Serhat şehri Edirne’nin gastronomi kültüründe önemli bir yere sahip olan tava ciğerinin yapım aşamalarını, kullanılan malzemeleri ve bu ürünün Edirne için taşıdığı değeri çocuklara sade ve anlaşılır bir dille anlattı. Minik öğrencilerin ilgiyle dinlediği sunumda, yerli üretimin ve bölgesel değerlerin önemi özellikle vurgulandı.
Etkinlikte konuşan Uğurcan İmrak, Edirne tava ciğerinin sadece bir yemek değil, aynı zamanda kentin kültürel mirası olduğuna dikkat çekerek, “Unumuz Trakya’mızın bereketli buğdayından, yağımız yine Trakya’nın ayçiçeğinden elde ediliyor. Yani bu lezzetin her aşamasında yerli üretim ve emek var” ifadelerini kullandı. İmrak, Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası’nın da bu bilinç için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.
Çocuklara küçük yaşta yerli ürün bilinci kazandırmanın önemine değinen İmrak, bu tür etkinliklerle hem Edirne’nin tanıtımına katkı sunduklarını hem de geleceğin bilinçli bireylerine kendi kültürlerini sevdirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Etkinlik sonunda minik öğrenciler, Edirne tava ciğeri hakkında merak ettikleri soruları sorma fırsatı bulurken, öğretmenler ve veliler de yapılan sunumdan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Meliha Çankaflı Anaokulu’nda gerçekleşen bu özel etkinlik, yerel değerlerin yeni nesillere aktarılması adına örnek bir çalışma olarak takdir topladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülmeye devam eden 2026 bütçesinde, emekli ve çalışanlara hak ettikleri payın ayrılmadığını savunan Birleşik Kamu-İş konfederasyonuna bağlı sendikalar, Edirne’de bir günlük iş bırakarak basın açıklaması yaptı.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı sendikalar, iktidarın emekçiyi yoksullaştıran, sermayeyi koruyan ekonomi politikalarına karşı; insanca yaşam, adil ücret ve hakça paylaşım talebiyle ülke genelinde iş bıraktı. Edirne’de de iş bırakan konfederasyona bağlı sendika temsilcilerinin katılımıyla, Saraçlar Caddesi’nde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de destek verdi.
MEMURUN HALİ TABUTLA ANLATILDI
Basın açıklamasında, memur ve emekliye 2026 bütçesinde yeteri kadar pay ayrılmadığı gerekçesiyle temsili olarak tabut getirildi. Tabutun üzerinde ‘Devletin Memuru’, ‘Emekliler’ ve ‘Memur Maaşı’ yazıları asılarak, artık çalışanların dayanacak gücü kalmadığı ifade edildi. Açıklamanın sonunda sendika temsilcileri, tabutu temsili olarak sırtlayarak götürdü.
‘KRİZİN TEMELİ İKTİDAR TARAFINDAN ATILDI’
Basın açıklamasınıysa konfederasyon il temsilcisi Nedim Zobar ve konfederasyonun merkez yönetim kurulu üyesi Mehmet Koç yaptı. Zobar, emekçilerin durumunun gözetilmeden bütçe yapıldığı için tükendiklerini belirterek, “Halk olarak içine düştüğümüz ağır ekonomik krizin temelleri mevcut iktidar tarafından atıldı. Özelleştirme eliyle Cumhuriyet yadigârı olan fabrikalar, sadece arsalarının bedeli kadar düşük fiyatlara yandaşlara peşkeş çekildi. Ülkemiz üretmeden tüketen bir ülke haline getirildi. Ülkede yoksulun daha yoksul zenginin daha zengin olduğu, ekonominin orta direği denen orta sınıfın yok olduğu bu karanlık ekonomik iklimi getirdi. Ülkede asgari ücret genel ücret haline getirildi, asgari ücret ve onun sadece biraz üstü maaş alanlar kayıtlı istihdamın yüzde 70’ine ulaştı. Yani ülkenin çalışan, üreten yurttaşları, en çok vergiyi verip asgari, yani en az ücreti alır hale geldi” dedi.
‘KRİZİN FATURASI EMEKÇİLERE ÖDETİLİYOR’
Yaptıkları çalışmalarla düzenli olarak, açlık ve yoksulluk sınırının ulaştığı boyutu ortaya koyduklarını dile getiren Zobar, “Bu gerçekleri yetkililere duyurmaya çalıştık. Bakın Konfederasyonumuzun Ar-Ge birimi KAMU-AR’a göre Kasım 2025 itibarıyla açlık sınırı 30 bin 327 lira, yoksulluk sınırı ise 93 bin 697 lira düzeyinde. Bu ne demek? Bu kamu emekçilerinin ezici bir çoğunluğunun yoksulluk sınırının çok çok altında yaşadığı ve alım gücünün günden güne erimesi nedeniyle açlık sınırına her gün biraz daha yaklaştığı görülüyor demek. Bu gelen daha da rezil ve sefil günlerin ayak sesleri demek. Birileri kendi yarattığı krizin faturasını utanmadan emekçilere ödetmeye çalışıyor demek. Toplu sözleşme masasında memurun haline kulak vermediler, asgari ücretin belirleneceği masada işçi bile yok, şimdi de halktan alınan vergilerle oluşan bütçeyi, biz emekçileri, halkı görmezden gelerek şekillendiriyorlar. Bu pişkinliğe artık yeter diyoruz” diye konuştu.
‘BÜTÇE HALKIN ORTAK KAYNAĞIDIR’
Açıklamaya devam eden Birleşik Kamu-İş Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Koç da, hazırlanan 2026 bütçesinde halkın olmadığını söyleyerek, “Bütçe’de hak yok, halk yok, işçi sınıfı yok, matematik yok, vicdan yok. Sermaye var, yandaşların çıkarları var, zenginin ağzına çalınan parmak parmak ballar var. Bütçenin yükü dolaylı vergilerle zaten yoksulluktan beli bükülmüş emekçi ve açlık sınırının bile altına atılmış emeklilerin sırtına bindirilirken kamu kaynakları sermaye gruplarına aktarılıyor. Sosyal devlet ilkesi görmezden gelinerek hazırlanan bütçede, halkın refahını gözeten en ufak bir hamle yok. En zenginlerin sırtı kamu teşvikleri ve vergi sıfırlamalarıyla sıvazlanırken, bu bütçeye göre halk yine en çok vergiyi ödeyip yine en az hizmeti alacak. Oysa halkın vergileri şirketlerin kâr hanesine değil, yurttaşların ihtiyaçlarına ayrılmalıdır. Bütçe, halkın ortak kaynağıdır. Bu kaynaktan en büyük pay emekçiler, emekliler, gençler ve engelliler başta olmak üzere yoksul halkımızın tamamına ayrılmalıdır. Bütçe, ekonomi gemisinin rotasıdır; rotası adil ve bilimsel şekilde belirlenmeyen bu geminin daha da derin ekonomik krizlerin kıyısına vuracağı ne yazık ki gün gibi ortadadır” şeklinde konuştu.
‘İŞ BIRAKMA EYLEMİ BİR UYARI’
Gasp edilen hakların teslim edilmemesi halinde üretimden gelen gücün kullanılmaya devam edileceğinin altını çizen Koç, “Kamu emekçisinin umudu olan Birleşik Kamu-İş olarak altını çiziyoruz: Bu iş bırakma eylemimiz bir uyarıdır. Kamu emekçisi, gasp edilen hakları teslim edilmedikçe üretimden gelen gücünü kullanmayı da demokratik hakları çerçevesinde mücadele etmeyi de sürdürecektir. Nasıl belirlendiği belli olmayan gerçek dışı enflasyon rakamlarını, ekonomik krizin faturasının önümüze koyulmasını, milli gelirden almamız gereken payın gasp edilmesini kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
Edirne’de sokak sağlıklaştırma çalışmalarının sürdüğü Saraçlar Caddesi’nde, bitişik haldeki 5 dükkan için; üst katların dış cephe kaplamalarının çürüdüğü, ana taşıyıcısında ağır hasar oluştuğu ve çökme tehlikesi olduğu gerekçesiyle boşaltma kararı çıktı.
Edirne Valiliği tarafından 4 Ekim 2024’de şehrin kalbi konumundaki Saraçlar Caddesi Sokak Sağlıklaştırma Projesi başlatıldı. Proje kapsamında 750 metre uzunluğundaki caddede 105’i tescilli 210 yapının elden geçirilmesi planlandı. Çilingirler Caddesi, Balıkpazarı Caddesi ve kunduracılar sokağının da dahil edildiği yaklaşık 1 yılın aşkın süredir devam eden projede cadde üzerindeki 5 iş yerinde ise herhangi bir çalışma yapılmadı. Cephelerindeki dökülmelere karşı sadece file gerilen 5 iş yeri hakkında Edirne Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu, üst katlarının tehlike arz etmesi nedeniyle alt katlarının boşaltılmasına karar verdi. Edirne Belediyesi ekipleri tarafından, dükkanlarının girişine boşaltma kararı asılan esnaf, şaşkınlığını gizleyemedi.
30 GÜN İÇİNDE BOŞALTMALARI İSTENDİ
Söz konusu kararda, üst katların dış cephe kaplamalarının çürüdüğü, ana taşıyıcısında ağır hasar olduğu ve çökme tehlikesi olduğu, bu nedenle 30 gün içerisinde boşaltılması gerektiği belirtildi. Mal sahiplerineyse dükkanların rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerini kendilerinin yaptırmaları gerektiği ifade edildi.
‘NEDEN 5 DÜKKAN AYRILDI?’
Konuyla ilgili tepki gösteren 5 esnaf, Edirne Valisi Yunus Sezer’den, kendi dükkanların da sokak sağlıklaştırma projesi kapsamında alınmasını istedi. İş yeri sahibi esnaf Yener Benzerli, Edirne Belediyesi’nden konuyla ilgili yazının 5 dükkana asıldığını söyleyerek, “Dükkanlarımızı 30 gün içinde boşaltmamızı istediler. Ama bütün çarşı yapıldı, buraya niye müdahale edilmedi? 5 dükkanın eski ve hasarlı olduğu söyleniyor. 500 tane dükkan yapıldı, neden 5 tane dükkan ayrıldı? Burada kaç kişi ekmek yiyor? Şimdi dükkanımı kapatıp gideyim mi? İskele kuruldu, bir süre sonra ‘Biz burasını yapamıyoruz’ dediler. İskeleyi alıp gittiler” dedi.
‘VALİMİZDEN DESTEK İSTİYORUZ’
Vali Yunus Sezer’den destek beklediklerini dile getiren Benzerli, “5 dükkanın onarımını bizim yaptırmamız gerektiğini söylüyorlar. Anıtlar Kurulu’ndan proje çizdirecekmişiz, bütün onarımını biz karşılayacakmışız, yapmazsak boşaltacakmışız. Sayın Valimizden destek istiyoruz. Saraçlar Caddesi’ni gayet güzel yaptırdı. Bizim dükkanlarımıza da el atmasını istiyoruz. Yapılmazsa ana caddedeki dükkanlarımız kapalı kalacak. Şu anda mağduruz” diye konuştu.
‘MAĞDURİYETİMİZ GİDERİLSİN’
Esnaf Levent Başol da 20 yıldır Saraçlar Caddesi’nde esnaf olduğunu kaydederek, “Sayın Valimiz Yunus Sezer’den bizim mağduriyetimizi gidermesini rica ediyoruz. Edirne için çok güzel faaliyetlerde bulundu, çarşımıza çok güzel yatırımlar oldu. Esnaflarımızın, mülk sahiplerinin mallarına değer kattı. 20 yıldır burada esnafız. Kendisine verdiği hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz. Buradaki 5 dükkanımızın da yapılmasını istiyoruz. Herkes geçim mücadelesi veriyor. Yaklaşık 500 dükkanda onarım oldu. Şu anda da Terziler Sokak ve Çilingirler Caddesi’nde devam ediyor. Tüm mülk sahiplerinin dükkanları yenileniyor. Sayın Valimizin 5 dükkan için de desteklerini bizlerden esirgememesini rica ediyoruz” şeklinde konuştu.
Kişisel bakım dünyası artık sadece makas ve fırça darbelerinden ibaret değil. Günümüzde bir salonun başarısı, sunduğu dijital konforla; bir müşterinin mutluluğu ise aradığı hizmete ne kadar kolay ulaştığıyla ölçülüyor. Türkiye’nin bu alandaki en güçlü platformu olan salon merkezi, sektörün tüm paydaşlarını ortak bir paydada buluşturuyor. İşte bir salonun büyüme, bir müşterinin ise keşif yolculuğunu kapsayan o kritik adımlar:
Görünürlük ve Dijital Vitrin Oluşturma
Salon Sahipleri İçin: Dijital dünyada yoksan, aslında yoksundur. Bir işletme sahibi olarak en büyük zorluk, potansiyel müşterilere sesinizi duyurmaktır. salonmerkezi, size mahallenizin veya şehrinizin sınırlarını aşan dev bir dijital vitrin sunar. Salonunuzun fotoğrafları, ekibinizin uzmanlık alanları ve sunduğunuz tüm hizmetler bu vitrinde sergilenir. Bu, reklam bütçesi harcamadan binlerce kişiye “Ben buradayım” demenin en profesyonel yoludur.
Müşteriler İçin: Yeni bir tarz arayışındayken veya acil bir randevuya ihtiyacınız olduğunda, kapı kapı gezme devri kapandı. salon merkezi üzerinden konumunuza en yakın noktaları anında listeleyebilir, salonların iç mekan fotoğraflarına bakarak gitmeden önce atmosferi soluyabilirsiniz. Keşfetmek hiç bu kadar zahmetsiz olmamıştı.
Güven İnşası ve Karar Verme Süreci
Salon Sahipleri İçin: Müşterinin sizi seçmesi için ona güven vermeniz gerekir. salonmerkezi üzerindeki gerçek kullanıcı yorumları ve yıldızlı puanlama sistemi, salonunuzun kalitesini tesciller. İyi yaptığınız her iş, sistemde bir referans olarak kalır ve yeni müşterileri size çeken birer mıknatısa dönüşür.
Müşteriler İçin: “Acaba saçımı yakarlar mı?” veya “İstediğim modeli yapabilirler mi?” korkusu, kişisel bakımın en büyük stres kaynağıdır. salon merkezi sayesinde, sadece o salondan hizmet almış gerçek kişilerin deneyimlerini okuyarak karar verirsiniz. Fiyatların şeffaf bir şekilde listelenmesi ise, ödeme aşamasında yaşanabilecek kötü sürprizleri tamamen ortadan kaldırır.
Kusursuz Randevu ve Zaman Yönetimi
Salon Sahipleri İçin: Telefonla randevu almak hem personelin işini böler hem de hata payını artırır. salon merkezi yönetim paneli, salonunuzun canlı takvimini yönetir. Müşteri boş bir saati seçtiğinde, sistem bunu anında işler ve personelinize bildirir. Bu, operasyonel verimliliği %100 artıran, kağıt-kalem kalabalığını bitiren bir devrimdir.
Müşteriler İçin: Bir salonu arayıp “Salı saat 2’de uygun musunuz?” diye sormak ve “Hayır, 4 olur mu?” cevabını alarak pazarlık yapmak zaman kaybıdır. salonmerkezi ile telefon trafiğine girmeden, kendi takviminize en uygun boşluğu saniyeler içinde görür ve tek tıkla yerinizi ayırtırsınız. Gece yarısı bile randevu alabilmenin özgürlüğü paha biçilemez.
“Sen Özelsin Hisset” Deneyimi ve Sadakat
Salon Sahipleri İçin: Müşteriyi bir kez getirmek başarıdır, ancak onu sürekli kılmak bir sanattır. salon merkezi, size bir CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) altyapısı sunar. Müşterinizin doğum gününü hatırlayabilir, en son hangi işlemi yaptırdığını görebilir ve ona özel indirimler tanımlayabilirsiniz. Veriye dayalı bu yaklaşım, müşterinizin kendisini gerçekten özel hissetmesini sağlar.
Kaynak: https://salonmerkezikayit.com/
Müşteriler İçin: Bir salona girdiğinizde isminizle karşılanmak ve tercihlerinizin hatırlandığını görmek, o işletmeye olan bağlılığınızı artırır. salonmerkezi kullanıcısı olarak, aldığınız randevular için hatırlatma bildirimleri alır, kaçırdığınız fırsatlardan haberdar edilirsiniz. Bu platformda siz birer “numara” değil, “Sen Özelsin Hisset” mottosunun merkezindeki kişisiniz.
Analiz, Büyüme ve Gelecek Vizyonu
Salon Sahipleri İçin: İşletmenizin nereye gittiğini rakamlarla görmelisiniz. Ay sonunda hangi hizmetten ne kadar kazanılmış, hangi personel daha başarılı olmuş? salonmerkezi size bu raporları otomatik olarak sunar. Stok yönetiminden finansal tablolara kadar her şeyi kontrol ederek, işletmenizi amatörlükten kurtarıp profesyonel bir markaya dönüştürebilirsiniz.
Müşteriler İçin: Teknoloji değiştikçe bakım standartları da yükseliyor. salon merkezi ekosisteminde yer alan salonlar, genellikle dijitalleşmeye önem veren, vizyoner ve hizmet kalitesini artırmayı hedefleyen işletmelerdir. Bu platformu kullanmak, aslında her zaman en güncel ve en kaliteli hizmeti almayı garanti altına almaktır.
Kazananların Ortak Noktası
Zamanın ruhu dijitalleşmeyi zorunlu kılıyor. İşletmeler için daha fazla ciro ve hatasız yönetim; müşteriler için ise maksimum konfor ve güven anlamına gelen bu süreçte salon merkezi bir köprü görevi görüyor. Türkiye’nin neresinde olursanız olun, ister bir salon işletmecisi ister bir bakım tutkunu olun, bu ekosistemin bir parçası olmak geleceğin standartlarını bugünden yaşamaktır.
Hizmetin sanata, yönetimin teknolojiye dönüştüğü bu dünyada yerinizi alın. Çünkü hem salon sahipleri hem de müşteriler için gerçek mutluluk, profesyonellik ve kolaylığın buluştuğu noktada, yani salonmerkezi‘nde başlar.
Güzellik Endüstrisinin Yeni Anayasası: Salon Merkezi ile Dijital Dönüşümün Evreleri
Kişisel bakım sektörü, sadece estetik kaygılarla değil, aynı zamanda teknolojik gerekliliklerle de yeniden şekilleniyor. Bugün bir salonun başarısı, sadece kullandığı boyanın kalitesiyle değil, müşterisinin cebine ne kadar girebildiğiyle ölçülüyor. İşte hem işletmeler hem de kullanıcılar için bu ekosistemin sunduğu salon merkezi odaklı büyük dönüşümün 10 kritik adımı:
Kaosun Dijital Düzenle Değişimi
Salon Sahipleri İçin: Geleneksel bir salonun en büyük düşmanı düzensizliktir. Randevu defterindeki silinmiş yazılar, unutulan notlar ve telefon trafiği arasında kaybolan personeller… salon merkezi işletmeye dahil olduğu ilk gün, bu kaosu bitirir. Her şey dijitalleşir ve işletme sahibi, salonun kontrolünü gerçek zamanlı olarak avucunun içine alır. Müşteriler İçin: “Müsait misiniz?” sorusuna cevap beklemekle geçen dakikalar artık tarih oluyor. salonmerkezi sayesinde, bir salonun kapısından girmeden önce o salonun ne kadar profesyonel yönetildiğini uygulama üzerinden anlarsınız.
Görünürlük – Dijitalde Yer Kapmak
Salon Sahipleri İçin: Sadece önünden geçenlerin bildiği bir salon olmaktan çıkıp, tüm şehrin arama sonuçlarında görünen bir markaya dönüşmek… salon merkezi, salonunuzu bir pazar yeri vitrinine taşır. Bu, fiziksel dükkanınızın yanına dev bir dijital şube açmak gibidir. Müşteriler İçin: Yeni bir tarz denemek istediğinizde, yüzlerce seçenek arasından seçim yapmak kafa karıştırıcı olabilir. salonmerkezi, size en yakın, en yüksek puanlı ve en güvenilir adresleri şeffaf bir şekilde listeler.
Şeffaf Fiyatlandırma ve Güven İlişkisi
Salon Sahipleri İçin: Hizmetlerinizi ve fiyatlarınızı net bir şekilde sunmak, profesyonelliğin ilk kuralıdır. salonmerkezi üzerinden tanımladığınız her hizmet, müşterinin ne ödeyeceğini bilmesini sağlar. Bu da salon içindeki “pazarlık” veya “yanlış anlama” gibi negatif süreçleri ortadan kaldırır. Müşteriler İçin: Kasada sürpriz bir fatura ile karşılaşmak, tüm güzellik deneyimini mahvedebilir. salon merkezi dünyasında her şey nettir. Uygulamada gördüğünüz fiyat neyse, ödeyeceğiniz tutar da odur.
Akıllı Randevu Yönetimi
Salon Sahipleri İçin: Personelinizin boş vaktini nakde çevirmek en büyük hedefiniz olmalıdır. salon merkezi yönetim paneli, personelinizin çalışma saatlerini ve boşluklarını otomatik optimize eder. Müşteriler sadece sizin istediğiniz ve müsait olduğunuz saatlere randevu alabilir. Müşteriler İçin: Gece yatağınızda yarınki randevunuzu planlamak büyük bir konfordur. salonmerkezi, mesai saatlerine takılmadan, 7/24 randevu oluşturma özgürlüğü sunar.
Salon Sahipleri İçin: “Gelmeyen müşteri” (no-show), bir salonun en büyük maliyetlerinden biridir. salon merkezi, randevu saati yaklaşan müşteriye otomatik bildirimler gönderir. Bu sayede unutulan randevuların önüne geçilir ve işletme verimliliği artar. Müşteriler İçin: Hayatın koşturmacasında kişisel bakım randevunuzu unutabilirsiniz. salonmerkezi sizin yerinize hatırlar ve sizi uyarır.
“Sen Özelsin Hisset” – Kişiselleştirme
Salon Sahipleri İçin: Müşterilerinizin geçmişini bilmek size büyük güç verir. salon merkezi CRM altyapısı sayesinde, müşterinizin hangi kahveyi içtiğini veya hangi saç tonunu tercih ettiğini not alabilirsiniz. Müşteriler İçin: Gittiğiniz bir yerde tercihlerinizin hatırlandığını görmek, o “Sen Özelsin Hisset” duygusunu tam anlamıyla yaşamanızı sağlar. Sizin için tutulan bu dijital hafıza, her ziyareti daha keyifli kılar.
Gerçek Yorumlar ve İtibar Yönetimi
Salon Sahipleri İçin: Her mutlu müşteri, yeni bir müşterinin kapısıdır. salon merkezi üzerinden yapılan olumlu yorumlar, salonunuzun itibarını yükseltir. Kötü bir deneyim yaşanmışsa bile, sistem üzerinden bunu telafi etme ve müşteriyi geri kazanma şansınız olur. Müşteriler İçin: Reklamlara değil, gerçek insanların deneyimlerine güveniriz. salonmerkezi, sadece o salondan hizmet alan kişilerin yorumlarına izin vererek en dürüst rehberliği sağlar.
Stok ve Finansal Denetim
Salon Sahipleri İçin: İşletmenizin kârda mı yoksa zararda mı olduğunu anlamak için muhasebeci olmanıza gerek yok. salon merkezi finansal raporlama araçları, gelir-gider dengenizi ve stok durumunuzu saniyeler içinde size sunar. Müşteriler İçin: Kurumsal bir yapıya sahip olan salonlar, her zaman daha kaliteli ürün kullanır. Bir işletmenin stok takibi yapması, sizin için en iyi malzemelerin her zaman hazır olması demektir.
Kampanyalar ve Sadakat Programları
Salon Sahipleri İçin: Durgun geçen günleri hareketlendirmek için salon merkezi üzerinden anlık kampanyalar başlatabilirsiniz. “Bugün saat 14:00 randevularında %20 indirim” gibi bildirimlerle salonunuzu her an canlı tutarsınız. Müşteriler İçin: Kaliteli hizmete daha uygun fiyatla ulaşmak herkesin hakkıdır. Uygulamadaki bildirimleri takip ederek favori salonunuzun özel indirimlerinden ilk siz haberdar olursunuz.
Geleceği İnşa Etmek
Salon Sahipleri İçin: Dijitalleşme bir varış noktası değil, bir yolculuktur. salonmerkezi ile bu yola çıkan salonlar, teknolojiyi kullanarak büyür ve şubeleşme yolunda emin adımlarla ilerler. Müşteriler İçin: Teknolojiyi seven ve müşterisine bu konforu sunan bir salon, hizmet kalitesinde de her zaman ileridedir. Siz de bu ekosistemin bir parçası olarak güzellik standartlarınızı en tepeye taşırsınız.
Büyük Resme Bakış
Güzellik sektörü, el işçiliği ile yüksek teknolojinin en kusursuz buluşma noktasıdır. salon merkezi, bu iki dünyayı birbirine bağlayan en sağlam köprüdür. Bir işletmeciyseniz işinizi bir markaya; bir müşteriyseniz bakım ritüelinizi bir keyif yolculuğuna dönüştürmek sizin elinizde.
Zamanın ve dijital dönüşümün gerisinde kalmayın. Hem salonların hem de müşterilerin kazandığı bu şeffaf, hızlı ve kaliteli ekosistemde yerinizi alın. Çünkü profesyonelliğin yeni adı salonmerkezi.
Dijital dünyanın hızla geliştiği bir dönemde, kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik güvenli, pratik ve keyifli bir alışveriş deneyimi yaratmak giderek daha önemli hale geliyor. Görmek Lazım, online alışverişin sadece bir zorunluluk değil, aynı zamanda ilham verici ve keşif dolu bir süreç olabileceğini gösteren güçlü bir platform olarak öne çıkıyor. Geniş ürün yelpazesi, kullanıcı dostu arayüzü ve müşteri memnuniyetine verdiği önem ile Görmek Lazım, ziyaretçilerine fayda ve kaliteyi bir arada sunmayı başarıyor.
Platform, farklı yaşam tarzlarına, zevklere ve ihtiyaçlara hitap eden kategorileriyle herkes için bir şeyler barındırıyor. Ev dekorasyonundan teknolojiye, modadan kişisel bakım ürünlerine kadar geniş bir seçenek sunan Görmek Lazım, her biri özenle seçilmiş ürünleriyle kullanıcılarının hayatını kolaylaştırıyor. Üstelik bu çeşitlilik sadece ürün sayısıyla değil, aynı zamanda güvenilir markalarla kurduğu iş birlikleriyle de değer kazanıyor.
Görmek Lazım, alışverişi keyifli bir deneyim haline getirme vizyonuyla hareket ederken, aynı zamanda kullanıcı güvenliğini de ön planda tutuyor. Kolay ödeme seçenekleri, açık fiyat politikası, hızlı kargo süreci ve müşteri odaklı destek anlayışı sayesinde kullanıcılar gönül rahatlığıyla alışveriş yapabiliyor. Bu yaklaşım, markayı diğer çevrim içi alışveriş platformlarından ayıran en temel etkenlerden biri olarak dikkat çekiyor.
Araç içi sürüş güvenliğini artıran çözümler
Trafikte güvenlik herkesin ortak önceliği. Sürücülerin hem kendi güvenliklerini sağlamak hem de olası kazalarda objektif bir kayıt sistemi oluşturmak için tercih ettikleri en etkili ürünlerden biri Araç İçi Kameralar kategorisinde yer alıyor. Görmek Lazım, bu alanda sunduğu çeşitlerle her sürücü profiline uygun alternatifler yaratıyor. Teknolojik gelişmelere paralel olarak tasarlanan araç içi kameralar; yüksek çözünürlüklü görüntü kalitesi, gece görüş özelliği, geniş açı lensler ve döngüsel kayıt sistemleriyle sürüş güvenliğini destekliyor. Modern sürücüler için sadece bir kayıt cihazı değil, aynı zamanda bir sürüş asistanı işlevi görüyor. Görmek Lazım, kaliteli markalarla çalışarak fiyat-performans dengesini de koruyor; böylece kullanıcılar uzun vadeli güvenliği uygun şartlarda elde edebiliyor.
Araç içi kameralar, artık sadece profesyonel şoförlerin değil, bireysel kullanıcıların da tercih ettiği ekipmanlar arasında yer alıyor. Kaza anlarında meydana gelen olayların kayıt altına alınması, sigorta süreçlerini kolaylaştırıyor ve adil bir değerlendirme sağlıyor. Ayrıca park hâlindeyken gerçekleşen temaslarda da kanıt niteliğinde görüntüler elde etmek mümkün oluyor. Görmek Lazım, kullanıcılarının bu teknolojik ürünü keşfetmesini kolaylaştıran açıklayıcı ürün tanıtımları ve filtreleme seçenekleriyle alışveriş sürecini sadeleştiriyor. Her bütçeye uygun fiyat seçenekleriyle erişilebilirliği de ön plana çıkarıyor.
Gözlüklerin şıklıkla korunması
Aksesuarlar, kişisel tarzın bir yansıması olduğu kadar, günlük yaşamda pratik birer yardımcı olarak da yer alır. Bu noktadaGözlük Kabı koleksiyonu, hem fonksiyonel hem de estetik bir çözüm sunuyor. Görmek Lazım, kullanıcılarına sade, zarif ya da dikkat çekici tasarımlar içinden seçim yapma imkânı tanıyor. Her biri dayanıklı malzemelerden üretilen gözlük kabı modelleri, hem gözlüklerin çizilmesini hem de kırılmasını önlüyor. Böylece kullanıcılar, uzun süreli bir koruma elde ederken aynı zamanda tarzlarını da yansıtma fırsatı buluyor.
Görmek Lazım’ın ürün skalasında, deri dokusundan pastel tonlu kumaşlara kadar uzanan geniş bir yelpaze bulunuyor. İster çantada taşımak için hafif bir kabı tercih edin ister masa başında şık bir aksesuar olarak kullanın, platform üzerindeki modeller her yaşam tarzına uygun bir seçenek barındırıyor. Ayrıca minimal detaylar, kullanışlı manyetik kapak sistemleri ve kompakt boyutlar sayesinde bu ürünler günlük yaşamda konforu artırıyor.
Görmek Lazım, sadece ürün satışı yapan bir mecra değil; aynı zamanda kullanıcıların yaşam tarzlarını destekleyen bir rehber konumunda. Görsel öneriler, ürün açıklamaları ve kullanıcı yorumları sayesinde doğru tercihi yapmak da kolaylaşıyor. Gözlük kabı kategorisinde olduğu gibi, her ürün seçeneği kalite ve estetik arasında mükemmel bir denge kurmayı hedefliyor.
Zarif detaylarla öne çıkan tesettür modası
Modada şıklığın en zarif örneklerinden birini Tesettür Abiye koleksiyonunda görmek mümkün. Görmek Lazım, özel günlerde zarafeti ön plana çıkaran tasarımlarla modern kadınlara ilham veriyor. Klasik çizgilerden çağdaş trendlere kadar uzanan geniş ürün seçenekleri, geleneksel estetiğin modern formlarla buluşmasını sağlıyor. Her yaşa ve bedene uygun alternatifleriyle kullanıcılar, kendi stil anlayışlarına en yakın modeli kolayca bulabiliyor.
Tesettür abiye koleksiyonunda yer alan modellerde kullanılan kumaş dokuları, dikiş kalitesi ve işleme detayları dikkat çekiyor. İnce tül katmanlardan saten yüzeylere, dantel süslemelerden sade kesimlere kadar birçok farklı tarz öne çıkıyor. Bu sayede kullanıcılar, düğünlerden davetlere kadar her ortamda hem zarif hem de rahat hissedebiliyor. Görmek Lazım, tesettür modasına yönelik bu seçkide yalnızca estetik değil, konforu da ön planda tutuyor. Ürün fotoğraflarında ve açıklamalarında kullanılan detaylı sunumlar da alışveriş sürecini destekliyor.
Ayrıca Görmek Lazım’da her abiye modeli mevsimsel trendlere göre güncelleniyor. Bu yönüyle sadece bir alışveriş noktası değil, aynı zamanda tesettür modasının nabzını tutan bir platform olarak da öne çıkıyor. Zarif duruşunu korumak isteyen kullanıcılar için Görmek Lazım, kaliteli seçimleri erişilebilir kılıyor. Kaliteyi şansa bırakmadan, güvenilir ürünlerle özel günleri unutulmaz kılmak isteyenler için burası gerçekten doğru bir adres.
Görmek Lazım, kullanıcılarına yalnızca ürün değil; güven, kalite ve memnuniyet dolu bir alışveriş deneyimi sunuyor. Araç içi sürüşten yaşam tarzı aksesuarlarına, moda dünyasından ev ihtiyaçlarına kadar geniş ürün yelpazesiyle modern tüketici beklentilerine en uygun cevabı veriyor. Teknolojiyle estetiğin, işlevsellik ile zarafetin buluşma noktası olarak öne çıkan Görmek Lazım, güvenilir online alışverişin geleceğini temsil ediyor.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Trakya Bölge Temsilciliği, “İnsanca ücret, vergide adalet” talebiyle Uzunköprü Adalet Meydanı’nda düzenlediği basın açıklamasında “İnsanca ücret, vergide adalet” çağrısında bulundu. DİSK Trakya Bölge Temsilcisi Caner Makasçı, hayat pahalılığı karşısında ücretlerin eridiğini, alım gücünün her gün daha da düştüğünü, ücret artışlarının TÜİK’in açıkladığı ama kimsenin inanmadığı resmi enflasyonun bile altında kaldığını belirterek, “Asgari ücret düşükse, ülkede hiçbir ücret güvende değildir” dedi.
BÖLÜŞÜM SORUNU
DİSK Trakya Bölge Temsilcisi Makasçı, ülkede emeğiyle geçinen milyonlar için her yeni günün, bir önceki günden daha zor başladığına dikkat çekerek, “Pazarda, markette, kirada yaşadığımız gerçek enflasyon, açıklanan rakamların çok üzerindedir. Sanayide, belediyelerde, tarlada, fabrikada çalışan emekçiler bu gerçeği iliklerine kadar yaşıyor. Bugün ülkemizin en büyük sorunu bölüşüm sorunu. Bu düzenin bütün çarkları zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapmak için dönüyor. Bir avuç sermaye büyürken, milyonlarca emekçi ay sonunu getiremez hale getiriliyor. İşte biz buna itiraz ediyoruz.
Bizler örgütlü işçileriz, örgütleniyoruz, mücadele ediyoruz, haklarımızı sendikamızla iyileştiriyoruz. Ama ne oluyor: Hayat pahalılığı karşısında ücretlerimiz eriyor, alım gücümüz her gün daha da düşüyor. Trakya’da da görüyoruz ki örgütlü olduğumuz yerlerde bile kazanımlarımız yüksek enflasyon ve adaletsiz vergilerle geri alınıyor” dedi..
‘ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ DAHİ ALTINDA’
Makasçı, şimdi asgari ücret gündemi bulunduğunu, işçilerin büyük bölümünün asgari ücret civarında ücret aldığını söylediği açıklamasına şöyle devam etti:
“Evet; biz örgütlü işçiler asgari ücret almıyoruz. Ama biliyoruz ki asgari ücret tüm ücretleri beliriyor, tüm toplu sözleşmeleri etkiliyor.Asgari ücret düşükse, ülkede hiçbir ücret güvende değildir. Asgari ücret açlık sınırının dahi altında kalıyor. Açlık sınırı 30 bin liraya dayandı; yoksulluk sınırı 90 bin lirayı çoktan geçti ama asgari ücret 22 bin 104 lira. Üstelik asgari ücretin 11 aylık kaybı 6 bin 574 liraya dayandı. Enflasyonla her gün eriyen asgari ücretin bugün alım gücü 16 bin liraya gerilemiş durumda.
2025’te yapılan asgari ücret artışı, 2024’te yaşanan kayıpları bile telafi etmedi; yüzde 15 geride kaldı. Üstüne yüksek devam eden 2025 enflasyonu ile asgari ücret eridi gitti. Ülkeyi yönetenler, yüksek enflasyona rağmen yıl boyunca asgari ücreti artırmadı. Bugün bir ailede anne, baba ve iki çocuk çalışsa bile eve giren gelir yoksulluk sınırının altında kalıyor. Bu tablo, emeğiyle yaşayanlara reva görülen düzenin açık bir fotoğrafıdır. Ülkeyi yönetenler hep aynı masalı anlatıyor. ‘Düşük ücret alırsanız, enflasyon düşer’ diyorlar. Ama gerçekte yaşanan farklı. Hükümet enflasyonu değil ama ücretleri düşürüyor.”
‘YOKSULLUĞA MAHKÛM EDİLEMEYİZ’
Enflasyonun nedeninin işçinin ücreti değil, bu adaletsiz düzen olduğu bildiklerinin altını çizen Makasçı, şunları söyledi:
“Adaletsiz vergi sistemiyle vergi yükü de işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, dar gelirlilerin sırtına yıkılıyor. Üstelik biz işçiler, sanki zengin olmuşuz gibi yılın ortası gelmeden üst vergi dilimlerine geçiyoruz, patronlardan bile fazla vergi ödüyoruz.
Enflasyon ile vergi ve kesintilerin yıl boyunca işçi ücretlerine toplam faturası 2 trilyon TL’yi buldu! Yaklaşık 2 trilyon lira bizlerin cebinden alındı, patronlara ve iktidara aktarıldı. Gelirde adaletsizlik, vergide adaletsizlik, ülkede adaletsizlik aynı anda canımızı yakıyor. Türkiye işçi sınıfı bunu hak etmiyor! Bu ülkenin tüm değerlerini yaratan bizler, yoksulluğa mahkûm edilemeyiz.
Biz çalışıyoruz, üretiyoruz, ekonomiyi büyütüyoruz: İnsanca yaşanacak ücret, vergide adalet istiyoruz! Bu haklı taleplerimiz için, tüm işçileri, emekçileri, emeklileri sendikalı olmaya, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz ve bugün Türkiye’nin dört bir yanından haykırıyoruz:”
‘İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ’
DİSK Trakya Temsilcisi Makasçı, “Asgari ücret resmi enflasyona hapsedilemez. Asgari ücret işçinin ailesiyle birlikte geçineceği bir ücret olmalıdır” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Madem ekonomi büyüyor, asgari ücret kişi başına milli gelirin yüzde 60’ından az olmamalıdır. En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilmeli, tüm emekli aylıkları da bu oranda artırılmalıdır. Ülkemizin asgari ücretliler ülkesi olmaktan kurtulması için; milyonları asgari ücrete mahkûm eden sendikalaşma, toplu sözleşme ve grev hakkımızın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan adaletli bir vergi sistemi kurulmalıdır. Yıl içerisinde ücretlerimizin azaltılmasına neden olan vergi dilimleri yükseltilmeli; asgari ücret sonrası ilk vergi dilimine uygulanan oran yüzde 10’a düşürülmelidir.
Kısacası insanca yaşamak istiyoruz. İnsanca yaşamak için gelirde adalet, vergide adalet, ülkede adalet istiyoruz. Konfederasyonumuzun bu taleplerle 21 Aralık’ta İstanbul’dan başlayıp, 23 Aralık’ta Ankara’da sona erecek yürüyüşüne tüm işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, sendikalı-sendikasız tüm sınıf kardeşlerimizin destek vereceğini biliyoruz.
Ülkenin dört bir yanından Ankara’ya uzanan bu yürüyüş, emeğin birliğinin ve kararlılığının yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, emeğin sesidir; bu yürüyüş, adalet yürüyüşüdür. Tüm işçileri sendikalı olmaya, DİSK’li olmaya, bu mücadeleye güç vermeye çağırıyoruz.”
Edirne Kahveciler ve Gazinocular Esnaf Odası Başkanı Hakan Gönay, dar gelirli vatandaşların sosyalleşerek zaman geçirdiği kahvehanelerde esnafın, artan enerji giderleri ve vatandaşın alım gücünün düşmesiyle, kış ayı geldiğine sevinemez hale geldiğini söyledi.
Ülke genelinde yeni yılla birlikte asgari ücretin belirlenmesinin ardından tüm gider kalemlerinde zam bekleniyor. 2025 yılında başta enerji maliyetleri olmak üzere artan giderler karşısında zorlanan kahveci esnafıysa, artık yaz ayının gelmesini iple çekiyor. Kış aylarında artan doğalgaz ve elektrik giderlerinin yanı sıra, vatandaşın düşen alım gücü karşısında zorluk çeken esnaf, tarifede artış yapılmasına rağmen çayı halen eski fiyattan satıyor. Edirne Kahveciler ve Gazinocular Esnaf Odası Başkanı Hakan Gönay, esnafın her kış daha fazla gelir kaybı yaşamaya başladığını söyledi.
‘ARTIK YAZ AYINI İPLE ÇEKİYORUZ’
Esnafın gelirinin artmamasına rağmen enerji giderlerinin her geçen gün arttığını söyleyen Gönay, “Biz önceden kış gelsin de iş yapalım diye bakıyorduk. Şimdi kış gelmesin, yaz gelsin de iş yapalım diye bakıyoruz. Çünkü maliyetlerimiz daha düşük. Doğalgazı, elektrik sarfiyatı daha fazla, yani enerji giderleri daha fazla oluyor. Böyle olduğu için de gelir kaybı yaşamaya başlıyoruz. Çünkü bu bir de yılbaşı dolayısıyla da yeniden değerlendirme oranları falan açıklandı. Yüzde 25 gibi dendi. Zaten onlar otomatiğe bağlı. O parayı bizim cebimizden alıyorlar. Biz de artışlarımızı ona göre ayarlamaya çalışıyoruz ama bizim müşterimiz sabit. Emekliye yüzde 12 zam görünüyor. Yüzde 12 olan bir artışla yüzde 30 giderleri nasıl karşılayacağız biz? Biz de hem kendimizi koruyacağız, hem müşterimizi koruyacağız, aradaki o çıtayı iyi ayarlamamız lazım. Onun için fiyat geçişleri orantılı olması lazım” dedi.
‘ESNAF MÜŞTERİ KAYBINDAN KORKUYOR’
Çay fiyatlarında 3 ay önce artış vermelerine rağmen, esnafın halen eski fiyattan sattığına dikkat çeken Gönay, “Biz çayı 15 TL yaptık 3 ay önce ama esnaf bunu uygulayamadı. Şu anda 10 liraya satıyorlar. Müşteri kaybından korkuyor esnaf. Çünkü zaten kendini dengede tutmaya çalışıyor. O fiyat artışlarını yaparsa müşteri kaybından korkuyor. Bunun yanında kira gelirleri artıyor. Şimdi merkezi yerlerdeki kiralar esnaf için yüksek. Yani bizim meslek grubu yüksek. Yüzde 40 oranında kira fiyat artışı açıklandı. Mal sahipleri bu fiyatı arttırabilir ama esnaf bu giderleri nasıl karşılayacak? Esnaf onun için yılbaşı geldiğinde sevinemiyor. Kış geldiğinde de sevinemiyor çünkü orantıyı kuramıyor esnaf. Biz de onun fiyat geçişlerini ona göre ayarlamaya çalışıyoruz. Esnaftan gelen talebe göre genelde çay fiyatlarını ayarlıyoruz. Şu andaki fiyat artışı gibi bir düşüncemiz maalesef yok çünkü mevcut tarife bile uygulanamıyor. Ancak yılın ilk yarısında Haziran gibi belki bir fiyat, o da gidişata göre uygulama olabilir ama şu anda bir fiyat artışı gibi bir uygulama yok” diye konuştu.
Keşan Belediyesi, Kadıköy Barajı’ndan su almaya devam edilmesi durumunda, canlı yaşamının zarar göreceği öngörüldüğünden, doğayı ve canlı yaşamını korumak adına buradaki Arıtma Tesisi’nin tamamen devre dışı bırakıldığını duyurdu. Belediye son dönemlerde yaşanan tam gün su kesintilerinin TREDAŞ tarafından yürütülen bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle terfi istasyonlarının elektrik alamamasından kaynaklandığı açıkladı.
Keşan Belediyesi Su İşleri Müdürü Bedri Kara yaptığı açıklamada, yaşanan su kesintisi ve Kadıköy Barajı’nın durumu hakkında bilgilendirmede bulundu. Son dönemde yaşanan su kesintileri hakkında bilgilendirmede bulunan Kara, “Son dönemlerde yaşanan tam gün su kesintilerinin nedeni, su kaynaklarımızda yetersizlik olması değil; TREDAŞ tarafından yürütülen bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle terfi istasyonlarımızın elektrik alamamasıdır. Bu kapsamda, yine bir cumartesi günü saat 08.30 ile 17.30 arasında elektrik kesintisi yaşanacaktır. Elektrik kesintisi süresince terfi istasyonlarımız devre dışı kalacağından, şehrimize gün boyu su verilemeyecektir. Mevcut su depolarımız, kapasitesi doğrultusunda yalnızca 2-3 saatlik su temini sağlayabilecektir. TREDAŞ’ın çalışmaları nedeniyle oluşan bu durumun etkisiyle, pazar günü öğle saatlerine kadar Keşan genelinde özellikle yüksek kesimlerde bulunan bazı mahallelerimizde su temini sağlanamayacaktır. Elektrik çalışmalarının tamamlanmasının ardından şehir genelinde normal su dağıtımına yeniden başlanacaktır.” dedi.
“Kesintiler Belediyemizden Kaynaklanmıyor”
Bedri Kara açıklamasına şöyle devam etti:
“Yaşanan kesintiler nedeniyle halkımızdan gelen eleştirileri anlayışla karşılıyoruz. Ancak bu kesintilerin belediyemizden kaynaklanmadığının bilinmesini isteriz. Daha kesintisiz bir su hizmeti sunabilmek amacıyla, kış şartlarından olumsuz etkilenen havai enerji hatlarının yer altına alınması yönünde çalışmalar yürütülmektedir. Bu sayede olumsuz hava koşullarında dahi elektrik kesinti yaşanmaması hedeflenmektedir.”
“Kumdere Bölgesinde Yeni Su Kuyuları Açmayı Planlıyoruz”
Su tasarrufuyla ilgili de konuşan Kara, “Su tasarrufu her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Su kaynaklarımız hızla azalmakta olup, Kadıköy Barajı’ndan şu an su alamıyoruz ve bir süre daha alamayacağız. Meteorolojik verilere göre; önümüzdeki 15-20 gün boyunca yağmur ve kar yağışı beklenmemektedir. Bu nedenle yaz aylarının daha sıkıntılı geçme ihtimali bulunmaktadır. Ancak, herhangi bir sıkıntının yaşanmaması adına Kumdere bölgesinde yeni su kuyuları açılması planlanmaktadır. Süreci, zorunlu kesintilere gitmeden ve gerekli tüm tedbirleri alarak tamamlamayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Kadıköy Barajı’ndan Artık Su Temini Yapılmayacak”
Kadıköy Barajı ve arıtma tesisi hakkında bilgilendirmede bulunan Bedri Kara, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Kadıköy Arıtma Tesisimiz tamamen devre dışı bırakılmıştır. Barajdan su almaya devam edilmesi durumunda, barajdaki canlı yaşamının ve balıkların zarar göreceği öngörüldüğünden, doğayı ve canlı yaşamını korumak adına bu karar alınmıştır. Bu nedenle Kadıköy Barajı’ndan artık su temini yapılmayacaktır.Halkımızın anlayışı ve su tasarrufu konusundaki hassasiyeti için teşekkür ediyor, gelişmeler hakkında kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğimizi bildiriyoruz.”