Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Edirne’ye gelişinin 95. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, 21 Aralık 1930 tarihinin Edirne için bir çağdaşlaşma dönüm noktası olduğunu vurguladı. Atatürk’ün Edirne’ye teşrifinin, yalnızca bir ziyaret değil; Cumhuriyet değerlerinin, hukukun üstünlüğünün, kadın-erkek eşitliğinin ve bilimin rehberliğinin bu topraklarda kök salmasının simgesi olduğunu belirten Başkan Gencan, bir Cumhuriyet kadını ve hukukçu olarak bu mirası geleceğe taşıma sorumluluğuyla görev yaptığını ifade etti. “21 ARALIK 1930, EDİRNE’NİN KADERİNİ AYDINLIĞA TAŞIYAN BİR TARİHTİR” Başkan Gencan mesajında şu ifadelere yer verdi: “21 Aralık 1930, Edirne’nin modern Türkiye tarihindeki yerini mühürleyen, şehrimizin makus talihini aydınlığa çeviren dönüm noktalarından biridir. O gün Edirne sokaklarında sadece bir lider ağırlanmadı; aynı zamanda hukukun üstünlüğü, kadın-erkek eşitliği ve çağdaşlaşma selamlandı.” “BU GÖREV, ATATÜRK’ÜN ÇAĞDAŞLAŞMA MİRASININ SONUCUDUR” Bir kadın belediye başkanı olarak üstlendiği görevin kaynağının Atatürk’ün devrimleri olduğunu vurgulayan Gencan, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Ben bugün bu şehirde bir belediye başkanı olarak görev yapabiliyorsam; bu, Atamızın temellerini attığı devrimin sonucudur. Savunduğumuz hak ve özgürlüklerin kaynağı, Atatürk’ün Edirne’ye bıraktığı çağdaşlaşma vizyonudur. Bizler, O’nun izinde Edirne’yi üretimin, kültürün ve demokrasinin güçlü bir kenti haline getirme kararlılığındayız.” “95 YILDIR AYNI KARARLILIKLA YÜRÜYORUZ” Edirne’nin her köşesinde Atatürk’ün vizyonunun yaşamaya devam ettiğini ifade eden Başkan Gencan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Bu kentin her taşında O’nun vizyonu, her evladının gözünde O’nun ışığı vardır. 95 yıl önceki kararlılıkla, Cumhuriyetimizin değerlerini yaşatmaya ve geleceğe taşımaya devam edeceğiz. Ebedi Başkomutanımız Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, minnet ve özlemle anıyorum. Edirne, Cumhuriyet’in kalesi ve Atatürk’ün evidir.”
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, Mustafa Kemal Atatürk’ün Edirne’ye gelişinin 95. yıl dönümünü yayımladığı mesajla kutladı.
ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu’nun mesajı şöyle:
“Atatürk 17 Kasım 1930–6 Ocak 1931 (Kayseri, Sivas, Tokat,Turhal, Amasya, Samsun, Çarşamba, Trabzon, İstanbul, Yalova, Alpullu, Kırklareli, Edirne, Mudanya ve Bursa) ve 26 Ocak 1931 – 2 Mart 1931 tarihleri arasında büyük bir yurt gezisi gerçekleşmiştir. Bu geziye geniş bir kadro ile katılan Atatürk, Harf devrimi ve 1929 Ekonomik Buhranı’nın özellikle üretici kesim üzerindeki etkisini yerinde görmek istemiştir. Bu nedenle gezide tarımsal üretimin yoğun olduğu iller ve ülkenin dünyaya açılan kapıları olan liman kentleri ziyaret edilmiştir. Böylece buhranın etkilerini tespit etmiştir. Gezinin yapıldığı dönem Serbest Cumhuriyet Fırkası denemesinin hüsrana uğradığı dönemdir. Gezi sırasında yanında uzmanlardan oluşan geniş bir kadro ile hareket eden Atatürk, vatandaşlar ile bazen birebir bazen de yanında bulunan uzmanlar/müfettişler aracılığı ile görüşmüştür. Vatandaşlarla yapılan görüşmeler sonucunda halkın sorunları ve eksikleri tespit edilmeye çalışılmıştır.
Ülkemizin kurtarıcısı ve Devletimizin Kurucusu Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Bağımsızlık Savaşı kazanıldıktan sonra harap bir Anadolu ve yorgun bir halk vardı. Uzun savaşlar yaşamış, yıllarca ihmal edilmiş olan halk ümitsiz, ekonomik sıkıntılar içinde birçok sorunun ağır yükünü yaşıyordu. O nedenle halkın sorunlarını anlama, onlara ümit verme, yönlendirme ve ardından yapılacak yenilikler için kamuoyu oluşturma gerekliydi. Bu nedenle Atatürk, Aydınlanma Devrimin hayata geçirmek ve sorunları yerinde çözmek amacıyla yurt gezilerine yönelmiştir.
Atatürk yurt gezilerinde, siyasal, toplumsal askeri, kültürel, ekonomik vb. alanlardaki durum tespiti ile alınması gereken önlemleri incelemiştir. Yeni ve ileri bir Türkiye yaratabilmek için yapılacak atılımların ve oluşturulacak yeni ortamın temellerini atmıştır. Önce halkın içine girerek görüşler almış ve bu görüşlerin ışığı altında planlamalarını yapmıştır. Engin bir sevgiye ve güvene sahip olduğu için halk üzerinde etkili olmuş ve başarılı bir şekilde yönlendirmelerde bulunmuştur. Çağdaş değerler ve devrimleri için olduğu gibi, birlik, bütünlük ve yurtseverlik doğrultusunda önemli ölçüde kamuoyu oluşturmayı başarmıştır.
Atatürk, gerçek kurtuluşun sorunları aşacak çok yönlü kalkınmadan geçtiğini görmüş ve ona göre hareket etmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk, Edirne’ye son ziyaretini Cumhurbaşkanı sıfatıyla 21 Aralık 1930 yılında gerçekleştirdi. Edirne’de kaldığı süre içerisinde Belediye Başkanlığı hizmet binasında konakladı. Edirne’de 4 gece 5 gün kaldı.
21 Aralık 1930 tarihinde Edirne’ye gelmeden önce Hasköy’de vali ile vilayet heyeti tarafından karşılanan Atatürk, zaman zaman köylerde durarak vatandaşlarla sohbet etmiştir. Bu nedenle şehre gelmesi bir hayli uzun sürmüştür. Her tarafı ‘Hoş geldin Gazi, büyük halaskarımız’ gibi yazıların yer aldığı taklarla süslenmiş ve bayraklarla donatılmış olan şehre ise 21 Aralık 1930 günü akşamüstü gelmiştir. Soğuk havaya rağmen Edirneliler tarafından büyük bir coşku ile karşılanmıştır. Karşılama töreninin ardından kalacağı Belediye Binasına geçmiştir. Ertesi gün (22 Aralık 1930) şehirdeki incelemelerine Cumhuriyet Halk Fırkasını ziyaret ederek başlamıştır. Fırka (Parti) ziyaretinde üyelerin yanı sıra köy ve İlçelerin heyetlerini kabul ederek mahalli ihtiyaçlarla ilgili bilgi almıştır.
23 Aralık günü öğleye doğru otomobille Edirne’nin batısında bulunan Kemal Köyü merasının Meriç sahiline giderek çeltik ekimi için merayı yerinde incelemiş ve ayrıca köylülerle bir süre sohbet etmiştir. Atatürk, Kubilay’ın Menemen’de katlediliş haberini de akşam saatlerinde Belediye Başkanlığı Meclis Salonunda aldı ve çok üzüldü. Çalışmayı bırakıp odasına çekildi.
24 Aralık günü ise Edirne’nin eğitim kurumlarını ziyaret etmiştir. Bu doğrultuda öğleden önce kız ve erkek öğretmen okulları ile erkek lisesini, öğleden sonra ise kız ve erkek şehir yatılı okullarını, ortaokul ile sanayi mektebini (Endüstri Meslek Lisesi) gezmiştir. Girdiği sınıflarda dersleri dinleyerek öğrencilere sorular sormuş, Sanayi Mektebi’nde ise imalat atölyelerini dolaşarak usta ve çıraklarla yaptıkları işler hakkında konuşmuştur.
25 Aralık sabahı ise Türk Ocağı’nı ziyaret etmiştir. Ocaktan ayrıldıktan sonra konserve fabrikasını, Çanakkale Savaşından döndükten sonra kaldığı ev ile jandarma okulunu ziyaret etmiştir. Ardından eski eserleri ve camilerini gezmiş, öğle yemeğinden sonra da Babaeski’ye doğru hareket etmiştir.
Seyahat notlarından anlaşıldığı kadarıyla Atatürk, Devrimlerin halka iyi anlatılmadığından şikâyet etmektedir. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte halkın eğitimi ve gerçekleştirilen Devrimlerin halka indirgenmesi için çalışılmıştır. Bu amaçla Millet Mektepleri (1929), okullarda okutulan Tarih ve Yurttaşlık Bilgisi dersleri, Halk Hatipleri Teşkilatı (1931), Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti (1931), ve Türk Dilini Tetkik Cemiyeti (1932), Halkevleri (1932), Kadro Dergisi (1932), ve Ülkü Dergisi (1933) gibi kurumlar Türk Devrimini halka mal etmek için faaliyet göstermiştir.
Halkevleri kültür ve eğitim kurumları olarak tasarlanmıştır. Halkevlerinin amacı yurttaşları bilinçli, birbirini anlayan veseven toplum haline getirmek ayrıca Türk Devrimlerinin korunması, yayılmasıve halk tarafından benimsenmesi için çalışmak olarak belirlenmiştir. Halkevlerinin sosyal yardım şubelerinin amaçlarının bulundukları bölgelerde kimsesiz kadınlar, çocuklar, maluller, güçten düşmüş ihtiyarlar ve hastalar gibi yardıma muhtaç kimseleri tespit ederek sosyal yardımda onlara öncelik tanınması olarak ifade edilmiştir. Halkevleri Talimatnamesinin İçtimai Yardım Şubesi’nin görev tanımlamasında şu şekilde açıklamıştır: ‘Resmi ve hususi hastahane, darülaceze, dispanserler, çocuk doğun ve bakım evleri, süt damlaları, kimsesiz işçi kadınların çalıştıkları zaman çocuklana bakacak müesseseler (kreş) talebe yurtları, Hıfzıssıhha kanununda yazılı şirketler ve müesseseler tarafından vücuda getirilen işçi tedavi yurtları gibi içtimai yardım müesseselerinde çalışmalarını semereli kılacak ve bu müesseselerde barınanların ihtiyaçlarını daha iyi bir surette temin ettirebilecek alaka ve iştigalde bulunur. Hapishanelerde bulunan muhtaçları da gözetmek şiar olmalıdır. Kimsesiz mektep çocuklarının elbise, yemek, ikamet ve bakımları ile bilhassa alakadar olunur.’
Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, Devletimizin Kurucusu ve Yurdumuzun kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk’ün Edirne’ye gelişinin 95. Yıl dönümünün kutlu olmasını diliyoruz.”
Epoksi zemin kaplamalar son yıllarda hem ticari alanlarda hem de bireysel yaşam alanlarında dikkat çeken çözümler arasında yer alıyor. Bu ilginin en temel nedenlerinden biri dayanıklılık, estetik ve uzun ömür gibi avantajların tek bir sistemde toplanabilmesi. Ancak kullanıcıların ilk merak ettiği konuların başında epoksi m2 fiyatları geliyor. Metrekare bazlı maliyetler, sadece ürünün kendisiyle sınırlı kalmıyor; uygulama alanının durumu, zemin hazırlığı ve tercih edilen sistem türü gibi birçok faktör bu rakamları doğrudan etkiliyor. Bu nedenle fiyat kavramı sabit bir etiketten ziyade, ihtiyaca göre şekillenen dinamik bir yapı olarak ele alınıyor.
Epoksi M2 Fiyatları Hangi Kriterlere Göre Belirlenir
Piyasada epoksi sistemleri tek tip olmadığı için Epoksi m2 fiyatları da standart bir çizgide ilerlemiyor. Kullanılan epoksi türü bu noktada önemli bir rol oynuyor. Self leveling, portakal kabuğu dokulu ya da dekoratif sistemler arasında hem malzeme hem de işçilik açısından ciddi farklar bulunuyor. Ayrıca uygulanacak alanın büyüklüğü de fiyatlandırmada etkili oluyor. Geniş metrekareli alanlarda birim maliyetler daha dengeli seyrederken, küçük alanlarda hazırlık ve uygulama süreci daha yoğun olduğu için metrekare bedeli görece artabiliyor.
Bunun yanında renk seçimi, yüzeyin parlak ya da mat olması ve kimyasal dayanım beklentisi gibi detaylar da epoksi m2 fiyatları üzerinde doğrudan etkili oluyor. Özellikle endüstriyel alanlarda kullanılan yüksek dayanımlı sistemler, standart dekoratif çözümlere göre daha farklı bir bütçe gerektiriyor. Burada önemli olan, ihtiyacı doğru analiz etmek ve gereksiz özellikler için fazladan ödeme yapmamak. Doğru yönlendirme ile hem beklentiyi karşılayan hem de bütçeyi zorlamayan bir sistem oluşturmak mümkün hale geliyor.
Olgay GÜLER Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirilen ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginde, Edirnelilere seslendi.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitingleri kapsamında, Edirne’ye geldi. Kentte ilk olarak parti il binasını, ardından Edirne Belediye Başkanlığı’nı ziyaret eden Özel, trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde Edirnelilere seslendi. Özel’e, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, ilçe belediye başkanları, CHP genel başkan yardımcıları, milletvekilleri de eşlik etti.
‘SİNAN’IN ESERİNİ MUHAFAZA EDEMİYORSUN’ Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ dediği, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki Selimiye Camisi’nde, son dönemde tartışmalara konu olan ve mahkeme sürecinin de devam ettiği ana kubbedeki kalem işi konusuna değinen Özel, “Edirne, Osmanlı’ya başkentlik yapmış eşsiz bir kent. Yılda 5 milyon turist geliyor bu kente ama Selimiye Camii, Edirne’mizin göz bebeği, Koca Sinan’ın emaneti Selimiye Camii’ni, perişan ediyorlardı. Başvurular yapıldı, durduruldu, yenisi yapıldı. Bir dizi beceriksizlik, bir dizi kötü niyet. Güya bunlar muhafazakar olacak. Sen koca Sinan’nın eserini muhafaza edemiyorsun, bir de ‘muhafazakar siyasetçiyim’ diye milletin duygularıyla oynuyorsun, yazıklar olsun. Bunlar ne Osmanlı’nın, ne cumhuriyetin biriktirdiği hiçbir güzelliği gerçek anlamda benimsemiş, içselleştirmiş insanlar değil” dedi.
‘OFİS ÇİFTÇİNİN ARKASINDA DURACAK, BAŞKA YOLU YOK’ Trakya genelinde sulama altyapısının tamamlanamadığını belirterek, üreticinin sorunlarına değinen Özel, “Trakya bereketin yuvası ama sulama altyapısı tamamlanmadı. Şimdi Meriç’in suyunu organize sanayiye taşımak istiyorlar. Çiftçi zaten perişan. Şimdi kuraklık tehdidiyle karşı karşıya. Ayçiçeğinde Edirne ve Trakya’daki verim kaybı yüzde 50’yi aşmış. Ben okudum, ziraat odalarının çalışmasından okudum. İpsala’da çeltik üretimi, kuraklık yüzünden perişan oldu. Toprak Mahsulleri Ofisi almıyor. Bir ay önce 27 lira olan çeltik, 20 liraya düştü çünkü ofisi üreticinin arkasından çektiler. Buradan uyarıyoruz; Toprak Mahsulleri Ofisi böyle gün için vardır. Eskiden yazardı; ofis, çiftçinin kara gün dostudur. Şimdi çiftçinin, çeltik üreticisinin kara günü bugündür. İpsala’nın kara günü bugündür. Ofis ortaya çıkacak, çiftçinin arkasında duracak, başka yolu yok. Diğer yandan kulaklık sigortası yaptırın dediler. TARSİM parayı zevkle alırken sayıyorlar çekmeceye atıyorlar. Sonra kuraklık oluyor. Buğday dekarda 50-60 kiloya düşmüş, çiftçi zarar ettim diyor, gidiyorlar TARSİM’e para almaya. TARSİM, ‘sen 60 kilo biçmedin 150 kilo biçtin’ diyor. Parayı zevkle alan, vermeye gelince titreyerek veriyor. Bu TARSİM sistemini hem devletin katkısını iki katına çıkarıp, hem de böyle uyanık tüccar gibi çiftçiyi yan baktıranın, kandıranın vallahi bundan sonra karşısında ben duracağım. TARSİM gelip hiçbirinizi yazarken, çizerken, öderken kandırmayacak. TARSİM çiftçiye dost olacak. Olmazsa düşmanı bu kardeşiniz olacak, söz veriyorum size” diye konuştu.
‘MEYDANDAN KAÇIYORLAR’ Ekonomideki durumu Edirne’nin meşhur tava ciğeri üzerinden hesap yaparak anlatan Özel, “Gittiğimiz şehirde ona göre hesap yapıyoruz. Edirne’de ne yapalım? Ciğer hesabı. Geçen sene porsiyonu 240 liraymış. Şimdi 400 lira olmuş. Geçen sene bir asgari ücret 92 porsiyon ciğer alıyormuş. Bu sene bir asgari ücret 55 porsiyon ciğer alıyor. Bunların tutulacak yeri yok. Bir yılda 37 porsiyon kayıp var. Bugün bir asgari ücretli bir porsiyon ciğer yemeğe korkar. Buğday da aynı, altın da aynı. İşte bu yüzden bu AK Parti gelip de bu meydanı doldurabilir mi bugün? Sizin yanınıza geliyorlar mı? Hatırınızı soruyorlar mı? İnsan içine karışıyorlar mı? Yazın serin kışın sıcak salonlarda siyaset yapıyorlar. Milletle değil kendi atadıklarıyla toplantılar yapıyorlar. Sokaktan meydandan kaçıyorlar. Onun için buradan, Edirne’den, Osmanlı’nın serhat şehrinden, cumhuriyetin göz bebeğinden, Gazi Mustafa Kemal’in hemşerilerinin bağrından sesleniyorum; artık AK Parti salonların partisidir, Cumhuriyet Halk Partisi meydanların, sokağın, milletin, halkın partisidir. Hiç salon partisi sokağın partisini yenebilir mi? Salonların partisi, Edirne’de milletin partisini yenebilir mi? Halkın partisini yenebilir mi? İnanın biz haklıyız. Ahlaki üstünlük bizdedir, psikolojik üstünlük bizdedir. Meydanların enerjisi, çoğunluk enerjisi bizdedir. Biz kazanacağız” şeklinde konuştu.
‘CHP BABA OCAĞIDIR’ Kutuplaşmadan yana olmadıklarını dile getiren Özel, “ Biz kutuplaşmadan taraf değiliz. Buradan AK Partili, MHP’li Edirnelilere söylüyorum. Bugüne kadar oy verdiniz. Hatta belki üye oldunuz. Belki haberiniz olmadan Ak Parti’ye kaydedildiniz. Belki de iyi olacak diye düşünüp onlarla oldunuz. Bugünü düşünememiş, bu yoksulluğu, bu sefaleti, bu haksızlığı, bu eşitsizliği düşünememiş olabilirsiniz. Biz yarın geldiğimizde sadece CHP’lilerin değil bütün Edirne’nin AK Partilisinin de MHP’lisinin de asgari ücretini yükseltmeye geliyoruz. İkisinin de emeklisi bütün emekliler gibi en iyi maaşı alsın istiyoruz. Herkes çocuğunun geleceğinden endişe etmesini istiyoruz. Geçmişte bize haksızlık yapan, çalan çırpan, sonra da kendi yaptığını başkası yapmış gibi iftira atanlarla işimiz var ama AK Parti’ye geçmişte üye olmuş, oy vermiş, kimse korkmasın. Bu parti hiçbirimizin değil, bu gelecek hiçbirimizin değil, hepimizin birdendir. Cumhuriyet Halk Partisi baba ocağıdır. Baba ocağı herkesin içine doğduğu evdir” ifadelerini kullandı.
‘ASGARİ ÜCRET 39 BİN LİRA OLACAK’ CHP’nin iktidar olması halinde, asgari ücretin 39 bin lira olacağını söyleyen Özel, “Biz gelince en düşük emekli maaşı tez elden bir asgari ücret olacak. Cumhuriyet Halk Partisi geldiğinde bugünkü parayla asgari ücret 39 bin lira olacak. En düşük emekli maaşı da 39 bin lira, asgari ücret de 39 bin lira olacak. CHP geldiğinde ÖTV ve KDV kalkacak çiftçinin aldığı mazot 55 lira değil, 33 lira olacak. Çeltik üreticisine de, ayçiçeği üreticisine de, buğday üreticisine de buradan söz veriyoruz. Mazotu ÖTV’siz, KDV’siz alacaksınız. Bankalara borç çok, o borçları bir sefere mahsus bütün faizlerini sileceğiz, anaparayı üç yıla, beş yıla böleceğiz söz veriyoruz” dedi.
‘BULGARİSTAN EKONOMİSİNİ TÜRKİYE’DEN 40 KAT DAHA İYİ YÖNETMİŞ’ Bulgaristan para birimi Leva’nın, Türk Lirası karşısında 23 yılda 50 kat değer kazandığını söyleyen Özel, “Bu AK Parti geldiğinde 1 Leva 0.60 liraydı. Yani bir lira verdin mi, sana neredeyse iki Leva veriyorlardı. Şimdi adam geliyor, bir lira veriyor, biz ona 25 lira veriyoruz. 23 yıldır Türkiye AK Parti tarafından yönetiliyor, Bulgaristan da kendi hükümetleri tarafından yönetiliyor. 23 yıl önce, bir lira verip 2 leva alınırken, şimdi adam bir lira verip 25 lira alıyor. 50 kat fark etmiş. Diyoruz ya asgari ücret sekiz çeyrekten bir buçuğa gidiyor. 23 yıl üst üste birikmiş, Leva Türk parası karşısında 40 kat değer kazanmış. Bulgaristan ekonomisini Türkiye’den 40 kat iyi yönetmiş. Buradan Edirne’den bütün Edirne’nin şahitliğinde söylüyorum. Bu kara düzen değişecek kardeşim. Bu hesap değişecek kardeşim. Bizi Yunan’a, Bulgar’a mahçup eden gidecek. Bu memlekete Atatürk’ün partisi gelecek” diye konuştu.
‘BÜTÜN DÜNYAYA ANLATACAĞIM’ Yurtdışındaki ziyaretlerle ilgili kendisine yapılan eleştirilere değinen Özel, “Buraya Brüksel’den geldim. Orada Avrupa Sosyalist Partisi yani Avrupa Birliği’ndeki bütün sol, sosyal demokrat, sosyalist partilerin liderleriyle toplantıya katıldım. Orada Türkiye’de yapılan haksızlıkları, hukuksuzlukları teker teker anlattım. Beyler çıkmış ki yıllardır diyor ki bana; efendim yurt dışına gidip Türkiye’yi şikayet etme. Vallahi bu AK Parti bir zamanlar başörtüsü sorunu yaşanıyordu, kardeşlerimize haksızlık yapılıyordu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne dava açtılar. Türkiye’yi mahkum ettiler. Çatır çatır tazminat aldılar. O şikayet değil. Kapatma davaları açılınca heyetler kuruyorlardı üçer kişi. Bütün dünya başkentlerinde Türkiye’yi şikayet edip ‘askeri vesayet var, siyasi vesayet’ var. 15 Temmuz darbe oldu, sabah bizim kapıda bunlar, ‘Avrupa’da dostlarımız çok, sizi iyi dinlerler. Bu darbeyi birlikte anlatalım’ dediler. 15 Temmuz’da darbe sana yapılınca, ya da geçmişte kapatma davası sana açılınca, partinin başı sıkışınca kapı kapı Avrupa’yı gezeceksin, bunun adı demokrasi arayışı, hukuk yolculuğu olacak ama benim kardeşlerim içeri atılınca 31 Mart’ta seçim kazandık diye 19 Mart’ta darbe bana yapılınca, Özgür Özel oturacak, susacak, sen de burada keyif çatacaksın. Öyle bir şey yok. Bütün dünyayı anlatacağım. Bir adım geri atarsam namerdim. Bu haksızlığı bütün dünyaya anlatacağım. Sana helal olan hiçbir şey haram değil bana” şeklinde konuştu.
‘ATILAN İFTİRALARI GÖRÜYORUM’ CHP’nin suçu olana sahip çıkan bir parti olmadığını dile getiren Özel, “Biz suçu olana sahip çıkan bir parti değiliz, hiç olmadık. Ancak bu kadar haksızlığın yanında susup da arkadaşlarımızı asla yalnız bırakmadık. Ben atılan iftiraları, yapılmaya çalışılan siyasi operasyonu görüyorum, biliyorum. Ben Ekrem başkan kefilim, ben Ekrem başkana inanıyorum ve diyorum ki; Siz de varım diyordunuz, ne oldu televizyondan canlı yayın? Gelin, yayınlayın. Savcısına güvenen, karşıma çıksın. Canlı yayın istiyorum. İddianameye kadar atıp tutuyorlardı. Canlı yayınlansın diyorlardı. Şimdi Tayyip bey en iyi bildiği vitese taktı; geri vites. Tayyip bey, savcına güveniyorsan al savcını geç karşıma. Okunsun iddianame, görülsün iftiralar, verilsin cevaplar. Hodri meydan” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 23 Mart’ta tutuklanan cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu için başlattığı ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinglerinin 76’ncısını bugün Türkiye’nin Avrupa‘ya açılan kapısı Edirne’de gerçekleştirecek.
CHP Genel Başkanı Özel, ilk olarak saat 12.30’da CHP il başkanlığını, ardından saat 13.00’de Edirne Belediyesi’ni ziyaret edecek. Özel, daha sonra Saraçlar Caddesi’nde 13.30’da düzenlenecek mitinge davet etti.
CHP’den yapılan paylaşım şöyle:
“Cumartesi günü millet iradesinin sesi; serhat şehri, Avrupa’ya açılan kapımız Edirne’den yükselecek.Adalete de özgürlüğe de demokrasiye de yine milletimizle meydanlarda sahip çıkacağız! Sonuna kadar mücadele edecek, halkın iktidarı kuracak, herkesin yüzünü güldüreceğiz!”
CHP’DEN GENÇLİK KORTEJİ
Bu arada Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın’ın katılımıyla bugün Genel Başkan Özgür Özel’in mitingi öncesi Edirne İl Gençlik Kolları tarafından Ayşekadın bayırından Saraçlar Caddesi’nde saat 12.30’da Gençlik Korteji düzenlenecek
Ulusal önder, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhurbaşkanı sıfatıyla Edirne’ye gelişinin 85’inci yıldönümü, 21 Aralık Pazar günü törenlerle kutlanacak.
Atatürk’ün, Edirne’ye gelişinin 85’inci yıldönümü kapsamında kentte etkinlikler gerçekleştirilecek. Pazar günü 10.30’da İnönü İlkokulu önünden Atatürk Anıtı’na kortej yürüyüşüyle başlayacak etkinlikler, anıttaki çelenk sunma töreniyle devam edecek.
Anıttaki törenin ardından Edirne Belediye Başkanlığı’nın tarihi binasında, Atatürk Odası ziyaret edilecek.
HALK EĞİTİM’DE PROGRAM
Saat 11.30’da Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü Mimar Kemaleddin Salonu’nda, Emel Özgür Subaşıay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğünce hazırlanan Atatürk’ün Edirne’ye Gelişi’yle ilgili kutlama programı gerçekleştirilecek. Programda Atatürk’ün Edirne’ye gelişini simgeleyen gösteriyle birlikte Türk bayrağı Edirne Valisi Yunus Sezer’e teslim edilecek. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Emel Özgür Subaşıay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Ali Sakarya’nın yapacağı programda lise öğrencileri; “Yuvam Edirne, Vatanım Sensin” adlı söz ve müzik korosu ile oratoryo sunacak.
AKŞAM ‘ATATÜRK’Ü ANMA’ KONSERİ
Gündüz programlarının ardından Atatürk’ün Edirne’ye gelişinin 85’inci yılı onuruna saat 17.00’de Devlet Türk Müziği Topluluğu Müdürlüğü Hizmet Binasında ‘Atatürk’ü Anma Özel Konseri’ dinleyicilerle buluşacak.
ATA’NIN ANISINA KONSER
Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası bugün saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi’nde Edirnelilerle buluşacak
ATA’NIN ANISINA SERGİ
Bugün saat 11.00’de Edirne Belediyesi Tarihi Binası’nda “Atatürk ve Aile Sergisi” gerçekleştirilecek.
ATATÜRK’ÜN EDİRNE ZİYARETİNİN 95. YILI PANELİ
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Edirne’ye gelişinin 95. yıl dönümü dolayısıyla Edirne Belediyesi ve Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi’nde yarın saat 14.00’te “Atatürk’ün Edirne Ziyaretinin 95. Yılı Paneli” düzenlenecek.
Atatürk Kültür Merkezi’nde 21 Aralık Pazar günü de saat 14.00’de
ETKİNLİKLER HAFTA BOYUNCA SÜRECEK
Atatürk’ün Edirne’ye gelişi yıl dönümü kapsamında hafta içinde yapılacak etkinlikler şu şekilde:
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce; 21-22 Aralık 2025 tarihlerinde saat 10:00’da Edirne Gençlik Merkezi’nde “Atatürk’ün Edirne’ye Gelişi Satranç Turnuvası”, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce; 21-26 Aralık 2025 tarihleri arasında hafta boyunca 09.00-17.00 saatleri arasında, Kırkpınar Halk Kütüphanesinde “21 Aralık Atatürk’ün Edirne’ye Gelişi” konulu eski yerel gazetelerden oluşan sergi, hafta boyunca 09.00-17.00 saatleri arasında Devecihan Kültür Merkezi, Ressam Hayri Çizel Sergi Salonunda “Atatürk Edirne’de” Fotoğraf Sergisi düzenlenecek.
Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Edirne’ye gelişinin 95’inci yıl dönümü, 21 Aralık Pazar günü çeşitli kültür ve sanat etkinlikleriyle kutlanacak.
Kutlamalar öncesinde, Uzunköprü’nün Kavacık Köyü sakinlerinden merhum Salih Dere’nin oğlu, evinin bahçe duvarına Atatürk portresi yaptırarak yanına “Bir Bakışın Kudreti” mesajını yazdırdı. Portre, geceleri özel olarak ışıklandırılarak Atatürk’ün Edirne’ye gelişinin 95’inci yıl dönümüne ve düzenlenecek kutlamalara anlamlı bir katkı sundu.
Kavacık Köyü halkının Atatürk’e duyduğu derin sevgi ve bağlılığın temelinde, hemşerilik bağlarının da önemli bir yeri bulunuyor. Köy halkı, 1924 yılında mübadele kapsamında Atatürk’ün doğduğu coğrafyadan göç eden soydaşlardan oluşuyor. Yunanistan’ın Drama kentine bağlı Ladikos Köyü’nden göç ederek Kavacık Köyü’nü kuran mübadillerin torunları, bugün hâlâ bu topraklarda yaşamlarını sürdürüyor.
Mübadele sırasında Atatürk’ü görmüş ve tanımış pek çok kişinin torunlarının köyde yaşadığına dikkat çekilirken, Kavacık Köyü sakinleri Atatürk sevgileri ve bağlılıklarıyla tanınıyor.
Tekirdağlı bir grafiti sanatçısı tarafından yapılan ve özellikle Atatürk’ün gözlerinin vurgulandığı portre, geceleri ışıklandırılarak görsel bir farkındalık oluşturuyor. Ev sahibi yaptığı açıklamada, “Köy halkı olarak Atamıza sonsuz saygı, sevgi ve minnet duyuyoruz. Atatürk, Edirne’yi son kez 21 Aralık 1930 tarihinde ziyaret etti. Biz de bu anlamlı günü köy halkı olarak gururla anıyoruz” ifadelerini kullandı.
TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal öncülüğünde,Edirne Belediyesi Sıfır Atık Eğitmenleri iş birliğiyle; Yüksel Yeşil İlkokulu 3. ve 4. sınıf TEMA üyesi öğrencileri Sıfır Atık Eğitimi ile buluştu.
Yüksel Yeşil İlkokulu 3. ve 4. sınıf TEMA üyesi ve TEMA gönüllüsü öğrencilerine öğretmenleri eşliğinde Edirne Belediyesi Sıfır Atık Marketi’nde uygulamalı bir eğitim programı gerçekleştirildi. Eğitimler; belediyeye bağlı Sıfır Atık eğitmenleri ile birlikte, TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal tarafından verildi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve TEMA Vakfı iş birliğiyle; Tetra Pak Türkiye’nin desteğiyle yürütülen Sıfır Atık Eğitim Projesi kapsamında Edirne’de de öğrencilere yönelik çevre eğitimi çalışmaları sürdürülüyor.
Gerçekleştirilen eğitimlerde, öğrencilerin doğal varlıkların korunması, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları kazanmaları hedefleniyor. Çocukların günlük yaşamlarında çevre dostu davranışlar geliştirmelerine katkı sunacak şekilde planlanan eğitimler, uygulamalı içeriklerle destekleniyor.
Eğitim sürecinde ayrıca atık sıvı yağların doğaya verdiği zararlar, bu atıkların doğru şekilde toplanmasının su kaynaklarının korunması ve iklim değişikliğiyle mücadeledeki önemi öğrencilere anlatıldı. Konular, çocukların yaş düzeyine uygun örnekler ve uygulamalarla desteklendi.
Etkinlik, Edirne Belediyesi Katı Atık Merkezi ve Katı Atık Marketi uygulamalarıyla ilişkilendirilerek gerçekleştirildi. Öğrenciler, geri dönüştürülebilir atıklar ve çeşitli materyallerle sürece aktif olarak katılım sağladı. Getirilen materyaller, Katı Atık Marketi sistemi kapsamında değerlendirilerek öğrencilere puanlama karşılığında çeşitli hediyeler verildi.
TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal, şunları söyledi:
“TEMA Vakfı olarak, çevre bilincinin küçük yaşlarda kazandırılmasının; doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının geliştirilmesi ve iklim değişikliğiyle mücadele açısından büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu doğrultuda gerçekleştirilen eğitimler, çocukların çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmelerine katkı sunmaktadır.
Sıfır Atık Eğitim Projesi;
1 Kasım 2018 tarihinde gerçekleştirilen Sıfır Atık Zirvesi’nde “Sıfır Atık Sosyal Sorumluluk Ödülü”ne,2020 yılında ise ÇEVKO Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri’nde “Çevre Konulu Sosyal Sorumluluk” kategorisinde ödüle layık görülmüştür.
TEMA Vakfı Edirne İl Temsilciliği tarafından yürütülen bu eğitimlerle, çocukların erken yaşta çevre bilinci kazanması ve sıfır atık yaklaşımını yaşamlarının doğal bir parçası hâline getirmesi amaçlanmaktadır.
TEMA Vakfı Edirne İl Temsilciliği olarak, gerçekleştirdiğimiz Sıfır Atık farkındalık etkinliklerinde bizlere her zaman destek olan Edirne Belediyesi Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’ne ve müdürlük çalışanlarına içten teşekkürlerimizi sunarız.Geleceğin doğa dostu bireylerini yetiştirmek amacıyla eğitim faaliyetlerimizi,gönüllülerimiz ve iş birliklerimizle birlikte kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.”
Trakya Üniversitesi’nde Kalite Komisyonu Çalışma Grupları Yıl Sonu Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi.
Balkan Kongre Merkezi’nde yapılan toplantıya, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Eylem Bayır ile Kalite Koordinatörü Prof. Dr. Güney Çetin Gürkan ve akademisyenler katıldı.
Toplantının açılışında konuşan Kalite Koordinatörü Prof. Dr. Güney Çetin Gürkan, kalite süreçlerinin daha iyi bir noktaya taşınması amacıyla yoğun çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Çalışma gruplarının bu süreçte nasıl bir çalışma ortaya koyduğunun daha görünür hale gelmesi için yıl sonu değerlendirme toplantısının düzenlendiğini ifade eden Gürkan, kalite süreçlerine katkı sunmak adına büyük bir gayret gösterildiğini, çalışma gruplarının da bu sürece önemli destek sağladığını vurguladı.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ise konuşmasında dolu dolu bir yıl geçirildiğini ifade ederek, üniversitenin Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) değerlendirme sürecinden başarıyla geçtiğini ve beş yıllık akreditasyon aldığını dile getirdi. Kalite süreçlerinin sürdürülebilir bir sistem anlayışıyla yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Demir, Kalite Komisyonu’nun bu doğrultuda ciddi ve sistemli bir şekilde çalıştığını belirtti. Dijitalleşmenin kalite süreçlerine entegre edildiğini vurgulayan Demir, 2026 yılı için her çalışma grubunun ayrı çalıştaylar düzenlemesini ve bu çalıştaylar sonucunda ihtiyaç analizine dayalı raporlar hazırlanmasını hedeflediklerini ifade etti.
Çalışma gruplarıyla yemekte bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler bir konuşma yaparak, kalite çalışmalarının meyvesini 5 yıl akredite olarak aldıklarını ifade etti. 1 yıl içerisinde kalite çalışmalarının tüm üniversiteye yayıldığını ve zemine indiğini vurgulayan Rektör Hatipler, kalite süreçlerine sundukları katkılardan dolayı çalışma gruplarına teşekkür etti ve Üniversitemize adı kaliteleşmek olan bir eser bıraktıklarını söyledi.
Toplantının devamında Kalite Koordinatörlüğü tarafından “2025 Kalite Süreçlerinde Genel İyileşmeler” başlıklı sunum gerçekleştirildi. Program kapsamında Kalite Komisyonu bünyesinde faaliyet gösteren çalışma gruplarının yıl boyunca yürüttükleri çalışmalar ele alındı.
Toplantının ilk bölümünde Liderlik, Yönetim ve Kalite Çalışma Grubu ile Eğitim ve Öğretim Çalışma Grubunun sunumları yapıldı. Programın devamında Anket Hazırlama ve Değerlendirme, Araştırma ve Geliştirme ile Toplumsal Katkı Çalışma Grupları tarafından yürütülen çalışmalar paylaşıldı.
Akreditasyon Destek ile Veri İzleme, Değerlendirme ve Geliştirme Çalışma Gruplarının sunumlarının ardından toplantı “2026 Yol Haritası” başlıklı kapanış oturumuyla sona erdi.