Saraçlar’daki 5 binaya ‘imkan yok’

Olgay GÜLER

Edirne Valisi Yunus Sezer, Saraçlar Caddesi’nde bitişik haldeki 5 yapının, hasarlı ve çökme tehlikesi olduğu gerekçesiyle projeye dahil edilmediğini belirtti.

Edirne Valiliği tarafından 4 Ekim 2024’de şehrin kalbi konumundaki Saraçlar Caddesi Sokak Sağlıklaştırma Projesi başlatıldı. Proje kapsamında 750 metre uzunluğundaki caddede 105’i tescilli 210 yapının elden geçirilmesi planlandı. Çilingirler Caddesi, Balıkpazarı Caddesi ve kunduracılar sokağının da dahil edildiği yaklaşık 1 yılın aşkın süredir devam eden projede cadde üzerindeki 5 iş yerinde ise herhangi bir çalışma yapılmadı. Cephelerindeki dökülmelere karşı sadece file gerilen 5 iş yeri hakkında Edirne Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu, üst katlarının tehlike arz etmesi nedeniyle alt katlarının boşaltılmasına karar verdi. Edirne Belediyesi ekipleri tarafından, 19 Aralık’ta dükkanlarının girişine boşaltma kararı asılan esnaf, şaşkınlığını gizleyemedi.

‘YIKILMIŞ BİR YERİ YAPTIRMA İMKANIMIZ YOK’

Konuyla ilgili konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, söz konusu beş yapının yıkılmak üzere olduğunu belirterek, “Bizim Saraçlar’daki restorasyon programımız arkadaşlar ayakta olan binalarla ilgili. Bu beş yer artık yıkılmak üzere olan dolayısıyla da, yeniden yapılması gereken bir yer burası. Dolayısıyla buradaki beklentimiz en azından ana iskeleti şey mal sahipleri, mülk sahipleri destek olurlarsa biz yine kendi kapsamımızda ön restorasyonu ve içeriğini yaptırırız. Biz bir ayrım yapmıyoruz bu noktada ama yıkılmış bir yeri yeniden bir bina yaptırın derseniz Edirne’de bu şekilde olan binlerce konak var. Bunları yaptırma imkanımız yok” dedi. 

‘YARDIMCI OLACAĞIMI SÖYLEDİM’

Söz konusu yapılarda faaliyet gösteren esnafla da bir araya geldiklerini anlatan Sezer, “Dün kendileriyle de bir araya geldik, konuştuk. Proje noktasında kendilerine yardımcı olacağımı söyledim. Oradan da bizim Anıtlar Kurulu müdürümüzün yanına gönderdik. Bir araya geldiler. Hatta kendileri bir müteahhitle de bir araya geldiler ve büyük ihtimalle kendileri bir adım atacaklar. Tatlıya bağlandı gibi eğer adım atarlarsa, adım atmazlarsa bağlanmaz kalır” diye konuştu.

Belediyeden Yeni Doğan Destek Paketi!

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, “Yenidoğan Paketi” projesini bizzat başlattı. Proje kapsamında ilk ziyareti Kurtuluş Mahallesi’ne gerçekleştiren Başkan Gencan, Efehan bebeğin ailesine destek paketini teslim ederek mutluluklarına ortak oldu.


Edirne Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde başlatılan proje ile Edirne’de yeni doğum yapan annelerin yanındayız mesajı veriliyor. Başkan Filiz Gencan’ın talimatıyla hazırlanan kapsamlı bebek bakım setleri, başvuruda bulunan ailelerin evlerine kadar ulaştırılıyor.

İLK ZİYARET EFEHAN BEBEĞE

Projenin startını Kurtuluş Mahallesi’nde veren Başkan Gencan’a, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü ile Kurtuluş Mahallesi Muhtarı da eşlik etti. Aile ile yakından ilgilenen ve Efehan bebeği kucağına alan Başkan Gencan, ailenin heyecanını paylaşarak şunları söyledi: “Edirne’de dünyaya gözlerini açan her evladımız bizim için çok kıymetli. Annelerimizin bu hassas süreçte yanlarında olduğumuzu hissettirmek istedik. Sadece bir paket değil, uzman kadromuzla bir rehberlik hizmeti de sunuyoruz. Efehan bebeğe sağlıklı, huzurlu ve uzun bir ömür diliyorum.”

Yeni annelerin ihtiyaç duyabileceği her ayrıntının düşünüldüğü şık keçe çantaların içerisinde şu ürünler yer alıyor:

Alt açma minderi ve 10’lu bebek bezi.

60’lı bebek temizleme pamuğu ve 50 ml bebek yağı.

Bebek Bakım Seti: Fırça, tarak, tırnak makası, burun aspiratörü ve ateş ölçer.

Proje sadece malzeme dağıtımıyla sınırlı kalmıyor. Edirne Belediyesi bünyesindeki sosyolog ve diyetisyenler, ziyaretler sırasında annelere; doğum sonrası sağlıklı beslenme, Lohusalık süreci ve psikolojik destek, Bebek bakımı konularında profesyonel bilgilendirme yapıyor.

Başvurular Nasıl Yapılır?

Edirne sınırları içerisinde ikamet eden ve yeni doğum yapan vatandaşlar, cozum.edirne.bel.tr web sitesi, WhatsApp: 0284 153 00 00 ve Alo 153 Çözüm Edirne Hattı arayarak başvuru oluşturabiliyorlar.

Uyuşturucu Bodri’den kaçamadı!

Olgay GÜLER

Edirne’de den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’na gelen TIR’da, dedektör köpek ‘Bodri’ ile yapılan aramada, koliler içerisinde 2 milyon 500 bin uyuşturucu hap ile 16 kilo esrar ele geçirildi.

Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Sınır Kapısı’na gelen bir TIR’ı şüphe ve risk analizleri neticesinde x-ray taramasına sevk etti.

Arama hangarına alınan TIR’da, narkotik köpek ‘Bodri’ ile yapılan aramada yasal yük üzerindeki koliler içinde yaklaşık 2 milyon 500 bin adet uyuşturucu hap ile 16 kilo 248 gram sentetik esrar olmak üzere toplam 591 kilo 162 kilo uyuşturucu ele geçirildi.

Gözaltına alınan TIR şoförü ile ilgili soruşturma sürüyor

Depoda uyuşturucu hap ve kaçak alkol!

Olgay GÜLER

Edirne’de polisin bir depoda yaptığı aramada yıl başında piyasaya sürülecek çok sayıda uyuşturucu ecza, kaçak içki, sahte parfüm ve kaçak tütün ele geçirildi, 4 şüpheli gözaltına alındı.

Edirne İl Emniyet Müdürlüğü’nün resmi devriye görevi yürüten asayiş ekipleri, Dilaverbey Mahallesi Cumhuriyet Mahallesi’nde bir sebze ve meyve deposunda, yılbaşında piyasaya sürülmesi beklenen kaçak ürünler bulunduğu bilgisine ulaştı.

Depoya baskın düzenleyen polisin yaptığı aramada 19 şişe kaçak alkol, 518 adet sahte parfüm ve kozmetik ürün, 785 sentetik ecza ve 60 kilo kaçak tütün ele geçirildi.

Olayla ilgili Emre K., Eray K., Eren K. ve Ekrem D. gözaltına alınarak polis merkezine götürüldü. Polisin olayla ilgili soruşturması sürüyor.

Validen ‘Edirne yüzyılı’ hedefi!

Olgay GÜLER
Edirne Valisi Yunus Sezer, 2025 yılına yönelik gerçekleştirdiği değerlendirme toplantısında, kentte devam eden projelere yönelik bilgi verirken, “Dolayısıyla stratejik açıdan çok değerli ve önemli bir il. Bir Türkiye yüzyılı var, bir de Edirne yüzyılı olması lazım. Edirne’nin bu gelecek yüzyılda gerçekten parlayan bir il olması için herkesin iyi çalışması lazım ve çalışırken de belli stratejilerle çalışmak lazım” dedi.
Edirne Valisi Yunus Sezer, kentte 2025 yılında hayata geçirilen ve halen devam eden projelerle ilgili değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Edirne Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Eyyüp Batuhan Ciğerci’nin de eşlik ettiği Vali Sezer, Edirne’yi kurgularken, tarihi yapısını göz önünde bulundurmanın önemine değindi. Kentin konumunun da göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çeken Sezer, Türkiye yüzyılının yanında, Edirne yüzyılı da olması gerektiğinin altını çizdi.


‘EDİRNE YÜZYILI OLMASI LAZIM’
Edirne’nin bir sınır ili olduğuna dikkat çeken Sezer, “Doğunun en batısı dediğimiz noktadayız, sıfır noktasındayız. Artık bundan sonra Avrupa Birliği başlıyor. Bulgaristan ve Yunanistan’dan sonra. Dolayısıyla stratejik açıdan çok değerli ve önemli bir il. Bir Türkiye yüzyılı var, bir de Edirne yüzyılı olması lazım. Edirne’nin bu gelecek yüzyılda gerçekten parlayan bir il olması için herkesin iyi çalışması lazım ve çalışırken de belli stratejilerle çalışmak lazım. Yani gelecekte Edirne’yi biz nerede görmek istiyoruz ve nasıl bir Edirne tahayyül ediyoruz? Burada yaşayan insanlarımız, Edirneli hemşerilerimiz ne istiyorlar? Bunu iyi okumak lazım. Buna göre bir strateji belirlemek lazım. Yani bu stratejiyi de belli sac ayakları üzerine oturtmak lazım” dedi.
‘EDİRNE SARAYI’NI ZİYARETÇİLER 2 GÜNDE GEZEBİLECEK’
Kentteki tarihi ve kültürel hazinelerin ortaya çıkarılması için başlatılan çalışmalara değinen Vali Sezer, “Selimiye’nin restorasyonu kısa zamanda tamamlanacak. Edirne Sarayı çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Edirne Sarayı 3 milyon metrekare alanda olan, Suri Sultani dediğimiz sur duvarlarıyla, içerisindeki Cihannüma kasrıyla beraber ve içerisinde yine kışla binasının şu anda Rami Kışlası gibi restore edilmesi, burada hem müze, hem fuar alanlarıyla fonksiyon kazandırılmasıyla ve dünyada ender örneklerinden bir tanesi olan saray bahçesinin yeniden kazandırmasıyla beraber gerçekten de bir ziyaretçinin iki gün boyunca gezebileceği bir aslında ihya edilmiş durumda olacak. Burada saray dönemine ait yine bizim tavuk ormanı ve Sarayiçi dediğimiz yerde o dönemki yaşantıyı da ortaya koyabilecek, doğal yaşamın da olacağı, yani geyiklerin, ceylanların olacağı bir alan da hazırlanmış olacak” diye konuştu.


‘EDİRNE 3-4 YIL SONRA EN ÇOK TURİST ALAN İL OLACAK’
Edirne Sarayı’nı da içine alan alandaki çalışmaları bir yapbozun parçalarına benzeten Vali Sezer, “Buradan giden bir sürü tarihi ve kültürel mirasımız var. Başka müzelerde sergileniyorlar. Bunları da buraya bir şekilde dönmüş olacak. Tunca nehrinin Evliya Kasımpaşa Camisi’ne kadar olan kısmının yeniden açığa çıkartılıp, yeniden düzenlenmesiyle beraber, burada da Meriç Nehri’nden sonra Tunca’da da müthiş bir görsellik ve güzelliğin ortaya çıkacağını ortaya koyacağımız bir strateji ve planlamayla beraber gidiyoruz. Şu anda belki bir lego gibi hepsini dağıttık bir yere. Birleştiği zaman bunlar, bittiği zaman hepsi birbirini tamamlayan muhteşem bir yapbozun parçaları olacaklar ve ben yine şunu iddia ediyorum belki biz burada olmayız ama lütfen bu söylediklerimizi not edin; 3-4 yıl sonra Edirne’de belki turizm bakımından Türkiye’nin en fazla turist alan, ziyaretçi alan ili olacak burası. Bunu çok açık gönüllülük de söylüyorum. Bunu hem kendimiz yaşatmamız lazım hem de gelecek nesillere evlatlarımıza güzel bir miras olarak restore edip, fonksiyon kazandırıp bırakmamız lazım diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
‘SARAÇLAR’DA ZEMİN DÜZENLEMESİNE GEÇECEĞİZ’
Saraçlar Caddesi’ndeki sokak sağlıklaştırma çalışmalarında zemin yenileme aşamasına geldiklerini söyleyen Vali Sezer, “Saraçlar Caddesi bizim açımızdan bir vitrin. Saraçlar’da şu anda restorasyon çalışması neredeyse bitti. Taban düzenlemesine geçeceğiz. Onun projeleri de kuruldan zannediyorum geçti, onaylandı. Onunla ilgili çalışmalara başlayacağız. Hemen arka tarafında Çilingirler Çarşısı dediğimiz, Rüstempaşa Kervansarayı’nı tamamlayan nokta. Orası ile ilgili çalışmalar hızlı bir şekilde bitme noktasına gelmek üzere. Balıkpazarı yine hızlı bir şekilde devam ediyor. Aslında biz buraya sadece Saraçlar için girmiştik ama genişledi baya. Şimdi buradan da inşallah Orhaniye Caddesi, Osmaniye Caddesi, Kaleiçi’ne doğru. Belediye içme suyu altyapısını bitirirse orada hem restorasyon, hem sokak sağlıklaştırmasına devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.


GARNİZON KOMUTANLIĞI BİNASINA YENİDEN DÜZENLEME
Kent merkezinde boşaltılan Garnizon Komutanlığı binasının da 2026 yılında yeniden düzenleneceğini belirten Vali Sezer, “2026 yılı itibariyle garnizon binasına geçeceğiz. Garnizon binasının bahçesi, arkasındaki yol ve içerisini düzenleyeceğiz. Orası da tıpkı Manyas Karakolu gibi olacak. Orada sadece bir makam bırakacağız, paşamızın bir makamı olacak. Ama bahçenin duvarlarını falan yıkıp tamamen çevre düzenlemesiyle beraber yarı müze, yarı insanlarımızın ziyaret edebileceği bir yer haline getireceğiz. Onu da şu anda biz valilik olarak projesini bitirdik. Orayı çok güzel bir peyzajla beraber Edirneliler’in inşallah bir alan haline getireceğiz” dedi.
MERİÇ HAVASI’NA SU YÖNETİMİ İZLEME SİSTEMİ!
Kuraklıkla mücadele kapsamında, Meriç Havzası’nda su kaçağını önlemek amacıyla su yönetimi izleme sistemi kuracaklarını söyleyen Sezer, “Yazın ortasında barajımız kurudu, çiftçimiz mağdur olacak şeklinde çok sıkıntılı dönem geçirdik. Saatlerce, gecelerce uyuyamadık, çeltik tarlalarına gittik, insanların gözündeki korkuyu görüyorsunuz. Yani her şeyin oraya rızkını oraya bağlamış. Bu sene tekrar aynı sıkıntılarla karşılaşmayalım istiyoruz, tek derdimiz bu. Doğru yönetim, objektif yönetim, iyi bir dijital altyapı. Yani suyu saldık nereye gitti? Kimden kayıp var? Kimden kaçak var? Hepsiyle ilgili de dijital altyapı kuruyorum şu anda. Kim vanayı açtı hemen sistemden görebileceğimiz, nerede kayıp var, hepsini sistemden görebileceğimiz, içme sularındaki kayık kaçağı gören sistemler var, o sistemlerin aynısını DSİ’ye çalıştırıyorum, tarlalara da yaptırıyorum? Şu adam çok işte şununla bağlantısı var, şundan dolayı bunun tarlasını öncelik verdiler falan diye böyle, hiç olmayan dedikodular da oluyor. Bunların da önüne geçmek için, tamamen ekrandan izlenebileceği objektif bir dijital altyapının şu anda çalışmalarını yaptırıyoruz. İnşallah her tarlanın başına gidebilecek şekilde su yönetimi izleme sistemini kuracağız burada. Bu sene çok kuraklık vardı, önümüzdeki yıl bu seneden yüzde 20 daha fazla kuraklık olacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla ona göre işimizi kış tutmamız lazım. Yaz gelirse bahtımıza dememiz lazım” diye konuştu.
‘HIZLI TREN İNŞAATINDA EDİRNE ETABI YÜZDE 98 BİTTİ’
Yapımına 2021 yılında başlayan Halkalı-Kapıkule Yüksek Hızlı Tren inşaatında, Edirne etabının yüzde 98 oranında tamamlandığına değinen Vali Sezer, “Yüksek hızlı trende Edirne etabı yüzde 98 bitti. Şu anda test çalışmaları ve sinyalizasyon çalışmaları yapılıyor. Geçen hafta da gezme imkanım oldu. Kapıkule’de tabii çok büyük bir alan yapılıyor. Bu aslında kalkınma yolu dediğimiz yolun devamı. Hem konvansiyonel hem hızlı trenin çalışacağı, aynı zamanda Kapıkule’de gar binalarının, idari binaların yenilendiği yine demir yolu hattının çok genişletildiği bir alan. Orada hem yük aktarımı, hem gümrükleme ve birçok alan birlikte olacak ve çok modern binalar yapılıyor. Aynı zamanda merkezdeki gar binamız da yıkıldı. Oraya da Mimar Kemalettin’in Karaağaç’taki gar binasından esinlenerek çok güzel, çok şık ve tarihi izleri taşıyan çok güzel bir proje yaptırdılar. Ve o proje inşallah burada uygulanacak, Edirne’mize de gerçekten de o gar binası çok yakışacak. Hem modern, hem tarihi bir yapısı olacak onun, görünümü olacak daha doğrusu. Bizim hızlı trende Edirne’de sona geldik, öyle söyleyebiliriz” İfadelerini kullandı.

Ranta karşı Keşan barikatı!

Keşan Kent Konseyi Başkanı Dr. Uğur Özdağlı, Keşan Kent Konseyi olarak, geride bıraktıkları bir yılı sadece bir faaliyet dönemi olarak değil, bu kentin doğasını, sosyal dokusunu ve laik geleceğini koruma altına aldıkları bir direniş yılı olarak değerlendirdiklerini bildirdi.

Dr. Özdağlı, Keşan Kent Konseyi’nin 2025 yılını değerlendirdiği,aynı zamanda faaliyetleri hakkında bilgileri de özetlediği yeni yıl mesajında şunlara yer verdi:

RANTA KARŞI KEŞAN BARİKATI

“Keşan Kent Konseyi olarak, geride bıraktığımız bir yılı sadece bir faaliyet dönemi olarak değil, bu kentin doğasını, sosyal dokusunu ve laik geleceğini koruma altına aldığımız bir direniş yılı olarak değerlendiriyoruz. Kuşatılmak istenen yaşam alanlarımızdan, gasp edilmeye çalışılan demokratik haklarımıza kadar her cephede halkın sesi, kentin vicdanı olduk.

Yeri geldi; ağacın, ormanın sesi olduk. Yeri geldi, konuşamayan sokak hayvanlarının yerine haykırdık. Derdini anlatamayan meraların, susuz bırakılan toprağın, zehirlenen suyun sözcülüğünü üstlendik. Elimizden tutan çocukların geleceği, görmezden gelinen engelli yurttaşlarımızın çığlığı olduk. Bu kentte sesi bastırılmak istenen ne varsa, onu duyulur kılmayı görev bildik.

DOĞANIN TALANINA KARŞI TAVİZSİZ MÜCADELE

Toprağımızı ve suyumuzu sermayenin insafına terk etmedik: Karlıköy ve Yeşilköy’de patlatmalı taş ocaklarının yarattığı yıkıma karşı köylümüzün yanında saf tuttuk.  KocahıdırMerası’nı GES projelerinden, Boztepe, Kılıçköy, Türkmen ve Akçeşme’nin sulak arazilerini “jeotermal” adı altındaki el koyma girişimlerinden korumak için gövdemizi siper ettik.  Lalacık köyünün dibine kadar sokulan kömür işletmelerine karşı yaşam hakkını savunduk. Enez Gala Gölü’nden Büyük Evren’e, Karaincirli’den Çataltepe’ye kadar bölgemizi kuşatan denetimsiz RES projelerine karşı belediyelerimizle ortaklaştık, davalarımızı açtık.

SAHİLLER HALKINDIR, PAZAR MALI DEĞİLDİR!

Erikli ve Mecidiye sahillerinin belediye aracılığıyla pazarlanarak halkın denize ulaşım hakkının gasp edilmesine karşı en gür sesle ‘Dur’” dedik. Kıyılarımızın ranta kurban edilmesine izin vermeyeceğimizi, hukuki ve toplumsal her platformda ilan ettik.

YAŞAMIN HER ALANINDA SAVUNMA

Sadece toprağı değil, yaşamın kendisini de savunduk:  Kadına ve çocuğa yönelik her türlü şiddet, yağma ve saldırı karşısında sarsılmaz bir kale olduk. Şiddete karşı adaletin takipçisi, mağdurun sesi olduk.  Sokak hayvanlarının yaşam haklarını savunduk; ‘uyutma’ adı altındaki katliam girişimlerine karşı, her canlının bu kentte güvenle yaşama hakkı olduğunu hatırlatan etkinlikler ve savunma hatları kurduk.

LAİK EĞİTİM VE DEMOKRATİK HAKLAR

Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın karanlığa itilmesine seyirci kalmadık:  Laik ve bilimsel bir eğitim için verilen mücadeleye tam destek verdik, bu bilinci diri tutacak etkinlikler planlayarak Cumhuriyet değerlerinin savunucusu olduk.  Seçilmiş başkanların hukuk gaspıyla zindanlara atılmasına karşı çıkarak, milli iradenin ve demokrasinin yanında durduk.  Talan düzeni altında ezilen emeklilerimizin ve çalışanlarımızın ekonomik hak arayışlarında en ön safta yerimizi aldık.

ÖRGÜTLÜ MÜCADELE

Yerel demokrasiyi kağıt üzerinde bırakmadık; sokağa, mahalleye, hayata indirdik. Yeni kurduğumuz mahalle meclislerimiz aracılığıyla, yıllardır ötelenen altyapı sorunlarını, çevre kirliliğini, ulaşım ve yaşam güvenliği taleplerini doğrudan yerel yönetime taşıdık. Sessiz kalması beklenen mahalleleri konuşturduk; yurttaşı dinleyen değil, yurttaşla hesap veren bir yönetim anlayışını zorladık. Sorunları dile getirmekle yetinmedik, çözümün takipçisi olduk.

Kadın Meclisimiz, ‘emeğe saygı’ ilkesini bir slogan olmaktan çıkarıp somut bir dayanışmaya dönüştürdü. Ev içine sıkıştırılmak istenen kadın emeğini görünür kıldık; üretmek isteyen, ayakta durmak isteyen, kendi hayatı üzerinde söz kurmak isteyen onlarca kadının küçük de olsa düzenli gelir elde etmesine aracılık ettik.

Bu yalnızca ekonomik bir katkı değil; kadınların özgüvenini, toplumsal varlığını ve dayanışma gücünü büyüten politik bir adımdır.

Biz biliyoruz ki; rant düzeni yoksulluğu derinleştirir, kadınları ve çocukları daha kırılgan hale getirir. Bu nedenle mücadelemiz yalnızca doğayı değil; emeği, eşitliği ve onurlu yaşam hakkını da kapsar. Keşan’da mahalleler susturulamaz, kadın emeği yok sayılamaz. Bu kentte söz de karar da halkındır.

SON SÖZÜMÜZ

Keşan Kent Konseyi, bu kentin her sokağında, her merasında ve her kıyısında halkın örgütlü gücüdür. Bizler; ağacın dalını, denizin mavisini, kadının gülüşünü ve çocuğun laik eğitim hakkını korumak için bir barikat kurduk. Bu barikat, talan düzeni son bulana dek yıkılmayacaktır! Keşan bizim, mücadele hepimizin!”

Modern Yaşamın Sessiz Kahramanı: Magnezyum Desteği

Yoğun tempo, stres ve düzensiz beslenme vücudun mineral dengesini etkileyebilir. Bu noktada magnezyum, günlük yaşamda önemli bir destek olarak öne çıkar.

Magnezyum, vücudun birçok temel fonksiyonunda rol oynar. Günlük rutinde yeterince alınmadığında, destek ihtiyacı doğabilir. Bu nedenle bilinçli kullanım büyük önem taşır.

Takviye olarak tercih edilen magnezyum, sade formülüyle günlük yaşama kolayca entegre edilebilir. Karmaşık kullanım şekilleri yerine pratik çözümler sunar.

“Denge, sağlığın görünmeyen anahtarıdır.” sözü, magnezyumun rolünü güçlü şekilde ifade eder.

Günlük yaşam kalitesini korumak isteyenler için magnezyum, sessiz ama etkili bir destek sunar. Doğru ürün ve düzenli kullanım, sağlıklı yaşam yolculuğunda önemli bir fark yaratabilir.

Küçük Bir Dokunuşla Büyük Mutluluk: Hediyelik Eşya Dünyası Yeniden Tanımlanıyor

Özel günlerin anlamını artıran en önemli detaylardan biri doğru hediyelik eşya seçimidir. İnsanlar artık sıradan ürünler yerine duygu taşıyan, hikâyesi olan hediyeleri tercih ediyor. Bu değişim, hediyelik eşya anlayışını da kökten dönüştürüyor.

Günümüzde hediyelik eşya sadece bir obje değil, aynı zamanda bir anı saklama aracıdır. Masa üstü aksesuarlarından dekoratif ürünlere kadar her detay, karşı tarafa verilen değeri yansıtır. Özellikle estetik tasarım ve kaliteli malzeme, hediyenin kalıcılığını artırır.

Hediyelik eşya seçerken kullanım alanı, tasarım dili ve anlam bütünlüğü ön plana çıkar. Sevdikleriniz için alınan küçük ama düşünülmüş bir ürün, beklenenden çok daha büyük bir etki yaratabilir.

“Değerli olan hediyenin fiyatı değil, taşıdığı anlamdır.”

Sudoragift yaklaşımı, modern tasarım ile duygusal bağ kurmayı birleştirerek hediyelik eşya kavramını farklı bir noktaya taşır. Böylece her ürün, yalnızca bir eşya değil, anlamlı bir hatıraya dönüşür.

https://sudoragift.com

Zabıta sahada!

Edirne Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri yılbaşı öncesinde gıda denetimlerini arttırdı.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, yılbaşı öncesinde, vatandaşların sağlıklı, güvenilir ve gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilmesi için Zabıta Müdürlüğü tarafından kent genelinde gıda denetimlerini arttırdığını söyledi.
Başkan Gencan, “Pastaneler ve kuruyemişçiler başta olmak üzere, gıda üretimi ve satışı yapan iş yerlerinde hijyen, ürünlerin hazırlanma ve satış koşulları yönünden kontrollerimizi gerçekleştirdik” dedi.
Gencan, “Ayrıca, vatandaşlarımızın günlük olarak sıklıkla tükettiği simitlerin gramajlarını da titizlikle inceledik. Halk sağlığını korumak, tüketici haklarını gözetmek ve güvenli alışveriş ortamını sağlamak için denetimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

Yılbaşı öncesi gıda denetimleri!

Edirne İl Tarım Müdürlüğü ekiplerinin yılbaşı öncesi gıda denetimleri aralıksız devam ediyor.
Yılbaşı öncesinde tüketici yoğunluğunun artmasıyla birlikte, Edirne İl Tarım Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Gıda Mühendisleri tarafından il genelinde gıda denetimleri sıklaştırıldı.


Denetimler kapsamında özellikle alkollü içki satış ve depolama alanları başta olmak üzere, gıdaların üretim, muhafaza ve satış noktalarında kapsamlı kontroller gerçekleştiriliyor.


Edirne İl Tarım Müdürlüğü’nden denetimlerle ilgili şu bilgilendirme yapıldı:
Denetimlerde başlıca şu hususlar detaylı şekilde incelenmiştir:
Gıda güvenilirliği
Ürünlerin muhafaza ve satış koşulları
Ruhsat, bandrol ve etiket bilgileri
Mevzuata uygunluk
Yapılan denetimlerin temel amacı; halk sağlığını korumak, tüketicilerimizin güvenilir ve sağlıklı gıdaya erişimini sağlamak ve vatandaşlarımızın yılbaşına güven içerisinde girmesine katkı sunmaktır.
Gıda güvenilirliğinin sağlanmasına yönelik denetimlerimiz, aralıksız ve kararlılıkla devam edecektir.