Nesine 3. Lig 1. Grup’ta 15 haftalık bölümde 7 puanda kalan Edirnespor’da gözler devre arasına çevrilirken, Teknik Direktör Ümit Tütünci, transfer olmadan dönmeyeceğim bildirdi.
Nesine 3. Lig 1. Grup ekibi Edirnespor’da Teknik Direktör Ümit Tütünci, turkinform.com.tr’den Görkem Çayan’a özel açıklamalarda bulundu. Tecrübeli teknik adam, transfer yapılmaması halinde göreve dönmeyeceğini net sözlerle anlattı.
turkinform.com.tr’de konuşla ilgili olarak “İşte detaylar..” denilirken şunlara yer verildi:
“Nesine 3. Lig 1. Grup’ta 15 haftalık bölümde 7 puanda kalan Edirnespor’da gözler devre arasına çevrilirken, Teknik Direktör Ümit Tütünci yaşanan süreci Görkem Çayan’a değerlendirdi. Tütünci, takımın başında kalma ve ayrılık kararının perde arkasını aktarırken, kulüpteki kadro sorununa dikkat çekti.
“TRANSFER OLMADAN ORAYA DÖNMEYECEĞİM”
Ümit Tütünci, göreve dönüş için temel şartını açık şekilde dile getirdi. Tecrübeli teknik adam, “Başkanım eee bu duruma transfer olmadığı sürece gelmeyeceğimi ve bıraktığımı söyledim” ifadelerini kullandı. Tütünci, ‘Sadece sözleşmemi feshetmedim ama transfer olmadan oraya dönmeyeceğim. Transfer olmazsa bıraktığımı söyledim ilettim’ sözleriyle kararının net olduğunu vurguladı.
Tütünci, ayrılık kararını daha önce aldığını ancak takımın yalnız kalmaması için devreyi görmeyi tercih ettiğini belirtti. Deneyimli çalıştırıcı, “İnkılap FSK maçından önce bırakmıştım. 17-18 yaşındaki çocuklarla oynadık son iki üç haftayı” dedi. Bu süreçte eldeki kadronun daraldığını ve seçeneklerin azaldığını anlatan Tütünci, ‘Oyuncu alınmadan kimse yok ki, kimle mücadele edebilirsin’ sözleriyle tabloyu özetledi.
SEZON BAŞI PLANLAMASI VE KADRO KAYBI
Özel açıklamalarında sezon başına da değinen Ümit Tütünci, ‘Sezon başı hiçbir kamp yapılmadan toplama bir takım kuruldu” ifadelerini kullandı. Ekonomik sıkıntılara işaret eden teknik adam, “Maddi anlamda hiçbir şey ödenmedi” sözlerini paylaştı. Tütünci ayrıca, “Cezalar geldi, on sekiz tane oyuncu bahis skandalında ceza gördü’ diyerek kadro kaybının boyutuna dikkat çekti.
Tütünci, ‘Yakup’la Ebubekir’in sakatlığı çıktıği için devreye kadar kullanamadık” sözleriyle iki önemli eksik üzerinden yaşanan sıkıntıyı da aktardı. “Şehirde hiçbir şekilde destek olmadı” diyen teknik adam, transfer yapılması halinde ise görevin başında kalıp mücadele edeceğini ifade ederek, “Transferler yapıldığı takdirde sonuna kadar mücadele edeceğimi de söyledim’ dedi.”
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir’in Edirne’de yaptığı açıklamaların 23 yıllık AKP iktidarının tükenmişliğinin, ülkeyi yönetememe halinin ve halktan kopuşunun itirafı olduğunu söyledi.
Balkanlı, “Fetih değil ,sandıkta hesap günü yaklaşıyor“ başlığı altında paylaştığı yazılı açıklamasında, “Edirne’ye gelip nutuk atmak kolay; zor olan, yarattığınız yıkımın hesabını vermektir. Edirne’yi eleştirenlere hatırlatıyoruz” diyerek şunlara yer verdi:
“Bu ülkeyi 23 yıldır siz yönetiyorsunuz.
Yoksulluğun, işsizliğin, hayat pahalılığının, tarımın,hayvancılığın,eğitimin,sağlığın,bilimin,toplumundeğerlerinin çöküşünün, emeklinin sefaletinin tek sorumlusu AKP iktidarıdır. Bugün Edirne, Edirne’nin ilk kadın belediye başkanı Sayın Filiz Gencan ve ekibi tarafından, tüm zorluklara rağmen kararlılıkla yönetilmektedir. CHP’li belediyeler rantı değil halkı, yandaşı değil yurttaşı esas alır. Edirne’de uygulanan sosyal belediyecilik, AKP’nin yıllardır unutturduğu halkçı yönetim anlayışının somut örneğidir.
AKP’lilere açık çağrımızdır:
Oturduğunuz yerden konuşmayın. Çıkın sokağa, pazara, emeklinin yanına, asgari ücretlinin sofrasına gidin. Gerçeği orada göreceksiniz. Kent Lokantası’na bakın. Halk Kasabındaki kuyruklara bakın. Halk Kafe’yi gezin.
İnsanları ucuz yemeğe, ucuz çaya, ucuz ete muhtaç hale getiren sizin ekonomik düzeninizdir. CHP’li belediyeler yoksulluğu yaratmıyor, sizin yarattığınız yoksulluğu yönetmeye çalışıyor. Emekliler açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Anneler çocuklarını doyuramadan okula gönderiyor.
28.075 TL’lik asgari ücret yoksulluk sınırının altındadır. Çarşı pazar yangın yeridir. Gençler işsiz, üretici iflasın eşiğindedir.
Siz hâlâ kişi başı gelir masalları anlatıyorsunuz. Siz hangi Türkiye’de yaşıyorsunuz? Sırça Köşklerinizden çıkın.
Tarımı bitiren, hayvancılığı bitiren, köylüyü toprağından koparan, gençleri umutsuzluğa sürükleyen AKP iktidarıdır. Bugün Edirne’de Belediye Başkanı kararlılıkla şehrin kronik problemlerini gerçek sorunlarını bir bir çözmekte dirençli bir kent yaratmakta diğer taraftan sosyal belediyecilikle tüm hemşehrilerimizin yanında durmaktadır Rant ve siyasi emelleri bir kenara bırakanlar gerçekleri daha iyi görürler.
Bir de ‘fetih’ söylemleriyle halkı tehdit eder gibi konuşuyorsunuz. Soruyoruz:
Neyi fethedeceksiniz? Edirne 1922 yılında 103 yıl önce düşman işgalinden Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde askerlerimiz ve halkımız tarafından düşman işgalinden kurtarıldı.
Sandıkta kaybettiklerinizi baskıyla, algıyla geri mi almaya çalışıyorsunuz? Edirne halkı kimsenin fethedeceği bir şehir değildir. Edirne halkı iradesine sahip çıkan Cumhuriyet’in onurlu yurttaşlardır. Madem kendinize güveniyorsunuz, 2 yıl beklemeyin.
Sandığı hemen getirin. Cumhuriyetin aydınlık şehri Edirne, size cevabını gecikmeden vermeye hazırdır. Sandıktan kaçamayacaksınız.
CHP’li belediyeler halkla, AKP ise halktan kopuk politikalarıyla tarihin karşısında yerini alacaktır. Edirne halkı neyi, kimi ve nasıl yöneteceğini çok iyi biliyor. İlk seçimde bu düzeni değiştirecek olan da yine halkın kendisidir. Hodri meydan!”
Bölgemiz, sahip olduğu eşsiz doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve geniş açık hava etkinlik alanlarıyla her mevsim farklı bir cazibeye ev sahipliği yapmaktadır. Ancak yerel esnafın, işletmecilerin ve organizatörlerin yıllardır süregelen en büyük handikapı, kış aylarında düşen sıcaklıkların dış mekan ticaretini ve sosyal hayatı belirgin bir şekilde yavaşlatmasıdır. Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte boşalan bahçeler ve teraslar, bölge ekonomisi için ciddi bir kayıp anlamına geliyordu. Bu durgunluğu aşmak ve yerel ekonomiyi yılın 12 ayına yaymak için kullanılan en etkili yöntemlerden biri, son yıllarda profesyonel palmiye soba kiralama hizmetleri olmuştur. Bu stratejik hamle sayesinde bölgemizdeki restoran bahçeleri, düğün salonlarının terasları ve festival alanları, en sert kış günlerinde bile canlılığını korumaktadır.
Yerel İşletmelerde Metrekare Verimliliği ve Ciro Yönetimi
Bir kafe veya restoran işletmecisi için dış mekan, toplam müşteri kapasitesinin bazen yarısından fazlasını temsil eder. Bu alanın kış aylarında “atıl” kalması, sadece fiziksel bir boşluk değil, işletme için doğrudan bir ciro kaybı ve kira maliyetinin boşa çıkması demektir. Profesyonel ısıtma çözümleri, bu alanların metrekare verimliliğini maksimuma çıkararak işletmenin kış karnesini düzeltir.
Günümüz tüketicisi, kapalı ve basık iç mekanlar yerine, palmiye sobalarla ideal ısı seviyesine getirilmiş, taze hava sirkülasyonunun olduğu açık alanları daha çok tercih etmektedir. Adil Organizasyon‘un bölgeye sunduğu hızlı ve erişilebilir kiralama desteği, esnafın binlerce liralık ekipman yatırımı yapmasına gerek kalmadan işletmesini kışa hazırlamasına olanak tanır. Kiralama modeli, işletmelere düşük maliyetle yüksek konfor sunma şansı vererek, kış aylarında da yaz sirkülasyonuna yakın bir gelir elde etme imkanı sağlar.
Bölgesel Festivaller ve Geleneksel Kutlamaların Sürekliliği
Bölgemizin kültürel dokusunda yer alan kermesler, yerel panayırlar, açık hava konserleri ve toplu yemek organizasyonları, toplumsal kaynaşmanın temel taşlarıdır. Bu etkinliklerin kış şartlarında bile aynı coşku ve katılımla sürmesi, bölgenin sosyal canlılığı ve turizm potansiyeli için kritiktir. Isı şemsiyeleri ve piramit sobalar, geniş katılımlı bu açık hava buluşmalarında katılımcıların üşümeden, uzun saatler boyunca alanda kalmasını ve etkinliğin tadını çıkarmasını sağlar.
Lojistik açıdan her noktaya ulaşabilen profesyonel hizmet ağı, en uzak köy meydanlarından şehir merkezindeki en büyük parklara kadar her yeri birer sıcak etkinlik merkezine dönüştürür. Isınma sorunu çözülmüş bir festival alanı, sadece yerel halkı değil, çevre illerden gelecek turistleri de cezbederek bölge tanıtımına büyük katkı sağlar.
Kiralama Avantajı: Teknik Destek ve Operasyonel Kolaylık
Bölgesel bazda yapılan organizasyonlarda ekipman tedariği ve bu ekipmanların sürdürülebilirliği her zaman bir zorluk teşkil etmiştir. Ancak profesyonel bir firmadan alınan palmiye soba kiralama hizmeti; nakliye, profesyonel kurulum ve kesintisiz gaz temini gibi tüm operasyonel aşamaları kapsayarak organizatörlere büyük bir kolaylık sağlar.
Satın alınan bir cihazın periyodik bakımını bölgede yaptırmak veya yaz aylarında bu cihazları güvenle depolamak ciddi bir problemdir. Oysa kiralama modeliyle her zaman bakımlı, teknik kontrolleri yapılmış ve en yeni modelleri kullanma konforu doğar. Adil Organizasyon gibi uzman ekipler, etkinlik süresince yaşanabilecek her türlü teknik ihtiyaca anında müdahale ederek, ev sahibi ve organizasyon sahibinin sadece misafirlerini ağırlamaya odaklanmasını sağlar.
Estetik ve Güvenlik: Kış Organizasyonlarının Yeni Yüzü
Palmiye sobalar sadece ısıtmakla kalmaz, aynı zamanda estetik tasarımlarıyla mekanın havasını da değiştirir. Şık ve modern görünümleriyle düğün, nişan veya kurumsal açılışlarda dekoratif bir unsur olarak öne çıkarlar. Güvenlik açısından ise devrilme emniyeti ve otomatik gaz kesme sistemleri gibi modern donanımlarla donatılmış olmaları, kalabalık etkinliklerde tam bir huzur sağlar.
Sonuç olarak; doğru ısınma stratejileri ve profesyonel çözüm ortaklıkları ile bölgemiz, kışın soğuk yüzünü bir avantaja çevirmektedir. Palmiye soba kiralama hizmeti, yerel ekonomiyi canlandıran, sosyal hayatı destekleyen ve bölgemizi organizasyon dünyasının dört mevsim parlayan yıldızı haline getiren en önemli unsurlardan biri olmaya devam edecektir.
Günümüzde ev dekorasyonu, yalnızca estetik tercihlerden ibaret olmaktan çıkarak konfor ve işlevselliği de kapsayan bütüncül bir anlayışa dönüşmüş durumda. Özellikle salon ve oturma odalarında merkezi bir konuma sahip olan televizyon alanı, bu dönüşümün en belirgin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. TV üniteleri, televizyonu konumlandırmanın ötesinde, mekânın düzenini sağlayan, depolama ihtiyacını karşılayan ve dekoratif bütünlüğü tamamlayan önemli mobilyalar arasında yer alıyor.
Bu değişen beklentilerle birlikte kullanıcılar, hem tasarım hem de kalite açısından güven veren ürünlere yöneliyor. Dayanıklılık, uzun ömürlü kullanım ve estetik görünüm gibi kriterler, TV ünitesi seçiminde belirleyici unsurlar haline geliyor. İnegöl mobilya üretim geleneğinden doğan kalite anlayışı ise bu beklentilere güçlü bir karşılık sunarak, yaşam alanlarında hem şık hem de fonksiyonel çözümler arayanlar için önemli bir referans noktası oluşturuyor.
Yaşam Alanlarında TV Ünitelerinin Artan Önemi
Günümüzde salon ve oturma odalarının merkezinde yer alan TV ünitesi, yalnızca televizyonu konumlandırmak için değil, aynı zamanda mekânın genel düzenini tamamlamak için tercih ediliyor. Estetik görünümün yanı sıra fonksiyonel kullanım sunan televizyon üniteleri, yaşam alanlarının daha düzenli ve modern görünmesine katkı sağlıyor. Doğru seçilen bir ünite, dekorasyonun genel karakterini doğrudan etkileyebiliyor.
TV ünitesi seçiminde dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında ölçü, depolama alanı ve kullanım alışkanlıkları öne çıkıyor. Açık raf sistemleri, kapaklı bölmeler ve çekmeceler, hem görsel bütünlük hem de pratik kullanım açısından önemli avantajlar sunuyor. Bu detaylar, özellikle kalabalık yaşam alanlarında düzenli bir görünüm elde edilmesine yardımcı oluyor.
İnegöl mobilya sektöründe üretilen TV üniteleri, sağlam yapıları ve uzun ömürlü kullanım özellikleriyle dikkat çekiyor. İnegöl mobilyası denildiğinde akla gelen kalite anlayışı, bu ürün grubunda da kendini net şekilde hissettiriyor.
Televizyon Ünitelerinde Fonksiyonel ve Şık Tasarımlar
Modern ev dekorasyonunda televizyon üniteleri, yalnızca klasik formlarla sınırlı kalmıyor. Minimal çizgiler, doğal ahşap dokular ve farklı renk seçenekleri, her zevke hitap eden tasarımların ortaya çıkmasını sağlıyor. Bu çeşitlilik, kullanıcıların yaşam alanlarına uygun çözümler bulmasını kolaylaştırıyor.
Fonksiyonellik açısından değerlendirildiğinde, kablo gizleme alanları ve ekstra depolama bölmeleri büyük avantaj sağlıyor. Elektronik cihazların düzenli bir şekilde konumlandırılabilmesi, hem estetik hem de kullanım konforu açısından önemli bir detay olarak öne çıkıyor. Bu sayede TV ünitesi, yalnızca görsel değil, aynı zamanda işlevsel bir mobilya haline geliyor.
İnegöl mobilya mağazaları, bu alanda geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara cevap verebiliyor. Klasik tasarımlardan modern çizgilere kadar uzanan seçenekler, her ev tipine uygun alternatifler sunuyor.
Duvar Ünitesi ve TV Sehpası Seçenekleriyle Bütüncül Dekorasyon
Duvar ünitesi modelleri, özellikle geniş salonlarda tercih edilen ve mekâna güçlü bir karakter kazandıran mobilyalar arasında yer alıyor. Televizyon, raf sistemleri ve vitrin alanlarının bir arada sunulması, dekorasyonda bütünlük sağlıyor. Bu yapı, hem estetik hem de depolama açısından avantajlı çözümler sunuyor.
Daha kompakt alanlar için ise tv sehpası modelleri ön plana çıkıyor. Minimal yapıları sayesinde alanı daraltmadan şık bir görünüm sunan bu ürünler, küçük salonlar ve oturma odaları için ideal seçenekler arasında bulunuyor. Farklı yükseklik ve genişlik alternatifleri, kullanıcıların alanına uygun tercihler yapmasına imkân tanıyor.
İnegöl mobilyası üretim anlayışı, bu ürünlerde de kalite ve dayanıklılığı ön planda tutuyor. Sağlam iskelet yapısı ve uzun ömürlü malzemeler, günlük kullanımda güven veren bir deneyim sunuyor.
İnebella Mobilya ile Kalite ve Estetik Bir Arada
İnegöl merkezli markalar arasında yer alan İnebella Mobilya, TV üniteleri kategorisinde sunduğu modern ve kullanışlı tasarımlarla dikkat çekiyor. Ürünlerde kullanılan malzeme kalitesi, hem görsel estetik hem de uzun vadeli kullanım hedefiyle belirleniyor. Bu yaklaşım, markanın güvenilirliğini güçlendiren önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Tasarım sürecinde güncel dekorasyon trendleri yakından takip edilirken, kullanıcı ihtiyaçları da göz önünde bulunduruluyor. Depolama alanları, modüler yapılar ve renk seçenekleri, farklı yaşam tarzlarına uyum sağlayacak şekilde planlanıyor. Bu sayede televizyon üniteleri, yalnızca bugünün değil, geleceğin dekorasyon anlayışına da hitap ediyor.
Sunduğu ürün çeşitliliği ve hizmet kalitesiyle İnebella Mobilya, birçok tüketici tarafından İnegöl’ün en iyi mobilya mağazası olarak anılıyor. Bu algı, markanın sektördeki konumunu her geçen gün daha da güçlendiriyor.
Doğru TV Ünitesi Seçimi İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
TV ünitesi tercih ederken öncelikle yaşam alanının ölçülerinin doğru belirlenmesi gerekiyor. Ünitenin oda içinde kapladığı alan, hem hareket özgürlüğünü hem de görsel dengeyi doğrudan etkiliyor. Bu nedenle ölçüye uygun ürün seçimi, uzun vadeli memnuniyet açısından büyük önem taşıyor.
Ayrıca renk uyumu, malzeme yapısı ve kullanım alışkanlıkları da karar sürecinde dikkate alınması gereken faktörler arasında yer alıyor. Açık renkler ferah bir görünüm sağlarken, koyu tonlar daha güçlü ve modern bir atmosfer oluşturabiliyor. Bu noktada profesyonel yönlendirme almak, daha doğru bir tercih yapılmasına katkı sunuyor.
İnegöl’deki mobilyacılar, bu süreçte deneyimleriyle kullanıcıları doğru ürünlere yönlendirebiliyor. Böylece hem estetik hem de fonksiyonel açıdan beklentileri karşılayan TV ünitelerine ulaşmak mümkün hale geliyor.
İnegöl mobilya kalitesini yansıtan TV üniteleri, estetik tasarım ile fonksiyonelliği bir araya getirerek yaşam alanlarında güçlü bir etki yaratıyor. Doğru seçilmiş bir TV ünitesi, salonun genel havasını tamamladığı gibi uzun yıllar güvenle kullanılabilecek bir konfor da sunuyor. Kalite, tasarım ve kullanım kolaylığını bir arada arayanlar için güncel modelleri ve detaylı ürün seçeneklerini incelemek isteyenler, https://www.inebella.com adresini ziyaret ederek aradıkları çözümlere kolayca ulaşabiliyor.
Perakende dünyasında ilk temas her zaman ambalajla başlar. Vakum blister, ürünün formunu bozmadan sergilenmesini sağlayarak bu ilk teması güçlü kılar. Şeffaf yapısı sayesinde ürün net biçimde görünürken, vakumlu yapı dış etkenlere karşı etkili bir bariyer oluşturur.
Özellikle küçük ve hassas ürünlerde vakum blister kullanımı düzen ve güvenlik sağlar. Ürün ambalaj içinde sabit durur, kayma veya zarar görme riski ortadan kalkar. Bu da hem lojistik hem de müşteri memnuniyeti açısından büyük avantajdır.
“Detaylara verilen önem, kaliteyi belirler.” Bu yaklaşım, ambalaj tercihlerinin neden stratejik olduğunu açıkça ortaya koyar.
Vakumlu sistemler sayesinde ürünler daha uzun süre formunu korur. Aynı zamanda profesyonel bir sunum elde edilir. Tüketici, ürünü eline aldığında güven hisseder.
Doğru tasarlanmış bir vakum blister, sadece koruma sağlamaz; ürünün algılanan değerini yükseltir ve satın alma kararını hızlandırır.
Edirne’de, yaklaşan yılbaşı öncesi, eğlence mekanlarında doluluk oranları yüzde 80’lere yaklaşırken, Saraçlar Caddesi’nde işletmecilik yapan Yağmur Islattı Aydın, bu yıl rezervasyonlarda geçen yıla göre azalma yaşandığını söyledi.
Yaklaşan yılbaşı gecesinde, sınır kenti Edirne’deki eğlence mekanları yerli ve yabancı müşterilerini ağırlamak için geri sayıma devam ediyor. Özellikle Bulgar ve Yunan müşterileri dört gözle bekleyen işletmelerde, bu yıl rezervasyon oranları geçen yıla oranla düştü. Saraçlar Caddesi’nde işletmecilik yapan Yağmur Islattı Aydın, geçen yıl aynı tarihlerde rezervasyonlarının yüzde 100 dolduğunu, bu yıl ise yüzde 80’de kaldıklarını söyledi.
‘GEÇEN YIL BU TARİHLERDE YÜZDE 100 DOLULUK VARDI’
Aydın, kentte genel olarak komşu ülkeden gelen turist sayısında azalma gördüklerini belirterek, “Rezervasyonlarımızda aslında geçtiğimiz yıllara oranla bir azalma olduğunu söyleyebilirim. Geçtiğimiz senelerde bu tarihlerde biz çoktan yüzde 100 doluluk oranımızı oluşturmuş oluyorduk. Şu anda da doluluk oranımızın yüzde 75-80 civarında olduğunu söyleyebilirim. Biz tabii ki de hazırlığımızı yüzde 100 doluluğumuza göre yapacağız. Ama bir azalma var mı derseniz, evet geçtiğimiz yıllara nazaran rezervasyonda ciddi bir azalma var, yani son güne bırakma olayı olduğunu söyleyebilirim. Biz zaten Edirne’nin turistik caddesindeyiz. Bu yıl geçtiğimiz yıllara oranla turist sayısında da ciddi bir azalma var. Daha çok şu anda rezervasyonlarımız, yerli müşterilerimiz üzerinden. Turist oranını da söyleyecek olursam yüzde 20 oranında şu an Bulgaristan’dan ve Yunanistan’dan gelen misafirlerimizi ağırlayacağız” diye konuştu.
‘AZALIŞIN NEDENİ EKONOMİK’
Yoğunluk azalmasının nedeninin ekonomik olduğunu söyleyen Aydın, “Ben bunun nedeninin ekonomik olduğunu düşünüyorum. İnsanlara da tabii ki hak vermemek mümkün değil. Bizler elimizden geldiği kadar menülerimizi dolu tutup, fiyatlarımızı kendimizce makul tutmaya çalışıyoruz ama yerli misafirlerimiz için özellikle dört kişinin çıkıp yılbaşında eğlenmesi maalesef ciddi bir maliyet gerektiriyor. Ben bir işletmeci olarak onları da anlayabiliyorum tabii ki. Turist olarak da son bir yılda Bulgaristan’dan özellikle gelen turistleri ağırlama oranı azaldı ve biz bunu Edirne’nin esnafı olarak bir yıldır hissediyoruz. Bu sıkıntılarla bağlantılı olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.
‘KİŞİ BAŞI 2 BİN 800 LİRA’
Yılbaşı gecesini dışarıda geçirmek isteyen müşterileri için kendi işletmelerinde kişi başı 2 bin 800 lira ödemeleri gerektiğini kaydeden Aydın, “Benim menülerimde ordövr tabağım, ara sıcaklarım, ortaya konulacak mezelerim, ana yemeğim, tatlım meyvem, gece sonu ikramlarım da dahil olmak üzere kişi başı 2800 lira ödeyecek gelmek isteyenler. Birçok işletmede de zaten genel olarak aynı şekilde üç aşağı beş yukarı fiyatlar” diye konuştu.
‘YILBAŞINDA YOĞUNLUK YOK’
Türkiye Otelciler Birliği Edirne Temsilcisi Gökhan Balta da, yılbaşıyla ilgili yoğunluk olmadığını belirterek, “Yılbaşıyla ilgili çok fazla bir yoğunluğumuz yok. Yurt dışından bireysel gelecek olarak Bulgaristan’dan ve Yunanistan’dan gelecek olan misafirler dışında herhangi bir tur organizasyonları, yılbaşı geceleri olmuyor. Dolayısıyla ortalama bir doluluk oranıyla geçireceğiz. Bizim milat yılımız pandemiden sonra 2023 yılıdır. En yoğun olarak 2023 yılı geçmiştir. 2024 ve 2025 yıllarında Edirne il genelinde bir düşüş yaşanmıştı. Bu tabii hem enflasyon durumdan dolayı, hem de başka sebeplerden dolayı. Şu anda 2026 yılıyla ilgili olarak daha pozitif bir bakış açımız var. Yaklaşık Edirne il genelinde 150 tane tesis 7-8 bin yatağa ulaşan bir konaklama kapasitemiz var. 2025 yılında yüzde 32’lik bir doluluk oranı vardı. Bunun yüzde 40-45’lere çıkacağını ümit ediyoruz” dedi.
‘EKONOMİK SEBEPLERİN ETKİLERİ VAR’
Yılbaşı gecesi kentteki konaklama oranının yüzde 20’leri geçmeyeceğini düşündüğünü kaydeden Balta, “Yılbaşında Edirne’deki genel konaklama oranının yüzde 20’leri geçmeyeceğini düşünüyorum. Çok yoğun bir talep, rezervasyon yok şu anda. Konaklama tesisleri açısından çok fazla bir yoğunluk yok. Yıllardan beri yılbaşı gecelerinde toplu bir hareket hiçbir zaman olmamıştı. Yani biz yaklaşık 42 yıldan beri bu işin içerisindeyiz. Yılbaşı gecelerinde toplu bir seyahat durumu olmamıştı. Genelde bireysel olmuştur. Edirne bu konuda bölgedeki Balkan şehirleri arasında iyi bir konuma sahip olmasına rağmen herkes kendi kültürünü, kendi yılbaşısını, kendi bölgelerinde kutlamayı daha çok tercih ediyor. Dolayısıyla çok fazla yoğunluk olacağını düşünmüyoruz. Bu noktada ekonomik sebeplerin de tabii etkileri var” diye konuştu.
2026 yılı için geri sayım sürerken, komşu ülke Bulgaristan’da halk ise yeni yıl ile birlikte Leva’nın yerine geçecek yeni para birimi Euro için geri sayımda bulunuyor.
Bulgaristan’da 1 Ocak 2026 itibarıyla Bulgar Levası’ndan Euro’ya resmen geçiş yapılacak. ATM’ler Euro vermeye başlayacak.
1 – 31 Ocak 2026 tarihleri arasında “Çift Tedavül Dönemi” uygulanacak ve hem Leva hem de Euro ile ödeme yapılabilecek.
1 Şubat 2026’dan itibaren ise sadece Euro yasal ödeme aracı olarak kalacak.
30 Haziran 2026 tarihine kadar ticari bankalarda ve postanelerde Leva-Euro değişimi ücretsiz yapılabilecek.
DOLANDIRICILIK UYARISI
Bulgaristan İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Avro’ya geçişle ilgili vatandaşlara olası dolandırıcılık teşebbüslerine ilişkin uyarı yapıldı. BNR Türkçe’de yer alan paylaşımda şunlara yer verildi:
“Ulusal Polis Genel Müdürlüğü “Dolandırıcılık” Birimi Başkanı Baş Müfettiş Zlatka Padinkova, kendilerini nasıl takdim ederse etsinler tanımadık kişilere B.C. vatandaşlık numarası, banka hesabı numarası, banka kartı ve PIN gibi kişisel veriler ve banka bilgilerinin açıklanmaması tavsiyesinde bulundu.
Vatandaşlara banka, posta, polis ve saire kuruluşlardan geldiğini düşündüren telefon aramaları veya elektronik mektupların alınması konusunda ihtiyatlı olma çağrısı yapıldı. Bu tür iletişim sık sık kişisel veya banka verilerinin paylaşılmasını ya da teyit edilmesini gerektiriyor. Bunu kesinlikle yapmayın! Finansal hileyi önlemek için bu tür telefon aramalarına son verin, elektronik ortamda gelen yazılardaki linkleri açmayın!
Polis tarafından dolandırıcılık veya diğer türden suistimal kuşkusu durumunda hemen 112 acil telefon hattına ihbarda bulunulması veya en yakın İçişleri Bakanlığı birimine gidilmesi çağrısı yapıldı.”
Edirne Milletvekili Ediz Ün, zor zamanların aynı zamanda değişimin ve dönüşümün en güçlü tohumlarının atıldığı zamanlar olduğunu belirterek, “Bu ülke, en karanlık koşullardan aydınlık yarınlar yaratmayı başarmış bir halkın eseridir” dedi.
Milletvekili Ün yeni yıl mesajında şunlara yer verdi:
“Bir yılı daha tüm ağırlığı, sevinci ve hüznüyle geride bırakıyoruz. Her yeni yıl, geçmişin yükünü azaltma ve geleceğe dair umudu büyütme fırsatıdır. Yaşadığımız acıların, kayıpların ve zorlukların geride kalmasını; yeni yılın daha adil, daha güvenli ve daha huzurlu bir dönemin kapısını aralamasını umuyoruz.
Ülkemiz açısından yıllardır derin ekonomik sıkıntıların, toplumsal adaletsizliklerin, afetlerin, acıların sonu gelmiyor. Emeklinin geçinmekte zorlandığı, emekçinin emeğinin karşılığını alamadığı, çiftçinin ürettiğiyle ayakta duramadığı, gençlerin gelecek kaygısıyla yaşadığı bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Gerçeklerin yerini algıların, hakikatin yerini gürültünün aldığı bu dönem, toplumun her kesimini derinden etkiledi.
Ancak tarih bize şunu öğretmiştir: Zor zamanlar, aynı zamanda değişimin ve dönüşümün en güçlü tohumlarının atıldığı zamanlardır. Bu ülke, en karanlık koşullardan aydınlık yarınlar yaratmayı başarmış bir halkın eseridir. Bugün de sahip olduğumuz en büyük güç; dayanışma duygumuz, mücadele irademiz ve ortak geleceğimize duyduğumuz inançtır.
Önümüzdeki yılın, suskunluğun değil sözün; umutsuzluğun değil dayanışmanın, kabullenişin değil değişimin yılı olması mümkündür. Bunun yolu, emeğin, adaletin ve hakkaniyetin yanında durmaktan geçmektedir. Ülkenin kaynaklarının adil paylaşıldığı, herkesin insanca yaşayabildiği bir düzen, ancak ortak bir mücadeleyle kurulabilir.
Yeni yılın, ülkemize ve dünyaya barış, huzur ve kardeşlik getirmesini umuduyla tüm yurttaşlarımızın yeni yılını en içten dileklerimle kutluyorum. Sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir yıl diliyorum.”