Olgay GÜLER Edirne Arama Kurtarma Derneği (EDAK) tarafından gerçekleştirilen olağan genel kurulda, derneğin yeni dönem başkanlığına Şafak Çekver seçildi.
EDAK’ın seçimli olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirdi. Dernek üyelerinin katılımıyla yapılan genel kurulda, Divan Başkanlığını Ertuğrul Tanrıkulu yaptı. Genel kurulda geçmiş döneme ait faaliyet ve denetim raporları okunarak oy birliğiyle ibra edildi. Genel kurulun devamında gerçekleştirilen seçimlerde EDAK’ın yeni dönem yönetim kurulu ile denetim ve disiplin kurulu üyeleri belirlendi. Yapılan oylama sonucunda derneğin yönetim organları yenilenerek yeni görev dağılımını oluşturdu.
EDAK’da görev dağılımı şu şekilde oluştu: Yönetim Kurulu Başkan: Şafak Çekver Başk.Yrd.: Ilgaz Çakıcı Genel Sekreter: Sevdim Ataman Muhasip Üye: Mehmet Sıragezen Üye: Serhad Ceylan Üye: Ö.Hakan Savaşçı Üye: Caner Çelik Denetim Kurulu Kenan Laz Berfin Ataman Zeki Çağlar Disiplin Kurulu Av. Gökhan Karakoç Ali Özgen İrşadi Özdinç Federasyon Delegeleri Serhad Ceylan Fırat Çakıcı Cumhur Ceyhun Çetin M.Ekrem Göçkün Ilgaz Çakıcı Oktay Ataman
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi tarafından Adalet ve Demokrasi Haftası ve derneğin kurucu genel başkanı Prof.Dr. Muammer Aksoy’un vefatının 36’ncı yıldönümü nedeniyle anma töreni düzenlendi.
ADD Edirne Şubesi tarafından düzenlenen program, dernek binasında gerçekleştirildi. Programa çok sayıda dernek üyesi katıldı.
Programda basın açıklamasını ADD Edirne Şube Başkan Yardımcısı Gökay Bilgin okudu. Bilgin, her yıl 24- 31 Ocak Adalet ve Demokrasi Haftası’nda bir yandan şehitleri anarken, bir yandan emperyalist tuzakların perde arkasını, nedenlerini ve sonuçlarını irdeleyip, yeni tuzaklara düşmemek için ders çıkarmaya çalıştıklarını söyledi.
‘O HAİN TUĞLA, O MENHUS DUVARI AYAKTA TUTMAYA DEVAM EDİYOR’
Prof. Dr. Muammer Aksoy’un, kendisi 49 cumhuriyet aydını ile birlikte 19 Mayıs 1989 tarihinde Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurduğunu belirten Bilgin, “Derneğimizin, kuruluş bildirgesiyle ortaya koyduğu yol haritası ve çalışmaları emperyalist güçleri öyle ürküttü ki, çareyi Muammer Aksoy’u susturmakta buldular. Bu menfur cinayet toplumumuzu ne kadar derinden üzdüyse; 300 yıldır bölgemiz ülkelerini sömüren çok uluslu petrol şirketlerini, özgür bireyden ve uluslaşma bilincinden korkan Laik Cumhuriyet düşmanı karşı devrimcileri, emek, kadın ve öğretmen başta olmak üzere toplumsal örgütlülüğü çıkarlarına aykırı gören neoliberal “serbest piyasa” baronlarını, özerk üniversite karşıtlarını ve “Yeni Osmanlıcılık” hayali ile yemlenen kifayetsiz muhterisleri de o kadar sevindirdi. Kurucu üyemiz Doç. Dr. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter cinayetlerinin ardından Mumcu’nun da öldürülmesi toplumda büyük infial yarattı, yüz binler Ankara’ya aktı. Yetkililer bu suikastın mutlaka çözüleceği sözünü verdilerse de duvardaki o tuğla bir türlü çekil(e)medi. Çekil(e)medi çünkü; Uğur Mumcu da hocası Muammer Aksoy gibi Aramco’dan PKK’ya pek çok hain çarka çomak sokmuş, emperyalistlerle dinci ve bölücü uşaklarını ziyadesiyle huzursuz etmişti. Sonuç olarak, o hain tuğla o menhus duvarı ayakta tutmaya devam ediyor hâlâ” diye konuştu.
‘DEVRİM ŞEHİTLERİMİZİ MİNNET VE ŞÜKRANLA ANIYORUZ’
Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu’nun yürekli Kemalist devrimciler, kararlı laik Cumhuriyetçiler, sözlerine güvenilen saygın toplum önderleri ve gerçek aydınlar oldukları için yok edildiğini dile getiren Bilgin, “Bu nedenle yapılması gereken, sadece katlediliş yıl dönümlerinde kırmızı karanfiller ve nutuklarla anmak değil, uğruna can verdikleri düşüncelerini, değerlerini, hedeflerini savunmak ve kitleselleşmelerini sağlamak, Uğur Mumcu’nun “Laiklik ilkesini savunmak için Atatürk gibi yürekli, Atatürk gibi inançlı olmak gerekir. İzinden gittiklerini söyleyenler gibi ürkek, kararsız ve inançsız değil.” diyen sesine kulak vermektir. Sözün özü; Batı emperyalizmi 100 yıllık Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni din devletine dönüştürerek parçalama hedefine bu kez BOP ile yürüyor ve artık niyetini ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın ağzından açık açık dillendirmekten de çekinmiyor. Öyleyse her yurttaşımız, Atatürk’ün 20 Ekim 1927 tarihinde 6 gündür okumakta olduğu Nutuk’un son sayfasındaki “Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen millî felâketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.” sözlerini ve devamında “Ey Türk İstikbalinin Evladı, İşte bu ahval ve şerait için de dahi vazifen Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır” diyerek verdiği görevi daima aklında tutmak zorundadır. Türk Ulusu, değişmez önderinin bu kutsal emanetine mutlaka sahip çıkacak, verdiği görevi her ahval ve şeraitte yapacak, katledilen evlatlarının hesabını da soracak, tüm emperyalist tuzakları da bozacak ve Cumhuriyetini ilelebet payidar kılacaktır. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, Kemalizm’in namus sesini bir sis çanı gibi yurdumuz semalarına asarak yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ne ulaşma azim ve kararımızla başta Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu olmak üzere bütün devrim şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde tazimle eğiliyoruz” ifadelerini kullandı.
Edirne Süper Amatör Lig temsilcilerinden Osmanlıspor tarafından düzenlenen ‘Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Gecesi’ etkinliğinde, Edirne Valisi Yunus Sezer’in de katılımıyla iş insanları ve kulübe gönül verenler bir araya geldi.
Süper Amatör Lig’ temsilcisi Osmanlıspor Kulübü tarafından, kentte bir tesiste ‘Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Gecesi’ etkinliği düzenlendi. Geceye, Edirne Valisi Yunus Sezer, Havsa Kaymakamı Oğuzhan Aksoy, şehrin tanınmış iş insanları, yardımsever sivil toplum kuruluşları ve taraftarlar katıldı. Etkinlikte ‘Köy Takımından Marka Kulübe’ geçiş sürecinin stratejik adımları ve yeni dijital projeler paylaşıldı.
Kulüp başkanı Mehmet Safa Acar gecede yaptığı açıklamada, “Bizim davamız bir kupa davası değil, bizim davamız ahlak davasıdır. Elbette şampiyonluk isteğimiz, Bölgesel Amatör Ligi hedefimiz, ama bizim asıl amacımız; köyümüzün gençlerini dumanlı kahve köşelerinden alıp, yeşil sahalara çekmektir. Bir gencimizi bile kötü alışkanlıklar yerine, spor ve sağlıklı bir yaşam imkanına erişmesine yardımcı olabiliyorsak, bir evladımıza ‘ağabeylik-kardeşlik’ hukukunu öğretiyorsak, biz o gün en büyük kupayı kaldırmışız demektir. Elbette rakiplerimiz güçlü, imkanları geniş. Ama bizim yüreğimizde parayla satın alınamayacak bir hazine var: Biz de, köy çocuğunun inadı var. Osmanlıspor, bu muazzam birliktelik ruhuyla Ocak ayını kapatırken; daha güçlü bir kurumsal kimlik ve net hedeflerle yeni döneme ‘merhaba’ diyecek” şeklinde konuştu.
Etkinlikte kulübün 22 numaralı forması, Edirne Valisi Yunus Sezer’e takdim edildi.
Edirne İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü unsurları ve Uzunköprü İlçe Jandarma Komutanlığı asayiş timlerince gerçekleştirilen operasyonda Uzunköprü’de tütün sarma makine ve aparatları ile binlerce makaron ele geçirildi.
Edirne Valiliği’nden yapılan açıklamada şunlara yer verildi:
“Edirne İl Jandarma Komutanlığınca, sorumluluk bölgesi içerisinde özellikle maddi ve manevi kayıplara neden olan ve akabinde değişik suç olaylarının çıkış noktasını teşkil edebilen kaçakçılık olaylarının engellenmesine yönelik çalışmalara ara vermeden devam edilmektedir.
30/01/2026 tarihinde KOM Şube Müdürlüğü unsurları ve Uzunköprü İlçe Jandarma Komutanlığı asayiş timlerince yürütülen çalışmalar neticesinde icra edilen operasyon kapsamında;
5 adet elektrikli tütün sarma makinesi
14.400 adet tütün basılı makaron
12.200 adet boş makaron
34 adet manuel tütün sarma aparatı
3 kg kıyılmış tütün
Çalışmalar sonucunda olay ile ilgili şüpheli şahıslar hakkında adli tahkikata başlanılmıştır. Kaçakçılık ile mücadeleye yönelik faaliyetlere, yine halkımızın desteği ile daha da güçlü ve kararlı bir şekilde aralıksız olarak devam edecektir.”
Bulgaristan’ın Filibe kentinde düzenlenen Gençler ve Yıldızlar Kılıç Eskrim Dünya Kupası’nda ‘Yıldızlar’ kategorisinde mücadele eden Edirneli sporcu Candeniz Berrak, finalde Kanadalı rakibini 15-12 mağlup ederek altın madalya kazandı.
Komşu ülkenin Filibe şehrinde gerçekleştirilen turnuvanın ilk gününde yıldızlar müsabakaları gerçekleştirildi. Turnuvada baştan sona üstün performans sergileyen Edirneli Candeniz Berrak, finalde Kanada’dan Andrew Chang Wang ile karşı karşıya geldi. Zorlu geçen mücadelede rakibini 15-12 mağlup eden Candeniz, şampiyonluğa ulaşarak hem Türkiye’yi hem de Edirne’yi gururlandırdı.
Başarısının arkasında disiplinli çalışma ve güçlü ekip ruhunun bulunduğunu vurgulayan milli sporcu Berrak, “Geçtiğimiz yıl, yani 2025’te Avrupa Şampiyonu oldum, Dünya ikinciliği elde ettim. Son olarak da Dünya Kupası’nda altın madalya kazanma başarısı gösterdim. Öncelikle gerçekten çok zorlu bir turnuvaydı. Bu organizasyonlar, Dünya Şampiyonası ve Avrupa Şampiyonası öncesinde puan toplamak açısından oldukça önemli. Turnuva boyunca çok iyi bir antrenör ekibim vardı. Takım arkadaşlarımla birlikte ciddi bir iş birliği içerisinde çalıştık. Bu uyum ve disiplin sayesinde de çok güzel maçlar çıkardık ve sonuç olarak altın madalyaya ulaştık. Ekip çalışmasının meyvesini aldık diyebilirim” diye konuştu.
Berrak zaferini Türkiye Eskrim Federasyonu Edirne İl Temsilcisi olan babası İskender Berrak’a armağan ettiğini söyledi.
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde TIR’a arkadan çarpan otomobilde hayatını kaybeden ve üzerinde A.G. (40) adına düzenlenmiş kimlik çıkan sürücünün, asıl kimliği daha sonra ortaya çıktı.
Kaza, saat Cumartesi günü 05.00 sıralarında Keşan-Edirne kara yolu Çöpköy kavşağında meydana geldi. Keşan’dan, Edirne yönüne giden E.Ş.I. yönetimindeki otomobil, aynı yöne giden O.U. (32) idaresindeki TIR’a arkadan çarptı. Otomobil sürücüsü E.Ş.I. ağır yaralanırken, ihbar üzerine kaza yerine polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü E.Ş.I., kaldırıldığı Uzunköprü Devlet Hastanesi’nde doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. E.Ş.I.’nın cenazesi otopsi için hastane morguna konuldu. TIR şoförü O.U. ise jandarma tarafından gözaltına alındı.
GERÇEK KİMLİĞİ CEP TELEFONU ARAMASIYLA ORTAYA ÇIKTI
Jandarma, olay yerinde yaptığı incelemede E.Ş.I.’nın üzerinde A.G. adına düzenlenmiş kimlik ve sürücü belgesi buldu. Ekiplerin, bilgi vermek üzere aradığı yakınları, A.G.’nin hayatta olduğunu söyledi. Bunun üzerine ölen kişinin kimliğinin belirlenmesine yönelik çalışma başlatıldı. Bu sırada çalan cep telefonu araması cevaplandı. Cep telefonundan arayanın ölen kişinin nişanlısının ağabeyi E.I. olduğu ve ölenin gerçek isminin E.Ş.I. olduğunu söylediği öğrenildi. Olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı parmak izi çalışmasında da kazada hayatını kaybeden kişinin E.Ş.I. olduğu doğrulandı.
10 YIL 8 AY HAPİSLE ARANMASI VARMIŞ
E.Ş.I.’nın yapılan UYAP sorgulamasında ‘Bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama’, ‘Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama’, ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Başkasına ait banka hesaplarını ilişkilendirerek sahte banka veya kredi kartı üretme ve satma’ suçlarından 19 dosyadan toplam 10 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı belirlendi.
Edirne Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanvekili Anıl Devran, odanın 28 Şubat’ta gerçekleştirilecek olağan genel kurulunda, başkanlığa aday olduğunu açıkladı.
Odanın Başkanvekili Anıl Devran, kentteki bir restoranda gerçekleştirilen toplantıyla, adaylığını açıkladı. Odanın 28 Şubat’ta gerçekleştirilecek genel kurulunda, yönetime talip olduğunu belirten Devran’ı, oda üyeleri ve sektör temsilcileri yalnız bırakmadı. Adaylığının sadece bir görev talebi olmadığını vurgulayan Devran, servis araçları esnafının yıllardır yaşadığı sorunlara çözüm üretmek amacıyla yola çıktığını ifade etti.
‘SESİMİZİN DAHA GÜR ÇIKMASI GEREKİYOR’
Yıllardır sektörün içerisinde olduğunu belirten Devran, “Burada sadece bir adaylık açıklaması yapmak için değil, alın terimizin hakkını savunmak için bulunuyorum. Yıllardır bu sektörün içindeyim. Aynı direksiyonu tuttuk, aynı yolları aştık, aynı sıkıntıları yaşadık. Sorunları uzaktan izleyen değil, birebir yaşayan bir kardeşinizim. Camiamızın sorunlarından biri olan rekabeti çözüme kavuşturacağımıza söz veriyorum. Artık hakkımızı daha güçlü savunmamız, sesimizin daha gür çıkması gerekiyor. Odamız, şeffaf yönetimle, ortak akılla ve adil bir anlayışla yönetilmeyi hak ediyor. Bizim yönetimimizde istişare anahtarımız olacak. Sorunu yaşayan bizsek, çözümü de birlikte bulacağız” dedi.
‘BEN YAPTIM OLDU DEVRİ BİTECEK’
Yeni dönemde katılımcı bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini de dile getiren Devran, “Artık ‘ben yaptım oldu’ devri bitecek, ‘biz kararlaştırdık, biz başardık’ devri başlayacak. Direksiyonda esnaf, yönetimde birlik olacak. Birliğimiz daim, yolumuz açık, soframız bereketli olsun” diye konuştu.
Edirne İnşaat ve Sanatkârları Esnaf Odası Genel Kurulu tarafından gerçekleştirilen olağan genel kurulda, Cenk Dilmeç’e karşı yarışan, odanın iki dönemdir başkanlığını yürüten Tezcan Liznak, yeniden başkanlığa seçildi.
Edirne İnşaat ve Sanatkârları Esnaf Odası Genel Kurulu, Eski Sanayi Sitesi’ndeki düğün salonunda gerçekleştirildi. Genel kurula; Edirne Belediye Başkan Vekili Cenk Ergüden, Belediye Başkan Yardımcısı Savaş Çerkez, Edirne Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Kemal Cingöz, oda başkanları, siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda oda üyesi katıldı. Genel kurulda, 2 dönemdir Oda Başkanlığı görevini yürüten Tezcan Liznak ve Cenk Dilmeç’in listeleri yarıştı.
‘İNŞAAT SEKTÖRÜ, EDİRNE’NİN YARININA YÖN VEREN TEMEL DİNAMİKLERDEN’
Divan Başkanlığı’nı Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Kemal Cingöz’ün üstlendiği genel kurulda konuşan Edirne Belediye Başkan Vekili Cenk Ergüden, inşaat sektörünün kent yaşamındaki önemine dikkat çekerek, “Bildiğiniz üzere inşaat sektöründe faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlarımız, yalnızca ekonomik anlamda değil; sosyal, yapısal ve istihdam boyutlarıyla da kent hayatımızın vazgeçilmez unsurlarından biridir. İnşaat sektörü, Edirne’nin bugününe olduğu kadar yarınına da yön veren temel dinamiklerden biridir. Bu güçlü paydaşlık ilişkisi, belediye olarak bizleri meslek odalarımızla her zaman yan yana durmaya, ortak akıl ve çözüm ortaklığı anlayışıyla hareket etmeye motive etmektedir. Karşılıklı diyalog ve iş birliğini son derece önemsiyoruz. Çünkü biliyoruz ki; sorunların çözümü de, kentimize değer katacak projelerin hayata geçirilmesi de ancak güçlü iletişim ve ortak çalışma kültürüyle mümkündür. Bu diyaloğun ve iş birliğinin devamı için belediye olarak üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Önümüzdeki dönemde de odamızla birlikte esnafımızın sorunlarına ortak akılla çözüm üretmeye, kentimizin ve Edirne halkının menfaatleri doğrultusunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Ergüden’in konuşmasının ardından genel kurulda yönetim ve denetim kurulları faaliyet raporları ile mali raporlar okunarak üyelerin oyuna sunuldu. Yapılan oylamada raporlar oy birliğiyle kabul edilirken, mevcut başkan Tezcan Liznak ve yönetimi ibra edildi.
LİZNAK YENİDEN BAŞKAN SEÇİLDİ
Genel kurulda daha sonra seçimlere geçildi. Seçimlerde mevcut başkan Tezcan Liznak 289, Cenk Dilmeç ise 186 oy aldı. Bu sonuçla Tezcan Liznak Edirne İnşaat ve Sanatkarları Esnaf Odası’nda yeniden başkanlığa seçildi. Oda’nın Liznak başkanlığındaki yönetim kurulu şu isimlerden oluştu:
665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü, Türkiye’yi Amerika’da temsil ederek gururlandıran milli basketbolcu Alperen Şengün’ü, formasını terlettiği Houston şehrinde ziyaret edip, adının yazılı olduğu kispet hediye ederek, Kırkpınar’a davet etti.
Kırkpınar Ağası Özünlü, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Texas eyaletine bağlı Houston şehrinde, milli basketbolcu Alperen Şengün’le bir araya geldi. Şengün’le, formasını giydiği NBA ekiplerinden Houston Rockets’ın maçlarını oynadığı Toyota Center’da görüşen Özünlü, milli sporcuya Kırkpınar’ın vazgeçilmez simgelerinden, üzerinde isminin yazılı olduğu kispet hediye etti. Özünlü ziyaretinde Şengün’ü, Kırkpınar güreşlerine de davet etti.
‘ALPEREN’LE KIRKPINAR’I KONUŞMAK ÇOK KIYMETLİYDİ’
Konuyla ilgili sosyal medyadan paylaşım yapan Kırkpınar Ağası Özünlü, “Er meydanı her zaman bir güreş alanı değildir; bazen bir sohbetin içinde, bir sofranın etrafında kurulur. Kırkpınar da sadece bir spor değil; edep, gelenek, saygı ve köklerine sahip çıkma meselesidir. Alperen Şengün’le bu ruhu konuşmak, paylaşmak ve anlatmak çok kıymetliydi. Bizleri evinde ağırlaması, samimiyeti ve bu değerlere duyduğu içten ilgi, sahadaki başarısından bağımsız olarak ne kadar özel bir karaktere sahip olduğunun göstergesiydi. Gelenekten geleceğe uzanan bu güzel sohbet, unutulmayacak bir anı oldu. İyi ki varsın kardeşim. Seninle her zaman gurur duyuyoruz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, su kaynaklarını planlamak, nehirlerde boşa akan suyu depolamak, baraj, gölet ve sulama altyapısını kurmak Devlet Su İşleri’nin (DSİ) asli görevi olduğuna dikkat çekerek, “DSİ, Meriç ve Tunca’da boşa akan bu suyu depolamak için hangi baraj, gölet veya regülatör çalışmalarını yürütmektedir?” diye sordu.
CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, son günlerde yağan yağışlarla dolan barajlar ve nehirlerden boşa akan suyla ilgili olarak açıklama yaptı. Balkanlı yaptığı “Akıl ve bilim yerine ihmal. Meriç’in suyu yine boşa denize akıyor” başlıklı açıklamada, şunları söyledi:
“Geçtiğimiz yıl yaz aylarında Edirne’de barajlarımız kuraklık nedeniyle neredeyse sıfır seviyesine gerilemiş, Edirneli hemşerilerimiz içme suyu tehlikesiyle karşı karşıya kalmış, çiftçilerimiz Meriç ve Tunca havzalarında sulama yapamaz hale gelmiştir. Yağışların yetersizliği nedeniyle binlerce üreticimiz ürününü tarlada bırakmak zorunda kalmış, verim düşmüş, emek ve alın teri heba olmuştur. Bu kış aylarında ise yağışlar sevindirici düzeyde gerçekleşmiş, barajlarımızın doluluk oranı yaklaşık yüzde 50 seviyesine ulaşmış ve içme suyu açısından geçici bir rahatlama sağlanmıştır. Temennimiz yağışların devem etmesi ve doluluk oranının yüzde 100 olmasıdır. Ancak asıl sorun hâlâ çözülmemiştir. Unutulmasın ki Edirne’de karasal iklim yaşanmaktadır. Yani yazları kurak, kışları yağışlıdır. Bu nedenle küresel iklim değişikliği nedeniyle ilkbahar ve yaz aylarında yağış belki yine istenilen düzeyde olmayacak ve kuraklıkla karşı karşıya kalacağız.”
SUDA YÖNETİM ZAFİYETİ
Bugün Meriç ve Tunca nehirlerinde oluşan yüksek debinin hiçbir planlama yapılmadan denize aktığını bu suyun yaz aylarında yeniden ihtiyaç duyulacağı halde akıl ve bilime aykırı biçimde boşa harcandığının altını çize Balkanlı şöyle devam etti:
“Kışın taşan nehirler, yazın kuruyan tarlalar. Bu tablo bir kader değil, yönetim zafiyetidir. Su kaynaklarını planlamak, nehirlerde boşa akan suyu depolamak, baraj, gölet ve sulama altyapısını kurmak Devlet Su İşleri’nin (DSİ) asli görevidir.
Belediyelerin görevi ise kendi sınırları içinde mevcut kaynaklardan elde edilen içme suyunu halka sağlıklı ve adil biçimde dağıtmaktır. Nehirler taşarken suyu denize akıtan, yaz aylarında ise çiftçiyi susuz bırakan anlayış, sorumluluktan kaçamaz.
YANIT BEKLEYEN SORULAR
AKP iktidarına ve AKP Milletvekili Fatma Aksal’a ve DSİ yetkililerine soruyoruz:
DSİ, Meriç ve Tunca’da boşa akan bu suyu depolamak için hangi baraj, gölet veya regülatör çalışmalarını yürütmektedir?
Yaz aylarında yaşanacağı şimdiden belli olan kuraklık için hangi somut plan devrededir?
Sulamalı tarıma geçiş için Edirne özelinde hangi projeler hayata geçirilmiştir?
Yaz aylarında kuraklık nedeniyle yaşanacak su sıkıntısında Belediyeleri mi suçlayacaksınız?
23 yıldır iktidardasınız. Edirne çiftçisi için bu alanda hangi kalıcı yatırımı yaptınız?
Bugün çiftçiye sulama ile ilgili vereceğiniz somut bir müjde var mıdır?
DEVLET AKLI
Buradan açıkça ifade ediyoruz:
Kuraklık küresel bir sorun olabilir, ancak önlem almak iktidarın görevidir. Yağan yağmuru toplamak, suyu doğru zamanda doğru yerde kullanmak, çiftçiyi kaderine terk etmemek devlet aklının gereğidir.
Buradan AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal’a tavsiyemdir. Boş gündemlerle, toplumun gerçek sorunlarından uzak tartışmalarla vakit harcamak yerine; çiftçinin sulama sorunuyla, emeklinin ve tüm kesimlerin geçim derdiyle, üretimin sürdürülebilirliğiyle ilgilenin.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, suyun bilimsel planlamayla yönetildiği, çiftçinin alın terinin korunduğu, tarımda öngörülebilirliğin sağlandığı bir Türkiye’yi savunuyoruz.
23 yıllık AKP İktidarını ve DSİ’yi görevini yapmaya, iktidarı ise yağan suyu izlemekle değil, yönetmekle sorumluluk almaya çağırıyoruz.
Edirne’nin suyu Edirne çiftçisinin hakkıdır. Bu suyun denize akmasına, çiftçinin kuraklığa mahkûm edilmesine sessiz kalmayacağız.”