N’oldu Bu Suriye’nin Hali?

Suriye Aralık 2024 itibarıyla Esat rejiminin devrilişine sahne oldu. Mart 2011’de başlayan ve giderek ivme kazanan gösteriler,ikinci yılında, ABD ve müttefiklerinin desteğiyle, yabancı savaşçıları da bünyesinde barındıran muhalif grupların zuhur etmesine sahne oldu.

Özellikle 2015 Suriye için bir dönüm noktası oldu. Zira hakimiyet alanı silahlı muhalif grupların müdahalesi ile oldukça daralan-bazı görüşlere göre %26-Esat rejimi Rusya Federasyonu’nun askeri müdahalesi ile iktidarda kalma açısından rahat bir nefes aldı.

Peki bu nefes Esat rejimini ne kadar rahatlatmıştı? Konuyla ilgilenen araştırmacılar bir Rus zabitinin, Putin’e yaklaşarak konuşmaya çalışan Esat’ı kolundan tutup nasıl geri çektiğini hatırlayacaktır. Yahut Esat rejiminin savunma bakanının, yanlış hatırlamıyorsam, Tartus üssünde yapılan toplantıda,masanın üzerinden sadece başının görüneceği bir yükseklikte, nasıl oturtulduğunu da hatırlayacaktır konuya meraklı olanlar.

Bu ve benzeri daha çok örnek aslında Rusya Federasyonu müdahalesi ile Esat rejiminin de bir çeşit Moskova sömürge valiliğine dönüştüğü hususunda önemli bir dayanak noktası hazırlamıştı. Ancak ne hikmetse o dönem hem alandaşlarımız hem de alan dışından konu hakkında yorum yapma haddini kendinde bulan ekonomistinden metalürji mühendisine, metalürji mühendisinden tarihçisine pek çok kişi bunun bir yönetim zafiyeti hatta yokluğu olduğunu görmezden gelmişti. Ancak bağımsız olduğu iddia edilen bir devletin başkanının başka bir devletin başkanı ile konuşma çabasının bu şekilde engellenmesinin ne denli “uygun” olduğu açıktır.

Gelgelelim, muhalefet her geçen gün çeşitli vesilelerle güçlendi ve sonuç olarak Esat rejimi devrildi. Yerine eski adı Colani olan ve bir ödülle ABD tarafından aranan ancak yeni adı eş Şara olan ve ABD ile ittifak ilişkileri geliştiren birinin başkanlığında yeni bir yönetim geldi.

Bu süreçte yaşanan gelişmelerle Mübarek sonrası Mısır’da yaşanan gelişmeler belirli açılardan oldukça büyük benzerlik taşıyor. Zira Mübarek sonrası Mısır’da Mursi dönemi başlamıştı. Bu süreç Mursi idaresine yapılan darbe ve sonrası gerçekleşen olaylar bağlamında çok fazla ele alındı ancak Mursi idaresinin Batı tipi ekonomi politik kurum ve unsurlara uyum sağlama çabası ve Mısır’ın SSCB ardılı Rusya Federasyonu ile olan ileri düzey ilişkilerinin daha düşük seviyeye nasıl indiği çok az tartışıldı.

Bu hususları 2011 sonlarında tartışanlardan biri olarak rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki; ideolojik söylemler ekonomik gerçeklikler ve gerekliliklerle karşılaştığında ekonomik gerçeklikler ve gereklilikler kazanır. Mursi iktidarı uluslararası ekonomi politik kurallara karşı hareket etmeyeceğini bizatihi Muhammet Mursi ağzından ilan etmiş ve ardından başta Almanya olmak üzere ki;öncü olan bizatihi o vakitler daha sonra Alman şansölyesi olacağı konuşulan fakat ömrü vefa etmeyen dönemin dışişleri bakanı Guido Westerwelle idi, kredi muslukları açılmıştı. Elbette Mısır devletinin iç dinamikleri durumu farklı bir boyuta getirdi. Ancak ideolojik söylemlerin ekonomik gerçekler ve gerekliliklerle karşılaşması durumunda ne olacağı sorusunun cevabı sabit kaldı.

Şimdi benzeri bir durumu eş Şara’nın Suriye’sinde gözlemliyoruz. Yıllar önce, 2012 yılında, yazdığım bir kitap bölümünde Hacettepe’den Ali Murat Özdemir hocaya atıfta bulunarak Suriye’deki ekonomi politik meselenin ekonomi politiğin konusu olmayan malların bu hususta ele alınması olduğunu belirttikten sonra şu ifadeyi eklemiştim; uluslararası ekonomi politiğin konusu olan malların da Batı tipi liberal uluslararası ekonomi politiğin konusu haline getirilmesi…

Şimdilerde Şara’nın görüşmeleri ve ziyaretleri dikkate alındığında; Suriye’nin yönünün tam anlamıyla Batı’ya döndüğünü rasyonel bir bakış açısı ile tespit etmek oldukça kolay. Artık Şara’ın Suriye’si ABD’nin yakın müttefiki Suudi Arabistan kanalıyla Vaşington ile irtibat kurup Trump ile baş başa görüşme ayrıcalığı ortaya çıktıktan sonra gelişmeler yaşanmaya başlandı.

Zira Batı başta ABD olmak üzere Suriye’ye gerekli ekonomik “katkılarını sunan” ABD müttefikleri başka bir yönden de Çin’in ekonomik alan hakimiyetinin Levant üzerinde engellenmesi çabasını sergiliyor. Artık mesele askeri hususlardan uzaklaştı. Mesele artık ekonomik şartlar halini aldı. Şam idaresinin tek başına Çin desteği alması yeterli değil. Zira ekonomik kapasitesinin gelişmesi için başta Dünya Ticaret Örgütü gibi liberal uluslararası ekonomi politik kurumları içinde bulunması gerekiyor. Bunu Çin bile 11 Aralık 2001 tarihinde yapmak zorunda kaldı.

Dolayısıyla Suriye için alternatif olarak ortaya konan Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu’nun liberal uluslararası politik ekonomi kurumlarından uzak olduğunu yahut bir alternatif olduğu söylemi hayli iddialı olacaktır. Zira Çin (2001 yılında üye oldu) ve Rusya’nın (22 Ağustos 2012 yılında üye oldu) bu yapının dışında devletler olduğunu ifade etmek oldukça güç. Üstelik ABD ve müttefikleri her ne kadar tartışmalı görünse de fırtınalı bir evliliğin tarafları olarak tanımlamak güç değil. Artık ilişkileri öyle bir halde ki; tartışsalar da ayrılamazlar. Zira ekonomik kapasite uygulamasının gerektirdiği güvenlik meselesi NATO tabanlı güvenlik faaliyetleri dolayısıyla ortaya konuyor.

Bu şartlar altında Akdeniz’in oldukça önemli bu kıyı ülkesi önemli bir pazar olarak da ortada. Bu pazarın gereklilikleri sadece bir malın Suriye içine gönderilmesinden ibaret değil. Bu sadece uluslararası ekonomi politiğin bir kısmı. Hizmetler ve malların uyumlu olması, bunların geniş şekilde ele alınabilmesi ve uluslararası ticaret, fikri mülkiyet hakları gibi konularda uygun olması de en az bunun kadar önemli. Dolayısıyla Suriye artık ticari, ekonomik kapasitesini Batı tipi bir yapı ile desteklemek zorunda. Aksi halde kısıtlı ekonomik katkı Şara iktidarının zora girmesi ile sonuçlanacaktır. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları.

DOĞUYA DOĞRU

Batı toplumunun medeniyetine gelince, Bilimde sanat da çok güzel üretimleri de oldu, ama insan fıtratına aykırı modern dünyayı, insanlığa dayattılar!..
Milyarlarca insana yazık oldu!..
Birbirleriyle yaptıkları çetin savaşlar, dünyanın mazlum ülkelerini sömürmeleri de cabası, maalesef!..
Ancak içlerinde çoğunluk olmasalar bile, oldukça fazla haksızlık ve adaletsizleklerle mücadele edenler var. Bu İYİ evlatlar, halkını yanlışlara karşı sözle, yazıyla, çiziyle, sanatla, dur duraksız bilimle uyarmak için adeta bir savaş veriyorlar!..
BİZDE Mİ?..
BİZDEN DOĞUYA DOĞRU MU?..

YÜZ MİLYONLARIN İÇİNDEN, ARADA SIRADA BİRİNE DENK GELİRSENİZ, ŞANSLISINIZ!..

Kuran’ı Kerim. Sure 9/Ayet 42:
Eğer yakın bir dünya çıkarı ve kolay bir yolculuk olsaydı, mutlaka sana uyup peşinden gelirlerdi. Fakat meşakkatli mücadele yolu onlara uzak geldi. Gerçi onlar, “Gücümüz yetseydi, mutlaka sizinle sizinle beraber yola çıkardık” diye kendilerini helâk edercesine Allah’a yemin edecekler. Halbuki Allah onların mutlaka yalancı olduklarını biliyor.

AI Temsilci Nedir? Müşteri Hizmetlerini Dönüştüren Teknoloji

📌 Kısaca:

  • AI temsilci; müşteri mesajlarını anlayan; bağlama uygun yanıt üreten ve otonom kararlar alabilen yapay zeka sistemidir.
  • İşletmelerin %67’si yapay zeka destekli müşteri hizmetlerinin memnuniyeti artırdığını bildiriyor. (Salesforce, 2023)
  • Kommo AI temsilcisi entegrasyonuyla tüm kanallardan gelen mesajlar tek panelde; 7/24 otomatik yönetilir.

Müşteriniz mesaj attı; ekibiniz meşgul. Yanıt 2 saat sonra geldi. O müşteri artık rakibinizin.

AI temsilcisi; belirli görevleri yerine getirmek için yapay zekayı kullanan; bağlamı anlayan ve otonom kararlar alabilen bir yazılım sistemidir. Müşteri hizmetlerinde bu teknoloji; gelen her mesajı anlayan; uygun yanıtı üreten ve gerektiğinde insan temsilciye devreden bir yapı kurar. Bu rehberde sistemin nasıl çalıştığını; hangi araçları kapsadığını ve işletmenize nasıl değer katabileceğini ele alacağız.

Klasik Chatbot ile Fark Nedir?

Klasik chatbotlar; önceden yazılmış senaryolara göre çalışır. Senaryo dışına çıkıldığında sistem ya yanlış yanıt verir ya da tamamen susar. Müşteri beklediği cevabı alamaz; sinirle konuşmayı kapatır.

Yapay zeka temsilcisi ise bağlamı anlayarak dinamik yanıtlar üretir. Müşteri önce kargo sorar; ardından iade politikasına geçerse sistem bu geçişi fark eder; konuşmayı doğal biçimde sürdürür. Önceki mesajları hatırlar; konuşma günler sonra devam etse bile bağlam korunur.

Teknik açıdan üç adımla çalışır: gelen veriyi algılar; analiz ederek karar üretir; belirlenen aksiyonu gerçekleştirir. Bu döngü her mesajda tekrarlanır; sistem her konuşmayla daha iyi hale gelir. Zamanla işletmenizin ürünlerini; politikalarını ve müşteri profillerini öğrenir.

Hangi Süreçleri Devralır?

Müşteri Sorularını 7/24 Karşılama

Fiyat; stok; teslimat süresi; iade koşulları; çalışma saatleri. Bunlar her işletmenin günde onlarca kez yanıtladığı sorular. Ekip bu sorulara zaman harcamak yerine gerçekten değer katan işlere odaklanabilir.

Sistem bu soruları mesai saati gözetmeksizin karşılar. Gece gelen mesaj da; sabah gelen mesaj da aynı hızda yanıtlanır. Gartner araştırmasına göre yapay zeka destekli müşteri hizmetleri; operasyonel maliyetleri ortalama %30 oranında düşürüyor.

Randevu ve Rezervasyon Yönetimi

Hizmet sektöründe takvim entegrasyonuyla çalışır. Müşteri müsait saatleri sorar; sistem uygun seçenekleri sunar; onaylanan randevuyu takvime ekler. Hatırlatma mesajı otomatik gider; iptal taleplerinde alternatif saatler anında önerilir. Ekibin manuel müdahalesine gerek kalmaz.

Satış Süreçlerini Destekleme

Potansiyel müşteriyi ilk temastan satın almaya taşır. Satın alma niyeti taşıyan mesajları tespit eder; önceliklendirir ve uygun teklifle karşılar. Terk edilen sepetlere otomatik hatırlatma gönderir; dönüşüm oranı üzerindeki etkisi somuttur.

Belirli bir ürünü inceleyen ama satın almayan müşteriye hatırlatma mesajı gönderir. Sadık müşterilere özel kampanya bildirimlerini otomatik iletir.

İnsan Temsilciye Devir

Karmaşık şikâyetler; fiyat müzakereleri ve duygusal yoğunluğu olan konuşmalar otomatik olarak insan temsilciye devredilir. Devir sırasında konuşma özeti iletilir; temsilci sıfırdan başlamaz. Müşteriye aynı soruları tekrar sormak zorunda kalmaz.

Yapay Zeka Temsilci Araçları Hangi Kategorilerde İncelenir?

Mevcut çözümler; ihtiyaca göre üç ana kategoride değerlendirilebilir:

Mesajlaşma tabanlı araçlar; WhatsApp; Instagram DM ve Telegram gibi kanallar üzerinden çalışır. Müşterinin zaten bulunduğu platformda iletişim kurar; yeni bir kanal öğrenmesi gerekmez. Alışık olduğu uygulamadan mesaj atar; anında yanıt alır.

CRM entegreli araçlar ise yalnızca yanıt vermekle kalmaz. Her etkileşimi kayıt altına alarak müşteri profilini zenginleştirir. Ekip bir müşteriyle tekrar iletişime geçtiğinde tüm geçmiş hazır bekler; ilişki sıfırdan başlamaz.

Çok kanallı platformlar ise e-posta; canlı chat; sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarını tek bir panelden yönetir. Ekip hangi kanaldan gelirse gelsin mesajı aynı yerden görür. Kanallar arası geçişlerde müşteri bağlamı kaybolmaz; konuşma kesintisiz devam eder.

Kommo AI Temsilcisi Nasıl Çalışır?

Kommo AI temsilcisi; yapay zeka altyapısını CRM ekosistemiyle birleştiren entegre bir çözümdür. WhatsApp; Instagram DM; e-posta ve canlı chat kanallarından gelen mesajları tek panelde toplar.

Her konuşmayı müşteri profiline işler; satış hunisindeki konumu günceller. Satın alma niyeti taşıyan mesajlar satış ekibine; teknik sorular ilgili uzmana; şikâyetler öncelikli olarak yöneticiye yönlendirilir. Ekip sabah paneli açtığında hangi müşterinin hangi aşamada olduğunu net biçimde görür.

Zamanla işletmenizin ürünlerini; sıkça sorulan soruları ve müşteri profillerini öğrenir. Sistem ne kadar çok konuşma işlerse yanıt kalitesi o kadar artar. Sabit bir chatbot’tan değil; öğrenen bir yapıdan söz ediyoruz.

Kimler İçin Uygundur?

E-ticaret işletmeleri için sipariş takibi; stok soruları ve iade süreçleri otomatize olur. Zendesk’in 2023 verilerine göre e-ticaret müşterilerinin %73’ü sorunlarının hızlı çözülmesini en önemli beklenti olarak tanımlıyor. Müşteri hizmetleri ekibinin yükü ciddi ölçüde azalır; ekip gerçek sorunlara odaklanır.

Hizmet sektörü için randevu yönetimi; fiyat bilgisi ve ilk danışmanlık sorularını sistem üstlenir. Bir güzellik salonunu düşünün: müşteri WhatsApp’tan randevu almak istiyor; müsait saatleri soruyor; ücreti merak ediyor. Bunların tamamını sistem karşılar; ekip müşteriyle yalnızca kapıdan girdiğinde karşılaşır.

KOBİ’ler için 7/24 müşteri hizmetleri artık büyük ekip gerektirmiyor. 3 kişilik bir ekip; bu teknoloji sayesinde aynı anda onlarca müşteriyle iletişim kurabilir.

Kurulum Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Veri entegrasyonu eksiksiz olmalı. Ürün bilgileri; stok verileri ve iade politikasının sisteme eksiksiz aktarılması şart. Eksik veri yanlış yanıta; yanlış yanıt güven kaybına yol açar.

İnsan devri akışı baştan tanımlanmalı. Hangi durumda sistem geri adım atacak; hangi durumda insan temsilci devreye girecek; bunlar netleştirilmeli. Müşterinin ısrarcı olduğu; açıkça öfkeli bir ton kullandığı ya da yüksek tutarlı işlemler söz konusu olduğunda otomatik devir kritik önem taşır.

KVKK uyumluluğu zorunludur. Müşteri verilerini işlerken açık rıza alınması ve güvenli saklama yasal gerekliliktir. Sistemi kurarken hukuki danışmanlık almak hem yasal hem de etik bir zorunluluktur.

Sonuç

Bu makalede yapay zeka temsilci teknolojisinin ne olduğunu; klasik chatbotlardan farkını; hangi süreçleri devralabildiğini; mevcut bu araçları; Kommo’nun yapay zeka sisteminin nasıl çalıştığını ve kurulum sürecinde dikkat edilmesi gereken noktaları ele aldık.

Bu teknoloji; müşteri iletişimini 7/24 yöneten; öğrenen ve zamanla gelişen bir sistemdir. Ekip kapasitesini artırır; yanıt süresini sıfıra indirir ve her müşteriyle tutarlı bir deneyim sunar. Rakipleriniz hâlâ her mesaja manuel yanıt verirken; siz sisteminizi kurmuş olursunuz.

Ulaşıma 4 ayda 2. zam!

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi’nin Mayıs ayı olağan meclis toplantısında, enerji piyasalarında yaşanan küresel krizle artan mazot fiyatları nedeniyle kent içi minibüs ve servis ücret tarifelerine yüzde 15 oranında zam yapıldı.

Belediyenin mayıs ayı olağan toplantısı Edirne Belediyesi’nin Atatürk Kültür Merkezi’ndeki (AKM) başkanlık binasının meclis toplantı salonunda yapıldı. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın başkanlık ettiği toplantıda 3’ü gündem dışı toplam 11 madde görüşüldü. Toplantıda, kent içi minibüs ve servis taşımacılığında geçtiğimiz komisyona sevk edilen zam talebi gündeme geldi.

ULAŞIM ZAMMI OY BİRLİĞİYLE KABUL EDİLDİ

Enerji piyasalarında yaşanan küresel krizin en çok mazot fiyatlarını etkilemesiyle, kentte taşımacılık yapan esnafın zam talebi Edirne Belediyesi Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından görüşüldü. Komisyon kararı Mayıs ayı toplantısında meclise sunuldu. Minibüs ve servislerde yüzde 15 zam yapılmasını ön gören karar, mecliste oy birliğiyle kabul edildi.

YENİ TARİFE

Kararla birlikte Edirne’de şehir içi minibüslerde sivil biniş ücreti 32 liradan 36.80 liraya, öğrenci biniş ücreti ise 21 lira 50 kuruştan 25 TL’ye yükseltildi. Karar göre ayrıca kredi kartıyla biniş 40 liradan 46 liraya, QR biletli biniş de 42 liradan 48 liraya yükseldi. Komisyon kararıyla servis ücretlerinde de artışa gidildi. Buna göre yeni servis ücretleri şu şekilde oluştu;

0-3 kilometre 2 bin 700 TL

3-6 kilometre 3 bin 220 TL

6-10 kilometre 3 bin 750 TL

10-15 kilometre 4 bin 140 TL

15 kilometreyi aşan her kilometre için; 85 TL

3 MİLYAR 220 MİLYON GİDER

Öte yandan, mecliste belediyenin 2025 yılı bütçesine ait kesin hesabı da görüşüldü. Kesin hesapta Edirne Belediyesi’nin 2025 yılındaki gelir ve gider kalemlerinin sıralandı. Belediyeye 2025 yılında 4 milyar 892 milyon 673 bin TL ödenek ayrıldığı belirtilen hesapta; bu ödeneğe istinaden toplam 3 milyar 320 milyon 237 bin 877 lira 98 kuruş gider oluştuğu kaydedildi. Gider kalemlerinde 2025 içerisinde harcanmayıp kalan 1 milyar 464 milyon 211 bin 222 lira 02 kuruşunda belediye encümen kararıyla iptal edildiğine yer verildi.

3 MİLYAR 205 MİLYON NET GELİR

Bütçede belediyenin gelir rakamları da sıralandı. Buna göre 2025 yılında vergi gelirleri 181 milyon 324 bin 125 lira 83 kuruş olarak belirtildi. Toplamda 4 milyar 11 milyon 846 bin 267 lira 80 kuruş gelir tahakkuku gerçekleştiği belirtilen bütçede, tahakkuk yapıldığı halde tahsilatı yapılmayan 1 milyar 7 milyon 450 bin 684 lira 55 kuruşun 2026’ya devrettiği kaydedildi. Bütçede 2025 mali yılı içerisinde toplam net gelirin 3 milyar 205 milyon 541 bin 252 lira 85 kuruş olduğu belirtildi.

‘HURDACILARLA GÖRÜŞMELERİMİZ DEVAM EDİYOR’

Toplantı sonunda konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Güney Çevre Yolu’nda bulunan hurdacılarla ilgili son gelişmeleri paylaştı. Gencan, “Bu süreçte Güney Çevre Yolumuzda en çok şikayet konusu olan hem tehlike arz eden ki geçtiğimiz günlerde de bir yangın hadisesi meydana geldi. Buradaki esnafımızla zabıta müdürlüğümüz aracılığıyla görüşmelerimiz devam ediyor. Burası da bir an önce toparlanacak ve güney çevre yolunda tehlike arz eden bu durumu ortadan kaldıracağız ve vatandaşlarımızın daha düzgün, şehrimize yakışan bir görüntü sağlamak amacıyla çalışmalarımızı hızlı şekilde gerçekleştiriyoruz” dedi.

İhalesi tamamlanan otogarda, restoranın işletmesini Belediye iştiraki Ergene A.Ş.’nin yapacağını da söyleyen Gencan, “Otogar ihalemizi tamamladık. 11 dükkanımız açık ihaleyle ihale edildi. 5 yerimizle ilgili de çalışmalarımız devam ediyor. Alanın içerisinde bulunan restoranımız Ergene A.Ş. tarafından alındı. Şehrimize gelen vatandaşlarımız hem bu restoranımızdan yararlanacak. Kent mutfağımızda ürettiğimiz yemekleri burada servis edeceğiz” diye konuştu

Yakup Öz güven tazeledi

Türk Ocakları Edirne Şubesi 16. olağan Genel kurulunu gerçekleştirdi. Mevcut başkan Yakup Öz tek liste ile yeniden başkan seçildi. Konuşmasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk “Doğuşumdaki gelmemdir” sözü ile başlayan Yakup Öz, Türk Ocakları Türkiye Cumhuriyeti var oldukça hizmet etmeye devam edeceğini söyledi.

Türk Ocakları Edirne Şube Başkanı Yakup Öz, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:

“114 yıl önce temele atılan bu kutsal ocağın mensupları olarak Türk milletinin Türk dünyasının meselelerine çağrı olmak, sömürgeci, sömürücü tüketim ve israf batağına saplanmış post modern dünyaya tarih ve kültürümüzle birlikte asrın idrakına uygun yeni biçim ve muhtevalarla yeni bir medeniyet sunmak Kızıl Elmamız olarak önümüzde durmaktadır.

Türkiye içeriden ve dışarıdan milli bütünlüğe ve devletin bekasına yönelik tehditlere karşı karşıyadır. Bu günümüzün meselesi değildir. Bu coğrafyada yaklaşık 1000 yıldır kesintisiz bir şekilde süren Türk siyasi hakimiyetinin her devirde karşılaştığı bir gerçekliktir.

Türk milletinin mutluluk ve refahı Türk devletinin ekonomisinden, askeri gücüne kadar bütün alanlarda güçlü olmasına bağlıdır. Devletin gücünün en önemli dayanağı da adalet, liyakat ve istişare ilkelerine göre yönetilmesidir.

Her biri birer İrfan Ocağı olan Türk Ocakları şubelerimiz bu yüksek gayeyi asla göz ardı etmeksizin yaşamakta olduğumuz hassas süreç ve gelişmelerin Türk milletinin aleyhine bir seyir takip etmesine karşı her zaman müteyakkız olmuştur.

Türk Ocakları, Türk milliyetçileri bu ortamda Türk devletinin bağımsızlığını, Türk milletinin hukukunu, hukuk devletini, adaleti ve emaneti ehline vermeyi düstur edinen ilkeli bir duruş sergilemiştir.

Böyle bir ortamda;

Türk milletinin birliği ve Türk Devleti’nin bekası temelinde Türk OCAKLARI başta olmak üzere bütün Milliyetçi gönüllü kuruluşlara ve siyasi alanda parçalanmış bir manzara arz eden Türk milliyetçisi partilere ağır ve büyük bir sorumluluk düşmektedir.

 Kutuplaşmayı besleyen söylemlerden uzak “Biz hep birlikte Türk milletiyiz “anlayışıyla hareket etmeliyiz. Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi ve kurucu ilkelerinden taviz vermeden Çağdaş gelişmelere göre yeniliklere açık olmalıyız.

Anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk dört maddesi, Eğitim dilinin Türkçe oluşu ve Türk vatandaşlığı tanımıyla ilgili 66. maddesi konusunda hiçbir şekilde taviz verilmemelidir. Yerel yönetimlere özerklik adı altında siyasi özerkliğin yolunu açabilecek düzenlemelere kesinlikle karşı çıkılmalıdır.

‘Terörsüz Türkiye’ sloganıyla gündeme getirilen yeni süreçte PKK terör örgütünün ele başının, katilin, vatan haininin muhatap konumuna alınması bizleri derinden üzmüştür.”

Devlet yetkilileri, şehitlerimizin kemiklerini sızlatan, şehit ailelerini derinden yaralayan ve mahşeri vicdanını kanatan bu gibi durumlardan uzak durmalıdırlar.

Türk Ocakları olarak bu hassas dönemde  Ocağının tarihi çizgisine, tavrına ve üslubuna her zamankinden daha fazla itina ve hassasiyet göstermiştir. Tarihlere kapılmadan ama her zaman güçlü ve kararlıkla milli devletimizi , adaleti ve hukuku savunacağız.

Köklü tarihinden aldığı güçle Türk milletinin milli ve manevi değerlerini yaşatmayı kendine şiar edinmiş Türk Ocağı bir kez daha iradesini ortaya koymuş ve istikametini kararlılıkla belirlemiştir.

Türk ocağı dün olduğu gibi bugün de Türk milletinin sesi, vicdani ve istikbalinin teminatıdır. Bu kutlu çatı altında görev almak, sadece bir vazife değil aynı zamanda büyük bir onur ve gurur kaynağıdır.

Gerçekleştirdiğimiz kongrenin başta aziz Türk milletine ve Türk ocağı camiamıza hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum.Birliğimiz daim yolumuz açık olsun.

Bu vesileyle tarih boyunca Türklüğe hizmet eden bütün büyüklerimizi başta gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm aziz şehitlerimizi, gazilerimizi, bütün kahramanlarımızı saygı minnet ve rahmetle anıyorum. Ruhları Şad olsun.”

CHP’den 3 ilçede saha çalışması

CHP’nin Türkiye genelinde başlattığı saha çalışmaları ve erken seçim hazırlıkları kapsamında, Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ile İstanbul Milletvekili İlhan Kesici, bugün Keşan’dan başlayarak Edirne’de bir dizi program gerçekleştirecek.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, bugün Keşan’dan başlayacak seçim çalışmaları ile ilgili açıklama yaptı. Balkanlı açıklamasında şunlara yer verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin Türkiye genelinde başlattığı saha çalışmaları ve erken seçim hazırlıkları kapsamında, Tekirdağ Milletvekilimiz Sayın Faik Öztrak ile İstanbul Milletvekilimiz Sayın İlhan Kesici, 8 Mayıs Cuma günü Edirne’mizde bir dizi program gerçekleştirecektir. CHP Genel Merkezimizin 4 Mayıs itibarıyla seçim sürecine yönelik saha çalışmalarına start vermesiyle birlikte; halkın sorunlarını yerinde dinlemek, esnafımızın, çiftçimizin, emeklimizin ve vatandaşlarımızın yaşadığı ekonomik sıkıntıları doğrudan sahada tespit etmek amacıyla ziyaretlerimiz aralıksız devam edecektir.

Program kapsamında milletvekillerimiz; Keşan, İpsala ve Uzunköprü ilçelerimizde vatandaşlarımızla bir araya gelecek, sivil toplum kuruluşlarını ziyaret edecek ve esnaf ziyaretleri gerçekleştirecektir. Ziyaret programı, 8 Mayıs Cuma günü saat 10.00’da Keşan’da düzenlenecek basın toplantısıyla başlayacaktır. Ardından sahada gerçekleştirilecek temaslarla program devam edecektir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak; halkın içinde, sokakta, pazarda, tarlada, esnafın yanında olmaya; yurttaşlarımızın adalet, ekonomi ve demokrasi taleplerini dinlemeye devam edeceğiz. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal krizin çözümünün halkçı, demokratik ve sosyal adalet anlayışıyla mümkün olduğuna inanıyoruz.”

KEŞAN PROGRAMI

10.00 Parti Örgütü Ziyareti – Basın Açıklaması

10.30 Keşan Belediye Başkanlığı Ziyareti

11.00 Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Ziyareti

11.45. Keşan Ticaret Borsası Ziyareti

12.30 Keşan Muhtarlar Derneği Ziyareti

İPSALA PROGRAMI

14.00 İpsala İlçe Başkanlığı Ziyaret

14.30 İpsala Esnaf Kefalet Odası Ziyareti

15.00 İpsala Ticaret Borsası Ziyareti

UZUNKÖPRÜ PROGRAMI

16.00 Uzunköprü İlçe Başkanlığı Ziyaret

16.30 Uzunköprü Ticaret ve Sanayi Odası Ziyareti

17.00 Uzunköprü Ziraat Odası Ziyareti

17.30 Uzunköprü Ticaret Borsası Ziyareti

18.00-19.00 Ev Ziyareti

TKB’den ‘Anneler Günü’ buluşması

Olgay GÜLER

Türk Kadınlar Birliği (TKB) Edirne Şubesi tarafından, Anneler Günü etkinlikleri kapsamında üyeler ve koruyucu aileler bir araya geldi.

TKB Edirne Şubesi tarafından düzenlenen etkinlik, kentte bir otelde gerçekleştirildi. Etkinliğe, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne Valisi Yunus Sezer’in eşi Canan Sezer ile birliğe bağlı çok sayıda gönüllü kadın ve koruyucu aileler katıldı. Etkinlikte, koruyucu ailenin önemine dikkat çekildi.

‘ANNELİK SADECE BİYOLOJİK BAĞLA SINIRLI DEĞİLDİR’

TKB Edirne Şube Başkanı Ayşen Tamergil, Anneler Günü’nün karşılıksız sevginin, sabrın ve dünyanın en güçlü direncinin günü olduğunu belirterek, “Anne, bir çocuğun hayatında ilk öğretmen ilk, ilk sığınak ve ilk pusuladır.  Bir toplumun karakterini, o toplumun anneleri şekillendirir. Bizler sadece evlat yetiştirmiyoruz. Bizler adalet, merhamet ve başarı büyütecek olan geleceği yetiştiriyoruz. Ancak bugün burada konuşurken kalbimizin bir yanının buruk olduğunu gizleyemeyiz. Türkiye’de kadın ve anne olmak çoğu zaman bu büyük sorumluluğun yanında ağır yükleri de omuzlamak demektir. Son dönemde okullarımızda yaşanan, hepimizin yüreğini yakan evlatlarımızın kaybı toplum olarak bizleri derinden sarsmıştır. Bir annenin en güvenli limanı olması gereken okuldan gelecek acı haberi beklemesi kabul edilebilir bir endişe değildir. Annelerin bu haklı endişesi sadece bir ailenin değil tüm toplumun ve biz sivil toplum kuruluşlarının ortak meselesidir. Evlatlarımızın güvenliği, annelerin huzuru, bizim en büyük önceliğimizdir. Bu vesileyle zamansız kaybeden acısını bağrına taş basararak yaşayan tüm annelerimize ithaf ediyorum. Onların bitmek bilmeyen yasını paylaşıyor, onların önünde saygıyla eğiliyoruz. Değerli konuklar, annelik sadece biyolojik bir bağla sınırlı değildir. Annelik bir kalbe dokunmak, bir kimsesize yuva olmak, bir hayatın sorumluluğunu sevgiyle üstlenmektir” dedi. 

‘BU ŞEHRİM TÜM ÇOCUKLARI BENİM ÇOCUĞUM’

Belediye Başkanı Gencan da, her çocuğun eşit şartlarda dünyaya gelmediğini söyleyerek, “Ne yazık ki her çocuğumuz eşit şartlarda dünyaya gelmiyor. Ama onların hayatlarını değiştirmek de bizim elimizde. Bizim de bu anlamda Edirne Belediyesi olarak üzerimize düşen ne varsa her zaman yanınızda olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Burada çok kıymetli hanımefendiler var. Ben biliyorum, birazdan Çiğdem hanımın bilgilendirmesiyle beraber belki burada içimizden birçok hanımefendi de bu çocuklarımıza hayatına dokunacak. Teşekkür ederim bu konu başlığınız için. Annelik sadece evlat sahibi olmakla olmuyor. Bir çocuğa şefkat göstermekle, bir şehirde o çocukların kaderini değiştirmek için mücadele etmekle, belki biyolojik anne olmayabiliriz ama ben hep söylüyorum, bu şehrin tüm çocukları benim çocuklarım. Onların yüzü güldüğü zaman, onların bir tebessümüyle bütün Edirne’de değişiyor, aslında bütün dünya değişiyor. O yüzden benim de vazifemdir, görevimdir, o çocukların her birini mutlu etmek, o çocukların her birine dokunabilmek. O yüzden bunun için de elimizden gelen tüm mücadeleyi veriyoruz. Israrlı, kararlı ve dirayetli bir şekilde de bunu vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

‘HER GÖSTERİSİNDE MUTLULUKTAN AĞLARIM’

Koruyucu aile olarak 7 yıl önce erkek çocuk evlat edinen Çiğdem Çetin de, toplantıda tecrübelerini paylaştı. Çetin, “Oğlumla ilk tanıştığım günü hiç unutmuyorum. Dört yaşındaydı oğlum. Merdivenlerden çıkarken kafa önde ama heyecanlı ama meraklı bakışlarını, pırıl pırıl parlayan bakışlarını hiç unutmuyorum. Oğlum geldiğinde dört yaşındaydı ama gelişim testi üç yaşa tekabül ediyordu. Benden almazdan bir ay önce tahlil yapılmıştı. Altı ay sonra gittiği kreş müsaade istedi aynı testi yapmak için. 6 yaşında çıktığında ben sevinçten ağladım. Bir yandan 6 ayda bir aile, bir çocuğa şefkat ve sevgi verdikten sonra üç yaş gelişimine gelmesi, konuşamayan çocuğun kendini ifade edebilmesi, fiziksel gelişimini tamamlaması, hepsi bu sevgiden geçiyor. Annelik, babalıktan geçiyor, aile ortamından geçiyor. Çok heyecan verici bir olay, 7 yıl oldu. Ama 7 yıldan beri de heyecan hiç bitmedi. Hala böyle kalbim pır pır atıyor. Onun her gösterisinde mutluluktan ağlarım” şeklinde konuştu.

ETSO’da Yeşilçam esintileri

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda; Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu ile ETSO iş birliğinde düzenlenecek “Yeşilçam Şarkıları Konseri” için hazırlıklar devam ediyor.

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Meriç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek konserde, Türk sinemasının hafızalara kazınan Yeşilçam eserleri usta sanatçıların yorumlarıyla yeniden dinleyiciyle buluşacak.

Konserde Türk müziğinin sevilen isimleri Umut Akyürek, Murat Irkılata, Yıldıray Öztürk, Gökçe Bahar Ercan ve Halil Erseven sahne alacak.

8 Mayıs 2026 Cuma günü saat 20.00’de gerçekleştirilecek konser, ücretsiz olarak sanatseverlerin katılımına açık olacak.

Özel okul öğretmenlerine yeşil pasaport talebi

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlere hususi damgalı pasaport hakkı verilmesine ilişkin kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu.

Teklife göre, Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı özel öğretim kurumlarında fiilen görev yapan ve en az 10 yıl hizmet süresine sahip öğretmenlerin de yeşil pasaport hakkından yararlanabilmesi amaçlanıyor. Düzenleme kapsamında; devletin güvenliğine, anayasal düzene ve terör suçlarına ilişkin kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan kişilerin ise bu haktan yararlanamayacağı hüküm altına alınıyor.

Kanun teklifinin gerekçesinde, eğitim hizmetinin Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir kamu hizmeti olduğu vurgulanırken, kamu ve özel sektörde görev yapan öğretmenlerin aynı müfredatı uyguladığı, aynı pedagojik sorumlulukları taşıdığı ve aynı nesilleri yetiştirdiği ifade edildi.

Mevcut uygulamada yalnızca kamu görevlisi statüsündeki öğretmenlerin hususi damgalı pasaport hakkından yararlanabildiğine dikkat çekilen gerekçede, özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin bu kapsam dışında bırakılmasının özlük hakları bakımından eşitsizlik oluşturduğu belirtildi.

Teklifte ayrıca; öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi, uluslararası eğitim programlarına ve akademik çalışmalara erişimlerinin kolaylaştırılması ile eğitim alanındaki çalışma barışının güçlendirilmesinin hedeflendiği kaydedildi.

Prof. Dr. Mehmet Akalın, eğitim alanında görev yapan öğretmenler arasında kurum farkına dayalı hak eşitsizliklerinin giderilmesi gerektiğini belirterek, eğitime emek veren tüm öğretmenlerin hak ettikleri değeri görmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

Prof. Dr. İlker Dıbırdık’a son görev

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Dıbırdık vefat etti. Dıbırdık, Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Prof. Dr. İlker Dıbırdık’ın üniversite camiası için önemli bir değer olduğunu ifade etti. Hatipler, “Bugün, sözlerin kifayetsiz kaldığı bir anda bir aradayız. Hocamız; öğrencilerimizin, çalışma arkadaşlarımızın ve onu tanıyan herkesin gönlünde özel bir yere sahipti. Akademik birikimi kadar insanlığı, dostluğu ve mütevazılığıyla da hatırlanacak kıymetli bir meslektaşımızdı” dedi.

Üniversite camiasına başsağlığı dileyen Hatipler, Prof. Dr. İlker Dıbırdık’a Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabır temennisinde bulundu.

Törende ayrıca Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sedat Üstündağ ve Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ile Prof. Dr. Dıbırdık’ın mesai arkadaşları da konuşmalar yaptı. Yapılan konuşmalarda Prof. Dr. Dıbırdık’ın akademik çalışmaları, öğrencileriyle kurduğu yakın ilişkiler ve üniversiteye sağladığı katkılar vurgulandı.

Dua edilmesinin ardından tören sona erdi. Prof. Dr. İlker Dıbırdık, sevenlerinin gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.

Törene Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, rektör yardımcıları, akademik ve idari personel, öğrenciler ve Prof. Dr. Dıbırdık’ın ailesi katıldı.