Süloğlu’na bereket yağdı!

Deği

Olgay GÜLER

Edirne’de son yağışların ardından, DSİ’nin yapımını sürdürdüğü iletim hattıyla birlikte kente içme suyu sağlayacak Süloğlu Barajı’nda doluluk oranı yüzde 50’ye ulaştı.

Edirne’ye içme suyu sağlayan Kırklareli’ndeki Kayalıköy Barajı’nda su seviyesi, geçtiğimiz yaz kuraklık nedeniyle kritik seviyelere geriledi. Barajdaki seviyenin düşmesiyle kentte su kesintileri yaşanırken, alternatif kaynak olarak Süloğlu Barajı’ndan su temin edilmeye başlandı. Süloğlu Barajı’ndan Edirne’ye su taşıyan ve uzun yıllardır kullanılmayan iletim hattında meydana gelen arızalar nedeniyle buradan su alımı durdurulurken, Devlet Su İşleri (DSİ) 7 kilometrelik hattın yenilenmesi için çalışmalar başlattı.

YAĞIŞLARLA BİRLİKTE GÖLE VE BARAJLARDA DOLULUK ARTTI

Kentte son 1 haftada etkili olan sağanak yağışlar ve kar, hem tarımsal sulamada kullanılan göletlerde hem de içme suyu açısından büyük önem taşıyan Süloğlu Barajı’nda su seviyelerinin yükselmesini sağladı. Edirne İl Genel Meclisi Süloğlu Üyesi ve Tarım ile Hayvancılık Komisyonu Başkanı Remzi Subaş, Süloğlu Barajı’ndaki son durumu değerlendirdi

‘DOLULUK YÜZDE 50’YE ULAŞTI’

Barajdaki doluluk oranının yüzde 50’ye ulaştığını söyleyen Subaş, “Süloğlu Barajımız ve çevre köylerimizdeki sulama göletlerimizde, yağan yağmurlar ve kar yağışı sonucunda su seviyeleri her geçen gün artmaktadır. Son 24 saat içerisinde Süloğlu Barajımıza 354 bin metreküp su girişi olmuştur. Barajımızdaki su seviyesi, bugün itibarıyla 24 milyon 737 bin metreküpe ulaşmıştır. Barajımızın tam kapasitesi 50 milyon metreküp olup, mevcut durumda doluluk oranı yüzde 50 seviyesine ulaşmıştır. Bu gelişme, ilçemizde ve köylerimizde tarımsal faaliyette bulunan üreticilerimizin yüzünü güldürecektir. Aynı zamanda Edirne’mizin içme suyu ihtiyacı da hepinizin bildiği gibi Süloğlu Barajı’ndan karşılanmaktadır” dedi.

‘SORUN KÖKTEN ÇÖZÜME KAVUŞACAK’

İçme suyu iletim hattındaki çalışmaların da bitmesiyle, bu sorunun kökten çözüleceğini dile getiren Subaş, “İçme suyu boru hattı çalışmaları, Edirne Belediyesi ve Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülmektedir. Bu çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Edirne’mizin içme suyu sorunu kökten çözüme kavuşacaktır. Edirne’mizde yaşayan tüm vatandaşlarımıza ve Süloğlu Ovası’nda sulama yapacak olan kıymetli üreticilerimize bol ve bereketli bir sezon diliyor, hepinize saygılarımı sunuyorum” diye konuştu.

‘SU ÇOK KIYMETLİ’

Edirne İl Genel Meclisi Başkanı Çiğdem Gegeoğlu da su konusunun kent gündeminde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Edirne’de son günlerde en çok gündem olan konulardan bir tanesi su. Bir şehir yoktur ki içerisinden üç tane nehir geçsin ve suyu konuşsun. O yüzden bu verdiğiniz haber çok sevindirici ve kıymetli. İnşallah hem üreticimiz hem de Edirne’de yaşayan vatandaşlarımız adına, su sorunu olmayan bir yıl dileyelim. Çünkü zaman çok hızlı geçiyor. Şubat ayına geldik, bir-iki ay sonra çiftçilerimizin mahsulünü konuşmaya başlayacağız. O yüzden su çok kıymetli” dedi.

Edirne Belediye Meclisi 6 Şubat’ta

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca uygun görülen Türkiye Çevre Ajansı ile Edirne Belediyesi arasında iş birliğine yönelik 5 milyon TL mali teknik desteğin de gündem maddeleri arasında yer aldığı Edirne Belediye Meclisi Şubat Ayı Olağan Toplantısı 6 Şubat Cuma günü gerçekleştirilecek.

Edirne Belediye Meclisi Şubat Ayı Olağan Toplantısı Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın başkanlığında; 6 Şubat Cuma günü saat 14.00’te Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarı Edirne Belediye Meclisi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek. Toplantının gündem maddeleri şöyle:

1- Bir önceki toplantıya ait 07.01.2026 tarihli tutanak.

2- “Türkiye Çevre Ajansı Tarafından Yapılacak Mali ve Teknik Destek İle İş Birliğine İlişkin Yönetmelik” kapsamında yapılan değerlendirmede “Çevre Düzenlemesi” projesinde kullanılmak üzere Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Türkiye Çevre Ajansı Başkanlığı’nın 30.12.2025 tarih ve 546 sayılı Makam Olur’una istinaden Türkiye Çevre Ajansı ile Belediyemiz arasında iş birliğine yönelik 5.000.000,00 – TL mali teknik destek uygun görülmüş olup, bu çerçevede hazırlanan evrakların imzalanması ve dayanağı protokol çerçevesinde iş ve işlemlerin yürütülmesi için Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan’a yetki verilmesi hususu ile ilgili Park ve Bahçeler Müdürlüğünün 13.01.2026 tarih ve 1677505 sayılı yazısı.

3- Belediye Başkanlığımızca Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği (EFOD) ile sergi, fotoğraf sempozyumu, fotoğraf festivali düzenlenmesi ve çocuklarımıza fotoğraf eğitiminin verilmesi amacıyla işbirliği ve ortak hizmet projesi yapılması planlanmakta olup, projenin yapılması ve hayata geçirilmesi için gerekli tüm iş ve işlemlerin yapılabilmesi ve imzalanması için Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan’a yetki verilmesi ile ilgili Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğünün 21.01.2026 tarih ve 1684332 sayılı yazısı.

4- Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğünün yeniden hazırlanan Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ve Hukuk İşleri Müdürlüğünün 28.01.2026 tarih ve 1693706 sayılı görüş yazısı ekte olup Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğünün Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin Belediye Meclisinde görüşülmesi ile ilgili Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğünün 30.01.2026 tarih ve 1694618 sayılı yazısı.

5- 07.04.2025 tarih ve 2025/63 sayılı Edirne Belediye Meclis kararıyla alınmış ve duyurulmuş olan Edirne Belediyesi Emir ve Yasaklar Yönetmeliği’nin Temizlik, Sağlık ve Çevre ile İlgili Emir ve Yasaklar başlıklı 7. Maddesinin 31, 33, 34 ve 35’inci bentlerinin Zabıta Müdürlüğünün 30.01.2026 tarih ve 1694174 sayılı meclise takdim yazısında geldiği şekilde değiştirilmesi ile ilgili Zabıta Müdürlüğünün 30.01.2026 tarih ve 1694174 sayılı yazsı.

6- İmar Komisyonuna havale edilen konular ile ilgili olarak İmar Komisyonunun almış olduğu 29.01.2026 tarih ve 2026/38,39 ve 40 sayılı imar komisyon kararı ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 02.02.2026 tarih ve 1696454 sayılı yazısı.

7- Muhtelif tarihte Belediyemize yapılan İmar Planı değişikliği talebi ile ilgili 2 adet konunun İmar Komisyonuna havale edilmesi ile ilgili İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 02.02.2026 tarih ve 1696439 sayılı yazısı.

Aramızdan ayrılanlar

PERİHAN ÖZDEMİR VEFAT ETTİ

Mustafa Özdemir’in eşi, merhume Fatma Piravuşta ve merhum Haşim Piravuşta’nın kızları, Yıldız Altın, Yılmaz ve Güven Özdemir’in anneleri Perihan Özdemir 79 yaşında vefat etti. Merhume; dün Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.

ZAHİDE SEZER VEFAT ETTİ

Merhum Bakkal Mehmet Sezer’in eşi, Emine, Zekiye ve merhum Zeki Sezer’in anneleri Zahide Sezer 91 yaşında vefat ettivefat etti. Merhume; dün Yavuz Sultan Selim Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

AYTEN ŞÖHRET ÖZKERMEN VEFAT ETTİ

Köy Hizmetleri’nden emekli merhum Salih Özkermen’in eşi, Biran Çelikbilek, Nuran ve Reyhan Özkermen’in anneleri, Kadri Çelikbilek ve Fatma Özkermen’in kayınvalideleri, Adile Taş. Sergen Çelikbilek ile Barkın Gördebil’in anneannesi, Salih Özkermen’in babaannesi Ayten Şöhret Özkermen 89 yaşında vefat etti. Merhume: Fatih Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.

HAFİZE ERYILDIZLI VEFAT ETTİ

Merhum Ali Eryıldızli’nın eşi, Mehmet, Tamer ve Fatma’nın anneleri, Alaaddin Gezer’in ablası Hafize Eryıldızlı 77 yaşında vefat etti. Merhume; Yıldırım Beyazıt Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.

Yağmur ve fırtınanın yaraları sarılıyor

Gülseven OKALANER
Kentimizde yaşanan aşırı yağış ve öncesinde meydana gelen fırtına sonucunda oluşan kötü manzara toparlanmaya başladı. Kaleiçi’nde özellikle tarihi ahşap evlerin bahçelerindeki yaşlı ağaçlar kırılarak, köklerinden sökülerek komşu evlerin çatısına ve bahçe duvarlarına devrilerek hasara neden olmuştu.


Vatandaşın bu kötü durumda yardımına yine belediye ekipleri yetişti. Kaleiçi’ndeki çatılara düşen, duvarları yıkan ağaçların verdiği zararın giderilmesinde tehlike yaratan ağaçların kesilmesinde belediye ekipleri katkı verdi.

Semt sakinleri yardımlarını gördükleri ekiplere teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getirdi.

Komşu kapıda 86 bin 260 euroya el konuldu

Kapıkule’nin karşısındaki Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda yapılan denetimlerde toplam 86 bin 260 euro tutarında beyan edilmemiş para  ele geçirildi. Olayların, ülkeden çıkış yapan araçlara yönelik gerçekleştirilen dört ayrı kontrol sırasında tespit edildiği bildirildi.

En yüksek miktardaki yakalama, 28 Ocak 2026 tarihinde Türkiye plakalı bir TIR’da gerçekleştirildi. Almanya’dan yük alarak Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye gittiğini beyan eden Türk vatandaşı sürücünün aracı ayrıntılı gümrük kontrolüne alındı. Yapılan aramada, sürücü kabinindeki yatak altı çekmecesinde ve sürücünün mont cebinde toplam 40 bin euro bulundu.

31 Ocak 2026 tarihinde Belçika’dan Türkiye’ye giden başka bir TIR sürücüsünün üzerinde yapılan kişisel kontrolde ise, mont ceplerinde 20 bin euro ele geçirildi. Her iki sürücünün de Türk vatandaşı olduğu belirtildi.

Diğer iki olayda ise toplam 26 bin 260 euro tespit edildi. 27 Ocak’ta, Almanya’dan Türkiye üzerinden Ürdün’e yük taşıyan bir sürücünün, kabinde bulunan mont cebine gizlediği 15 bin euro bulundu. 31 Ocak’ta ise Almanya’dan Suriye’ye seyahat eden Alman vatandaşı bir kişinin omuz çantasında 11 bin 260 euro ele geçirildi.

Olaylarla ilgili olarak Haskovo Bölge Savcılığı – Svilengrad birimi gözetiminde soruşturma başlatıldığı, şüpheliler hakkında Bulgaristan Döviz Yasası kapsamında idari işlem uygulandığı bildirildi.

Yazarımız Akbal’ın acı günü

Olgay GÜLER

Trakya Üniversitesi (TÜ) İpsala Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi, Hudut Gazetesi Yazarı Dr.Özdemir Akbal’ın babası Şükrü Akbal, 88 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Ayten Akbal’ın eşi, merhum Avukat Özgür Akbal ve Dr. Özdemir Akbal’ın babaları, Belgin ve Sevim Akbal’ın kayınpederleri, Aylin ve Gökçen’in dedeleri Şükrü Akbal için dün Eski Cami’de cenaze namazı kılındı. Törende Akbal ailesini yakınları ve sevenleri yalnız bırakmadı.

İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Şükrü Akbal’ın cenazesi Buçuktepe Mezarlığı’nda toprağa verildi. Hudut Gazetesi olarak merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı dileriz.

Erikli’ye doğal gaz gündemde

Keşan Belediye Meclisi’nin Olağan Toplantısı, 5 Şubat’ta gerçekleştirilirken, ele alınacak gündem maddeleri arasında Trakya Bölgesi Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi tarafından mücavir alanı olan Erikli Sahil Bölgesi’ne doğal gaz altyapısı tesis edilebilmesi konusu da bulunuyor.

Keşan Belediye Meclisi’nin 2026 Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, 5 Şubat 2026 Perşembe günü gerçekleştirilecek. Belediye Meclis Salonu’nda, saat 15.00’da başlayacak toplantıya, Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan başkanlık yapacak.

Keşan Belediye Meclisi’nin 6 gündem maddesinin görüşüleceği toplantısında Erikli’ye ilişkin maddede şöyle deniliyor:

“Trakya Bölgesi Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi tarafından Belediyemizin mücavir alanı olan Erikli Sahil Bölgesi’ne doğal gaz altyapısı tesis edilebilmesi amacıyla; 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun 4’üncü maddesi ile Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda, Belediyemizin dağıtım bölgesine dahil edilmesi, dağıtım bölgesinin genişletilmesine ilişkin işlemlerde diğer belediyeler ve kamu kurumlarıyla müşterek hareket edilmesi, dağıtım şirketine kazı, şebeke yapımı, altyapı bilgi sistemlerinden yararlanma ve gerekli iş birliğinin sağlanmasına yönelik taahhütlerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na sunulmak üzere Belediye Meclisince görüşülmesidir.”

Mimar Sinan’da tam gün basket

İsmail DEMİRAY

Türkiye Basketbol Federasyonu faaliyet programında yer alan U-14 Kızlar Bölge Şampiyonası 1. Grup müsabakaları Mimar Sinan Spor Salonu’nda başladı.

U-14 Kızlar Bölge Şampiyonası 1. Grup müsabakalarında günün ilk maçında Başakşehir Belediyesi – Edirne DSI takımları karşı karşıya geldi. İstanbul ekibi Edirne DSI’yi 88-18 gibi farklı skorla geçti. Dün günün ilk maçını oynayan Edirne DSI bugün de saat 20.00’de Batı Marmara ile günün son maçını oynayacak.

Edirne DSİ

A, B, C ve D olmak üzere grup karşılaşmaları yarın da oynanacak, 06 Şubat 2026 Cuma günü ise grup birincileri ve ikincileri arasında çapraz eşleşme müsabakaları yapılacak.

İzmit Zirve – Sakarya Basketbol Ada, Kestel Belediye 1952 – Çerkezköy Belediye ve Galatasaray – Kocaeli Basket karşılaşmaları gazetemiz baskıya hazırlandığı saatlerde oynanması sebebiyle bu maçların skorlarını daha sonra vereceğiz.

Başakşehir Belediyesi

İKİNCİ GÜN PROGRAMI:

4 Şubat 2026 Çarşamba

10.00 Sakarya Basketbol Ada – Oksijen Spor

12.00 Biga Gelişim – İzmit Zirve

14.00 Çerkezköy Belediye – Havran Belediye

16.00 Kocaeli Basket – Kardeş Spor

18.00 Arka Spor – Başakşehir Belediyesi

20.00 Edirne DSI – Batı Marmara

İLK GÜN İLK 3 SONUÇ

3 Şubat 2026 Salı

Başakşehir Belediyesi 88-18 Edirne DSI

(32-7, 22-2, 10-8, 24-1)

Batı Marmara 32-62 Arka Spor

(6-20, 6-16, 6-19, 14-7)

Oksijen Spor 72-62  Biga Gelişim

Silivri mektuplarına zaruri cevap ve birtakım nasihatler (2)

İmamoğlu’nun Silivri’den CHP mitinglerinde okunmak üzere gönderdiği mektuplar ve basına verdiği açıklamalar, hiç kuşku yok ki hem dolaylı savunma hakkının hem de sınırlandırılmış bir siyasi yaşamın tezahürüdür.

Dolaylı savunmadan kasıt: Ekrem Bey’in mahkeme sürecinde doğrudan halkın vicdanına seslenerek adalet terazisini sadece yargıya bırakmama; mahkemelerin “Türk milleti adına” verdiği kararlarda muhataba kendini anlatma çabasıdır.

Nitekim yargı kararlarının isabet sorunu doğurduğu hallerde maşeri vicdan (topluma ait vicdan) kavramına yer açılır.

Yargıçların toplum adına karar verirken vicdan özgürlüğüne sahip olmaları gerekir.

Vicdan özgürlüğünden anlamamız gerekeni, Av. Dr. Başar Yaltı’nın “Yargıç ve Vicdan” başlıklı yazısından alıntılayalım…

//Vicdan özgürlüğü; özünde, irade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü demektir. Bu özgürlük, yargıcın yasaları uygularken bağımsız davranıp davranmadığının göstergesi olarak önem taşır. Vicdan özgürlüğü; mensup olunan inanç sistemi dâhil, her türlü bireysel bağlılık ve aidiyeti, karar verirken bir yana itmek, taraflar karşısında eşit tutum takınmak, maddi ve manevi hiçbir etki ve tahakküm altında kalmadan dürüstçe karar verebilme yetisini / becerisini gösterebilmektir.//

Yargı sistemi-vicdan özgürlüğü ilişkisine dair Yaltı’nın şu saptamaları da dikkate değer:

//Ancak son zamanlarda yargıç kararlarının kamu vicdanı ile evrensel değerlerle çatıştığına sıkça rastlamaktayız. Evrenseli kavramaktan uzak, kamusal duyarlığı kalmamış, kendi yetiştiği çevrenin anlayışı ve değerlerine hapsolmuş yargıç kararları hukukun gelişimine ve özgürlüklere engel olmaktadır. Yargılama sürecinde denge ve uyum gözetmeyen mahkeme karar ve uygulamaları kamuoyuna yansıdıkça, yürekler sızlamakta, yargı sistemine olan güven duygusu hızla erimektedir.//

İmamoğlu’nun toplumun vicdanına seslenen Silivri mektupları, basın açıklamaları bu çerçevede de okunabilir.

İmamoğlu’nun Silivri mektupları ve basın açıklamalarına ilişkin ismiyle müsemma köşemizin analizi ise, özde siyasi niteliktedir.

Geçen hafta T24’teki İmamoğlu’nun Cansu Çamlıbel’e verdiği mülakat üzerinden yürümüştük, sözünü ettiğimiz Cumhuriyet gazetesindeki soru-cevap ‘yazılı söyleşi’ ile devam edelim…    

19 Mart’tan beri tutukluluğunun Türkiye siyasi tarihinde nasıl bir kırılma yarattığı sorusuna İmamoğlu’nu cevabı şöyle…

//Türkiye’nin siyasi tarihi, kesim veya siyasi görüş fark etmeksizin, milletimiz için büyük umutların ve hayal kırıklıklarının tarihidir. Türkiye, huzurlu bir ülkeye kavuşmanın, birlik olma iradesiyle yaşamanın ve demokrasiyle yönetilmenin umut edildiği, fakat gücü ele geçirmek ve elinde tutmak isteyenlerin sürekli olarak bu umutları engellediği bir ülkedir. İnanın bizim insanımız, topraklarımız iktidar hırsını değil, gerçek ve kapsayıcı bir demokrasiyi hak ediyor.//

Genel doğruların güzelce ifade edildiği bu satırlar, şüphesiz önemli. Ancak ülkede demokratik siyaset sorununun çözümünde siyasi partilerin içyapılarında demokratik bir işleyişin gerekliliği de ortada ve bu köşede sıkça işlenmiş bir konudur.

Madem Silivri’den bize sesleniyorsunuz, biz de o sese kayıtsız kalmayalım ve antidemokratik yönetilen CHP’de payınıza düşeni belirtelim Ekrem Bey.

‘Değişim Kurultayı’nın lafta kaldığı ayan beyan ortada; CHP’ye demokrasi gelmemiştir.                

Mahalle delege seçimlerinden itibaren genel merkez kurgulu kongreler zaten CHP’deki sözde demokratik yönetim tarzını anlamak için yeter artar da kurultayda çarşaf liste esas deyip delegelere genel başkanın anahtar listesini dayatmak, büyük iddialarla yola çıkıp daha ilk kilometrede duvara taslamak değil midir?

Benim dahlim yok demeyin, A’dan Z’ye size angaje bir genel merkez yönetimi olduğu aşikâr.

Örgütsel bütünlüğü, örgüt dinamiğini, kolektif parti pratiklerini umursamayan, CHP üyesini yük taşıyıcı varlık yerine koyan yeni genel merkez oligarkları, elbette sizin eseriniz.  

Üyenin dolgu malzemesi, konu mankeni olduğu, oligarşik yapıda yönetilen CHP’de demokratik bir örgüt yapısından bahsedilemez. Örgütten anlaşılan ise; genel merkez hizmetlisi memurlar, il, ilçe yönetimleri olmamalıdır.

Mahalle delege seçimlerinde neden çarşaf liste üzerinden nispi temsil yöntemi uygulanmadığını, anahtar liste utanmazlığına yol verildiğini de sorgulamayı ihmal etmeyiniz Ekrem Bey.

Belirttiğiniz gibi; ülkeye demokrasi gelecekse önce CHP’ye uğraması şart. Gücü ele geçirenlerin iktidar hırsından arındırılmış, gerçek ve kapsayıcı bir demokrasinin önce CHP’de tesis edilmesi lazım ki mektuplarınızın içeriği inandırıcı ve güvenilir bulunsun Ekrem Bey.

Cumhuriyet’teki soru-cevap yazılı söyleşide belirttiğiniz; “Türkiye’nin kurucu partisi olan CHP, iktidara geleceği için yok edilmek veya ele geçirilmek isteniyor” endişenizin çaresi, Silivri’den talimatla yönlendirilmeyen, oligarşik değil demokratik/saydam/dürüst yönetilen,  gücünü örgütten alan bir CHP’dir.

Cumhuriyet’teki İmamoğlu açıklamalarının tamamına ilgi duyanlar için linki veriyorum: https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/imamoglu-secim-kaybetmekten-korkanlarin-butun-kotulukleri-yaptigini-soyledi-iktidardakiler-rakip-tercih-etmeden-yapamazlar-2472157

“Vazgeçmeyenlerin Cumhuriyeti” başlığı altında İmamoğlu’nun Sözcü gazetesi için kaleme aldığı, dün yayınlanan makaleden söz edelim biraz.

(Sözcü Gazetesi)

Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tablonun sıradan bir yönetim zafiyeti değil, devleti, milleti ve demokrasiyi zayıflatarak iktidarı kalıcı hale getirme projesi iddiasında bulunan İmamoğlu, projenin adını da korku düzeni, hukuksuzluk rejimi koymuş.

“Devlet, adalettir, liyakattir, ahlâktır, akıldır” diyen Ekrem Bey, tutukluluğunu rakibi saf dışı bırakma operasyonu görüyor; yaşadıklarını bağımsız yargı ile bağdaşmadığını, bunun düpedüz bir siyasi darbe, Türkiye’nin geleceğine bir darbe olduğunu iddia ediyor.

 Makalenin tamamı bu linkte: https://www.sozcu.com.tr/vazgecmeyenlerin-cumhuriyeti-p290560

Açıktır ki İmamoğlu basına düzenli açıklamalarla kendini unutturmamanın peşindedir ve içinde bulunduğu koşullarda siyasi mücadelesini bu şekilde vermektedir. Anlaşılır bir durumdur.

Ancak, İmamoğlu’nu kendini merkez alan açıklamalarının içeriği etraflı bir ele alışı da icap ettiriyor çünkü mevzu siyasi bir derinliğe de sahip.

Daha 2019’da yedi bölümden oluşan “İmamoğlu bir proje midir” başlıklı yazı dizisinde bu derinliğe işaret etmiştik.

Ekrem Bey’in seçim kazanma başarısında konjonktür önemli bir yer tutsa da iyi tasarlanmış, organize edilmiş kampanyaların arkasında donanımlı bir yönetici kadronun varlığı açıktır.

Bugün bunu daha iyi görüyoruz zira halkla ilişkiler uzmanlarının halen görevde olduğu besbelli. Örneğin, Silivri mektuplarının ve basında çıkan açıklamaların sunulduğu/sanıldığı gibi Ekrem Bey’in kaleminden çıkmadığını düşünüyoruz. Bir kere cezaevi koşullarında böylesi kapsamlı yazılar her babayiğidin harcı değildir. Entelektüel potansiyel de ister.

Siyasi aktörlerin metin yazarları olabilir, olması da iyidir. Açıklamaların kolay anlaşılır, derli toplu, tutarlılık içinde kamuoyuna ulaşması sağlanır. Prompter de bunun için vardır,

Ancak, Ekrem Bey’in bizzat kaleme almadığı yazıları sanki onunmuş gibi kamuoyuna sunmanın sorunlu yanı da geçiştirilecek gibi değil.

Bir siyasi aktörü böylesi yöntemlerle diri tutmaya çalışmanın tuhaflığı apaçık ortadadır.

Halkla ilişkiler uzmanlarının başarı için gerçekleri maharetle çarpıtabileceğini, siyaset-etik ilişkisinde duyarsız davranabileceklerini gözden kaçırmamak, bir liderin çapına ilişkin önemli bir veridir.

Başarı için her şey mubahtır anlayışı, kazanımları bir çırpıda yok edebilir.

Erdoğan’a karşı alternatif ve Kılıçdaroğlu kenara çekilerek CHP’nin başına getirilen İmamoğlu’nun bekleme odasındaki serüveni ne kadar sürer kestirmek zor.

Lakin toplumsal devinime bağlı süreçler bittabi yeni gelişmelere gebedir ki Ekrem Bey’in toplumsal hafızada yerini korumak, diri tutmak için gösterdiği çabayı da izah etmektedir.