Yaz spor etkinlikleri devam

Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nce dezavantajlı okullardaki öğrencilere yönelik yaz spor etkinlikleri devam ediyor.

Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Dezavantajlı okullarımızdan öğrencilerimize yönelik düzenlenen Yaz Spor Etkinlikleri kapsamında, Edirne Spor Salonu’nda voleybol antrenmanı gerçekleştirildi.

Antrenörlerimiz eşliğinde yapılan çalışmalarda öğrencilerimiz hem spor yapma imkânı buldu hem de eğlenceli ve verimli bir gün geçirdi.

Gençlerimizi sporla buluşturmaya yönelik çalışmalarımız yaz dönemi boyunca devam edecektir” denildi.

KAHRAMAN SENSİN

Dini önderlerden mucize bekler gibi siyasi liderlerden de kahramanlıklar bekleriz. Demokratik toplumlarda kahramanlar sanat sunusu olarak geçmişten geleceğe uzanır. Her toplumun geçmişten gelen kahramanları vardır. Bugünden yarına olacaktır da. Ama onlardan umut bekleme devri kapanmıştır.

Farklı inançların ve etnik yapıların kesiştiği ve bu kültürlerden oluşan toplumların yaşaması sebebiyle coğrafyamız kahramanlar diyarıdır. Bu nedenle de toplum olarak inanmasak da mucize bekler bir halimiz olduğunu itiraf edelim.

Bugün toplumun büyük bir kesimi hangi siyasi partiye oy vermiş olursa olsun zorluklar içindedir. AKP’yi iktidar yapan 3Y (Yoksulluk, Yoksunluk ve Yasaklar) durumuna geri döndük. Toplum; yoksul.Toplum; sosyal devlete ulaşamıyor. Toplum; her kesime uzanan yasaklarla kuşatılmış durumda. İktidar, iktidar kalma uğraşısı içinde kendince haklılık payı bularak tüm kozlarını kullanıyor. Bunalan toplum muhalefete yönelme çaresini bulmuş iken zorlanan hukuk ile muhalefet de karmaşaya sürüklenmiş durumda. Bu durum içinde kaos türü bir belirsizlik egemen.

Açlık sınırının 35 bin, yoksulluk sınırının yüz bini aştığı günümüzde sofrasında çeyrek but görmeyi unutan bizlere ne idüğü belirsiz ‘mutlak butlan’ ile butlanma umudu şırınga ediliyor. Mutlak butlan mıyız geçici butlan mıyız bilmiyoruz ama butları Kemal Sunal gibi camekandan izliyoruz.

İktidar, yurttaşın yaşamını iyileştirme özlemlerini karşılayamıyor. Gençlerin gelecek umutlarını taze tutamıyor.Muhalefeti kapanmaya, kendi içinde ayrışmaya zorluyor. Egemenlik milletindir diye diye halkın seçtiği yerel yönetimlere el koyarak suçlulukları kanıtlanmadan tutuklu kalmalarını sağlıyor. Emrindeki basın-yayın ile de itibarsızlaştırıp sosyal linç ortamı sağlıyor. Bu ve benzeri olumsuzluklara rağmen muhalefetin yapacağı ekonomik ve demokratik taleplerde ortaklaşmaktır. Bölünen ana muhalefeti ve diğer siyasi yapıları bir araya getirmek ve yurttaşlık sorumluluğunda yanyana örgütlemek önemlidir. O nedenle CHP tartışma ve ayrışmasına; kalan da giden de değerlidir gözüyle bakmakta yarar vardır. Toplumun umudunu pekiştirmek, mücadeleye vites yükseltmek acil görevdir.

Muhalefet olarak kahraman beklememeliyiz. Yan yana durarak hepimiz kahraman olmalıyız. Toplum olarak yalnız bırakılan kişiden kahraman çıkmaz. Özgür Özel genel başkan seçildiğinde yazmıştım; “Özgür, özgürleşirse CHP özgürleşecek, CHP özgürleşirse ülke özgürleşecek. Özgür Özel özgürleşti bence ve bugüne kadar iyi bir sınav verdi. Parti özgürleşecek iken Kara Koyun itelendi araya.

Bugün CHP ayrışıyor ve Özgür Özel dedikçe ayrılanlar gömlek çıkarmak yerine toplum için ateşten gömlek giyiyor. Önemli olan zor zamanda kararlı olmaktır. Şu an yaşanan ayrışmada da taraflar yan yana olabilecek şekilde ipleri germemeli, telleri kesmemelidir.

Kullanım süresi geçen ürünleri marketlerden toplayarak kendi marketinde satar haline getirilen uyanık pazarlamacıları üreten ortam; bize orta çağ pazarlarında olan sistemi dayatıyor. Ortadoğu ve dolayısıyla ülkemizde tarihin yeniden kurgulandığı bir dönemdeyiz. İktidara göre; muhalefet dediğin iktidarı sürekli iktidarda tutma görevini yapmalıdır! Kalan CHP bunu yapacak, ayrılan CHP eksiklerini gidererek iktidarı hedefleyen mücadelesini ülke insanlarıyla yapacak. İlhan Cihaner demişti sanırım; “İçine devlet kaçmış muhalefet olmaz.”

Yerel sorunları ve ülke sorunlarını konuşmaya zaman ayırmamak iktidarın amacı idi ve onu da başardı. Bakın ülke gündemini yazıyor, toplum olarak bunu konuşuyoruz. Oysa her gün elektrikten köprülere, doğalgazdan iletişime, pazardan markete fiyatlar artıyor ve hepsi tekel durumunda devlet kontrollü. Bunlara gelen “mutlak zam” her şeyi olumsuz etkiliyor.

Bu karmaşa içinde muhalefet belediye başkanları da zor durumda, biliniyor. Ama tek çare kentlilerle birlikte olabilmektedir. Bakın CHP’li Fındıklı Belediye başkanı ne yaptı? Sokakların kilit taşlarını belediye çalışanlarının önderliğinde şirkete vermeden imece usulü ile döşedi. Halkçılığı öne çıkaran çıkarması gereken muhalefet için bir örnek. Her belediyede olabilir, neden olmasın. Kahraman sensin…

GALA GÖLÜ’NÜ KURUTSAK MI, KURTARSAK MI?

Çeltik tarımı; Enez’in, GALA Gölü Milli Parkı’nın pirinçten daha önemli bir değer olduğunu bilerek çevreyi koruyarak, kurallara uyularak, anız yakmadan, Gala Gölü’ne musallat olmadan, yapılamaz mı?

El cevap: Yapılamaz..

***

Yapılamaz, çünkü geçen yazımda da belirttiğim gibi bu tarımı planlaması, düzenlemesi, denetlemesi gereken siyaset ve bürokrasi çevresi çeltikçiyi gördü mü havaya bakıp ıslık çalıyor, görmezden geliyor. Hatta onları yasalara karşı korumayı bir TRAKYALI olmanın gereği sayıyor. “İPSALA PİRİNCİ, BİRİNCİ” diyerek övünüp mutlu oluyor. Sanki çeltikten pay alıyormuş gibi çeltikçilere özel dokunulmazlık sağlıyor.

***

500 bin dönüm arazi hasat sonrası cayır cayır yakılıyor ama bu doğa katliamı görevlilerin sembolik bile sayılamayacak ölçülerde para cezaları ile geçiştiriliyor. Gerçek ölçülerde sulak alana bitişik arazilerde anız yakılmasının dönüm başına para cezası 3.493,10 TL’dir. Lütfen 300 bin dönüm için alınması gereken para cezasının miktarını hesap edebilir misiniz? Ettiniz mi? Peki… 2025 sonuna göre bu amaçla tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen gerçek miktarı, tahsil etmekten sorumlu vatansever, dürüst, namuslu bürokratlarımızdan öğrenebilir miyiz? Ben öğrenmek için elimden geleni yapacağım da benim Edirne Milletvekillerim, Milletvekili adaylarım bu yürekliliği gösterebilecekler mi? Öğrenip bize duyuracaklar mı?

Bir süre bekleyip göreceğiz..

***

Sorunu çözmek için sadece üreticiyi hizaya getirmek yetmiyor. Öyle bir çark işliyor ki bu düzenin bozulması tarım dışı kişi ve kuruluşların da işine gelmiyor.. Örneğin 1930’lu yıllarda yasalaşan Çeltik Komisyonları bu sistemin merkezinde bulunuyor.. Şimdilerde DSİ, İl, İlçe Tarım Müdürlükleri ve bu konuda hizmet veren pek çok özel kuruluş varken ÇELTİK KOMİSYONLARI’nın ne işe yaradığını, bu hantal ve hiçbir işe yaramaz komisyonların kendi bütçelerinin gerekliliğini ve tahsil edilen paraların kullanım alanlarının çeltikle ilintilerini birileri bize anlatmalıdır. Kısacası Çeltik Komisyonları’nın işlevi yeniden belirlenmeli, ama bana sorarsanız tez elden kaldırılmalıdır. İşlevleri kalmamıştır. Bu komisyonlar bu savruk tarım düzeninin kılıfı olmaktan çıkarılmalıdır.

***

Vakıf arazilerinin çeltik tarlası olarak kiralandırılması ve kullandırılması kısıtlanmalıdır. Bu arazilerde daha çok emek yoğun aile işletmeciliği, kooperatif işletmeciliği teşvik edilerek, işsizliğe çare olabilecek alternatif tarım yöntemleri düşünülmelidir. Gala gölü ve Gala Gölü Milli Parkı sulak alanları içerisinde kalan özellikle hazine ve vakıf arazileri tarıma kapatılmalıdır. Enez’in Kale restorasyonunu bile kendine vazife edinmeyen, Enez Camii onarımını yıllarca savsaklayan Vakıflar Bölge Müdürlüğü bu kazandıkları paraları nerelerde, nerelere harcar?

Ben bunu hep merak ederim..

**

Devlet tüccar gibi düşünmemelidir. Kendine emanet edilen mülkleri kolaycı usullerle değil en verimli, en toplumcu bir anlayışla, alternatif çözümlerle korumanın ve kullanmanın zor yollarını aşabilmelidir. Devlet arazileri Vakıflar eliyle Gala’yı tükettirmeye, peşkeş çekmeye, aracı olmamalıdır. Vakıflar da, Belediyeler de bu arazileri kiralarken doğaya olan korumacı anlayışlarını öne çıkarmalı, anız yakanlara sonraki yıllarda kiralama yapmamalıdır. Bu arazileri kendileri nadasa sokarak her yıl üst üste kiralama yönteminden vaz geçmelidirler. Belediyeler, halkının bir bölümü yokluk ve yoksulluk içerisindeyken İpsala’daki gibi kiralama gelirlerini bol bulup DSİ’ye rakip olup, ne olacağı, ne idüğü belirsiz “zihni sinir” kanal projeleri ile uğraşmamalıdır.. Kiraya verilen bu arazilerde yapacağı alternatif tarım ve üretim modelleri ile İpsala halkının, gençlerin işsizlik sorununu çözen projeler üretilmelidir.

***

Evet.. Biliyorum… Ne söylesem boş… Onlara göre it ürüyecek, kervan yürüyecek… Çünkü bu konuda siyasi parti gözetmeksizin tüm siyasiler suskundur.. Susmak zorundadır.. Çünkü bu konuda eleştiri yapmak, alternatif çözümler üretmek arı kovanına çomak sokmaktır. O nedenle Trakya yıllardır “BUTLANCI” Faik Öztrak’tan başka dişli, adı sanı bilinir bir siyasetçi çıkartmakta başarısız olmaktadır… Siyasi arenada yeni bir şey söylemeyen, düzene kafa tutamayan, alternatif üretmekten aciz (özellikle solcu) siyasetçiler ancak “Trakya gündöndüsü” gibi Öztrak’a bakarak yol bulmaya çalışırlar.

***

Yazıyı şimdilik bitirmeliyim. Birileri beni ciddiye alsa da yanıt verse diye beklemenin de anlamı yok. Belki bir başka yazıda çeltik taban fiyatının niçin yüksek olduğunu merak eder sorarım. İpsala Pirinci birinci mi ya da hangi özellikleriyle birinci bunu tartışmak isterim.

DENE DE GÖR!

Dene de gör!..
Şükür içinde boğulursun, gönülden, ruhtan yaparsan eğer. Açlıktan, açıkta kalmaktan ölen var mı?
Hepimiz ne sıkıntılar çektik, siz de düşünsenize?
Tok olana imrenip isyan etmediysen, yine “Şükür” deyip faydada olmaya çalıştıysan, sınav dünyasında olduğunun inancıyla, beklentisiz yaşadınsa, yaşamaya devam ediyorsan, “GÖRÜNMEZ Mİ” sanırsın?
Görmen gerekeni sen de görürsün, inan!

Yeterki, ruhun fiziğine hükmetsin; fiziğin ruhunun emrinde olsun. İnan şükür içinde, göz yaşlarında boğulursun.

Kuran’ı Kerim. Sure 11/Ayet 7:
Hanginizin ameli daha güzel olacak diye, sizi imtahan etmek için, Arş’ı su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur.
Yemin ederim ki:
“Ölümden sonra muhakkak dirileceksiniz” desen, kâfir olanlar derhal, “Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir” derler.
11/8: Andolsun biz onlardan azabı sayılı bir güne kadar ertelesek, mutlaka “Onun gelmesini erteleyen nedir?” derler.
Bilesiniz ki kendilerine azap günü geldiği gün, onlardan uzaklaşacak değildir.

Ve alay etmekte oldukları şey, onları çepe çevre kuşatacaktır.

Yukarda ki nurlu ayetin bir yorumu da şöyle olabilir mi?..
Allah herşeyi, insanlar iyilik mi, yoksa kötülük mü yapacaklar diye imtahan etmek için yaratmıştır.
Neye iyilik, kötülük yapacaklar?..
Kendilerine, insanlara, hayvanlara, ağaçlara, doğa ve tabiat varlıklarının tümüne!..
Ölümden sonra dirilmeye inanmamak:
İnanmayanların ispatları var mı?..
Yoksa, nasıl bu hükme varıyorlar?..
İspat yoksa, o zaman inkâr olmuyor mu?..

KAPIKULE GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ

İLANEN TEBLİGAT
KAPIKULE GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜNDEN

Memduh KOÇAK tarafından Türkiye’ye getirilen 56SVRT plakalı aracın süresinde yurtdışına çıkarılmaması veya herhangi bir gümrük idaresine teslim edilmemesi nedeniyle tatbik edilen 1.058.782,40-TL tutarındaki 24220200ET000559 sayılı ek tahakkuk kararı şahsın vefatı üzerine mirasçılarına tebliğ edilmiş ve süresinde itiraz veya ödeme yapılmaması üzerine kesinleşmiştir.
Bu kapsamda, mirasçılardan Murat KOÇAK (T.C.20*******82) adına Türk Medeni Kanunu’nun 495. ve 499/1. Maddesi uyarınca belirlenen mirasçılık payı olan 3/16 oranına isabet eden (gecikme zammı hariç) 198.521,70-TL tutarındaki 20.07.2026 tarihli ve 124349684 sayılı ödeme emri 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 97, 101, 102, 107/A maddeleri uyarınca tebliğ edilememiş olup, bu ilanın tebliğinden itibaren bir ay içerisinde Müdürlüğümüze müracaat edilmemesi veya açık adres bildirilmemesi halinde, bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılacağı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 103., 104., 105., 106. maddesi uyarınca ilanen tebliğ olunur.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2515742)

‘Atanmışlarla değil, seçilmişlerle beraberim’

25-26-27.Dönem CHP Edirne Milletvekili Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, atanmışlarla değil, seçilmişlerle beraber olacağını belirterek, Özgür Özel ile birlikte yürüyeceğini duyurdu.

Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:

“Atanmışlarla değil, seçilmişlerle beraberim……

Kendimi bildim bileli CHP’liyim. 2015-2023 yilları arasında tüm üyelerin katılımıyla önseçimle gelerek 8 yıl Edirne milletvekilliği yaptım. Her zaman sahada halkla birlikte olmaya dikkat  ettim.  Halk değişim diyor, atama ile yargı kararı ile gelenleri kabul etmiyor, halka rağmen siyaset olmaz. Bunu göremeyenler bu partiye zarar veriyorlar. O nedenle ben de yeni bir yol açan Özgür Özel’le beraberim, birlikte yürüyeceğim. Yine sahalarda olacağım. Ölene kadar Atatürk’ün çizdiği yoldan dönmeden yoluma devam edeceğim.”

Edirne kuvvetli sağanağa teslim!

Olgay GÜLER

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) uyarısının ardından Edirne’de kuvvetli sağanak etkili oldu.

MGM İstanbul Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi’nin Trakya ve İstanbul işçin yaptığı uyarının ardından, Edirne’de saat 16.00 sıralarında gök gürültülü kuvvetli sağanak etkili oldu. Kentte başlayan yağmurla, cadde ve sokaklarda su birikintileri oluştu. Yağmura hazırlıksız yakalananlar, kapalı alanlara sığındı. Polis ekipleri, trafikte önlemler aldı. Yağış kentte, aralıklarla devam etti.

CUMA VE CUMARTESİ YAĞIŞ GERİ GELECEK

Öte yandan sıcaklıkların genel olarak mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi beklenirken, Marmara genelinde perşembe gününden itibaren kademeli bir düşüş tahmin ediliyor. MGM’nin tahminlerine göre yağış bugün Edirne’yi terk edecek, Cuma ve Cumartesi ise yer yer yine gök gürültülü sağanak  etkili olacak.

Kırbiç Ailesinin mutlu günü

Gülseven OKALENER

Edirne merkez Yeniimaret semtinin köklü ailelerinden Kırbiç ve Beşirik Aileleri, çocuklarının en mutlu günleri için buluştu. Merhume Nuray Kırbiç ile Şener Kırbiç’in oğulları Engin Kırbiç ile Aysun ve Şenol Beşirik çiftinin kızları Aylin, 19 Temmuz Pazar akşamı Fesleğen Kır  Davet Bahçesi’nde düzenlenen düğün töreni ile yaşamlarını birleştirdi. Genç çift için 17 Temmuz Cuma akşamı da  Eski Kapalı Cezaevi karşısında bulunan Nar Çiçeği Düğün Salonu’nda Kına Gecesi düzenlenmişti.

Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç’in yeğenini, Yeniimaretspor Kulübü Başkanı Şahin Kırbiç’in kardeşi olan Engin, Yeniimaret’in ilk minibüsçülerinden Selahattin Kırbiç’in de torunu… Başta dede Selahattin Kırbiç olmak üzere; halaları, yengeleri ve sevenleri de gençlerin mutlu günlerine mutluluk kattı. Her iki ailenin buluştuğu ve akrabaların özlem giderdiği düğün Fesleğen Kır Davet Bahçesi’nde, Edirne Sarayı’nın görkemli siluetine karşı Aylin ve Engin’e davetlilerin mutluluk dilekleri  ile tamamlandı.

Hizmet Sektöründe Dijital Dönüşüm: Akıllı Platformlar ve Yeni Nesil Çözümler

Geleneksel hizmet sektöründe yaşanan en büyük aksaklıklar; standartize edilemeyen kalite süreçleri, belirsiz fiyatlandırma politikaları ve hizmet alan ile hizmet veren arasındaki iletişim kopukluklarıdır. Geçmişte bir ev tadilatı, nakliye organizasyonu veya teknik servis ihtiyacı ortaya çıktığında kullanıcılar tamamen referans odaklı veya deneme-yanılma yöntemine dayalı kararlar almak zorundaydı. Ancak dijital altyapıların ve veri odaklı sistemlerin hayatımıza girmesi, nitelikli iş gücüne erişim biçimini kökten değiştirdi.

Günümüzde hizmet arayışı, bireysel çabaların ötesine geçerek akıllı eşleşme mekanizmaları sunan teknolojik ekosistemlere kaymış durumdadır. Bu dönüşüm, hem hizmet alan taraf için şeffaf bir değerlendirme ortamı yaratmakta hem de alanında uzmanlaşmış profesyoneller için sürdürülebilir bir iş modeli sunmaktadır.

Akıllı Eşleşme ve Şeffaf Hizmet Süreçleri

Klasik yöntemlerde karşılaşılan en büyük problemlerden biri olan “doğru uzmana doğru zamanda ulaşamama” sorunu, modern veri mimarileriyle çözüme kavuşturulmaktadır. Kullanıcılar, ihtiyaç duydukları hizmetin parametrelerini sistem üzerinde tanımladıklarında, algoritmalar konuma, uzmanlık alanına ve dönemsel uygunluğa göre en doğru eşleşmeyi gerçekleştirir.

İşte bu noktada, hem bireysel hem de kurumsal ihtiyaçlara dinamik yanıtlar üreten gelişmiş bir hizmet platformu, pazarın tüm şeffaflık ihtiyacını karşılamaktadır. İşin niteliği ne olursa olsun, teklif alma aşamasından teslimat sürecine kadar her adım kayıt altına alınarak olası mağduriyetlerin önüne geçilmektedir.

Hizmet Kalitesinde Standartlaşma ve Güven Unsuru

Bir dijital pazar yerinin sunduğu en temel katma değer, hizmet standartlarını belli bir kalitenin üzerinde tutabilme yeteneğidir. Kullanıcı değerlendirmeleri, geçmiş iş performansları ve doğrulanmış profiller sayesinde hizmet alıcıları kararlarını rasyonel verilere dayanarak verirler.

Sistem içerisinde yer alan deneyimli kadrolar arasından en yetkin usta bul seçeneklerini değerlendirmek, sadece mevcut arızayı gidermekle kalmaz; aynı zamanda yaşam alanlarınızın altyapı güvenliğini de uzun vadeli koruma altına alır. Dijitalleşmenin getirdiği bu denetlenebilirlik, sektördeki kayıt dışı ve standart dışı uygulamaları elerken, kaliteli işçiliğin ön plana çıkmasını sağlamaktadır.

Geleceğin Hizmet Ekosistemi

Teknolojinin gelişimiyle birlikte ev ve iş yeri bakımı, tadilat, lojistik ve kişisel hizmetler artık tek bir merkezden yönetilebilir hale gelmiştir. Mobil entegrasyonlar, anlık bildirim altyapıları ve şeffaf fiyat teklifi mekanizmaları sayesinde kullanıcılar tüm süreçleri uçtan uca kontrol edebilmektedir. Dijital platformların sağladığı bu sistem disiplini, gelecekte hizmet sektörünün tamamıyla bu kanallar üzerinden şekilleneceğini net bir şekilde göstermektedir.

Komşu yine paraya kondu

Kapıkule Sınır Kapısı’nın Bulgaristan tarafındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilen denetimlerde, beyan edilmeyen yüksek miktarda nakit para ele geçirildi.

Bulgaristan Gümrük Ajansı’ndan yapılan açıklamaya göre olay, 20 Temmuz 2026 günü saat 08.50 sıralarında meydana geldi. Türkiye’den Bulgaristan’a giriş yapmak isteyen Türk plakalı otomobil, risk analizleri kapsamında detaylı gümrük kontrolüne alındı.

Türk vatandaşı sürücünün kullandığı araçta bulunan bir erkek ve iki kadın yolcuyla birlikte yapılan aramada, arka koltuktaki siyah el çantasında 40 bin euro ile 100 bin Türk lirası bulundu. Türk lirasının euro karşılığının yaklaşık 1.855 euro olduğu belirtilirken, ele geçirilen toplam tutarın beyan edilmediği bildirildi.

Olayla ilgili olarak Haskovo Bölge Savcılığı’na bağlı Svilengrad Birimi’nin gözetiminde gümrük müfettişi tarafından adli soruşturma başlatıldı.

Bulgaristan Gümrük Ajansı, Avrupa Birliği dışındaki ülkelere giriş ve çıkışlarda 10 bin euro veya üzerindeki nakit paranın ya da farklı para birimlerindeki eşdeğerinin gümrük idaresine beyan edilmesinin zorunlu olduğunu bir kez daha hatırlattı.