Raf Periyodik Kontrolü Yapan Firmalar

Depo ve lojistik alanlarında kullanılan raf sistemleri, işletmelerin ürünlerini güvenli ve düzenli şekilde depolayabilmesi için kritik bir öneme sahiptir. Ancak yoğun kullanım, forklift çarpmaları, hatalı yükleme ve zamanla oluşan deformasyonlar nedeniyle raf sistemlerinde çeşitli riskler ortaya çıkabilir. Bu nedenle işletmeler için düzenli raf periyodik kontrolü yaptırmak yalnızca bir güvenlik önlemi değil, aynı zamanda operasyonel sürdürülebilirliğin de önemli bir parçasıdır.

Birçok işletme depo güvenliğini artırmak amacıyla profesyonel hizmet veren raf periyodik kontrolü yapan firmalar ile çalışmayı tercih etmektedir. Çünkü gözle fark edilmesi zor olan yapısal problemler, uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen kontroller sırasında detaylı şekilde tespit edilebilmektedir. Erken dönemde belirlenen hasarlar sayesinde daha büyük maliyetlerin ve iş kazalarının önüne geçmek mümkün olur.

Raf Periyodik Kontrolü Neden Önemlidir?

Depolama sistemleri yüksek yük taşıma kapasitesine sahip yapılardır. Ancak zaman içerisinde raf dikmelerinde eğilmeler, travers bağlantılarında gevşemeler veya ankraj noktalarında sorunlar meydana gelebilir. Bu noktada düzenli olarak gerçekleştirilen raf periyodik kontrolü, sistemin güvenli kullanımını sürdürmek açısından büyük önem taşır.

Özellikle yoğun depo operasyonlarının yürütüldüğü işletmelerde raf sistemleri sürekli darbe ve yük etkisine maruz kalmaktadır. Bu nedenle belirli aralıklarla yapılan raf periyodik kontrolü, potansiyel risklerin önceden belirlenmesine yardımcı olur. Böylece çalışan güvenliği korunurken ürün kayıplarının da önüne geçilebilir.

Profesyonel denetimler sırasında raf sisteminin taşıyıcı elemanları detaylı şekilde incelenir. Dikmeler, traversler, bağlantı noktaları, emniyet kilitleri ve ankraj sistemleri kontrol edilerek olası deformasyonlar raporlanır. Ayrıca yükleme kapasitesinin uygunluğu da değerlendirilerek işletmeye gerekli iyileştirme önerileri sunulur.

Raf Periyodik Kontrolü Yapan Firmalar Nasıl Seçilmelidir?

Günümüzde birçok firma raf kontrol hizmeti sunduğunu belirtmektedir. Ancak işletmelerin seçim yaparken yalnızca fiyat kriterine odaklanmaması gerekir. Hizmet alınacak kuruluşun deneyimi, teknik bilgi birikimi ve raporlama süreçleri mutlaka değerlendirilmelidir.

Kaliteli bir raf periyodik kontrolü hizmeti kapsamında yalnızca mevcut durum tespiti yapılmaz; aynı zamanda risk seviyeleri belirlenir ve çözüm önerileri de sunulur. Bu sayede işletmeler raf sistemlerinde gerekli bakım ve onarım çalışmalarını planlayabilir.

Ayrıca kontrol sonrasında hazırlanan teknik raporlar, depo yönetimi açısından önemli bir referans niteliği taşır. Özellikle iş sağlığı ve güvenliği süreçlerinde profesyonel olarak hazırlanmış kontrol raporları işletmelere önemli avantajlar sağlayabilir.

Rafbul ile Profesyonel Raf Periyodik Kontrolü Hizmeti

Depolama sistemleri alanında faaliyet gösteren Rafbul, raf sistemlerinin kurulumu, bakım süreçleri ve teknik incelemeleri konusunda hizmet veren firmalar arasında yer almaktadır. Özellikle işletmelerin güvenli depolama alanları oluşturabilmesi için gerçekleştirilen raf periyodik kontrolü çalışmaları, mevcut sistemlerde oluşabilecek risklerin belirlenmesine yardımcı olmaktadır.

Uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen kontroller sayesinde raf sistemlerinde meydana gelen eğilmeler, bağlantı problemleri ve yapısal deformasyonlar detaylı şekilde analiz edilebilmektedir. Böylece işletmeler hem çalışan güvenliğini artırabilir hem de depo operasyonlarını daha verimli şekilde sürdürebilir.

Sonuç olarak düzenli raf periyodik kontrolü uygulamaları, depo güvenliğinin korunması ve olası iş kazalarının önlenmesi açısından kritik bir role sahiptir. Bu nedenle profesyonel hizmet sunan firmalarla çalışmak ve raf sistemlerini belirli periyotlarla kontrol ettirmek, uzun vadede hem güvenlik hem de maliyet avantajı sağlayacaktır. Rafbul gibi sektörde uzmanlaşmış firmalar ise bu süreçte işletmelere teknik destek sunarak güvenli depolama çözümlerinin oluşturulmasına katkı sağlayabilmektedir.

Finalin Yüzü İspanya

Gönül UYANIKTIR

Edirneli Çocuk Doktoru Ece Gül Önder’in 19 yaşındaki kızı Damla, Türkiye’yi 2026 Dünya Kupası finallerinde başarıyla temsil etti. Damla yarışmada; gençliği, duruşu. zarafeti ve Türk kültürünü temsil etmesiyle finalin en sempatik yarışmacıları arasında yer aldı.

Geçtiğimiz 21 Mayıs Perşembe akşamı Almanya’daki Europa-Park’ta Dünya Kupasına katılan 20 ülkenin güzellerinin yarıştığı final gecesinde “Face of WM Final 2026” olarak İspanya güzeli seçildi.

Finalde Türkiye’yi Kurtuluş İlkokulu (eski binada) Müdürü merhum Rasim Önder ve öğretmen eşi Nevin Önder’in torunu, Mühendis Levent Önder’in yeğeni, Dr. Ece Gül Önder ile Avukat Ferhat İlker Ünsever’in kızları Bulut Ünsever’in ikiz kardeşi Damla temsil etti. Europa-Park Erlebnis-Resort bünyesindeki Silver Lake City’de Western konseptiyle hazırlanan dev sahnede uluslararası şovlar, canlı performanslar ve gala sunumları yapıldı.  Yarışmanın sonunda Dünya Kupası 2026’nın yüzü olarak İspanyayı temsil eden güzel seçildi.

Kurban derisi ‘israfa’ kurban!

Olgay GÜLER

Kurban bayramlarında topladıkları derilerle ekonomiye katkıda bulunan Türk Hava Kurumu, değişen piyasa koşulları nedeniyle 3 bayramdır bu faaliyetlerini sürdürememeye başlayınca, onlarca deri bertaraf edilmeye başlandı.

Atatürk’ün talimatlarıyla kurulan THK’nın, faaliyet alanı arasında yer alan deri toplama artık tarihe karışmak üzere. THK Edirne Şubesi, 3 bayramdır deri toplama için çıktıkları ilana hiçbir deri müteahhidinin başvurmaması nedeniyle, bu görevi yerine getiremiyor. Şube Başkanı Coşkun Molla, çoğu dericinin yurtdışından işlenmiş olarak deri almayı tercih ettiğini belirterek, bu nedenle toplama işlemi yapamadıklarını söyledi. Molla, kesimlerden geriye kalan derilerinse, ekonomiye kazandırılmak yerine bertaraf edildiğini söyledi.

‘BU BAYRAMDA DA TALEP OLMADI’

Molla, bu Kurban Bayramı öncesinde de deri toplamak için müteahhitlerden teklif talep ettiklerini dile getirerek, “2026 Kurban Bayramı nedeniyle Türk Hava Kurumu genel merkezinin aldığı kararlar doğrultusunda Edirne Şubesi olarak deri müteahhitlerinden teklifler talep ettik. Ama maalesef geçen yıl olduğu gibi deri müteahhitleri bir teklifte bulunmadılar. Bir tek Lüleburgazlı bir deri müteahhidi sadece büyükbaş hayvanlar için teklif verdi. O da çok düşük, komik bir rakamdı. Bu nedenle uygun olmadı. Dolayısıyla Türk Hava Kurumu olarak bu sene deri faaliyeti gösterme imkanımız olmadı maalesef. Çünkü finansmanımız da olmadığı için deri toplama durumumuz olmuyor” dedi. 

‘DERİLERİ YURT DIŞINDAN ALIYORLAR’

THK’nin Trakya’daki hiçbir şubesinin deri toplamayacağını belirten Molla, “Trakya’daki hiçbir şüphe deri satışı yapamadı. Hiçbir şubemize talepte bulunulmadı. Türkiye genelinde de bir tek Ankara merkezde yapılabildi deri satışı. Deri müteahhitleri maalesef koyun derisine yönelik herhangi bir talepleri yok, istemiyorlar. Sadece büyükbaş kurbanlar için talepleri oluyor. Bunu da maalesef, biliyorsunuz kontrollü yapıldığı için kurban kesimlerin, kesimin yapıldığı yerden alıyorlar. Bu nedenle deri müteahhitleri böyle bir riske girmiyor. Bu birinci neden. İkinci neden de; yurt dışından temin ediliyor ve ham madde olarak yani işlemiş olarak alınıyor. Bu sektörde sanıyorum kendini geliştirdi veya bu şekilde çalışıyor. Herhalde daha karlı olduğu düşüncesiyle bu şekilde hareket ediyorlar” diye konuştu. 

‘BERTARAFI CİDDİ SORUN’

Sorunun THK’dan kaynaklanmadığına vurgu yapan Molla, “Bu üçüncü yılımız, kurban derisi toplama faaliyetimiz maalesef gösteremiyoruz. Türk Hava Kurumu’ndan kaynaklı bir şey değil bu. Biz bu faaliyetimizi yerine getirmek istiyoruz. Ama maalesef buna imkan olmuyor. Bizden kaynaklanmadığını da kamuoyuna söylememizde yarar var. Biz biliyoruz ki bu kurban derisi aslında bir de sağlık sorunu ve toplama sorunu açısından sorun oluyor. Daha doğrusu atık olarak maalesef kaldığı için bunun atılması, bertaraf edilmesi ciddi bir sorun. Bu nedenle biz şube olarak gerek valiliğimize, gerekse belediyemize, sağlık müdürlüğüne bu faaliyeti yerine getiremeyeceğimizi yazılı olarak bildirdik, gerekli tedbirlerin, önlemlerin alınmasını da kendilerine ilettik” şeklinde konuştu. 

‘EKONOMİK OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR’

Deri toplama faaliyetini ülke genelinde gerçekleştiremediklerini de söyleyen Molla, “Maalesef Türkiye’de artık deri toplama faaliyeti gerçekleşemiyor, yapılamıyor. Bu maalesef ki ciddi bir kayba neden oluyor. Çünkü ekonomik olarak değerlendirilebilir. Yeter ki buna bir uygun işleme veya bunu ürün haline getirme yönünde bir yapılanmaya gidilmiş olsa tabii ki bu şekilde heba olmazdı. Maalesef hava kurumu olarak bunu yapamıyoruz. Çünkü bunun için tabakhane kurulması lazım. Birtakım teknolojik şeyler gerekiyor. Türk Hava Kurumu’nun bu konuda imkanları olmadığı için de maalesef bu şekilde deri faaliyetleri yapılamıyor” ifadelerini kullandı.

Şampiyon FB’ye kutlama yemeği

Edirne Fenerbahçeliler Derneği, TBF tarafından Edirne’de düzenlenen U16 Kızlar Türkiye Şampiyonası’nda şampiyon olan Fenerbahçe A Takımı ile kutlama yemeğinde bir araya geldi.

Edirne Fenerbahçeliler Derneğ’nden yapılan açıklamada, “Edirne U16 Kızlar Türkiye Şampiyonası’nda şampiyon olup kupa kaldıran, bizleri gururlandıran kızlarımızla düzenlediğimiz kutlama yemeğinde bir araya geldik. Samimi ortamda gerçekleşen yemekte; sporcularımızın turnuva boyunca ortaya koyduğu mücadele, takım ruhu ve elde ettikleri büyük başarı üzerine keyifli sohbetler gerçekleştirdik” ifadelerine yer verildi.

Dernek Başkanı Nedim Mercan, “Şehrimizde böylesine anlamlı bir başarıya imza atan sporcularımızla gurur duyuyor, başta teknik ekibimiz olmak üzere emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyoruz.” dedi.

Dernek ve kongre üyesi Bülent Ay ise, “Fenerbahçe ruhunu sahaya yansıtarak bizlere büyük bir mutluluk yaşatan kızlarımızın başarılarının devamını diliyorum” dedi.

SÖZÜN BİTTİĞİ YER

Yaklaşık 50 yıldır Türkiye siyasetini yakından takip ederim. Toplumun çıkarını kendi çıkarının üzerinde görenlerle birlikte oldum yaşamım boyunca.

Demokrat Parti/CHP döneminde yaşananları sadece okumakla, o dönemi yaşayanların anılarını dinlemekle yeterli ayrıntılı bilgiye sahip olduğumu düşünüyorum.

70’li yılların ortalarında Ecevit, Demirel, Erbakan, Türkeş’li dönemlerinden, önce 12 Mart’ı ardından 80 sonrası Özal’lı, Yıldırım Akbulut’lu, Mesut Özel’li dönemlerden yine Demirel’li Tansu Çiller’li dönemleri, Ecevit’in son yıllarında koalisyonları da gördüm.

Parti değiştirenler, memleketi komünistlerden temizlemek için Amerika ile iş çevirenleri de gördüm.

Ülkesi için doğruları savunanlar bir bir kurşunlanırken, katledilirken sağ siyasetin içinde yuvalanarak siyaseti kullanarak rant peşinde koşanlar farklı farklı sermaye kesimlerini oluşturdu. Sağ siyaseti yapanların nasıl bir sermaye oluşturduklarını Türkiye siyasetini yakından takip edenler çok iyi bilmektedirler.

70’lerin sonlarında palazlanmaya başlayan İslami Siyaset ve sermayeleri 12 Eylül faşist darbenin ardından Amerikan siyasetine paralel hareket eden sağ iktidarlar tarafından büyümeleri sağlandı.

1980 ile 2000 yılları arasındaki bu büyüme onları 2002 yılında tek başına iktidara taşıdı. Cumhuriyet tarihinde ilk defa iktidara geldiler.

Geldiler gelmesine ama Cumhuriyet tarihinde bütün iktidarlar köşeleri tutmuş, sermayelerini oluşturmuş, ekonomik olarak her alana el atmış durumdaydılar.

Yeni gelen iktidarın 24 yılda yaptıkları ortada. Ne yapacaklarını da görüyoruz, göreceğiz de.

24 yıl içinde gelinen nokta;

İşsizlik, devasa dış borçlar, yoksulluk içinde kıvranan milyonlar, isyan etme noktasına gelen milyonlarca genç.

Gençler umutsuz, gençler mutsuz. Gençler geleceği karanlık görüyorlar. Çıkış arıyorlar. İş, aş, ev, bark neyse de en önem verdikleri alan özgürlükleri. Özgürce oy vermek, karar vermek, ülkenin geleceği üzerinde söz sahibi olmak istiyorlar.

Bu ülke kendi gençlerine güvenmeyecekse neye güvenecek?

Oy vermek istedikleri adaylar hapishaneye atılıyor, oy vermeyi düşündükleri partiye butlan terimiyle kayyum atanıyor.

Gençler öfkeli, ülke yorgun ve çoğunluk artık değişim istiyor.

Öyleyse mücadeleye devam.

Sözün bittiği yerde mücadele başlar.

KILIÇDAROĞLU İLE CHP BARAJI AŞAMAZ

Tarihin tekerrür ettiği olaylar her zaman yaşanabilir. Olan/bitenler hiç kimseyi umutsuzluğa düşürmesin. Kılıçdaroğlu yönetiminde gidilecek bir genel seçimde CHP baraj altında kalacaktır.

Bugün KK’nun ardına takılarak, hatta ona yön vererek utanmazca koltuk hevesi ile yola çıkanlar, (Kılıçdaroğlu da dahil ) yapılacak ilk genel seçimde bu hesaplarının üstüne, bir bardak soğuk su içmenin şokunu yaşayacaklardır. Sonuçta 2002 seçimlerindeki DYP , ANAP, DSP gibi %1’lerde kalarak, böylelikle milli iradeye CHP’ye, Cumhuriyete, Atatürk’e ihanetin faturası ödenecektir..

***

Yine 2002 seçimlerinde Fazilet Partisi’nden ayrılarak kurulan AKP’nin, kuruluşundan bir yıl sonra yapılan seçimlerde Anayasa’yı tek başına değiştirebilecek çoğunlukla kazandığı bir seçimin koşulları bugün de oluşmuştur.

İlk genel seçimlerde Özgür Özel’in öncülüğünde demokrat bir iktidarın gerçekleşebileceği hiç de uzak bir ihtimal değildir. Gerekirse yeni bir parti mi kurulur, mevcut partilerden birisinin çatısı altında mı seçimlere gidilir, mutlaka çaresi bulunur… Yeter ki umutlar tükenmesin, yılgınlık yaşanmasın.

Bu saatten sonra eğer sandık konulursa, adayımız ister İmamoğlu, ister Mansur Yavaş ; ya da kim olursa olsun Tayyip Erdoğan’ın artık seçimi kazanma şansı yoktur.

***

Bugün gelinen noktada MHP dahil hiçbir siyasi partinin, artık yaşam güvencesi yoktur. CHP’nin tasfiyesi mümkün olursa sıra MHP ve DEM Parti’ye gelecektir. CHP’nin olmadığı bir siyasi arenada AKP’nin MHP’ye ve DEM Parti’ye hiç ihtiyacı yoktur. Bu tasfiyeden sonra AKP’nin ilk işi Öcalan ve terörsüz Türkiye kamburundan kurtulmak olacaktır.

Neyse ki MHP ve Bahçeli bunun farkındadır..

***

Bu ülkede neler olup bittiğini namuslu herkes iyi öğrenmek zorundadır…”Benim siyasetle işim olmaz” “Beni ısırmayan yılan bin yaşasın” gibi bencil ve kolaycı zihniyetlerle, cahilliği de kendilerine kalkan yaparak, sessiz kalarak, mağduru değil güçlüyü savunup kendini kuruya atarak, havaya bakıp ıslık çalan kurnazlar… Utanmalısınız…

Evet.. İyi niyetle ama cahilliğiniz nedeniyle olayları yanlış değerlendirmiş olabilirsiniz.. Ama bu yanlışta inat etmek yerine ne olup bittiğini herhangi bir hukukçudan öğrenebilirsiniz, öğrenmek zorundasınız…

Bugün yapılanların Anayasa’ya, yasalara, YSK içtihatlarına, siyasi partiler yasasına uygun ve doğru olduğunu söyleyebilecek bir tek namuslu, mesleğinin insanı bir hukukçu, avukat, hatta bir hukuk fakültesi öğrencisi bulursanız gelsin; bizleri de aydınlatsın.

Bulamazsınız..

Bayramınız kutlu olsun

Kurban Bayramı yarın başlayıp 30 Mayıs Cumartesi günü sora ererken, Edirne merkezde bayram namazı 06.20’da kılınacak.

Edirne merkez ve ilçelerinde bayram namazı saatleri şöyle:

Merkez                        06:20

Enez                06:24

Havsa              06:19

İpsala              06:22

Keşan              06:22

Lalapaşa          06:19

Meriç               06:22

Süloğlu                        06:18

Uzunköprü      06:20

İl genelinde bayram namazının kılınmasının ardından kurban ibadeti için süreç de başlayacak.

Yerel gazeteler Kurban Bayramı süresince yayınlanmayacak. 1 Haziran Pazartesi günü okurlarıyla tekrar buluşacak.

Hudut Gazetesi olarak tüm okurlarımızın bayramını kutluyor, ülkemizde demokrasinin, barışın ve adaletin egemen olduğu nice bayramlar diliyoruz.