CHP Edirne’de tek yumruk!

CHP Edirne İl Örgütü, CHP Edirne İl Genel Meclisi Grubu ve CHP Edirne Belediyesi Meclisi Grubu ayrı ayrı yaptıkları ortak basın açıklamasında Özgür Özel’in liderliğinde, halkın iktidarını kurma mücadelesini aynı inanç ve kararlılıkla sürdüreceklerini duyurdu.

CHP EDİRNE İL ÖRGÜTÜ

Cumhuriyet Halk Partisi, köklerini Kurtuluş Savaşı’nın kararlılığından alan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ve egemenliğin yegane teminatıdır. Gücünü saray koridorlarından değil; Kuvayımilliye ruhundan, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin tam bağımsızlık iradesinden alan bu çınar, Türkiye’nin ta kendisidir.

Partimiz, demokratik gelenekleri ve kurultaylar kültürüyle halk egemenliğinin en somut örneğidir. Üyelerimizin ve delegelerimizin özgür iradesiyle şekillenen kurulları, hukuki kılıflarla veya siyasi yargı müdahaleleriyle çiğnemeye çalışmak, halkın iradesine açık bir ipotek koyma girişimidir. Bu haksız ve hukuksuz müdahalelerin örgütümüz nezdinde hiçbir meşruiyeti yoktur; her biri bizim için yok hükmündedir.

Türkiye’nin birinci partisi olarak, demokratik değişim talebinin önünü tıkamak ve toplumda umutsuzluk yaratmak isteyen odaklara, vesayet heveslilerine karşı dimdik ayaktayız. Halkın sandığa yansıyan iradesini hiçbir anti-demokratik müdahaleye teslim etmeyeceğiz.

Bu doğrultuda; seçilmiş Genel Başkanımız Sayın ÖZGÜR ÖZEL nerede ve hangi konumda olursa olsun Edirne İl Örgütü olarak yanındayız ve birlikte yolumuza devam edeceğiz. Genel Başkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz demokrasi ve adalet mücadelesini kararlılıkla büyüteceğiz. Hiçbir güç odağı, halkın değişim inancını ve örgütümüzün sarsılmaz bütünlüğünü zayıflatamayacaktır. Sözümüz millete, meşruiyetimiz sandığadır.

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ile birlikte, ilk seçimde halkın iktidarını kurma mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.

Demokrasi kazanacak, Halkın iradesi kazanacak, Cumhuriyet Halk Partisi kazanacaktır.

Yücel Balkanlı Edirne İl Başkanı, Volkan Akgüngör Merkez İlçe Başkanı, Anıl Çakır Keşan İlçe Başkanı, Osman Aydın Uzunköprü İlçe Başkanı, Ali Çetin Meriç İlçe Başkanı, Lütfü Serbest Süloğlu İlçe Başkanı, Zafer Ergen Lalapaşa İlçe Başkanı, Özgür Hata İl Gençlik Kolları Başkanı, Günay Alçın Kırcasalih Belde Başkanı, Memduh Doğramacıoğlu Havsa İlçe Başkanı, İsmail Göksu İpsala İlçe Başkanı, Hüseyin Çavuşoğlu Enez İlçe Başkanı, Çiğdem Gegeoğlu İl Kadın Kolları Başkanı, Ersöz, Zümbül Subaşı Belde Başkanı, Serdar Kaya Beğendik Belde Başkanı, Av. Filiz Gencan Edirne Belediye Başkanı, Op. Dr. Mehmet Özcan Keşan Belediye Başkanı, Ediz Martin Uzunköprü Belediye Başkanı, Hüseyin Özden Havsa Belediye Başkanı, Zafer Sezgin Geldi Lalapaşa Başkanı, Mehmet Ormankiran Süloğlu Belediye Başkanı, Özkan Günenç Enez Belediye Başkanı, Tamer Kiral Yenimuhacir Belediye Başkanı, Ali Tuncay Yenikarpuzlu Belde Başkanı, Ahmet Oğuz Yenimuhacir Belde Başkanı, Gökmen Altay Küplü Belediye Başkanı, Ahmet Köprü Yenikarpuzlu Belediye Başkanı, Özer Çakır Esetçe Belde Başkanı

CHP EDİRNE İL GENEL MECLİSİ GRUBU

Cumhuriyet Halk Partisi; 102 yıllık köklü tarihi boyunca her türlü baskıya, vesayet odağına, siyasi operasyona ve antidemokratik müdahaleye karşı dimdik ayakta kalmış; gücünü sarayların duvarlarından değil, doğrudan halkın bağrından almış devasa bir demokrasi hareketidir.

Bugün de partimizi yıpratmaya yönelik yürütülen algı operasyonlarının, masa başında yapılan siyasi mühendislik hesaplarının ve suni tartışmaların karşısında; örgütümüzle, yerel yönetimlerimizle ve tüm halkımızla birlikte çelikten bir iradeyle duruyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Genel Meclisi Grubu olarak açık ve net bir şekilde ilan ediyoruz:

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, bu ülkeye halkın iktidarını getirme mücadelemizi aynı inanç, azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Unvanlar ve konumlar gelip geçicidir; bizim Sayın Genel Başkanımızın öncülüğünde verdiğimiz mücadele, bir demokrasi, adalet ve halk iradesi mücadelesidir. Bu yolda kendisiyle omuz omuza yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz.

Çünkü bizim bağlılığımız; şahsi ikbal hesaplarına ya da kişisel iktidar arayışlarına değil; Cumhuriyet’in kurucu değerlerine, sosyal demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve bu ülkenin değişim umudunadır.

Bugün Türkiye’nin reçetesi; toplumu kutuplaştıran, ayrıştıran sığ siyaset değil; halkın gerçek sorunlarına somut çözümler üretecek güçlü bir demokratik iradedir. Ekonomik krizin altında ezilen emeklinin, emeği sömürülen işçinin, toprağına küstürülen çiftçinin, geleceği çalınmak istenen gençlerin ve umudunu kaybetmeyen milyonların tek gerçek sesi ve sığınağı Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Hiç kimse unutmasın ki; Cumhuriyet Halk Partisi’nin gücü, talimat makamlarından değil meydanlardan; şahsi hırslardan değil halkın iradesinden gelir.

Bizler, Edirne İl Genel Meclisi Grubu olarak; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ile birlikte, yapılacak ilk seçimde halkın iktidarını kurma kararlılığımızı her geçen gün daha da büyüteceğiz.

Edirne’nin köylerinden kent merkezine kadar her noktada halkımızın sesi olmaya, adaleti ve refahi savunmaya devam edeceğiz.

Demokrasi kazanacak, halkın iradesi kazanacak, Cumhuriyet Halk Partisi kazanacaktır! Saygılarımızla, Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Genel Meclisi Grubu

Çiğdem Gegeoğlu Edirne Merkez, Kutay Özköse Edirne Merkez, Cengiz Posta Edirne Merkez, Sezgin Gündoğdu Keşan, Vedat Koyuncu Keşan, Aladdin Öztürk Keşan, Ata Tülü Uzunköprü, Mustafa Üstün Uzunköprü, Ahmet Sarıgül Uzunköprü, Tunay Aslan Havsa, İsmail Keskin Edirne Merkez, Mehmet Güneş Yılmaz Keşan, İsmail Alış İpsala, Remzi Subaş Süloğlu, Cevdet Kurt İpsala, Serdar Çığla Havsa, İrfan Yeğitoğlu Süloğlu, Halil Akdağ Lalapaşa, Niyazi Yoldaş Meriç, Şenol Kılıç Enez, Salih Akar Enez

CHP EDİRNE BELEDİYESİ MECLİSİ GRUBU

Cumhuriyet Halk Partisi; 102 yıllık tarihi boyunca baskılara, vesayet girişimlerine, siyasi operasyonlara ve antidemokratik müdahalelere karşı dimdik durmuş; gücünü makamdan değil halktan alan büyük bir demokrasi hareketi olmuştur.

Bugün de partimize yönelik yürütülen tartışmaların, siyasi mühendislik hesaplarının ve yıpratma çabalarının karşısında; örgütümüzle, belediyelerimizle ve halkımızla birlikte kararlılıkla duruyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Belediyesi Meclis Grubu olarak açık ve net ifade ediyoruz:

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, halkın iktidarını kurma mücadelemizi aynı inanç ve kararlılıkla sürdüreceğiz.

Sayın Genel Başkanımızın makamı, unvanı ya da konumu ne olursa olsun; demokrasi, adalet ve halk iradesi mücadelesinde yanında yürümeye devam edeceğiz.

Çünkü bizim bağlılığımız kişisel hesaplara değil; Cumhuriyet’in kurucu değerlerine, sosyal demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve halkın değişim umudunadır.

Bugün Türkiye’nin ihtiyacı; kutuplaşmayı büyüten anlayış değil, halkın sorunlarını çözecek güçlü bir demokratik iradedir.

Ekonomik kriz altında ezilen emeklinin, işçinin, çiftçinin, gençlerin ve umudunu kaybetmek istemeyen milyonların sesi Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Hiç kimse unutmasın ki; Cumhuriyet Halk Partisi’nin gücü saraylardan değil meydanlardan, talimatlardan değil halktan gelir. Bizler Edirne Belediyesi Meclis Grubu olarak; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ile birlikte, ilk seçimde halkın iktidarını kurma mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Demokrasi kazanacak, Halkın iradesi kazanacak, Cumhuriyet Halk Partisi kazanacaktır.

Av. Filiz Gencan Belediye Başkanı, Cenk Ergüden Belediye Başkan Yrd., Gökce Onur Öktem Belediye Başkan Yrd.,Serhad Ceylan Belediye Meclisi Üyesi, İsmail Bilgi Belediye Meclisi Üyesi, Semih Çınar Belediye Meclisi Üyesi, İlknur Özcan Belediye Meclisi Üyesi, Engin Çoğal Belediye Meclisi Üyesi, Ömer Kutlu Belediye Meclisi Üyesi, Engin Yağcılar Belediye Meclisi Üyesi, Yusuf Kereci Belediye Meclisi Üyesi, Nedim Mercan Belediye Meclisi Üyesi, Mehmet Muranlı Belediye Meclisi Üyesi, Yavuz Arslan Belediye Meclisi Üyesi, Duygu Şener Belediye Meclisi Üyesi, Asım Uyguner Belediye Meclisi Üyesi, Dr. Babürhan Güldiken Belediye Meclisi Üyesi, Nurcan Pektaş Belediye Meclisi Üyesi, Bedrettin Kapu Belediye Meclisi Üyesi, İsmail Sancakçavuşu Belediye Meclisi Üyesi,Sergen Kuru Belediye Meclisi Üyesi

Sultaniçe dert içinde!

İsmail DEMİRAY

Enez ilçesi Gülçavuş ve Sultaniçe sahil köylerinde alt yapı sisteminde oluşan sorunlara çözüm bulunamaması Sultaniçe – Gülçavuş Köyleri Turizm Koruma ve Geliştirme Derneği’ni bile isyan noktasına getirdi.

Bu sistemi başından sonuna kadar destekleyen, alt yapı sisteminin kurulmasında önemli bir rol oynayan, fakat son aylarda oluşan sorunlar karşısında bölgede yaşayan yazlıkçı vatandaşların yoğun şikayetleri nedeniyle dernek başkanı Yılmaz Zengin hazırladığı yazılı açıklamayı Kaymakamlık ve Özel İdare’ye göndererek sorunlara dikkat çekti.

ARITMA SİSTEMİ DÜZENLİ ÇALIŞTIRILMIYOR

Yılmaz Zengin yazılı açılmasında şunlara yer verdi:

“Edirne Özel İdare’nin kontrolünde köy muhtarları tarafından işletilen alt yapıyla ilgili yapılması gereken sorumluların eksik yapıldığı veya hatalı yapıldığı için yazlıkçılar çok fazla şikayetler gelmektedir.

Muhtarların Özel İdare’nin kontrolünde şikayetlerin değerlendirilerek önlem alması konusunda bölge halkı olarak destek bekliyoruz.

Alt yapı konusunda yapılan veya yapılmayan işlerin dökümü;

1.Sultaniçe muhtarlığında resmi yazıya göre 45.000 lira ödeyen vatandaşlar abonelik için 5.000 lira ödeyerek abonelik işlemi yapılır.

2.Ancak son dönemde muhtarlıkta 5.000 lira abonelik parasını yatıran vatandaşlar abone olmaktadır.

3.Sezon başlamasına karşın terfi istasyonlarının bakımı düzenli yapılmamakta ve sistemin sorunsuz çalışması için kuka ve  vidanjörle temizlik yapılmamıştır.

4.Arıtma sistemi düzenli çalıştırılmadığı için dere kirliliği artmaktadır.

5.Deniz kenarında biriken talaşların temizliği yapılmadığı için sezon sıkıntılı başlamıştır. Muhtarlık ve kaymakamlık bu konuda hiç bir şey yapmamaktadır

6.Bankalar otomatik ödeme talimat hesaplarını aktif hale getirmemişlerdir.

7.Aboneler gönderilen borç mesajı hatalı olmasına karşın düzenleme yapılmamıştır.

ÇÖP VERGİSİNE YÜZDE SEKSEN ZAM

8.Kaymakamlık 2026 yılı çöp vergisini 1500 liradan 2700 liraya çıkartmıştır. (%80 artışla)

9.Birlikte yaptığımız toplantıda zamların tefe tüfe oranından yapılacağı söylenmişti.

DEREDE AKAN KİRLİ VE KOKULU SIVILAR ŞİKAYET KONUSU OLDU

Gülçavuş/Sultaniçe sahilinde Enez Kaymakamlığı, Enez Köylere Hizmet Götürme Birliği, Özel İdare, Valilik desteği ve vatandaşların maddi katkılarıyla gerçekleştirilen kanalizasyon ve kullanma suyu projesi büyük umutlarla başlamış, sorunlar çıksa da yerinde müdahalelerle sistemin geçtiğimiz yıl çalışması sağlanmıştı.

Son aylarda derenin sürekli kirli akması, koku yapması ve nedeninin bulunamaması arıtma sisteminden kuşku duyulmasına neden oldu, bütün dikkatler arıtma sistemi üzerinde yoğunlaştı.

PROJESİZ KÖPRÜ VE HATALI SAHİL YOLU SAROZ’A SAPLANAN HANÇERDİR

Üstteki sorunların yanında sahilin en büyük sıkıntılarından birisi de sahile sıfır paralel uzanan yol ve projesiz, hatalı olarak yapılan köprü olduğunu belirtiyor sahilde yaşayan yazlıkçılar.

Defalarca yolun ve köprünün iptal edilmesi gündeme geldiği halde, yapılan anket çalışmalarında sahilde yaşayanların yüzde doksanından fazlasının yolun ve köprünün sahilden kaldırılması, bu alanın deniz sahiline kazandırılması istenirken son anda nedense yol ve köprüye sahip çıkılmakta, her yıl denizin istemediği yerinden attığı yolun tekrar yapılması, devasa büyük taşlarla beslenmesi sonunda sahil adeta bitme noktasına gelmesi de sahilde yaşayanlar arasında şaşkınlık ve öfkeyle karşılanmaktadır.

Enez Kaymakamlığı tarafından köprünün ve yolun sahilden kaldırılması gündeme geldiği halde son anda hep bu karar uygulanmama tercihi edilmesi de akıllara soru işaretleri getirmektedir.”

YAZLIKÇILAR DERTLİ

Bu arada Hudut Haber Merkezi Sultaniçe’nin son durumunu anlatan bir elektronik posta ve fotoğraflar gönderen bir okurumuz, “Enez Sultaniçe hayal kırıklığı yaratıyor” diye başlayarak şunları aktardı:

“Deniz sezonu açıldı. Karavan’cılara duş, tuvalet, çöp hizmeti bedava, sahilin en güzel yer işgal edilmiş.

Yazlığı olanlar araçları ile limana girerek plaja ulaşımı yasak, sahildeki Kumsal alanı kaplayan alan, Deniz yosunlarından girilmez halde, denize giden yolda kaldırım olmadığından araçlar,yayalar tehlike içinde.

Yıl boyunca kullanmadığın atık su parası,çöp toplama parası,alt yapı katılım payı, her yıl emlak vergisi, iş hizmet vermeye gelince ne muhtarlık,ne Enez Belediyesi ortada yok. “

Bir başka sahil sakini de sosyal medya hesabından şunları paylaştı:

“Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu anlamadım. B bunca insan, bu kadar site ödeme yaptı. Alt yapı üst yapı, su parası abonelikler vs sonuç köydeki arıtma dereye veriliyorsa bunca eziyete masrafa niye katlandık? Yok köy arıtmasından değilse bu pislik nereden geliyor. Hani çocuklarımıza torunlarımıza gelecek hazırlanıyordu her şey çok güzel olacaktı evlerin değeri ikiye katlanmıştı. Bu mu hizmet anlayışı? Ortalığı b.k götürsün, limana giriş kapatılsın, duşlar akmasın, çöpler toplanmasın ama vatandaş her türlü ödemeyi yapsın.

Böyle giderse bir kaç seneye kalmaz para toplayacak yolacak kimseyi bulamazsınız.

Gerçi biraz fazla iyimser düşündük galiba iki köyün sahiline bir ATM dahi  koyamayanlardan hangi hizmeti bekleyeceksin.”

CİMER’E ŞİKAYET

Sultaniçe’de bir site sakini de vatandaşların denize ulaşımında kullandıkları limanın kapatılması nedeniyle konuyu CİMER’e şöyle taşıdı:

“Sultaniçe Köyü sahil yolu üzerinde bulunan ve vatandaşlarımızın denize ulaşımında kullandığı limanın kapatılması nedeniyle sahile erişim önemli ölçüde kısıtlanmıştır. Özellikle yaşlı, engelli ve hareket kabiliyeti sınırlı vatandaşlarımızın araçlarıyla sahile ulaşma imkânı ortadan kalkmış, denizden faydalanmaları zorlaşmıştır.

Vatandaşlarımızın sahile güvenli ve kolay şekilde ulaşabilmesi, yaşlı ve engelli bireylerin mağduriyetinin giderilebilmesi amacıyla kapatılan limanın yeniden kullanıma açılması hususunda gerekli incelemenin yapılarak gereğinin yerine getirilmesini saygılarımla arz ederim.”

Komşu kapıda 33 bin cinsel güç ilacı

Bulgaristan-Türkiye sınırındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri 130 bin avroyu aşan kaçak ürün ele geçirildi. Operasyonlarda 33 binden fazla cinsel güç artırıcı ilaç, tarım ilacı ve binlerce böcek ilacı spreyi bulundu.

Bulgaristan Gümrük Ajansı tarafından yapılan açıklamaya göre, son günlerde Türkiye’den Bulgaristan’a giriş yapmak isteyen iki ayrı minibüs üzerinde gerçekleştirilen kontrollerde çok sayıda kaçak ürün tespit edildi.

İlk olayda Haskovo plakalı bir minibüs Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’na geldi. Araç sürücüsü ve beraberindeki kişinin Bulgaristan vatandaşı olduğu belirtildi. Sürücü, gümrük görevlilerine ünlü bir markaya ait 3 bin 936 adet haşere ilacı spreyi taşıdığını beyan etti. Ancak yapılan incelemede ürünlerin fikri mülkiyet haklarını ihlal ettiği şüphesiyle el konuldu.

Araçta yapılan detaylı aramada ayrıca toplam 200 litre bitki koruma ürünü ile erkek cinsel performansını artırmaya yönelik 29 bin 640 tablet ilaç bulundu.

İkinci olayda ise Kırcaali plakalı başka bir minibüs kontrol edildi. Bagaj bölümünde kutu, saşe, blister, şişe ve sprey ambalajları içerisinde toplam 2 bin 686 adet beyan edilmemiş cinsel güç artırıcı ürün ele geçirildi. Türk vatandaşı sürücünün ifadesinde, söz konusu ürünleri İstanbul’da yüklediğini ve Bulgaristan’a götürmek üzere taşıdığını söylediği belirtildi.

Bulgaristan Gümrük Ajansı, ele geçirilen kaçak ürünlerin toplam piyasa değerinin 130 bin 466 avro olduğunu açıkladı.

Olaylarla ilgili olarak Haskovo Bölge Savcılığı’nın gözetiminde iki ayrı soruşturma başlatıldığı bildirildi.

KILIÇDAROĞLU VE LİDERLİK ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman İNCİ

Eski Trakya Üniversitesi Rektörü

Demokrasinin üç temel öğesinin; seçim, özgürlük ve hukuk olduğu bilinmekte. Hukuk kuralları içinde özgürce yapılan seçimler demokrasinin vazgeçilmezidir.Üzülerek belirtmeliyim ki ülkemizde çok partili parlamenter sisteme geçildiğinden beri seçim güvenliği, seçim hileleri, sahtecilikler hep olagelmiştir: Mühürlü oyların çöplükte bulunması, sandıkta seçmen sayısından fazla oy çıkması, trafolara kedi girmesi ve elektriklerin kesilmesi, tutanakların değiştirilmesi, can güvenliği sorunları vb. sıkça olmuştur. Ancak bir zarfta bulunan 4 oydan 3’ünü geçerli sayıp birisini geçersiz sayan ve yalnızca geçersiz sayılan oy için seçim yenileme kararının dünyada örneği olduğunu sanmıyorum.

Bunların hiç birisi, Seçim Yasası’na aykırı olarak Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından oy kullanılırken alınan karar düzeyinde etkili olmamıştır. 298 Sayılı Seçim Yasası 101/3 maddede “arkasında sandık kurulu mührü bulunmayan… .oy pusulaları geçerli değildir.” yazılı. Seçim Yasası YSK’ya ve hakimlere takdir hakkı tanımamıştır.YSK’nın 16/04/2017 referandumunda “mühürsüz oylar geçerlidir” kararı yasa dışıdır. Bu karara karşı siyasi partilerin yasal yollardan çok etkin muhalefet etmeleri beklenirdi, yapılmadı.

Geleceğe de ışık tutması bağlamında geçmiş seçimlerde yaşanan  iki olayı ve dönem liderlerinin tutumunu anımsamak gerekir.

İlki Sayın Bülent Ecevit’in olaylar karşısındaki bilge tutumu ve lider kimliği bağlamında örnektir: 5 Haziran 1977 Genel Seçimleri öncesi CHP’nin son mitingi 3 Haziran günü Taksim’de yapılacaktı.  Başbakan Süleyman Demirel, mitinge birkaç gün kala CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit’e Taksim’de kendisine suikast düzenleneceği, dürbünlü silah ile ateş edileceği istihbaratını veriyordu. Bülent Ecevit TRT konuşmasında konuyu açıkladı : “..söz verdiğim saatte ben ve eşim orada olacağız. Bu koşullarda kimsenin gelmesini isteyemem, sizden bir dileğim var, yarın bize ne olursa olsun 5 Haziran’da herkes sandığa gidip oy vermesini istiyorum..”

5 Haziran’da o güne kadarki en kalabalık ve coşkulu mitingi yapılır. Yaklaşık 4 milyon nüfusu olan İstanbul’da mitinge 600 bin kişi katılmıştır. Ecevit miting konuşmasında halkı sandığa çağırmış ve miting sonunda :  “…Biz milliyetçiliği sokak duvarlarına değil, Kıbrıs topraklarına,  Ege deniz yataklarına yazmışız..” demişti. Genel seçimlerde birinci parti çıktı.

İkinci örnek ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun ülkede sistem değişikliğine neden olan referandumdaki tutumudur: Böylece yürürlükteki parlamenter sistem kaldırıldı, başkanlık sistemine geçildi, Başbakanlık makamı ortadan kalktı ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısı değişti.

Türkiye’de 16 Nisan 2017 rejim değişikliği referandumunun yapıldığı gün, oy verme işlemi devam ederken YSK aldığı kararla “Sandık kurulu mührü taşımayan oy pusulası ve zarfı dışarıdan getirilerek kullanıldığı kanıtlanmadıkça geçerli sayılmasına” karar verdi. Oysa Seçim Yasas ıYSK’ya takdir hakkı tanımamıştır.

Prof. Dr. Kemal Gözler “..YSK uygulamak zorunda olduğu 298 sayılı kanunun 101. Maddesini uygulamamıştır” demekte. Sonuçta; Mühürsüz oylar tutanak altına alınmadan sayıldı, (iki milyon olduğu iddialar) Böylece usulsüzlüklerin tespiti de ortadan kaldırdı. Ayrıca neden seçmen sayısından 20 milyon fazla filigranlı oy pusulası bastırdı?  Filigranlı oylar nerelere gönderildi, kayıtları var mı? Daha birçok soruya yanıt alınamadı.

130. Bab-ı Ali Toplantısı’nda konuşmacı Kemal Kılıçdaroğlu kendisine yönetilen “Pasif kalındı” eleştirisine özetle: “….Karşı taraf silahlıydı, bu tür duyumlar aldık. Partideki arkadaşlarla o gece bunu tartıştık ve sürekli eylem, protesto gösterileri için vatandaşlara ‘sokağa çıkmak’ çağrısında bulunmadık. Çok vahim olaylar çıkabileceği endişesi nedeniyle, bu sorumluluğu almamaya karar verdik..” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu çeşitli açıklamalar ve YSK’ya başvuru ile karara karşı çıktı ama “Atı alan Üsküdar’ı geçti”.  Oyumuzu korumak için yasal çerçevede görüş açıklamak, yasal gösterilere katılmak gerekmez mi? Demokrasinin yerleşmesi, gelişmesi için  cesur, açık, net ve gereğinde sert olmak gerektiği açıktır.

YSK’da görevli CHP temsilcisi bu kararı derhal Genel Merkeze bildirmiş olmalı, başka türlüsü olamaz. Sayın Kılıçdaroğlu o saatte, oy kullanımı sürerken ve sandıklar açılmadan açıklama yapsa, kararın Seçim Yasası’na aykırı ve hukuksuz olduğunu net olarak belirterek: “Bu Anayasa’ya ve Seçim Yasası’na aykırı kararı kabul etmiyoruz. Halkın kullandığı oyu korumak bizim görevimiz, Seçim Kanunu’na aykırı karar alamazlar, ben YSK önüne gidiyorum.” dese ve gitseydi ne olurdu? YSK yasadışı “mühürsüz oy geçerlidir” kararında ısrar eder miydi? Yoksa yürürlükteki yasa hükümleri mi uygulanırdı? Bunu bilemeyiz, ancak bir siyasi liderinin tabloyu ve sonuçları bütünüyle görmesini bekleriz.

Kılıçdaroğlu 24 Mayıs 2026 Pazar günü 13 yıl genel başkanlığını yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez binasına kapılar kırılarak, biber gazı ve plastik mermi kullanılarak ve polis gücü ile girilmesi için dilekçe verdirdi. Kılıçdaroğlu “Mutlak Butlan” kararı ile tekrar Başkanlığına geldiği Cumhuriyet Halk Partisi tarihini bilmiyor. CHP Milli Mücadele’nin başladığı günlerde savaş meydanlarında kurulmuştur. Kurtuluş Savaşı yıllarında cephede kalanlar, mezarını bilmediklerimiz, cepheden cepheye koşanların soyundan geliyoruz. Cumhuriyetin kuruluş ilkelerini sonuna kadar savunmak ve korumak temel görevimizdir. Sabırlı ve kararlıyız.

Aramızdan ayrılanlar

HAVVA ERBAŞ VEFAT ETTİ
Nişancıpaşa Mahallesi sakinlerinden merhum Mustafa Şahin Erbaş’ın eşi, Abdullah Sain Erbaş, Saime Özdemir, merhum Ayşen Yıldız ve İsmail Erbaş’ın anneleri, Gönül Karaca ve Saliha Yılmaz’ın ablaları Havva Erbaş 86 yaşında vefat etti. Merhume, dün Kıyık Yeni Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
VOLKAN CEVİZLİ VEFAT ETTİ
Merhum Mehmet Otçu ve Suna Erdemir’in oğulları. Bahadır Cevizli’nin kardeşi ve Batuhan Erdemir’in ağabeyi, Ahmet ve Tugay Otçu’nun yeğeni, Ahmet Otçu’nun yeğenleri Volkan Cevizli 30 yaşında vefat etti. Merhum dün, Şeyh Çelebi Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
HACI MAKBULE ÇENGELCİ VEFAT ETTİ
Yusuf Çengelci Bıyık’ın eşi, Nihat ve Nagehan Çengelci’nin anneleri, Yiğit ve Sueda’nın babaanneleri Hacı Makbule Çengelci 76 yaşında vefat etti. Merhume geçtiğimiz Cuma günü, Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
ZELİHA ÇIK VEFAT ETTİ
Merhum Mustafa Çık’ın eşi, Nimet ve Kıymet’in anneleri, Galip ve merhum Hüseyin Seleje’nin kayınvalideleri Zeliha Çık 89 yaşında vefat etti. Merhume 29 Mayıs Cuma günü Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.
BİLGİN KEPÇETUTAR VEFAT ETTİ
Devlet Su İşlerinden emekli ve Fatih Mahallesi sakinlerinden Bilgin Kepçetutar 81 yaşında vefat etti. Merhum Nevin Kepçetutar’ın eşi, Duygu Güre’nin babası, Ersan Güre’nin kayınpederi olan merhum, geçtiğimiz Cuma günü ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Haziran’a yağışlı günlerle merhaba

Mayıs ayının son haftasını oldukça yağışlı bir hava sisteminde geçiren Edirne’yi yeni hafta da yağışlı ve bulutlu günler bekliyor.

Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre, Edirne’de bugün parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 15°C, en yüksek 31°C, nem (%) 42-96, rüzgar (km/sa) güneyden 10,

Yarın gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 17°C, en yüksek 30°C, nem (%) 54-96, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 9,

3 Haziran 2026 Çarşamba günü az bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 17°C, en yüksek 32°C, nem (%) 55-96, rüzgar (km/sa) güneyden 12,

4 Haziran 2026 Perşembe günü az bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 18°C, en yüksek 32°C, nem (%) 48-95, rüzgar (km/sa) güneyden 20,

5 Haziran 2026 Cuma günü gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 18°C, en yüksek 30°C, nem (%) 54-96, rüzgar (km/sa) batıdan 10 olarak ölçülmesi bekleniyor.

BİR ÖZGEÇMİŞ

İnsan bazen uzun nutuklar dinlemek zorunda kalmaz.

Bir özgeçmiş yeter.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin internet sitesine eklenen Kemal Kılıçdaroğlu özgeçmişini sonuna kadar okudum.

Doğduğu yerden başlayıp eğitim hayatına, bürokrasideki görevlerine, genel müdürlüklerine, milletvekilliğine kadar uzanan uzun bir kariyer hikâyesi anlatılıyor.

Ve son bir cümle geliyor:

“22 Mayıs 2010 tarihinde yapılan 33. CHP Olağan Kurultayı’nda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı seçildi.”

Bitti.

Arkası yok.

**

Oysa o tarihten sonra Türkiye siyaseti açısından küçücük bir dönem yaşanmadı.

Tam 13 yıl…

Bir çocuğun ilkokula başlayıp üniversite çağına geldiği kadar uzun bir süre.

Bu 13 yıl boyunca CHP’nin başında Kemal Kılıçdaroğlu vardı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı.

Genel seçimler yapıldı.

Yerel seçimler yapıldı.

Referandumlar yaşandı.

Siyasi ittifaklar kuruldu.

Parti içi tartışmalar eksik olmadı.

Türkiye’nin siyasi tarihi açısından son derece önemli olaylar yaşandı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı döneminde CHP kaç genel seçim kazandı?

Sıfır.

Kaç cumhurbaşkanlığı seçimi kazandı?

Sıfır.

İktidar oldu mu?

Hayır.

Tek başına hükümet kurdu mu?

Hayır.

Cumhurbaşkanı çıkarabildi mi?

Hayır.

Ama bunların hiçbiri özgeçmişte yok.

Ne kazanılan bir seçimden söz ediliyor.

Ne kaybedilen bir seçimden.

Ne bir siyasi başarıdan.

Ne de bir muhasebeden.

Sanki takvim 22 Mayıs 2010’da durmuş.

Aradan geçen 13 yıl tarihin sisleri arasında kaybolmuş.

**

Aslında bu durum yalnızca Kemal Kılıçdaroğlu’nun hikâyesi değil.

Türk siyasetinin kronik hastalıklarından birinin özeti.

Başarılar sahiplenilir.

Başarısızlıklar ise unutulmak istenir.

Oysa siyasetçinin gerçek özgeçmişi makamları değil, sandıklarıdır.

Hangi göreve geldiği kadar, o görevde ne yaptığı da önemlidir.

Kaç seçim kazandığı kadar, kaç seçim kaybettiği de tarihin parçasıdır.

Çünkü siyaset sonuç üretme sanatıdır.

Sonuç yoksa geriye sadece unvanlar kalır.

**

Nitekim 5 Kasım 2023’te yapılan CHP Kurultayı’nda delegeler yeni bir tercih yaptı.

Özgür Özel genel başkan seçildi.

Böylece Kılıçdaroğlu dönemi kapandı.

Ama görünen o ki bazı özgeçmişlerde tarih hâlâ o sayfayı çevirmekte zorlanıyor.

Belki de en ilginç olan budur.

Bazen insanlar konuşmaz.

Partiler konuşmaz.

Fakat bir özgeçmiş çok şey anlatır.

Özellikle de anlatmadıklarıyla…

ARITILMIŞ YENİ BİR SOSYAL DEMOKRAT HAREKET MÜMKÜN…

Bir yandan olan biteni konuşalım, Özgür Özel önderliğinde sürdürülen harekete desteğimizi verelim. Ama bir yandan da her an bir BASKIN SEÇİM ihtimalini de dikkate alarak geleceği planlamak gerektiğini unutmayalım. “Sonuna kadar CHP” mi, “Yeni bir parti” mi, “Mevcut partilerden birinin çatısı altında seçime girmek” mi?… Bu seçenekleri çok ciddi olarak değerlendirip yaşama geçirmek gerekiyor.

***

Bence koşullar yeni bir parti gerektiriyor. Kaldı ki bu sadece bir zorunluluk değil. Olması gereken en doğru yol gibi de görünüyor. Bu konuda 2000’li yıllarda Fazilet’ten ayrılıp AKP’nin kuruluşu ve sonrasında 2 yıl içinde ilk seçimde hem de Anayasa’yı değiştirecek bir çoğunlukla tek başına iktidar olmasının koşulları bugünlerde fazlasıyla var. Üstelik tüm CHP örgütü dimdik ayakta iken bu seçeneğin başarı şansı da çok fazla..

***

CHP’nin kurultayı değil, ihanet şebekesi ve yargı yolu ile bizzat CHP sakatlanmıştır. Partide kalarak çözüm arandıkça buna karşı AKP destekli bu şebeke tarafından her türlü yeni sorunlar ve açmazlar üretilecektir. Duygusallığa gerek yok… Atatürk’ün CHP’si zaten Baykal’a teslim edildiği günden beri yok. Ecevit’in CHP’yi elinin tersiyle ittiği günden beri yok. Bugün geldiğimiz noktadan biraz geriye dönüp bakın. CHP, SHP iken tüzüğü ile kadrolarıyla, ahlakıyla tabanıyla, ismi değil ama kendisi CHP idi. O nedenle isme takılı kalmadan yeni ve arınmış bir sosyal demokrat partiyi oluşturma şansımızı değerlendirmek yanlış olmaz.

***

Savaş ve siyaset stratejileri özünde çok da farklı değildir. Bir örnek vermek gerekirse Yeni parti kurma hazırlıkları hızla sürdürülürken elbette elde mevcut mevziler kolay teslim edilmemeli. Vuruşarak Sakarya’nın doğusuna kadar çekilmeli; orada toparlanmalı ve bu arsızlara, hainlere son darbe orada vurulmalıdır… Belli ki bu “mutlak butlan” rezaletinin hukuki süreci aylar yıllar sürebilecektir.. Bu süreç, hukuki olarak mutlaka sonuna kadar sürdürülmeli ama “İlle de CHP çatısı altında seçim” saplantısından cesaretle çıkılmalıdır.

***

Bırakın bu aptallar bir binayı, bir tabelayı ele geçirmekle avunsunlar.. Ülkenin siyasi geleceğinde bu arsızların hiçbirinin yeri yok. Bunu kısa zamanda öğrenecekler. AKP kontenjanından belki bir/ikisi Mv. olmakla taltif edilebilir. Hepsi o kadar.. Ama ne var ki sokağa çıkmaya, hiçbir zaman yüzleri olmayacaktır.

Biz işimize bakalım.. Bu fırsattan istifade ederek gerçek bir sosyal demokrat partiyi ülkemize armağan edelim… KK’sız, RTE’siz, BUTLAN’sız bir iktidarın yollarını arayalım…

Bulalım…

SEVGİ ÇAĞINA ÖZLEM

Öylesine dünyaca gaflet ki, 15 asırdan beri, onca nesiller geçti, ayan, aydıran ara da bulasın!.. Dünyanın hiç mazereti yok!..
Bir yanda, “Biz Müslümanız” diyen; diğer tarafta, “Biz Müslümanız” diyenlere, “Bunlar Müslüman” diyen bir dünya var!..
Bakın, Kuran’ı Kerim’e de görün bakalım, “Biz Müslümanız” diyenler, (Çoğunlukla) gerçekten Müslüman’mıymışlar?..
“Biz Müslümanız” diyenlere, “Bunlar Müslüman” diyenler gerçekten doğru mu söylüyorlarmış?..
Yine bakın, Kuran’ı Kerim’e, (Çoğunlukla) “Biz Hıristiyan’ız, Yahudi’yiz” diyenler, gerçek Hıristiyan, gerçek Musevi’ymişler?..
Tek doğru din, hepsi Allah’tan olan, Tevrat, İncil ve Kuran’ın tek dosdoğru din yolu. Tavrat ve İncil tahrif edilerek, Kuran’ın %.100 ü doğru iken, okunmadığı için HEPSİ mezhep çeşitlerine dönüşmüşken, İŞTE ZAVALLI İNSANLIĞIN DÜNYA HALİ!..
Tevrat, İncil’in yarısı tahrif edilmişken.. Tahrifatdan Allah’ın koruduğu, yüzde yüzü doğru olan Kuran’ın, anlamak için DÜNYACA hiç okunmadığı ortada!..
O zaman da, 15 asırdan beri, güzelim, Müslümanlık, güzelim, Musevi’lik, güzelim, Hıristiyanlık, bir türlü insanlara ışık olamıyor. Tam tersi, yalan tarkiatlarla yozlaşma olan inançla, yıkım kaçınılmaz oluyor!..

İnsanlık Kuran’ı anlamak ve uygulamak için bir okusalar, tahrif edilmemiş haliyle İncilin’de, Tevratın’da öğretilerinin gerçeğinin yazılı olduğu Kuran’dan öğrenip, sevgi çağını kuracaklar, inşallah.

Kuran’ı Kerim. Sure 21/Ayet 67:
Yuh size ve Allah’tan başka taptıklarınıza! Halâ akıllanmıyacak mısnız? Dedi.
4/44: Kendilerine kitaptan nasip verilenlere baksana! Sapkınlığı satın alıyorlar ve sizin de doğru yoldan çıkmanızı istiyorlar.