Özel eğitim uzman öğreticisi Dilara BALCI, özel gereksinimli çocuklarla çalışan öğretmenlere ve ailelere önemli uyarılarda bulundu. Özellikle iletişim kurmakta zorlanan çocukların davranışlarının doğru okunması gerektiğini belirten Balcı, birçok çocuğun anlaşılmak yerine değiştirilmeye çalışıldığını söyledi.
“Sessizlik Her Zaman İletişimsizlik Değildir”
Toplumda en sık yapılan hatalardan birinin konuşmayan veya az konuşan çocukların çevreleriyle ilgilenmediğinin düşünülmesi olduğunu ifade eden Balcı, bunun her zaman doğru olmadığını vurguladı.
“Bir çocuk göz teması kurmuyorsa, sorulara yanıt vermiyorsa ya da yalnız kalmayı tercih ediyorsa bu onun iletişim kurmak istemediği anlamına gelmez. Çoğu zaman çocukların kendilerini ifade etme yolları yetişkinlerden farklıdır. Sessizlik de bir iletişim biçimi olabilir.” dedi.
Öğretmenlere: “Davranışı Değil, İhtiyacı Görün”
Özellikle okul ortamında karşılaşılan zorlayıcı davranışların altında çoğu zaman karşılanmamış ihtiyaçların bulunduğunu belirten Balcı, öğretmenlerin yalnızca görünen davranışa odaklanmaması gerektiğini söyledi.
“Sınıfta amaçsızca hareket eden, sürekli hareket eden ya da derse katılmayan bir çocuk bazen kendini regüle edemiyor olabilir. Önce davranışın nedenini anlamaya çalışmalıyız. Çocuk bize bir şey anlatmaya çalışıyor olabilir.” ifadelerini kullandı.
Velilere Karşılaştırma Uyarısı
Ailelerin çocuklarını kardeşleriyle veya akranlarıyla kıyaslamasının ciddi sorunlara yol açabileceğini söyleyen Balcı, her çocuğun kendi gelişim yolculuğuna sahip olduğunu belirtti.
“Aileler bazen iyi niyetle ‘Bak arkadaşın yapıyor’ diyebiliyor. Ancak bu yaklaşım çocuğun motivasyonunu artırmak yerine yetersizlik hissini güçlendirebiliyor. Çocukları başkalarıyla değil, kendi gelişimleriyle değerlendirmeliyiz.” dedi.
“Gelişim Bir Yarış Değil”
Sosyal medyada paylaşılan başarı hikâyelerinin aileler üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çeken Balcı, gelişim sürecinin bireysel olduğunu vurguladı.
“Her çocuğun ilerleme hızı farklıdır. Önemli olan diğer çocuklardan önce bir beceriyi kazanmak değil, çocuğun kendi potansiyelini destekleyebilmektir.” şeklinde konuştu.
Teknoloji Kullanımına Dikkat Çekti
Uzun süreli ekran maruziyetinin özellikle erken çocukluk döneminde sosyal etkileşim fırsatlarını azaltabileceğini belirten Balcı, ailelerin teknoloji kullanımında dengeyi koruması gerektiğini ifade etti.
“Çocukların gelişimi için en güçlü araçlardan biri insan ilişkileridir. Oyun, sohbet, ortak etkinlikler ve karşılıklı etkileşim hiçbir ekranın yerini tutamaz.” dedi.
“Çocukları Değiştirmeye Değil, Anlamaya Çalışalım”
Özel eğitim alanındaki en büyük dönüşümün bakış açısında yaşanması gerektiğini belirten Balcı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Çocukları sürekli değiştirmeye çalıştığımızda onların güçlü yönlerini kaçırabiliyoruz. Önce anlamaya, sonra desteklemeye odaklanmalıyız. Her çocuk doğru destekle gelişebilir ve öğrenebilir.”
Balcı, özel eğitimde başarının temelinde sabır, kabul, doğru gözlem ve aile–öğretmen iş birliğinin bulunduğunu vurgulayarak, çocukların ihtiyaçlarını merkeze alan yaklaşımların yaygınlaşması gerektiğini söyledi.
Dilara Balcı Kimdir?
Dilara Balcı, okul öncesi öğretmeni ve özel eğitim uzman öğretici olarak erken çocukluk dönemindeki gelişimsel farklılık gösteren çocuklarla çalışmalarını sürdürmektedir. Özellikle otizm spektrum bozukluğu ile dil ve iletişim alanında desteğe ihtiyaç duyan çocuklara yönelik gelişimsel ve ilişki temelli müdahale programları uygulamaktadır.
Floortime yaklaşımını temel alan Balcı, yaratıcı drama ve işaret dili alanlarındaki deneyimini çocukların iletişim, sosyal etkileşim ve kendini ifade etme becerilerini destekleyen çalışmalarla birleştirmektedir. Özel eğitim ve rehabilitasyon alanındaki saha deneyiminin yanı sıra eğitim koordinatörlüğü ve kurum yöneticiliği görevlerinde bulunmuş, eğitim programlarının planlanması ve yürütülmesinde aktif rol almıştır.
Bilimsel temelli yaklaşımları uygulamaya aktarmayı hedefleyen Dilara Balcı, aynı zamanda öğretmenlere ve eğitimcilere yönelik eğitimler, seminerler ve atölye çalışmaları düzenlemektedir.
Uzak Doğu denince akla gelen ilk destinasyonlardan biri olan Japonya, yüzyılları kucaklayan eşsiz kültürü, teknoloji harikası şehirleri ve doğayla iç içe mistik atmosferiyle her yıl binlerce gezgini kendine hayran bırakıyor. Türkiye’den Japonya’ya seyahat etmek, bir zamanlar yalnızca hayal gücünün sınırlarında kalan bir deneyimken, bugün artık daha erişilebilir ve planlanabilir hale geldi. İster geleneksel çay seremonilerine katılmak, ister Tokyo’nun neon ışıkları altında kaybolmak isteyin, bu topraklar her zevke hitap eden bir tatil vaat ediyor. Ancak böylesine kapsamlı bir seyahati planlamak, dil engeli, vize süreçleri ve kültürel farklılıklar nedeniyle zaman zaman karmaşık olabiliyor. İşte tam da bu noktada, profesyonel bir rehberlik ve organizasyon desteği, seyahatinizin keyfini katbekat artırabiliyor.
Eğer siz de hayalinizdeki Japonya seyahatini gerçeğe dönüştürmek istiyorsanız, doğru rotayı ve güvenilir bir tur operatörünü seçmek kritik önem taşıyor. Japonya’nın her köşesi başka bir hikâye anlatır: Kyoto’nun altın tapınakları, Osaka’nın hareketli sokak yemekleri, Fuji Dağı’nın karlı zirvesi ve Hiroşima’nın huzur dolu anıtları… Listeyi uzatmak mümkün. Fakat tüm bu güzellikleri keşfederken konaklama, ulaşım ve rehberlik gibi detayları tek tek halletmek yerine, kapsamlı bir paketle seyahat etmek hem zamandan hem de bütçeden tasarruf sağlar. Özellikle pandemi sonrası dönemde değişen seyahat koşulları, güvenilir bir acente ile çalışmayı daha da önemli hale getirdi. Artık birçok gezgin, japonya turları kapsamında sunulan planlı programlara yönelerek hem güvenli hem de sorunsuz bir deneyim yaşamayı tercih ediyor.
Japonya Turları ile Kaçırılmaması Gereken Deneyimler
Bu turların en büyük avantajı, size yerel bir perspektiften Japonya’yı tanıtmasıdır. Standart bir tatilin ötesine geçerek, ülkenin ruhunu hissetmenizi sağlayacak aktiviteler programlanır. Örneğin, geleneksel bir ryokan’da (Japon tarzı han) gecelemek, sabah seremonisi eşliğinde matcha çayı içmek veya Akihabara’nın elektronik caddelerinde kaybolmak gibi deneyimler, japonya turları sayesinde rahatça organize edilebilir. Ayrıca ulaşımın en karmaşık olduğu ülkelerden biri olan Japonya’da, Shinkansen yani hızlı tren biletlerinin önceden ayarlanması, zamanınızı verimli kullanmanızı sağlar. Türkiye’deki birçok seyahat sever, bu turlar sayesinde vize başvurusundan dil sorununa kadar pek çok zorluğu aşarken, aynı zamanda rehberlerden Japon kültürü hakkında paha biçilmez bilgiler ediniyor.
Günümüzde artan talep sayesinde, japonya turları fiyatları da her bütçeye uygun seçenekler sunmaya başladı. Erken rezervasyon kampanyaları ve grup indirimleri ile bu uzun soluklu seyahati daha ekonomik hale getirmek mümkün. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, hizmet alacağınız kurumun güvenilirliği ve sektördeki deneyimidir. Her kriz döneminde müşterisini mağdur etmeyen, kalite standartlarından ödün vermeyen bir tur operatörü tercih etmek, tatilinizin huzur içinde geçmesini garantiler.
Bu noktada, A Grubu seyahat acentesi olarak tur operatörlüğü alanında faaliyet gösteren Malitur, sektördeki vizyoner bakış açısını en son teknolojik gelişmelerle birleştirerek misafirlerine en hızlı, güvenli ve kolay ödeme seçeneklerini sunmayı amaçlamaktadır. Alanında uzman profesyonel ekibiyle, en kaliteli hizmeti en ekonomik şekilde sunarak müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutan Malitur, her zaman değişime ve yeniliğe açık yapısıyla misafirlerine rezervasyon öncesi ve sonrası tüm süreçlerde beklentilerinin üzerinde bir hizmet sunmayı ilke edinmiştir. Siz de hayalinizdeki Uzak Doğu macerasına ilk adımı atmak için japonya turları sayfasını ziyaret ederek, detaylı programları inceleyebilir ve unutulmaz bir yolculuğun parçası olabilirsiniz.
Günümüzün hızlı tempolu yaşamında, sağlıklı kalmak her zamankinden daha önemli hale geldi. Yoğun iş temposu, dengesiz beslenme alışkanlıkları ve çevresel faktörler, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu temel besin ögelerini yeterince alamamasına yol açabiliyor. İşte tam bu noktada, vücudumuzun düzgün çalışması için hayati öneme sahip olan vitaminler devreye giriyor. Peki, vitaminler gerçekten ne işe yarar ve hangi durumlarda takviye almak gerekir? Bu soruların yanıtlarını bilmek, sağlıklı bir yaşam sürdürmek için atacağınız en önemli adımlardan biri olacaktır.
Vücudumuz, enerji üretiminden bağışıklık sisteminin güçlenmesine, cilt sağlığından kemik gelişimine kadar pek çok temel fonksiyonu yerine getirebilmek için vitaminlere ihtiyaç duyar. Ancak her vitaminin farklı bir görevi ve vücutta farklı bir etki mekanizması bulunur. Örneğin, D vitamini kalsiyum emilimini artırarak kemik sağlığını desteklerken, C vitamini güçlü bir antioksidan olarak bağışıklık sistemini korur. B kompleks vitaminleri ise sinir sistemi sağlığı ve enerji metabolizmasında kritik rol oynar. Türkiye’de yapılan araştırmalar, özellikle kış aylarında D vitamini eksikliğinin yaygın olduğunu ve bu durumun bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor.
Doğru Vitamin Takviyesi Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?
Piyasada onlarca farklı marka ve çeşitte vitamin takviyesi bulmak mümkün. Ancak her ürün aynı kalite ve saflıkta değildir. Doğru vitamin takviyesini seçerken dikkat etmeniz gereken en önemli faktörlerin başında ürünün içeriği ve üretim süreci gelir. Doğal içeriklerden elde edilen, katkı maddesi içermeyen ve etik üretim standartlarına uygun olarak hazırlanmış takviyeler, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu desteği en saf haliyle almanızı sağlar. Ayrıca, ihtiyacınız olan vitamin türünü belirlemek için bir sağlık uzmanına danışmanız da oldukça önemlidir. Her bireyin yaş, cinsiyet, yaşam tarzı ve sağlık durumu farklı olduğu için vitamin ihtiyaçları da kişiye özeldir.
Türkiye’de online alışverişin yaygınlaşmasıyla birlikte, güvenilir bir adresten kaliteli vitamin takviyeleri satın almak artık çok daha kolay hale geldi. Doğal ve organik yaşamı destekleyen ürünleriyle öne çıkan Holistik Market, sağlıklı yaşam anlayışını benimseyen yenilikçi bir markadır. Doğanın gücünü modern bilimle bir araya getiren marka; gıda takviyeleri, aromaterapi ürünleri ve kişisel bakım çözümleriyle kullanıcılarına güvenilir ve kaliteli ürünler sunmaktadır. Ürün seçiminde kalite, saflık ve etik üretim değerlerini ön planda tutan Holistik Market, müşteri memnuniyetini esas alan hizmet anlayışıyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Doğal içeriklere ve sürdürülebilir üretim süreçlerine önem veren Holistik Market, sağlıklı yaşamı herkes için erişilebilir hale getirmeyi hedeflemektedir. Geniş ürün yelpazesi, güvenli alışveriş altyapısı ve profesyonel destek hizmetleriyle marka; kalite, güven ve bilinçli yaşam anlayışını bir araya getirerek sektöründe güçlü bir konuma ulaşmıştır. Özellikle vitamin kategorisinde sunduğu çeşitli ürünler sayesinde, her bütçeye ve ihtiyaca uygun seçeneklerle sağlıklı yaşam yolculuğunuzda size eşlik etmektedir.
Trakya’da kadınlar arasında son dönemde popülerleşerek tüm köylere yayılan ‘şalvar gecesi’ kültürü, hem yerel ekonomiyi hem de terzi esnafını hareketlendirdi.
Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde son yıllarda ortaya çıkan ve popülerliği artan şalvar gecesi kültürü, Trakya’da da yaygınlaştı. Özellikle ilçe ve köylerde toplanan kadınlar, özel dikim pullu, payetli ve rengarenk şalvarlarla müzik ve dans eşliğinde stres atmaya başladı. Aynı zamanda birlik ve beraberliğin de pekiştirildiği geceler, bölgedeki terzi esnafının da işlerini hareketlendirdi.
‘İŞİMİZE ÇOK GÜZEL YANSIDI’
Edirne’de şalvar gecelerine özel dikimler yapan dikimevi sahibi Şennur Kuru, taleplere yetişmekte yoğunluk yaşadıklarını belirtti. Kuru, “Anne-baba şalvarları değişti. Şu an değişik pullu, payetli, simli, çok değişik şalvarlar elimizde var. Bizim işimize de çok güzel yansıdı bu durum. Eskiye bakarak çok farklı bir ilerleme oldu, bize çok güzel bir şekilde yansıyor. Elimden geldiği kadar herkese yardımcısı olmaya çalışıyorum. Burada dikip, kumaşını alıp, hazır bir şekilde teslim ediyorum. Kadınlar grup olarak geliyor ve bir renk seçiyorlar, ona göre gidiyorlar. Değişik bir furya oldu, çok farklı noktaya gitti bu şalvar gecesi” dedi.
FİYATLAR MODELE GÖRE DEĞİŞİYOR
Kuru, kumaşa ve işlemeye göre fiyatların değiştiğini belirterek, “Bana dikim için kumaş alıp gelenlere 250- 300 lira arasında değişiyor. Ama kumaşı benden olduktan sonra 700 ila 900 lira arasında değişiyor. Süslemesi, farklı modele olunca kumaşa bağlı fiyatlar artabiliyor. Hatta seneye daha da farklı şeyler ortaya çıkacak gibi gözüküyor. Şimdi farklılıklar isteniyor. Bu sene tüm civarda kadınlar etkinlikleri düzenlemeye başladı. Kadınların eğlenmesi için çok güzel oldu” diye konuştu.
‘GELENEKSEL HALE GETİRMEYİ DÜŞÜNÜYORUZ’
Edirne’nin Demirhanlı köyünde kadınların isteği üzerine şalvar gecesi etkinliği düzenleyen Muhtar Ahmet Tuna da organizasyonu geleneksel hale getirmek istediklerini söyledi. Tuna, “Daha önce, çok eski tarihlerde olan, yörelerimize uygun bir şekilde bu geceyi de tertipledik. Sağ olsun köyümüzün kadınları buna çok özen gösterdiler. Bizler de kadınlarımızın böyle bir organizasyon yapıp, eğlenmelerini sağladık. İnşallah bundan sonraki yıllarda geleneksel hale getirmeyi düşünüyoruz” dedi.
‘HER YIL DÜZENLENSİN’
Etkinliğin düzenlenmesi için muhtardan ricada bulunduklarını belirten Nisa Gür (16) ise “Uzun yıllardır böyle şeyler varmış. Biz de muhtarımıza çok meşhur olduğundan dolayı yapmak için rica ettik. Muhtarımız da bizi kırmadı, böyle bir şey yaptı. Her yıl düzenlenmesini istiyoruz” diye konuştu.
‘YENİDEN MODA OLMAYA BAŞLADI’
İstanbul’dan kayınvalidesinin yanına gelerek geceye katılan Nihal Uzun (70), “Önceden annelerimizin, büyüklerimizin şalvarları vardı. Ama şu anda şalvarları kaldırdılar. Ama yeniden moda olmaya başladı. Çok güzel bir şey, bütün köylerde olmasını istiyoruz. Şalvarlarımızı süsledik, oynuyoruz. Köylerimizde her sene düzenlenmesini istiyoruz. Bizden sonra bizim çocuklarımızın, torunlarımızın da devam ettirmesini istiyoruz” dedi.
Edirne HOTEAD Spor Kulübü Halk Oyunları Topluluğu, Bulgaristan’ın Sliven kentinde düzenlenen 27. Uluslararası Çocuk Halk Dansları Festivali’nde sahne alarak Türkiye’yi temsil etti.
“Sınır Tanımayan Dostluk” temasıyla gerçekleştirilen festivale Türkiye’nin yanı sıra Sırbistan, Hırvatistan, Romanya, Slovakya, Çekya ve Bulgaristan’dan halk oyunları ekipleri katıldı. Festival kapsamında düzenlenen kortej yürüyüşü ve açılış töreninde ülkelerin halk dansları toplulukları renkli görüntüler oluşturdu.
Sliven kent merkezindeki ana caddede gerçekleştirilen festival korteji, Hacı Dimitır Meydanı’nda düzenlenen resmi açılış töreniyle sona erdi. Açılışın ardından katılımcı ekipler açık hava sahnesinde gösterilerini sundu.
Sliven Belediye Başkanı Stefan Radev, festivalin açılışında yaptığı konuşmada halk kültürünün farklı milletleri ve kuşakları bir araya getiren önemli bir köprü olduğunu belirterek, “Sınır Tanımayan Dostluk” festivalinin yeni dostlukların kurulmasına katkı sağlamasını diledi.
Bu yıl 27’ncisi düzenlenen festivalin sembolik ev sahipliğini Sliven Askeri Kulübü bünyesindeki “Biserçe” Çocuk ve Gençlik Halk Dansları Topluluğu üstlendi. Festival boyunca halk oyunları gösterilerinin yanı sıra kültürel etkinlikler ve atölye çalışmaları gerçekleştirildi.
Edirne HOTEAD Spor Kulübü Halk Oyunları Topluluğu da festival kapsamında sergilediği gösterilerle Türk halk kültürünü ve Trakya folklorunu uluslararası platformda tanıtma fırsatı buldu. Farklı ülkelerden yüzlerce çocuğun bir araya geldiği organizasyon, kültürel paylaşım ve dostluk mesajlarıyla dikkat çekti.
Sliven Belediyesi tarafından düzenlenen festival, kentin geleneksel “Mayıs Kültür Günleri” etkinlikleri kapsamında gerçekleştirildi. Organizasyonda bugüne kadar 30’dan fazla ülkeden 15 bini aşkın çocuk yer aldı.
CHP Edirne İl Örgütü, CHP Edirne İl Genel Meclisi Grubu ve CHP Edirne Belediyesi Meclisi Grubu ayrı ayrı yaptıkları ortak basın açıklamasında Özgür Özel’in liderliğinde, halkın iktidarını kurma mücadelesini aynı inanç ve kararlılıkla sürdüreceklerini duyurdu.
CHP EDİRNE İL ÖRGÜTÜ
Cumhuriyet Halk Partisi, köklerini Kurtuluş Savaşı’nın kararlılığından alan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ve egemenliğin yegane teminatıdır. Gücünü saray koridorlarından değil; Kuvayımilliye ruhundan, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin tam bağımsızlık iradesinden alan bu çınar, Türkiye’nin ta kendisidir.
Partimiz, demokratik gelenekleri ve kurultaylar kültürüyle halk egemenliğinin en somut örneğidir. Üyelerimizin ve delegelerimizin özgür iradesiyle şekillenen kurulları, hukuki kılıflarla veya siyasi yargı müdahaleleriyle çiğnemeye çalışmak, halkın iradesine açık bir ipotek koyma girişimidir. Bu haksız ve hukuksuz müdahalelerin örgütümüz nezdinde hiçbir meşruiyeti yoktur; her biri bizim için yok hükmündedir.
Türkiye’nin birinci partisi olarak, demokratik değişim talebinin önünü tıkamak ve toplumda umutsuzluk yaratmak isteyen odaklara, vesayet heveslilerine karşı dimdik ayaktayız. Halkın sandığa yansıyan iradesini hiçbir anti-demokratik müdahaleye teslim etmeyeceğiz.
Bu doğrultuda; seçilmiş Genel Başkanımız Sayın ÖZGÜR ÖZEL nerede ve hangi konumda olursa olsun Edirne İl Örgütü olarak yanındayız ve birlikte yolumuza devam edeceğiz. Genel Başkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz demokrasi ve adalet mücadelesini kararlılıkla büyüteceğiz. Hiçbir güç odağı, halkın değişim inancını ve örgütümüzün sarsılmaz bütünlüğünü zayıflatamayacaktır. Sözümüz millete, meşruiyetimiz sandığadır.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ile birlikte, ilk seçimde halkın iktidarını kurma mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.
Demokrasi kazanacak, Halkın iradesi kazanacak, Cumhuriyet Halk Partisi kazanacaktır.
Yücel Balkanlı Edirne İl Başkanı, Volkan Akgüngör Merkez İlçe Başkanı, Anıl Çakır Keşan İlçe Başkanı, Osman Aydın Uzunköprü İlçe Başkanı, Ali Çetin Meriç İlçe Başkanı, Lütfü Serbest Süloğlu İlçe Başkanı, Zafer Ergen Lalapaşa İlçe Başkanı, Özgür Hata İl Gençlik Kolları Başkanı, Günay Alçın Kırcasalih Belde Başkanı, Memduh Doğramacıoğlu Havsa İlçe Başkanı, İsmail Göksu İpsala İlçe Başkanı, Hüseyin Çavuşoğlu Enez İlçe Başkanı, Çiğdem Gegeoğlu İl Kadın Kolları Başkanı, Ersöz, Zümbül Subaşı Belde Başkanı, Serdar Kaya Beğendik Belde Başkanı, Av. Filiz Gencan Edirne Belediye Başkanı, Op. Dr. Mehmet Özcan Keşan Belediye Başkanı, Ediz Martin Uzunköprü Belediye Başkanı, Hüseyin Özden Havsa Belediye Başkanı, Zafer Sezgin Geldi Lalapaşa Başkanı, Mehmet Ormankiran Süloğlu Belediye Başkanı, Özkan Günenç Enez Belediye Başkanı, Tamer Kiral Yenimuhacir Belediye Başkanı, Ali Tuncay Yenikarpuzlu Belde Başkanı, Ahmet Oğuz Yenimuhacir Belde Başkanı, Gökmen Altay Küplü Belediye Başkanı, Ahmet Köprü Yenikarpuzlu Belediye Başkanı, Özer Çakır Esetçe Belde Başkanı
CHP EDİRNE İL GENEL MECLİSİ GRUBU
Cumhuriyet Halk Partisi; 102 yıllık köklü tarihi boyunca her türlü baskıya, vesayet odağına, siyasi operasyona ve antidemokratik müdahaleye karşı dimdik ayakta kalmış; gücünü sarayların duvarlarından değil, doğrudan halkın bağrından almış devasa bir demokrasi hareketidir.
Bugün de partimizi yıpratmaya yönelik yürütülen algı operasyonlarının, masa başında yapılan siyasi mühendislik hesaplarının ve suni tartışmaların karşısında; örgütümüzle, yerel yönetimlerimizle ve tüm halkımızla birlikte çelikten bir iradeyle duruyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Genel Meclisi Grubu olarak açık ve net bir şekilde ilan ediyoruz:
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, bu ülkeye halkın iktidarını getirme mücadelemizi aynı inanç, azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Unvanlar ve konumlar gelip geçicidir; bizim Sayın Genel Başkanımızın öncülüğünde verdiğimiz mücadele, bir demokrasi, adalet ve halk iradesi mücadelesidir. Bu yolda kendisiyle omuz omuza yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz.
Çünkü bizim bağlılığımız; şahsi ikbal hesaplarına ya da kişisel iktidar arayışlarına değil; Cumhuriyet’in kurucu değerlerine, sosyal demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve bu ülkenin değişim umudunadır.
Bugün Türkiye’nin reçetesi; toplumu kutuplaştıran, ayrıştıran sığ siyaset değil; halkın gerçek sorunlarına somut çözümler üretecek güçlü bir demokratik iradedir. Ekonomik krizin altında ezilen emeklinin, emeği sömürülen işçinin, toprağına küstürülen çiftçinin, geleceği çalınmak istenen gençlerin ve umudunu kaybetmeyen milyonların tek gerçek sesi ve sığınağı Cumhuriyet Halk Partisi’dir.
Hiç kimse unutmasın ki; Cumhuriyet Halk Partisi’nin gücü, talimat makamlarından değil meydanlardan; şahsi hırslardan değil halkın iradesinden gelir.
Bizler, Edirne İl Genel Meclisi Grubu olarak; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ile birlikte, yapılacak ilk seçimde halkın iktidarını kurma kararlılığımızı her geçen gün daha da büyüteceğiz.
Edirne’nin köylerinden kent merkezine kadar her noktada halkımızın sesi olmaya, adaleti ve refahi savunmaya devam edeceğiz.
Demokrasi kazanacak, halkın iradesi kazanacak, Cumhuriyet Halk Partisi kazanacaktır! Saygılarımızla, Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Genel Meclisi Grubu
Çiğdem Gegeoğlu Edirne Merkez, Kutay Özköse Edirne Merkez, Cengiz Posta Edirne Merkez, Sezgin Gündoğdu Keşan, Vedat Koyuncu Keşan, Aladdin Öztürk Keşan, Ata Tülü Uzunköprü, Mustafa Üstün Uzunköprü, Ahmet Sarıgül Uzunköprü, Tunay Aslan Havsa, İsmail Keskin Edirne Merkez, Mehmet Güneş Yılmaz Keşan, İsmail Alış İpsala, Remzi Subaş Süloğlu, Cevdet Kurt İpsala, Serdar Çığla Havsa, İrfan Yeğitoğlu Süloğlu, Halil Akdağ Lalapaşa, Niyazi Yoldaş Meriç, Şenol Kılıç Enez, Salih Akar Enez
CHP EDİRNE BELEDİYESİ MECLİSİ GRUBU
Cumhuriyet Halk Partisi; 102 yıllık tarihi boyunca baskılara, vesayet girişimlerine, siyasi operasyonlara ve antidemokratik müdahalelere karşı dimdik durmuş; gücünü makamdan değil halktan alan büyük bir demokrasi hareketi olmuştur.
Bugün de partimize yönelik yürütülen tartışmaların, siyasi mühendislik hesaplarının ve yıpratma çabalarının karşısında; örgütümüzle, belediyelerimizle ve halkımızla birlikte kararlılıkla duruyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Belediyesi Meclis Grubu olarak açık ve net ifade ediyoruz:
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, halkın iktidarını kurma mücadelemizi aynı inanç ve kararlılıkla sürdüreceğiz.
Sayın Genel Başkanımızın makamı, unvanı ya da konumu ne olursa olsun; demokrasi, adalet ve halk iradesi mücadelesinde yanında yürümeye devam edeceğiz.
Çünkü bizim bağlılığımız kişisel hesaplara değil; Cumhuriyet’in kurucu değerlerine, sosyal demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve halkın değişim umudunadır.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı; kutuplaşmayı büyüten anlayış değil, halkın sorunlarını çözecek güçlü bir demokratik iradedir.
Ekonomik kriz altında ezilen emeklinin, işçinin, çiftçinin, gençlerin ve umudunu kaybetmek istemeyen milyonların sesi Cumhuriyet Halk Partisi’dir.
Hiç kimse unutmasın ki; Cumhuriyet Halk Partisi’nin gücü saraylardan değil meydanlardan, talimatlardan değil halktan gelir. Bizler Edirne Belediyesi Meclis Grubu olarak; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ile birlikte, ilk seçimde halkın iktidarını kurma mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Demokrasi kazanacak, Halkın iradesi kazanacak, Cumhuriyet Halk Partisi kazanacaktır.
Av. Filiz Gencan Belediye Başkanı, Cenk Ergüden Belediye Başkan Yrd., Gökce Onur Öktem Belediye Başkan Yrd.,Serhad Ceylan Belediye Meclisi Üyesi, İsmail Bilgi Belediye Meclisi Üyesi, Semih Çınar Belediye Meclisi Üyesi, İlknur Özcan Belediye Meclisi Üyesi, Engin Çoğal Belediye Meclisi Üyesi, Ömer Kutlu Belediye Meclisi Üyesi, Engin Yağcılar Belediye Meclisi Üyesi, Yusuf Kereci Belediye Meclisi Üyesi, Nedim Mercan Belediye Meclisi Üyesi, Mehmet Muranlı Belediye Meclisi Üyesi, Yavuz Arslan Belediye Meclisi Üyesi, Duygu Şener Belediye Meclisi Üyesi, Asım Uyguner Belediye Meclisi Üyesi, Dr. Babürhan Güldiken Belediye Meclisi Üyesi, Nurcan Pektaş Belediye Meclisi Üyesi, Bedrettin Kapu Belediye Meclisi Üyesi, İsmail Sancakçavuşu Belediye Meclisi Üyesi,Sergen Kuru Belediye Meclisi Üyesi
Enez ilçesi Gülçavuş ve Sultaniçe sahil köylerinde alt yapı sisteminde oluşan sorunlara çözüm bulunamaması Sultaniçe – Gülçavuş Köyleri Turizm Koruma ve Geliştirme Derneği’ni bile isyan noktasına getirdi.
Bu sistemi başından sonuna kadar destekleyen, alt yapı sisteminin kurulmasında önemli bir rol oynayan, fakat son aylarda oluşan sorunlar karşısında bölgede yaşayan yazlıkçı vatandaşların yoğun şikayetleri nedeniyle dernek başkanı Yılmaz Zengin hazırladığı yazılı açıklamayı Kaymakamlık ve Özel İdare’ye göndererek sorunlara dikkat çekti.
ARITMA SİSTEMİ DÜZENLİ ÇALIŞTIRILMIYOR
Yılmaz Zengin yazılı açılmasında şunlara yer verdi:
“Edirne Özel İdare’nin kontrolünde köy muhtarları tarafından işletilen alt yapıyla ilgili yapılması gereken sorumluların eksik yapıldığı veya hatalı yapıldığı için yazlıkçılar çok fazla şikayetler gelmektedir.
Muhtarların Özel İdare’nin kontrolünde şikayetlerin değerlendirilerek önlem alması konusunda bölge halkı olarak destek bekliyoruz.
Alt yapı konusunda yapılan veya yapılmayan işlerin dökümü;
1.Sultaniçe muhtarlığında resmi yazıya göre 45.000 lira ödeyen vatandaşlar abonelik için 5.000 lira ödeyerek abonelik işlemi yapılır.
2.Ancak son dönemde muhtarlıkta 5.000 lira abonelik parasını yatıran vatandaşlar abone olmaktadır.
3.Sezon başlamasına karşın terfi istasyonlarının bakımı düzenli yapılmamakta ve sistemin sorunsuz çalışması için kuka ve vidanjörle temizlik yapılmamıştır.
4.Arıtma sistemi düzenli çalıştırılmadığı için dere kirliliği artmaktadır.
5.Deniz kenarında biriken talaşların temizliği yapılmadığı için sezon sıkıntılı başlamıştır. Muhtarlık ve kaymakamlık bu konuda hiç bir şey yapmamaktadır
6.Bankalar otomatik ödeme talimat hesaplarını aktif hale getirmemişlerdir.
7.Aboneler gönderilen borç mesajı hatalı olmasına karşın düzenleme yapılmamıştır.
DEREDE AKAN KİRLİ VE KOKULU SIVILAR ŞİKAYET KONUSU OLDU
Gülçavuş/Sultaniçe sahilinde Enez Kaymakamlığı, Enez Köylere Hizmet Götürme Birliği, Özel İdare, Valilik desteği ve vatandaşların maddi katkılarıyla gerçekleştirilen kanalizasyon ve kullanma suyu projesi büyük umutlarla başlamış, sorunlar çıksa da yerinde müdahalelerle sistemin geçtiğimiz yıl çalışması sağlanmıştı.
Son aylarda derenin sürekli kirli akması, koku yapması ve nedeninin bulunamaması arıtma sisteminden kuşku duyulmasına neden oldu, bütün dikkatler arıtma sistemi üzerinde yoğunlaştı.
PROJESİZ KÖPRÜ VE HATALI SAHİL YOLU SAROZ’A SAPLANAN HANÇERDİR
Üstteki sorunların yanında sahilin en büyük sıkıntılarından birisi de sahile sıfır paralel uzanan yol ve projesiz, hatalı olarak yapılan köprü olduğunu belirtiyor sahilde yaşayan yazlıkçılar.
Defalarca yolun ve köprünün iptal edilmesi gündeme geldiği halde, yapılan anket çalışmalarında sahilde yaşayanların yüzde doksanından fazlasının yolun ve köprünün sahilden kaldırılması, bu alanın deniz sahiline kazandırılması istenirken son anda nedense yol ve köprüye sahip çıkılmakta, her yıl denizin istemediği yerinden attığı yolun tekrar yapılması, devasa büyük taşlarla beslenmesi sonunda sahil adeta bitme noktasına gelmesi de sahilde yaşayanlar arasında şaşkınlık ve öfkeyle karşılanmaktadır.
Enez Kaymakamlığı tarafından köprünün ve yolun sahilden kaldırılması gündeme geldiği halde son anda hep bu karar uygulanmama tercihi edilmesi de akıllara soru işaretleri getirmektedir.”
YAZLIKÇILAR DERTLİ
Bu arada Hudut Haber Merkezi Sultaniçe’nin son durumunu anlatan bir elektronik posta ve fotoğraflar gönderen bir okurumuz, “Enez Sultaniçe hayal kırıklığı yaratıyor” diye başlayarak şunları aktardı:
“Deniz sezonu açıldı. Karavan’cılara duş, tuvalet, çöp hizmeti bedava, sahilin en güzel yer işgal edilmiş.
Yazlığı olanlar araçları ile limana girerek plaja ulaşımı yasak, sahildeki Kumsal alanı kaplayan alan, Deniz yosunlarından girilmez halde, denize giden yolda kaldırım olmadığından araçlar,yayalar tehlike içinde.
Yıl boyunca kullanmadığın atık su parası,çöp toplama parası,alt yapı katılım payı, her yıl emlak vergisi, iş hizmet vermeye gelince ne muhtarlık,ne Enez Belediyesi ortada yok. “
Bir başka sahil sakini de sosyal medya hesabından şunları paylaştı:
“Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu anlamadım. B bunca insan, bu kadar site ödeme yaptı. Alt yapı üst yapı, su parası abonelikler vs sonuç köydeki arıtma dereye veriliyorsa bunca eziyete masrafa niye katlandık? Yok köy arıtmasından değilse bu pislik nereden geliyor. Hani çocuklarımıza torunlarımıza gelecek hazırlanıyordu her şey çok güzel olacaktı evlerin değeri ikiye katlanmıştı. Bu mu hizmet anlayışı? Ortalığı b.k götürsün, limana giriş kapatılsın, duşlar akmasın, çöpler toplanmasın ama vatandaş her türlü ödemeyi yapsın.
Böyle giderse bir kaç seneye kalmaz para toplayacak yolacak kimseyi bulamazsınız.
Gerçi biraz fazla iyimser düşündük galiba iki köyün sahiline bir ATM dahi koyamayanlardan hangi hizmeti bekleyeceksin.”
CİMER’E ŞİKAYET
Sultaniçe’de bir site sakini de vatandaşların denize ulaşımında kullandıkları limanın kapatılması nedeniyle konuyu CİMER’e şöyle taşıdı:
“Sultaniçe Köyü sahil yolu üzerinde bulunan ve vatandaşlarımızın denize ulaşımında kullandığı limanın kapatılması nedeniyle sahile erişim önemli ölçüde kısıtlanmıştır. Özellikle yaşlı, engelli ve hareket kabiliyeti sınırlı vatandaşlarımızın araçlarıyla sahile ulaşma imkânı ortadan kalkmış, denizden faydalanmaları zorlaşmıştır.
Vatandaşlarımızın sahile güvenli ve kolay şekilde ulaşabilmesi, yaşlı ve engelli bireylerin mağduriyetinin giderilebilmesi amacıyla kapatılan limanın yeniden kullanıma açılması hususunda gerekli incelemenin yapılarak gereğinin yerine getirilmesini saygılarımla arz ederim.”
Bulgaristan-Türkiye sınırındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri 130 bin avroyu aşan kaçak ürün ele geçirildi. Operasyonlarda 33 binden fazla cinsel güç artırıcı ilaç, tarım ilacı ve binlerce böcek ilacı spreyi bulundu.
Bulgaristan Gümrük Ajansı tarafından yapılan açıklamaya göre, son günlerde Türkiye’den Bulgaristan’a giriş yapmak isteyen iki ayrı minibüs üzerinde gerçekleştirilen kontrollerde çok sayıda kaçak ürün tespit edildi.
İlk olayda Haskovo plakalı bir minibüs Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’na geldi. Araç sürücüsü ve beraberindeki kişinin Bulgaristan vatandaşı olduğu belirtildi. Sürücü, gümrük görevlilerine ünlü bir markaya ait 3 bin 936 adet haşere ilacı spreyi taşıdığını beyan etti. Ancak yapılan incelemede ürünlerin fikri mülkiyet haklarını ihlal ettiği şüphesiyle el konuldu.
Araçta yapılan detaylı aramada ayrıca toplam 200 litre bitki koruma ürünü ile erkek cinsel performansını artırmaya yönelik 29 bin 640 tablet ilaç bulundu.
İkinci olayda ise Kırcaali plakalı başka bir minibüs kontrol edildi. Bagaj bölümünde kutu, saşe, blister, şişe ve sprey ambalajları içerisinde toplam 2 bin 686 adet beyan edilmemiş cinsel güç artırıcı ürün ele geçirildi. Türk vatandaşı sürücünün ifadesinde, söz konusu ürünleri İstanbul’da yüklediğini ve Bulgaristan’a götürmek üzere taşıdığını söylediği belirtildi.
Bulgaristan Gümrük Ajansı, ele geçirilen kaçak ürünlerin toplam piyasa değerinin 130 bin 466 avro olduğunu açıkladı.
Olaylarla ilgili olarak Haskovo Bölge Savcılığı’nın gözetiminde iki ayrı soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Demokrasinin üç temel öğesinin; seçim, özgürlük ve hukuk olduğu bilinmekte. Hukuk kuralları içinde özgürce yapılan seçimler demokrasinin vazgeçilmezidir.Üzülerek belirtmeliyim ki ülkemizde çok partili parlamenter sisteme geçildiğinden beri seçim güvenliği, seçim hileleri, sahtecilikler hep olagelmiştir: Mühürlü oyların çöplükte bulunması, sandıkta seçmen sayısından fazla oy çıkması, trafolara kedi girmesi ve elektriklerin kesilmesi, tutanakların değiştirilmesi, can güvenliği sorunları vb. sıkça olmuştur. Ancak bir zarfta bulunan 4 oydan 3’ünü geçerli sayıp birisini geçersiz sayan ve yalnızca geçersiz sayılan oy için seçim yenileme kararının dünyada örneği olduğunu sanmıyorum.
Bunların hiç birisi, Seçim Yasası’na aykırı olarak Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından oy kullanılırken alınan karar düzeyinde etkili olmamıştır. 298 Sayılı Seçim Yasası 101/3 maddede “arkasında sandık kurulu mührü bulunmayan… .oy pusulaları geçerli değildir.” yazılı. Seçim Yasası YSK’ya ve hakimlere takdir hakkı tanımamıştır.YSK’nın 16/04/2017 referandumunda “mühürsüz oylar geçerlidir” kararı yasa dışıdır. Bu karara karşı siyasi partilerin yasal yollardan çok etkin muhalefet etmeleri beklenirdi, yapılmadı.
Geleceğe de ışık tutması bağlamında geçmiş seçimlerde yaşanan iki olayı ve dönem liderlerinin tutumunu anımsamak gerekir.
İlki Sayın Bülent Ecevit’in olaylar karşısındaki bilge tutumu ve lider kimliği bağlamında örnektir: 5 Haziran 1977 Genel Seçimleri öncesi CHP’nin son mitingi 3 Haziran günü Taksim’de yapılacaktı. Başbakan Süleyman Demirel, mitinge birkaç gün kala CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit’e Taksim’de kendisine suikast düzenleneceği, dürbünlü silah ile ateş edileceği istihbaratını veriyordu. Bülent Ecevit TRT konuşmasında konuyu açıkladı : “..söz verdiğim saatte ben ve eşim orada olacağız. Bu koşullarda kimsenin gelmesini isteyemem, sizden bir dileğim var, yarın bize ne olursa olsun 5 Haziran’da herkes sandığa gidip oy vermesini istiyorum..”
5 Haziran’da o güne kadarki en kalabalık ve coşkulu mitingi yapılır. Yaklaşık 4 milyon nüfusu olan İstanbul’da mitinge 600 bin kişi katılmıştır. Ecevit miting konuşmasında halkı sandığa çağırmış ve miting sonunda : “…Biz milliyetçiliği sokak duvarlarına değil, Kıbrıs topraklarına, Ege deniz yataklarına yazmışız..” demişti. Genel seçimlerde birinci parti çıktı.
İkinci örnek ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun ülkede sistem değişikliğine neden olan referandumdaki tutumudur: Böylece yürürlükteki parlamenter sistem kaldırıldı, başkanlık sistemine geçildi, Başbakanlık makamı ortadan kalktı ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısı değişti.
Türkiye’de 16 Nisan 2017 rejim değişikliği referandumunun yapıldığı gün, oy verme işlemi devam ederken YSK aldığı kararla “Sandık kurulu mührü taşımayan oy pusulası ve zarfı dışarıdan getirilerek kullanıldığı kanıtlanmadıkça geçerli sayılmasına” karar verdi. Oysa Seçim Yasas ıYSK’ya takdir hakkı tanımamıştır.
Prof. Dr. Kemal Gözler “..YSK uygulamak zorunda olduğu 298 sayılı kanunun 101. Maddesini uygulamamıştır” demekte. Sonuçta; Mühürsüz oylar tutanak altına alınmadan sayıldı, (iki milyon olduğu iddialar) Böylece usulsüzlüklerin tespiti de ortadan kaldırdı. Ayrıca neden seçmen sayısından 20 milyon fazla filigranlı oy pusulası bastırdı? Filigranlı oylar nerelere gönderildi, kayıtları var mı? Daha birçok soruya yanıt alınamadı.
130. Bab-ı Ali Toplantısı’nda konuşmacı Kemal Kılıçdaroğlu kendisine yönetilen “Pasif kalındı” eleştirisine özetle: “….Karşı taraf silahlıydı, bu tür duyumlar aldık. Partideki arkadaşlarla o gece bunu tartıştık ve sürekli eylem, protesto gösterileri için vatandaşlara ‘sokağa çıkmak’ çağrısında bulunmadık. Çok vahim olaylar çıkabileceği endişesi nedeniyle, bu sorumluluğu almamaya karar verdik..” yanıtını verdi.
Kılıçdaroğlu çeşitli açıklamalar ve YSK’ya başvuru ile karara karşı çıktı ama “Atı alan Üsküdar’ı geçti”. Oyumuzu korumak için yasal çerçevede görüş açıklamak, yasal gösterilere katılmak gerekmez mi? Demokrasinin yerleşmesi, gelişmesi için cesur, açık, net ve gereğinde sert olmak gerektiği açıktır.
YSK’da görevli CHP temsilcisi bu kararı derhal Genel Merkeze bildirmiş olmalı, başka türlüsü olamaz. Sayın Kılıçdaroğlu o saatte, oy kullanımı sürerken ve sandıklar açılmadan açıklama yapsa, kararın Seçim Yasası’na aykırı ve hukuksuz olduğunu net olarak belirterek: “Bu Anayasa’ya ve Seçim Yasası’na aykırı kararı kabul etmiyoruz. Halkın kullandığı oyu korumak bizim görevimiz, Seçim Kanunu’na aykırı karar alamazlar, ben YSK önüne gidiyorum.” dese ve gitseydi ne olurdu? YSK yasadışı “mühürsüz oy geçerlidir” kararında ısrar eder miydi? Yoksa yürürlükteki yasa hükümleri mi uygulanırdı? Bunu bilemeyiz, ancak bir siyasi liderinin tabloyu ve sonuçları bütünüyle görmesini bekleriz.
Kılıçdaroğlu 24 Mayıs 2026 Pazar günü 13 yıl genel başkanlığını yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez binasına kapılar kırılarak, biber gazı ve plastik mermi kullanılarak ve polis gücü ile girilmesi için dilekçe verdirdi. Kılıçdaroğlu “Mutlak Butlan” kararı ile tekrar Başkanlığına geldiği Cumhuriyet Halk Partisi tarihini bilmiyor. CHP Milli Mücadele’nin başladığı günlerde savaş meydanlarında kurulmuştur. Kurtuluş Savaşı yıllarında cephede kalanlar, mezarını bilmediklerimiz, cepheden cepheye koşanların soyundan geliyoruz. Cumhuriyetin kuruluş ilkelerini sonuna kadar savunmak ve korumak temel görevimizdir. Sabırlı ve kararlıyız.