ESKİ YAPILAR

Atalarımız bizlere çok değerler bıraktı. Büyük bir tarih, köklü bir anane, asırları dolduran vatan yaptığımız topraklardan bizlere kalan ve bizlerin onlara ilave ettiği muhteşem yapılar. Bugüne ne kadarı kaldı ise bunlar artık eski yapılar olarak adlandırılıyor.

Bu eski yapıların bazıları kendi güçleri ile, bazıları da onları bugüne getiren insanların gayretleri ile eski yapılar sıfatını alarak abideleşiyor. Ne mutlu bizlere kalan eski yapıları görebiliyoruz ama bunların bir çoğu mali imkansızlıklardan, bazıları boşverdimcilikten, bazıları da apartman sevdasından yok olup gitti. Biblo gibi ahşap evler, saray kalıntıları, eski mezarlıklar, kale duvarları buna benzer eski yapılar.

Bu konuda akıllıca hareket eden devlet İtalyanlar ve İspanyollar o eski yapıları onararak, restore ederek bugüne getirmişler. O eski yapıları bugün turistlere göstererek para getirecek bir turizm yaratıyorlar. Bizde turizmi daha fazla deniz, tabiat güzellikleri yaratıyor. Türkiye bu durumda ne alemde; İtalyada’dan, İspanya’dan çok geri değiliz. Bu konuda çok iyi bir rüzgar yakaladık, iyi durumdayız. Eski yapı olarak camilerimiz, kervansaraylarımız, köprülerimiz, çarşılarımız, taş ve ahşap evlerimiz var ama parasızlıktan, boşverdimcilikten, daire karşılığı onların bir kısmını yok ettik.

Edirne bu konuda ne durumda; aynen bu satırlarda belirttiğim gibi ahşap evlerin çoğu yok edildi. Bu konuda Hudut Gazeteme yazılar yazdım. Akıllandık bu konuda. Diğer vilayetler önde idi. Edirne’de eski yapıları onarım faaliyetine 25 yıldır sürdürüyor. İlk önce devlete ait taş yapılar, kervansaraylar, köprüler, camiler onarıma alındı, bir kısmının onarımı sürüyor. Selimiye Camisi onarımı beş yılda tamamlandı, cami gelinlik kız gibi ortaya çıktı. Şimdi sıra ahşap evlerde. Ahşap evlerin çoğu kişilere ait, bunların onarımı içinde para gerekir, parası olan sahibi olduğu ahşap evini onarıyor. Kaleiçi’nde, Sabuni mahallesinde sahibi tarafından onarılan evler var. Bazıları da bakımsızlıktan, boşverdimcilikten yok olacak hale geldi. Sabuni mahallesinde benim evimin karşısındaki Fisek Ailesine ait ahşap ev Ciğer restaurant sahibi Aydın tarafından tarafından satın alınıp aslına uygun olarak onarılmakta. Bu gibi aktiviteleri diğer Edirneli zenginlerden de bekliyoruz.

Onarım faaliyeti bu kadarla kalmamalı. Yok olan yapılarda eski yerine aslına uygun olarak yapılıp kondurulmalı. Buna benzer çalışmalarda oluyor Edirne’mizde. Örneğin, Sarayiçinde eski saray kalıntıları aslına uygun olarak yapılıyor. Tabi bu arada Kaleiçi’nde Balıkpazarı caddesindeki su terazisi de tekrar yapılmalı. Çünkü o yapı Kaleiçi’nin simgesi idi, yok edilmesine sebep araç trafiğidir. Buna da çare araçlar set boyundan işleyebilir. Yine Kaleiçi’nde Eski Manyas karakolu binası yok edildi, şimdi yine aslına sadık kalınarak aynısı yapılıyor. Bu gibi faaliyetlere memnun oluyoruz.

Eski eserlerin açık ve kapalı mekanda sergilendiği yerlere müze denir. Edirne müzecilikte ileri durumdadır, 18 adet müzemiz var. Türkiye’de müzecilik sıralamasında beşinciyiz. Bu gurur verilecek bir olay. Eski saat kulemizin de bir an önce onarılıp, her saat başı işittiğimiz çan sesini duymak istiyoruz. Milletleri millet yapan tarihleri olduğu kadar bu günlere getirdikleri ESKİ YAPILARdır…

SÖYLENMEYENLER

Asırlar boyu, Ortada yaşanan din gerçek Müslümanlık mı?..
Kuran’ı okuyun, özetleyin, bakalaım, çoğunlukla “Mümüslümanlık” mı yoksa tam zıttı mı yaşanmakta?..
Kuran’ı Kerimi, 20 yıldır, anlamak, mesajları doğru almak, dünyada olmuş, olan ve de olacak olanların neden ve sebeplerini öğrenmek için okuyorum!..
Öğrendiklerimi, Allah’a sığınıp okuyanlar da aynısını anlayacaklardır. Şeytana sığınıp okuyanların ise anlayamayacağı, kitapta yazılıdır.
“Müslümanlık” Kuran Türkçe okunmadığı için, öğrenilmemekte ve bunu fırsat bilen birileri, devreye girip, nesilleri din, iman yolundan uzaklaştırmaktadır. Gençler, akılla, gelişmeyle, bağdaşmayan, bir din olgusu görünce, uzak durmaktalar.
Nedir bu akıldışılıklar?..
*Kuran’ı Anlamadan, arapça okuyup, sevap kazandığını sanmak, akıl dışılığı!..
*Tek doğru olan Kuran yolu, ama bu mezhep dinleri de nereden çıktı?..
*Anlamadan, başka bir dille dua etmek.
*Ne dediğini anlamadığı bir dille dualar ederek namaz kılınması!..

  • Tercümeyle manâ değişmezken, Türk’e Arapça, anlamadan ezan dinletmek!..
    *Kadınların camilerden mesafeli tutulması!..
    *Şu duayı otuz kere söylersen dileğin olur, şirkine inanılması!..
    *”Biz inançlıyız” diyenlerin, bilimle, sanatla, iylikle, doğayla hiç ilgilenilmemesi!..
    *”Sen dua et, Allah verir.”Demeler!..
    Çalışma, emek, akıl, hak ediş açıklanmaz.
    *Beş vakit namaz kılmayan, müslüman değildir, gibi yargılamalar!..
    *Cami de hocaların Türk’e arapça bir şeyler mırıldanması!..
    *Camilerde ruhun gıdası olan, ilâhi müzğin yer almaması!..
  • Allah’ın Türk’çe anılmaması!..
    *Sünnetin farz sayılıp, şartların değiştiği hesabının yapılmaması!..
    *Caminin şerefesinden hocanın kendi sesiyle okuduğu ezan ne müthişti!.. Ama şimdiki nesiller duymadılar ki bilsinler.
    İşte “Bu alışkanlıkları gören gençler, “Eğer din buysa, benim aklım bunlara yatmıyor!..” deyip, dindan imandan uzaklaşmaktalar!.. Kuran’ı Türkçe okumaları şart!..
  • Benim, Kuran’dan ve akıl yolundan anladığım bunlar…

Kuran’ı Kerim. Sure 18/Ayet 27:
Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku! Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O’ndan başka, güvenli bir sınak da bulamazsın.

Kakava-Hıdırellez Şenlikleri programı belli oldu

Edirne Belediyesi tarafından düzenlenen Kakava Hıdırellez Şenlikleri için geri sayım başladı. UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan ve yüzyıllardır sürdürülen köklü gelenekleriyle baharın gelişini simgeleyecek olan şenlikler, 5-6 Mayıs tarihlerinde Edirne’de büyük bir coşkuyla gerçekleştirilecek. Zengin program içeriği, ritüelleri, konserleri ve sahne gösterileriyle binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayacak organizasyon, kenti bir kez daha kültür ve turizmin önemli buluşma noktalarından biri haline getirecek.

Edirne Belediyesi’nin koordinasyonunda hazırlanan program, 5 Mayıs günü sabah saatlerinden itibaren ritim gruplarıyla başlayacak. Gün boyunca sahne alacak çok sayıda ekip, Roman kültürünün ritmik ve enerjik yapısını ziyaretçilere yansıtacak. Çeribaşı, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve dünyanın dört bir yanından gelen halk oyunları ekipleri ve dans toplulukları da etkinliğe renk katacak.

Kortej yürüyüşünün ardından saat 16.00’da geleneksel Kakava ateşi yakılacak. Yaklaşık 1400 yıllık geçmişe dayandığı kabul edilen geleneksel Kakava ateşi, bu yıl da dev bir ateş olarak yakılarak binlerce kişinin katılımıyla adeta görsel bir şölen yaşanacak.

Edirne Belediyesi Bandosu’nun “Ederlezi” ezgisi eşliğinde yakılacak ateş, Roman kültüründe arınmayı, kötü enerjilerden uzaklaşmayı ve yeni başlangıçları simgeleyecek. Alevler gökyüzüne yükselirken katılımcılar dilekler tutacak, ateşin etrafında toplanarak dans edecek ve baharın gelişini büyük bir coşkuyla karşılayacak.

Kuşaktan kuşağa aktarılacak güçlü bir kültürel mirasın canlı bir yansıması olacak bu ritüelin ardından sahne gösterileri yeniden başlayacak. Edirne Belediyesi’nin sahne organizasyonuyla gerçekleşecek şenlikte ünlü Roman müziği sanatçısı Tarık Mengüç saat 20.00’de sahne alarak etkinliğin eğlencesini zirveye taşıyacak.

Bunun yanı sıra gece boyunca yerel sanatçılar da sahne alacak. Çengel Kardeşler, Göksel Demlendirici Blues Show, Hayrettin Zurnacı ve orkestrası ile Mücahid ve orkestrası gibi isimler, Edirne Belediyesi’nin yerel sanatçıları destekleme politikası doğrultusunda programa dahil edildi. Şenlikte, Üsküdar Belediyesi Roman Orkestrası da eğlenceli ezgilerini misafirler ile buluşturacak.

Gece ilerleyen saatlerde DJ performansları ve Roman dans topluluklarının gösterileriyle eğlence devam edecek. Edirne Belediyesi Modern Dans ve Roman ekiplerinin sahne performansları, şenliğin enerjisini zirvede tutacak.

6 Mayıs Çarşamba günü sabaha karşı başlayan ritüeller kapsamında, Edirne Belediyesi Modern Dans Topluluğu sahne performanslarını sergileyecek.

Ritüelin ardından vatandaşlar ve protokol Tunca Nehri kıyısında toplanacak. Burada temsili dilek çiçeği tarihi köprü üzerinden Tunca Nehri’ne bırakılarak tüm insanlık için bolluk, bereket, barış, sevgi, huzur, adalet, mutluluk ve sağlık dilekleri suyla buluşacak. Tunca nehri kıyısında Turkısh Romani By Burcu Koçyiğit ve Dans Ekibi Hıdırellez ritüeli gerçekleştirecek.

Baharın gelişinin kutlandığı, kültürümüzün en köklü ve en coşkulu geleneklerinden biri olan Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri’ne tüm hemşehrilerini ve yurttaşlarını davet eden Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, “ Edirne’miz, farklı kültürlerin, renklerin ve ritimlerin bir araya geldiği çok özel bir şehir. Bizler, bu kadim geleneği yaşatmaya, gelecek kuşaklara aktarmaya ve tüm dünyaya tanıtmaya hep birlikte devam edeceğiz. Kakava ateşinin etrafında toplanacak, dileklerimizi tutacak, müziğin ve dansın birleştirici gücüyle baharın gelişini kutlayacağız.

Bu yıl da şehrimizde birbirinden değerli sanatçılar sahne alacak, ritim gruplarımız ve dans ekiplerimiz unutulmaz anlar yaşatacak. Özellikle Kakava ateşinin yakılacağı o büyülü anda, hep birlikte aynı heyecanı paylaşacak olmamız bizler için çok kıymetli olacak. Tüm vatandaşlarımızı ve dünyanın dört bir yanından gelecek misafirlerimizi Edirne’mize davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Sağlık Müzesi 29 yaşında

Edirne’nin en önemli kültürel değerlerinden biri olan Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, kuruluşunun 29. yıl dönümünü anlamlı bir kültür ve sanat etkinliğiyle kutladı.

Hattat Zafer Günal’ın “Hüsn-i Hat” sergisi ile neyzen Yıldıray Öztürk’ün ney dinletisinin yer aldığı etkinlik, davetliler ve müze ziyaretçileri tarafından büyük ilgiyle karşılandı.

Müzenin kültürel ve bilimsel etkinlik alanına dönüştürülen Kiler ve Fodlahane bölümünde gerçekleştirilen programın açılışında konuşan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Sağlık Müzesi’nin tarihî ve kültürel önemine değinerek müzenin Avrupa Müze Ödülü’ne sahip kıymetli bir mekân olduğunu vurguladı. Hatipler, Trakya Üniversitesi olarak bu önemli değeri yaşatmaya ve daha ileri seviyelere taşımaya devam edeceklerini ifade etti.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan ise etkinliğin, geleneksel sanatların yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir kültürel buluşma olduğunu belirtti.

Rektör Danışmanı ve Müze Sorumlusu Enver Şengül ise Sağlık Müzesi’nin 29. kuruluş yılı dolayısıyla düzenlenen bu anlamlı etkinliğin kendileri için ayrı bir değer taşıdığını ifade etti. Müzenin tarihî ve kültürel sorumluluğunun, sanat ve musikiyi buluşturan bu programla daha güçlü şekilde hissedildiğini dile getiren Şengül, başta müzenin kurucusu Dr. Ratıp Kazancıgil olmak üzere kuruluşundan bugüne emeği geçen herkesi minnet ve şükranla andı.

Konuşmaların ardından hattat Zafer Günal’ın “Nûr-ül Ayn (Gözün Nuru)” adlı 30 eserinin yer aldığı Hüsn-i Hat sergisi ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Program kapsamında daha sonra Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu Sanat Yönetmeni neyzen Yıldıray Öztürk tarafından ney dinletisi gerçekleştirildi.

Program, hediye takdimi ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Etkinliğe; Edirne Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu, Edirne İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elvan Bakar, Rektör Danışmanı Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe, il protokol üyeleri, daire başkanları, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.

Komşu kapıda 3 milyon Euro’luk zehir!

Bulgaristan’ın Hamzabeyli’nin karşısındaki Lesovo Sınır Kapısı’nda düzenlenen operasyonda yaklaşık 363 kilogram esrar ele geçirildi. Uyuşturucunun piyasa değerinin yaklaşık 3 milyon euro olduğu bildirildi.

Romanya plakalı bir TIR, 23 Nisan 2026 tarihinde Bulgaristan’dan çıkış yapmak üzere sınır kapısına geldi. Türk vatandaşı D.K. idaresindeki araçta, Romanya’dan Türkiye’ye taşınan çamaşır makineleri bulunduğu beyan edildi.

Ancak gümrük kontrolü sırasında, yarı römork üzerindeki mühür halatında müdahale izlerine rastlandı. Bunun üzerine araç detaylı aramaya sevk edildi. Yapılan incelemede, beyan edilen yükün üzerine gizlenmiş 25 karton kutu içinde toplam 338 vakumlu paket bulundu. Paketlerdeki maddenin yapılan hızlı testlerde esrar olduğu tespit edildi.

Operasyonda toplam 362,8 kilogram brüt ağırlığında uyuşturucu maddeye el konuldu. Sürücü gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturmanın Burgas Gümrük Bölge Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü ve sürecin Yambol Bölge Savcılığı denetiminde devam ettiği bildirildi.

Savcılığın, şüpheli hakkında tutuklama talebiyle mahkemeye başvuracağı öğrenildi.

‘Vize krizi büyüyor’

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, son dönemde giderek derinleşen vize sorununu gündeme taşıdı. Akalın, vize krizinin artık bireysel bir problem olmaktan çıkıp toplumun geniş kesimlerini etkileyen yapısal bir soruna dönüştüğünü vurguladı.

Konuşmasında Avrupa Komisyonunun Schengen verilerine dikkat çeken Akalın, Türkiye’den yapılan başvuruların 2022’de 778 bin, 2023’te 1 milyon 55 bin ve 2024’te 1 milyon 173 bine yükseldiğini belirtti. Talepteki bu artışa rağmen ret oranlarının da ciddi şekilde yükseldiğini ifade eden Akalın, 2010’lu yıllarda yüzde 3–5 seviyesinde olan ret oranlarının bugün yüzde 14–16 bandına çıktığını söyledi. Sadece 2024 yılında yaklaşık 170 bin vatandaşın başvurusunun reddedildiğini kaydetti.

Vize sorununun ekonomik boyutuna da dikkat çeken Akalın, reddedilen başvurular nedeniyle 2024 yılında vatandaşların ödediği ve geri alamadığı vize ücretlerinin yaklaşık 13,6 milyon avroya ulaştığını ifade etti. Bunun yanı sıra öğrencilerin eğitim fırsatlarını kaçırdığını, iş insanlarının fuar ve ticari görüşmelere katılamadığını, bu durumun da doğrudan ekonomiye zarar verdiğini dile getirdi.

Türkiye’nin dünyada Schengen vizesine en çok başvuru yapan ikinci ülke konumunda olduğunu hatırlatan Akalın, buna rağmen vatandaşların randevu bulmakta büyük zorluk yaşadığını söyledi. Önceden haftalar içinde alınabilen randevuların artık aylar sonrasına verildiğini, sistemlerin açıldığı anda dolduğunu belirtti.

Kamuoyuna yansıyan iddialara da değinen Akalın, bazı yapıların randevuları toplayarak yüksek bedellerle yeniden sattığı yönündeki iddiaların doğru olması hâlinde bunun açık bir hak ihlali ve adaletsizlik olduğunu ifade etti.

Konuşmasının sonunda Türk pasaportunun değer kaybına dikkat çeken Akalın, sürecin tüm yönleriyle araştırılması ve vatandaşların haklarının korunması gerektiğini belirtti.

Edirne Lisesi’nin geleneksel maçında mezunlar galip

Edirne Lisesi’nin 169’ncu kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen maçta mesunlar 4-2 galip geldi. Geleneksel maçların organizasyonunda 52 yıldır görev alan Ferhat Kemallarlı ‘nın başlama vuruşunu yaptığı maçı kadın hakemler yönetti.
Edirne Lisesi’nin her kuruluş yıldönümünde mezunlar ile lise öğrencileri futbol maçında karşılaşıyorlar. 169. kuruluş yıldönümü kapsamında geleneksel maç 23 Nisan Perşembe günü Edirnespor’un da maçlarını oynadığı Tunca sahasında yapıldı.


KADIN HAKEMLER YÖNETTİ
Kadın hakemler Dilan Altın, Sıla Bat ve Dilan Tunç’un yönettiği maçta lisenin mezunları ile öğrencilerin oluşturduğu takımlar karşı karşıya geldi.

Maçın başlama vuruşunu geleneksel maçların organizasyonunda 52 yıldır görev alan Ferhat Kemallarlı yaptı.
Zevkli geçen karşılaşmayı mezunlar 4-2 kazandı.
Karşılaşmada mezunlardan Rıza Can’ın 3 ve Mehmet Şenkal bir gol atarken, Edirne Lisesi öğrencilerinin golleri Uran ve Galen’den geldi.

‘Küme düşme kaldırılsın!

2’nci ve 3’ncü Lig kulüp başkanları, 2025-2026 sezonu için küme düşmenin kaldırılmasını talep etti. Kulüp Başkanlarının açıklamasında sezon ortasında yaşanan bahis soruşturmaları hatırlatılarak bu sezon için küme düşmenin kaldırılması istendi.
2025–2026 sezonunda yaşanan süreçler, ligde adil rekabet ortamını ortadan kaldırmıştır.
Futbol ekosistemi içerisinde yer alan yasal bahis sisteminin etkileri ile hakem ve futbolcular üzerinden gelişen bireysel süreçler; kulüplerin kontrolü dışında gerçekleşmiş, sportif rekabetin doğasını zedeleyerek lig dengelerini sezon devam ederken ciddi şekilde bozmuştur.
Bu durum; kulüplerin ekonomik ve sportif yapısını olumsuz etkilemiş, yalnızca kulüpleri değil, yüzlerce genç sporcunun geleceğini ve şehirlerin sosyal yapısını doğrudan etkiler hale gelmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38. maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca; cezalar şahsidir.
Bireysel fiillerin sonuçlarının kulüplere yüklenmesi; hukuk devleti, eşitlik ve adalet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
TALEPLERİMİZ
2025–2026 sezonu için küme düşmenin kaldırılması
Kulüplerin zararlarının telafi edilmesi
Akademi yapısının korunması
Sürecin adil ve şeffaf şekilde yeniden değerlendirilmesi
Yüzlerce kulüp, binlerce sporcu ve milyonlarca taraftar olarak;
Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Gençlik ve Spor Bakanımızın ve Sayın Türkiye Futbol Federasyonu Başkanımızın bu süreci yeniden değerlendirerek 2. Lig ve 3. Lig kulüplerine gerekli desteği sağlayacağına inanıyoruz.

    Balkan Pazarı’nda 1 hafta rötar!

    Olgay GÜLER

    Edirne Pazarcılar, Manavlar ve Seyyar Satıcılar Esnaf Odası Başkanı Şeref Hasır, Balkan Pazarı’nın 1 Mayıs’ta açılacağını belirtti.

    Kentte, yerli müşterinin yanı sıra, Yunan ve Bulgar müşterilerin de rağbet gösterdiği Ulus Pazarı’nın kapatılmasının ardından, aynı alanda Balkan Pazarı kurulmasına karar verildi. Edirne Belediyesi’nin Ergene A.Ş. bünyesinde işleteceği Pazar alanı için son hazırlıklar yapılırken, bu Cuma açılması planlanan Balkan Pazarı’nın açılışı tarihi, 1 hafta ertelendi. Edirne Pazarcılar, Manavlar ve Seyyar Satıcılar Esnaf Odası Başkanı Şeref Hasır, geçtiğimiz hafta pazar alanında açılan Edirne Tarım, Hayvancılık, Sanayi, Ticaret, Otomotiv ve Gıda Fuarı nedeniyle, işlemlerin yarım kaldığını, bu nedenle açılış tarihinin 1 hafta ertelendiğini söyledi.

    ‘800’E YAKIN BAŞVURU OLUR’

    Pazara esnafın yoğun talebi olduğunu belirten Hasır, “Bugün pazar açılacaktı fakat geçen hafta pazar açılacak yerde fuar olduğundan dolayı bir hafta hiçbir işlem yapılamadı. O yüzden pazarımız bir hafta ertelendi. Haftaya cuma günü, 1 Mayıs’ta kısmetse pazarımız açılacak. Bu hafta içinde kura çekimi de olacak. Başvurular bu hafta pazartesi, salı günü son. Çarşamba veya Perşembe Allah nasip ederse kura çekimi yapacağız. Noter huzurunda kura çekiyoruz. Şu an Edirne esnafı olarak 300 başvuru var Kırklareli, Uzunköprü, Babaeski, Lüleburgaz, İstanbul’daki arkadaşlarımız da gelecek. Bunlarla beraber öyle tahmin ederim ki yaklaşık 800 kişiyi bulacak. Toplamda 470 tezgah açılacak” diye konuştu.

    Pazarın, eskisinden daha ekonomik olacağını kaydeden Hasır, “Eskisinden daha iyi pazar kuracağız. Daha adaletli, daha düzgün, daha güzel ve daha uygun, daha ekonomik bir pazar olacak ve malın da kalitelisi gelecek. Dolayısıyla yoğun talep bekleniyor” dedi.

    ‘Edirne hızla yaşlanıyor’

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne’nin çocuk nüfus açısından Türkiye genelinde sondan ikinci sırada yer aldığını ve çocuk nüfusun her yıl düştüğünü açıkladı. Yazgan, “Edirne’nin demografik yapısı hızlı yaşlanıyor” dedi.

    CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne’nin çocuk nüfusunu TBMM gündemine taşıdı. Yazgan, TÜİK’in açıkladığı 2025 yılı verilerine göre Edirne’nin, çocuk nüfusun toplam nüfus içindeki oranı bakımından Türkiye genelinde sondan ikinci sırada yer aldığını vurguladı. “2022 yılında %17,7 olan bu oranın 2025 itibarıyla %16,9’a gerilemiş olması, Edirne’nin demografik yapısının hızla yaşlandığını ve ‘emekli kenti’ kimliğine büründüğünü somut bir şekilde ortaya koymaktadır” diyen Yazgan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.

    ‘SOSYO-EKONOMİK GEREKÇELERİ NELER?’

    Yazgan, önergesinde şu soruları yöneltti:

    “Edirne’nin çocuk nüfus oranı bakımından Türkiye’nin en düşük oranına sahip ikinci ili olmasının temel sosyo-ekonomik gerekçeleri nelerdir?

    Edirne’de genç ailelerin çocuk sahibi olma kararlarını olumsuz etkileyen bölgesel faktörlere (kreş yetersizliği, istihdam kaygısı, sosyal donatı eksikliği vb.) yönelik bakanlığınızca yürütülen bir saha çalışması bulunmakta mıdır?

    Komşu illerle kıyaslandığında ortaya çıkan bu derin uçurumun kapatılması ve Edirne’deki demografik erimenin durdurulması amacıyla il özelinde çalışmalar planlanmakta mıdır?

    Son üç yılda Edirne’den diğer illere göç eden ‘genç yetişkin’ (18-44 arası) nüfusun göç etme nedenleri arasında ekonomik refah ve çocuk yetiştirme imkanlarının yetersizliği ne derece rol oynamaktadır?

    Edirne’nin hızla yaşlanan nüfus yapısına paralel olarak, kentin ‘emekli kenti’ durağanlığından kurtarılması ve dinamik, üretken bir nüfus yapısına kavuşturulması için diğer bakanlıklarla eş güdümlü bir stratejiniz mevcut mudur?”