Edirne’de Şubat ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 10 milyon 777 bin dolar, ithalat ise 51 milyon 430 bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu 2026 Yılı Şubat Ayı Dış Ticaret İstatistiklerinden yararlanarak “Edirne, Tekirdağ, Kırklareli İlleri Dış Ticaret İstatistikleri, Şubat 2026” konusunda bir basın bülteni hazırladı.Söz konusu paylaşımda şunlara yer verildi:
“Edirne’de 2026 yılı Şubat ayında ihracat 10milyon777 bin dolar olarak gerçekleşti.Tekirdağ’da 2026yılı Şubat ayında ihracat 263 milyon 176 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2026 yılı Şubat ayında ihracat 20 milyon 409 bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2026 yılı Şubat ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %1,5 artarak 21 milyar 49 milyon dolar, ithalat %5,5 artarak 30 milyar 80 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Edirne’de 2026 yılı Şubat ayında ithalat 51 milyon 430 bin dolar olarak gerçekleşti.Tekirdağ’da 2026 yılı Şubat ayında ithalat 189 milyon 326 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2026 yılı Şubat ayında ithalat 28 milyon 28bin dolar olarak gerçekleşti.”
TÜİK’in basın bültenine göre, Şubat ayı sıralamasında Edirne ihracatta 59, Kırklareli 43 ve Tekirdağ 16. sırada yer aldı. Şubat ayı ithalatında ise Edirne 24, Kırklareli 31 ve Tekirdağ ise 12. sırada bulundu..
Edirne’de Şubat ayında en çok ihracat Bosna-Hersek, Bulgaristan ve Almanya en çok ithalat Bulgaristan, Romanya ve Moldova ile yapıldı.
Kırklareli’nde Şubat ayında en çok ihracat Venezuela,Bulgaristan ve Küba en çok ithalat Almanya, Ukrayna ve Rusya Federasyonu ile gerçekleşti.
Tekirdağ’ da Şubat ayında en çok ihracat Almanya, Sırbistan ve ABD en çok ithalat da Çin, Güney Kora ve Almanya ile yapıldı.
Keşan Belediye Meclisi’nin 2026 Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, 2 Nisan 2026 Perşembe günü gerçekleştirilecek.
Belediye Meclis Salonu’nda, saat 15.00’da başlayacak toplantıya, Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan başkanlık yapacak. Toplantının gündem maddelerinden bazıları şöyle:
“Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Meclis Üyesi Onur Uluca’nın meclis üyeliğinin düşmesi nedeniyle yerine yedek üye Nurettin Özmen’in göreve getirildiğine ilişkin yazının Meclisin bilgisine sunulması.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 19. maddesi gereğince ilk mahalli idareler seçimine kadar kalan süreyi tamamlamak üzere Meclis 1. ve 2. Başkan Vekili seçiminin gizli oyla yapılması.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 19. maddesi gereğince ilk mahalli idareler seçimine kadar kalan süreyi tamamlamak üzere (2) asil ve (2) yedek Divan Katip Üyesi seçiminin gizli oyla yapılması.
5393 sayılı Belediye Kanununun 33. maddesi gereğince Belediye Encümenine (1) yıl süre ile görev yapmak üzere gizli oyla üye seçilmesi.
5393 sayılı Belediye Kanununun 24. maddesi gereğince İmar ve Bayındırlık Komisyonunun üye sayısı ve çalışma süresinin belirlenmesi ile komisyona üye seçilmesi.
5393 sayılı Belediye Kanununun 24. maddesi gereğince Plan ve Bütçe Komisyonunun üye sayısı ve çalışma süresinin belirlenmesi ile komisyona üye seçilmesi.
5393 sayılı Belediye Kanununun 24. maddesi gereğince Ulaşım ve Trafik Komisyonunun üye sayısı ve çalışma süresinin belirlenmesi ile komisyona üye seçilmesi.
5393 Sayılı Belediye Kanunun 55. Maddesi ile 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre hazırlanan, Belediyemizin 2025 Yılı Denetim Komisyonu İnceleme ve araştırma Raporunun okunarak Belediye Meclisine bilgi verilmesi hususu.
5393 Sayılı Belediye Kanunun 56. Maddesi, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu 41. Maddesi ve Kamu İdarelerince Hazırlanacak Faaliyet Raporları Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan Belediyemizin 2025 yılı Faaliyet Raporunun Meclisçe görüşülmesi hususu.
Edirne’de 2 Mart Pazartesi günü başlayan 2025 2026 Eğitim Öğretim Yılı Mahalle Ligi Voleybol Minik Kız İl Birinciliği müsabakalarında Plevne İlkokulu ve Şehit Asım İlkokulu rakiplerini 2-0’lmık skorlarla geçerek finale adlarını yazdırdı.
2025 2026 Eğitim Öğretim Yılı Mahalle Ligi Voleybol Minik Kız İl Birinciliği müsabakalarında üçüncülük maçı Mimar Sinan Spor Salonu’nda yarın saat 10.00’da Tayakadın İlkokulu ve Yüksel Yeşil İlkokulu takımları arasında oynanacak. Saat 11.00’de ise aynı salonda bu kez final maçında Plevne İlkokulu ve Şehit Asım İlkokulu karşı karşıya gelecek.
PLEVNE İLKOKULU
TAYAKADIN İLKOKULU 0-2 PLEVNE İLKOKULU
Yarı final karşılaşmalarının ilki dün saat 10.00’da Mimar Sinan Spor Salonu’nda Tayakadın İlkokulu ile Plevne İlkokulu arasında oynandı. Ali Eryılmaz’ın başhakem, Deniz Toroslu’nun yardımcı hakem, Hilal Öner’in yazı hakemi ve M. Emir Balkaş’ın da skor hakemliği görevini üstlendiği maçın ilk setini Plevne İlkokulu 13-25 önde tamamladı. İkinci seti de 23-25’lik skorla geçen Plevne İlkokulu finale adını yazdıran ilk takım oldu.
Asya Erarslan, Rüya Çıngıl, Nehir Karakayan, Aleyna M. Çepoğlu, Ede Derin Üstünel, Ayşegül Mina Özel, Öykü Asya Güçlü, E. Ada Arpacı, Elif Kocaoğulları, Yade Subaşı
Setler:
13-25
23-25
ŞEHİT ASIM İLKOKULU
ŞEHİT ASIM İLKOKULU 2-0 YÜKSEL YEŞİL İLKOKULU
Yarı final karşılaşmalarının ikincisi dün saat 11.00’de aynı salonda Şehit Asım İlkokulu ile Yüksel Yeşil İlkokulu arasında oynandı. M. Emir Balkaş’ın başhakem, Hilal Öner’in yardımcı hakem,, Deniz Toroslu’nun yazı hakemi veAli Eryılmaz’ın skor hakemliği görevini üstlendiği maçın ilk setini Şehit Asım İlkokulu 19-25 önde tamamladı. İkinci seti de 16-25’lik skorla alan Şehit Asım İlkokulu finale adını yazdıran ikinci takım oldu.
Şehit Asım İlkokulu: 2
Lina Sheikhani, Eric Alhamedi, Hiranur Kocaman,Gönül Naz Kagır, Esma Kurtuldu, Güneş Çalışkan, Yaren Su Bakan, Berfin Ayten, Defne Köselerden, Masal Ekiçci
DSİ Spor’un yer aldığı Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nin (TKBL) 27. haftası geride kalırken, 47’şer puanla ilk iki sıradaki Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri ve Turgutlu Belediyespor ile bir maçı eksik 45 puanlı Zorlu Koleji Samsun Basketbol arasındaki şampiyonluk yarışı sürüyor.
DSİ Spor, ligin 28. haftasında 5 Nisan 2026 Pazar günü averajla ikinci sıradaki Turgutlu Belediyespor ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. Averajla lider Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri’nin bu hafta maçı bulunmuyor. Zorlu Koleji Samsun Basketbol ise bu hafta ligin zayıf ekiplerinden Darıca Basketbol Feneri’ne konuk olacak.
TKBL’DE 27. HAFTA TOPLU SONUÇLAR
Fenerbahçe Gelişim 57-68 Turgutlu Belediyespor
Zorlu Koleji Samsun Basketbol 82-72 İstanbul Gençlik Spor
Edirne DSİ 33-91 Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri
Seçil Kauçuk Mersin Basketball 62-67 Darıca Basketbol Feneri
Edirne Süper Amatör Futbol Ligi takımlarından Lalapaşaspor yıllardır kullanılmaz halde bulunan futbol sahasının yeniden düzenlenmesiyle seyircisine kavuştu.
Sezonun 16. haftasında Osmanlıspor’u konuk eden Lalapaşaspor’u ilk maçında taraftarları yalnız bırakmadı. 4-4 sona eren karşılaşmanın ardından Lalapaşaspor Kulübü’nce sosyal medya hesabından gerçekleştirilen paylaşımda şu ifadelere yer verildi:
“Kendi evimizde ilk maçımız.
Yıllardır kullanılmaz halde olan futbol sahamızı aktif hala getirerek ilk maçımızı Osmanlı Spor ile oynadık.
Olumsuz hava şartları nedeniyle saha açılış törenimizi ertelediğimiz halde tribünleri dolduran ilçemiz siyasi erkanına, gönül vermiş taraftarlarımıza ve takım yemeğimizi alan Yılmaz Dağdeviren’e yönetim kurulumuz olarak teşekkür ederiz.”
Lalapaşaspor, Süper Amatör Futbol Ligi’nin 16. hafta sonunda 27 puanla 4. sırada bulunuyor. 37 gol atıp kelesinde 27 gol gören Lalapaşaspor, ligin 17. haftasında 5 Nisan Pazar günü saat 13.30’da Saraçhane 1 no’lu sahada Çarşı ile karşı karşıya gelecek.
Dün yine bir şafak operasyonu yaşadık. CHP’li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, eşi, kızı ve kardeşlerinin de aralarında bulunduğu 55 kişi, rüşvet ve kara para aklama soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Daha başta eş, kız, kardeş mertebesinde bir gözaltı!
Birkaç gün önce de Uşak Belediyesi’ne yönelik tutuklamalar gündem olmuştu.
CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar sonucu ortaya dökülenler, siyasetin finansmanına bir de siyasetçinin finansmanının eklendiğini gösteriyor. Haksız zenginleşmenin boyutu dudak uçuklatacak boyutta…
Kuşkusuz yargı süreci tamamlanana kadar masumiyet karinesi geçerlidir fakat açığa çıkanların bir kısmı “ateş olmayan yerden duman çıkmaz” deyişini de akla düşürmüyor değil.
Ancak, CHP’li belediyelere yapılan müdahalelerin AKP’nin Mart 2024’de yaşadığı hezimetin, yerel iktidar kaybının sonucu değerlendirmesi de halk arasında yaygın ve silsile operasyonlar nedeniyle de giderek ağır basıyor.
Bunda tutuklamalardan dolayı AKP’ye geçen belediyelerin rolü olduğu gibi, AKP yönetimindeki belediyelerin “sütten çıkmış ak kaşık” izlenimi bırakması yani CHP’li belediyelere yönelik operasyonlardaki gerek usul gerek kapsam açısından mukayese edilemez bir durum da var.
Şüphesiz “senin hırsızın-benim hırsızım” gibi bir karşılaştırma yersizdir ve sorunun özünden uzaklaşmaya yol açar.
Kök sorun, siyasetin finansmanıdır. Yaşananlar, büyüyen ekonomi ve ekonomik koşullara bağlı kökün nasıl derinleştiğini göstermekte; AKP-CHP arasında sadece bir iktidar yarışı olmadığını, ülke kaynaklarını yönetme mücadelesini de yansıtmaktadır.
Devlet yönetimindeki kaynaklar yerele göre çok daha büyüktür fakat yerel yönetimler de halkla ilişkilerde avantajlıdır.
AKP’yi rahatsız eden de bu gerçektir. Yıllarca süren iktidarının temelinde yerel yönetimlerdeki üstünlük önemli bir etkendi.
Bu üstünlük, önce 2019’da İstanbul’un kaybedilmesi ve 2024’te neredeyse büyükşehirlerin tamamının CHP’ye geçmesi ile kaybedildi.
Uzun yılların ardından Manisa (78), Balıkesir (74), Bursa (20), Afyon (79) gibi çantada keklik illeri CHP’nin kazanması, AKP’de travma yarattı.
Operasyonlar sonucu bazı belediyelerin AKP yönetimine geçmesi, bir kısmının “topal ördek” durumuna düşmesi, sebep-sonuç ilişkisini açıkça yansıtmaktadır.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, AKP’ye katılacağına dair iddiaları yalanlamıştı lakin dünkü operasyon bir davet/baskı hakkında şüphe yaratmadı değil.
Nitekim Mustafa Bozbey tutuklanırsa meclis aritmetiği Bursa Belediyesi’nin AKP’ye geçeceğini gösteriyor.
Son yerel seçimlerde halkın CHP’ye teveccühü aslında devlet/toplum yönetiminde AKP’ye kırmızı kart niteliğindeydi. AKP’nin iktidardan düşürüldüğü şeklinde bir okuma da mümkündür.
AKP’nin CHP’ye stratejik bir savaş açtığı ve genel seçimlere böyle hazırlandığı apaçık. Yöntem de siyasetin finansmanı kaynaklı sorunlar üzerinden, yumuşak karından CHP’yi vurmak. Mutlak Butlan davası da stratejinin bir parçası, Damokles’in kılıcı gibi…
AKP’nin CHP’yi itibarsızlaştırma operasyonlarının ülke yönetiminden gayrimemnun toplum kesitinde bir tereddüde, CHP’ye açtığı krediyi geri alma eğilimine yol açtığını göstermiyor kamuoyu araştırmaları.
Öyle anlaşılıyor ki, AKP’nin 23 yıllık iktidarının sonuçlarından mustarip toplum kesiti, CHP üzerindeki tasallutun asıl amacının farkında. Kuvvetle muhtemeldir ki, siyasetin finansmanından kaynaklı sorunları CHP ile sınırlı tutmuyor, ülkenin içinde bulunduğu çok katmanlı ekonomik darboğazın cüzdana yansımalarını AKP ile ilişkilendirebiliyor.
Şöyle de diyebiliriz: siyasetin finansmanından kaynaklı sorunların çözüm bulmasının kolay olmadığının bilincinde toplum kesiti, AKP’nin ülke yönetiminde kalmamasını öncelikli addediyor; ekonomik darboğazın, enflasyonun her geçen gün erittiği asgari ücretin, emekli maaşının ‘ ekonomi yönetimindeki tercihlerden’ kaynaklandığının farkında…
Tüm bunlar CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk iddialarını temize çıkaracak değil kuşkusuz; ancak CHP’nin siyasi kurum niteliğini de gözden kaçırmamak gerekiyor.
Uşak Belediyesi’ne düzenlenen operasyon ve ortaya dökülenler nedeniyle Fatih Altaylı yayınladığı bir videoda: “Ben bu CHP’den bıktım… CHP’yi Atatürk kurdu, bunlar saatlerini bile kuramazlar…” sözleriyle sapla samanı birbirinden ayırmak gerektiğini güzelce vurguladı.
Önemlidir çünkü Atatürk Cumhuriyeti’nin değerleriyle hesaplaşma içindeki çevrelerin “CHP zihniyeti” gevelemesine aşinayız. Düşünce kırıntısından yoksun, CHP’ye vurmanın adeta bir aracı halindeki bu ezber, şimdi de belediyelere yapılan operasyonlarda sıkça karşımıza çıkıyor sosyal medyada.
Oysa CHP siyasi bir kurumdur, köklü bir tarihi, dünya görüşü, temsil ettiği değerler vardır. CHP’yi yöneten elitlerin siyasi hırslarından, tutum ve davranışlarından kaynaklı marazaları Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğinden ayrı değerlendirmek gerekir.
CHP’yi karalamak amacıyla sosyal medyada dolaşıma sokulan videolar o kadar çoğaldı ki, bunun planlı programlı ve bir merkezden yönetildiği izlenimi edinmek hiç zor değil.
CHP kanadından karşı atak videolar da az değil, belediyelere dönük operasyonları boşa çıkarmak üzere dolaşıma sokulduğunu anlamak için kafa yormak gerekmiyor.
Teknolojik olanaklara dayalı, yapay zekâ ürünü propaganda günümüz halkla ilişkilerin bir parçası artık; etki alanı yarattığı da söylenebilir.
Yanı sıra magazinleştirilmiş siyaset de sıkça karşımıza çıkıyor.
Örneğin, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın 21 yaşındaki bir kadınla ilişkisi, bir otelde teşhir ve CHP’yi itibarsızlaştırma amaçlı basılması öyle magazinleştirildi ki tutuklama sebebi yolsuzluk iddiaları geri planda kaldı.
Misal: gazeteci İsmail Saymaz konuyu bir “konuşan kafalar” programındaki heyecanlı analizinde tüm sorunu ahlâksız cinsel ilişkiye indirgedi…
Sevgilisinin kendisinden 21 yaş küçük olması, belediye çalışanı sıfatı, nüfuz kullanarak ilişki gibi gerekçeler, magazinleştirilmiş siyaset, Uşak Belediyesi’ne yönelik ‘rüşvet’, ‘irtikap’ ve ‘ihaleye fesat karıştırma’ iddialarıyla başlatılan soruşturmayı gölgede bıraktı.
Yazının başlığını çarpıcı olsun, dikkat çeksin diye koymadım. Klavyenin başında ısınma turları yaparken Bursa Belediyesi’ne yönelik operasyon ekranlara düşünce girizgâh farklılaştı.
Özkan Yalım’ın kendisinden 21 yaş küçük ve üstelik bir belediye çalışanı ile ilişkisinde ahlâk sorunu görenler için internette dolaşarak seks-i siyaset (siyaset ve seks) hakkında bir araştırma yapayım bari dedim. İlginç bir alan girdiğimi hemen fark ettim.
Öncelikle belirtmek gerekirse: evli ve üç çocuk babası, üstelik dört sevgilisinden bahsedilen Özkan Yalım’ın özel hayatındaki hareketlilik ailesinden başka kimseyi ilgilendirmez.
Efendim, sevgilileri belediye çalışanıymış, bu bir nepotizm, koltuk gücünün istismarıymış, falanmış filanmış…
Sanki bu ülkede nepotizm sıradanlaşmamış, siyasilerin gönül/cinsel ilişkileri nadirmiş gibi Yalım’ı günah keçisi yapmak hem abestir hem de asıl mesele akçeli işleri, yolsuzlukları perdelemektir.
Ayrıca, Yalım ile ilişkide dört sevgilinin (daha kaç var, bilmiyoruz) rıza göstermediğini söyleyebilecek bilgi var mı elimizde?
Özkan Yalım’ın yadırganan yaşamına meşruiyet kazandırmanın peşinde değiliz elbet; ama kök sorunları maskeleyen, böylesi magazin vakaların temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp servis edilmesine de itirazımız var.
Ayrıca, TCK’da 1926’dan gelen suç zina, 1996-1999 yılları arasında, Anayasa Mahkemesi’nin eşitlik ilkesine aykırılık gerekçesiyle, suç olmaktan çıkmıştır. Zina, 2004 yılından beri suç değil, sadece Medeni Kanun’da bir boşanma sebebi.
Konuyu başka açılardan da ele almak icap ediyor tabii; gayret edeceğiz.
Bu bölümü, başarılı bir şovmen, üç genel seçim kazanarak İtalya siyasetine damgasını vuran, dokuz yıl başbakanlık yapan Berlusconi’den bahsederek bitirelim.
Cinselliğe düşkünlüğü ile maruf Berlusconi, mafya ile ilişkisinden rüşvet alma ve reşit olmayan kişilerle fuhuş yapmaya kadar toplam 36 suçlamadan hâkim karşısına çıkmış, 2013’te vergi kaçakçılığından hüküm giymiş bir başbakandır.
Silvio Berlusconi, 23 yıllık eşi Veronica Lario’dan 2009’da resmen boşandı. Boşanma sürecinde İtalya, Berlusconi’nin küçük yaşta kızlara düşkünlüğü, sadakatsizlik iddialarıyla çalkalandı.
83 yaşında Berlusconi’nin, 34 yaşındaki nişanlısından ayrılıp, partisi Forza İtalya’dan milletvekili olan 29 yaşındaki eski modelle sevgili olduğunu duyurması ise, İtalya’da pek yadırganmadı.
Haziran 2023’te 86 yaşında ölen Berlusconi, 6,8 milyar Amerikan doları net servetiyle İtalya’nın en zengin üçüncü kişisiydi.
Tanınmış İtalyan bir şarkı çalarak bitirelim bu bölümü…
Lasciate mi cantare
Bir bölümün tercümesini de tadımlık verelim…
//Çok fazla Amerikanlaşmış sanatçılarınla şarkılar, aşk ve yürekle/Daha çok kadın ve daha az rahibelerle/Günaydın İtalya/Günaydın Maria/Melankoli dolu gözlerinle/Günaydın Tanrım/Biliyorsun bir de ben varım…//
Bakıyorsunuz dünyaya, bir tarafta, “Biz Müslüman’ız, Hıristiyan’ız, Musevi’yiz” diyenler… Diğer tarafta, “Bunlar Müslüman’dır, Hıristiyan’dır, Musevi’dir” diyeneler. Kutsal kitabımız, Kuran’ı Kerim de yazıyor, okuyun görün bakalım, “Biz müslümanız” diyenler gerçekten Müslüman’mıymış?.. “Biz Hıristiyan’ız,” diyenler, gerçekten Hıristiyan mıy mış?.. “Biz “Yahudi” yiz diyenler, gerçekten Tevrat’la gelen, Musevi’ miymiş?.. Müslüman’lık da, Hıristiyanlık’da, Musevi’lik de, Tek Allah’ın dini. Hepsi, insanlık geliştikçe, Yüce Allah’tan insanlığa, medeniyet yolu, haritası. DOĞRU TEKTİR!.. ÇEŞİT ÇEŞİT, MEZHEPLERE BÖLÜNMÜŞ NE MÜSLÜMANLIK, NE HIRİSTİYAN’LIK, NE DE MUSEVİ’LİK OLUR MU?.. “DOĞRU TEK İKEN” DİN MEZHEPLERE BÖLÜNMÜŞ OLURSA, ALLAH’IN DİNİ-YOLU OLMAYACAĞI AÇIK DEĞİL Mİ? O zaman, Kuran zıttı, Hakiki Tevrat zıttı, hakiki İncil zıttı, çeşit çeşit MEZHEPLERE BÖLÜNMEK, KİMİN YOLU OLUR, çok açık değil mi?.. MEZHEPLERE BÖLÜNMEKLE, İNSANLIK, TEK ALLAHIN DEĞİL DE “KİM” in YOLUNA SAPMIŞTIR, belli değil miİ?.. EY DÜNYA!.. KURAN’I KERİM’DE YAZIYOR, 15 ASIRDIR OKUYUP ÖĞRENMEK ÇOK MU ZORDU?.. BAKIN DÜNYANIN MEZHEPLERE BÖLÜNMÜŞ ÜLKELERİNE!.. ŞEYTAN ONLARI NE DURUMA SOKMUŞ?.. Allah’ın niçin korumadığına bakın, anlarsınız!.. Birbiriyle, YIKIMINA dalaşanları televizyonlarda seyrediyoruz ya!.. 15 asırdan beri öğrenseler miş, okuyup, beyinleri neredeymiş?.
AKIBET, YAZIYOR İŞTE… DÜNYADA BU ARALAR NELER OLUYOR, TEMEL GERÇEĞİ:
Kuran’ı Kerim. Sure 11/Ayet 18: Allah’a ortak koşmak veya çocuk isnat etmek suretiyle, O’na yalan uydurandan daha zalim kimdir? Onlar Rablerine arzedilecekler, şahitler ve organları “İşte bunlar Rablereri hakkında yalan söyleyenlerdir” diyecekler. Bilin ki, Allah’ın lâneti zalimler üzerinedir. 30/ 31: Yalnız O’na yönelin ve O’ndan korkun; Allah’ın rızasına göre davranın, namaz kılın ve Allah hakkında yalan uyduranlardan olmayın! 30/32: Ki onlar, dinlerini darmadağın etmiş, mezheplere ayrılmışlardır. Bunlardan her fırka, saadetinde oldukları batıl dini, hak din zannıyla aldanıp sevinmektedirler.
11/1, 2: Kısa yorumla: Kuran’ı Kerim, tek Allah’tan başkasına ibadet etmeyesiniz diye size gönderilmiş bir kitaptır.
“Allah hakkında yalan uyduranlar ve gerçeği Kuran’dan okumadıkları için, yalancılara uyanlardan daha zalimi yoktur!..” diyor Rabbimiz. Bakın dünya ülkelerine, bu zalimlere verilen süre bitmiş mi acaba?.. Ayet: 48/7: Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah azizdir, hakimdir.
Edirne’de, tadilat atıklarını usulsüz döktüğü tespit edilen işletmeye, 100 bin TL ceza uygulandı.
Edirne Belediyesi ekiplerinin çevre kirliliğine karşı yürüttüğü denetimler kapsamında tarafından, bir işletmeye ait tadilat atıklarının usulsüz şekilde döküldüğü tespit edildi. Çevreye zarar veren işletmenin sahibine, “çevreyi kirletmek” suçundan 100 bin TL cezası uygulandı.
Edirne Belediyesi’nden yapılan açıklamada inşaat ve hafriyat atıklarının gelişigüzel bırakılmasına karşı denetimlerin artarak devam edeceği belirtildi.
Edirne’de, iki motosikletin çarpıştığı kazanın ardından çıkan kavgada, sürücülerden E.E., diğer sürücü S.Ç.’yi bıçakla yaraladı.
Kaza, Bostanpazarı Caddesi’nde meydana geldi. S.Ç. yönetimindeki 22 AFC 690 plakalı motosiklet, cadde üzerinde E.E.’nin kullandığı 22 ABZ 469 plakalı motosikletle çarpıştı. Kazada, S.Ç.’nin kullandığı motosiklette yolcu P.Ç. yaralanırken, sürücüler arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken, E.E. belinden çıkardığı bıçakla S.Ç.’yi yaraladı.
İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı yolcu P.Ç. Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi’ne, bıçaklanan sürücü S.Ç. ise ambulansla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.
E.E.’nin gözaltına alındığı olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Kapıkule’nin karşısında yer alan Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda Türk ve Bulgar vatandaşı iki kinin bulunduğu minibüste kaçak silah, mühimmat ve çok sayıda sigara ele geçirdi.
Türkiye’den Bulgaristan üzerinden Hollanda’ya gitmek üzere sınır kapısına gelen yabancı plakalı bir yolcu minibüsü risk analizi sonucu detaylı aramaya alındı. Bulgaristan vatandaşı bir sürücünün kullandığı araçta, Türk vatandaşı H.Y.’nin de yolcu olarak bulunduğu öğrenildi. İki kişinin de “beyan edilecek bir şeyleri olmadığı” yönündeki ifadelerine rağmen yapılan aramada ciddi miktarda kaçak eşya ortaya çıkarıldı.
Gümrük görevlileri, aracın ön yolcu koltuğu altı ve yolcunun kişisel bagajında toplam 9 bin 800 adet (490 paket) bandrolsüz sigara buldu. Aramanın devamında, aracın ikinci sıra koltuklarında gizlenmiş bir tabanca ile birlikte sigara kutusu içerisine saklanmış 6 adet mermi ele geçirildi. Ayrıca arka koltukta bulunan çantada da 7 adet mermi içeren bir şarjör tespit edildi.
Ele geçirilen tabanca, mühimmat ve kaçak sigaralar ile suçta kullanıldığı değerlendirilen minibüse el konuldu. Olayla ilgili olarak Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde soruşturma başlatıldı.
46 yaşındaki Türk vatandaşı H.Y., ülke sınırlarından izinsiz şekilde silah ve mühimmat geçirmeye çalıştığı gerekçesiyle şüpheli sıfatıyla hakkında işlem başlatıldı. Ayrıca ele geçirilen kaçak sigaralar nedeniyle şahıs hakkında idari yaptırım süreci de uygulamaya konuldu.