BİR PROJEDEN FAZLASI

Geçen yıl 7 Temmuz 2025’te bu köşede “Lavanta – Bal” başlığıyla Çallıdere’nin mor tarlalarından, meşe gölgelerinden ve kadın emeğinin sabrından söz etmiştim.

O gün yazdıklarım bir gözlemdi.

Bugün yazacaklarım bir sonuç.

Aradan henüz sekiz ay geçti.

Geçtiğimiz hafta “Çallıdere Balı’nda Dev Adım!” başlığıyla haberini yaptığımız gelişme, o gün meşe ağaçlarının gölgesinde dinlediğimiz hayalin vücut bulmuş hali aslında.

Trakya Kalkınma Ajansı desteğiyle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında yaklaşık 5 milyon liralık bir projeyle Lalapaşa Kadın Emeği Girişimciler Üretim ve İşleme Kooperatifi üretimde yeni bir sayfa açıyor.

Ama bu bir “hibe haberi” değil.

Bu, kırsalda kadın emeğinin ciddiye alınmasının haberi.

**

Geçen yıl ilkbaharda Çallıdere’nin en yüksek kesimlerinde lavanta tarlalarının kıyısında otururken Kooperatif Başkanı Gönül Danışman’ın anlattıkları hâlâ kulağımda.

Bal ormanları…

Yangın görmüş, vasfını yitirmiş alanların yeniden üretime kazandırılması…

Binlerce adaçayı, ıhlamur, lavanta, kekik, biberiye…

Ve bir cümle:

“Bal sadece bir ürün değil, bir ekosistem meselesi.”

Haklıydı.

Bugün açıklanan projede lavanta, adaçayı, biberiye ve kekik üretiminin modern tekniklerle geliştirilmesi; arıcılıkla entegre edilmesi; markalaşma ve sürdürülebilir gelir modeli oluşturulması hedefleniyor.

Yani mesele daha çok bal üretmek değil.

Daha akıllı, daha planlı, daha katma değerli üretmek.

**

Geçen yıl yazımda kendi kendime sormuştum:

“Bu heyecan sürdürülebilir mi?”

Cevap sekiz ayda geldi.

2023’te dünya çapında bir bal yarışmasının ön elemesini kazanmış bir üretimden söz ediyoruz.

Ürünler İstanbul Havalimanı’nda satılıyor.

İSTOÇ üzerinden yurtdışına gidiyor.

Mısır Çarşısı’nda etiketleri var.

Ama asıl mesele pazar değil.

Asıl mesele şu:

Kırsalda kadınlar artık sadece üretmiyor.

Model kuruyor.

**

Edirne’nin yıllardır konuştuğu bir gerçek var:

Genç nüfus gidiyor, köyler boşalıyor, üretim azalıyor…

Peki tersini mümkün kılan örnekler yok mu?

Çallıdere bunun küçük ama güçlü bir cevabı olabilir.

Çünkü burada üç başlık bir araya geliyor:

Bilim: Akademik destek, analizler, laboratuvar çalışmaları.

Doğa: Bal ormanları, aromatik bitkiler, sınır hattının zengin florası.

Kadın emeği: Israr, sabır ve organizasyon becerisi.

**

Dev adım denilen şey para miktarı değil.

Dev adım, 2021’de atılan küçük bir imzanın bugün kurumsal bir yapıya dönüşmesi.

Ve belki de en önemlisi şu:

Bu hikâye bir hibe dosyasının satır aralarında kalacak türden değil.

Bu, bir projeden fazlası!

WELCOME THE RAMAZAN…

Geçtiğimiz günlerde Bülent Arınç bu dönemde insanların dinden (İslamiyet’ten) niçin ve nasıl uzaklaştığını açık seçik dile getirdi. Gerçekten AKP ile geçen bu 23 yılda ülkemizde İslamiyet önceleri özellikle başörtüsü/türban tartışmaları ile bir yükseliş dönemi yaşamıştı. Sonrasında sadece türbanın İslami bir değer olarak yeterli olmadığı, asıl değerlerin toplumsal ahlak olduğu ve AKP’ yönetiminin bu değerlerden hızla uzaklaştığı görüldükçe Sayın Arınç’ın kaygılarının hiç de küçümsenmeyecek boyutlarda olduğunu gören gözler görüyor… Üstelik iktidardakiler de görüyor..

***

Özellikle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Bey’in kendi dünyasında şekillendirdiği laiklik anlayışı çerçevesinde okullarda gündeme getirdiği yeni çıkışlarla varmak istediği eğitim düzeni aklı başında tüm Müslümanları da rahatsız ediyor. Ya da etmeli…

Bu kafa ile bu ülkede Müslüman sayısının bir kişi bile artması mümkün değildir. Bu olsa olsa bilimsel eğitimin biraz daha geriye itilmesi ve bir neslin daha heba edilmesinden başka bir işe yaramaz.

Güncel örneklerle anlatmak gerekirse; okullarda çocuklara içme suyunu bile veremezken, tuvaletlerine tuvalet kağıdı, sabun, havlu peçete koyamazken, sınıflarını ısıtamazken, – örneğin Enez’de- okul asansörlerini çalıştıramazken, lise seviyesine gelmiş öğrencilerin bile okuma/yazması yeterli değilken, okullarda kitap okuma yüzdesi – öğretmenler dahil – %2 seviyesindeyken, zamanında alınmış kano gibi, seramik fırını gibi, bisiklet gibi eğitim malzemeleri depolarda çürümeye bırakılmışken, eğitim sistemi içerisinde istihdama dönük pek çok yapılacak iş varken okullarda ramazan karşılaşması için yönlendirmeler yapmak popülizmdir. Üst makamlara ve bağlı olduğunuz cemaatlere mesaj vermektir. Başka hiçbir işe yaramaz. Hele Trakya’da hiç alkış almaz.

***

Bakan bey, bu girişimi ile şimdi, ramazanı, teravih namazını, kandil gecelerini ve İslamiyet karşıtları ile önceki zamanlarda yapılmış tartışmaları diyanet makamını, cemaatleri tekrar gündeme getiriyor. Bu tartışmalara girildikçe de İslamiyet kan kaybediyor.

Hele ülkemizdeki ekonomik, sosyal çöküşünün, hırsızlıkların, israfın, kayırmacılığın, fuhuşun, uyuşturucunun, yasadışı kumarın, üretmeden görgüsüzce zenginleşenlerin, tacizlerin, kadın cinayetlerinin pik yaptığı, uyuşturucu baronlarının ülkemizi mesken tuttuğu, yani ülkemizin İslami değerlerinden hızla uzaklaştığı bir dönemde okullarda ramazana “Hoş geldin” demek Milli Eğitimin görevi değildir. Bu “Cambaza bak, cambaza” aldatmacasının okullardaki versiyonudur.

***

Ramazan ayı, inanmış Müslümanların kutsal olarak kabul ettikleri Müslüman olmasalar da hatta dinsiz olsalar da bu ülkede yaşayan tüm insanların saygı duydukları hatta geleneklerini, iftarlarını, pidesini, davullarını, bayramlarını kardeşçe paylaştıkları ve bundan da hiç gocunmadıkları bir aydır. O nedenle kaynaşmak, birlikte yaşama kültürünü pekiştirmek varken huzura çomak sokmayın. Yeni tartışmalar açmayın. Kutuplaştırmalar yaratmayın..

Ya da kendi çocuklarınızı yabancı ülkelerde veya ramazan ayını “Welcome Ramazan” yazarak karşılayan özel okullarda okutmayın. Dürüst olun, samimi olun…

ASIL YAŞAM

Medeniyet deyince, lüks ve doğanın katledilmesi pahasına, israflı üretim ve tüketimi; modayı, kat kat oto yolları, atom bombasını, zehirli tarımı, lüks otomobilleri, üretmeden ranttan geçinmelerin yaygınlaşmasını, dikine binaların 35 inci katında oturmaları, köyüne, doğasına, hayvanlarına sırt çevirmeleri,  MEDENİ GELİŞME OLARAK GÖRMÜYORUM!..

Bunların hepsi, insan fıtratına aykırı bir yaşam tarzı getiriyor. İnsanı ruhunu törpüleyen, fiziki köleliğin konfor zokası hepsi!..
İnsanlar, doğal bereketler içinde, şükürlü, sade, sakin, vitaminli, oksijenli, hayvanlı, ağaçlı, meltemli, hatta yamalı, ama sevgi, saygı içinde huzurlu, sağlıklı yaşamaları “ASIL MEDENİ YAŞAM” OLMAZ MI?..
(Cehaleti terk etmiş, köy yaşamını kastediyorum.)
Modern, SÜSLÜ DAYATMALAR, eğitimden tutun da, YAŞAM TARZI OLARAK, HER ANIMIZI SUNİLEŞTİRİP, ZORLAŞTIRIMIYOR MU?..
İnsanın yaratılış gayesine zıt olan suni, modern tasmalar, ruhsal gelişimi yok etmiyor mu?..
Ruhsallık iptal, sadece fiziki yaşamın suniliğinde, insanı robotlaştırmıyor mu?..
Üretim ve tüketim güçlerinin tasmasında, özgürlük yitirilmiş olmuyor mu?..
Bu, “SAĞMAM, KÜRÜMEM, ELİMİ NASIRLANDIRMAM, ALNIMI TERLETMEM!..” diye, KÖYÜN DOĞASINI TERK EDİP, ŞEHİRLERDE TOPLAŞAN, MODERN gidişin, NEGATİF YAŞAM TARZI OLDUĞU BESBELLİ, DEĞİL Mİ?..

(Kara cahil, şükürsüz, beyin iptal, köy yaşamından kurtularak, ama…)

Kuran’ı Kerim. Sure 47/Ayet 9:
Bunun sebebi, Allah’ın indirdiğini beğenmemeleridir. Allah’ta onların amellerini boşa çıkarmıştır.
15/81: Biz onlara mucizelerimizi vermiştik; fakat onlardan yüz çevirmişlerdi.
36/60, 61, 62: “Ey Âdemoğulları, ben size and vermedim mi: “Şeytana tapmayın, o sizin apaçık düşmanınızdır; bana tapın, doğru yol budur!” diye.
Böyle iken: Yamin ederim ki o, içinizden çoğunuzu aldattı, aklınız yok muydu?

EDİRNE BELEDİYE BAŞKANLIĞI

MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ BİLGİ İŞLEM BİRİMİNE BİLGİSAYAR YEDEK PARÇA, SARF MALZEME VE NALBURİYE MALZEMELERİ MAL ALIMI İŞİ

Mali hizmetler müdürlüğü bilgi işlem birimine bilgisayar yedek parça, sarf malzeme ve nalburiye malzemeleri Mal Alımı işi mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
 İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

İhale Kayıt Numarası (İKN):2026/311891
1- İdarenin
1.1. Adı:EDİRNE BELEDİYE BAŞKANLIĞI – MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ
1.2. Adresi:EDiRNE BELEDiYE BAŞKANLIĞI – MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ EDİRNE MERKEZ/EDİRNE
1.3. Telefon numarası:02842129926
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/


2- İhalenin

2.1. Tarih ve Saati:05.03.2026 – 11:00
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres:Edirne Belediye Başkanlığı Destek Hizmetleri Müdürlüğü Satın Alma Birimi Babademirtaş Mahallesi Tekkekapı Caddesi Saraçhane Mevkii Ek Hızmet Bınası No:1 22020 – MERKEZ / EDİRNE 22020 Babademirtaş Mah. – EDİRNE MERKEZ / EDİRNE


3- İhale konusu mal alımının

3.1. Adı:Mali hizmetler müdürlüğü bilgi işlem birimine bilgisayar yedek parça, sarf malzeme ve nalburiye malzemeleri Mal Alımı işi
3.2. Niteliği, türü ve miktarı:61 Kalem Mal Alımı işi
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer:Mali Hizmetler Müdürlüğü
3.4. Süresi/teslim tarihi:Sözleşme imzalandıktan sonra (20) yirmi gün içerisinde teslim edilecektir.
3.5. İşe başlama tarihi:Sözleşme İmzalandıktan Sonra


4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.
4.1.5. Yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajından yararlanmak isteyen istekliler tarafından sunulacak yerli malı belgesi

4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.



5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecek olup yerli malı teklif eden yerli istekliye ihalenin tamamında % 15 (yüzde on beş) oranında fiyat avantajı uygulanacaktır.

7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.

8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.

9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.


10- Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.

11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.

13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 45 (KırkBeş) takvim günüdür.

14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

15- Diğer hususlar:


Teklif fiyatı ihale komisyonu tarafından aşırı düşük olarak tespit edilen isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2405983)

Tunca Köprüsü kapatıldı, tesisler boşaltılıyor!

Olgay GÜLER

Edirne Valisi Yunus Sezer, Arda ve Tunca Nehirleri’ndeki debi artışıyla birlikte Meriç Nehri’nde su seviyesinin yükseldiğini, bu nedenle çevresindeki tesislerin boşaltılmaya başlandığını söyledi.

Vali Sezer, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ve kurum müdürleriyle, Arda, Meriç ve Tunca Nehirleri’ndeki taşkın riskiyle ilgili toplantı gerçekleştirdi. AFAD İl Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantı sonrası Vali Sezer, basın açıklaması yaptı.

‘TUNCA VE ARDA’NIN GERİ TEPMESİLYE MERİÇ NEHRİ’NDE YÜKSELME SÖZ KONUSU’
Nehirlerdeki yükselmenin özellikle yerleşim yerlerini tehdit edip etmediği ve alınacak tedbirler noktasında süreci yakından takip ettiklerini söyleyen Vali Sezer, “Bugüne kadar birkaç toplantı yapmıştık, ancak durumun aciliyetine binaen bugün bir toplantı daha gerçekleştirdik. Özellikle Arda Nehri’mizde debi 552 metreküpe ulaşmış durumda. Tunca Nehri’nde ise aşağı yönlü bir düşüş var; 212 metreküplerden 197 metreküplere geriledi. Ancak bu iki nehrin Meriç’te birleşmesiyle birlikte Meriç Nehri’nde debi 950 metreküpler seviyesinden 1.365 metreküpe kadar yükseldi. İpsala bölgesinde ise 1.456 metreküp seviyelerine ulaşmış durumda. Bu ne anlama geliyor? Kirişhane bölgesinde ilk kez 1.365 metreküp seviyesini gördük. Meriç Nehri’ndeki suyun yükselmesi nedeniyle, Tunca Nehri’yle birleştiği noktada geriye doğru bir tepmek söz konusu. Dolayısıyla Meriç ve Tunca nehirleri arasında kalan ada kısmında taşkın riski oluşmuş durumda” dedi.

‘TUNCA KÖPRÜSÜ’NÜ İKİNCİ TALİMATA KADAR TRAFİĞE KAPATACAĞIZ’
Kentin Karaağaç Mahallesi ile ulaşımını sağlayan Tunca ve Meriç Köprüsü arasındaki adada, tesislerin, taşkın riskine karşı tahliye edilmeye başladığını belirten Sezer, “Özellikle bu bölgede bulunan tesisler; polis evi, öğretmenevi, DSİ tesisleri, askeri alan ve üniversite çevresinde suyun geriye basma riski söz konusu. Bu nedenle bu geceden itibaren gerekli tedbirleri alarak tahliyeleri gerçekleştireceğiz. Ayrıca Tunca Köprüsü’nü de ikinci bir talimata kadar trafiğe kapatacağız. Diğer taraftan, Arda Nehri üzerinde bulunan üç baraj var. Türkiye’ye yakın olan iki barajda doluluk oranı yüzde 100 seviyesine ulaşmış durumda. Bu nedenle üç kapaktan su salınımı yapılıyor. Bulgaristan tarafında bu suyun tutulma imkânı yok. Bu suların Türkiye’ye ulaşması zaman alıyor ve bunun etkilerini önümüzdeki süreçte göreceğiz” diye konuştu.

‘ŞEHİR MERKEZİ İÇİN TAŞKIN BEKLENTİMİZ YOK’
Şehri taşkınlara karşı koruyan yazlık ve kışlık seddelerin aşılması için debinin 2.200 metreküplere ulaşması gerektiğini dile getiren Sezer, “Şu an itibarıyla böyle bir beklentimiz yok. Ancak buna rağmen tüm tedbirlerimizi alıyoruz. Az önce İçişleri Bakanımızla ve AFAD Başkanımızla görüştüm. DSİ Bölge Müdürlüğümüz, DSİ Genel Müdürlüğümüz ve Tarım Bakanlığımız süreci yakından takip ediyor. Gerekli iş makineleri bölgede hazır bekliyor. Yazlık setlerde zaman zaman yıpranmalar oluyor; bunlarla ilgili güçlendirme çalışmalarımız sürüyor. Tahliye botları ve diğer ekipman takviyeleriyle de olası bir taşkına karşı hazırlıklarımızı artırıyoruz.
Şu an için şehir merkezine yönelik bir taşkın beklentimiz yok. Ancak süreci anbean izliyoruz ve gelişmeleri vatandaşlarımızla paylaşacağız” şeklinde konuştu.

ESKİ ELEKTRİK BİNASI 24 SAAT AÇIK TUTULACAK

Öte yandan Tunca Köprüsü girişinde bulunan Eski Elektrik Fabrikası da Edirne Belediyesi tarafından sahada görev yapan ekipler için 24 saat açık tutulacak.

Dışarıdan gelecek olan destek ekipleri de bu noktada konuşlandırılacak.

Emeklilerden ‘mücadele’ mesajı

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi ve Edirne Emekliler Derneği tarafından, ülke genelinde açlık sınırının altında yaşamaya çalışan emeklilerin sorunlarının masaya yatırılması amacıyla ilk kez ‘Emekli Çalıştayı’ gerçekleştirildi.

Belediye ve Edirne Emekliler Derneği işbirliğinde Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen çalıştaya, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof.Dr. Mehmet Akalın, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda emekli katıldı.

‘GÜÇLÜ ŞEHİR, EMEK VERENE SAHİP ÇIKAN ŞEHİRDİR’

Çalıştayda konuşan Edirne Belediye Başkanı Gencan, alın terinin, emeğin ve sabrın ne demek olduğunu en iyi emeklilerin bildiğini belirterek, “Bugün birçok emeklimizin geçim hesabı yapmak zorunda kalması yalnızca ekonomik bir mesele değildir. Bu bir adalet meselesidir. Emekli olmak hayattan çekilmek değildir. Emekli olmak birikimin, deneyimin ve onurun korunması demektir. Biz Edirne’de bu onuru korumayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Ekonomik şartların zorlaştığını hepimiz görüyoruz. Ama biz Edirne’de ‘Neden böyle oldu?’ tartışmasına takılıp kalmıyoruz. Biz burada ‘ne yapabiliriz?’ sorusuna odaklanıyoruz. Bu anlayışla askıda ekmek, askıda et, askıda fatura, askıda iftar uygulamalarımızı bir kampanya değil, sistemli bir dayanışma modeli olarak hayata geçirdik. Kent lokantası ile sağlıklı ve uygun fiyatlı yemeğe erişimi mümkün kıldık. Sosyal tesislerimiz ve halk kafelerimizle emeklilerimizin bütçesine nefes olmaya devam ediyoruz. 65 yaş ve üzeri emeklilerimize yönelik hayata geçirdiğimiz ‘Emekli Dayanışma Desteği’ kapsamında başvurularımızı tamamladık. Destek ödemelerini Ramazan ayı içerisinde emeklilerimize ulaştıracağız. Bu destek yalnızca maddi bir katkı değildir. Yalnız değilsiniz demenin somut karşılığıdır. Ve çok yakında emekli lokalini de Edirne’ye kazandırıyoruz. Burada asıl mesele yaptıklarımızı anlatmak değil. Bu birinci emekli çalıştayı, bu salondan çıkacak her görüş, her öneri, her eleştiri bizim için bir not değil, bir sorumluluktur. Emeklilerimiz Edirne’de sadece destek alan değil, karar süreçlerine yön veren bir güçtür. Edirne’de kimseyi yalnız bırakmadan, elinin kıymetini koruyan, dayanışmayı büyüten bir kent olmaya hep beraber devam edeceğiz. Çünkü güçlü şehir emek verene sahip çıkan şehirdir” dedi. 

‘EMEKLİ EK GELİR OLMADAN HAYATINI İDAME ETTİREMİYOR’

CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan da, devletin asli görevinin vatandaşının daha huzurlu ve rahat şekilde yaşamasını sağlamak olduğuna dikkat çekerek, “Çünkü bu devletin sahibi, bu vatandaştır. Bunu her yerde ifade ettik ama en sonunda sizlerin de anladığı üzere bizim de ifade ettiğimiz üzere bu işe iktidarın ve ortağının siyasi baktığını, insani bakmadığını zaman içerisinde bu çabalardan sonra görmüş olduk. Emekli bir şekilde bir yerden ek gelir olmadan hayatını idame ettiremiyor. Kiralar alabildiğince zaten büyümüş, evi olmayan emeklinin vay haline. Belediyemiz, bütçesiyle elinden ne geliyorsa bunu yapmaya çalışıyor. Emekliye para vermek değil olay. Olay maliyeti azaltmak, daha rahat yaşamasını sağlamak üzere neler yapabiliriz? Ne gelişmeler oluşturabiliriz. O yüzden çok değerli buluyorum bu çalıştayı” diye konuştu.

‘EMEKLİNİN EN BÜYÜK SORUNLARINDAN BİRİSİ ENFLASYON’

İYİ Parti Milletvekili Prof.Dr. Akalın da, ülke genelinde emeklilerin yüzde 70’e yakınının ya çalıştığını, ya da iş aradığını kaydederek, “Ülkemizin sorunları var. Emeklilerin de sorunları var. Bu iki şeyi birbirinden ayırmamız mümkün değil. Tabii ki emeklileri ilgilendiren sorunlar var. Bunun başında da enflasyon geliyor. Yani kısa vadede enflasyon geliyor ve uzun vadede de sistem geliyor. Emeklilerin sorunları var. Çözümü bir kişinin elinde. Enflasyon Türkiye’nin ekonomik olarak içinde bulunduğu veya karşı karşıya olduğu en büyük problem. Enflasyonla mücadele etmenin yöntemleri var. Enflasyonu kontrol etmediğiniz sürece emekli maaşlarını 100 bin lira yapsanız ne olur? Hiçbir anlamı yok. Bakın bu sistem değişmediği sürece biz emekliyi de, memuru da, belediyeleri de her şeyi tartışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin en temel sorunu sistem sorunudur. Bu sistemi biz değiştirmediğiniz sürece bu çalıştayları istediğimiz kadar yapalım. Hiçbir anlamı yok” ifadelerini kullandı.

‘CHP İKTİDARINDA EMEKLİ NEFES ALACAK’

CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı da, emeklilerin bugün yoksullukla boğuştuğunu belirterek, “Milyonlarca emekli maaşı açlık sınırının altında kalmış durumda. Bir emekli maaşı kira, elektrik, doğal gaz, su, gıda ve ilaç giderini karşılayamaz durumdadır. Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo bilinçli tercihin sonucudur. Bu tablo 23 yıllık AKP iktidarının yanlış ekonomi politikalarının üretimden kopuşunun ve sosyal adaleti zedeleyen anlayışın ve bilinçli bir tercihin sonucudur. Cumhuriyetimizin alın teriyle kurduğu fabrikalar birer birer özelleştirilerek satıldı. Üreten Türkiye anlayışı terk edildi. Sanayiden tarıma, kamudan stratejik tesislere kadar pek çok alanda üretim gücümüz zayıflatıldı. Üretimden koptukça yoksullaştı. Gelir dağılımı bozulmuş, adalet duygusu tamamen zedelenmiştir. Bir zamanlar emekli maaşıyla ev alınabiliyordu, çocuk okutulabiliyordu, araba alınabiliyordu. Bugün ise emekli maaşıyla maalesef ay sonu bile getirilemiyor. CHP iktidarında emeklilerimiz rahat bir nefes alacak, emekli maaşları insanca yaşam seviyesine çıkarılacak, en düşük emekli maaşı yoksulluk sınırının üzerine taşınacaktır” dedi.

‘MÜCADELEMİZ HEP BİRLİKTE DEVAM EDECEK’

Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz ise herkesin bir gün emekli olacağını söyleyerek “Onun için kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz. Emekliler haklarını alana kadar insanca yaşama kavuşana kadar Edirne olarak üstümüze düşeni yapmaya çalışacağız. Şöyle düşünüyoruz; Edirne’den tüm Türkiye’ye ses getirmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Bu mücadelemizle hep birlikte devam edecektir” şeklinde konuştu.

‘İNSANCA YAŞAM HAKKI BİRLEŞİK MÜCADELEYLE KAZANILACAK’

Tüm Emekliler Sendikası Edirne Temsilcisi Hasan Kılıç da, emeklilerin yaşadığı yoksulluğun kader olmadığını, sorunun bizzat düzen ve tek adam rejimi olduğunu kaydetti. Kılıç , “Emekli maaşlarının açlık sınırının altına inmesi, bir zorunluluk değil emeği değersizleştiren, sermayeyi önceleyen siyasal tercihlerin sonucudur. Bugün yaşadığımız tablo gençlerin işsizliğe ve güvencesizliğe, kadınların yoksulluğa ve eşitsizliğe mahkum eden, emeklileri ise sefalet ücretine razı etmeye çalışan bir yönetim anlayışının ürünüdür. Bu nedenle mücadelemiz yalnızca maaş talebi değil; bu adaletsiz düzene ve tek adam rejimine karşı kamucu, halkçı ve eşitlikçi bir toplumsal düzen mücadelesidir. Emeklilerin ayrıca insanca yaşamak hakkı işçiler, emekçilerle, gençlerle ve kadınlarla birlikte görüştürülecek birleşik mücadeleyle olacağına inanıyoruz” diye konuştu.

‘Er Meydanı’nın Geleceği’ masaya yatırıldı

Olgay GÜLER

UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’nin yapıldığı Er Meydanı’nın, Sarayiçi’nin dışında taşınması güncelliğini korurken, Edirne Kent Konseyi’nin (EKK) tarafından ‘Er Meydanı’nın Geleceği’ başlıklı forum gerçekleştirildi.

Edirne Kent Konseyi tarafından 37. Olağan Genel Kurul kapsamında “Kırkpınar Yerleşim Alanı Forumu: Er Meydanı’nın Geleceği” başlıklı toplantı gerçekleştirildi. Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen forumda, Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yerleşim alanının mevcut durumu, planlama süreçleri ve Er Meydanı’nın geleceği ele alındı.  Etkinliğe; Edirne Belediye Başkan Vekili Cenk Ergüden, Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir, muhtarlar, Kent Konseyi üyeleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Forumda; Edirne Kent Kültürü ve Bilincini Geliştirme Merkezi Derneği Başkanı Ender Bilar, Şehir ve Bölge Plancısı ve Edirne Belediyesi eski Başkan Yardımcılarından Namık Kemal Döleneken, Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği Kurucu Başkanı Hüseyin Erkin ile Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği (EÇGD) Başkanı Ayten Eren konuştu.

‘AĞALIK TARİHSEL KİMLİĞİ VE RİTÜELLERİ TAŞIMA YÜKÜMLÜLÜĞÜDÜR’

Forumda konuşan Edirne Kent Kültürü ve Bilincini Geliştirme Merkezi Derneği Başkanı Bilar, kültürel mirasın korunmasının yalnızca yapıların ayakta kalması anlamına gelmediğini belirterek, “Mirasın korunması yalnızca fiziksel unsurların muhafazası anlamına gelmez; doğru temsil edilmesi, ticarileşme ve siyasallaşma baskılarından uzak biçimde, özgün kimliğiyle gelecek kuşaklara aktarılması da aynı ölçüde önem taşır. Kırkpınar kapsamında verilen ağalık unvanı da bu sorumluluğun önemli bir parçasıdır. Ağalık, sembolik bir paye olmanın ötesinde, geleneğin tarihsel kimliğini, ritüellerini ve kurumsal hafızasını koruyarak geleceğe taşıma yükümlülüğünü içerir” dedi.

‘KIRKPINAR’IN MERKEZİ KONUMU TARTIŞILIYOR’

Kırkpınar’ın kurumsal kimliğinin bireysel çıkışların gölgesinde kalmaması gerektiğini dile getiren Bilar, “Kişisel kimliğin ve bireysel görünürlüğün, Kırkpınar’ın kurumsal kimliğinin önüne geçmesi, geleneğin temsil gücünü zayıflatmaktadır. Nitekim geçmişte Türkiye Başpehlivanı unvanının seçilme mekânının Ankara’ya taşınması yönünde girişimler olmuştur. 2023 yılında; Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliği Başkanı TRT Spor’a yaptığı konuşmasında ‘yağlı güreş denildiğinde iki yer aklıma gelir. Biri Elmalı diğeri Kurtdereli güreşleridir.’ demesi manidar değil midir?” şeklinde konuştu.

‘GÜREŞLER BÖLGEDEN ÇIKARILMALI’

Genel kurulda konuşan EÇGD Başkanı Ayten Eren, Edirne’de herkesin Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin değerini bildiğini ve tartışmanın Sarayiçi Er Meydanı’nın taşınması ile ilgili değil; Edirne Sarayı ve ona ait Has Bahçesi’nden oluşan bütünlüklü alanın parçalanması olduğunu söyledi. Has Bahçe’ye kurulan Kırkpınar Stadyumu’nun Sarayiçi’nin ruhuna, tarihi dokusuna ve doğasına uygun olmadığını belirten Eren, “Kırkpınar güreşleri hızlı biçimde bu bölgeden çıkarılmalıdır. Osmanlı sarayının has bahçesi, mevcut yasalarımıza göre bilimsel açıdan korunmalıdır. Geleceğe aktarılması için tüm imkanlar devreye sokulmalıdır. Has Bahçe’nin birinci derecede arkeolojik sit alanı ilan edilmesini talep ediyoruz. Tüm kurumları ve yöneticileri duyarlı olmaya ve gereğini yapmaya davet ediyoruz. Böyle bir üst yazı hazırlayıp 2 bin tane imza topladık. Bunu teslim ettik ama dönemin valisi yapacağı bir şey olmadığını söyledi” dedi.

‘ER MAYDANI’NIN ÇOK AMAÇLI KULLANMAMIZ GEREKİYOR’

Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği Kurucu Başkanı Hüseyin Erkin de, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Olimpiyatlar kadar önemli olduğuna dikkat çekerek, “Biz, dernek olarak üniversite ile birlikte 2-3 kez sempozyum düzeyinde çalışma yaptık ama gerisi gelmedi. Çok basit düzeyde yazılmış kitaplar var ama özellikle Osmanlı’da yağlı güreşin nasıl şekillendiğini, neler yapıldığı herhangi bir şey ortaya konamadı. Bizim burayı çok amaçlı kullanılan hale getirmemiz gerekiyor. Örneğin; ben futbol sahası olması açısından ilimizin kıymetli hakemi Özgür Yankaya’yı da buraya götürdüm. Boyutunu ölçtük. Şu anda standart bir futbol sahasına dönüşebiliyor. 25 Kasım Stadımızın faaliyetine son verildi. Burasını çoklu hale getirmek gerekiyor” dedi.

‘BAHAR ŞENLİKLERİ KIRKPINAR ALANINDA YAPILABİLİR’

Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin düzenlendiği tarihlere de dikkat çeken Erkin, “Eski Kırkpınar’ın yapılış tarihleri hep Mayıs ayında. Buradaki öğrenci sayısının artmasından sonra ileri ötelenmiş. Halbuki bizim yaklaşık 40 bin öğrencisi olan Trakya Üniversitemiz var. Biz bu öğrencilere ve onların velilerine Kırkpınar’ı tanıtmada hiçbir gayret göstermiyoruz. Üniversitenin her yıl Mayıs ayında bahar şenlikleri oluyor. Bu şenliklerin bir bölümünü veya tamamını Kırkpınar alanı içerisinde yapabiliriz. Öğrencilerin Kırkpınar’ın adını öğrenmeleri, burada ne yapıldığını bilmeleri bile önemlidir” diye konuştu.

‘GELENEKSEL KIYAFET OLMAZSA OLMAZ’

Şehir Plancısı Namık Kemal Döleneken ise UNESCO belgesinde Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Edirne’de yapıldığına dair net bir vurgu bulunduğunu belirterek; “Bu yüzden herhangi bir kurum veya kuruluşun, ‘Kırkpınar’ı biz taşırız’ demesinin bir anlamı yok. Çünkü Kırkpınar Edirne’den taşınırsa bu listede kalamaz. Pehlivanlar dışında da ağa, cazgır, davul zurna ekibi, yağcılar ve peşkircilerinin geleneksel kıyafetler giydiğinin vurguluyor. Bu figürler, Kırkpınar’ın vazgeçilmez unsurlarıdır. Bunlar olmazsa olmaz ve geleneksel kıyafet giymezse de olmaz” şeklinde konuştu.

Konuşmalarının ardından genel kurulda divan kurulu oluşumu, mevzuat değişikliklerinin görüşülmesi, dilek ve öneriler maddeleri ele alınarak toplantı kapanışla sona erdi.

Edirne’de ‘taşkın’ kabusu!

Olgay GÜLER

Edirne’de son yağışlar ve Bulgaristan’daki barajlardan su bırakılmasıyla taşkına neden olan Tunca Nehri’nde debi yeniden artışa geçerek ‘kırmızı alarm’ verildi, ‘turuncu alarm’ seviyesinde akan Meriç Nehri’ndeyse merkeze bağlı köyler ve ilçelerde taşkın oluştu.

Son yağışlar, karların erimesi ve Bulgaristan’daki barajlardan su bırakılması ile birlikte Edirne’deki nehirlerde su seviyesi, 19 Şubat’ta artışa geçti. Turuncu alarm verilen Meriç Nehri’nin debisi 1273 metreküp/saniye, ‘kırmızı alarm’ verilen Tunca Nehri’nin debisi de 201 metreküp/saniyeye çıktı. Arda Nehri’nin Bulgaristan’ın Ivaylovgrad kesiminde ise debi, turuncu seviye olan 544 metreküp/saniyeye yükseldi. Su seviyesinin yükselmesiyle birlikte Tunca Nehri taşarak, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı Sarayiçi’nin kısmen su altında kalmasına neden oldu, bölgeye girişler kapatıldı. İki gün boyunca etkili olan taşkının ardından nehir debileri düşüşe geçti.

DEBİLER YENİDEN ARTIŞA GEÇTİ

Son yağışla birlikte kentte dün gece saatlerinden itibaren nehir debileri yeniden artışa geçti. Tunca nehrinde dün 144 metreküp/saniyeye kadar gerileyen debi, Bulgaristan ve Edirne’de etkili olan sağanak sonrası yeniden yükselerek saat 14.00 itibariyle 212 metreküp/saniyeye çıktı, kırmızı alarm verildi. 1042 metreküp/saniyeye gerileyen Meriç Nehri’nde ise debi saat 14.00 itibariyle 1260 metreküp/saniye olarak ölçüldü, turuncu alarm verildi. Arda Nehri’nin Bulgaristan’ın Ivaylovgrad kesiminde ise debi, turuncu seviye olan 537 metreküp/saniyeye yükseldi.

KÖY YOLLARI ULAŞIMA KAPANDI, KÖPRÜLER TRAFİĞE KAPATILDI

Tunca nehrinde yaşanan taşkın, bazı köy yollarının ulaşıma kapanmasına neden oldu. Kent merkezine bağlı Değirmenyeni ve Büyükdöllük köyleri arasındaki yol ulaşıma kapanırken, taşkın sularının yerleşim yerlerine ulaşmaması için DSİ ekipleri tarafından bölgede toprak yığılarak önlem alındı. Tunca Nehri üzerindeki tarihi köprüler de güvenlik gerekçesiyle ulaşıma kapatıldı. Taşkın sularıyla kaplanan, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı Er Meydanı’nın bulunduğu Sarayiçi’nde de giriş ve çıkışlar halen sağlanamıyor. Tarihi yarımada halen sular altında bulunuyor.

MERİÇ NEHRİ BAZI KESİMLERDE TAŞTI

Turuncu alarm verilen Meriç Nehri’nde su, bazı bölgelerde yatağından çıkarak taşkına neden oldu. Kent merkezine bağlı Bosnaköy civarında, bağ evlerinin bulunduğu bölgede kısmi taşkınlar yaşandı. Meriç ilçesine bağlı Alibey-Karayusuflu ile Rahmanca-Hasırcı Arnavutköy yolları nehir debisinin yükselmesi nedeniyle trafiğe kapandı. Köylere alternatif güzergahlardan ulaşım sağlanıyor.

SUBAŞI BELDESİNDE SEDDE PATLADI

Meriç ilçesinin Subaşı beldesinde de çeltik sahaları su altında kaldı. Beldede, belediyeye ait iş makineleri taşkın sularının yayılmasını önlemek için gece boyunca çalışmalarını sürdürdü.  Bölgede sabah saatlerinde seddenin patlaması sonucuysa sular geniş alana yayıldı. Subaşı Belediye Başkanı Göksel Tüfekçi, kendisinin de ekiplerle birlikte sahada olduğunu, vatandaşların nehrin geçtiği bölgelerden uzak durması gerektiğini söyledi.

EDİRNE VALİLİĞİ’NDEN AÇIKLAMA

Edirne Valiliği tarafından taşkın riskine karşı yapılan açıklamada, Devlet Su İşleri ekiplerinin gece gündüz demeden çalışmalarını aralıksız sürdürdüğü belirtilerek, “DSİ ekiplerimiz, gece gündüz demeden ilimiz genelinde çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. Nehir yataklarında temizlik ve güçlendirme çalışmaları titizlikle yürütülürken, su seviyeleri anlık olarak takip edilmekte, riskli bölgelerde gerekli tüm önlemler hızla hayata geçirilmektedir. Meriç İlçesi Küplü, Subaşı ve Kadıdondurma köyleri yerleşim alanlarının taşkın sularından korunması amacıyla pompajlı tahliye çalışmaları yürütülmekte; Tunca Nehri boyunda bulunan yerleşim yerlerine su girişini engellemeye yönelik çalışmalar aralıksız devam etmektedir. Ayrıca Değirmenyeni Köyü Gölbaba mevkiinden köye su girişi, yol üzeri kapatılarak kontrol altına alınmıştır. Muhtemel taşkınlara karşı sahadaki çalışmalar kararlılıkla sürdürülürken, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini korumak adına tüm ekiplerimiz teyakkuz halinde görev başındadır. Vatandaşlarımızın olası risklere karşı dikkatli ve tedbirli olmaları önemle rica olunur” denildi.

Edirne DSİ son topa kadar

İsmail DEMİRAY

Edirne DSİ, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nin (TKBL) 22. haftasında Yalova Vip’i müthiş mücadele sonucu 89-83 yenerek galibiyet serisini 3’e çıkardı.

Edirne Mimar Sinan Spor Salonu’nda cumartesi günü saat 17.00’de oynanan maçta basketbol severler salonun yarısını doldurarak maç boyunca takımlarını destekledi.

Baş hakemliğini Furkan Keseratar, yardımcılıklarını Samiİrek ve KeremAltıntaş’ın yaptığı maçta masada sayı görevlisi olarak Nur Zeynep Gülay, yardımcı sayı görevlisi Deniz Azaz Koç, süre görevlisi Burak Tunalı, şut saati görevlisi Elif Öçal, istatikçi olarak da Barış Öztürk ve Nalan Aydın görev yaptı.

YABANCILAR ŞAHANE TAKIM HARİKA

Maça her iki takım da istekli başladı. Maçın ilk sayılarının DSİ’den gelmesine karşın maça ağırlığını koyan rakip takım ilk periyotta adeta sayı oldu yağdı 24-32.

İkinci periyotun başında yine üstünlüğünü sürdüren rakip takıma karşı Edirne DSİ sert savunmasıyla yanıt vererek maça ortak olmaya başladı. Özellikle periyotun sonlarında rakibine sayı şansı vermeyerek rakip potaya etkili ataklar düzenlemeye başladı ve devreye iki sayı geride girmesine karşın umutlanarak seyircisinin alkışları arasında soyunma odasına gitti. 51-53

MAÇTA BÜYÜK ÇEKİŞME

Üçüncü periyotta her iki takım da maçı koparabilmek için elinden gelen her şeyi ortaya koydu. Bu periyotta iyi başlayan rakip takım olmasına karşın periyot sonunda DSİ farkı kapatarak son periyota 68-68 beraberlikle gitmeyi başardı.

Maçın son periyodu her iki takım için de kozlarını paylaştıkları bir 10 dakika oldu.

Son periyoda hızlı başlayan DSİ periyot ortasında 79-75 üstünlüğü yakalasa da rakip takım son iki dakikaya girerken farkı yine azaltmayı başardı. Maçın bundan sonraki dakikalarında hata yapmayan DSİ rakibine baskı yaparak farkın kapanmasına engel oldu ve maçı 6 sayı farkla 89-83 kazanarak ligde kalma umutlarını sürdürmeye devam etti.

ROBYN JEANETTE LEE’YE 41 KERE MAŞALLAH

Müsabakada Edirne DSİ’de Robyn Jeanette Lee 41, Vashti Nwag.anaocpa 25 Sıla Kaplan 10, Betül Erten ve Ecem Kazar 5’er sayı attı. Rakip takımda Chante Embry 28, Şule Aktaş ve Gülşah Çelebi 13’er sayı, İlknur Yıldızhan Çetin 12 sayı katkısında bulundu.

Ligin ilk yarısında Yalova’da oynanan maçta ev sahibi 97-72 galip gelmişti.      

EDİRNE DSİ SPOR: 89

Robyn Jeanette Lee 41, Betül Erden 5, Sıla Kaplan 10, Ecem Kazar 5, Vashti Nwagbaraocha 25,   Berrak Ceylan, Duygu Paluzar, Banu Toker, Fatma Nur İçaçan, Zümrüt Karahan 10, Simge Genç 3

YALOVA VİP: 83

Eniya Russell 10, Şue Aktaş 13, Gülşah Çelebi 13, İlknur Yıldızhan Çetin 12, Chantae Embry 28, İpek Garip 1, Fahriye Bayraktar, Dilara Bardakçı, Sena Özekli, İrem Sözen, Gonca Karataş, Başak Gemalmaz 6

PERİYOTLAR:

1Çeyrek: 24-32 (24-32)

2Çeyrek:27-21 (51-53)          

3Çeyrek: 17-15 (68-68)

4Çeyrek: 21-15 (89-83)

Edirnespor’dan gol düellosu

Edirnespor, Nesine 3. Lig’de grubun iddialı ekiplerinden Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş. karşısında ilk yarıyı 3-2 önde kapattığı karşılaşmayı  90+6’da yediği golle 4-3 kaybetti.

Edirnespor, Nesine 3. Lig 1. Grup 22.  haftasında Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş. ile İBB 100.Yıl Stadı’nda karşı karşıya geldi.

Karşılaşmayı Eskişehir bölgesinden Hakan Aktaş yönetirken, yardımcılıklarını aynı bölgeden Semih Kocaman ve Kütahya bölgesinden Veysal Batuhan Dursun yaptı, Eskişehir bölgesinden İbrahim Baran Aksongür de dördüncü hakem olarak sahadaki yerini aldı.

Edirnespor maçın 5. dakikasında Yusuf Talha Yılmaz ile 1-0 öne geçti.

Edirnespor 11. dakikada Efe Yüceer ile skoru 2-0’a getirdi.

Ev sahibi ekip 16. dakikada Enes İslam İlkin’in penaltı golü ile skoru 2-1 farkı yeniden 1’e indirdi.

İstanbul ekibi Oğuzhan Akgün ile 23. dakikada bulduğu golle durumu eşitledi: 2-2

Edirnespor, 45+3’te Efe Yüceer ile bu kez penaltıdan bulduğu golle soyunma odasına 3-2 önde gitti.

Karşılaşmanın ilk yarısında olduğu gibi güçlü rakibi karşısında ikinci yarıda da başa baş mücadele sergileyen Edirnespor, 71. dakikada Atalay Yıldırım’ın golüne engel olamayınca skor 3-3 oldu.

Karşılaşmanın bu skorla bitmesi beklenirken ev sahibi ekip 90+6’da Bora Taşdemir’in golüyle karşılaşmadan 4-3 galip ayrıldı.

KÜÇÜKÇEKMECE SİNOP SPOR A.Ş.

67Mehmet Enes Sarı,  25. Alper Uludağ, 97. Ahmet Buğra Güven, 77. Hazarhan Karaca (58. Yahya Yusuf Kaya Dak. 46), 35. Mehmet Can Kocabaş, 20. Hakan Erçelik 45. Bora Taşdemir Dak. 46), 4. Emir Can Aksu (24. Kerem Yorulmaz Dak. 72), 52. Atakan Aybastı, 10. Atalay Yıldırım, 7. Enes İslam İlkin, 16. Oğuzhan Akgün (99. Ahmet Gökbayrak Dak. 65)

Yedekler:

13. Kaan Atakan, 24. Kerem Yorulmaz, 22. Efe Can Baran, 61. Enes İlhan, 18. Ömer Gücel, 58. Yahya Yusuf Kaya, 94. Osman Gümüş, 45. Bora Taşdemir, 99. Ahmet Gökbayrak, 17. Mustafa Miraç Dikmen

Teknik Sorumlu: Korhan Özen

EDİRNESPOR

39. Erkam Mecit Erginsoy, 74. Buğra Uçar, 10. Volkan Keskin (65. Ferdi Güzelsu Dak. 84), 53. Onur Köse, 32. Ensar Çapar,  44. Ahmet Efe Şimşek, 19. Efe Yüceer, 17. Yusuf Talha Yılmaz, 95. Melih Sağlam (22. Furkan Kara Dak. 63), 5. Ayberk Çoban, 9. Enes Alp (88. Hakan Berkant Yılmaz  Dak.74)

Yedekler:

91. Bayram Kılıç, 22. Furkan Kara, 4. Efe Utku Özgan, 58. Mehmet Mustafa Çolak, 88. Hakan Berkant Yılmaz, 38. Atakan Günaydın, 16. Ahmet Ege Evsan, 40. Ömer Faruk Şentürk, 12. Baran Boyraz, 65. Ferdi Güzelsu

Teknik Sorumlu: Orhan Tetik