Fedakar anne babanın zaferi

Bulat ailesi

Nurşen GÜL ÖZ

Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Prof. Dr. Ahmet Hamdi Zafer’in Keman Sınıfı öğrencileri katıldıkları uluslararası yarışmadan birinciliklerle döndü. Prof. Dr. Ahmet Hamdi Zafer’in öğrencisi Zeynep Ada Bulat, Uluslararası Little Mozart’s Müzik Yarışması’nda C Kategorisinde 1’ncilik derecesi elde ederek, “Barok Dönem Eseri Yorumlama Başarı Ödülü” almaya hak kazandı.

Prof. Dr. Ahmet Hamdi Zafer, Öğrenciler Derin Talay, Aylin Su Asma, Zeynep Ada Bulat ve öğretmenleri

Konservatuar üçüncü sınıf öğrencisi olan Zeynep Ada Bulat ile birlikte yarışmaya katılan iki sınıf arkadaşı da farklı yorumlama dallarında birincilik ödüllerinin sahibi oldu.

Prof. Dr. Ahmet Hamdi Zafer’in Keman Sınıfı öğrencilerinden Aylin Su Asma, 19’uncu Uluslararası Little Mozart’s Online Music Competition’da ‘Classical Era Interpretation Achievement Award’ ve C  kategorisinde, Derin Talay ise aynı yarışmanın G Kategorisinde birinciliklerin sahibi oldular.

Öğrencilerin bu başarıları öğretmenleri, aileleri ve sınıf arkadaşları arasında sevinç ve mutlulukla karşılandı.

ÇOCUKLARINI YETİŞTİRMEK İÇİN EMEKLİ OLDULAR

Başarılı genç müzisyenlerden Zeynep Ada Bulat’ın annesi Süheyla Bulat, iki kızını yetiştirmek için eşi Oğuzhan Bulat ile birlikte emekli olarak çocuklarının eğitimi, onlara vakit ayırmak için çabaladıklarını belirtti. İki yüksek okul bitiren, Devlet Okulları ve özel okullar olmak üzere 32 yıl eğitim hayatının içinde olduğunu kaydeden Süheyla Bulat’ın büyük kızı Sude Bulat da eğitim ordusunun bir neferi olmuş. Trakya Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu olan Buse; halen İstanbul’da öğretmenlik görevini sürdürüyor.

Edirne’nin Yeniimaret semtinde yaşayan Süheyla ve Oğuzhan Bulat ailesinin ikinci çocukları olan Zeynep Ada Bulat da üç yıldan bu yana Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda eğitim alıyor. Prof. Dr. Ahmet Hamdi Zafer’in keman sınıfı öğrencilerinden olan Zeynep Ada, hayalinin başarılı bir müzisyen olmak olduğunu kaydediyor. En büyük destekçisinin hocaları, ailesi; anne, baba ve ablası olduğunu kaydeden Zeynep Ada, ‘Uluslararası Küçük Mozartlar’ yarışmasında birincilik alan Aylin Su Asma, Derin Talay ve tüm branşlarda dereceye giren arkadaşlarıyla okullarının gururu olmanın mutluluğunu yaşıyor.

Aramızdan ayrılanlar

TURHAN UMUT VEFAT ETTİ

Serhat Birlik eski çalışanlarından, Yolageldi Köyü sakinlerinden Turhan Umut 71 yaşında vefat etti. Emine Umut’un eşi, Turgay Umut vec Fisun Ergi’nin babaları, Ecrin Ergi, Meriç Umut’un dedeleri, Şule Umut ve Yılmaz Ergi’nin kayınpederleri olan merhum dün Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yolageldi Köyü Mezarlığında toprağa verildi.

MÜNEVVER GÖKTAŞ VEFAT ETTİ

Hacıumur Köyü sakinlerinden merhum Şaban Göktaş’ın eşi, Refik, Recep ve Şaban Göktaş’ın anneleri Münevver Göktaş 89 yaşında vefat etti. Merhume dün Hacıumur Köyü camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

MUSTAFA ÖZCAN VEFAT ETTİ

Edirne’nin ünlü yerel içecek markalarından olan Çağlar Fabrikasından emekli Mustafa Özcan 86 yaşında vefat etti. Aysel Özcan’ın eşi, Aykut, Erkut ve Nadide Özcan Kahraman’ın babaları olan merhum, dün Şah Melek Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.

FİKRET DEMİRAÇAN VEFAT ETTİ

Yeniimaret semti sakinlerinden merhum Ferit Demiraçan’ın eşi, Kudret, Salih ve merhum Semih Demiraçan’ın anneleri Fikret Demiraçan 78 yaşında vefat etti. Merhume dün Alaca Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.

‘Enez’de atık su ziyan edilmesin’

Enez arıtmasından elde edilecek atık suyun tarımsal amaçlı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Biyolojik olarak arıtılıp denize salınan suyun yeterli arıtma yapılamadığı için hem kirliliğe hem kötü kokuya neden olduğu ve sağlık sorunları yarattığı şikayetleri üzerine tartışmalar sürüyor.

Enez Gönüllüleri Grubu’nca sosyal medya hesabından “Arıtmalar birleşsin, atık su ziyan edilmesin…” başlığı ile gerçekleştirilen paylaşımda şunlara yer verildi:

“Acil bir çözüm olarak atık suyun 1000 m uzunluğunda bir deşarj kanalı ile denize boşaltılması öneriliyor. Ancak bunun hem yeterli bir çözüm olmadığı hem de saniyede 100 litre olarak tahliye edilen çok önemli su potansiyelinin israf edilmesi anlamına geldiği belirtiliyor.

Bu konuda açıklama yapan Enezli Emekli Hidroloji Mühendisi Aliosman Korkmaz ‘Önümüzdeki yıllar kurak geçecek bir dönemdir. Yani su çok kıymetlidir. Deşarj kanalı projesi ile su ziyan edilecektir. Arıtmadan çıkan şu Platindere ve Karagöl Dere havalarında yapılacak küçük göletlere depolanarak sulamada kullanılmalı… Hatta sahildeki yeşil alanların sulanmasında kullanılacak şekilde proje geliştirilmelidir. Enez meyve sebze üreten bir kasaba olmalıdır. Bunları gerçekleştirmek o kadar mı zor? O güzelim ova bir mikroklima iklimine sahip bir yer, Seracılık için bulunmaz bir yer’ dedi…

Aynı konuda görüş belirten Eski Enez İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeki Sunar da ‘Arıtma suyunun Yenice ovasını sular hale getirilmesi, yer altı kuyularından çeltik sulamanın önünün kesilmesi gerekir. Bu bir devlet projesi olarak gerçekleştirilirse; Yeraltı sularımızın ömrünü uzatacaktır’ diyerek aynı görüşü destekledi.

Yapılan görüşmelerde tarımla uğraşan vatandaşlar ‘Yıllardır yılan hikayesine dönen ve gerçekleştirilemeyen yamaç arazi sulaması için yapılacak masraf yerine Enez, Gülçavuş, Sultaniçe ve diğer kıyı yerleşkelerinin ortak bir arıtma projesi ile hem arıtmanın yapılabileceğini hem de elde edilen tarıma elverişli suyun ziyan edilmeyeceğini” dile getirerek “ Evlerin harika resimlerle süslenerek güzel bir Sultaniçe görüntüsü yaratılması turizm için önemlidir. Ama öncelikle deniz kirliliğinin önlenmesi gerekir’ dediler.”

Eğitim Fakültesi’nde mezuniyet coşkusu

Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni, Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. İki oturum halinde düzenlenen törende, ilk oturumda 300, ikinci oturumda 300 olmak üzere toplam 600 öğrenci mezuniyet sevinci yaşadı.

Program, Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Orkestrası ve Korosunun verdiği konserle başladı.

Rektör Vekili Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, törende yaptığı konuşmada, Eğitim Fakültesinin köklü geçmişine dikkat çekerek öğrencilerin böyle bir fakülteden mezun olmalarının önemli bir ayrıcalık olduğunu ifade etti. Öğretmenlik mesleğinin toplum için büyük değer taşıdığını belirten Demir, mezunların mesleki başarıları ve toplum nezdinde kazanacakları güvenle bu değeri daha da güçlendireceklerini söyledi. Demir, mezunları tebrik ederek yaşamlarında ve meslek hayatlarında başarılar diledi.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan ise başarının yalnızca akademik bilgiyle değil; cesaret, girişimcilik, etik değerlere bağlılık ve değişime uyumla mümkün olduğunu belirtti. Mezunların Trakya Üniversitesinden sadece diploma değil, aynı zamanda üniversitenin değerlerini de yanlarında götürdüklerini ifade eden Tan, mezunların edindikleri birikim ve değerlerle toplumda fark oluşturacak bireyler olarak önemli görevler üstleneceklerini vurguladı.

Rektör Yardımcısı ve Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eylem Bayır da mezunların uzun ve yorucu bir eğitim sürecinin ardından diplomalarına kavuştuğunu belirterek bu diplomanın beraberinde önemli sorumluluklar da getirdiğini ifade etti. Öğretmenliğin yalnızca bilgi aktarmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Bayır, bu mesleğin aynı zamanda insan yetiştirme sanatı olduğunu söyledi. Bayır, öğretmenlerin çocukların hayallerine yön veren ve geleceğin inşasında önemli rol üstlenen kişiler olduğunu belirterek mezunları tebrik etti ve meslek hayatlarında başarılar diledi.

Törende fakülte birincisi Hasret Uras, mezun öğrenciler adına yaptığı konuşmada eğitim hayatı boyunca kendilerine destek olan ailesine ve akademisyenlere teşekkür etti. Ayrıca kütük çakma seremonisi gerçekleştirildi.

Tören kapsamında, 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılında bilimsel araştırma projelerinde görev alan ve ulusal ile uluslararası yarışmalarda başarı elde eden öğrencilere ve danışmanlık yapan akademisyenlere teşekkür belgeleri takdim edildi.

Ardından fakülteyi dereceyle tamamlayan öğrencilere plaket ve başarı belgeleri verildi. Tören, mezun öğrencilerin meslek andını okuması ve kep atmasıyla sona erdi.

Törene, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Genel Sekreter Hüseyin Türkel, dekanlar, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.

Atletizmde minik rüzgar

Okul Sporları Parkur Minik B, Minik A ve Küçükler İl Birinciliği Müsabakaları, Edirne Spor Salonu’nda gerçekleştirildi.

Müsabakalar sonunda dereceye giren sporcular şöyle:

MİNİK B KIZLAR

İkra Eslem Köksal

Elis Meriç

Selin Simya Çelik

MİNİK B ERKEKLER

Poyrazalp Uzun

Mir Efe Çığla

Yağız Koç

Kaan Kara

MİNİK A ERKEKLER

Yiğit Efe Bilgili

Egemen Karakoc

Atınç Göktaş

Utku Uskan

MİNİK A KIZLAR

Duru Yağcı

Aleyna Mahmutçepuoğlu

Defne Yağcı

Ayşe Rana Sezer

KÜÇÜK ERKEKLER

Kerem Çekiç

Miraç Efe Milet

Ahmet Palulu

Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü konuya ilişkin paylaşımında, “Müsabakalarda mücadele eden tüm sporcularımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Voleybol turnuvası hız kesmiyor

İsmail DEMİRAY

Edirne’de 11 Haziran Perşembe günü  başlayan Edirne Valiliği himayesinde Edirne Voleybol İl Temsilciliği’nce düzenlenen “2026 Yılı Kurum ve Kuruluşlar Voleybol Turnuvası” devam ediyor

Turnuvada dün akşam Açık Cezaevi – Keşan DOÇEK,  DSİ (2) –  TÜ Hastane ve TED Koleji – Karadenizliler Derneği takımları arasında oynanan karşılaşmalar gazetemiz baskıya girdiği saatlerde oynanması sebebiyle sonuçlarını daha sonra vereceğiz.

Turnuvaya 30 Haziran 2026 Salı gününden itibaren devam edilecek. Bu tarihte Edirne Spor Salonu’nda oynanacak 3 karşılaşmanın ardından turnuvaya daha sonraki günlerde Mimar Sinan Spor Salonu’nda devam edilecek.

1.SONUÇLAR

11 Haziran 2026

Çevre ve Şehircilik  2-0 Keşan DOÇEK

Tarım İl Müdürlüğü 2–0 Özel Harekat

Karadenizliler Derneği 2–0 DSİ (2)

2.SONUÇLAR

16 Haziran 2026

T.Ü. Hastane 0–2 Şehir Gönüllüleri Derneği

Öz Trakya 0–2 Yenimuhacir

Veteranlar 2–1 Emniyet Müdürlüğü

3.SONUÇLAR

17 Haziran 2026

DSİ (1) 2-0 Sosyal Hizmetler

Hasköylüler Derneği 2-1 Balkan Akademi

L Tipi Cezaevi 2-1 F Tipi Cezaevi

4.SONUÇLAR

18 Haziran 2026

Açık Cezaevi 0–2 Özel Harekat

İl Milli Eğitim Müdürlüğü 2–0 Zirai Karantina Müdürlüğü

Keşan DOÇEK 2–0 Tarım İl Müdürlüğü

5. SONUÇLAR

19 Haziran 2026

TED Koleji 0-2 Şehir Gönüllüleri Derneği

Karadenizliler Derneği 2-0 T.Ü. Hastane (H)

T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Emniyet Müdürlüğü

6. SONUÇLAR

23 Haziran 2026

Öz Trakya 0–2 Veteranlar

TÜ Dekanlık ­0-2  Balkan Akademi

DSİ (1) 0-2 Hasköylüler Derneği

7. SONUÇLAR

Meriç Kaymakamlık 1-2 Zirai Karantina Müdürlüğü

L Tipi Cezaevi 1-2 İl Milli Eğitim Müdürlüğü

Çevre ve Şehircilik 0-2 Tarım İl Müdürlüğü

SEM Sporcusu Oğuz Türkiye üçüncüsü

Eskişehir’de 23-24 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlenen U20 Türkiye Atletizm Şampiyonası’nda, Edirne Sporcu Eğitim Merkezi (SEM) sporcusu Emir Ali Cengiz Oğuz, üç adım atlama branşında elde ettiği 14.70 metrelik derecesiyle Türkiye üçüncüsü oldu.

Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Emir Ali Cengiz Oğuz’in bu başarısını, “Sporcumuzu ve antrenörlerini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz” diyerek kutladı.

Zirve’deki NATO?

Uluslararası politikanın popülist yorumlarına bakılınca NATO bazen bir ordu yahut bir devlet gibi görülüyor memleketimde. Mesela NATO’cu diye bir eleştiri var. Bağırıyor şahıs; NATO’cular uzak dursun. Eh ne yapalım, kalkın ülkecek taşınıyoruz, zira böyle buyurdu hazret.

Şunu gözden kaçırıyor bu ve benzeri söyleme sahip olanlar; bu bir güvenlik ittifakı ve buna devletler üye, üye olmak için de oldukça çaba harcıyor. Kim bilir belki de gözden kaçırmıyorlar da çeşitli sebeplerle bu şekilde ifade etmek vazifelerinin bir sonucu oluyordur.

Ancak şu anda başka alternatifleri olduğu iddia edilse de NATO faal halde olan tek güvenlik yapısı. Hatta şunu da eklemek gerekir ki; eski Varşova Paktı üyesi devletler bile teker teker NATO üyesi oldular. Bir başka deyişle sistemik yapıdaki güç mücadelesinde Rusya Federasyonu hayli kısıtlanmış bir halde. Eğer Kennedy, Carter hatta Reagan görse bayılırlardı bu duruma. Düşünsenize uluslararası alanda faaliyet yürüten istihbarat teşkilatınızın Sovyetlerle ilgili bürosu kapanmış…

Neyse artık bu türlü tartışmalar daha az olacaktır en azından ABD ile yaşayacağımız ilk krize kadar daha az NATO’cu ifadesini duyacağız. Zira yine Reagan döneminden beri ittifakın üyelerinin askeri harcamaları ile ABD’nin yükünü azaltması politikası açısından Türkiye Cumhuriyeti Devleti önemli bir askeri harcama ile önde gelen devletler arasında. Yani tek başına zirvenin Türkiye’de yapılması bile bir gösterge iken; bu meselenin yerine getirilmesi çok daha önemli bir husus.

Buna ek olarak Türk Silahlı Kuvvetleri yarım asra yakın bir süredir NATO içindeki en büyük ikinci askeri güç olarak yerini koruyor. Elbette savaşın değişen doğası ve bunun bir sonucu olarak küçük birlik harekatlarının, örtülü operasyon faaliyetlerinin giderek önem kazanması yine popülist uluslararası politika tartışmalarında oldukça yönlendirici ve yanlış ele alınsa da değişmeyen gerçek; NATO üyesi devletler yarım asırdan beri Türkiye olmadan oldukça sorunlu bir güvenlik mimarisinin içinde bulunacaklarıdır.

Ancak hangi ittifak içinde bulunulurlarsa bulunulsun uluslararası politikanın temel ilkelerinden biri devletlerin kendine yardımıdır. Bir başka deyişle devletler her şeyden önce çıkarları için hareket ederler. İşte uluslararası politikanın bu doğal durumu da sürekli olarak krizin olmasını sağlar. Yani Türkiye ile ABD çıkarları uyuştuğunda birlikte hareket ederken çıkarların çatışması durumunda krizler ortaya çıkacaktır.

Ancak tıpkı diğer devletlerin birbiri ile olan ilişkisinde olduğu gibi Türkiye ile ABD ilişkisinde de çıkan her kriz “uluslararası sistemin yön arayışı”, “Birleşmiş Milletlerin savaşları sona erdirme görevinin yerine getirilemeyişi” gibi aslında ilk etapta çok önemli gibi görünen ancak uluslararası politika incelemesinde bas bas anarşik yapı anlaşılmadı, sistemik baskı ve kısıtlayıcı etki nedir bilinmiyor diye gösteren bir sonucu doğurmaktadır.

Her kriz uluslararası politikanın sistemik yapısı bu şekilde devam ettikçe ki; şu andaki tüm göstergeler bu şartlar devam ettikçe bu yapının herhangi bir değişikliğe uğramayacağı göstermektedir, bir denge noktasına ulaşacaktır.

Yani ABD, İran’a füze attı diye 3. Dünya Savaşı çıkmayacak, Türk yetkililer Rus yetkililerle görüştü diye NATO dağılmayacak yahut Türkiye NATO üyesi diye Rusya Federasyonu Türkiye ile tüm maddi, manevi, diplomatik, iktisadi ilişkilerini kesmeyecektir. Zira uluslararası politikanın sistemik yapısında çıkarlar katmanlar halindedir ve birbirinden ayrı hususlar olarak ele alınır. Bu durum da krizlerin genelleşmesini değil o konu özelinde kalıp diğer hususlarla karıştırılmamasını sağlar. F-35 meselesi de böyledir.

Ama tabii heyecan güzel şey, teleskobik çubukların ucuyla dokunulan haritalarda bir el cebe sokulunca da çok havalı duruyor. Yani buradan devam. Netice itibarıyla maazallah halkı düzgün ve heyecansız aydınlatırsak reytingler ne olur? Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…