Bir değişiklik olmazsa, bu hafta sonu Enez’in dış turizmle ilgili bir imtihanı var.
Enez Sahil Sakinleri Derneği’nin, Dedeağaç AINOU (Enez) Derneği Başkanı Stella Kladara’dan edindiği ve paylaştığı bilgiye göre; kökleri Enez’e dayanan 130-140 kişilik bir Yunanlı vatandaş grubu Enez’e bir ziyaret gerçekleştireceklermiş 4 Ekim Pazar günü.
Bence; keşke 1 ay kadar önce planlanıp yapılsaydı bu ziyaret.
En azından yoğun kalabalık nedeniyle olası bazı eksikliklerde göze çarpmazdı.
Şimdi pek çok eksiklik sırıtacak maalesef!
İşte bu nedenle olsa gerek, bir uyarıda bulunuyor dernek yetkilileri.
Kesin olmayan bu ziyaret gerçekleşirse; güler yüz, yardımseverlik ve temizliğin ön plana çıkarılarak, Kale Caddesi’nde gelen konukların ilgisini çekebileceği düşünülen elişi, el emeği ürünlerin satışı için küçük tezgahlar açılması, esnafın iş yerlerini açık bulundurmaları ve mümkünse o gün kale caddesinde araç park yasağı uygulanması öneriliyor.
Dilerim ziyaret gerçekleşir ve Enez bu sınavdan başarıyla çıkar.
Gazete baskısı için bu yazımı dün sabah saatlerinde hazırlamak zorunda olduğum için doğal olarak yeni bir gelişme olup olmadığını bilemiyorum şuan için.
Ancak, aynı gün Enez’de bir Trap Atış Yarışması’nın yapılacağını da duyurmak isterim.
Yavruyken aldılar masumu, bir ailesi oldu, anne, baba, çocuklarla beraber büyüdü KÖPEK. Sevdikleri, sevenleri ile beraber bir yuvası vardı, mutluydu. Haneye sevgi, neşe yayıyordu!.. Sevgi yumağı, beş yaşına gelince, evin babası, “Seni doyurmaya, veterinere para harcamayı istemiyorum” dedi… Evdeki çoluk çocuğun karşı çıkışlarına aldırmayıp, O MASUMU barınağa, uzak bir sokağa ve ya ıssıza ATTI!.. BİL Kİ: O MASUMA HARCADIĞININ KAT BE KATI, SANA SAĞLIK, BEREKET OLARAK VERİLİR. Harcadığın senden değil, Yaratan’dan sanadır, bilesin!. BİL Kİ: Ha çocuğunu ölüme terk etmişsin ha o masumu hiç farkı yok!.. BİL Kİ: HA O MASUMU ATIP, çaresizliğe, sevdiklerinden uzak, çaresiz, aç, susuz, özlemler içinde, kıvrana kıvrana ölüme terk ettin, HA KENDİNİ ATTIN!.. Eğer attıysan hemen git ara bul, geri gatir, ne olursun!.. Sayılı zaman çabuk geçer. Yaptığın sevgisizlik, vicdansızlık, nankörlük neymiş, KENDİNE YAPILDIĞINDA GÖRÜRSÜN, ATILMANIN ne kadar korkunç olduğunu!.. “ATARIM” dersen, bekle… AZ KALDI, YAPTIĞININ AYNISIYLA YÜZLEŞEMEYE!.. Başına, birbiri ardına musubetler geldiğinde aklına gelsin ATTIĞIN!..
Huzurda, “Bir söyleyen olmadı” denmesin diye yazdım.
Kuran’ı Kerim. Sure 2/Ayet 265: Allah’ın rızasını kazanmak ve ruhlarını kökleştirmek için mallarını harcayanların durumu, tepe üzerinde bulunan bir bahçeye benzer ki, bol yağmur değince ürününü iki kat verdi. Yağmur değmeseydi bile çisinti olurdu. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
Edirne Belediyesi ile Türkiye Alzheimer Derneği Marmara Şubesi iş birliğinde düzenlenen “Sağlıklı Yaş Alma ve Alzheimer Farkındalık Programı”, alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Dünya Yaşlılar Günü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen seminere farklı yaş gruplarından birçok vatandaş katıldı.
Toplumda Alzheimer hastalığına yönelik farkındalığı artırmak, sağlıklı yaşlanma konusunda vatandaşları bilgilendirmek ve beyin sağlığının korunmasına ilişkin bilimsel bilgileri paylaşmak amacıyla düzenlenen program, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ardından Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Savaş Çerkez ve Türkiye Alzheimer Derneği Marmara Şube Başkanı Prof. Dr. Aslı Demirtaş Tatlıdede’nin açılış konuşmalarıyla başladı.
Edirne Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne bağlı Sağlık İşleri Birimi ve Türkiye Alzheimer Derneği Marmara Şubesi koordinasyonu ile düzenlenen programın oturum başkanlığını Prof. Dr. Nilgün Cengiz üstlenirken, alanında uzman isimler katılımcılarla önemli bilgiler paylaştı. Etkinlikte; yaş alırken zihni genç tutmanın yolları, Alzheimer hastalığının belirtileri ve korunma yöntemleri, zihin egzersizlerinin önemi, fiziksel aktivitenin beyin sağlığı üzerindeki etkileri ve kaliteli uykunun sağlıklı yaşlanmadaki rolü ele alındı.
Prof. Dr. Aslı Demirtaş Tatlıdede, “Yaş Alırken Zihni Genç Tutmak: Beyin Sağlığımızı Nasıl Koruyalım?” başlıklı sunumuyla beyin sağlığını destekleyen yaşam alışkanlıklarına değinirken, Doç. Dr. Zeynep Tüfekçioğlu Korkmaz “Alzheimer Nedir? Zihin Egzersizleri Beyni Nasıl Güçlendirir?” konulu konuşmasıyla katılımcıları bilgilendirdi.
Program kapsamında Prof. Dr. Burcu Ersöz Hüseyinsinoğlu “Hareket Et, Beynini Koru: Sağlıklı Yaşlanmak İçin Egzersiz Önerileri” başlıklı sunumunu gerçekleştirirken, Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Kula ise “Sağlıklı Yaş Almada Uyku Neden Önemli?” konusunu ele aldı. Her konuşmacı konuşmasının sonunda soru-cevap bölümü gerçekleştirdi. Katılımcılar merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltme fırsatı buldu.
Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Savaş Çerkez sağlıklı ve bilinçli bir toplum oluşturmanın yerel yönetimlerin önemli sorumluluklarından biri olduğunu belirterek, “Yaş alan vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak, Alzheimer hastalığı konusunda farkındalık yaratmak ve koruyucu sağlık bilgilerini toplumla buluşturmak amacıyla bu tür etkinlikleri desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Başkan Yardımcısı Savaş Çerkez Geçtiğimiz aylarda hizmete açılan Vefa Edirne Emekli Evi ve Alzheimer bilekliği projesi hakkında bilgilendirmelerde bulundu.
Yoğun ilgi gören program, katılımcılara çiçek takdim edilmesinin ardından sona erdi.
Edirne’nin Enez ilçesine bağlı Çandır ve Şehitler Köyü sınırları içerisinde yapılması planlanan ‘Bentonit Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Hazırlama ile Kırma-Eleme Tesisi, Öğütme Tesisi, Paketleme Tesisi ve Revizyonu’ projesine, vatandaşlar itirazlarını sürdürürken, konu İl Genel Meclisi gündemine geldi.
İl Genel Meclis Üyesi Salih Akar
Enez ilçesine bağlı Çandır ve Şehitler köyleri sınırları içerisinde planlanan bentonit ocağı kapasite artışı ve tesis ilavelerine ilişkin başlatılan ÇED süreci kapsamında 24 Eylül 2026 tarihinde Şehitler Köyü’nde halkın bilgilendirmesi toplantısı yapıldı. Toplantıda, bölge halkı projeye yönelik itirazlarını yetkililere iletti. Yurttaşlar tarafından hazırlanan 153 itiraz dilekçesi de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü temsilcilerine teslim edildi. Projeyle ilgili süreç devam ederken konu, İl Genel Meclisi Ekim ayı toplantısında gündem dışı olarak ele alındı. Yeni Parti Enez İl Genel Meclis Üyesi Salih Akar, köylülerin ÇED sürecinin iptaline ilişkin itiraz dilekçelerini meclis üyeleriyle paylaştı.
‘TELAFİSİ İMKANSIZ ZARARLAR DOĞACAK’
Burada konuşan Akar, projenin hayata geçirilmesi halinde bölgenin ekolojik, tarımsal ve sosyal dengesinde telafisi imkansız zararlar doğacağını belirtti. Projeye ilişkin somut hukuki ve teknik itiraz gerekçelerinin dilekçelerle sunulduğunu söyleyen Akar, ruhsat sahası ve planlanan kapasite artış alanlarının bir kısmının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın oluruyla ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’, ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’ ve ‘Çandır Köyü Doğal Sit Alanı’ olarak tescil edilen bölgeyi kapsadığını kaydetti.
‘HUKUKA AYKIRI’
Akar konuşmasında İl Müdürlüğü’ne verilen dilekçedeki itiraz gerekçelerini de paylaştı. Dilekçede söz konusu doğal koruma alanlarında ağır iş makineleriyle açık ocak madenciliği yapılmasının, habitat parçalanmasına ve geri döndürülemez doğa tahribatına yol açacağını dile getirilerek, “Proje alanı, Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzen Planı kararlarına göre ‘Orman Alanı’ ve ‘Tarım Arazisi’ lejantında kalmaktadır. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca mutlak tarım ve orman arazilerinin amacı dışında madencilik ve sanayi tesisi olarak kullanılması hukuka aykırıdır. Trakya bölgesindeki kısıtlı orman varlığı ve gıda güvenliğimizin teminatı olan tarım toprakları maden pasası ve toz emisyonları altında yok edilemez” denildi.
‘KÖYLERİ BAŞKA YERE Mİ TAŞIYALIM?’
Dilekçede ayrıca rojenin yerleşim yerlerine 50 metre yakın olduğu belirtilerek ÇED sürecinin sonlandırılması ve proje hakkında ‘ÇED Olumsuz’ kararı verilmesi talep edildi.
Konuya ilişkin mecliste söz alan Yeni Parti Enez İl Genel Meclis Üyesi Şenol Kılıç da, projeye tepki göstererek, “Bununla ilgili Ankara’ya kadar gittik. Her şey iyiydi. Isıtıp ısıtıp tekrar gündeme getirmişler. Birinci sınıf tarım arazisinin içine, yakın köylerin etkilenmesi mümkün depolama alanıyla ilgili. Bunu anlamak mümkün değil. Bunun nedir böyle? Bu kadar zorlamanın anlamı yok. Yani biz buradaki dört tane köyü başka yere mi taşıyacağız? Geçmişte zaten belirli bir çalışma yapılmıştı. Şunu söylemek mümkün; bakın bu dilekçeler buraya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne verir. Çevre ve Şehircilik il Müdürlüğü inanın kırtasiye görevi yapıyor. Bu dilekçeleri, ‘niteliği budur’ diye bakanlığa bildiriyor. Yapılacak şey yine oradaki köy muhtarlarının, Ziraat Odası’nın, Trakya Birlik Başkanı’nın, bazı yetkililerle beraber bunların Ankara’da daire başkanlığında yapılacak olan toplantıya katılımları gerekli. O katılımda gerçekten üstüne basa basa neyin ne olduğunun anlatılması çok önem arz ediyor. Bu sürecin yakından takip edilmesi şart. Yoksa öbür türlü olduğunda gidilmediğinde, gerekli itirazlar orada olmadığı zaman sonuç almak mümkün değil” dedi.
2026-2027 Sezonu Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde Edirnespor, Keşanspor ve Uzunköprüspor 5. Grupta mücadele edecek.
2026-2027 Sezonu Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde gruplar belirlendi. 2026-2027 Sezonu Profesyonelliğe Geçiş Ligi müsabakaları, Profesyonelliğe Geçiş Ligi Statüsü’nün 3. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen esaslara göre 12 grupta oynanacak.
PGL 5. Grup’ta Edirne’den 3, Kırklareli’nden 1, Tekirdağ’dan 3 ve İstanbul’dan 4 takım bulunuor.
2026-2027 Sezonu Profesyonelliğe Geçiş Ligi müsabakalarının fikstür çekimi ve bilgilendirme toplantısı 5 Ekim 2026 Pazartesi günü saat 14.00’te TFF Riva Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri Orhan Saka Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.
Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde 2026-2027 sezonu, 17-18 Ekim 2026 tarihlerinde oynanacak olan müsabakalarla başlayacak.
Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, Millî Eğitim Bakanlığı öğrencilerin beslenme sorununa ve “bir öğün ücretsiz yemek haktır” çağrılarına kulak tıkarken, Bakanlık bütçesinden yılın ilk sekiz ayında Türkiye Maarif Vakfı’na toplam 1 milyar 858 milyon TL aktarıldığını söyledi.
Eğitim-İş Şube Başkanı Nedim Zobar, “Bir öğün ücretsiz yemek haktır! Beslenme çantası krizi büyüyor” başlığı altında yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“2025 yılı Eylül ayında yaptığımız hesaplamaya göre, bir öğrencinin günde yalnızca bir öğünlük ihtiyacını karşılayacak şekilde hazırlanan beslenme çantasının aylık maliyeti 1.661,75 TL iken, bu tutar 2026 yılı Eylül ayında 2.121,52 TL’ye yükselmiştir. Böylece beslenme çantasının maliyeti bir yıl içerisinde %27,67 artmıştır.
Ailelerin bu harcamayı karşılayacak ekonomik güce ulaşamaması, öğrencilerin hem evde hem de okulda yeterli ve dengeli beslenememe riskini artırmaktadır. Yetersiz beslenme ise çocukların fiziksel gelişimlerinin yanı sıra eğitim süreçlerini, okula devamlılıklarını ve öğrenme performanslarını da olumsuz etkileyebilecek önemli bir yoksunluk alanı yaratmaktadır.
TÜRKİYE MAARİF VAKFI
Günden güne çocukları da içine çeken ekonomik kriz ve yoksulluk, çocukların en temel haklarından biri olan yeterli ve dengeli beslenme hakkına erişimini güçleştirmekte ve yaşadıkları yoksunluğu derinleştirmektedir. Bu tablo karşısında Millî Eğitim Bakanlığı öğrencilerin beslenme sorununa ve “bir öğün ücretsiz yemek haktır” çağrılarına kulak tıkarken, Bakanlık bütçesinden yılın ilk sekiz ayında Türkiye Maarif Vakfına toplam 1 milyar 858 milyon TL aktarılmıştır.
Eylül 2026 itibarıyla yaptığımız hesaplamaya göre Türkiye Maarif Vakfı’na aktarılan 1 milyar 858 milyon TL, bir aylık beslenme çantası maliyeti üzerinden 849 bin çocuğun bir aylık beslenme giderine karşılık gelmektedir. Başka bir ifadeyle, yalnızca bu tutar yüz binlerce çocuğun bir aylık beslenme ihtiyacını karşılayabilecek büyüklüktedir.
Çocukların temel beslenme ihtiyaçlarını karşılamak dahi aileler için giderek ağırlaşan bir ekonomik yük haline gelirken, kamu kaynaklarının çocukların beslenme hakkını güvence altına almak yerine başka alanlara yönlendirilmesi, kamusal kaynakların kullanımına ilişkin ciddi bir öncelik sorununu ortaya koymaktadır.
Çocukların sağlıklı beslenmesi ve eğitim hakkından eşit biçimde yararlanabilmesi için kamu kaynakları, çocukların temel ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde kullanılmalıdır. Her çocuğa, her okulda, her gün bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek sağlanması, çocukların beslenme hakkının güvence altına alınması açısından kamusal bir sorumluluktur.
Edirne’de 12 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek Edirne Ticaret Borsası (ETB) Olağan Seçimli Genel Kurulu öncesinde Edirneli üretici Adem Bayrak, borsa başkanlığına aday olduğunu açıkladı.
Borsa başkanlığı görevini son 3 dönemdir sürdüren mevcut başkan Özay Öztürk’ün yeni dönemde aday olmayacağını açıklamasının ardından gözler seçime çevrildi. Daha önce Oğuz Kurban, Oğuz Kurum ve Ümit Karanfil’in adaylıklarını duyurduğu yarışa, Edirneli çiftçi Adem Bayrak da katıldı. Bayrak’ın hamlesiyle birlikte borsa başkanlığı için yarışacak aday sayısı 4’e yükseldi.
“NASIRLI ELLERİMLE HALKA EKMEK, ET VE YAĞ ÜRETEN BİR KÖYLÜYÜM”
Köyde doğup büyüdüğünü ve tüm hayatını tarım ile hayvancılığa adadığını belirten Adem Bayrak, kendisini ve adaylık gerekçesini anlattı. Bayrak, “Ben Adem Bayrak. Büyükdöllük köyünde 30.04.1960 doğumluyum. O günden bugüne tarımla, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkla uğraşıyorum. Nasırlı ellerimle çalışıp halka ekmek, et, yağ, un üreten çiftçilerden, emektarlardan biriyim. Nasırlı elli biriyim. Adaylığımı açıklama sebeplerimden birisi de bu. Köyde doğdum, köyde yaşıyorum. O günden bugüne köydeyim. Patron değilim, üreticiyim ben. Ben üreticiyi savunmak için varım. Önce köylümü, kendimi değil, köylümü düşünerek, nasırlı elli kişileri severek, onların dertlerini dinleyerek, onlarla beraberce yürüteceğiz. Üreticinin yanındayım. Üreticinin kara gün dostuyum. Zor günde onların yanında, beraberce çözüm üretecek bir kadroyla Ticaret Borsasını yönetmeye adayım” dedi.
“TOPRAĞIN VE HAYVANIN DİLİNDEN ANLAYAN KADROLARLA YÖNETECEĞİZ”
Edirne Ticaret Borsası’nın kentin ve bölge ekonomisinin en önemli lokomotifi olduğunu vurgulayan Bayrak, “Edirne Ticaret Borsası, şehrimizin bel kemiğidir. Ticaret Borsasını çok iyi değerlendirmemiz lazım. Orayı tarımla, hayvancılıkla, üreticinin derdinden, hayvanın kilosundan, buğdayın cinsinden, ayçiçeğin cinsinden anlayan kişilerle biz yola çıkacağız Allah’ın izniyle. Burada üç arkadaş varmış şimdi bu yarışta. Ben de dördüncü olarak başkanlığa, listemizi hazırlayarak adaylığımı açıklamış bulunuyorum. Bundan sonra çalışarak, köylünün derdini dinleyerek, köylü ne istiyor, hayvanını, buğdayını, ayçiçeğini kaça satıyor, bunlarla ilgileneceğiz” şeklinde konuştu.
“PİYASADAKİ UÇURUMUN VE FİYAT FARKLILIKLARININ HESABINI SORUYORUM”
Piyasada ürün fiyatlarında yaşanan dalgalanmalara tepki gösteren ve üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını belirten Adem Bayrak, yetkililere ve borsa kamuoyuna sorular yöneltti. Bayrak, “Bu yıl buğday 12 liraya borsada alındı. Toprak Mahsulleri Ofisi 16,5 lira olarak buğday fiyatını açıkladı. Bizim buğdayımız neden tüccar tarafından 12 liraya, 13 liraya alındı? Bunun cevabını istiyorum ben. Ben üreticinin yanında olan bir vatandaşım. Kendim üretiyorum, üreticiyim, halkıma hizmet etmeye uğraşıyorum. Borsaya kuzu getiriyorum. Benim kuzum değerli. Kurban Bayramı öncesi 470 liraya alınan kuzu, ondan iki ay sonra 300 liraya düştü. Ama kasapta düşmedi. Bunun cevaplarını istiyorum. Neden, nasıl, neye göre orada hareket ediliyor? Sadece soru işareti olarak bu. Arpayı 11 liraya, 12 liraya aldılar. Buğdayı da 13 liraya aldılar. Sonra ne oldu da 20 liraya çıktı buğday? Sadece bunun cevaplarını istiyorum. Bunları sormak istiyorum” diye konuştu.
“ÇİFTÇİNİN HAKKI VE HUKUKU İÇİN ÇÖZÜM MAKAMINA TALİBİZ”
Üretici kesim desteklenmeden ticaretin sürdürülemeyeceğini ifade eden Bayrak, “Üretici olmadan orada tüccar olmaz. Önce üretici lazım bize. Üreticinin hakkının korunması lazım. Bunu devlet, millet, belediye, valimiz beraberce toplanıp orada yapılacak işi beraberce test etmemiz, değerlendirmemiz lazım. Burada çiftçinin hakları yendi. Paraları yendi. Huzuru kaçtı. Borçlarını ödeyemez hale geldi çiftçi. Bunlara çözüm üretmek için ben bu yola kendim aday olmak istedim. Adaylığımı açıklamış bulunuyorum. Bundan sonra çalışmalarımız devam edecek. Ben çiftçinin, üretenin hakkını, hukukunu savunmak için adaylığımı açıklamış bulunuyorum” ifadelerini kullandı.
Edirne Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün acı kaybı, Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Tamer Sezenler hayatını kaybetti. Genç mühendisin ani kaybı ailesi, sevenleri ziraatçılar, üreticiler ve çalışma arkadaşları arasında büyük bir acı ve şok yarattı. Genç mühendis Yarın Uzunköprü’nün Bayramlı Köyünde Cuma namazını takiben toprağa verilecek
Genç mühendisin vefatını takiben Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından bir taziye duyurusu yapıldı. Duyuruda, “Görevine olan bağlılığı, çalışkanlığı, mesleki özverisi ve güzel insanlığıyla gönüllerimizde müstesna bir yer edinen kıymetli mesai arkadaşımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Başta kederli Ailesi olmak üzere, yakınlarına, mesai arkadaşlarına ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz” ifadelerine yer verildi.
Yunanistan’da uzun süreli açlık ve susuzluğa bağlı olarak 22 Mayıs’ta yaşamını yitiren 4 yaşındaki Aren Eren’in boşanma aşamasındaki Türk babası Huday Can Eren ve Yunanlı annesinin hayatta olan ikiz çocuklarının velayet davasının son celsesi Dedeağaç şehrinde görüldü.
Türk baba Huday Can Eren ve boşanma aşamasındaki Yunan eşinin 4 yaşındaki oğulları Aren Eren, Yunanistan’ın Dedeağaç şehrinde, annelerinin bakımı altındayken 22 Mayıs’ta uzun süreli açlık ve susuzluğa bağlı olarak yaşamını yitirdi. Olay sonrası yapılan incelemelerde, çocuğun ölümünün hastaneye başvurulmasından en az 48 saat önce gerçekleştiği ve hayatını kaybettiğinin uzun süre fark edilmediği belirlendi. Yunan vatandaşı olan ve kimliği açıklanmayan anne hakkında ‘bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihmal etmek’ suçlamasıyla tutuklama kararı verildi. Türk baba Huday Can Eren’in daha önce bir düğünde yaşanan kavga nedeniyle Türkiye’de cezaevinde bulunduğu, bu süreçte çocukların velayetinin annede olduğu öğrenildi. Olayın ardından Yunanistan’da anne hakkında açılan ceza davası devam ederken, baba Huday Can Eren hayatta kalan ikiz çocukları Laren ve Arlen’in velayetini alarak onları Türkiye’ye getirmek için velayet ve koruma davası açtı.
VELAYET DURUŞMASI GÖRÜLDÜ
Velayet davasının son celsesi Dedeağaç şehrinde görüldü. Mahkeme Türk babaya çocuklarını görme izni vermezken; Edirneli avukatlar da duruşmayı yerinde takip etti. Şu an Rum bir kadına geçici koruma talebiyle teslim edilen ikiz kardeşlerin durumu yakından izlenirken, baba Eren’in avukatları, adalet arayışı çerçevesinde davanın ve çocukların güvenliğinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti.
Duruşma sonrasında ortak açıklama yapan avukatlar, olayın vicdani boyutuna ve yaşanan büyük drama dikkat çekti. Açıklamada, “Kelimelerin yetersiz kaldığı, insanlığın ve vicdanın en ağır sınavlarından birinin yaşandığı yerde; sınırların ve coğrafyaların ötesine taşan ortak bir acının, adalet arayışının ve isyanın sesini duyurmak için bulunuyoruz. Yunanistan’da yaşamını yitiren 4 yaşındaki Aren’in acısı hepimizin yüreğini yakmaktadır. Henüz hayatının başında olan bir çocuğun açlık ve susuzluk içerisinde yaşamını yitirmesi; yalnızca bir ailenin değil, hepimizin yüreğinde derin bir yara açmıştır. Hayatta kalan ikiz kardeşlerin güvenliği, fiziksel ve ruhsal bütünlüğü sağlanana kadar adalet arayışının takipçisi olacağız” denildi.
Keşan’da faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlarımızın daha modern, ulaşılabilir ve tek bir çatı altında nitelikli hizmet alabilmesi adına başlattığımız girişimler en önemli meyvesini vermiştir.
Edirne Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Harun Özen ve Keşan Esnaf Odası başkanlarının, Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan ile yürüttüğü yoğun ortak çalışmalar neticesinde, esnaf odalarına yeni bir hizmet binası tahsis edilmesi konusunda mutabakata varıldı.
Söz konusu ortak hizmet projesinin hayata geçirilmesi amacıyla, Keşan Belediyesi mülkiyetinde yer alan Yukarı Zaferiye Mahallesi İlyasbey Caddesi Çok Amaçlı Pazaryeri Kompleksi No:23/G adresindeki taşınmazın esnaf odalarımızın kullanımına sunulması maddesi, dün yapılan Keşan Belediye Meclisi Toplantısı gündemine alındı.
Belediye Meclisi’nde gerçekleştirilen oylamada, tüm siyasi parti gruplarının ve meclis üyelerinin oy birliği kararıyla esnaf odalarımıza hizmet binası tahsisi ve iş birliği protokolü imzalanması hususu resmen kabul edildi.
EDESOB adına açıklamalarda bulunan Birlik BaşkanıHarun Özen şunları kaydetti:
“Keşan ilçemizin ekonomik ve ticari hayatının can damarı olan esnaf ve sanatkârlarımıza yakışır, tek çatı altında verimli çalışabileceğimiz bir hizmet alanına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Esnafımızın beklentilerine ve taleplerine her zaman kulak veren, bu süreçte esnaf camiamızdan desteğini esirgemeyen Keşan Belediye Başkanımız Sayın Op. Dr. Mehmet Özcan’a, belediyemizin bürokratlarına ve bugün mecliste esnafın yanında saf tutarak karara onay veren kıymetli Belediye Meclis Üyelerimize şahsım, yönetim kurulumuz ve tüm Keşanlı esnaflarımız adına şükranlarımı sunarım. Kurumlar arası iş birliği ve ortak akılla, Keşan’ımızın ticaret hayatını ve esnafımızın emeğini en yukarıya taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz. Yeni hizmet binamız Keşan esnaf camiasına hayırlı ve uğurlu olsun.”