Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), 29 Ocak 2026 Perşembe sabah saatlerinden itibaren Trakya için kuvvetli yağış ve fırtına uyarısında bulundu.
MGM İstanbul Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi’nden yapılan açıklamada; Trakya kesiminde kuvvetli (21-50 kg/m2) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, Edirne ve Kırklareli çevrelerinde bu sabah saatlerinden itibaren beklendiği bildirildi. Yağışlarla birlikte Edirne’nin güney kesimlerinde (Meriç, Uzunköprü, İpsala, Keşan ve Enez) rüzgarın şiddetinin 80 km/saate çıkabileceği ifade edildi.
Yetkililer; sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu, kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzlukların yanında, fırtına kaynaklı çatı uçması, ağaç devrilmesi, soba ve doğalgaz kaynaklı zehirlenmeler gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğini kaydetti.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası ile Özel Edirne Ziya Can Korkut Bilim Kalesi Özel Öğretim Kursu arasında eğitim alanındaki iş birliğinin devamı niteliğinde yeni bir indirim protokolü imzalandı.
ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak ile ZCK Bilim Kalesi Kurucusu Ziya Can Korkut tarafından imzalanan protokol kapsamında, 2026–2027 eğitim-öğretim yılı boyunca Edirne Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinin çocukları ve kardeşleri, ZCK Bilim Kalesi Özel Öğretim Kursu’na kayıt yaptırmaları halinde eğitim-öğretim ücretleri üzerinden %22 oranında indirimden faydalanabilecek.
Söz konusu indirim yalnızca eğitim-öğretim ücretini kapsayacak olup, indirimden yararlanmak isteyen ailelerin başvuru sırasında ETSO üyesi olduklarını gösterir belgeyi ibraz etmeleri yeterli olacak.
İmza töreninin ardından değerlendirmede bulunan ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak, yapılan iş birliğinin somut fayda üretmesine önem verdiklerini belirterek, “Üyelerimizin ailelerine yönelik avantaj sağlayan bu tür protokoller, Oda olarak benimsediğimiz hizmet anlayışının bir parçasıdır. İmzaladığımız bu protokolün tüm üyelerimize ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Edirne’den Yunanistan’a açılan Pazarkule Sınır Kapısı’nda yurda giriş yapmak üzere gelen otomobilde, likit esrarla doldurulmuş çok sayıda kaçak elektronik sigara ele geçirildi, 1 kişi gözaltına alındı.
Pazarkule Sınır Kapısı’ndan yurda giriş yapmak üzere gümrük sahasına gelen otomobil, Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amirliği personeli tarafından arandı.
Aramada; stepne boşluğuna gizlenmiş halde çok sayıda elektronik sigara ele geçirildi. Ekiplerin şüphe üzerine elektronik sigara likitlerinden aldığı numunedeyse, içerisinde likit esrar olduğu tespit edildi.
Olayla ilgili 1 şüpheli gözaltına alınarak emniyetteki işlemlerinin ardından Edirne Adliyesi’ne sevk edildi.
Edirne Belediyesi ekipleri kentin değişik bölgelerinde çalışmalarını hızlandırdı.
ZÜBEYDE HANIM PARKI Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından Zübeyde Hanım Parkı’nda kamelya montajı gerçekleştirildi.
Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından, Zübeyde Hanım Parkı çevresinde asfalt yama çalışmaları gerçekleştirildi.
Yürütülen çalışmalar kapsamında, bölgede ihtiyaç duyulan noktalarda bakım ve onarım işlemleri yapıldı. Ekipler Umurbey Mahalle Muhtarlığı’nın çevre tel montajı çalışmalarını tamamlarken, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri iş birliğiyle, Hilly Otel Kavşağı’nda orta refüj düzenleme çalışması yapıldı.
Belediyenin paylaşımında, “Yürütülen çalışmalar, mahallelerimizin ve kentimizin ihtiyaçları doğrultusunda planlama kapsamında gerçekleştiriliyor” denildi.
KALDIRIM ÇALIŞMALARI Edirne Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı taş ekipleri tarafından, Kurtuluş Mahallesi’nde kaldırım düzenleme ve onarım çalışmaları gerçekleştirildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında, mahalledeki mevcut kaldırım alanlarında gerekli bakım ve onarım işlemleri yapıldı. Fen İşleri Müdürlüğü, kent genelinde ihtiyaç tespit edilen noktalarda bakım ve onarım çalışmalarını sürdürüyor.
Edirne’nin de aralarında bulunduğu 46 ilde Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) yönelik operasyonlarda yakalanan 151 şüpheliden 82’si tutuklandı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 46 ilde Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) yönelik operasyonlarda yakalanan 151 şüpheliden 82’sinin tutuklandığını açıkladı. 54’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediliyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya operasyonlara ilişkin paylaşımında şunlara yer verdi:
“EGM TEM Daire Başkanlığımız, KOM ve İstihbarat Başkanlıklarımız koordinasyonunda yapılan çalışmalar sonucu;
Ankara, Balıkesir, Batman, Burdur, Çorum, Denizli, İstanbul, Kars, Kocaeli, Malatya, Manisa, Osmaniye, Samsun, Siirt ve Tekirdağ merkezli olmak üzere Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Aksaray, Amasya, Antalya, Aydın, Bursa, Edirne, Eskişehir, Gaziantep, Gümüşhane, Hatay, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Konya, Kütahya, Mardin, Mersin, Muğla, Nevşehir, Ordu, Sakarya, Şanlıurfa, Sivas, Rize, Uşak ve Trabzon TEM ve KOM Şube Müdürlüklerimizce;“Adliye Mahrem Yapılanması, Askeri Mahrem Yapılanma, Eğitim Yapılanması, Öğrenci Yapılanması ve Mahrem Yapılanmalar” içerisinde faaliyette bulundukları,
Kriptolu haberleşme programı ByLock kullanıcısı oldukları,
Ankesörlü telefonlarla iletişim kurdukları,
Örgüt içerisindeki sorumlu şahıslar ile irtibatlı oldukları,
Münferit sınav soruşturmaları kapsamında mülakatlarda avantajlı olarak kodlandıkları ve
Örgüt tarafından ‘Gaybubet Evi’ olarak adlandırılan hücre evlerinde barındıkları tespit edilen şüphelilere yönelik operasyonlar düzenlendi.
Milletimizin birlik ve beraberliğine, devletimizin bütünlüğüne, vatandaşlarımızın huzuruna ve refahına kasteden FETÖ ve yapılanmalarına karşı mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz.Emeği geçenleri tebrik ediyorum.”
Trakya Kalkınma Ajansı koordinasyonunda ve T.C. Ticaret Bakanlığı destekleri ile Trakya Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği tarafından 22 Türkiye–Bulgaristan sağlık turizmi networking etkinliği gerçekleştirildi.
Etkinliğe Trakya Bölgesi’nin farklı il ve ilçelerinden 8 sağlık tesisi ve aracı kuruluştan temsilciler, T.C. Ticaret Bakanlığı ve Trakya Kalkınma Ajansı uzmanları ile Trakya Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Dönmez katıldı.
Program kapsamında Eski Zağra ve Filibe’de sektör temsilcilerinin katılımıyla B2B ve B2C görüşmeler yapılarak bölgedeki sağlık turizmi paydaşlarıyla doğrudan temas sağlandı.
Etkinlik çerçevesinde Pulmed Hastanesi ve Bulgar-Türk İş İnsanları Derneği (BULTİŞ) ziyaret edilerek kurumsal iş birliği olanakları değerlendirildi.
Ticaret heyetine katılan firmaların hedef pazarlarından biri olan ve halihazırda yoğun hasta akışının olduğu Bulgaristan’da etkinlik sayesinde yeni iş bağlantıları kurması sağlandı. Pulmed Hastanesi Başhekimi ile yapılan görüşme neticesinde doktorlardan oluşan bir heyetin Trakya Bölgesi’nde ağırlanması ve alım heyeti organize edilmesine karar verildi.
Erdal Kesebir, 1955 Edirne /Uzunköprü doğumluydu. 25 Ocak 2026 tarihinde 71 yaşında yaşama veda etti. Balkan kökenli, İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü mezunuydu. Yabancı dil olarak Almanca biliyordu. Eğitimini tamamlamasının ardından Kahramanmaraş Türkoğlu Lisesi, Ankara Anıttepe Lisesi, Almanya Bochum Hauptschule, İzmit Özel Seymen Lisesi, İstanbul Özel Beyhan Aral Lisesi Öğretmeni, Özel Dershane Öğretmeni olarak görev yaptı.
20.10.1991 ve 24.12.1995 genel seçimlerinde DSP’den (Demokratik Sol Parti) 19. ve 20. dönem Edirne Milletvekili seçilerek TBMM’de yasama çalışmalarına katıldı. Halkın yaşadıkları toplumsal meseleleri Meclis gündemine taşıdı. Tarım, ekonomi, altyapı ve sosyal sorunlar önceliği oldu. Siyasi yaşamı boyunca uzlaşıcı tavrı ile birlikte devlet geleneğine sadık kaldı. Tarihsel köklerinden dolayı Edirne’ye olan bağlılığıyla bilinen Kesebir, mütevazı kişiliğiyle de kamuoyunun takdirini ve sevgisini kazanabilmiş ender Edirne milletvekillerinden biridir. Parti ayrımı gözetmeden insanların sorunlarını meclise taşıdı. Edirne milletvekili olması sebebiyle Edirne’nin menfaatlerini önceleyen bir milletvekilliydi. Özetle parti liderinin vekili değil, halkın vekili olmayı seçti.
ÇİNGENELERİN ÇİLESİNE ORTAK OLMAYA ÇALIŞTI.
Kesebir, milletvekilliği döneminde halkın sorunlarını kendine dert edinen biriydi. Türkiye siyasal tarihinde Çingenelerin (Romanların) sesi olmaya çalıştı. Bir dönem siyasette Çile Çiçekleri’nin başını çeken Erdal Kesebir, 1993 yılında TBMM Başkanlığı’na verdiği değişiklik önergesiyle Çingenelerin çilesine ortak olmuştu. 1934 İskân Kanunu 4. maddesinde“Çingene” tanımı Romanları toplumsal ayrıştırmaya yol açıyordu. (Kısmen devam etmektedir.)
Erdal Kesebir
Kesebir ile birebir konuşma/sohbet etme olanağı bulmasam da, çokça uzun telefon görüşmelerimiz olmuştur. 2016 yılında kendisiyle ilk telefon görüşmesi gerçekleştirmiştim. Kendisine Romanlar adına 4.maddenin değiştirilmesine yönelik girişimi için teşekkür etmiştim. İlgili kanun maddesi her ne kadar Bulgaristan dan gelmesi muhtemel Çingeneleri kapsıyor ise de, yanlış yoruma açık ve yeniden düzenlemeye ihtiyaç vardı. Yasa metni, Anayasa’da belirtilen eşitlik ilkesine uymuyor, devlet kendi öz vatandaşlarını olan Çingeneleri bir kenara atıyordu. Kendisinden bu süreci anlatmasını rica etmiştim. Telefonla aradığıma sevindiğini söylemişti. Ve şu ifadeleri kullanmıştı:
“4. maddenin değiştirilmesine yönelik teklifim siyaseten değil, vicdanendir. Romanlar bu toprakların en kadim dostudur. Yüzlerce yıl beraber yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Ben onların içlerinde büyüdüm, tarlalarda beraber çalıştığım günler oldu. Roman kardeşlerimden hiçbir zaman siyasi beklentim yoktu, bana oy versinler diye de düşünmedim, zaten benden bugüne kadar hiçbir karşılık beklemeden beni desteklediler. Romanlar bizim insanımızdır, maalesef onları hep dışarıda bıraktık, sahiplenmedik, devletimiz de başka vatandaşlarına gösterdiği ilgiyi maalesef Roman vatandaşlarımıza göstermedi. Askerlik yapıyorlar, vergi ödüyorlar, onların sevdikleri müzikleri ile ortak kültürü yaşıyoruz. Kendilerinin bazı yasalarımız da böyle tanımlama içinde bulunmaması gerekirdi. Ben onlar için üzülüyorum. Tamamen insani düşüncelerimden dolayı yasanın kaldırılmasını talep etmiştim. Ancak rahmetli Süleyman Demirel içinde bulunduğumuz siyasal zeminin buna uygun olmadığını ve dillendirmenin sıkıntı yaratacağını düşünmüş olabilir. Değişiklik önergeme yazılı yanıt bile verilmedi. Siyasi konjoktür gereği epey sıkıntılı günlerdi.“
Erdal Bey’e 1934 İskân Kanunu hakkında, bazı Roman Derneklerinden spekülasyon yapanlar olduğunu, yaptığım araştırmalarda Avrupa Birliği’nin 4. madde de Çingenelerin Anayasanın eşitlik ilkesine uymadığını, ayrımcı ifadelerin olduğu, kaldırılması yönünde görüşleri olduğunu anımsattım. “Etkili taraf AKP mi yoksa Avrupa Birliği mi?” diye sormuştum. Yanıtı şöyle olmuştu:
“Yasasın değiştirilmesi tamamen Avrupa Birliği’nin talebiydi. AB’nin ciddi oranda baskıları vardı. (Roman vatandaşların etnik kimliğe dayalı bir sorunu olmadığı gerçeğini AB sonradan anladı) Dönem epeyce sıkıntılıydı. Başka milletvekillerin de yasanın kaldırılmasına yönelik teşebbüsleri olmuştu. AKP bunu kullandı. Hayırlı bir kısmet oldu siyasi iktidar meseleyi nasıl götüreceği konusunda bir yöntem geliştiremedi. Meseleyi sizler takip etmelisiniz” .
Kesebir’e “Partinizin konuya yaklaşımı nasıl oldu?“ şeklindeki soruma, “Partimizden olumsuz bir tepki gelmedi. Hatta rahmetli Bülent Ecevit beni telefonla arayarak teşekkür etmişti. Biz bu kardeşlerimizi ihmal ettik, kendilerine bizlerin ahde vefa borcumuz var demişti.“ diyerek meseleyi kısaca özetlemişti.
Cumhuriyet’imizin temel değerlerinden asla taviz vermeyen, parti içi demokrasinin olmadığı parti liderine karşı çıkan bir milletvekiliydi. Romanların genelinin bilmediği devletin ayıbı olarak gördüğü 4. Madde, siyasette o günün koşullarında destek görmese de TBMM tutanaklarına girmesi bakımından bir hayli değerli ve kıymetlidir.
Erdal Kesebir’e 2020 yılında Çingenelerle ilgili bir kitap yazmak istediği söylemiştim. “Senin yazman önemli ve çok değerli, damdan düşenin yazması daha büyük önem taşır” demişti.
Kitap 2023 yılında ‘Çingenenin Çalgısı, Kakava’nın kahkahası’ ismiyle çıkmıştı. Kitabı adresine göndermiştim. Kitabı okuduğunu çok mutlu ve sevindiğini söylemişti. Kitapta kendisinin Roman mücadelesini de yazmıştım. İkinci kitabımın çıktığı 2025 yılında iki defa kendisini telefonla aradım. “İkinci kitabı çıkardığına sevindim” demişti. Kendisinin epey bir zamandır sağlık sorunları olduğunu biliyordum. Kendisi bana sağlık sorunlarından da söz ederdi.
ONUN Kİ ROMAN AÇILIMI DEĞİL, İNSANİ AÇILIMDI.
Son konuşmamızda “Şu anda hastaneye kontrole gidiyorum inşallah tekrar konuşuruz” demişti. Bir daha konuşmak kısmet olmadı.
Erdal Kesebir, siyasi tarihimizde Çingene meselesini ilk meclise taşıyan siyasetçi olmuştur. Onunki Roman Açılımı değil, insani bir açılımdı. Siyasi beklentisi olmayan tertemiz yüreğiyle aramızdan ayrıldı. Merhum Bülent Ecevit’in sözlerinde olduğu gibi, “Bu kardeşlerimize ahde vefa borcumuz var” sözüne sadık kalarak bu yazıyı yazma gereği duydum. Türk siyasal tarihimizde Çingene meselesini TBMM taşımasından ötürü ahde vefa borcumuzu yerine getirmek, anısı önünde saygıyla eğilme borcumuzu yerine getirmek için yazdım. Kendisini en değerli kılan özellik; parti liderinin adamı olmaması, halkın adamı olmasıdır. Siyasetin kulu değil, halkın kulu olmasıdır.
Cumhuriyet’imizin, demokrasimizin aydınlık yüzü ışıklar içinde uyu…
Edirne Milletvekili Ediz Ün, Sağlık Bakanlığı’nın 2026 Yılı Yatırım Programı’na göre Uzunköprü’de yapımı süren Devlet Hastanesi’nin 2027 yılında tamamlanması öngörülmesine rağmen aynı programda yer alan bütçe kalemleri bu hedefin gerçekçi olmadığını gösterdiğini söyledi.
Milletvekili Ün, “Şehir Hastanelerine 565 Milyar, Uzunköprü’ye Bitmeyen Hastane” başlığı ile yaptığı yazılı açıklamada, Edirne’nin en büyük ilçelerinden Uzunköprü’de yapımı süren Devlet Hastanesi’nin yıllardır tamamlanamayan kamu yatırımlarının en çarpıcı örneklerinden biri olmaya devam etiğini söyledi. “Yapımına 2015 yılında başlanan ve 2018’de tamamlanması planlanan Uzunköprü Devlet Hastanesi, aradan geçen yıllara rağmen hâlâ hizmete açılamadı” diyen Ün, şöyle devam etti:
“Sağlık Bakanlığı’nın 2026 Yılı Yatırım Programı’na göre hastanenin 2027 yılında tamamlanması öngörülüyor. Ancak aynı programda yer alan bütçe kalemleri bu hedefin gerçekçi olmadığını gösteriyor. Hastanenin tamamlanabilmesi için güncel birim fiyatlarla yaklaşık 1 milyar 100 milyon TL gerekirken, 2026 yılı için ayrılan ödenek yalnızca 165 milyon TL oldu.
Bu tablo, hastanenin 2027 yılında da bitirilemeyeceği yönündeki endişeleri artırırken, her geçen yıl uzayan inşaat süreci artan maliyetler nedeniyle kamu zararına yol açıyor. Uzunköprü halkı ise yıllardır temel bir sağlık hizmetine kavuşmayı bekliyor.”
Edirne Milletvekili Ediz Ün, yaşanan gecikmeler ve bütçe yetersizliği nedeniyle konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Ün, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM’ye yazılı soru önergesi verdi. Önergede, hastanenin bitiş tarihinin kaç kez ertelendiği, gecikmelerin gerekçeleri, kamu zararı oluşup oluşmadığı ve hastanenin kesin olarak ne zaman hizmete açılacağı soruldu.
2018–2025 yılları arasında hazine garantili şehir hastanelerini yapan müteahhitlere 565 milyar TL’den fazla ödeme yapıldığına dikkat çeken Edirne Milletvekili Ediz Ün Uzunköprü Devlet Hastanesi için yıllardır yeterli ödeneğin ayrılmaması eleştirildi.
Ediz Ün, “Şehir hastaneleri için milyarlarca lira kesintisiz ödenirken Uzunköprü Devlet Hastanesi’nin yıllardır sürüncemede bırakılması kabul edilemez. Sağlık hizmeti bir lütuf değil, haktır. Uzunköprü halkı artık erteleme değil, net bir tarih ve gerçekçi bir bütçe görmek istiyor” dedi.
Uzunköprü Devlet Hastanesi’nin neden bir türlü tamamlanamadığı, bunun bir planlama hatası mı yoksa siyasi bir tercih mi olduğu sorusu ise kamuoyunda yanıt beklemeye devam ediyor.
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, son verilerin vatandaşın borç yükünün vahametini açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Halk borçla değil, onuruyla yaşamak istemektedir. Vatandaş borç batağında, ekonomi alarm veriyor” dedi.
Eski milletvekili Şimşek yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de milyonlarca vatandaşın bugün borçla yaşamaya, borcu borçla kapatmaya mahkûm edildiğine dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Gelirler temel ihtiyaçları karşılamaya yetmezken, hayat eksi borç bakiyesi üzerinden sürdürülmektedir. Son veriler, vatandaşın borç yükünün vahametini açıkça ortaya koymaktadır. Geçen yıla göre vatandaşın eksi borç bakiyesi 3 kat artarak 848 milyar TL’ye ulaşmıştır.Bu tablo, geçici bir ekonomik dalgalanma değil; yanlış ve ısrarla sürdürülen ekonomi politikalarının doğrudan sonucudur. Borçlanma artık tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir.
Bugün Türkiye’de: Kredi kartı borçları gıda ve fatura ödemeleri için kullanılmaktadır.İhtiyaç kredileri kira ve temel yaşam giderlerini karşılamak için çekilmektedir. Yeni borçlar, yalnızca eski borçların faizini ödemek amacıyla alınmaktadır. Bu, klasik bir borç sarmalıdır ve her geçen gün daha fazla vatandaşı içine çekmektedir. Borç artık yatırım ya da refah aracı değil, hayatta kalma mekanizması haline gelmiştir.
ENFLASYON VAR, GELİR YOK; VERGİ VAR, ADALET YOK
Enflasyon karşısında eriyen maaşlar, artan dolaylı vergiler ve kontrolsüz hayat pahalılığı;emekçiyi, emekliyi, esnafı ve dar gelirliyi sürekli borçlu hale getirmiştir.
Ücretler artmıyor, alım gücü düşüyor, sosyal destekler yetersiz kalıyor, vatandaş her ay daha fazla borçlanıyor. Bu koşullarda vatandaşın bütçe yapması, geleceğini planlaması, hatta nefes alması bile zorlaşmıştır.
BU TABLO KADER DEĞİLDİR.
Buradan açık ve net biçimde ifade ediyoruz: Bu tablo ne kaçınılmazdır ne de doğal bir sonuçtur.
Bu tablo üretimi değil tüketimi, geliri değil borcu, refahı değil faiz düzenini büyüten anlayışın ürünüdür. Ekonomi, rakamlarla değil insan hayatlarıyla ölçülmelidir. Bugün gelinen noktada milyonlarca insanın geleceği ipotek altındadır.
ACİL YAPILMASI GEREKENLER;
Bu gidişata karşı derhal; Vatandaşın kredi ve kredi kartı borçlarını hafifletecek kalıcı yapılandırma modelleri hayata geçirilmelidir. Gelirler, gerçek enflasyon karşısında koruma altına alınmalıdır. Temel tüketim maddeleri üzerindeki vergi yükü azaltılmalıdır.Borçla ayakta duran değil, emeğiyle geçinebilen bir ekonomik düzen kurulmalıdır.
ÖNLEM ALINMALI
Borçla sürdürülen bir yaşam düzeni ne ekonomiyi ne de toplumsal yapıyı taşıyabilir. Bu borç düzeni devam ederse yalnızca ekonomik kriz değil, derin bir sosyal kriz kaçınılmaz hale gelecektir. Vatandaşın sabredecek gücü kalmamıştır. Borç büyüyor, çaresizlik büyüyor, adaletsizlik büyüyor.Bu sese kulak verilmelidir.”
Edirne’de yatırım programında yer alan 386 proje için, 2025 yılında toplam 18 milyar TL’lik yüzde 82 harcama oranı sağlandı.
Edirne Valiliği tarafından, 2025 yılı dördüncü dönemine ilişkin İl Koordinasyon Kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Devecihan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya Edirne Valisi Yunus Sezer başkanlık ederken, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı. Programın açılış konuşmasını Vali Sezer, kentte 2025 yılında yatırım programında yer alan 386 projeye ilişkin bilgi verdi.
’PROJELERE 18 MİLYAR’LIK HARCAMA’
Vali Sezer, projelerdeki harcama oranlarına dikkat çekerek, “Kuruluşlarımızca Valiliğimize gönderilen raporlara göre, İlimizde kamu kuruluşlarımızın 2025 yılı yatırım programlarında küçük, orta ve büyük ölçekli 386 proje yer almaktadır. Bu projelerin toplam bedeli yaklaşık 81 milyar TL’yi bulmaktadır. Bu projeler için önceki yıllarda 26 milyar TL harcanmış, 2025 yılında da 22 milyar TL ödenek kullandırılması öngörülmüştür. Dördüncü yatırım dönemi sonuna kadar yapılan çalışmalar dahilinde 18 milyar TL harcama yapılarak % 82 yıllık harcama oranı sağlanmıştır. Yatırımları izlenen kuruluşlar olarak değerlendirildiğinde; 2025 yılının dönemi sonu itibariyle yapılan yatırım harcamalarımın 17,5 milyar TL’sini merkezi idare kuruluşlarımızın yaptığı görülmektedir. Merkezi idare kuruluşlarımızın bu harcama miktarı ile sağladıkları yıllık harcama oranı % 83,5’dir. Belediyelerimiz ise 501 milyon TL tutarında yatırım harcaması yaparak % 50 ‘lik bir yıllık harcama oramı gerçekleştirmişlerdir” dedi.
‘147 PROJE BİTTİ’
Kentte biten ve devam eden projelerle ilgili de bilgi veren Sezer, “Merkezi ve yerel yönetim kuruluşlarımızca yapılan bu yatırım harcamaları sonucu, 2025 yılı Dördüncü dönemi sonunda, kamu kuruluşlarımızın programlarında yer alan 386 projenin 147 tanesi bitirilmiş, 167’si devam etmekte, 3 proje tasfiye edilmiş olup 69’u ise ihale ve proje aşamasındadır. Uygulamaya konulan projelerin ilçelere göre dağılımı; Merkez 198, Keşan 50, Uzunköprü 24, İpsala 20, Meriç 17, Enez 14, Havsa 13, Lalapaşa 9, Süloğlu 6 olup 35 proje ise muhtelif ilçelerde gerçekleştirilmiştir. Yatırımlar sektörel bazda değerlendirildiğinde; Projelerin 115’i tarım, 109’u diğer kamu hizmetleri (sosyal-iktisadi), 86’sı eğitim, 28’i ulaştırma-haberleşme, 23’ü sağlık, 12’si enerji, 7’si turizm, 4’ü imalat, 2’si madencilik sektörlerinde uygulamaya konulmuştur” diye konuştu.
‘EN ÇOK HARCAMA ULAŞTIRMA VE HABERLEŞMEYE’
En çok harcamanın da ulaştırma ve haberleşmeye yapıldığını kaydeden Sezer, “Dönem sonu itibariyle en çok harcama 10 milyar 973 milyon TL ile ulaştırma-haberleşme sektöründe gerçekleşmiş bunu sırasıyla, 3 milyar 115 milyon TL ile tarım, 1 milyar 542 milyon TL ile eğitim, 1 milyar 114 milyon TL ile diğer kamu hizmetleri (sosyal-iktisadi), 587 milyon TL ile sağlık, 498 milyon TL ile turizm, 9 milyon TL ile madencilik, 400.000 TL ile imalat sektörü izlemiştir” şeklinde konuştu.