‘Çiftçi enflasyon altında ezildi’

Olgay GÜLER

CHP önceki dönem Edirne Milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, TMO’nun 16.5 lira olarak açıkladığı buğday alım fiyatıyla çiftçinin enflasyonun altında ezildiğini söyledi.

Toprak Mahsulleri Ofisi, buğdayda bu yıl yüzde 22’lik artışla, alım fiyatını 16.5 lira olarak açıkladı. Fiyat, üreticiyi memnun etmezken, tepkiler de beraberinde geldi. CHP önceki dönem Edirne Milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, yeni fiyatla çiftçinin enflasyonun altında ezildiğini söyledi. Gaytancıoğlu, hükümete üreticiye ton başında 3500 lira ödeme yaparak destekleme çağrısında bulundu.

‘ÇİFTÇİ ENFLASYON ALTINDA EZİLDİ’

Buğdayda bu yıl rekoltenin yüksek beklendiğini dile getiren Gaytancıoğlu, “Buğdaylar hasada geldi. Türkiye’nin birçok bölgesinde hasat başladı. İyi haberler geliyor, verim açısından. Rekolte yüksek olacak. Neden? Çünkü çok iyi bir yağmur aldı ülkemiz. Buğday ekilişi yapılan tüm bölgelerde iyi bir yağış aldık. Yani Allah verdi, çiftçinin yüzüne güldü. Ama nedense Toprak Mahsuru Ofisi iyi bir fiyat vermedi. Gübreye yüzde 80’ler civarı zam geldi. Akaryakıt fiyatları yüzde 60’ların üzerinde uçtu gitti. Tarım ilaçları, tohumluklar derken her birine en az yüzde 50-60 oranında zam geldi ama buğdaya 16.5 lira verdiler. Yani geçtiğimiz yıl 13.5 liraydı. Sadece üç lira arttırdılar. Yani yüzde 22 arttırdılar. TÜİK enflasyonu bile yüzde 35-40 civarında. Demek ki çiftçimiz enflasyonun altında ezildi” dedi.

‘ÇİFTÇİNİN YÜZÜNÜ BARİ BU SENE GÜLDÜRÜN’

Artan üretim maliyetlerine dikkat çeken Gaytancıoğlu, “Üretim maliyeti yaklaşık 20 lira. Biz de zaten 20 lira verin, çiftçi bu sene verim artışıyla biraz çarkını çevirsin dedik. Yani şimdi bunun daha zamanı da geçmedi. Hemen bir kararnameyle ton başına 3500 lira ödeme yapın. Geçtiğimiz yıllarda bu yapıldı, yapılmadı değil. Ton başına 1000 lira, 1500 lira, 2000 lira ödemeler yapıldı çiftçi mağdur olmasın diye. Şimdiye gerek Tarım Bakanı gerek diğer yetkililer seneye destekleri artacağını söylüyorlar. Çiftçinin senesi bitmez. Bu sene verilmesi gerekir. Çiftçimiz zor durumda. Ziraat Bankası’na, tarım kredi kooperatiflerine, özel bankalara tam 1 trilyon 400 milyar lira borcu var. Çiftçinin yüzünü bari bu sene güldürün” diye konuştu.

Evin bahçesinden dört kıtaya ihracat!

Olgay GÜLER

Edirne’de, makine mühendisi Ulaş Kaya (47), TÜBİTAK’tan aldığı destekle, evinin bahçesinde kurduğu atölyesinden, dört kıtaya tıbbi atık sterilizasyon sistemi ihraç ediyor.

Edirne’nin Yıldırım Mahallesi’nde yaşayan Ulaş Kaya, Doğu Akdeniz Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra, bir süre makine bakımı yapmaya başladı. Bu sırada, yurt dışından getirilen tıbbi atık sterilizasyon makinelerinin bakımını yapmak için Elazığ’a giden Kaya, makinenin Türkiye’de üretilmediğini öğrendi.

Bunun üzerine çalışmalara başlayan Kaya, ilk olarak TÜBİTAK’a destek başvurusunda bulundu. Başvurusu kabul olan Kaya, ilk makinesini Edirne Sanayi Sitesi’nde açtığı atölyesinde yaparak Romanya’ya ihraç etti. Kaya, bir yandan üretime devam ederken, Trakya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde doktorasını tamamladı. Siparişlerin artmasıyla seri üretime geçen Kaya, daha sonra evinin bahçesine kendi atölyesini kurup, buraya taşındı. Halen dört kıtadan gelen siparişlere cevap vererek üretim yapan Kaya, farklı teknolojiler üretmek için bir yandan Ar-Ge çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

‘İLK MAKİNEYİ TÜBİTAK DESTEĞİYLE TAMAMLADIK’

TÜBİTAK’tan destek alma sürecini anlatan Kaya, “Makineye ilk etapta bir miktar başladık fakat kaynaklarımız yetersiz olduğu için TÜBİTAK’ın destekleri var; Ar-Ge inovasyon projeleri. Ülkemizde üretilmeyen veya olan bir şeyin üzerine yeni bir şeyler ekleyip daha iyi bir konseptle yapabilmeyi sağlayabilecek bir makine fikriniz varsa oraya başvurabiliyorsunuz. Orada hakem heyeti var. Hocalar geliyor Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden uzmanlar geliyor. Onlara sunum yapıyorsunuz. Onay verirseler proje kapsamında mali destek veriyor TÜBİTAK. Her dönemlerini de takip ediyorlar. Mesela proje iki yıllıksa 6 ayda bir bunun denetlemeleri oluyor. Hem mali olarak hem teknik olarak. Bu şekilde bir yardım aldık devletimizden, TÜBİTAK’tan. Ardından TÜBİTAK projesinin bitimiyle biz tamamlamış olduk makinemizi. Aynı zamanda bu akreditasyon kurumlarına da onaylattık. Belgelendirme süreci de var bu makinelerin ürettikten sonra. İlk makinemizin Romanya’ya ihraç etme fırsatımız oldu. Daha sonra orada makineyi gören başka kişiler de aldılar. Böyle yavaş yavaş bir gelişme oldu” dedi.

‘DÖRT KITAYA İHRAÇ EDİYORUZ’

Dört kıtaya ihracat yaptıklarını belirten Kaya, “Birçok ülkeye ihraç ediyoruz. Dört kıtada ihraç ettiğimizi söyleyebilirim. Burada önemli olan her ülke farklı bir sistem kullanıyor. Hepsi sterilizasyon makinesi. Fakat bunun içinde parçalayıcılar var ‘shredder’ diye tabir ettikleri. Bunlar önünde olabiliyor, sonunda olabiliyor veya sürekli sistem olabiliyor. Her ülkenin yönetmeliği farklı. Her ülkeye göre farklı bir üretim yapıyoruz. Yani burada ülkelerin yönetmelikleri de önemli. Onların yönetmeliklerine göre bir makine yapmak gerekiyor. Bir tesis yapmak gerekiyor” diye konuştu.

‘EN ZORU KALİTE YETERLİLİKLERİNİ SAĞLAYABİLMEK’

Makinenin işleyişini anlatan Ulaş Kaya, “Hastanelerden çıkan ve sağlık kuruluşlarından çıkan tıbbi atıkları bertaraf etmeye yarayan bir sistem. Sterilizasyon içindeki bakteriyel yaşamı sonlandırma anlamına gelir. Bunun minimum altı vagon olması gerekiyor. Burada farklı bir ülkeye satış yapabilmeniz için, ihracat yapabilmeniz için öncelikle bu testleri geçmeniz gerekiyor. Yani makineyi yapmak yetmiyor. Ondan daha zor şey bu kalite yeterliliklerini sağlayabilmek. Yani üretiminden daha çok bu kalite yeterliliklerine zaman ayırmak gerekiyor. Sürekli yenilemeler yapmanız gerekiyor. Deneyler yapmanız gerekiyor. Büyük bir tesisin yapılması, cihazın yapılması üç ay sürüyor. Bunun tabii ki çeşitli süreçleri var. Önce tasarlıyoruz. Tasarımın ardından bir kritik tasarım süreci oluyor. Üretim planlaması oluyor. Üretim planlaması kapsamında belirlenen ham maddeler temin ediliyor. Ardından üretim süreci tamamlandıktan sonra testler başlıyor. Testlerden sonra muayene kuruluşları, yani akreditasyon kuruluşlarınca onaylanmış, mesela Türk Akreditasyon Kurumu onaylı veya Alman Akreditasyon Kurumu onaylı muayene kuruluşları gelip testler yapıyorlar, makineye onay veriyorlar. Eğer o testi geçemezseniz makineyi gönderemiyorsunuz, ihraç edemiyorsunuz, kabul etmiyor karşı taraf. Kullanımına da müsaade edilmiyor” dedi.

‘YENİ AR-GE ÇALIŞMALARI YAPIYORUZ’

Elde ettikleri gelirle, yeni Ar-Ge çalışmaları yaptıklarını dile getiren Kaya, “Makinenin büyüklüğüne ve kapasitesine bağlı olarak maliyet değişkenlik gösteriyor. Tabii bunun her çeşidini yapıyoruz. Bu makineden elde ettiğimiz gelirlerle başkaca Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Bunları daha yüksek teknoloji deney düzenekleri kurarak oralara geçiş yapmaya çalışıyoruz. Bizim için aslında bir atlama tahtası bu makine. Şimdi daha çok mikro hava araçlarıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘GÜNÜN ÇOĞU EVİN BAHÇESİNDE, ATÖLYEDE GEÇİYOR’

Atölyesini evinin bahçesine kurma hikayesine de değinen Kaya, “Daha önce sanayide yapıyorduk. Sanayide iki adet atölye tutmuştuk. Fakat bizim sanayideki esnafla bir bağlantımız yok. Piyasaya iş yapan bir firma değiliz. Dolayısıyla orada durmamızın bir anlamı yok. Çok ses olması etrafta bize olumsuz etki ediyordu. Yani Ar-Ge yapılan yerlerde bu tercih edilmez. Onun için böyle bir fırsat vardı. Bunu değerlendirdik. Evimizin bahçesinde böyle 250 metrekare kapalı bir alan yaparak burada devam ediyoruz şu anda. Günümüzün çoğunluğunu da evin bahçesinde, atölyede geçiriyoruz” dedi.

Karakoç: Adalete erişim hızlanacak

Olgay GÜLER

Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç, Resmi Gazete’de 11 Haziran’da yayınlanan kararla kurulan Edirne Bölge İdare Mahkemesi’nin, kentte adalete erişimi hızlandıracağını söyledi.

Resmi Gazete’de 11 Haziran’da yayımlanan “Bölge İdare Mahkemesinin Kurulmasına ve Yargı Çevresinin Belirlenmesine İlişkin Karar” ile Türk idari yargı teşkilatında önemli bir yapısal değişiklik gerçekleştirildi. Bu kararla Edirne Bölge İdare Mahkemesi resmen kurulmuş oldu. Karara göre Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illeri, daha önce bağlı bulundukları İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nin yargı çevresinden; Çanakkale ili ise Bursa Bölge İdare Mahkemesi’nin yargı çevresinden çıkarılarak yeni kurulan Edirne Bölge İdare Mahkemesi’nin yargı çevresine dahil edildi. Bu düzenleme ile birlikte İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nin yargı çevresi İstanbul ve Kocaeli illerinin mülki sınırları olarak yeniden belirlendi.

‘YANLIŞTAN DÖNÜLDÜ’

Kararı değerlendirilen Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç, Edirne’de önceki yıllarda Bölge İdare Mahkemesi olduğunu hatırlatarak, “Bir yargı tasarrufuyla, yasama tasarrufuyla daha doğrusu kaldırıldı. Bizi İstanbul’a bağladılar. Şu anda tekrar bir yanlıştan dönüldü diyelim. En azından yasama organı böyle bir irade göstermiş. Bizim için de sevindiren bir haber oldu. Edirne’mize tekrardan idari yargıda verilen belli nitelikteki kararlara karşı temyizden önce yani Danıştay mahkemesinden önce Ankara’daki mahkemeden önce, Edirne’de bir istinaf mahkemesi, bir itiraz mahkemesi daha ihdas edilmiş oldu böylelikle. Yeri şu anda belli değil. Onlar açıklanacaktır yakın zamanda sanıyorum. Adalet Bakanlığı’mız bir çalışma yapacaktır muhakkak. Yeri neresi olur? Kadrosu nasıl oluşur diye” dedi.

‘ADALETE ERİŞİM HIZLANACAK’

Alınan kararla, bölgede adalete erişimin hızlanacağını dile getiren Karakoç, “İstanbul’un zaten kendi iş yükü kendine yetiyordu. İstanbul ayrıyeten hem Edirne’ye, hem Kırklareli’ne, hem Tekirdağ’a da hizmet veriyordu. Dolayısıyla büyük bir iş yükü altındaydı. İlk derece mahkemesine yani Edirne İdare Mahkemesi’nde örneğin 6 ayda biten bir dava orada 2 sene, 3 sene gelmediği oluyordu İstanbul’daki incelemeden. Böylelikle Edirne’ye kurulacak mahkememizle birlikte bu süreç oldukça hızlanacaktır. Bizim değerlendirmemiz o yönde. Yani buradaki ilk derece mahkemece, Edirne İdare Mahkemesi’nce verilen kararlar yine Edirne’de Edirne Bölge İdare Mahkemesi’nde hızlıdan kavuşacak, adalete erişim hızlanacaktır diye değerlendirmek mümkün” diye konuştu.

‘MESLEKTAŞLAR AÇISINDAN KOLAYLIK’

Kararın, avukatları da olumlu yönde etkileyeceğini kaydeden Karakoç, “Meslektaşlar açısından ne katkısı olur dersen onu da söyleyeyim. Zaman zaman duruşmalı istinaf ettiğimiz oluyor yargılamalarda. Yani buradan verilen kararı İstanbul’da duruşmaya girerek savunmak zorunda kaldığımız oluyor bazı önemli davaları. Buradan İstanbul’a gitmek, İstanbul işte trafik yükünü çekmek yerine Edirne Bölge İdare Mahkemesi’nde gireceğiz duruşmalarımıza. Buradan takip edeceğiz davaları. Meslektaşlarım açısından da böyle bir kolaylık olacağı muhakkak” şeklinde konuştu.

Komşu servete oturdu!

Kapıkule’nin karşısındaki Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilen denetimde, Türkiye’den gelen bir araçta piyasa değeri 700 bin euroyu  (35 milyon TL) aşan 5 kilogramdan fazla kaçak altın takı ele geçirildi.

Olay 14 Haziran 2026 tarihinde Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda meydana geldi. Türkiye’den Bulgaristan’a giriş yapmak isteyen Romanya plakalı bir otomobil, risk analizi sonucunda detaylı kontrole alındı.

Araçta bulunan Romanya vatandaşı sürücü ile Suriye kökenli Romanya vatandaşı bir kadın ve 4 yaşındaki çocuğunun gümrük görevlilerine beyan edecekleri herhangi bir eşya bulunmadığını bildirdikleri belirtildi.

Ancak gerçekleştirilen ayrıntılı aramada, kadın yolcunun çantasında, üzerinde ve gizli bölmelerde toplam 6 paket halinde altın takılar bulundu. Paketlerden birinin ise kadının üzerine oturarak saklanmaya çalışıldığı tespit edildi.

Yapılan ekspertiz incelemesinde ele geçirilen yüzük, kolye, bilezik, küpe ve çeşitli takılardan oluşan ziynet eşyalarının 21 ayar altın olduğu belirlendi. Toplam ağırlığı 5 kilo 170 gram olan altınların değerinin 703 bin 120 euro olduğu açıklandı.

Kaçak altınlara el konulurken, olayla ilgili olarak Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde soruşturma başlatıldı.

Bulgaristan gümrük makamları, Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda son dönemde art arda gerçekleştirilen operasyonlarla kaçakçılık girişimlerine karşı denetimlerin aralıksız sürdüğünü bildirdi.

Başlık alternatifleri:

Kapitan Andreevo’da 5 Kiloluk Altın Operasyonu

Türkiye Sınırında 700 Bin Euroluk Kaçak Altın Yakalandı

Bulgar Gümrüğü 5 Kilo Altına El Koydu

Romanya Plakalı Araçtan Servet Değerinde Altın Çıktı

Edirne basını için hazırlanacaksa, haberi “Kapıkule’nin karşısındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda…” vurgusuyla başlayacak şekilde de yeniden düzenleyebiliriz. Bu, yerel okuyucunun ilgisini daha fazla çekecektir.

Kentte çocuk olmak!

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık raporda, “Kentte Çocuk Olmak: Türkiye’de Parklar, Oyun Hakkı ve Belediyelerin Sorumluluğu” konusu ele alındı.

Çocukların güvenli ve nitelikli oyun alanlarına erişimi, parkların mevcut durumu, mahalleler arasındaki eşitsizlikler, engelli çocukların karşılaştığı erişilebilirlik sorunları ve yerel yönetimlerin çocuk dostu şehirler inşa etmedeki sorumlulukları kapsamlı şekilde değerlendirildiği raporda, “Kentler yalnızca yetişkinlerin yaşadığı ve kullandığı alanlar değildir. Çocuklar da şehirlerin aktif kullanıcılarıdır ve günlük yaşamlarının önemli bir bölümünü yaşadıkları çevrede geçirirler. Bu nedenle kentlerin planlanmasında çocukların ihtiyaçlarının dikkate alınması büyük önem taşımaktadır. Bu rapor, çocukların kent yaşamındaki yerini, oyun hakkını ve parkların mevcut durumunu kapsamlı biçimde ele almaktadır.

Rapor, çocukların kent yaşamındaki deneyimlerini yalnızca fiziksel çevre açısından değil, aynı zamanda sosyal adalet, eşitlik ve yönetişim perspektifinden değerlendirmektedir. Raporun temel amacı, çocukların kentlerde güvenli, erişilebilir ve nitelikli oyun alanlarına sahip olup olmadığını ortaya koymak ve yerel yönetimlerin bu konudaki performansını değerlendirmektir” ifadelerine yer verildi

Söz konusu rapora ilaveten yapılan  “Çocuklarımız için daha yaşanabilir şehirler istiyoruz” başlıklı basın açıklamasında da şöyle denildi:

“Kentler sadece binalardan, yollardan ve altyapıdan ibaret değildir. Bir şehrin gerçek değeri, çocuklarına sunduğu yaşam kalitesiyle ölçülür. Çocukların güvenle oynayabildiği, ailelerin huzurla vakit geçirebildiği ve her bireyin kendini ait hissedebildiği şehirler, aynı zamanda güçlü ve sağlıklı toplumların temelini oluşturur.

Yapılan araştırmalar, ülkemizde birçok çocuğun güvenli ve nitelikli oyun alanlarına erişimde zorluk yaşadığını ortaya koymaktadır. Mahalleler arasında park dağılımındaki eşitsizlikler, bakım eksiklikleri, güvenlik sorunları ve engelli çocukların kullanımına uygun alanların yetersizliği, çocuklarımızın oyun hakkını tam anlamıyla kullanmalarının önünde önemli engeller oluşturmaktadır.

Oysa oyun, çocuklarımız için temel bir haktır. Çocuklarımızın fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini destekleyen güvenli oyun alanları oluşturmak, yerel yönetimlerin en önemli görevlerinden biridir. Saadet Partisi olarak belediyecilik anlayışımızın merkezine insanı, aileyi ve sosyal adaleti koyuyoruz. Bizim için belediyecilik; sadece asfalt dökmek, bina yapmak veya altyapı hizmeti sunmak değildir. Belediyecilik aynı zamanda çocukların, gençlerin, yaşlıların ve dezavantajlı bireylerin ihtiyaçlarını gözeten, insan odaklı bir şehir yönetimi anlayışıdır.

Milli Görüş belediyeciliğinin temelinde; israfın önlenmesi, kaynakların adil kullanılması, sosyal belediyecilik ve insan onuruna yakışır yaşam alanlarının oluşturulması vardır. Bu anlayış doğrultusunda çocuklarımızın güvenli, erişilebilir ve nitelikli oyun alanlarına sahip olması çok önemlidir.

Şehirlerimizi planlarken çocuklarımızın sesine kulak vermeli, parkları ve oyun alanlarını onların ihtiyaçlarına göre tasarlamalıyız. Her mahallede çocukların kolayca ulaşabileceği parklar oluşturulmalı, mevcut alanların bakım ve güvenliği düzenli olarak sağlanmalı, engelli çocuklarımızın da eşit şekilde yararlanabileceği kapsayıcı düzenlemeler hayata geçirilmelidir.

Çocuk dostu şehirler, aslında herkes için daha yaşanabilir şehirlerdir. Çocukların güvenle oynayabildiği bir şehirde aileler huzurlu ve toplum daha güçlü olur. Saadet Partisi olarak çocuklarımızın oyun hakkını, güvenli yaşam hakkını ve şehir yaşamına katılım hakkını savunmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki çocuklarına yatırım yapan toplumlar, geleceğine yatırım yapmış olur.”

TÜ’de Hekimliğe Merhaba Sempozyumu

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen “1. Hekimliğe Merhaba

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “1. Hekimliğe Merhaba Sempozyumu”, Balkan Kongre Merkezi’nde başladı.

İki gün sürecek sempozyumun ilk gününde geleceğin hekimleri deneyimli akademisyenlerle bir araya gelerek bilimsel bilgi ve deneyim paylaşımında bulundu. Etkinlik kapsamında 23 son sınıf tıp öğrencisi ve 29 akademisyen moderatör olarak görev alırken, sempozyum boyunca toplam 25 olgu sunumu gerçekleştirilecek.

Programın açılışında konuşan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, sempozyumun yalnızca bilimsel bir etkinlik değil, aynı zamanda meslek hayatına hazırlanan genç hekimler için önemli bir rehber niteliği taşıdığını belirtti. “Hekimliğe Merhaba” ifadesinin yalnızca mezuniyet öncesi bir dönemi tanımlamadığını belirten Hatipler, öğrencilerin hekimlik yolculuğuna Tıp Fakültesine adım attıkları ilk gün başladıklarını söyledi. Tıp eğitiminin yalnızca teorik bilgiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Hatipler, iyi bir hekim olmanın temelinde iyi bir insan olmanın yattığını belirtti. Öğrencilere kendilerine güvenmelerini tavsiye eden Hatipler, özverili çalışmanın karşılıksız kalmayacağını ifade etti.

Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ ise sempozyum programının öğrenciler ve öğretim üyelerinin ortak çalışmasıyla hazırlandığını belirtti. Olguların tanı ve tedavi süreçlerinin birlikte değerlendirileceğini ifade eden Üstündağ, Tıp Fakültesinde ilk kez gerçekleştirilen multidisipliner nitelikteki bu toplantının diğer tıp fakültelerine de örnek olacağını ve aile hekimleri için yararlı çıktılar sunacağını söyledi.

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı ve 6. Sınıf Koordinatörü Prof. Dr. Serdar Öztora da sempozyumun meslek hayatına önemli bir başlangıç olduğunu belirterek genç hekimlerden merhamet ve insan sevgilerini korumalarını istedi.

Açılış konuşmalarının ardından İnt. Dr. Doğa Aksu’ya teşekkür belgesi takdim edildi.

Daha sonra olgu sunumlarına geçildi. Mezuniyet sonrası görev yapacakları yerlerde en sık karşılaşabilecekleri vakalar üzerinden hazırlanan sunumlarda teşhis, ayırıcı tanı ve tedavi süreçleri öğretim üyeleriyle birlikte değerlendirildi. Akademisyenlerin bilgi ve deneyimlerini paylaştığı oturumlarda, olgular üzerinden yürütülen tartışmalar katılımcıların klinik değerlendirme becerileri ile mesleki gelişimlerine katkı sağladı.

Programa; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Eylem Bayır ve Prof. Dr. Mustafa Tan, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Alkin Çolak, Genel Sekreter Hüseyin Türkel, Genel Sekreter Yardımcıları Doç. Dr. Ali İhsan Meşe ve Nurdan Çankaya, dekanlar, daire başkanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Sağlık Müzesi gece müzeciliğini başlatıyor

Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi’nde, geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören gece müzeciliği uygulaması yeniden başlıyor.

18 Haziran Perşembe gününden itibaren ziyaretçiler, haftanın üç günü (perşembe, cuma ve cumartesi) müzeyi gece saatlerinde de gezebilecek. Normalde saat 18.00 olan kapanış saati bu günlerde saat 22.30’a kadar uzatılacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ülke genelindeki seçkin müzelerde uygulanan gece müzeciliği etkinliği, Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi’nde de yaz sezonu boyunca sürdürülecek.

Gece müzeciliği uygulamasıyla ziyaretçilerin, tıp ve mimarlık tarihinin yaklaşık 500 yıllık eşsiz mirasını oluşturan külliye yapılarının büyüleyici atmosferini gece saatlerinde deneyimlemeleri amaçlanıyor. Tarihî mekânların ışıklandırmalar eşliğinde sunduğu farklı ve mistik ortam, ziyaretçilere unutulmaz bir müze deneyimi yaşatacak.

Aramızdan ayrılanlar

HAMDİ DENİZ VEFAT ETTİ
Merhum Yaşar ve merhume Hamdiye Deniz’in oğulları, Selvi Deniz’in eşi, Yılmaz, Yunus, Yıldıray, Emre, Ceyda Deniz ile Yasemin Düşmüş’ün babaları Hamdi Deniz 72 yaşında vefat etti. Merhum, dün Şeyh Çelebi Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

HASAN KAHRAMAN VEFAT ETTİ

Süheyla Karaman’ın eşi, Nilgün, Belgin ve Elif’in babaları, Hasan Kahraman 87 yaşında vefat etti. Merhum dün Hacılarezanı Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.

MEHMET AYAN VEFAT ETTİ

Büyükdöllük Köyü sakinlerinden Mehmet Ayan 97 yaşında vefat etti. Merhum dün, Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Büyükdöllük Köyü Mezarlığında toprağa verildi. Cenaze törenine AKP İl Başkanı Belgin İba ve beraberindeki partililer de katıldı.

NURİ CEPDİBİ VEFAT ETTİ

Merhum Ruşen ve Remziye Cepdibi’nin oğulları, merhume Aliye, Ferah, Nuriye ve Hüseyin Cepdibi’nin kardeşleri Nuri Cepdibi 66 yaşında vefat etti. Merhum dün Yeşilce Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

K.Arda Saray’da farklı mağlup

Karaağaç Arda Spor, 1. Grup’ta yer aldığı Kadınlar 3. Ligi’ndeki 2025-2026 sezonunda ikinci yarının ikinci maçında deplasmanda Büyük Yoncalıspor’a 5-1 yenildi.

Kadınlar 3. Ligi 1. Grup’ta 5. hafta programında yer alan Yoncalıspor – Karaağaç Arda Spor arasındaki karşılaşma Saray Şehit Fatih Berkay Akgün Stadı’nda oynandı. Karaağaç Arda Spor ligin ilk yarısında Edirne’deki maçta 2-2 berabere kaldığı rakibine bu kez 5-1 yenildi.

Karaağaç Arda Spor sezonun son maçında 5’te 5 ile yoluna devam eden grup lideri Lüleburgaz Yıldız Spor Kulübü’ne konuk olacak. Edirne ekibi ligin ilk yarısında evinde rakibine 4-2 mağlup olmuştu.

1.GRUP 5.HAFTA SONUÇLAR                                          

Büyük Yoncalıspor 5-1 Karaağaç Arda Spor

Kapaklı Kartal Spor 0-7 Lüleburgaz Yıldız Spor Kulübü

PUAN CETVELİ

                                   O         G         B         M         A         Y         AV      P

1.Lüleburgaz Yıldız    5          5          0          0          23        3          20        15

2.Büyük Yoncalıspor  5          2          1          2          16        11        5          4

3.Karaağaç Arda Spor 5          2          1          2          11        12        -1         7

4.Kapaklı Kartal Spor 5          0          0          5          2          25        -23       0