TÜ Balkan Gençlik Korosu ödülle döndü

Trakya Üniversitesi Balkan Gençlik Korosu İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali’nde “Program Zenginliği ve Çeşitlilikte Başarı Ödülü”ne layık görüldü.

Trakya Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Balkan Gençlik Korosu Topluluğu, Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Zübeyde Omurtay şefliğinde, 22 Mayıs 2026 tarihinde İzmir Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali’nde sergilediği performansla büyük beğeni topladı.

Festival kapsamında seçkin eserleri güçlü yorumu ve etkileyici sahne performansıyla seslendiren Balkan Gençlik Korosu, hem izleyicilerin hem de jüri üyelerinin takdirini kazandı. Koro, sanatsal niteliği, repertuvarındaki çeşitlilik ve sahnedeki uyumuyla öne çıktı.

On kişiden oluşan jürinin değerlendirmesi sonucunda koro, “Program Zenginliği ve Çeşitlilikte Başarı Ödülü”ne layık görülerek önemli bir başarı elde etti.

Trakya Üniversitesi’nin farklı fakülte ve programlarında öğrenim gören öğrencilerden oluşan Balkan Gençlik Korosu, festivaldeki başarılı performansıyla üniversiteyi ulusal düzeyde başarıyla temsil etti. Elde edilen ödül, Trakya Üniversitesi’nin kültür ve sanat alanındaki birikimini bir kez daha ortaya koyarken, üniversite ailesine de gurur yaşattı.

Balkanlardan Karadeniz’e müzik  yolculuğu

Nurşen GÜL ÖZ

Geçtiğimiz 2025 yılının 16 Ekim akşamı Edirne’de Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Topluluğu üyelerinin katılımıyla düzenlenen, “Karadeniz’den Balkanlara” temalı konsere, Edirne Korosu bu akşam iade-i ziyarette bulunacak. Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu; “Balkanlardan Karadenize” temalı konserle bu akşam saat 20.00’de Samsunlu müzikseverlerle buluşacak.

Edirne Topluluğu Müdürü Gökçe Bahar Ercan ve beraberindeki altı sanatçıdan oluşan topluluk, Samsun Topluluğu’nun konuğu olarak Atatürk Kültür Merkezi Zehra Yıldız Salonu’nda sahne alacak. İki topluluğun ortaklaşa gerçekleştireceği konseri  konuk şef olarak Yıldıray Öztürk yönetecek. Türkiye’nin kuzeydoğu bölgesi ile kuzeybatı ve Rumeli bölgelerinin müziklerinin çalınıp seslendirileceği konserin biletleri internet ortamında satış noktalarından temin ediliyor.

Istrancalar için ortak çağrı

Doğa ve Kültür Derneği (DOKU) Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem, iklim krizi, orman kayıpları, plansız madencilik faaliyetleri, endüstriyel hayvancılık tesisleri, enerji ve ulaşım projelerinin yarattığı baskılar ile doğal alanların parçalanmasının Istrancalar’ın geleceğini tehdit ettiğini belirterek, Türkiye ve Bulgaristan’daki kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, bilim insanlarını ve sivil toplum kuruluşlarını 3’te 2’si Türkiye’de olan bu dağın korunması için daha güçlü iş birliği yapmaya davet etti.

Göksal Çidem, 5 Haziran Dünya Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Istranca Dağları’nın Türkiye ve Bulgaristan arasında uzanan, Avrupa’nın en değerli doğal yaşam alanlarından biri olduğunun altını çizerek, “1/3 Bulgaristan tarafında, 2/3 ise Türkiye tarafındadır. Binlerce bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapan bu eşsiz ekosistem; temiz su kaynakları, kadim ormanları, zengin biyolojik çeşitliliği ve kültürel mirasıyla sınırların ötesinde ortak bir doğal hazinedir” dedi..

“Dünya Çevre Günü’nde bir kez daha hatırlatmak isteriz ki doğanın korunması yalnızca çevrecilerin değil, tüm insanlığın ortak sorumluluğudur” diyen Çidemk, açıklamasında şunlara yer verdi:

“İklim krizi, orman kayıpları, plansız madencilik faaliyetleri, endüstriyel hayvancılık tesisleri, enerji ve ulaşım projelerinin yarattığı baskılar ile doğal alanların parçalanması, Istrancalar’ın geleceğini tehdit etmektedir.

SINIRDAKİ JİLETLİ TELLER DERHAL KALDIRILMALI

Türkiye ve Bulgaristan’daki kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, bilim insanlarını ve sivil toplum kuruluşlarını Istrancalar’ın korunması için daha güçlü iş birliği yapmaya davet ediyoruz.

Özellikle; Eski doğal ormanların korunması, sulak alanların ve su kaynaklarının güvence altına alınması, nadir ve tehdit altındaki türlerin yaşam alanlarının korunması, ekolojik koridorların devamlılığının sağlanması, iki ülke sınırında AB tarafından yapılan jiletli teller derhal kaldırılmalıdır.

Karşı tarafta yerel yönetimler ve resmi kurumların  davet üzerine katıldığımız  yıllardır sürdürülen etkinliklerde doğaya ve kültüre verilen değerlerin yaşatılmasına ve geliştirilmesine şahitlik ederken, Türkiye tarafında ise yıkıma şahitlik ederken üzülmemek elde değil.

Soruyoruz; Aynı ormanın diğer tarafında maden ve enerji (RES) projelerine  izin verilmezken, bizim tarafta neden ormanlarımızın her yerinde maden ve enerji projelerine izin veriliyor?

ORTAK DOĞAL MİRAS

Istrancalar yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak mirasıdır. Doğayı korumak; Yaban hayatını, suyu, toprağı, havayı ve yaşamı korumaktır.

Istrancalar’ı koruyalım, biyolojik çeşitliliği yaşatalım, sahip çıkalım.

Bir tarafta Istranca köylerinde yankılanan gayda ve davul sesleri binlerce yıllardır sürdürülen gelenekler ve UNESCO tarafından da tanınan binlerce yıllık Nestinari (kor üzerinde yürüme) ritüeli gayda ve davul sesleri ile yapılmaktadır. Türkiye tarafında ise  iş makinelerinin gürültüsü, dinamit patlatmaları, maden ve taş ocakları ile rüzgâr enerji santrallerinin (RES) yarattığı baskılar (gürültü, flaş etkisi ve kuş göç yolu üzerinde bariyer etkisi ) bulunmaktadır. Bu karşıtlık, Istrancalar’ın karşı karşıya olduğu temel sorunu açıkça ortaya koymaktadır: Doğal ve kültürel mirasın korunması ile kısa vadeli ekonomik çıkarlar arasındaki tercihlere kurban edilmektedir.

Istrancalar yalnızca ormanlardan, derelerden ve yaban hayatından ibaret değildir. Bu coğrafya aynı zamanda ortak Balkan kültürünün, yerel halk geleneklerinin ve insan ile doğa arasındaki binlerce yıllık uyumun yaşayan doğal varlığıdır. Doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi, aynı zamanda bu kültürel değerlerin de geri dönülmez biçimde yok etmektedir.”

Vakıflar sahilinde ‘Çevre Haftası’ temizliği

Olgay GÜLER

Edirne’nin Enez ilçesine bağlı Vakıflar köyü sahilinde, ‘Çevre Haftası’ kapsamında, çevre temizliği ve duvar yeşillendirme etkinlikleri yapıldı.

Enez Kaymakamlığı, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Avrupa Birliği Bilgi Merkezi ile Edirne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü iş birliğinde, ‘Sürdürülebilir gelecek için yeşil köyler, temiz sahiller’ mottosuyla Vakıf köyü sahilinde duvar yeşillendirme ve sahil temizliği etkinliği gerçekleştirildi.

Etkinliğe, Enez Kaymakamı Merve Ayık, Edirne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ayşe Sarı, Edirne Avrupa Birliği Bilgi Merkezi Koordinatörü Elif Yardımcı, Vakıf Köyü Muhtarı İzzet Yaman, köy sakinleri ve kurum personeli katıldı. Program kapsamında köy halkına acem borusu, yasemin ve hanımeli gibi çeşitli bitkiler dağıtıldı. Vatandaşlar tarafından duvar diplerine dikilen bitkilerle köyün daha yeşil ve estetik bir görünüme kavuşması hedeflendi.

Etkinlik kapsamında eş zamanlı olarak sahil temizliği yapıldı. Çevrenin korunmasına yönelik farkındalık oluşturulmasının hedeflendiği etkinlikte çevresel duyarlılığın artırılmasına katkı sağlandı. Çevre Haftası dolayısıyla Enez Kaymakamlığı ve ETSO Avrupa Birliği Bilgi Merkezi’nin katkılarıyla hayata geçirilen etkinlikte, çevrenin korunmasının yalnızca belirli gün ve haftalarla sınırlı olmayan ortak bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

El Nino kapıda!

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, Türkiye’nin El Nino’nun etkisiyle artan sıcaklıklar ve kuraklık tehdidiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, “Bu sadece bir hava olayı değildir; bu, çiftçimizin alın terini, vatandaşımızın ekmeğini, sofrasını ve geleceğimizi ilgilendiren hayati bir meseledir” dedi.

Eski milletvekili Şimşek .yaptığı “El Nino kapıda! Bugün tedbir alınmazsa yarın sofra da yanacak, orman da!” başlıklı açıklamada, “Bugün kuruyan toprak, yarın boşalan sofradır” diyerek şöyle devam etti:.

“Başta pirinç olmak üzere temel gıda ürünlerinde yaşanacak üretim düşüşleri, gıda arzını daraltacak, fiyatları artıracak ve vatandaşın mutfağındaki yangını daha da büyütecektir. Tarlada ürün azalırken pazarda etiketler yükselecek, dar gelirlinin sofrasındaki lokma küçülecektir.

TARLADA KAYBEDİLEN HER BAŞAK, PAZARDA ZAM OLARAK GERİ DÖNER

Ancak çiftçimizin karşı karşıya olduğu sorun yalnızca kuraklık değildir. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı buğday alım fiyatı da üreticimizin beklentilerini karşılamamıştır. Mazotun, gübrenin, ilacın, tohumun ve sulama maliyetlerinin sürekli arttığı bir dönemde açıklanan fiyat, birçok üreticimizin maliyetini dahi karşılamaktan uzaktır.

Çiftçiye maliyetinin altında fiyat vermek, üretime devam etme demek değil; üretimden vazgeç demektir.

Çiftçi zarar ederek üretim yapamaz. Çiftçi kazanamazsa tarlasını ekemez, tarlasını ekemezse ülke gıda güvenliğini koruyamaz.

ÇİFTÇİ KAZANMAZSA TÜRKİYE DOYMAZ

Önümüzdeki dönemde El Nino’nun etkisiyle pirinç üretiminde yaşanabilecek kayıplar ayrı bir risk oluşturmaktadır. Üretimin düştüğü, piyasanın daraldığı dönemlerde her zaman olduğu gibi fırsatçılar da ortaya çıkacaktır. Kuraklıkla mücadele eden çiftçimizin elindeki ürünü değerinin altında toplamak isteyen rant çevreleri ve aracılar şimdiden hesap yapmaya başlayacaktır.

Buradan açıkça uyarıyoruz: Kuraklığı çiftçi yaşayacak, kazancı rantiyeci toplayacak; buna izin verilmemelidir!

 Devlet, üreticimizin elindeki pirinci ve diğer stratejik ürünleri koruyacak politikaları bugünden hayata geçirmelidir. Çiftçinin alın teri fırsatçıların insafına bırakılamaz. Çiftçi korunmazsa fırsatçı kazanır. Çiftçi kaybederse millet kaybeder.

Diğer taraftan El Nino’nun getireceği aşırı sıcaklıklar, orman yangınları riskini de en üst seviyeye çıkarmaktadır. Son yıllarda yaşadığımız felaketler göstermiştir ki bir kıvılcım, binlerce hektar ormanı ve yılların emeğini yok edebilmektedir.

Bir kıvılcım ormanı yakar, bir ihmal geleceğimizi yakar. Bu nedenle yangın söndürme kapasitesi artırılmalı, hava ve kara araçları eksiksiz hazır tutulmalı, riskli bölgelerde önleyici çalışmalar yoğunlaştırılmalı ve tüm kurumlar koordinasyon içinde hareket etmelidir.

Bugün susuz kalan tarla yarın açlığa, bugün korumasız bırakılan çiftçi yarın yoksulluğa, bugün korunmayan orman yarın felakete dönüşür.

ACİLEN ALINMASI GEREKENLER;

Çiftçinin maliyetini karşılayan ve gelirini koruyan fiyat politikaları uygulanmalıdır. Pirinç üreticisi başta olmak üzere tüm üreticiler kuraklığa karşı desteklenmelidir. Fırsatçılığa, stokçuluğa ve rant düzenine geçit verilmemelidir. Gıda güvenliği için acil eylem planı hazırlanmalıdır. Orman yangınlarına karşı olağanüstü tedbirler alınmalıdır. Üreticinin alın teri korunmalı, tüketicinin sofrası güvence altına alınmalıdır.

 Unutmayalım; Tarlayı rantiyeye bırakırsak, sofrayı zamma bırakırız. Çiftçiyi korumak, ekmeği korumaktır. Orman yanarsa sadece ağaç değil, gelecek de yanar. Yarın çok geç olmadan, bugün önlem alınmalıdır.”

Meriç’te ‘su ürünleri’ denetimi

Olgay GÜLER

Edirne’de İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, mevcut stok durumunun belirlenmesi ve su ürünlerinin korunması amacıyla Meriç Nehri’nde çalışma gerçekleştirildi.

İl Müdürlüğü ekipleri, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında, Meriç Nehri üzerinde avlak sahası denetimi ve su ürünleri stok tespiti çalışmaları gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalarda su ürünleri kaynaklarının korunması, sürdürülebilir balıkçılığın desteklenmesi ve mevcut stok durumunun belirlenmesi amaçlandı.

Çalışmayla ilgili müdürlüğün sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılması için denetim ve kontrol faaliyetlerinin aralıksız devam edeceği ifade edildi.

ELİF KAYA VEFAT ETTİ

Şerafettin ve merhum Türkan Kaya’nın kızları, Ahmet Kaya ve Başak Derebey’in kardeşleri Elif Kaya 24 yaşında vefat etti. Çok genç yaşta hayata veda eden merhume dün; Muradiye Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.

Sıfır Atık Market’e yeni şube

Edirne Belediyesi’nin çevre bilincini artırmak ve geri dönüşümü teşvik etmek amacıyla hayata geçirdiği Sıfır Atık Market projesi büyümeye devam ediyor. Bir yıl içinde 104 ton atığın geri dönüşüme kazandırıldığı projenin yeni şubesi, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde Şükrüpaşa Mahallesi’nde hizmete açılacak.

İlk olarak 5 Haziran 2025 tarihinde hizmete açılan Sıfır Atık Market, kısa sürede Edirnelilerin yoğun ilgisini gördü. Hem çevrenin korunmasına hem de geri dönüşüm kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlayan proje, vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda yeni şubesiyle daha fazla kişiye ulaşacak.

BİR YILDA 104 TON ATIK GERİ DÖNÜŞÜME KAZANDIRILDI

Proje kapsamında bugüne kadar toplam 104 ton atık geri dönüşüm zincirine kazandırıldı. Toplanan atıklar arasında 55 ton kâğıt, 26 ton cam, 13 ton plastik, 4 ton atık yağ, 2 ton metal, 2 ton tekstil ürünü, 1 ton pil ve 1 ton karışık ambalaj yer aldı.

ÖDÜLLÜ PROJE BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR

Okullardan sivil toplum kuruluşlarına kadar toplumun geniş kesimlerinden destek gören proje, ulusal düzeyde de takdir topladı. Edirne Belediyesi, Boğaziçi Üniversitesi Elektroteknoloji Kulübü ve IEEE Öğrenci Kolu tarafından düzenlenen Boğaziçi Çevre Ödülleri’nde Sıfır Atık Market projesiyle “Yılın Geri Dönüşüm Projesi” ödülüne layık görüldü.

DİJİTAL ALTYAPIYLA HİZMET VERECEK

Şükrüpaşa Mahallesi’nde hizmet verecek olan yeni Sıfır Atık Market, mevcut sistemle aynı şekilde faaliyet gösterecek.

Vatandaşlar, “Waste Log” mobil uygulaması üzerinden sisteme kayıt olarak getirdikleri geri dönüştürülebilir atıklar karşılığında puan kazanabilecek. Karbon ayak izi hesaplamasına göre tanımlanan puanlar, markette yer alan çeşitli ürünlerde kullanılabilecek.

Hafta içi 08.30–17.30 saatleri arasında hizmet verecek olan market, çevre bilincinin yaygınlaştırılmasına ve geri dönüşüm alışkanlığının güçlendirilmesine katkı sunacak.

“HEMŞEHRİLERİMİZDEN GÖRDÜĞÜMÜZ İLGİ EN BÜYÜK MOTİVASYONUMUZ OLDU”

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, projeye gösterilen ilgiden duydukları memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri kullandı:

“Ödül alan ve hemşehrilerimizden yoğun ilgi gören Sıfır Atık Marketimize bir yenisini daha kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Vatandaşlarımızın bu yöndeki taleplerine duyarsız kalmadık ve çalışmalarımızı hızla tamamladık. Bir yıl gibi kısa bir sürede 104 ton atığın geri dönüşüme kazandırılmış olması, bu projenin ne kadar benimsendiğinin en somut göstergesidir. Sıfır Atık Market yalnızca geri dönüşüme katkı sunan bir proje değil; aynı zamanda çevre bilincini güçlendiren ve dayanışmayı büyüten bir sosyal sorumluluk modelidir. Hem geleceğimizi korumak hem de geri dönüşüm bilincini daha da yaygınlaştırmak adına tüm hemşehrilerimizi 5 Haziran Cuma günü saat 13.00’te Şükrüpaşa Mahallesi’nde gerçekleştireceğimiz açılışa bekliyoruz.”

Komşuda olası taşkın riski önlemi

Bulgaristan Çevre ve Sular Bakanlığı,  beklenen yoğun yağışlar nedeniyle, olası sel risklerini önlemek ve vatandaşların güvenliğini sağlamak amacı ile barajlar ve dere yataklarında kapsamlı denetimler başlatıldığını duyurdu.

BNR’de yer alan haberine göre yetkililer, muhtemel risk taşıyan bölgelerin incelendiğini, dere yataklarının durumu ve akış kapasitesinin düzenli olarak takip edildiğini, ayrıca kritik barajların işletme süreçleri ve kullanılabilir su hacimlerinin de yakından izlendiğini bildirdi.

Çevre ve Sular Bakanı Yardımcısı Atanas Kostadinov, ülke genelindeki su havzalarının doluluk oranlarının genel olarak iyi seviyede olduğunu belirterek, en önemli sorunun su tüketimi ve kayıplar olduğuna dikkat çekti. Kostadinov, su ve kanalizasyon sistemlerine özel önem verilmesi gerektiğini vurgulayarak, Yambol’daki su dağıtım şirketinde ortalama yüzde 70’in üzerinde su kaybı tespit edildiğini örnek olarak paylaştı