1.Amatör Küme’de 6 maçta 31 gol

Edirne 1’inci Amatör Futbol Ligi’ne  A Grubu’nda 3, B Grubu’nda 3 olmak üzere 6 karşılaşma ile devam edilirken, Subaşı – Y. Mahalle karşılaşması hakem tarafından tatil edildi.

A Grubu’ndaki 3 maçtan 3’ü merkez, B Grubu’ndaki 3 maç da  merkez, Uzunköprü ve Keşan ilçesinde oynandı. A Grubu’nda 19, B Grubu’nda 12 olmaz üzere 6 karşılaşmada fileler tam 31 kez havalandı.

GEÇEN HAFTA TOPLU SONUÇLAR

A Grubu:

Ayşekadın 3-2 Kurtuluş Gücü

Kirişhane 1-4 Keşan İdmanyurdu

Saraçhane 3–6 Uz. Dereköy

Subaşı – Y. Mahalle   

(Hakem tatil etti)

B Grubu: 

Şükrüpaşa 2-0 Karaağaç Ardaspor

18 Kasım 2–2 Kazanova

Keşan Kültür 5–1 Süloğlu

Yeni Karpuzlu (bay)

SAL’da Keşan liderliğe devam

Cemal KUDAY

Edirne Süper Amatör Ligi’ne 4 karşılaşma ile devam edilirken, Kırcasalih – Anafartalar      arasındaki karşılaşma ise hakem tarafından tatil edildi.

Süper Amatör Lig’de ikinci yarının üçüncü haftasındaki 4 maçtan 3’ü merkez, 1’i Keşan’da oynandı. Kırcasalih beldesindeki Kırcasalih – Anafartalar arasındaki karşılaşma ise hakem tarafından tatil edildi.

5 karşılaşmada fileler 14 kez havalanırken en farklı galibiyeti Aşçıoğlu’nu 6-0 yenen lider Keşan elde etti.

12. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Çarşı 0–2 Osmanlı

Ata Genç 1–0 İpsala

Kırcasalih – Anafartalar         

(Hakem tatil etti)

Keşan 6-0 Aşçıoğlu

Yeniimaret 3–2 Lalapaşa

ERMEYDANI TAŞINMALI MI?

Yıllardır sürüyor bu tartışma; “Kırkpınar Er Meydanı’nın yeri değişmeli mi?” diye.

Geçtiğimiz cumartesi günü AKM’de Edirne Kent Konseyi 37.Olağan Genel Kurulu toplantısını bu konu üzerine yaptı; “Er Meydanı’nın Geleceği.”

Forum şeklinde gerçekleştirilen sunumda Ender Bilar, Namık Kemal Döleneken, Hüseyin Erkin ve Ayten Eren konuşmacı olarak katıldılar.

Ender Bilar yüz yıldır aynı yerde düzenlenen Kırkpınar şenliklerinin yerinin değiştirilmesinin hata olacağını belirtti konuşmasında.

Namık Kemal Döleneken Edirne’de olmak üzere alanın değiştirilebileceğini, UNESCO nezdinde de sorun teşkil etmeyeceğini öne sürdü.

Hüseyin Erkin Edirne dışına ekonomik getirisi üzerine alanın taşınabileceği yönündeki düşüncelerini ifade etti.

Ayten Eren Kırkpınar Er Meydanı’nın şu andaki yerinde olmasının Has Bahçe üzerinde olumsuz bir baskı oluşturduğunu, o bahçede olan Edirne Belediyesi’nin kiracısı durumunda olan işyerleri başta olmak üzere Kırkpınar Er Meydanı’nın da bu alandan kaldırılması gerektiği üzerinde ısrarla durdu konuşmasında.

Konuşmacıların ağırlıklı olarak düşünceleri Er Meydanı’nın şu andaki alandan taşınmasıydı sonuçta. Konuklar da forum sonrasında söz alarak düşüncelerini ilettiler, endişelerini de.

Er Meydanı, gerçekten de taşınmalı mı? Taşınacaksa nereye? Er Meydanı’nı taşımak ekonomik olarak mantıklı mı? Bu sorulara daha da eklemeler yapabiliriz.

Sarayiçi’nde Er Meydanı olarak kullanılan alan Cumhuriyet’in kuruluşundan 1990’a kadar ahşap, üzeri tahta kaplı, onların üzerine de Kırkpınar zamanlarında gölgelik olsun diye kesilen ağaç yapraklarıyla kapatılan derme çatma bir yapı halindeydi. Turgut Özal zamanında ne akla hizmetse resmen bir stadyum inşa  edildi Sarayiçi’ne. Betondan 25 bin kişilik bir stadyumdu bu. 1996 yılında hizmete girdi. Döneminde karşı çıkanlar, yanlış bir yatırım diye uyaranlar olduğu halde ısrarla yapıldı bu stadyum oraya.

Ve artık 30 yıl sonra “Er Meydanı taşınmalı” tartışması daha da büyüyerek devam ediyor, yakın bir yere üstelik, Sarayiçi’ne giderken sağ tarafta büyük alana.

Bu tartışmanın arka yüzünde kamunun devam eden devasa tarihi çalışmalarının da payı var.

Selimiye Camii’nin restorasyonu daha yeni bitti ve cami ibadete açıldı. Saray restorasyonu yıllardır devam ediyor. Büyük bir alan dahilinde yapılan çalışmaların Has Bahçe ve şu anda Er Meydanı olarak kullanılan Sarayiçi’ne de ulaşacağı bilgileri konuşuluyor.

Diğer taraftan Yanık Kışla’da büyük bir restorasyon çalışması başladı. Yıkılan tarihi hastane duvarının orada çalışma var ve Balon hangarında bu yıl başlayacak olan restorasyon ile “Türk Havacılık Tarih Müzesi”ne çevrileceği basına yansıdı.

Bunların yanında Edirne merkezde Saraçlar Caddesi’nde “Sokak Sağlıklaştırma Projesi” eski Edirne’nin tamamına, Kaleiçi’ne doğru yayılmaya devam ediyor.

Üstteki bu çalışmaların tamamını düşündüğümüzde “Tarih Turizmi” yönünden büyük bir çalışma içinde olduğu görülüyor Edirne’de. Her yeri adeta bir açık hava müzesi olan Edirne tarih turizminden hakkını fazlasıyla almak isteyen çeşitli çevreler var. Büyük turizm potansiyelinin Edirne’yi baştan çıkaracağını düşününler de.

Baştaki konuya dönecek olursak; Eğer Saray kazıları, Hasbahçe ve Sarayiçi birlikte düşünülüyorsa benim görüşüm de Er Meydanı’nın taşınması yönünde olacaktır.

O alana yapılan beton stadyum benim de içime hiç sinmediği gibi Edirne Sarayı, Hasbahçe ve Sarayiçi alanı üçgeninin Edirne’ye büyük değer katacağını düşünüyorum.

Yağmurlar, Taşkınlar ve Enez…

Tam da barajlar bile kurumaya başlamış Edirne’de gündem susuzluk iken, neredeyse hemen her gün yağan kuvvetli yağmurlar ve Bulgaristan’da baraj kapaklarının açılması sonucu nehirler, dereler taştı, barajlar da taşma noktasına geldi.

Ben bu yazımı hazırladığım dün sabah çok erken saatlerde Edirne Tunca Köprüsü de yaya ve araç trafiğine kapatılmıştı.

11 yıl önce yaşananlar bir daha yaşanıyor maalesef.

Belli ki çok fazla ders almamışız!

Allah daha büyük felaketlerden, zararlardan korusun.

Peki ya Enez’de durum nasıldı?

Geçen hafta başından itibaren Enez’de lodos fırtınalarıyla birlikte deniz bile taştı!

Hem de öyle bir taştı ki; denize 300-400 metre mesafe de ki bazı konutlar bir anda denize sıfır duruma geldiler!

Su içinde kalan konutlar oldu doğal olarak.

Sular yavaş yavaş çekildikçe de bazı konutlarda, bahçelerde ve yollardaki tahribatta gün yüzüne çıkmaya başladı yavaş yavaş.

Görüntülere bakılırsa, Enez Belediyesi’nin yapacağı çok fazla bir şey de yoktu bana göre.

Ama bundan sonra yapacağı çok iş var!

Yıllardır bozuk olmasına rağmen bir türlü el atılmayan, taşkınlarla birlikte daha da bozulan yolların ivedilikle tamir ve onarımları gerekiyor artık.

Malum, bahar aylarıyla birlikte yazlıkçılar birer birer gelecekler.

Üstelik kışın da sahilde yaşayanlar ve mağdur olanlar var.

Umarım bu yağışlar ve taşkınlar Enez Belediyesi’nin yapması gereken hizmetleri için mazeret teşkil etmez, tez vakitte bir şeyler yapılır da insanlar toz toprak çamur çukur içinde kalmazlar bu yıl.

Enez sahilinde mağduriyet yaşayanlara, zarar görenlere de geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, Enez Belediyesi’ne de kolaylıklar diliyorum.

Yapılanların da, yapılmayanların da takipçisi olacağız kısmet olursa!

Firma tasarlama, forma yaptırma

Türkiye’de spor sektöründe dijital dönüşüm ile birlikte forma yaptırma süreçleri tamamen online platformlara taşındı. Geçmişte forma siparişi vermek isteyen takımlar, sınırlı model seçenekleri ve uzun üretim süreleri ile karşı karşıya kalırken, bugün gelişmiş dijital altyapılar sayesinde bu süreç çok daha hızlı, özgür ve profesyonel hale gelmiş durumda. Özellikle forma tasarla altyapısı sayesinde kullanıcılar, yüzlerce model ve binlerce renk seçeneği arasından seçim yaparak kendi futbol formaları tasarımlarını kolayca oluşturabiliyor. Gelişmiş forma tasarlama teknolojisi, hem amatör hem de profesyonel takımlar için büyük kolaylık sağlarken, kullanıcıların hayal ettiği tasarımları gerçeğe dönüştürmesine imkan tanıyor.

Online forma tasarla sistemlerinin sunduğu en büyük avantajlardan biri, kullanıcıların hiçbir teknik bilgiye ihtiyaç duymadan profesyonel tasarımlar oluşturabilmesidir. Takım logoları, sponsor görselleri, oyuncu isimleri ve numaraları birkaç adımda forma üzerine eklenebiliyor. Bu süreç, klasik forma yaptırma yöntemlerine göre çok daha hızlı ilerliyor. Ayrıca kullanıcılar, sipariş vermeden önce oluşturdukları futbol formaları tasarımını canlı olarak görebiliyor ve istedikleri değişiklikleri anında yapabiliyor. Bu durum, sipariş sürecinde hata riskini ortadan kaldırırken müşteri memnuniyetini de artırıyor.

Platform üzerinden yapılan siparişlerde isim, numara, sponsor ve arma gibi tüm baskılar ücretsiz olarak uygulanabiliyor. Bu da özellikle amatör takımlar için önemli bir maliyet avantajı sağlıyor. Modern dijital baskı teknolojisi sayesinde baskılar kumaşın yüzeyinde kalmak yerine doğrudan kumaşın içine işleniyor. Böylece baskılar zamanla çıkmıyor, çatlamıyor veya solmuyor. Uzmanlara göre bu üretim yöntemi, günümüzde profesyonel kulüplerin kullandığı futbol formaları ile aynı kalite standardına ulaşılmasını mümkün hale getiriyor. Bu gelişme, online forma yaptırma hizmetlerinin profesyonel spor dünyasında da tercih edilmesinin önünü açmış durumda.

formayaptirma.net’in İstanbul’daki üretim merkezi, Türkiye’nin tüm şehirlerine hızlı kargo avantajı sağlıyor. Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve diğer şehirlerdeki takımlar siparişlerini kısa sürede teslim alabiliyor. Türkiye’nin her noktasına gönderim yapılabilmesi, online forma yaptırma hizmetinin ülke genelinde yaygınlaşmasını sağlıyor. Ayrıca yurtdışına gönderim seçeneği sayesinde Avrupa başta olmak üzere birçok ülkedeki takımlar da Türkiye’de üretilen futbol formaları ürünlerine ulaşabiliyor. Bu durum, Türkiye’nin spor tekstili alanındaki üretim kalitesinin uluslararası seviyeye ulaştığını gösteriyor.

Üretimde kullanılan malzemeler de forma kalitesini belirleyen önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle İtalyan menşeli özel tekstil boyalarının kullanılması, formaların uzun yıllar boyunca renk canlılığını korumasını sağlıyor. Bu boyalar, uluslararası sağlık standartlarına uygun olarak üretiliyor ve güvenli kullanım sunuyor. Aynı zamanda kullanılan kumaş teknolojileri sayesinde formalar hem dayanıklı hem de konforlu hale geliyor. Bu özellikler, futbol formaları üretiminde kalite standardının yükselmesine katkı sağlıyor.

Online forma tasarla sistemlerinin bir diğer avantajı ise sınırsız tasarım özgürlüğü sunmasıdır. Takımlar kendi renklerini, desenlerini ve stilini tamamen özgür şekilde belirleyebiliyor. Bu durum, takımların sahada kendi kimliklerini yansıtan özgün formalar kullanmasına imkan tanıyor. Özellikle amatör liglerde ve halı saha turnuvalarında kişiye özel forma yaptırma talebi her geçen gün artıyor. Takımlar için forma, sadece bir spor ekipmanı değil aynı zamanda bir kimlik ve prestij unsuru olarak görülüyor.

Bunun yanında, online forma yaptırma sistemleri sadece futbol ile sınırlı kalmıyor. Basketbol, voleybol, espor ve diğer branşlar için de benzer şekilde profesyonel üretim yapılabiliyor. Ancak futbol formaları, Türkiye’de en çok talep gören ürün grubu olmaya devam ediyor. Futbolun Türkiye’deki popülerliği, forma tasarla sistemlerine olan ilgiyi de doğrudan artırıyor.

Sektör temsilcilerine göre online forma yaptırma hizmetlerinin yaygınlaşmasındaki en önemli nedenlerden biri, kullanıcıların doğrudan üretici ile iletişim kurabilmesidir. Bu sayede hem fiyat avantajı sağlanıyor hem de üretim süreci daha şeffaf hale geliyor. Ayrıca dijital üretim altyapısı sayesinde siparişler çok daha kısa sürede hazırlanabiliyor. Bu durum, özellikle acil ihtiyaç duyan takımlar için büyük bir avantaj sağlıyor.

Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda forma tasarla teknolojilerinin daha da gelişeceğini ve spor ekipmanları sektöründe standart hale geleceğini öngörüyor. Kullanıcıların kendi tasarımlarını özgürce oluşturabilmesi, profesyonel kaliteye ulaşabilmesi ve Türkiye’nin her yerine hızlı teslimat yapılabilmesi, bu sistemlerin gelecekte daha da yaygınlaşacağını gösteriyor.

Sonuç olarak, dijitalleşme ile birlikte forma yaptırma süreçleri tamamen değişmiş durumda. Modern forma tasarla altyapısı, profesyonel üretim kalitesi, dayanıklı malzemeler ve hızlı teslimat avantajı sayesinde artık herkes kendi takımına özel futbol formaları tasarlayabiliyor. Bu gelişmeler, spor dünyasında kişiselleştirilmiş üretimin yeni standart haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor.

‘İmar ruhsatı’ soruşturmasında 4 tutuklama!

Olgay GÜLER

Edirne’de imar ruhsatı sürecinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin başlatılan soruşturmada savcılığın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk ettiği 8 şüpheliden Edirne Belediyesi İmar Müdürü D.A., belediye meclis üyesi N.M. ve adli personel E.E.K. ile H.B. tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, kentte faaliyet gösteren bir iş yerinin imar ruhsatı sürecinde usulsüzlük ve firmaya uygulanan para cezalarının usulsüz şekilde kaldırıldığı iddialarına ilişkin çalışma başlattı. Yaklaşık 6 ay süren çalışma kapsamında polis, Edirne, Tekirdağ ve Çanakkale’de 14 adrese düzenlediği operasyon ile Edirne Belediyesi İmar Müdürü D.A., belediye meclis üyesi N.M., iş yeri ortakları H.K., A.O., Edirne adliyesi çalışanları E.E.K. ve U.Ç.’nin de aralarında bulunduğu 12 şüpheliyi ‘Suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak’, ‘Dosya gizliliğini ihlal’ ve ‘Rüşvet’ suçlamasıyla gözaltına aldı. Emniyette işlemleri tamamlanan 12 şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi.

3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Adliyede savcılık, 8 şüpheliyi tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden Edirne Belediyesi İmar İşleri Müdürü D. A., belediye meclis üyesi N.M. ve adli personel E.E.K. ile H.B. tutuklanarak cezaevine gönderildi. İki şüpheli için ev hapsi verilirken, üçü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

ADD’den ‘utanç belgesi’ tepkisi!

Olgay GÜLER

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi tarafından, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı rapora yönelik basın açıklaması gerçekleştirildi.

ADD Edirne Şubesi tarafından, geçtiğimiz hafta TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yayınladığı 53 sayfalık raporla ilgili basın açıklaması yapıldı. Edirne Şubesi’nde gerçekleştirilen açıklamayı, şube başkanı Celil Özcan okudu. Özcan, açıklamada raporu ‘utanç belgesi’ olarak nitelendirdi.

‘TÜRKİYE’NİN PARÇALANMAK İSTENDİĞİ ORTADA’

Özcan, Cumhuriyetin 103 yıllık yaşamının en kritik dönemini yaşadığı, içeriden ve dışarıdan emperyal güdümlü ciddi saldırılarla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Afganistan, Irak, Libya, Sudan, Somali, Yemen ve Suriye’nin ardından Venezuela’da yaşanan, Grönland üzerinden Danimarka’ya ve Kıta Avrupası’na yönelen, Kanada, Meksika ve nihayet İran’ı da kapsayan Trump ABD’si saldırganlığı uluslararası hukuku ve kurumları tanımadığını da açıklayarak tüm dünyayı tehdit etmektedir. Aynı ABD’nin, “Kuzey Afrika’dan Çin’e 22 ülkenin rejimlerini ve sınırlarını değiştireceğiz” açıklamasıyla 2003’de yürürlüğe soktuğu,  21. yüzyıl Sevr’i niteliğindeki BOP kapsamında rejimimizin  değiştirildiği (16 Nisan 2017), nihai hedefin de, Tom Barrack’ın “1919’dan beri bölge planlarımızı engelliyor” dediği Üniter Ulus Devlet  Türkiye Cumhuriyeti’ni mikromilliyetçilik (etnik ırkçılık) ve dincilik (mezhepçilik) enstrümanlarını da kullanarak çok uluslu, çok dilli, çok hukuklu bir teokratik federatif devlete (Osmanlı devlet düzeni) dönüştürüp parçalamak olduğu metni ve haritası ile sabit bir gerçekliktir. Emperyalist üst aklın bu yolda; kadim işbirlikçileri aracılığı ile kâh Kurucu Parti (Onlar “Tek Parti” diyor) dönemini karalayarak, kâh asırlık yalanları yineleyerek, kâh tescilli vatan hainlerini güzelleyerek, kâh hırsı aklından önde koşan kimi kifayetsiz muhterisleri ödüllendirerek öncelikle milletimizin Atatürk ve Cumhuriyet bağlılığını ve aydınlanma devrimleriyle kazandığı laik toplum düzenini yok etme çabasını on yıllardır sürdürdüğü de bir diğer gerçekliktir” dedi.

‘UTANÇ BELGESİNE BAKILDIĞINDA TABLONUN VAHİM OLDUĞUNU GÖRMEMEK İMKANSIZ’

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yayınladığı 53 sayfalık raporu ‘utanç belgesi’ olarak nitelendiren Özcan, “Hal bu iken son dönemlerde milletimizi perişan eden başta ekonomi, eğitim, sağlık olmak üzere her alandaki kötü gidiş, dramatik dış politika yanlışları, sınır tanımaz nepotizm yozlaşması, “utanmıyoruz, gurur duyuyoruz” çürümüşlüğü, Mavi Vatan egemenliğimizin ve kara sınırlarımızın içler acısı hali yanında, Papa ziyaretinden Barzani’nin bordo bereli Cizre gösterisine, yeni anayasa arayışlarından DEM sözcülerinin “Şeyh Sait, Seyit Rıza ne yaptılarsa Kürt halkı onu yapacak” küstahlığına, Bese Hozat ve  Amed Malazgirt gibi teröristlerin herzelerinden terörist başının fütursuz dayatmalarına ve sömürge valisi kılıklı ABD Büyükelçisinin hadsiz açıklamalarına kadar “Terörsüz Türkiye” sürecinin geldiği noktaya, nihayet 47 oyla kabul edildiği açıklanan, nerede ise devletimizin emperyalizm taşeronu hain terör örgütü ile baş edemediği için koşullarını kabul ettiği gibi kahredici bir algıya yol açabilecek, “kardeşlik, barış, demokrasi” tatlandırıcıları ile kaplanmış  Komisyon Raporu adlı 53 sayfalık Utanç Belgesi’ne de bakıldığında tablonun vahim olduğunu görmemek olanaksızdır” diye konuştu.

‘OLAĞANÜSTÜ DURUM, OLAĞAN YÖNTEMLERLE AŞILAMAZ’

Laik Cumhuriyet rejimin, üniter ulus devlet yapısının, dil birliğinin ve bölünmez bütünlüğün emperyalizmin hedefinde olduğuna dikkat çeken Özcan, “Bu olağanüstü bir durumdur, olağan yol ve yöntemlerle aşılamaz. Hele, Anayasamızın 10. maddesiyle “Yurttaşların Eşitliği” esas alınmışken ne kastettiği anlaşılamayan ve anlatılamayan “Eşit Yurttaşlık”, herkesin anadilini öğrenme ve kullanma özgürlüğü yasal güvence altında iken -Anayasamızın 42. maddesi yok edilerek- “Anadilde Eğitim”(şimdilik 2, giderek belki 22), her alan ve toplum kesimi ile ilgili birçok sorun olduğu herkesçe bilinirken bir türlü tarif edil(e)meyen “Kürt Sorunu” gibi emperyal ezberler ve “Bak, Kürtçe konuştum, anlayamadın, öyleyse eşit değiliz” ya da “Neden ben Türkçe öğreniyorum, siz Kürtçe öğrenin” türü akla ziyan abukluklarla ve “Kürtler taktik olarak emperyalistlerle ittifak kuruyor. Orta Doğu’da bu güçlerle ilişki içerisine girmeden yürümeniz zor” türü ihanet itiraflarıyla hiç aşılamaz. Bu noktada aziz milletimizin; 2021 yılında 2 milyon iken 2022 yılında 3 milyon 966 bine, 2023 yılında 5 milyon 769 bine yükselen, 2024 yılında 6,5 milyona ve 2025 yılında da 8 milyon 242 bine ulaşan, 10 Kasım 2025 tarihinde ise bir günde 1 milyon 219 bin 148 ile rekor kıran Anıtkabir ziyaretçi sayılarıyla verdiği mesaj da herkes tarafından herhalde alınmıştır” şeklinde konuştu.

ADD olarak ülkeyi yöneten ve yönetmeye talip olan tüm kurum, kuruluş ve kişilere seslenen Özcan şöyle devam etti:

“Üniter Ulus Devlet yapımızın, Laik Cumhuriyetimizin, Dil Birliğimizin, ülkemiz ve milletimizle bölünmez bütünlüğümüzün ve ulus olma bilincimizin vazgeçilmezliğini, Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” tümcesinde ifadesini bulan ve anayasamızın da 66. maddesi ile hükme bağladığı millet tanımının ve “Türklük” kavramının tartışılmazlığını, politikaları, uygulamaları ve eserleriyle her alanda başarısı kanıtlı Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi “Atatürkçü Düşünce Sistemi”nin günümüzün de şaşmaz pusulası, geçerli reçetesi olduğunu, milletimizin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin özgür yurttaşları değil de, emperyalizm boyunduruğunda, orta çağ artığı totaliter-teokratik bir uydu devletin tebaası olmaya asla razı olmayacağını, gerekenin, kuruluşta olduğu gibi meclis eksenli, kuvvetler ayrılığına dayalı, yurttaşların eşitliği esaslı bir hukuk devleti olan Atatürk Cumhuriyeti’ni yeniden yaratmak olduğunu, görerek yapmalarını bekliyoruz”

Tekinpro Ürün Kategorisinde İhtiyaçlarınızı Karşılayacak Çeşitlilik Mevcut

Endüstriyel mutfaklarda döner üretimi, gün içinde farklı hızlara ihtiyaç duyar. Siparişlerin bir anda fazlalaşması, saniyeleri daha değerli hâle getirir ve kesim noktasını operasyonun merkezine taşır. Doğru ekipman seçimi; yoğun saatlerde ritmi korur, hatayı sınırlar, konforun artmasını ve kalitenin standardize edilmesini sağlar.

Elektrikli döner bıçağı ve elektrikli döner makinesi bu yüzden profesyonel mutfakların temel araçları arasında yer alır. Doğru sistemi tercih eden işletmeler, kesim ve pişirme süreçlerini aynı çizgide tutar. Bu sayede müşteri her gelişte benzer doku, benzer porsiyon ve benzer sunumla karşılaşır. Tekinpro, işletmelerin yüksek kalite beklentisini temel alır ve profesyonel kullanımın gerçek koşullarına göre geliştirdiği çözümlerle mutfağın temposuna uyum sağlar.

Kesim Hattında Kontrolü Elinizde Tutmaya Hazır mısınız?

Restoran ve toplu yemek mutfaklarında döner kesimi sırasında yaşanan küçük bir gecikme, tüm servis akışını etkiler. Ekip hızlanmak isterken kontrolü kaybedebilir, kesim çizgisi dalgalanabilir ve porsiyon tutarlılığı azalabilir.

Elektrikli döner bıçağı kullanıldığında, kesim süreci daha kolay yönetilebilir. Motor destekli hareket, operatörün daha stabil bir kesim yapmasını sağlar ve fiziksel eforu düşürür. Döner kesme makinesi kullanımı da işletmeler açısından benzer bir hedefe hizmet eder. Standardı kişiye bağlı bırakmaz, sürece bağlar. Böylece yoğun saatlerde bile kesim ritmini korumak ve servis hızını standardize etmek mümkün olur.

Ergonomik Çözümler Aynı Tempoyu Daha Uzun Süre Korumayı Sağlar

Kesim istasyonundaki performans sadece motor gücüne bağlı değildir, eldeki kontrol hissi de sonuç üzerine belirleyicidir. Uzun vardiyalar sırasında bilek yorulduğunda veya tutuş güven vermediğinde, operatör küçük düzeltmelerle ilerler. Ancak bu düzeltmeler zaman kaybına neden olabilir.

Tekinpro, elektrikli döner bıçağı modellerinin tasarımında dengeli bir kullanım hissini merkeze alır. Kompakt gövde, manevraların daha rahat yapılmasını sağlar ve kesim sırasında hareketi daha net yönlendirir. Ele oturan bir sap formuna sahip bıçaklar, ritmi daha uzun süre korumayı sağlar. Konforlu bir kullanım deneyimi sayesinde hem kalite artar hem de aynı yoğunlukta daha istikrarlı sonuçlar elde edilir.

Döner Makinesi ile Pişirme Çizgisi Sabitlenebilir

Kesim ne kadar iyi olursa olsun, pişirme dengesini kaybeden mutfak standardı sürdüremez. Elektrikli döner makinesi ısıyı daha düzenli yönettiğinde, etin yüzeyi yanarken içinin çiğ kalması gibi problemler yaşanmaz.

Tekinpro, her biri özenle tasarlanmış döner makinesi modelleriyle kontrol kolaylığı sağlayan bir kullanım düzeni kurar ve farklı et türlerinde ayar yönetimini pratikleştirir. İşletme, döneri her gün aynı ölçüde pişirir. Bu tutarlılık, müşterinin tabağına doku ve lezzette standart olarak yansır.

Servis Hacminize Göre Doğru Ölçekte Sistemler Tekinpro’da

Her mutfağın çalışma alanı ve her işletmenin üretim hacmi aynı değildir. Dar alanlı işletmeler için önemli olan kompakt bir düzenle verim sağlamaktır. Büyük hacimli üretim yapan mutfaklar ise yüksek kapasiteyle sürekliliği hedefler. Elektrikli döner makinesi tarafında doğru ölçek, mutfağın gerçek temposuna göre şekillenir.

Tekinpro, işletme özelinde ortaya çıkan ihtiyaç farklılığını görerek farklı boyutlarda ve farklı güç seviyelerinde seçenekler geliştirir. İşletme, tezgâh düzenine ve servis hedeflerine uygun sistemi kurduğunda; gereksiz enerji ve alan kaybı azalır, ekip daha akıcı bir düzende çalışır.

Kesintisiz Çalışmayı Satış Sonrası Destekle Mümkün

Ekipman seçimi, sadece ilk gün performansla sınırlı bir süreç değildir. İşletme arıza anında hızlı çözüm ister, yedek parça erişimi ister, bakım sürecinde doğru yönlendirme ister.

Tekinpro, profesyonel mutfaklarla uzun vadeli çalışma hedefiyle hareket eder ve satış sonrası servis yaklaşımını bu beklentiye göre kurgular. Markanın sergilediği müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşım, kesim ve pişirme hattında sürekliliği korur. Böylece mutfaktaki beklenmedik bir duruşla servis akışı bozulmaz. Döner kesme makinesi ve döner bıçağı gibi kritik ekipmanlarda destek sürekliliği, işletme sahibinin kontrol alanını büyütür ve operasyonu daha planlı hâle getirir.

Mutfağınıza Uygun Sistemi Tekinpro ile Seçin, Hemen Kurulsun

Elektrikli döner bıçağı ve döner makinesiyle daha kontrollü bir üretim düzeni kurmak için mutfağınızın servis hacmini ve çalışma ritmini esas alarak ilerlemelisiniz. Tekinpro, farklı ihtiyaçlara göre şekillenen seçenekleriyle bu kurguya uyum sağlar. Siz de işletmenizin temposuna uygun kombinasyonu belirleyerek standartları yükselten bir kesim düzeni kurarsınız. Tekinpro ürün gruplarını inceleyip ekibinizin çalışma alışkanlıklarına ve servis yoğunluğunuza uygun modeli seçebilir, süreci aynı gün içinde daha düzenli hâle getirebilirsiniz.

Gencan, her akşam farklı hanelerde

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Ramazan ayı boyunca Edirnelilerle iftar sofralarında bir araya gelmeyi sürdürüyor. Dayanışmanın, paylaşmanın ve gönül bağlarını güçlendirmenin ayı olan Ramazan’da her akşam farklı hanelere konuk olan Başkan Gencan, geçtiğimiz akşam da anlamlı ziyaretler gerçekleştirdi.

Program kapsamında şehit Jandarma Er Eser Bilen’in babası Aliş Bilen evinde ziyaret edildi. Şehidin hatırası dualarla ve rahmetle anılırken, aileye her zaman yanlarında olunduğu bir kez daha ifade edildi. Başkan Gencan, şehit ailelerinin milletimizin emaneti olduğunu vurgulayarak, “Onların duası ve hatırası bizler için en kıymetli değerdir” mesajını paylaştı.

Başkan Gencan, iftar programı kapsamında Yeniimaret Mahallesi’nde iki ayrı ailenin evine de konuk oldu.  Başkan Gencan, sofralarını paylaşan ailelerle samimi bir ortamda bir araya geldi. Hal hatır soruldu, talepler ve öneriler dinlendi, iletilen konular not alındı. Ramazan’ın bereketi ve sıcaklığı, aynı sofrada edilen dualarla bir kez daha hissedildi.

Ziyaretlerde konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, belediyeciliğin yalnızca altyapı ve üstyapı hizmetlerinden ibaret olmadığını belirterek “Bu şehirde belediyecilik; insanın kapısını çalmak, göz göze gelmek, aynı sofraya oturmak ve yanında olmaktır. Edirne’de her haneye aynı sorumluluk ve aynı hassasiyetle dokunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘İmar usulsüzlüğü’ soruşturmasında, 12 şüpheli adliyede!

Olgay GÜLER

Edirne’de imar ruhsatı sürecinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında Edirne Belediyesi İmar Müdürü D.A., belediye meclis üyesi N.M.’nin olduğu toplam 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, kentte faaliyet gösteren bir iş yerinin imar ruhsatı sürecinde usulsüzlük ve firmaya uygulanan para cezalarının usulsüz şekilde kaldırıldığı iddialarına ilişkin çalışma başlattı. Yaklaşık 6 ay süren çalışma kapsamında polis, Edirne, Tekirdağ ve Çanakkale’de 14 adrese düzenlediği operasyon ile Edirne Belediyesi İmar Müdürü D.A., belediye meclis üyesi N.M., iş yeri ortakları H.K., A.O., Edirne adliyesi çalışanları E.E.K. ve U.Ç.’nin de aralarında bulunduğu 12 şüpheliyi ‘Suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak’, ‘Dosya gizliliğini ihlal’ ve ‘Rüşvet’ suçlamasıyla gözaltına aldı.

Emniyette işlemleri tamamlanan 12 şüpheli, adliyeye sevk edildi.