Edirne’nin Keşan ilçesinde otomobille çarpışan motosiklette sürücü ve yolcu yaralanırken, kaza bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, saat 22.00 sıralarında Aşağı Zaferiye Mahallesi Prof. Dr. Muammer Aksoy Caddesi üzerinde meydana geldi. D.A. (17) idaresindeki 22 AFK 756 plakalı motosiklet, cadde üzerinde aynı yönde giden H.L. (20) yönetimindeki 22 AEN 610 plakalı otomobille çarpıştı.
Devrilen motosikletten düşen sürücü D.A. ve arkasında bulunan arkadaşı İ.A. (17) yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Yaralılar, ambulansla kaldırıldıkları Keşan Devlet Hastanesi’nde tedaviye alındı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Kaza anı ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Türkiye Basketbol Federasyonu’nun 2025-2026 sezonu Yurt İçi Faaliyetleri programı kapsamında yer alan U16 Kızlar Türkiye Şampiyonası 18–24 Mayıs tarihleri arasında Edirne’de gerçekleştirilecek.
Türkiye Basketbol Federasyonu’nun 2025-2026 sezonu Yurt İçi Faaliyetleri programı kapsamında düzenlediği U16 (Erkek-Kız) Türkiye Şampiyonaları’nda kuralar çekildi ve gruplar belli oldu.
U16 (Erkek-Kız) Türkiye Şampiyonaları 18-24 Mayıs 2026 tarihlerinde erkeklerde Konya, kızlarda ise Edirne ilinde düzenlenecek.
Edirne’de 4 grupta düzenlenecek U16 Kızlar Türkiye Şampiyonası’nda toplam 16 takım mücadele edecek. Karşılaşmalar Mimar Sinan Spor Salonu ve Edirne Yeni Spor Salonu’nda yapılacak. Gruplar şu şekilde oluştu:
Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenecek olan “Yoğun Bakımda Güncel Yaklaşımlar II. Sempozyumu”, 8 Mayıs’ta Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
Alanında uzman akademisyenler ve sağlık profesyonellerini bir araya getirecek sempozyumda, yoğun bakım ünitelerinde hasta yönetimine dair en güncel gelişmeler, kanıta dayalı uygulamalar ve yeni tedavi yaklaşımları ele alınacak. Sempozyumun, bölgedeki sağlık çalışanları başta olmak üzere yoğun bakım alanında çalışan profesyoneller için önemli bir bilgi paylaşım platformu olması bekleniyor.
Geniş kapsamlı bilimsel program
Sempozyum, saat 08.30’da saygı duruşu, İstiklal Marşı ve açılış konuşmalarıyla başlayacak. Gün boyunca dört ayrı panel düzenlenecek.
İlk panelde “Yoğun Bakımda Mortalitenin Azaltılması” başlığı altında sepsis yönetimi, ventilatör ilişkili pnömoninin önlenmesi ve kateter enfeksiyonları gibi kritik konular masaya yatırılacak.
İkinci panelde ise yoğun bakımda gelişen komplikasyonlar, hasta rehabilitasyonu, ağrı ve deliryum yönetimi ile erken mobilizasyon uygulamaları değerlendirilecek.
Öğle arasının ardından gerçekleştirilecek üçüncü panelde, bütüncül bakım yaklaşımları, doku bütünlüğünün korunması ve enteral nütrisyon gibi destekleyici tedavi yöntemleri ele alınacak.
Günün son panelinde ise kritik hasta yönetimi ve etik konular ön plana çıkacak. Yoğun bakımda hemşirelik süreçleri, ameliyat sonrası bakım ve sağlık hizmetlerinde etik yaklaşımlar uzman isimler tarafından tartışılacak.
Kapanış oturumu ile sona erecek
Program, gün sonunda katılımcı görüşlerinin alınması ve kapanış konuşmalarıyla tamamlanacak.
Edirne U12 Futbol Ligi A Grubu’nda 6. hafta programında yer alan 6 karşılaşma bugün oynanacak. Lige A Grubu’na 6, B Grubu’nda 4 olmak üzere 9 Mayıs Cumartesi günü toplam 10 karşılaşma ile devam edilecek.
A Grubu’nda Saraçhane 1-1 ve Saraçhane 1-2 nolu sahalarda oynanacak karşılaşmalar saat 17.00’de başlayacak.
Neden, çok kuşkucu olarak yaşamalıyız!.. Yoksa, her söze körü körüne inanırsak, yanmışız. Bazen, alim, uzman dediklerimz bile bizleri yanıltabilir, tarhite örnekleri çok!.. Hatırlayın, altmış yıl önce, çok faydalıdır, yardımdır diye, çocuklarımıza SÜT tozunu okullarda içirmeyi mecbur etmediler mi?.. Ancak şimdi aklımız başımıza geldi, hakkaniyetli bilim evlatlarımız sayesinde!.. Meğer ki, SÜT tozu çok sağlıksız, beyinsel gelişim ve işleyişi bozan bir kasıtlı zehirmiş!.. Sömürgecilerin, bir nesli mahveden kimyasal silahıymış!.. Sadece, SÜT TOZU ile kalmadı ki, “YUMURTA, yı her gün yemeyin, seyrek yeyin, yoksa kollestrol ile hastalanırsınız diye, bizim ve çocuklarımızın sağlıklı yaşaması için, gerekli protein+vitamin deposu “YUMURTAYI BİZE ELLİ YILDIR YEDİRMEDİKLERİNİ” HATIRLAYIN!.. Şimdi anlıyoruz ki, her gün, sabah bir, akşam bir en az iki tane yumurta yemek sağlık için en güzeliymiş!.. Meğerse, YUMURTA sağlıklı beyin ve vücut gelişi mi için, Yaratan’ın bizlere bahşettiği, üstün bir NİMETİYMİŞ!.. Hele hele, sabah bir, akşam bir, BILDIRCIN YUMURTASINI DA bir keşfetseler keşke!.. Ortalık negatif çıkarcı kaynıyor, aman dikkat. Bizi kandırıp, canımızı, kanımızı, sevdiklerimizi, çoluk, çocuğumuzu kana, gözyaşına, hastalıklara uğratarak KÂR etmeye can atan negatiflerle dolu ortalık, aman dikkat! Aklını, inancını, bilimini işletmeyip, iptal edip, ŞEYTANIN UŞAKLARINA KANANLAR DA, KANDIRICI NEGATİFLER KADAR CEZAYI HAK EDER BİLİNE.. SAYINCA, MİLYONLARCA BEYİN VAR YA!.. Ama saymakla, VAR OLUNMAZ Kİ?.. KUŞKU YOK, AKIL DA YOK!.. Şeytan her an bizi saptırmaya çalışır, çünkü!..
Ancak şeytanın hileleri zayıftır. “Yaratan’dan ötürü” yü ihmal etmezsek ama..
Kuran’ı Kerim. Sure 22/Ayet 37: Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; fakat O’na sadece takvanız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı, Allah’ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. Güzel davrananları müjdele!
Nisan ayının ortasından itibaren tatil planları ajandaların en üst sırasına çıkarken, Mayıs ayı sunduğu iki büyük fırsatla Kapadokya’yı listenin zirvesine yerleştiriyor. Ayın hemen başında 1 Mayıs Cuma günüyle birleşen nefis üç günlük hafta sonu kaçamağı, iş stresine kısa bir mola vermek isteyenler için ideal bir fırsata dönüşüyor. Asıl büyük sürpriz ise Mayıs sonundaki Kurban Bayramı tatilinde gizli. Arife gününün Salı gününe denk gelmesiyle oluşan uzun tatil, Kapadokya gibi her köşesi ayrı bir hikâye barındıran geniş bir coğrafyayı aceleye getirmeden, sindirerek gezmek için mükemmel bir imkân veriyor.
Kısa tatiller yolda geçen vakitler nedeniyle yorucu olabilir ancak Mayıs ayındaki bu iki tatil fırsatı Kapadokya için bambaşka bir anlam taşıyor. Özellikle uzun bayram tatili, bölgenin turistik duraklarını ve saklı kalmış derinliklerini keşfetmek için bolca vakit sunuyor.
Kapadokya gezilecek yerler listesini birkaç güne sığdırmaya çalışmak yerine, geniş zamana yayılan bir planla yeraltı şehirlerinin serinliğinde vakit geçirebilir veya Avanos’un çömlek atölyelerinde kendi sanatınızı deneyimleyebilirsiniz. Bu dönemde yapılacak bir seyahat, size hem 1 Mayıs’ın taze enerjisini hem de Kurban Bayramı’nın huzurunu aynı masalsı dekorun içinde yaşama şansı verir.
Doğanın Uyanışına Tanıklık Ederken İdeal Hava Koşullarının Tadını Çıkarın
Kapadokya’nın kendine has mikrokliması, Mayıs ayında en cömert dönemini yaşar. Bozkırın ortasında yükselen peribacalarının alışılmış gri ve kahverengi tonları, baharın gelişiyle birlikte vadilerde yeşeren ağaçlar ve çiçek açan meyve dallarıyla büyüleyici bir görsel tezat oluşturur. Bu dönemde yürüyüş yaparken her adımda doğanın uyanışını hissedersiniz. Ne kışın dondurucu ayazı ne de yazın bunaltan sisi vardır, gökyüzü meşhur cam gibi berraklığına kavuşmuştur. Ferah bir hava, gün boyu dışarıda vakit geçirirken zihninizi boşaltmanızı ve bölgenin mistik enerjisini tam anlamıyla içinize çekmenizi sağlar.
Mayıs ayı, meteorolojik veriler ve uçuş istatistikleri açısından balon turları için yılın en stabil ve güvenli aylarından biri olarak kabul edilir. Kışın sert ve değişken rüzgârları yerini sabahın ilk ışıklarında esen yumuşak bahar esintisine bırakır. Sabah serinliğinde havalanan yüzlerce balonun, gün doğumu kızıllığıyla birleşen masalsı etkisi, Kapadokya seyahatinin en unutulmaz karesi olmaya adaydır. Uzun tatil süresinin verdiği rahatlıkla, bir sabah balona binmek için erkenden kalkarken diğer sabah bir vadi kenarında bu görsel şöleni izlemek için kendinize zaman ayırabilirsiniz. Berrak gökyüzü ise çektiğiniz her fotoğrafın birer sanat eserine dönüşmesini sağlar.
Yaz Sıcakları Başlamadan Vadilerde Konforlu Bir Keşfe Çıkın
Temmuz ve Ağustos aylarındaki kavurucu bozkır sıcakları, Göreme ve Zelve gibi açık hava müzelerini gezmeyi bazen fiziksel bir zorluğa dönüştürebilir. Mayıs ayındaki 18°C ile 22°C arasındaki ideal sıcaklıklar ise yürüyüş turları ve dış mekan keşifleri için altın oran olarak adlandırılır. Terlemeden, güneşin yakıcı etkisine maruz kalmadan Ihlara Vadisi’nde kilometrelerce yürüyebilir veya peribacalarının arasından süzülen patikalarda kaybolabilirsiniz.
Stratejik Bir Konaklama Seçimiyle Tatilinizin Kalitesini Artırın
Kapadokya gibi yoğun ilgi gören bir bölgede, özellikle bayram gibi dönemlerde konaklama tercihi tatilin tüm gidişatını belirler. Kalabalıktan sıyrılıp kendi sessiz limanınıza çekilmek istiyorsanız, doğru bir Ürgüp otel seçimi yaparak gerçekten dinlenebilirsiniz. Ürgüp’ün oturmuş şehir dokusu ve her yöne eşit mesafede olması, ulaşımda avantaj sağlar. Bu noktada öne çıkan Alden Hotel Cappadocia, stratejik konumu ve konforuyla bahar tatillerinin en keyifli durağı hâline gelir. Alden Hotel Cappadociabünyesinde konaklarken, vadilerin ve açık hava müzelerinin yorgunluğunu otelin ferah taş odalarında üzerinizden atabilirsiniz.
Alden Hotel Cappadocia’nın sunduğu samimi atmosfer ve rafine hizmet kalitesi, Nevşehir’in en güzel döneminde, seyahatinizin en önemli tamamlayıcısı olacaktır. Bayram tatilinizi bir koşturmacaya dönüştürmek yerine, Alden Hotel Cappadocia’nın sakin avlusunda baharın tadını çıkarabilir ve Kapadokya’nın zamansız ruhunu en konforlu hâliyle deneyimleyebilirsiniz.
Edirne Belediyesi tarafından bu yıl 5-6 mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan Kakava-Hıdrellez Şenlikleri’nde coşku, baharın habercisi 1400 yıllık Kakava Ateşi’nin yakılmasıyla tavan yaptı.
Edirne’de 5-6 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Kakava- Hıdrellez Şenlikleri, ilk gününde renkli görüntülere ev sahipliği yaptı. Kakava ateşinin yakıldığı Sarayiçi Er Meydanı’na binlerce kişi akın etti. Yoğun ilgi nedeniyle araç ve yaya trafiği uzun süre aksadı. Şenliğe katılanlar dans edip eğlenirken, Sarayiçi renkli görüntülere sahne oldu, gösteriler ilgiyle izlendi. Bayram yerini aratmayan Sarayiçi’’nde sabahtan akşama rengarenk görüntüler oluşurken, baharın gelişi bir kez daha coşkuyla kutlandı.
PROTOKOL TÖREN ALANINA YÜRÜDÜ
Şenlikler kapsamında kent protokolü Kanuni Köprüsü’nde davullarla karşılandı. Edirne Valisi Yunus Sezer, Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın ve çok sayıda katılımcının bulunduğu kortej Edirne Belediye Bandosu eşliğinde etkinlik alanına kadar yürüdü. İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşunda bulunulmasının ardından şenlikler, açılış konuşmalarıyla devam etti.
Açılışta konuşan Çeribaşı Fikri Ocak, Kakava’nın tüm insanlığa barış getirmesini diledi.
‘BU GELENEK BİR HALKIN HAYATA TUTUNMA BİÇİMİDİR’
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da, Sarayiçi’nde yüzyıllardır süren geleneğin bu yıl yeniden canlandığını söyleyerek, “Sarayiçi’nde yalnızca bir şenlik başlamıyor. Yüzyıllardır süren bir gelenek, yeniden canlanıyor. Birazdan yakacağınız Kakava ateşi geçmişten bugüne taşıdığımız bir hafızayı, bir kültürü, bir yaşam sevincini yeniden büyütecek. Kakava ve Hıdrellez ile bu topraklarda baharın gelişini kutluyoruz. Yeniden başlamanın, yeniden umut etmenin adıdır Kakava ve Hıdrellez. Ateşin etrafında toplanmak, yorgunluğu geride bırakmaktır. Suya dilek bırakmak, geleceğe inanmanın en sade ve en içten yoludur. Bizler biliyoruz ki bu gelenek sadece iki gün değildir. Bu gelenek bir halkın hayata tutunma biçimidir. Burada kimse misafir değil. Hepimiz bu şehrin bir parçasıyız. Çünkü Kakava’nın ateşi ayrıştırmaz, birleştirir. Aynı çemberde buluşturur. Edirne farklılıkların yan yana durabildiği bir şehirdir. Kültürlerin birbirine karıştığı, hayatların birbirine değdiği şehirdir. Ve biz bu mirası sadece korumuyoruz, daha da güçlendiriyoruz” dedi.
‘EN CANLI MİRASLARIMIZDAN BİR TANESİ’
Edirne Valisi Yunus Sezer ise Kakava’nın binlerce yıllık geleneğiyle baharın en renkli simgelerinden birisi olduğunu dile getirdi. Sezer, “Kakava asırları aşarak bugüne ulaşan kadim şehir Edirne’mizin kültürel dokusuna işlenmiş, neşesiyle gönülleri ısıtan, birlik ve beraberliği güçlendiren en renkli ve en canlı miraslarımızdan bir tanesidir. Kakava ateşinin etrafında büyüleşen yürekler geçmişten geleceğe uzanan kardeşliğin en sıcak simgesidir. Baharın müjdecisi, dallara bırakılan her bir dilek ise sadece bireysel geleceğimiz için değil, huzur, barış ve esenlik dolu bir dünya özlemini gökyüzüne hisseden ortak duasıdır. Bu vesileyle baharın tüm hanelerimize bolluk ve bereket getirmesini diliyorum. Yarınlara olan güvenimizi tazeleyen bu güzel geleneğin barış dolu bir dünyanın müjdecisi olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
DEV ATEŞİ YAKILDI, DANSLAR EDİLDİ
Konuşmaların ardından dev Kakava ateşi, Edirne Valisi Yunus Sezer ve Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın ve Çeribaşı Fikri Ocak eşliğinde yakıldı.
Vali, Belediye Başkanı ve Rektörün Kakava hatırası!
Etkinlikte Edirne Belediye Bandosu’nun konserinin ardından Edirne Belediyesi Halk Oyunları ekibinin Roman dans gösterisi renkli görüntülere sahne oldu. Katılanlar gönüllerince dans etti, ateşin üzerinden atladı.
Edirne Valisi Yunus Sezer, baharın müjdecisi, doğanın yeniden canlanışının ve umutların tazelenişinin simgesi olan Hıdrellez ve Kakava şenlikleri nedeniyle kutlama mesajı yayınladı.
Vali Sezer mesajında şunlara yer verdi:
Tarihi ve toplumsal değerlerimiz arasında özel bir yere sahip olan, halkımız tarafından yaz mevsiminin başlangıcı olarak kabul edilen Hıdrellez ve Kakava’yı; baharın müjdecisi, doğanın yeniden canlanışının ve umutların tazelenişinin simgesi olarak Edirne’mizde her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir coşku ve samimi bir şenlik havası içinde karşılamanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Kadim kültürümüzün renkli bir yansıması olan Hıdrellez ve Kakava, toplumsal dayanışmanın, hoşgörünün ve birlikte yaşama kültürünün en güzel örneklerini sergileyen özel günlerimizdendir. Tarih boyunca farklı inanç ve kültürlerin bir arada, barış içinde yaşadığı Edirne’miz de bu köklü geleneği yaşatmaya devam etmektedir. Nitekim Edirne Valiliğimizce 2016 yılında yapılan başvuru sonucunda 2017 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alınan bu anlamlı miras, millî kültürümüz ve toplumsal hayatımız açısından son derece kıymetli bir yere sahip olup, bu yıl da Hıdrellez ve Kakava coşkusunu hep birlikte karşılamanın mutluluğunu yaşamaktayız.
Balkan coğrafyasında ve bölgemizde birlik, barış ve doğanın uyanışını simgeleyen bu özel günde sevgi, saygı ve dayanışma duyguları daha da pekişirken; yüzyıllardır süregelen gelenekleriyle “Kakava” kutlamalarında ülkemizin dört bir yanından gelen misafirlerimiz de bu coşkuya ortak olmaktadır. Bu anlamlı günler, ortak sevinçlerde buluşmanın, geçmişi yaşatırken geleceğe umutla bakmanın kıymetini bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Kakava ve Hıdrellez şenliklerinin Edirne’mize, ülkemize ve tüm insanlığa barış, huzur, sağlık ve bereket getirmesini temenni ediyorum.
Edirne’den Bulgaristan’a açılan Hamzabeyli Sınır Kapısı’nda meydana gelen kazada, sürücüsünün kontrolünden çıkan askeri aracın gümrük peronlarının duvarına çarpması sonucu; 2 asker hafif yaralandı.
Olay, Hamzabeyli Sınır Kapısı’nın gümrük peronları kısmında meydana geldi. İddiaya göre, bölgede devriye görevi yapan askeri araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu peronların bulunduğu bölgedeki duvara çarptı.
Kazada, araç sürücüsü ve yanında bulunan asker hafif yaralandı. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından askerler, ambulanslarla Edirne Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi’ne götürülerek, tedavi altına alındı. Yaralı askerlerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Edirne’de, geleneksel Kakava ateşinin yakılmasından önce kente gelen yerli ve yabancı turistler, tarihi ve kültürel noktalara akın etti.
Edirne’de bu yıl 5-6 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Kakava-Hıdırellez Şenlikleri için binlerce kişi kente akın etti. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı Er Meydanı’nın da bulunduğu tarihi Sarayiçi’nde yakılacak olan Kakava ateşinden önce şehre gelenler, yoğunluk oluşturdu. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden kente gelen turistler, başta Selimiye Camisi Meydanı, Tahmis Meydanı ve Sarayiçi’nde davul zurna eşliğinde oynadı ve güzel görüntüler oluşturdu.
‘DİLEK TUTULUYOR, KISMET BULUNUYOR’
Şenliklere katılmak için Bursa’nın Gemlik ilçesinden gelen Emine Kuzu, “Çok güzel, eğlenceli. Ateşten atlayacağız, kocaman ateş yakılacak. Ritüeller yapılacak. Dilek tutuluyor, kısmet açılıyor. Çok iyi kısmet bulup evleniyorsunuz, daha ne olsun” dedi.
‘İZMİR’DEN GELENE KADAR DANS ETTİK’
İzmir’in Bergama ilçesinden grup olarak Edirne’ye geldiklerini belirten Nuriye Hızal da “İlk defa geliyoruz, yıllardır gelmek istediğimiz bir şenlikti. Bu seneye nasip oldu. İyi ki de gelmişiz, diyoruz. Bugün rehberimiz eşliğinde cami ziyaretimiz ve çarşı turumuz var. Sonrasında kutlama alanına geçeceğiz. İlk defa geldik, biz de ilk defa şahit olacağız. Bizim ilçemizde de küçük çaplı olsa da Hıdırellez kutlanıyor. Atalarımızdan bize aktarılan, gelen duyumlara göre elimizden geldiğince kültürümüzü öldürmemeye çalışıyoruz. Gece 23.00’te yola çıktık, o saatten bu yana müzik ve dans, araçta ve benzin istasyonlarında sürekli durmadan dans ettik” ifadelerini kullandı.
Ankara’dan gelen Necla Aydın ise “Bugün turla geldik, turun bizi yönlendirdiği doğrultuda gezeceğiz. Bol bol dans edeceğiz. Ateşin üstünden atlamamız mümkün değil, içine falan düşeriz. Dileklerimizi kağıda yazıp nehre atacağız. Tabii ki eğleniyorum, ben normal zamanda da eğlenirim, şenliğe gerek yok, İçim hep bahar” diye konuştu.