Kategori arşivi: Siyaset

‘12 Eylül on yıllar kaybettirdi’

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin, 12 Eylül askeri darbesinin ülkenin geleceğini, gençlerin hayatını çaldığını belirtti.
Tekin, 12 Eylül 1980 darbesinin yıldönümü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, darbenin hukuksuzluk, vesayet ve insan hakları ihlali demek olduğunu belirtti.
Türkiye’de yapılan her darbeyle ülkenin geleceğinin ipotek altına alındığını vurgulayan Tekin,”12 Eylül 1980, siyasi tarihimizin en kara günlerinden biri olarak milletimizin hafızasına kazınmıştır. Türkiye’yi ekonomik, siyasi, diplomatik ve hukuki olarak büyük bir yıkımın eşiğine getiren bu darbe, ülkemize on yıllarını kaybettirmiştir. 1980 darbesinde sözüm ona adaleti tesis için bir sağdan, bir soldan asılan gençlerin acısı yıllar boyunca milletimizin yüreğini dağlamıştır. Bizlere düşen Türkiye’de darbelere bir daha zemin oluşturmayacak bir hukuk düzenini hakim kılmak, millet iradesini tam manası ile tesis etmektir. Ümit ediyorum ki ülkemizde, hiç kimse ve hiçbir kurum bir daha darbe yapmayı aklından bile geçirmesin. Bu düşüncelerle, Cenab-ı Allah’tan, bir daha bu millete 27 Mayıs’ları, 12 Mart’ları, 12 Eylül’leri, 28 Şubat’ları, 15 Temmuz’ları yaşatmamasını niyaz ediyorum.” dedi.

‘12 Eylül 1980 kara bir leke’

Yeniden Refah Partisi Edirne her koşulda demokrasiden ve halkın iradesinden yana olmaya devam edeceklerini, darbelerin karşısında olduklarını bildirdi.
Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Çalışkan yaptığı açıklamada 12 Eylül 1980’an kara bir leke olduğunun altını çizerek şunları kaydetti:
“44 yıl önce bugün halk iradesinin ve hukukun üstünlüğünün yok sayıldığı 12 Eylül 1980 darbesi, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir.Her koşulda demokrasiden ve halkın iradesinden yana olmaya devam edeceğiz, darbelerin karşısındayız. Bu tarihleri unutmuyoruz, İsrail, Kudüs’ü başkent yapacağını ilan ettiğini açıklamasından sonra, 6 Eylül 1980’de Türkiye’de ilk defa (Konya ilimizde) Kudüs mitingi yapılmıştı. Tam 6 gün sonra ise 12 Eylül 1980 tarihinde de Askeri Darbe Türkiye karşı karşıya kaldı. 44 yıl önce darbe ile maalesef TBMM kapatıldı. 650.000 kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683.000 kişi fişlendi, 230.000 kişi yargılandı, 517 kişi idam edildi, 300 kişi kuşkulu bir şekilde vefat etti, 171 kişi yapılan işkenceler sonucu öldü ve cezaevlerinde darbe sebebiyle ceza alan yatan toplamda 299 kişi intihar vs. gibi sebepler nedeniyle hayatını kaybetti. Bu rakamlar bizlere acı bir tabloyu ortaya koymanın yanı sıra ülkenin geleceğinin nasıl bir şekilde yok edildiğini göstermektedir” dedi.

‘12 Eylül’ü unutmadık, unutturmayacağız’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, CHP’nin karanlık dönemde hedef alınarak kapatıldığını,demokrasiye ve halkın iradesine ağır bir darbe indirildiğini söyledi.
CHP Keşan İlçe Başkanı Çakır, 12 Eylül 1980 darbesinin yıldönümünde yazılı bir açıklamada bulundu. Bu karanlık dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’nin de hedef alınarak kapatıldığını demokrasiye ve halkın iradesine darbe indirildiğini hatırlatan İlçe Başkanı Çakır, “Ancak, CHP olarak bu baskılara boyun eğmedik ve her zaman demokrasinin, özgürlüklerin ve hukukun üstünlüğünün yılmaz savunucusu olduk.” dedi.
İlçe Başkanı Çakır’ın 12 Eylül darbesinin yıldönümü sebebiyle yaptığı açıklaması şöyle: “Bugün, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık günlerinden biri olan 12 Eylül 1980 darbesinin yıldönümündeyiz. Bu darbe, ülkemizin demokrasiye, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne olan inancını derinden sarsmış; binlerce vatandaşımızın hayatını altüst etmiş, işkencelere, idamlara ve zulme yol açmıştır.
Cumhuriyet Halk Partisi de bu karanlık dönemde hedef alınmış, partimiz kapatılarak demokrasiye ve halkın iradesine ağır bir darbe indirilmiştir. Ancak, CHP olarak bu baskılara boyun eğmedik ve her zaman demokrasinin, özgürlüklerin ve hukukun üstünlüğünün yılmaz savunucusu olduk.
12 Eylül’ü unutmadık, unutturmayacağız. Türkiye’nin aydınlık geleceği, geçmişten çıkarılan derslerle inşa edilecektir. Demokrasiye ve insan haklarına olan bağlılığımız, bu uğurda mücadele eden tüm insanların anısına saygı duruşumuzdur.
Bu vesileyle, darbelerden arınmış, özgür, adil ve demokratik bir Türkiye dileğiyle tüm yurttaşlarımıza sevgi ve saygılarımı sunarım.”

Tarım Bakanı’na sulama soruları?

CHP Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya Edirne’deki sulama yatırımlarının durumunu sordu. Edirne’nin kaderini değiştirecek en önemli şeyin sulama yatırımlarının tamamlanması olduğuna dikkat çeken Milletvekili Ün, “Maalesef sulama yatırımlarının tamamlanması uzuyor, başlanan işler bir türlü bitirilmiyor. Yandaşın garantili işlerine milyar dolarlar akıtan iktidar iş çiftçinin cebine gelince olanı da alıyor” dedi.
Vermiş olduğu soru önergesinde halen yapımı devam eden, projelendirilmiş ama yapımına başlanmamış ve henüz planlanma aşamasında olup projeleri hazırlanmamış olan tarımsal sulama yatırımlarının durumunu soran CHP Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün şunları söyledi:
“Hepimiz biliyoruz ki, Edirne’nin kaderini değiştirecek en önemli şey tarımsal sulama yatırımlarının tamamlanmasıdır. Sulama yatırımları tamamlandığında çiftçimizin çok kolay ikinci ürün yetiştirme şansı olacak aynı topraktan çok daha yüksek verim alacaktır. Şu anda çiftçimizin ektiği üründen zarar etmesine bakmayın. Bu iktidar gittiği gün bu durum değişecek. CHP iktidarında çiftçi ektiği ürünün, harcadığı emeğin karşılığını fazlasıyla alacak.
Diğer yandan son yıllarda giderek şiddetini artıran kuraklık ve yağışlarda belirsizlik var. Bu bizi suyu daha dikkatli ve en yüksek düzeyde verimli kullanmaya zorunlu kılıyor. Bu yıl ayçiçeğinde kuraklık nedeniyle yaşanan verim kaybı ortada. Küresel iklim değişikliği gösteriyor ki bu tür kurak dönemleri daha çok yaşayacağız. Bunun için bir an önce sulama yatırımlarının tamamlanması gerekiyor. AKP milletin parasını başka işlere akıtacağına millet için harcamalıdır.
Edirne’de sulama yatırımları istenilen hızla yapılmıyor. Vatandaşı düşünen bir iktidar olsaydı, Trakya’da sulama yatırımları için sembol olmuş Çakmak Barajı sulamalarıyla birlikte yıllar önce tamamlanırdı. Yapılması gereken işler yapılmıyor yapılmaması gereken işlere milyonlar akıtılıyor. Keşke diktikleri ağaçları bile kuruttukları zaten orman olan bir alana millet bahçesi yapacağız diyerek milyonlar akıtmasalar, o paraları sulama yatırımlarına, çok daha acil ve millete dönüşü olan işlere aktarsalardı.”
Milletvekili Ün, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde şunlara yer verdi:
“Seçim Bölgem olan Edirne ili ülkemizin tarımsal üretim potansiyeli en yüksek illerindendi. Çeltik ve ayçiçeği üretiminde birinci olan Edirne’de üretimin artması için sulama yatırımlarının ivedilikle tamamlanması gerekmektedir. Oysa tarımsal sulama yatırımları bir türlü tamamlanmamaktadır. Örneğin Trakya’nın GAP’ı olarak adlandırılan Çakmak Barajı sulamalarının halen birinci kısmı tamamlanmamış ikinci kısmının ise yapımına başlanmamıştır. Bu bağlamda;

1.Edirne’de halen yapımı devam eden tarımsal sulama yatırımları nelerdir? Bu yatırımlar hangi tarihte bitirilip hizmete açılacaktır? Güncel birim fiyatlarla bu yatırımların tamamlanması için gerekli para miktarı ne kadardır?
2.Edirne’de projeleri hazırlanmış ancak henüz yatırım programına alınıp yapımına başlanmamış tarımsal sulama projeleri nelerdir? Bu projelerin hangi tarihlerde yatırım programlarına alınıp yapımına başlanması planlanmaktadır ve kaç yıl içinde tamamlanması öngörülmektedir?
3.Edirne’de henüz planlama aşamasında olup projeleri hazırlanmamış tarımsal sulama yatırımları nelerdir? Bu yatırımların ne zaman projelendirilmesi ve programa alınarak yapılması öngörülmektedir? “

3 okulda 4 okula ikili eğitim!

CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, yaz tatilinde gerekli adımların atılmaması nedeniyle Keşan’da 2024-2025 eğitim-öğretim yılında 3 okul binasında 4 okulun ikili eğitime devam edeceğini belirterek, tepki gösterdi.
CHP İlçe Başkanı Anıl Çakır, 2024-25 Eğitim-Öğretim Yılının başlaması ile ilgili olarak İlçe Yönetim Kurulu Üyeleriyle birlikte boşaltılan okulların önünde açıklamada bulundu. İlçe Başkanı Çakır, “Bugün okullarımızda 2024-2025 eğitim-öğretim yılının ilk ders zili çaldı. Ne yazık ki ne okullarımız ne de AKP iktidarının eğitim sistemini getirdiği koşullar öğrencilerimizin, velilerimizin, öğretmenlerimizin, idarecilerimizin ve eğitim çalışanlarının heyecanlarını, isteklerini ve ihtiyaçlarını karşılamaya hazır değildir” dedi.


CHP İlçe Başkanı Çakır, 22 yıllık AKP iktidarı döneminde, eğitim sisteminin Cumhuriyetin temel ilkelerinden uzaklaştırıldığını vurguladığı açıklamasında Keşan’daki okulların durumu ile ilgili eleştirilerinde şu ifadeleri kullandı:
“Keşan’da 2024-2025 eğitim-öğretim yılında 3 okul binasında 4 okulun ikili eğitime devam edeceği görünmektedir. Ancak yaz tatili sürecinde gerekli adımların atılmadığı ve bürokratik süreçlerin yavaş ilerlediği anlaşılıyor.
Okullarda güvenlik görevlisi, yeteri derecede temizlik personeli, öğrencilerin ücretsiz temiz su içme ve ücretsiz ve sağlıklı öğle yemeği yeme imkânı, kalabalık olmayan sınıf, diğer okulların imam hatipler kadar ödeneği, laik bilimsel çağdaş kamusal ulusal karma eğitim yok. Servis ihaleleri yapılmadı.


OKULLARIN FİZİKSEL SORUNLARI
2022 yılında çürük raporu verilen İnönü İlkokulu yıkılmış, ancak yenisinin yapımı için henüz somut bir adım atılmamıştır. İnönü İlkokulu öğrencileri, Atatürk Ortaokulu’na taşınmış ve o zamandan beri bu okulda ikili eğitim yapılmaktadır. Benzer şekilde, deprem dayanıklılığı olmayan Anafartalar İlkokulu da Raşit Efendi İlkokulu’na taşınmış ve burada da ikili eğitim devam etmektedir. Yaklaşık iki yıl önce boşaltılan Anafartalar İlkokulu binası ise hâlâ yıkılmamış ve yenilenme süreci başlamamıştır.


Okulların açılmasına kısa bir süre kala Cumhuriyet Ortaokulu’nun boşaltılacağı ve öğrencilerinin Yusuf Çapraz Anadolu Lisesi’yle aynı binayı paylaşacağı duyulmuş, ancak resmi bir açıklama yapılmamıştır.
İkili eğitim tam gün yapılmıştır.
Lise ve ortaokul öğrencileri aynı alanları mı paylaşacak?
Sınıf yetersizliği nedeniyle sınıflar birleştirilecek mi?
Norm fazlası öğretmen durumu ortaya çıkacak mı?
Okulun trafiği yoğun bir bölgede olması nedeniyle güvenlik önlemleri alınacak mı?
Keşan’da 2024-2025 eğitim-öğretim yılında 3 okul binasında 4 okulun ikili eğitime devam edeceği görünmektedir. Ancak yaz tatili sürecinde gerekli adımların atılmadığı ve bürokratik süreçlerin yavaş ilerlediği anlaşılıyor. Eğitimin niteliğini artırmak için okulların fiziksel donanımı büyük önem taşımaktadır, ancak mevcut koşulların bu ihtiyacı karşılayamadığı görülüyor.


TALEPLER VE ELEŞTİRİLER
Boşaltılan okulların inşasına acilen başlanmalıFen Lisesi’nin merkezde yer almasının olumlu ancak, önceliğin ikili eğitim yapan okullara verilmelidir
6-7 yaşındaki çocukların ikili öğretim nedeniyle erken saatlerde derse başlamasının ve geç saatlerde bitirmesinin öğrenciler için büyük bir yük oluşturmaktadır.

‘Şehitlerimizin emanetine sahip çıkacağız’

Milliyetçi Hareket Partisi Edirne İl Başkanı Emre Tokluoğlu, “Vatan savunmasının her zaman en yüce görev olduğunu bilerek, şehitlerimizin hatıralarını yaşatmak ve onların mirasını gururla taşımak, hepimizin en büyük sorumluluğudur” dedi.
MHP İl Başkanı Tokluoğlu, 8 Eylül’de Tunceli Ovacık, 9 Eylül’de Irak’ın kuzeyindeki Gara bölgesinden gelen acı haberlere yer verdiği açıkla-masında, “Türk milletinin kalbinde derin yaralar açan, ancak aynı zamanda vatanseverlik ve kahramanlıkla dolu bir günü daha yaşıyoruz. Aziz şehitlerimizin fedakarlıkları, milletimizin ortak hafızasında sonsuza kadar iz bırakacak ve bu toprakların vatanseverliğimizle nasıl kutsandığını bir kez daha hatırlatacaktır” diyerek şunları söyledi:.
“08 Eylül 2024 tarihinde Tunceli’nin Ovacık ilçesinde yaşanan olay, Türk milletinin özgürlüğü ve güvenliği için verdiği mücadelenin ne kadar kutsal ve önemli olduğunu gözler önüne serdi. Görev başında bulunan zırhlı aracın devrilmesi sonucu, dört yiğit Jandarma Uzman Çavuşumuz ve bir Jandarma Uzman Onbaşımız, canlarını feda ederek şehit olmuştur. Şehitlerimiz, Ömer Eroğlu, Mehmet Aykanat, Orhan Burak Büyükçaylı ve Doğan Kızılateş, milletimizin en değerli varlıklarıdır. Onlar, vatan toprağının her karışını savunma uğruna, en kutsal emanetleri olan canlarını ortaya koyarak, bizlere vatanseverliğin ve fedakarlığın en yüksek örneklerini sunmuşlardır. Şehitlerimizin isimleri, Türk milletinin özgürlüğü ve bağımsızlığı için verdiğimiz mücadelede ebediyen yaşayacaktır.
Kazanın ardından yaralanan Jandarma Astsubay Çavuş Muhammet Koyuncu’ya, teşkilatımız olarak en derin geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, acil şifalar diliyoruz. Onun cesareti ve dirayeti, vatanımız için gösterdiği üstün fedakarlık, hepimize güç ve ilham kaynağı olmuştur. Yaralı askerimizin bir an önce sağlıkla aramıza dönmesi için dualarımız onunladır.
Bir diğer acı haber ise, 09 Eylül 2024 tarihinde, Irak’ın kuzeyindeki Gara bölgesinden geldi. Bölücü terör örgütü mensuplarıyla gerçekleşen çatışmada, kahraman Komutanımız Piyade Üsteğmen Ömer Fatih Ayar ağır yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede şehit olmuştur. Komutanımız Ömer Fatih Ayar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin onur timsali, vatanseverliğin ve kahramanlığın sembolüdür. Onun mücadelesi ve fedakarlığı, milletimizin güvenliğinin en büyük teminatıdır. Şehit Komutanımızın fedakarlığı, Türk milletinin kahramanlık tarihinde silinmez bir iz bırakmıştır ve her zaman saygıyla anılacaktır.
Şehitlerimizin aziz hatıraları önünde derin bir saygıyla eğiliyoruz. Onların cesareti ve fedakarlığı, milletimizin birlik ve dirliğinin simgesidir. Şehitlerimiz, Türk milletinin vatan sevgisiyle nasıl birleştiğini, özgürlüğü ve bağımsızlığı koruma konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu topraklarda özgür ve bağımsız bir şekilde yaşamak için ödediğimiz bedel, milletimizin köklü ve güçlü vatan sevgisinin bir yansımasıdır. Şehitlerimizin kanlarıyla sulanan bu kutsal topraklar, bize bir kez daha ne kadar değerli olduğunu hatırlatmaktadır.
Vatan savunmasının her zaman en yüce görev olduğunu bilerek, şehitlerimizin hatıralarını yaşatmak ve onların mirasını gururla taşımak, hepimizin en büyük sorumluluğudur. Şehitlerimizin bizlere bıraktığı emanet, Türk milletinin birlik ve beraberliği, mücadelesidir. Bu kutsal emanetin korunması, millet olarak en büyük görevimizdir.
Türk milletinin, tarih boyunca verdiği bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi, şehitlerimizin kahramanlıklarıyla daha da anlam kazanmıştır. Vatan savunmasında canını feda eden tüm kahramanlarımızın hatıralarını yaşatacak, onların emanetlerine sahip çıkacağız. Bu zor günlerde, millet olarak kenetlenip, acılarımızı ortak bir amaç etrafında birleştirerek aşacağız. Türk milletinin kahramanlık ruhu, her zaman güçlü kalacak ve şehitlerimizin mirasını yaşatacaktır.
Şehitlerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, Bilge Liderimiz Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli ‘de konuyla ilgili taziye mesajı yayınlayarak düşüncelerini şu şekilde paylaşmıştır. ‘Şehit düşen kahramanlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Tedavisi devam eden kahramanımıza şifalar diliyorum. Başımız sağ olsun, mekânları cennet olsun. ‘.
Vatanımızın bölünmez bütünlüğü için verdiğimiz mücadelenin her zaman devam edeceğini, her zaman vatanseverliğimizin ve milliyetçiliğimizin en yüksek seviyede olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.”

‘Narin’in hayatını bitirenler mutlaka bulunmalı’

Olgay GÜLER

CHP Edirne Kadın Kolları Başkanlığı tarafından, Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran’ın (8), öldürülmesiyle ilgili basın açıklaması düzenlendi.

CHP Merkez İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen basın açıklamasına, Merkez ilçe Başkanı Yücel Balkanlı, CHP Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Burcu Birgül Çolak, il ve merkez ilçe kadın kolları yönetimi ile partililer katıldı. Basın açıklamasını okuyan CHP Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Çolak, Narin’in hayatını elinden alanların ve sorumlularının mutlaka bulunması gerektiğini belirtti.

 Narin’in vahşice katledilmesinin ülkenin yüreğini dağladığını söyleyen Çolak, “Bugün, hepimizi derinden yaralayan tarifsiz bir acı içerisindeyiz. Narin, bu ülkenin masum bir evladıydı; yaşama sevinciyle dolu, geleceği umutla bakan bir çocuğumuzdu. Ancak ne yazık ki, Narin’i karanlık ellerden koruyamadık.  Narin’in vahşice katledilmesi, 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızın yüreğini dağladı. Bizler de, Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Kadın Kolları Başkanlığı olarak, bu derin acıyı paylaşıyor ve en güçlü şekilde sesleniyoruz: Adalet yerini bulsun, evlatlarımız korunsun ve Türkiye’de çocuklar öldürülmesin” dedi.

‘CEZASI CAYDIRICI OLMALI’

Narin’in hayatını elinden alanların ve sorumlularının mutlaka bulunması gerektiğini belirten Çolak, “19 gün sonra  küçücük bir çocuğun canlı olması neredeyse imkânsızdı ama umut ettik. tüm Türkiye “bu sefer öyle değildir” dedik ama olmadı. Bir çocuk okula başlayacağı günde defnedildi, aramızdan yitip gitti. Neden, ne için, sorumlu kim ya da kimler? Yine binlerce belirsizlik ve sorularla bir çocuk kaybettik. Ufacık bedenin yeni başlayan hayatını bitirenler mutlaka ki bulunmalı. Bu olay diğerleri gibi iki gün sonra unutulmamalı. Sonra unutulup gitmemeli. Cezası olmalı ki caydırıcı olsun tüm bu zihniyetteki insanlara” diye konuştu.

‘HEYETİMİZ ADALETİN SAĞLANMASI İÇİN TÜM ADIMLARI ATACAK’

CHP’nin olay sonrası inceleme amaçlı oluşturduğu özel heyete değinen Çolak, “Bu elim olayın ardından, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel tarafından oluşturulan heyete Sayın Sezgin Tanrıkulu, Süleyman Bülbül, Atakan Ünver ve Kadın Kolları Genel Başkanımız Sayın Asu Kaya bulunmaktadır .Bu  özel heyet, olayın takipçisi olmak ve adaletin tecelli etmesi için  yola çıkmıştır. Heyetimiz, Narin için adaletin sağlanması ve bu tür acıların bir daha yaşanmaması adına gereken tüm adımları atacaktır” şeklinde konuştu.

‘ÜLKENİN HER ÇOCUĞU, HEPİMİZİN EVLADIDIR’

Çocukların, geleceğin teminatı olduğunu ifade eden Çolak, “Çocuklarımız, geleceğimizin teminatıdır ve onları her türlü tehlikeden korumak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Bu trajedinin bir daha yaşanmaması için, Cumhuriyet Halk Partisi olarak üzerimize düşen her görevi yerine getireceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Narin’e Allah’tan rahmet, acılı yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyoruz. Bu ülkenin her bir çocuğu, hepimizin evladıdır. Bir daha böyle acıların yaşanmaması dileğiyle. Başımız sağ olsun” ifadelerini kullandı.

MHP Merkez İlçe’de görev bölümü

Milliyetçi Hareket Partisi Edirne Merkez İlçe Yönetim Kurulu, görev dağılımını gerçekleştirdi.
MHP Merkez İlçe Başkanı İlkay Eken, yaptığı yazılı açıklamada, yönetim olarak olarak; Devlet, Millet, Partim ve ben anlayışı ile çalışacaklarını belirterek şunları söyledi:.
“Sultan 1. Murat’tan günümüze 88 yıl başkentlik yapmış, çağ kapatıp, çağ açan Fatih Sultan Mehmet Han’ı yetiştirmiş ve Cumhuriyetimiz ile ebedi Türk yurdu olan Edirne’mizde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleri ve Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş beyefendinin Dokuz Işık Doktirini rehber alarak parti programımızı tam ve layıkıyla yürüteceğiz.”
Eken’in verdiği bilgiye göre, önceki akşam yapılan yönetim kurulu toplantısında görev dağılımı şöyle oluştu:
İlçe Başkanı; İlkay Eken
İlçe Başkan Vekili; Altuğ Candan
İlçe Başkan Yardımcısı; Selim Ter
İlçe Muhasibi; Emirhan Ulaş Angun
İlçe Sekreteri; Güler Alper.”

‘Kamusal ve parasız eğitim bitirildi’

Olgay GÜLER

CHP Milli Eğitim Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı tarafından Türkiye genelinde eş zamanlı gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, yeni eğitim-öğretim yılında ne okullar ne de eğitim koşullarının ihtiyaçları karşılamaya hazır olmadığını söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanlığı tarafından, önceki gün başlayan yeni eğitim-öğretim yılıyla ilgili basın açıklaması gerçekleştirildi. CHP’nin Milli Eğitim Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı tarafından yayınlanan, ülke genelinde eş zamanla yapılan basın açıklamasını Edirne’de, merkez ilçe başkanı Yücel Balkanlı okudu.

‘ÇOCUKLARIN GELECEĞİ BAKANLARIN ELİNDE OYUNCAK EDİLDİ’

Balkanlı, yeni eğitim-öğretim yılında ne okulların ne de eğitim sisteminin öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin, idarecilerin ve eğitim çalışanlarının ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olmadığını söyledi. Balkanlı, “22 yıllık AKP iktidarında eğitim sistemi bilerek ve isteyerek siyasallaştırılmış, iktidarın ideolojik hedefleri için araç haline getirilmiştir. Bu süreçte, var olan sorunlar çözülmek yerine, yenileri eklenmiştir. 22 yılda 9 Milli Eğitim Bakanı değişmiş, Bakanların ortalama ömrü iki buçuk yıl olmuştur. Her gelen bakan bir önceki sistemi eleştirmiş, yerle bir etmiş ve kendi ortaya attığı fikirleri apar topar uygulamaya koymuştur. 9 bakan toplamda irili ufaklı 18 sistem değişikliği yapmış, lise ve üniversite sınavları defalarca değiştirilmiştir. Hiçbir değişiklik etkisini değerlendirmeye yetecek kadar bile uygulamada kalamamıştır. Çocuklarımızın geleceği AKP’nin ve bakanlarının elinde oyuncak edilmiştir” dedi. 

‘BİR AN ÖNCE ESKİ PROGRAMA DÖNÜLMELİ’

Bu yıl uygulamaya alınan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni eleştiren Balkanlı, “İhtiyaç analizi ve pilot çalışması yapılmamış, hazırlanma ve onaylanma süreci katılımcı ve şeffaf yürütülmemiş, kaynakçası, bilimsel dayanakları ve yazarları belli olmayan, tüm uzmanların karşı çıkmasına rağmen onaylanan bu modele karşı Cumhuriyet Halk Partisi olarak idari işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay’da dava açtık. Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin vakti ve emeği AKP’nin siyasi hırsları nedeniyle daha fazla ziyan edilmeden bir an önce eski programlara dönülmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu. 

‘AMAÇ ÖĞRETMENLERİN DİPLOMASINI ÇALMAK’

Tartışmalara neden olan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu da eleştiren Balkanlı, “Teklif öğretmenlik mesleğini düzenleyecek nitelikte değildir; yalnızca atama bekleyen öğretmenleri elemek için hazırlanmıştır. Öğretmenlerin hakları tanımlanmamış, diğer eğitim çalışanlarıyla ilgili bir düzenleme yapılmamış, özel sektörde çalışan öğretmenlere yer verilmemiş, basamaklandırma sistemine çözüm sunulmamıştır. Amaç öğretmenlik mesleğinin itibarını yükseltmek, öğretmenlerimizin ve eğitim bileşenlerinin haklarını tanımlamak değil; öğretmenlerin diplomasını çalmaktır” şeklinde konuştu.

‘OKULLARIN GÜVENLİĞİ VE TEMİZLENMESİ MÜMKÜN DEĞİL’

Okullarda temizlik ve güvenlik görevlisi atamasının da yapılmadığına dikkat çeken Balkanlı, “Öğretmen ataması gibi, okullar açılmasına rağmen okullarımıza temizlik ve güvenlik görevlisi ataması da yapılmamıştır. Okulların ve çevresinin temizliğinin ve güvenliğinin sağlanması sorumluluğu da okullara, dolayısıyla okul-aile birliklerine, dolayısıyla da velilere bırakılmıştır. Okulların kadrolu bir güvenlik görevlisi yoktur. Devlet okullarında 613.785 derslik bulunmaktadır. 10 dersliğe bir temizlik görevlisi ataması yapılması gerektiği göz önüne alındığında yaklaşık 65 bin temizlik görevlisine ihtiyaç olduğu ortaya çıkmaktadır. Son düzenlemelerden anlaşıldığı kadarıyla bu ihtiyaçların İşgücü Uyum Programı kapsamında giderilmesi planlanmaktadır. Haftada üç gün çalışma süresi ile okullarımızın temizlenmesi veya güvenliğinin sağlanması mümkün değildir. Okul yöneticileri bütçe olmadığı için velilerden bağış talep etmektedir. Okullarda yeterli bütçe olamadığı için küçük tadilat ve temizlik işlerini yaptırabilmek için yöneticiler zorunlu bağış almaktadır. Milli Eğitim Bakanı “okul yöneticilerinin böyle bir hakkı yok” demek yerine okul bütçelerini oluşturmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘ÇOCUKLARIN BİR BARDAK TEMİZ SUYA BİLE ERİŞİMİ YOK’

AKP iktidarının 22 yılda çocuklara okullarda bir öğün yemek verecek bütçeyi dahi ayıramadığını söyleyen Balkanlı, “Ülke genelinde okul yemeği tüm öğrenciler için temel bir hak ve talep iken, okul öncesi eğitimdeki okul yemeği uygulaması yalnızca bir dönem uygulandıktan sonra kaldırılmıştır. Okul yemeği programlarının eğitime eşit erişim sağlaması, özellikle dezavantajlı çocukların okula devamlılığını artırması, çocukların sağlığını güçlendirmesi, ailelerin üzerindeki maddi yükü azaltması gibi bu kadar çok faydası varken, her kademede çocuklarımıza en az bir öğün yemek verilmesinin önemi ortadayken, Bakanlık sadece okul öncesiyle sınırlı olan programı bile iptal etti. Çocuklarımıza bir öğün yemek verilemediği gibi, çocukların saatlerini geçirdiği okullarda bir bardak temiz içme suyuna dahi erişimi yoktur” dedi.

‘KAMUSAL VE PARASIZ EĞİTİM BİTİRİLDİ’

Okula başlama maliyetlerinin arttığını dile getiren Balkanlı, “Birleşik Kamu-İş’in yaptığı Okula Başlama Maliyetleri Araştırmasına göre; 2023 yılına kıyasla, 2024 yılında okula başlama maliyetleri okul öncesi düzeyde %98,9; ilkokul düzeyinde %84,25; ortaokul düzeyinde %91,91; lise düzeyinde ise %80,46 oranında artmıştır. Tüm kademelerde ortalama artış %88,8 olmuştur. Asgari ücretle hayatını devam ettiren bir aile, ilkokula başlayan çocuğu için, bir aylık maaşından fazlasını, en düşük maaş alan memur ise maaşının yarısını okul masrafı olarak harcamak zorundadır. Tüm çocuklara eşit ve ücretsiz sunulması gereken nitelikli eğitim için devlet değil aileler para harcar hale gelmiştir. Kamusal ve parasız eğitim bitirilmiştir” diye konuştu.

‘YETERLİ SAYIDA OKUL YAPMAYI BİLE BAŞARAMADILAR’

Deprem bölgesinde yıkılan okulların yerine yenilerinin hala yapılamadığını da kaydeden Balkanlı, “Çok sayıda okulda birleştirilmiş okul uygulamasına devam edilmektedir. Deprem bölgesinin dışındaki illerde de çeşitli nedenlerle okul binası kullanılamaz hale gelen ve bu nedenle başka okullarla aynı binada, eksik ders saatleriyle eğitimi sürdürmeye çalışan çok sayıda okul bulunmaktadır. AKP iktidarı okulların fiziki koşullarını iyileştirmek bir yana, yeterli sayıda okul yapmayı bile başaramamıştır” şeklinde konuştu.

‘EĞİTİM İÇİN MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Tüm kademelerde, tüm paydaşlar için eğitimin her geçen gün daha kötüye gittiğini belirten Balkanlı, “Okul öncesinden yükseköğretime kadar eğitimin niteliği her geçen yıl biraz daha düşmüştür. PISA 2022’de, Türkiye tüm branşlarda OECD ülkelerinin ortalamasının altında bir performans sergilemiştir. Ülkemizin kurtarıcısı, cumhuriyetimizin kurucusu, başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kurtuluş Savaşı esnasında Maarif Kongresini toplayarak eğitimin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Bundan 100 yıl önce, savaş günlerinde, koşullar elvermese dahi eğitimin önemine vurgu yapan Atamızın izinde, biz de eğitim sistemimizi bugünden daha iyiye götürmek, 22 yıllık iktidarın açtığı yaraları sarmak için canla başla çalışacağız. Çocuğun ve gencin üstün yararını gözeten, nitelikli, laik, bilimsel, kamusal ve erişilebilir bir eğitim için mücadele etmeye, Cumhuriyet aydınlanmasından aldığımız ilhamla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

İba’dan Yazgan’a tepki!

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan’ın Kent Ormanı Millet Bahçesi projesine yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. İba, “Kendi sorumluluk alanındaki meseleleri bile çözemeyenler, belediyenin sokak hayvanlarına bile bakamadığını unutarak halkı yanıltmaya çalışıyor” dedi.
İba, Baran Yazgan’ın dile getirdiği “betonlaşma” iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu vurguladı. 2016 yılından bu yana Edirne Belediyesi’nin sorumluluğunda olan Kent Ormanı’ndaki mevcut beton alanın 1152 metrekare olduğunu hatırlatan İba, “Biz bu projede beton alanı 747 metrekareye düşürdük, yeşil alanları artırdık.” şeklinde konuştu.
Kendi Sorunlarını Çözemeyenler, Ancak Çamur Atıyor
İba, sadece Kent Ormanı konusunda değil, sokak hayvanlarına bile gereken özeni gösterilmediğini belirterek; “Edirne Belediyesi’nin sorumluluğunda olan kedi ve köpek evlerindeki hayvanların durumu içler acısı. Kendi yönetimlerindeki bu sorunu bile çözemeyenlerin, şimdi Millet Bahçesi projesine karşı çıkmaları tam bir çelişkidir” dedi. İba, konuşmasına şu şekilde devam etti:
Edirne Halkı Gerçekleri Biliyor
“Burası Edirne’nin hem geçmişi hem de geleceği ve aynı zaman da burası hepimizin çocukluğudur. Edirne halkı bilmiyor mu, sizin burasını yıllardır sahipsiz ve bakımsız bıraktığınızı. Edirneliler çok iyi biliyor, sizin Edirne Belediyesi olarak burayı çöp içinde bıraktığınız, temizliğini bile yapmadığınızı. Biz ise elimizi taşın altına koyduk. Ne betonarme yapıları artırdık ne de çevreye zarar verdik. Bir tane bile ağaç kesmeden yürüyüş yolları, bisiklet yolları, engelli çocuklarımız için park alanları, hayvansever dostlarımız için de alanlar oluşturduk. Biz de bu şehirde yaşıyoruz ve sizin yapabileceğinizden ümidimizi kestiğimiz için harekete geçtik. Şimdi, buranın Kasım ayında açılacak olmasından duyduğunuz rahatsızlığı görüyoruz. Bu durumdan ötürü bir panik havasına kapıldınız. Yanan bitkilerin ve ağaçların sorumlusu da yine sizsiniz. Projeye açtığınız davalardan dolayı bu zararı siz verdiniz. Ancak tüm hızıyla devam eden çalışmalarımızla, Millet Bahçemizi Kasım ayında açacak ve burasını Edirne’nin cazibe merkezi haline getirmiş olacağız. Kendi başarısızlıklarınızın ortaya çıkmasından korktuğunuz için bu panik hali içindesiniz. Edirne halkı olarak bu gerçeği biliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Belgin İba, projeyle birlikte Edirne’nin cazibe merkezi haline geleceğini ve alanın spor sahaları, uzun mesafeli bisiklet yolları, sosyal donatılar ve Meriç Nehri’yle entegre planlanan bölümleriyle halkın hizmetine sunulacağını belirtti. İba; “Edirne halkı müsterih olsun. AK Parti olarak verdiğimiz sözleri tutmaya devam edeceğiz. Edirne’yi daha yaşanabilir bir hale getirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz ve hepimizin ortak hayali olan yemyeşil Millet Bahçemize Kasım ayında kavuşacağız.” diye konuştu.