Kategori arşivi: Siyaset

‘Ne yasayı dinliyorsunuz ne çiftçiyi’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, çiftçilere kuraklık yardımı yapılıp yapılmayacağı yönündeki soru önergesine Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıt vermemesine tepki gösterdi. Yazgan, “Çiftçiye sırtınızı döndünüz, gözünüzü kapattınız, kulağınızı tıkadınız. Çiftçi günden güne eriyor. Ne yasayı dinliyorsunuz ne çiftçiyi. Çiftçiyi bitiriyorsunuz; çok geç olmadan seslerini duyun” dedi.
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, 16 Temmuz ve 24 Temmuz’da Bakan Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergeleri ile ayçiçeği üreticilerinin sorunlarını ve taleplerini Meclis’e taşıdı. İlk soru önergesine yanıtında, 2022’de 2,35 ton olan yağlık ayçiçeği üretiminin 2023’te 1,96 tona düştüğünü söyleyen Yumaklı, 2024 yılı 1. tahmine göre üretimin 2,1 milyon olacağını öngörüldüğünü aktardı. Yumaklı; üretimin düşme nedenlerine, ekilen alanlar ile verilen desteklerin yıllar içindeki değişimine ilişkin soruları yanıtlamadı. İkinci soru önergesine yanıtında 2023’e ilişkin verileri paylaşan Yumaklı, kuraklıktan etkilenen ayçiçeği ekili alanın ne kadar olduğu, ayçiçeği üreticisinin mağdur olmaması için ne gibi çalışmalar yürütüldüğü, kuraklık desteği verilip verilmeyeceği sorularını görmezden geldi.
be
Yumaklı’nın yanıtlarını değerlendiren Yazgan, “Yağlık ayçiçeği üretimi 2021’de 2,42 tona ulaşarak rekor kırdı ancak geldiğimiz yer ortada. Bakanın paylaştığı verilere göre 2022 ve 2023’te düşüş var. Çiftçi günden güne eriyor. Derhal gerekli adımlar atılmazsa üretim düşecek, çiftçi üretimden kopacak. Bu, Türkiye’yi daha zor günlerin beklediğinin işaretidir” dedi.
Aşırı sıcaklar nedeniyle bazı bölgelerde ürünlerin kavrulduğunu anımsatan ve çiftçinin kuraklık desteği beklediğini vurgulayan Yazgan, şunları kaydetti:
“Çiftçilerimiz seslerini duyurabilmek için Keşan’da traktörleriyle eyleme çıktı. Her fırsatta ve her yerde zor durumda olduklarını haykırıyorlar. Bu sesi duymayacak mısınız? Çiftçiye sırtınızı döndünüz, gözünüzü kapattınız, kulağınızı tıkadınız. Biz ‘Kuraklık desteği verecek misiniz?’ diye soruyoruz, siz 2023’te verilen desteği söylüyorsunuz. Günümüze dönün artık Sayın Bakan. Çiftçi bugün de zor durumda. Bugün ne yapacak-sınız ya da ne yapıyorsunuz onu söyleyin. Tarım Yasası’nın 21. maddesi, milli gelirin yüzde 1’inin çiftçiye des-tek olarak verilmesini zorunlu kılıyor ancak yasayı uygulamıyorsunuz. Ne yasayı dinliyorsunuz ne çiftçiyi. Çiftçiyi bitiriyorsunuz; çok geç olmadan seslerini duyun. Gerekli desteklerin sağlanması için adımları atın.”

Yazgan: Bir an evvel seçim

Olgay GÜLER
CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, ülkede yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasi sorunlara dikkat çekip, erken seçimin şart olduğunu söyledi.
CHP’li vekil Yazgan, partisinin 4-9 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen tüzük kurultayıyla ilgili il başkanlığında yapılan toplantıda, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ülkenin içinden geçtiği ekonomik, sosyal ve siyasi sorunlarına dikkat çekip, partisinin uzun süredir gündeme getirdiği erken seçim talebini yineleyen Yazgan, AK Parti’nin kendileriyle yarışmaya gücünün yetmeyeceğini bildiği için erken seçime yanaşmadığını belirtti.
Ülkenin bir an evvel erken seçim istediğini kaydeden Yazgan, “Ülkemiz artık gerildi. Artık bir an evvel erken seçim istiyor. Ekonomik, sosyal, siyasal sebepler artık hepimizin evinin içerisine girmiş durumda. Özellikle ekonomik sebepler dolayısıyla gıda ve barınma sorunu çok büyük yaralar da açtı. Biliyorsunuz bölgesel sorunlar da var. Kuraklık bölgemizde zaten ekonominin kötü olduğu dönemde çiftçi başta olmak üzere bir çok kesim olumsuz etkilenmeye başladı. Geçmiş yıllarda en rahat bölgelerden birisi olmasına rağmen Trakya’mız, bu kuraklık sorunu çiftçi ekonomisine bağlı bölgeyi çok olumsuz etkiledi. Bunun dışında gıdanın bulunamaması ve üretilememesi nedeniyle ithalata dayalı ekonomi iyice büyük şehirlerde de sorunlar yarattı. Saymakla bitmez, adaletle ilgili, eğitimle ilgili çok sorun var. Bunların hepsini topladığınızda bunların çözümü erken seçimdir. Bir an evvel seçim olmalı diyoruz. Türkiye’nin birinci partisi olan CHP’yle yarışmaya güçlerinin yetmeyeceğini düşündüklerini, bu yüzden yapmak istemediklerini düşünüyorum” diye konuştu.
‘İBA’YI İLGİLENDİREN BİR KONU DEĞİL’
Millet Bahçesi eleştirisiyle ilgili kendisine tepki gösteren AK Parti İl Başkanı Belgin İba’ya da cevap veren Yazgan, “Benim söylediğim konu Belgin İba’yı ilgilendiren bir konu değil, Valiliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nı, kamu görevlilerini ilgilendiren bir konu. Belgin İba artık parti devlet ilkesine o kadar alışmış ki, kendi üzerine alındı büyük ihtimalle. O yüzden bu konuda ona cevap vermedim. Cevabı çevre ve şehircilik yetkililerinden, bakanlıktan ya da valilikten beklerim” dedi.
‘KENDİ BELEDİYELERİNİN ÇALIŞMALARINI ÇEKSİN, BİZ DE GÖRELİM’
İba’nın sokak hayvanları konusunda belediyeyi eleştirmesine de değinen Yazgan, “Bahsettiği sokak hayvanları konusuna gelince, Edirne Belediyesi şu anda Edirne’deki bütün belediyeler içerisinde en gelişmiş Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’ne sahip. Bu katliam yasasını da uygulamayacağımızı söylemiştik. Anayasa Mahkemesi’nde de bununla ilgili görüş var. Biz şu anda halen yerinde kısırlaştırma ve bakım çalışmaları yapıp, aynı şekilde yerinde sokak hayvanlarımızı rehabilite etmeye çalışıyoruz. Belgin hanım istiyorsa kendilerinin olan İpsala ve Meriç belediyelerine bakabilir, orada ne gibi çalışmalar yapıyorlar. Orada çok özellikli çalışmalar yapıyorsa, bir video çeksin, göstersin, biz de görelim ne yaptıklarını” şeklinde konuştu.

İba’dan Bakan Kacır’a teşekkür

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Uzunköprü Atatürk OSB’nin, kentin kalkınma yolcu-luğunda önemli bir adım olacağını ve istihdam olanaklarının geniş-leyerek üretimin güç kazanacağını vurguladı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı payla-şımla Edirne Uzunköprü Atatürk OSB ve Gaziantep Nurdağı OSB ile organize sanayi bölgelerinin sayısını 362’ye çıkardıklarını duyurdu.
Türkiye’nin ürettiğine ve güçlendiğine değinen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır paylaşımında, “Edirne Uzunköprü Atatürk OSB ve Gaziantep Nurdağı OSB ile organize sanayi bölgelerimizin sayısını 362’ye çıkardık. Her yeni Organize Sanayi Bölgesi, üretim kapasitemizi artırıyor, ekonomimize katkı sağlıyor. 120 bin hektarlık alanda, 362 OSB ile üretim altyapımızı sağlamlaştırdık. Türkiye’nin her bölgesinde istihdam ve yatırım fırsatlarını büyütüyoruz.Sanayimizi daha da güçlendirecek adımlar atmaya devam ediyoruz! Yatırımlarımızla Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna hız kesmeden devam ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Edirne ve Türkiye için durmadan çalışmaya, üretmeye devam ettiklerini söyleyen İba, Uzunköprü Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nin hayata geçmesi adına her zaman destek veren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a teşekkür ederek, Edirne’nin bundan sonra güçlü sanayisi ile de anılacağını aktardı.
Göreve geldikleri günden bu yana Edirne’nin gelişimine katkı sağlama noktasında ellerinden geleni yaptıklarını söyleyen İba, hükümetin desteği ile sanayiden, teknolojiye, eğitimden, istihdama kadar birçok alanda yatırım yaptıklarını ifade etti.

ABD’den Haçlı Seferi’ne devam

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin; düzmece 11 Eylül İkiz Kuleleri saldırılarının üzerinden geçen 23 yılın sonunda ABD ve çok uluslu koalisyon kuvvetlerinin tarafından İslam coğrafyasında 5 milyondan fazla Müslüman’ın katledildiğini söyledi.
Saadet Partisi İl Başkanı Tekin, konuya ilişkin açıklamasında şunları kaydetti:
“11 Eylül 2001 tarihinden sonra ABD yeni bir Haçlı Seferi başlatmıştır. Başlatılan bu haçlı seferi sonrasında İslam coğrafyası tarumar oldu. Afganistan ve Irak’ın işgal edilmesiyle başlayan süreç sonrasında Batı rejisörlüğünde Arap Baharı’yla devam etti. Mısır, Suriye, Libya, Yemen gibi birçok İslam beldesinde çıkartılan iç savaşlarla milyonlarca Müslümanlar katledildi, milyonlarcası da evinden yurdundan oldu. 23 yıl önce başlatılan Haçlı Seferi ile bir taraftan İslam beldelerinde taş üstüne taş kalmazken, diğer taraftan da Siyonist İsrail’in en güvenli zamanlarını yaşaması ve Gazze’de soykırım yapmasına neden oldu. Gelinen noktada hâlâ İslam beldelerindeki kargaşa ve işgal son bulmuş değil. İsrail ise Gazze’de acımasız soykırımına devam ediyor.”

‘44 yıldır ‘Our Boys’ görevde!’

Sol Parti Edirne İl Sözcüsü Nazım Türkoğlu, toplumdaki ilerici, aydınlanmacı, devrimci birikimlerin bastırılarak, 12 Eylül’le birlikte Türk-İslam sentezi devletin resmi ideolojisi haline getirildiğini bildirdi.
Sol Parti İl Sözcüsü Türkoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, “Ülkemiz, Narin’lerin karanlığın pençesinde boğulduğu; yağmacıların Reşit Kibar’lara kurşun yağdırdığı eşitsiz, adaletsiz, acımasız karanlık bir rejim altında inim inim inliyor” diyerek şunları paylaştı:
“Tarikatçı, yağmacı, çeteci en gerici güçlerin desteğiyle sürdürülen tek adam rejimi; Cumhuriyet’in tüm aydınlanmacı birikimlerini yok edip, parlamento başta tüm demokratik kurumları işlevsizleştirerek, anayasa ve hukuku askıya alarak ülkeyi bugünkü çürümüşlüğe mahkum etti.
Türkiye bu siyasal İslamcı faşizme Amerikan politikaları doğrultusunda, 12 Eylül’den AKP’ye uzanan müdahalelerle sürüklendi.
12 Eylül’den BOP’a İçine ABD Kaçmış Devlet
AKP, Amerika eliyle kurdurularak, Büyük Ortadoğu Projesi eş başkanlığı göreviyle iktidara getirildi. Böyle bir geçişin en önemli kırılma noktası ise 12 Eylül 1980’de Amerikancı faşist darbesiydi.
Toplumdaki ilerici, aydınlanmacı, devrimci birikimler bastırılarak, 12 Eylül’le birlikte Türk-İslam sentezi devletin resmi ideolojisi haline getirildi. Tarikat ve cemaatler başta, tüm sağ gerici güçler bu politika gereğince desteklendi.
12 Eylül’den 12 Eylül’e
AKP, 12 Eylül politikasının doğrudan bir sonucu olarak, onun içinden doğdu. Bugün mafyaların, tarikatların ve tüm sömürücü zorbaların altında birleştiği tek adam rejimi 12 Eylül’ün güncel görünümüdür.
Ülkemizin Amerikancı siyasal İslam hakimiyeti altına sokulmamasında, önemli bir başka eşik de ikinci 12 Eylül, 12 Eylül 2010 referandumu oldu. Siyasal İslamcı faşist güçler 2010 referandumu ile devleti ele geçirerek, tek adam rejimine uzanacak bir güce elde ederek bugünlere geldiler.
Cumhuriyet, Amerika’nın ve büyük sermaye güçleriyle birlikte, siyasal İslamcı ve milliyetçi işbirlikçi sağ güçlerin inisiyatifi ile düzen muhalefetinin adeta eşlik ettiği bir uzun sürecin içinde İslamcı faşizme dönüştü.
Eşit, özgür, bağımsız bir ülke yolunda birleşelim
Devrimciler idam edilerek, darbelerde işkencelerde ve sokaklarda katledilerek; onlarca yıl cezaevlerinde zulme uğratılarak Türkiye, bir NATO ve Amerikan cumhuriyeti haline getirildi. Siyasal İslamcılar ve ülkücü faşistler başta sağ gerici güçler Amerika’nın kontrolünde, ülkemizi bu büyük adaletsizliğin, eşitsizliğin, her tür kötülüğün kol gezdiği bir karanlığa hapsettiler.
Ülkemizin karanlık dehlizlerden çıkartılarak; Türkiye’nin daha eşit, daha özgür, daha aydınlık yarınları devrimci yeniden kuruluşun eseri olacak. Bugün direnen işçileriyle, haklarını arayan köylüleriyle, Narin için sokağa çıkan vicdanlı insanlarıyla, doğasını ve yaşamını savunan Reşit Kibar için direnenlerle, gençlerle, kadınlarla ülkemizin tüm yürekli insanlarıyla birleşerek bunu başaracağız.
Yıldızlara söz
Söz, CIA tezgahlarında yetişmiş kanlı katillere, cuntacılara karşı direnmenin onurunu taşıyan devrimcilere söz!
Fikri Sönmez’lere, Behçet’lere, Veysel’lere, Özenç’lere, Hıdır’lara, Necdet’lere, Soner’lere, İlyas’lara, Erdal’lara, Mine’lere söz! Yıldızınız yeniden kuracağımız ülkenin gök yüzünde parlayacak!”

Harika Taybıllı meclis üyeliğinden istifa etti!

Olgay GÜLER
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Harika Taybıllı, akşam saatlerinde dilekçesini Edirne Belediyesi’ne teslim ederek Edirne Belediyesi Meclis üyeliğinden istifa etti.
Edirne’de 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde, Edirne Belediyesi’ne kontenjan üye olarak üçüncü sıradan giren, CHP İl Başkanı Harika Taybıllı, bir süredir kamuoyunda konuşulan meclis üyeliğinden istifa söylentilerine sabah saatlerinde düzenlediği basın toplantısında cevap verdi. Taybıllı, konuyla ilgili kısa süre içerisinde dilekçesini vereceğini belirtti.
İl Başkanı Taybıllı, akşam saatlerinde Edirne Belediyesi’ne giderek belediye meclis üyeliğinden istifa ettiğine dair dilekçeyi teslim etti.

Taybıllı’nın yerine belediye meclisine, yedek üyelerden Yusuf Kereci’nin geleceği öğrenildi.

Taybıllı: CHP’de söz üyede olacak

Olgay GÜLER
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Harika Taybıllı, 4-9 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen tüzük kurultayında alınan kararla, artık aday belirleme sürecinde son kararın parti meclisinde değil, üyede olduğunun da altını çizdi.
CHP İl Başkanı Taybıllı, 4 Eylül’de Sivas’ta başlayan ve 9 Eylül’de sona eren tüzük kurultayı sürecini değerlendirmek üzere basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıya, kurultayın Edirne delegeleri; CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, önceki dönem İl Başkanı Samet Kahraman, önceki dönem Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, CHP Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, CHP Havsa İlçe Başkanı Memduh Doğramacıoğlu ve Uzunköprü önceki dönem Belediye Başkanı Özlem Becan katıldı.


‘YENİ TÜZÜK İKTİDARA GİDEN YOLCULUĞUMUZU KOLAYLAŞTIRACAK’
Toplantıda konuşan İl Başkanı Taybıllı, parti kurultayında kabul edilen yeni tüzükle, çağdaş, katılımcı, demokratik bir tüzüğe kavuştuklarını söyledi. Taybıllı, “Partimizin onayladığı tüzük ve uygulayacağımız program çerçevesinde, çok çağdaş, katılımcı, demokratik bir tüzüğe kavuştuk. Dolayısıyla bu bizim iktidara giden yolculuğumuzda öncümüz olacak hareketlerimizi kolaylaştıracaktır. Türkiye’nin birinci partisi, yarının iktidar partisi olacağımızın sinyallerini bugünden veriyoruz. Ne kadar demokratik, ne kadar çağdaş, ne kadar katılımcı bir parti olduğumuzu ve bunu ülkeye yayacağımızın da göstergesini bu tüzük kurultayındaki güzel tabloyla tüm ülkeye gösterdiğimizi düşünüyorum” dedi.
‘ADAY BELİRLEMEDE ÖN SEÇİMİN KIYMETİ ÇOK BÜYÜK’
Kurultayda, kararların 81 il başkanının mutabakatıyla alındığını anlatan Taybıllı, “81 il başkanının mutabakatıyla bu kararlar verildi. Milletvekili adaylarının belirlenmesi süreciyle ilgili parti meclisinden de gelecek kararlar bizim için önemli olacak. En nihayetinde kararı parti meclisi verecek. Tüzüğümüz neyi ön görüyorsa biz de o yönde tavrımızı ortaya koyacağız. Bizim tüzüğümüzde zaten örgüt denetiminde ön seçimin yapılacağı yansımış durumda. Çok net şekilde bunu tüm seçim bölgelerinde uygulama kararı var genel merkezin. Bunun da doğru olduğunu düşünüyorum. Fakat takdir edersiniz ki, geçtiğimiz seçime de baktığınız zaman ön seçim olup çok başarılı olan bölgeler olduğu gibi ön seçim olup kaybettiğimiz yerler de var. Dolayısıyla bunların tek bir ön seçim kararıyla değil, ön seçim kararıyla birlikte diğer ölçme ve değerlendirmeyle değerleriyle karma şekilde uygulanmasının çok daha başarılı olduğunu gördük. Zannediyorum ki bu şekilde olacaktır. Tabii ki bizim tutumumuz ön seçimden yana ve üyemizin dediğine kulak vereceğiz ama tekrar ölçme ve değerlendirmenin de kıymeti çok büyük” dedi.
‘ÖRGÜT DENETİMİNDE ÖN SEÇİM TERCİH EDİLECEK’
Partide ön seçimin geçmiş dönemlerde olduğu gibi hakim denetiminde değil, örgüt denetiminde olmasının tercih edileceğini de dile getiren Taybıllı, “Ön seçimin örgüt denetiminde olması tercih edilebilir çünkü tüzüğümüze gelmiş olan kotalarımız var. Eşit temsiliyeti genel merkezimiz ve genel başkanımız çok önemsiyor. Eşit temsiliyetin sağlanabilmesi ancak örgüt denetiminde ön seçim olmasıyla söz konusu olabiliyor. Yani hakim denetiminde yapılan ön seçimde, oradaki çıkan karar sonucunda ‘hayır ben buraya genç koyacağım, kadın koyacağım, hem genç hem de kadın kotalarımız var bizim’ deme şansımız yok. Orada ne çıkarsa o. Fakat örgüt denetiminde ön seçim yapıldığı zaman bu kotaların uygulanma imkanı oluyor ve eşit temsiliyete adım adım daha çok yaklaşmış oluyoruz” diye konuştu.
‘3 DÖNEM KURALI GELDİ’
Yeni tüzükle, 2018 seçimleri itibariyle belediye başkanları ve milletvekilleri için 3 dönem kuralı geldiğini de aktaran Taybıllı, “2018 seçimleri itibariyle 3 dönem kuralı geldi. Ama bu 3 dönem kuralı, ön seçim uygulanması halinde geçerli olmayacak. Yani 3 dönem kuralı atama ve merkez yoklaması için geçerli ama ön seçime girildiği takdirde üyeler derse ki; ‘biz bu kişiyi tekrar bu görevlerde istiyoruz’, o zaman dört ve beşinci dönem de olabilecek” ifadelerini kullandı.
‘PARTİ MECLİSİ ARTIK KARAR DEĞİL, ONAY MERCİ OLACAK’
Kabul edilen yeni tüzükle birlikte, artık aday belirleme sürecinde son kararın parti meclisinde değil, üyede olduğunun da altını çizen Taybıllı, “Burada doğal olarak en üst karar merci parti meclisi olduğu için parti meclisinden geçen karar nihai karar olmuş oluyor ama burada parti meclisinin buradaki seçimlere müdahil olacağı anlamını çıkarmayalım. Dolayısıyla burada bir örgüt denetiminde ön seçim yapılması halinde genel merkezin gösterdiği şekilde kotaların da uygulanmasıyla birlikte bildirilecek isimler parti meclisinde onaylanacak. Dolayısıyla nihai karar parti meclisinden çıkmış olacak ama örgütlerin istediği olacak. Bu yüzden bu tüzük için demokratik ve katılımcı diyoruz. Yani üyelerin daha önce sahip olmadığı kadar söz sahibi olduğu bir tüzükten bahsediyoruz. Yani artık parti meclisi karar merci gibi değil, onay merci gibi rol oynayacak. Parti meclisi örgütün görüşü doğrultusunda karar alacak” şeklinde konuştu.


‘ÖRGÜTÜN KARARI, SONUCU DEĞİŞTİRİLMEDEN KABUL EDİLECEK’
Yeni tüzükle ilgili alınan kararları değerlendiren Edirne eski belediye başkanı ve 24. dönem milletvekili Recep Gürkan da, örgüt denetiminde yapılan seçimlerin artık sonucu değiştirilmeden parti meclisinde kabul edilebileceğini anlattı. Gürkan, “Bugüne kadar bizim örgütümüzün hakim denetiminde olmayan örgüt denetimindeki ön seçime karşı çıkmasının nedeni buradan çıkacak sonuçların genel merkezde değiştirilebileceği kaygısıydı. Genel merkezimiz de, genel başkanımız sayın Özgür Özel de, il başkanlarımız da ve kurultay delegeleri de bu hassasiyeti dile getirdikleri için tüzüğümüzde buna göre biz düzenleme yapıldı. Örgüt denetiminde yapılan seçimlerin sonucu değiştirilmeden parti meclisinde kabul edilebilecek. Yani aslında burada şeklen hakim denetiminde yapılan ön seçimle, örgüt denetiminde yapılan ön seçimin kabulü anlamında, ya da değiştirilememesi anlamında o güvence sağlandı yeni tüzükte” dedi.

CHP’den afet bölgesi çağrısı!

Mehmet ŞELECİ

CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, son 2-3 yıldır ciddi bir kuraklık yaşanan Trakya’nın afet bölgesi ilan edilerek üreticiye ton başı yerine dekar başına kuraklık desteği verilmesini istedi.

CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır

Göreve geldiği bir yıllık süreçte değindiği konulardan bir tanesinin de çiftçilerin sorunları olduğunu belirten  Başkan Çakır, tüzük kurultayı öncesinde Keşan’da büyük çiftçi yürüyüşü gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Mitingin amacının çiftçilerin yaşadığı sıkıntıları dile getirmek olduğunu söyleyen CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, “Bildiğiniz üzere son 2-3 yıldır bölgemizde ciddi bir kuraklık yaşanıyor. Ayçiçeği üretiminde Türkiye’de ilk sıralardayız ama ne yazık ki çiftçimiz hakkını alamıyor. Geçenlerde bir tabirde bulunmuştum, demiştim ki; ‘topraklarımız o kadar bereketli ki, insan eksek insan çıkacak durumda’. Ama gelin görün ki ne yazık ki biz bu topraklardan yeteri kadar faydalanamıyoruz” dedi.

Çiftçilerin büyük sıkıntılar içerisinde olduğunu kaydeden Çakır, “Gerek kuraklık, gerekse de verilen fiyatlardan dolayı sıkıntı çekiyor. Yazın başında buğday fiyatları açıklandı, her şeyin yüzde 200 oranında arttığı dönemde çiftçi maalesef hakkını alamadı. Bununla ilgili uyarıda bulunduk; ‘Bakın buğdayda bunu yaptınız ama ayçiçeğinde bunu yapmayın, çiftçiler gerçekten çok zor durumda’ dedik. Gittiler 20 lira fiyat açıkladılar, o da yüzde 44 yağlı ayçiçeği için. Bu kuraklıkta yüzde 44 yağ oranını nerede bulacaksınız? Bu mümkün değil. Fiyat ne verirlerse versinler, tarlada ürün olmadıktan sonra bu fiyatın hiçbir anlamı yok” diye konuştu.

AFET BÖLGESİ İLAN EDİP KURAKLIK DESTEĞİ VERİN

Başkan Çakır konuşmasında şunlara yer verdi:

“Hatta şunu istedik,‘bölgemizi afet bölgesi ilan edin, çiftçiye bir kuraklık desteği verin, hatta ton başına değil, dekar başına en az 5 lira kuraklık desteği istiyoruz’ dedik ama ne yazık ki, hiç kimse bizim sesimize kulak asmadı.

Daha önce de genel başkanımızı ziyaret ettik ve bölgemize ‘gelin bölgemizde tematik bir miting yapalım’ dedik. İl başkanımız da tüzük kurultayımızda genel başkanımızla birebir görüştüğünde yine bunu ifade etti ve genel başkanımızı bir kere daha davet etti. Kendileri de programının uyması halinde en kısa zamanda Keşan’a geleceğini ifade etti. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Bizler işçi partisiyiz, köylü partisiyiz, bizler çiftçinin partisiyiz. O zaman çiftçinin yürüyüşünde bizi engellemeye çalışmışlardı ama şunu ifade etmiştim; kim haksızlığa uğrarsa uğrasın, ideolojisi ne olursa olsun, biz onun yanında durmaya devam edeceğiz. Biz her zaman haklının yanında durmaya devam edeceğiz demiştim. Yine aynı fikirdeyim.”

‘15 Temmuz darbelere en güçlü cevap’

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin 44. yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, demokrasiye yönelik tüm müdahalelerin karşısında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirtti.
12 Eylül’ü “tarihe kara bir leke olarak geçen” bir gün olarak nitelendiren İba, darbecilerin pek çok hukuksuz ve adaletsiz uygulamaya imza attığını vurguladı.
Mesajında, milletin egemenliğini hedef alan tüm darbe ve antidemokratik müdahalelere karşı en güçlü cevabın demokrasiye sahip çıkarak verildiğini ifade eden İba, “12 Eylül darbesi, ülkemizi sosyal, ekonomik ve hukuki anlamda derin yaralarla baş başa bıraktı. İfade ve basın özgürlüğünden sendikal haklara, eğitimden adil yargılanmaya kadar birçok alanda ağır kısıtlamalar getirildi. Bu kısıtlamalar, halkımızın gündelik yaşamını çekilmez hale getirdi” dedi.
İba, demokrasiye yönelik tüm müdahalelerin karşısında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirterek, “Demokrasi dışı müdahaleler kimden gelirse gelsin, her zaman karşı durduk ve durmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz direnişi, tüm darbelere verilen en güçlü cevap oldu. Yaşasın demokrasi” ifadelerine yer verdi.

‘12 Eylül asla aklanmayacak’

CHP Edirne İl Başkanı Av. Harika Taybıllı, 12 Eylül’ün tarihe zulmün, işkencenin tarihi olarak geçeceğini, asla aklanmayacağını, affedilmeyeceğini, her zaman nefretle anılacağını söyledi.
CHP İl Başkanı Av. Taybıllı, yaptığı yazılı açıklamada, 12 Eylül 1980 darbesinin Türkiye’nin demokratik yapısına ve hukuk düzenine büyük zararlar verdiğine dikkat çekerek şunları kaydetti:
“12 Eylül askeri darbesinden sonra, birçok insan idam edildi, birçok insan faili meçhul cinayetlere kurban gitti, birçok insan tutuklandı, işkence gördü, fişlendi.
Kitaplar toplatıldı, yakıldı, gazeteler kapatıldı. Siyasi partiler, sendikalar, sivil toplum kuruluşları kapatıldı. Toplumda izi silinmeyen yaralar açıldı.
Partimiz 1980 darbesinden en büyük zararı görmüş partidir. İster askeri ister sivil, tüm darbelerin, darbeci girişimlerin karşısında olmuş, bundan sonra da olmaya devam edecektir.
12 Eylül tarihe zulmün, işkencenin tarihi olarak geçecek ve asla aklanmayacak, affedilmeyecek, her zaman nefretle anılacaktır.
12 Eylül zulmüyle hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabırlar diliyoruz.”