Kategori arşivi: Siyaset

“Türkiye’nin geleceğine yönelik saldırı”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Çakır, bu olayın sadece İmamoğlu’na değil, milli iradeye, demokrasiye ve Türkiye’nin geleceğine yönelik bir saldırı olduğunu vurguladı.
Bu sabah, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı haberini “derin bir üzüntü ve öfkeyle” öğrendiklerini belirten İlçe Başkanı Çakır, bu gelişmenin hukuksuz ve antidemokratik bir uygulama olduğunu ifade etti.
İlçe Başkanı Çakır, “İmamoğlu, halkın oylarıyla seçilmiş, adil ve şeffaf yönetimiyle Türkiye’ye umut olmuş bir liderdir. Onun gözaltına alınması, iktidarın halkın tercihini ve demokratik değerleri hiçe saydığının en açık göstergesidir. Ancak tarih boyunca baskıcı rejimler, halkın iradesi karşısında her zaman yenilgiye uğramıştır.” şeklinde konuştu.
“Ekrem İmamoğlu’nun Yanındayız!”
CHP Keşan İlçe Başkanı Çakır, açıklamasında tüm vatandaşları birlik olmaya ve demokrasiyi savunmaya çağırdı. “Bugün, umudu büyütme ve adalet için mücadele etme günüdür” diyen Çakır, Türkiye’nin her bir ferdinin yüreğinde adalet ve özgürlük ateşinin yandığını belirtti.
Açıklamasının devamında İlçe Başkanı Çakır, “Ekrem Başkan yalnız değildir! Onun mücadelesi, hepimizin mücadelesidir. Bu haksızlık karşısında sessiz kalmayacağız. Hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve insan haklarını savunmaya devam edeceğiz. Bizler, Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde yürüyen, bağımsızlık ve özgürlük sevdalısı bir milletiz.” dedi.
“Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Kazanacağız”
CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, ülkenin karanlık günlerden geçtiğini ancak bu zor sürecin dayanışma ile aşılacağını söyledi. “Gecenin en karanlık anı, şafağa en yakın andır” sözleriyle, umudun korunması gerektiğini belirten Çakır, Türkiye’nin aydınlık yarınlarına olan inancını dile getirerek, “Demokrasimize sahip çıkacağız, adaleti yeniden tesis edeceğiz ve bu karanlık günleri geride bırakacağız. Çünkü bizler, birlikte güçlüyüz ve birlikte kazanacağız! Yaşasın demokrasi, yaşasın özgürlük!” ifadeleriyle açıklamasını noktaladı.

SOL Parti’den başkana çağrı!

SOL Parti Edirne İl Örgütü, Edirne’de demokratik kitle örgütleri, kent sakinleri ve SOL Parti, tarikat ve cemaatlerin yurt açma taleplerini onaylayan belediye meclisi kararına tepki göstermesine rağmen Cumhuriyet Halk Partisi ve Belediye Başkanlığı’nın bu konuda sessiz kaldığına dikkat çekerek, kararın Belediye Meclisi’nin Nisan ayı toplantısında geri çekilmesi için çağrıda bulundu.
SOL Parti Edirne İl Sözcüsü Nazım Türkoğlu, ”CHP Edirne İl Başkanına, Belediye Başkanı ve Belediye Meclis Üyelerine Çağrımızdır” başlığı altında paylaştığı yazılı açıklamasında şunlara yer verdi:
“Edirne’de demokratik kitle örgütleri, kent sakinleri ve SOL Parti, tarikat ve cemaatlerin yurt açma taleplerini onaylayan belediye meclisi kararına tepki göstermektedir. Ancak, Cumhuriyet Halk Partisi ve Belediye Başkanlığı bu konuda sessiz kalmaktadır.
Sayın Belediye Başkanı ve Belediye Meclis Üyeleri, sizler yalnızca CHP seçmenlerinden değil, laik ve cumhuriyetçi hassasiyetlere sahip tüm sol ve demokratik kesimlerden oy aldınız. Bu güvene layık olmak adına, kentimizin sosyal dokusunu değiştirecek bu tür kararların karşısında durmalısınız.
Nisan ayı meclis toplantısı öncesinde gerçekleştirilecek grup toplantısında, 11 meclis üyesinin desteğiyle bu karar geri çekilebilir. Tarihe geçmek ve halkın iradesine sahip çıkmak isteyen herkesi, bu mücadeleye omuz vermeye çağırıyoruz.
Bugün yapılması gereken, belediye meclisinde alınan plan değişikliklerini iptal etmek ve kentimizde tarikat ve cemaat yapılanmalarının örgütlenmesinin önüne geçmektir. Tüm demokratik, cumhuriyetçi ve laik kesimleri, bu konuda dayanışmaya ve ortak mücadeleye davet ediyoruz.
SOL Parti Edirne İl Örgütü olarak, örgütlü karanlığa karşı mücadele eden demokratik kitle örgütleri ve tüm demokrasi güçleriyle birlikte kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.”

İçi forma, dışı sorma!

Olgay GÜLER
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Edirne’nin Karaağaç semtinde yapımı tamamlanan stadın açılışında sporu çok önemsediklerini, çocukların sporun içerisinde olmasını istediklerini söyledi. Ancak, tribün kapasitesi 146 olan stadın sadece zemini ve yedek kulübeleri gibi iç düzeni tamamlanıp, tel örgüyle çevrili çim sahasının dışındaki soyunma odalarının daha yapımı sürerken açılış düzenlenmesi ise oldukça garipsendi.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, bir dizi açılış yapmak ve temaslarda bulunmak üzere Cumartesi günü Edirne’ye geldi. Kentte Karaağaç Mahallesi Sahası ve Peykler Medresesi Genç Ofisi’nin açılışını gerçekleştirip AK Parti teşkilatının iftar programına katılan Bak’a ziyaretinde Edirne Valisi Yunus Sezer, kurum ve kuruluş ile siyasi parti temsilcileri eşlik etti.


‘ÇOCUKLARIMIZIN SPORDA OLMASINI İSTİYORUZ’
Karaağaç sahanın açılışında konuşan Bak, “Bugün gerçekten güzel bir proje için birlikteyiz. Edirne Valiliğimizle birlikte dezavantajlı bölgelerde yaptığımız çalışmalar sonucunda spor kulüpleri kurulmasını, bunlara destek verilmesini, semt sahaları yapılmasını planladık. Tabii bizim için spor çok önemli. Çocuklarımızın sporda olmasını istiyoruz, spora gelmesini istiyoruz, ailelere spor tesislerimize çocuklarını getirmelerini istiyoruz. Ben de amatör spor kulüplerinin içerisinden gelmiş, futbol oynamış, lisede basketbol oynamış, sporun içerisinde olan bir kardeşinizim. Tabii sporu çok önemsiyoruz ve uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar gibi pek çok şeyden gençlerimizin uzak durmasını istiyoruz” dedi.


‘AVRUPA’DAKİ EN MODERN STADYUMLARA TÜRKİYE SAHİP’
Türkiye’de bir spor devrimi yaşandığını dile getiren Bak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın sporun içinden gelmesi, sporu çok sevmesi, spora destek vermesi bizler için çok kıymetli. Malumunuz Avrupa’daki en modern stadyumlara Türkiye sahip. En yeni salonlara Türkiye sahip. Çok modern havuzlara, yarı olimpik ve olimpik havuzlara Türkiye’ye sahip. Gerçekten büyük spor yatırımlarını gerçekleştiriyoruz. Yine Edirne’de valimizle ve milletvekillerimizle beraber şöyle bir şey düşündük dedik ki; dezavantajlı bölgelerde çocukları spora getirelim, spor yapsınlar, onlara bu imkanı sağlayalım. Onlar da Karaağaç’ta bir tesis yapalım dediler. Burasının eski halini bilenler biliyor. Bize eski resimlerini gösterdiler. Şimdi gençlerimiz için çok güzel saha ortaya çıktı, soyunma odasıyla, tribünüyle ve buranın çocukları, bu tesislerden faydalanacaklar, futbol oynayacaklar, altyapılarda çocuklarımızı görüyoruz. Bakın ne kadar neşeliler. Kalecisiyle, orta sahasıyla, golcüsüyle beraber çok keyifliler. Böylesine hizmetleri yapmak bizim için çok önemli” diye konuştu.
Açılışta konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer de, desteklerinden dolayı Bakan Bak’a teşekkür ederek, “Neredeyse her mahallemizde mahalle kulübü kuruldu ve şu anda mahalle kulüplerimizde 9 bin 400 öğrencimiz spora başlamış ve devam ediyor. Bu sizlerin sayesinde oldu ve sizlerin bizlere verdiği talimatla neredeyse her mahallemizde semt sahaları yapıyoruz. Hürmetlerimizi sunuyoruz. Karaağaç bütün mahallenin ve ilin beklediği bir stattı. Bu stat da sizlerin sayesinde tamamlandı. Allah razı olsun. İnşallah gençlerimiz burada, geleceğin teminatı, çok güzel sporcular yetişecek. Gençlerimiz sporun her branşıyla ilgilenecekler” şeklinde konuştu.


GENÇ OFİS’İN AÇILIŞI YAPILDI
Sahanın açılışının ardından Peykler Medresesi’ne geçen Bakan Bak, burada da Genç Ofis’in açılışını gerçekleştirdi. Bak buradaki konuşmasında genç ofislerle, gençlik merkezleriyle, Türkiye’nin dört bir yanında aktif bir şekilde gençleri buluşturduklarını söyledi. Bak, “Gençlik merkezlerimiz ve çeşitli faaliyetlerimiz var. Deneyap atölyelerinden tutun sanat, müzik, yabancı dil eğitimi, kurslar baktığınız zaman gençlerin gelip ders çalıştığı, aynı zamanda yeni yetenekler kazandığı, ortak dostlar kazandığı bir ortam gençlik merkezi. Sayısı yaklaşık 540’ın üzerine çıktı. Yenilerini ekliyoruz. Üniversitelerin içerisinde genç ofisler oluşturduk. Bunların da sayısı 320 civarında” ifadelerini kullandı.


İFTARLIK DAĞITTI
Açılışın ardından AK Parti’nin, ‘İftara 5 Kala’ projesi kapsamında Eski Cami önünde, araç sürücülerine iftarlık kumanya dağıtan Bak, daha sonra AK Parti teşkilatının Meriç Nehri kıyısında bir tesiste düzenlediği iftar programına katıldı. Bakan Bak, iftar programının ardından kentten ayrıldı.
İÇİ FORMA DIŞINI SORMA
Ancak, tribün kapasitesi 146 olan sahanın sadece zemini ve yedek kulübeleri gibi içi tamamlanırken, tel örgüyle çevrili bu bölümünün dışındaki soyunma odalarının daha yapımı sürerken açılış düzenlenmesi ise oldukça garipsendi. Sahanın dışındaki bazı kesimlerde su patlaklıklarından çamurlar oluşurken, çevre düzenlemesine de ne zaman başlanacağı merakla bekleniyor.

‘Ayasofya’nın egemenlik hakları T.C.’ne aittir’


İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Kültür Komisyonu’nda yaptığı konuşmada, tarih ve kültürel mirasların siyasete alet edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Ayasofya’nın statüsü üzerinden yürütülen tartışmalara değinen Akalın, 2020-2022 yıllarındaki raporlara atıfta bulunarak, konunun siyasi bir araç haline getirildiğini belirtti. “Ayasofya hakkında bu şekilde rapor hazırlanması, tarihe ve Ayasofya’nın korunması için emek vermiş kişilere büyük bir haksızlıktır. Özellikle Mimar Sinan’a haksızlıktır çünkü Ayasofya, neredeyse tamamen çökmüşken onun eliyle güçlendirilmiş ve depremlere dayanıklı hale getirilmiştir” dedi.
Ayasofya’nın statüsünün 600 yıldır değişmediğini belirten Akalın, “Ayasofya bir camidir. 1935 yılında müze olarak da ziyarete açılmıştır. Avrupa’daki bazı kiliseler de hem ibadete hem de turistik ziyaretlere açıktır. Peki Ayasofya’nın bundan farkı nedir?” diye sordu.
Türkiye’nin egemenliği vurgusu yapan Akalın, “Ayasofya’nın egemenliği Türkiye Cumhuriyeti’nin tasarrufundadır. Burada egemenlik tartışması yapmak anlamsızdır” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında Balkanlar’daki Osmanlı mirasına da değinen Akalın, “Bugün Kavala, Selanik, Drama ve hatta Atina’daki kültürel mirasları tartışmıyoruz. Neden? Çünkü artık yoklar. Oysa 1920’lerin fotoğraflarına bakarsanız, buraların camilerle dolu olduğunu görürsünüz. Bir Müslüman olarak; buraların bir kültürel yapı olarak veya aynı Ayasofya gibi yapıları değiştirilmeden Hıristiyanların ibadet ettiği bir yer olarak görmek beni üzmezdi, ancak malesef bunlar yok edilmiştir.”dedi.

‘İktidar emeklileri yok sayıyor’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, 3 bin liradan 4 bin liraya çıkarılan emekli bayram ikramiyesinin ilk bakışta bir artış gibi görünse de aslında emeklilerle alay etmekten başka bir şey olmadığını söyledi.
Eemeklilere verilen bayram ikramiyesi ile ilgili açıklama yapan Balkanlı, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak yıllardır dile getirdiğimiz bir gerçek var: AKP iktidarı, halkın en kırılgan kesimlerini, özellikle de emeklileri, yok saymaktadır. 22 yıllık bu iktidar döneminde emekliler adım adım yoksulluğa mahkûm edilmiş, aldıkları maaşla bırakın rahat bir yaşam sürmeyi, temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmişlerdir” diyerek şunları kaydetti:
“Son olarak, emekli bayram ikramiyesi 3000 liradan 4000 liraya çıkarıldı. İlk bakışta bir artış gibi görünen bu düzenleme, aslında emeklilerle alay etmekten başka bir şey değildir. Çünkü gerçekte, enflasyon karşısında yıllar içinde bu ikramiye zaten erimiş, alım gücü katbekat azalmıştır. 2018 yılında 1000 TL olarak başlayan bayram ikramiyesi, o dönem asgari ücretin %61’ine denk geliyordu. Bugün ise 4000 TL’lik ikramiye, asgari ücretin ancak %26’sına tekabül etmektedir. Yani emeklilere verilen para, 6 yıl öncesine kıyasla 3’te 2 küçülmüştür. 6 yıl öncesinin ikramiyesi olması için bile bugün 12.000 TL olmalıdır.
Peki, emekliler nasıl bir yaşam sürmektedir? Açlık sınırının 20 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 60 bin lirayı aştığı bir dönemde, milyonlarca emekli 10-12 bin lira maaşla hayatta kalmaya çalışmaktadır. Kirasını mı ödesin, elektrik-su faturalarını mı yatırsın, yoksa mutfağına bir lokma ekmek mi koysun? Sağlık hizmetlerine erişim, ilaç masrafları, ısınma, giyim gibi en temel insani ihtiyaçlar bile emekliler için lüks hale gelmiştir.
AKP iktidarı, emeklileri sadaka kültürüyle yönetmeye çalışıyor. Oysa emekliler, yıllarca alın teri dökmüş, ülkenin kalkınmasına katkıda bulunmuş insanlardır. Onlara hak ettikleri insanca yaşamı sunmak devletin en temel görevidir.
Bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim önerimiz nettir:

  1. Emekli maaşları en az asgari ücret düzeyine çekilmeli ve insanca yaşam koşullarına uygun şekilde artırılmalıdır.
  2. Emeklilere ödenen bayram ikramiyesi, en az asgari ücret seviyesinde olmalıdır.
  3. Temel ihtiyaç ürünlerinde emeklilere özel indirimler uygulanmalı, kira ve fatura destekleri sağlanmalıdır.
  4. Sağlık hizmetleri ve ilaç masraflarında emekliler için tam kapsamlı destek mekanizmaları oluşturulmalıdır.
    AKP iktidarı, emeklilerin yıllarca çalışarak hak ettikleri yaşamı ellerinden almış, onları yoksulluğa ve çaresizliğe sürüklemiştir. Ancak bu düzen böyle gitmeyecek! CHP iktidarında emekliler, sadaka değil, haklarını alacak. Onların insanca yaşam sürebileceği bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz!
    Unutmayalım: Emeklilerimiz, ülkenin hafızasıdır. Onlara sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır!”

Akalın’dan Siber Güvenlik Kanun teklifine eleştiri


İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, siber güvenliğin ulusal güvenliğin temel taşlarından biri hâline geldiğini vurguladı. Devletin ve vatandaşların siber saldırılara karşı korunmasının hayati önem taşıdığını belirten Akalın, görüşülen kanun teklifinin bu amaca ulaşmak için yeterince kapsamlı bir çözüm sunmadığını ifade etti.
Akalın, Türkiye’nin siber güvenlik politikalarının çağın gerekliliklerine uygun, uzun vadeli bir stratejiyle ele alınması gerektiğini belirterek, teklifin hem güvenlik kaygıları hem de hukuki güvenceler açısından eksiklikler içerdiğini dile getirdi. Teklifteki kritik altyapı ve siber güvenlik tanımlarının belirsiz olduğunu söyleyen Akalın, “Tüzel kişiliği bulunmayan kuruluşlar” ifadesinin sivil toplum kuruluşları ve bağımsız medya üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade etti.
Kanun teklifinin 16. maddesinin ifade özgürlüğünü kısıtlama riski taşıdığına dikkat çeken Akalın, eleştirel gazeteciliğin cezalandırılmasına yol açabilecek düzenlemelerin basın özgürlüğünü tehdit edebileceğini belirtti.
Öte yandan, Siber Güvenlik Başkanlığı’na verilen yetkilerin oldukça geniş tutulduğunu kaydeden Akalın, bunun kurumun denetimsiz hareket edebilmesine yol açabileceğini söyledi. Denetim mekanizmalarının yetersizliğinin keyfi uygulamaların önünü açabileceğini vurgulayan Akalın, şeffaf ve bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kanun teklifinin açıkça Anayasa’ya aykırı olduğunu belirten Akalın, hukukun temel ilkelerinden biri olan belirlilik ilkesine dikkat çekerek, devletin bireylerin güvenini sarsacak düzenlemeler yapmaması gerektiğini söyledi. Hukukun amacının devletin eylemlerinin öngörülebilir olmasını sağlamak olduğunu belirten Akalın, kanunların açık, net ve anlaşılır olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin siber güvenlik alanında güçlü bir yasal çerçeveye sahip olmasını desteklediklerini belirten Akalın, ancak güvenlik ile özgürlük dengesinin korunması gerektiğini ifade etti. Hükûmetin dijital denetim politikalarına dikkat çeken Akalın, teklifin vatandaşların haklarını yeterince korumadığını söyledi.

‘Süt hayvancılığı çöküyor’

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye’de süt hayvancılığının büyük bir krize sürüklendiğini, yanlış tarım politikalarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini belirterek, yüz binlerce ineğin kesime gidebileceğini bildirdi.

Süt sektöründe yaşanan sıkıntıların et krizinin de temel sebebi olduğunu dile getiren Ün, “2020 yılının Ekim ayında başlayan süt hayvancılığı krizi nedeniyle yüzbinlerce süt ineği kesime gitti. O dönemde süt para etmediği için üreticiler hayvanlarını elden çıkarmak zorunda kaldı ve kısa vadede et fiyatları düşse de uzun vadede besi hayvancılığı da büyük zarar gördü. Aradan geçen 4,5 yılın ardından hâlâ süt krizini konuşuyoruz. Ulusal Süt Konseyi, 2025 yılı için çiğ süt tavsiye fiyatını 17,15 TL olarak açıklarken, TÜSEDAD’ın son hesaplamalarına göre çiğ süt üretim maliyeti 19,58 TL’ye ulaştı. Üreticinin sürdürülebilir bir üretim yapabilmesi için satış fiyatının en az 25,2 TL olması gerekiyor. Ancak şu anda litre başına 8 TL’lik bir zarar söz konusu. Dünyanın hiçbir yerinde üretici bu kadar büyük bir maliyet farkını karşılayamaz. Böyle giderse Mayıs ayında Türkiye yeni bir krizle karşı karşıya kalacak ve yine yüzbinlerce süt hayvanı kesime gidecek” dedi.

“Tarım Bakanlığı Üreticinin Yanında Değil”

Ün, süt alım fiyatlarının üretim maliyetlerine uygun hale getirilmesi gerektiğini vurgulayarak Tarım ve Orman Bakanlığı’nı eleştiren Milletvekili Ün, “Bakan İbrahim Yumaklı, Ulusal Süt Konseyi’nin yönetmeliğini değiştirmekle uğraşacağına bir kez olsun süt üreticisinin yanında dursun. Ancak görüyoruz ki bakanlık bürokratları tercihini yine sanayiciden yana kullanıyor. AKP’nin bugüne kadar tarım politikalarında hep büyük sermaye sahiplerini kayırdığı ortada. Tarımda sanayiciyi koruyarak küçük üreticiyi ezmeye devam ediyorlar. Eğer süt alım fiyatlarını revize edecek hızlı bir karar alınmazsa, bugün nasıl besi hayvanı ithal ediyorsak, yarın da süt ithal eder hale geleceğiz. Kimse ‘bu olmaz’ demesin, AKP’nin beceriksiz politikaları nedeniyle bu ülke defalarca ithalata mahkûm edildi” diye konuştu.

“Üretici de Tüketici de Mağdur”

Süt fiyatlarının üreticiye para kazandırmadığını, ancak tüketicinin de süte ve süt ürünlerine ulaşamadığını belirten Ün, “Bugün Erzurumlu süt üreticisi, litresini 11 TL’ye bile satamazken isyan ediyor. Öte yandan vatandaş, çocuğuna süt veremiyor, kahvaltıya peynir koyamıyor, yoğurt ve ayran alamıyor. TÜİK’in açıkladığı enflasyon verileri bile gerçeği gizleyemiyor: Süt fiyatları aylık %9, peynir %7, tereyağı ise %14 arttı. Tüketicinin cebinden çıkan para sürekli artarken üreticiye süt alım fiyatında tek kuruşluk bir iyileştirme yapılmadı. AKP, hayvancılığı ette olduğu gibi sütte de dışa bağımlı hale getiriyor” dedi.

“Çözüm Belli Ama İrade Yok”

Ün, süt ve besi hayvancılığının sürdürülebilir hale getirilmesi için atılması gereken adımları da şöyle sıraladı:

“Meraların ıslah edilerek üreticinin uygun yem temin etmesi sağlanmalı.

Hayvancılığa verilen destekler en az dört katına çıkarılmalı.

Et ve Süt Kurumu, piyasaya müdahale ederek üreticinin zarar etmesini önlemeli.”

Ancak mevcut hükümetin bu adımları atacak ne iradesi ne de bütçesi olduğunu savunan Ün, “AKP, yıllardır tarımı ve hayvancılığı kendi yandaşlarına rant sağlamak için yönetti. Sonuç olarak kasada para kalmadı. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan milyonlarca insanın mağduriyetini gidermek için sandığın gelmesini beklemekten başka çare kalmadı. O gün geldiğinde bu kâbus sona erecek” ifadelerini kullandı.

 ‘Komşuya muhtaç ettiniz’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, 2017’de ortalama 2 lira olan Bulgar levasının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesinden bu yana Türk Lirası karşısında katlandığına dikkat çekerek, “1 Bulgar levası, 20 lirayı aştı. Artık komşularımızla bile aramızda uçurum oluştu. Bu, yeni sistemin ekonomik çöküşünün işaretidir” dedi.

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, ekonomik krizi Bulgaristan ve Türkiye üzerinden değerlendirdi. Bulgaristan nüfusunun her yıl azaldığını ve 6.7 milyona kadar gerilediğini söyleyen Yazgan, “Bulgaristan yüzölçümü, Türkiye’nin ancak yüzde 14’üne denk geliyor. Peki mevcut durum ne? Vatandaşımız geçinmekte dahi zorlanırken, Bulgaristan vatandaşları alışveriş için Türkiye’ye geliyor çünkü paramızın değeri gün geçtikçe düşüyor” dedi.

 Bulgar levasının 2017’de ortalama 2 lira olduğuna işaret Yazgan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesinden itibaren Türk lirasında yüksek düşüş olduğuna dikkat çekti. Yazgan, “2018’den bu yana Türk lirasının Bulgar levası karşısındaki değer kaybı sürüyor. 1 Bulgar levası 2017’de ortalama 2 lirayken, 2020’de 4 liraya yükseldi. 2022’de ortalama 8.8 liraya, 2023’te ortalama 13.2 liraya ve 2024’te ortalama 18 liraya çıktı. 5 Mart’tan bu yana ise 20 lirayı geçmiş durumda. Bunun anlamı şu; yalnızca 7 ayda Bulgar levası, Türk lirası karşısında yüzde 900 arttı” ifadelerini kullandı.

‘Daha fazla kaldıramayız’

Bu durumun Bulgar levasının değerlenmesinden değil, Türk lirasının değer kaybetmesinden kaynaklandığını söyleyen Yazgan, şunları kaydetti:

“Türk lirası her geçen gün değer kaybediyor. Adaleti zedeleyen, üretimi bitiren, çiftçiyi yok eden, işçiyi ezen bu iktidar, Türkiye’yi her geçen gün daha kötü günlere sürüklüyor. Bulgaristan vatandaşları artık Türkiye’yi çarşı, pazar olarak görüyor. Tüm alışverişlerini burada yapıyor. Bizim vatandaşlarımız da açlık sınırı altındaki asgari ücretle, emekli maaşıyla geçinmeye çalışıyor. Emeklilere bayram ikramiyesi olarak 4 bin lirayı reva görüyor. Vatandaşımızı sadece enflasyona değil, komşu ülkelere bile ezdiriyorsunuz. Tek adam rejimi, Türkiye’yi çökertiyor. Türkiye bu durumu daha fazla kaldıramaz.”

Ün’ün dosyası TBMM’de!

Olgay GÜLER

Edirne’de Eylül ayında, adı gümrük kaçağı elektronik sigaraların yakalanmasıyla ilgili olaya karışmasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa eden Edirne bağımsız milletvekili Ediz Ün’ün, dokunulmazlık dosyası parlamentoya gönderildi.

Bağımsız Milletvekili Ün, geçtiğimiz Eylül ayında kendisine ait cipte polisin yaptığı aramada çok sayıda gümrük kaçağı elektronik sigara aparatları ele geçirilmesiyle gündeme oturdu. F.A.’nın kullandığı cipte yapılan aramada gümrük kaçağı 530 boş elektronik sigara kutusu, 2 bin 242 elektronik sigara kiti, 2 bin 790 elektronik sigara başlığı, 1275 elektronik sigara ateşleyicisi, 130 likit haznesi ve 18 sigara likidi bulunmuş ve gözaltına alınan F.A. ile Ç.R.Ç.’ye ‘gümrük kaçakçılığı’ suçundan işlem yapılarak serbest bırakılmıştı. Edirne Milletvekili Ediz Ün de kaçak ürünlerin varlığından haberi olmadığını ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu duyurmuştu.

 GENEL MERKEZDE GÖRÜŞME

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in talimatı ile Milletvekili Ün, o dönem üyesi olduğu partide grup başkanvekilleri ile bir araya geldi. Yapılan görüşme sırasında Milletvekili Ün adli süreç tamamlanıncaya kadar partiden istifa etmek istediğini bildirdi ve bu talep kabul edildi.

DOKUNULMAZLIK DOSYASI TBMM’DE

Olayın üzerinden 6 ay geçmesinin ardından, aralarında Ediz Ün’ün de bulunduğu 3’ü CHP’li, 6’sı DEM’li olmak üzere 9 milletvekili hakkında 13 dokunulmazlık dosyası Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunuldu. Dosya, Meclis Başkanlığınca, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Tezkereleri, Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon’a havale edildi.

‘Biz ne sağcıyız ne solcu’


Yerli ve Milli Parti (YMP) Edirne İl Başkanı Mesut Ağırbasan, Egemenlik Kayıtsız – Şartsız Milletindir” anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, partilerinin temel ilkelerinin liyakat, adalet ve merhamet olduğunu ifade etti.
YPM İl Başkanı Ağırbasan, “Biz ne sağcıyız ne solcu, vatan, millet, bayrak sevdalısıyız” başlığı altında partisinin vizyonu ve hedefleri hakkında açıklamalarda bulundu. Ağırbasan, partisinin ideolojisinin net olduğunu vurgulayarak, “Ne sağcıyız ne solcu, biz vatan, millet, bayrak sevdalısıyız. Atatürk milliyetçisiyiz, yerli ve milliyiz. Bu topraklar için çalışıyoruz, bu toprakların insanları için varız. Bizim için önemli olan, ülkemizin bağımsızlığı, halkımızın huzuru ve geleceğidir” dedi.
GENÇLERE YATIRIM VURGUSU
Açıklamasında, “Egemenlik Kayıtsız – Şartsız Milletindir” anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, partilerinin temel ilkelerinin liyakat, adalet ve merhamet olduğunu ifade eden Ağırbasan, geleceğe dair planlarının gençlere yatırım yapmak üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak, “Gelecek nesillerimizi eğitmek, onları bilime, teknolojiye, sanata ve kültüre yönlendirmek, ülkemizin kalkınmasını sağlayacak temelleri atmak bizim en büyük hedefimizdir” şeklinde konuştu.
ATATÜRK’ÜN İZİNDEN İLERLİYORUZ
Ağırbasan, Atatürk’ün çizdiği yolda ilerlemeye kararlı olduklarını belirterek, “Atatürk’ün gösterdiği yolda ilerleyerek, halkımızla birlikte ülkemizi daha aydınlık bir geleceğe taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz. Türkiye’yi yeniden güçlü ve özgür bir ulus olarak görmek en büyük arzumuzdur” dedi.
BİRLİKTE GELECEĞİ İNŞA EDECEĞİZ
Yerli ve Milli Parti olarak halkın potansiyelini ortaya çıkarmak için bir arada hareket edeceklerini belirten Ağırbasan, “Geleceğimizi inşa ederken, Atatürk’ün ilke ve inkılapları doğrultusunda, halkımızla el birliğiyle emin adımlarla ilerleyeceğiz” şeklinde konuştui.
Ağırbasan, “Yerli ve Milli Parti olarak, ülkemizin ve milletimizin geleceğini Adalet, Merhamet ve Liyakat anlayışımızla inşa etmeye kararlıyız. Edirne’miz ve ülkemiz için var gücümüzle halkımızın yanında, yanlışların karşısında olacağız” diyerek sözlerini tamamladı.