Kategori arşivi: Siyaset

Eğitimde liyakat yerine kayırmacılık

Edirne Milletvekili Ediz Ün, Millî Eğitim Bakanlığı’nın proje okullarında görev yapan öğretmenlerin başka okullara gönderilmesi ve yerlerine yeni öğretmenlerin atanması kararını verdiği soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Ün, bu uygulamanın eğitim sistemindeki derin yapısal sorunları bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti.
“Bu karar, eğitimde liyakat ilkesinin yerle bir edildiğinin en açık göstergesidir” diyen Ediz Ün, uygulamanın pedagojik bir gerekçeye dayanmadığını ve öğrencilerin motivasyonunu ciddi biçimde olumsuz etkileyeceğini vurguladı.
Öğrenciler Mağdur, Öğretmenler Hedefte
Proje okullarında görev yapan deneyimli ve öğrencilerle güçlü bağlar kurmuş öğretmenlerin başka okullara gönderilmesiyle, öğrencilerin öğrenim süreçlerinde kopmalar yaşanacağına dikkat çeken Ün, “Sevdiği öğretmenden ders alma hakkı elinden alınan öğrencilerin motivasyonu kim tarafından telafi edilecek?” diye sordu.
ATAMALARDA HANGİ KRİTERLER ESAS ALINDI?
Ediz Ün, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e şu soruları yöneltti:
“Hangi ihtiyaç veya durumdan dolayı böyle bir karar alınmıştır?
Alınan bu karar “kindar ve dindar nesil yetiştirme” projesinin bir devamı mıdır?
Bu okullarda görev yapan öğretmenlerimiz görev yaptıkları okullardan hangi kriterlere göre gönderilmişlerdir?
Şimdi başka okullara gönderilecek olanlar hangi kriterlere göre belirlenmiştir? Ve bu öğretmenlerimiz hangi okullara, hangi şartlarla atanacaktır?
Proje okullarına bu atamayla gelen öğretmenler hangi liyakat ve pedagojik kriterlere göre belirlenmiştir?
Alınan bu kararla bu okullara yerleşmek, orada görev yapan bir öğretmenden sevdiği bir dersi almak, o öğretmenin öğrencisi olmak isteyen öğrencilerimize bir haksızlık yapılmış olmayacak mıdır? Ya da öğrencisi oldukları öğretmenlerinin gitmesi öğrencilerimizin motivasyonunu düşürmeyecek midir? Bu karar alınırken öğrencilerimizin istekleri dikkate alınmış mıdır?
Edirne ilindeki proje okullarında kaç öğretmenin başka okullara ataması yapılmıştır? Bunların okullara ve branşlara göre dağılımı nasıldır?
Edirne’de başka okullara atanmasına karar verilen öğretmelerin üyesi bulundukları sendikalara göre dağılımları nedir?”
Edirne Milletvekili Ün, eğitimde liyakat, adalet ve şeffaflık ilkelerine dönülmedikçe Türkiye’nin çağdaş ve özgür bireyler yetiştirmesinin mümkün olmayacağını vurguladı. “Eğitim, ideolojik değil bilimsel esaslara göre şekillendirilmelidir” diyen Ediz Ün, eğitimde eşitlikçi ve nitelikli bir sisteme ihtiyaç olduğunu söyledi.

‘Köprüyü geçene kadar 7 yıl geçecek!’

Edirne Milletvekili Ediz Ün’ün 2021 yılında ulaşıma kapatılan Tarihi Uzunköprü’nün restorasyona ilişkin yazılı soru önergesine cevap veren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, çalışmaların uzamasının nedenini “öngörülemeyen imalat ihtiyaçları” olarak açıkladı. Bakanlık, verdiği yanıtta alınan önlemler sayesinde ilçede ulaşımın sorunsuz sağlandığını iddia ederken, “Bugüne kadar kaç lira harcandı ve restorasyonun yüzde kaçı tamamlandı?” sorusuna yanıt verilmemesi dikkat çekti.


Soru önergesine verilen cevabı değerlendiren Edirne Milletvekili Ediz Ün, “Anlaşılan ciddi bir etüt çalışması yapılmadan işe başlanmış ve öyle de devam ediyor. Bunun ceremesini de Uzunköprülüler çekiyor.” dedi.
Edirne Milletvekili Ün, açıklamasının devamında şunları söyledi:
“2021 yılında ‘üç yıla biter’ denilerek ulaşıma kapatılan Tarihi Uzunköprü, aradan geçen dört yıla rağmen hâlâ restorasyonun tamamlanmasını bekliyor. Önce 2024 dendi, sonra 2027 telaffuz edildi. Son olarak da 2025 yılı yatırım programında hedef tarih 2028 olarak kayda geçti. Anlaşılan o ki köprünün restorasyonu değil, hedef tarihi her yıl yeniden yazmak uzmanlık alanı olmuş.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, gecikmenin sebebini ‘öngörülemeyen imalat ihtiyaçları’ olarak açıkladı. Peki 600 yıllık köprünün restore edilirken ‘birkaç sürprizle’ karşılaşılabileceği öngörülemeyecek kadar mı plansız çalışıldı? Yoksa mesele sadece ‘öngörüsüzlük’ mü?
Söz konusu restorasyon değil, resmen bir sabır testi! Uzunköprülüler yıllardır toz, çamur, dolambaçlı yollarla cebelleşirken, Bakanlık hâlâ ‘ulaşım sorunsuz sağlanıyor’ diyebiliyor. Bu hızla giderse, restorasyon tamamlandığında köprünün bir bölümü yeniden tadilat isteyecek.”

Akalın’dan AKPM’de sert çıkış!

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını sert sözlerle eleştirdi. Akalın, yaşananların Türkiye’deki otoriterleşmenin açık bir göstergesi olduğunu vurguladı.
İmamoğlu’nun tutuklanmasının, 2028 cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığını açıklamasından yalnızca birkaç gün sonra gerçekleştiğine dikkat çeken Akalın, bu durumun kamuoyunda büyük bir güvensizlik yarattığını ifade etti. “Türk halkının büyük bir kısmı, bu tutuklamaların adil ve tarafsız bir yargılama süreciyle değil, siyasi saiklerle yapıldığına inanıyor” dedi.


Konuşmasında Türkiye’deki demokratik gerilemeyi anayasa değişiklikleri üzerinden değerlendiren Akalın, 2017 referandumunun ardından yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin, erkler ayrılığı ilkesini ortadan kaldırdığını belirtti. Akalın, “Bu sistemle birlikte seçilen cumhurbaşkanı yalnızca hükümetin değil, tüm devletin başı haline geldi ve yasama, yürütme ve yargı tek bir merkeze bağlandı” diye konuştu.
Liyakat ilkesinin terk edildiğini ve devlet kadrolarına atamaların sadakat esasına göre yapıldığını savunan Akalın, yargının da bağımsızlığını yitirdiğini söyledi. “Yargı sistemi, doğrudan veya dolaylı olarak cumhurbaşkanı tarafından atanıyor. Böylece devlet, tek bir sese hizmet eden bir cumhurbaşkanlığı kulübüne dönüşmüş durumda” dedi.
Yaşanan tutuklamalar ve toplumsal huzursuzlukların temelinde mevcut sistemin yattığını vurgulayan Akalın, Türkiye’de kalıcı demokrasinin yolunun güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüşten geçtiğini belirtti.
Akalın, “Cumhuriyetini 100 yılı aşkın süredir demokrasi temelleri üzerinde inşa etmiş bir millet olarak, Türkiye’de özgürlük ve demokrasinin, otokrasiye karşı galip geleceğine yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Taybıllı’dan Saraçlar’da açıklama

CHP Edirne İl Başkanı Av. Harika Taybıllı, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediye başkanları ile gözaltına alınan öğrencilerle vatandaşları ziyaretlerini ve halen tüm Türkiye genelinde devam eden imza kampanyasını değerlendirdi.

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/04/WhatsApp-Video-2025-04-10-at-14.56.07.mp4

Edirneli belediye otobüsü istiyor!


Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın’ın söz vermesine rağmen toplu ulaşıma 2 defa yapılan zammı ekonomik gerekçeler ile açıklamaya çalışmanın etik bir davranış olmadığını belirterek, “Zira vaatler verilirken de ekonomik durum mevcut durumdan farklı değildi. Bundan sonra yapılması gereken hızlıca bu sorunu çözmeye yönelik kararlı adımlar atmak ve Edirne Belediyesi’ni ulaşım sistemine dahil etmektir. Çünkü Edirnelilerin isteği bu yöndedir” dedi.
Zafer Partisi İl Başkanı Konak, ‘Vaatler ve İcraatlar’ başlığı altında yaptığı yazılı açıklamada, siyasilerin geçmişteki ilginç vaatlerinden örnekler vererek şunları söyledi:
POPÜLİST VAATLER
“Türk siyasi tarihi açıs-ından dönemine damga vu-ran popülist vaatleri sırala-maya kalksak Süleyman Demirel’in ‘Kim ne veriyorsa 5 katını veriyorum”vaadi şüphesiz ilk sırada gelir. Tansu Çiller’in ‘2 anahtar’ ve Cem Uzan’ın ‘Mazotu 1 lira’ yapma vaatleri de unutulma-yan popülist vaatler arasında yerlerini almıştır. Popülist vaatler açısından Edirne’ye bakacak olursak Sayın Filiz Gencan Akın’ın ulaşıma ve suya indirim vaat edip göreve geldikten sonra sürekli zam yapması Edirne’nin siyasi tarihindeki popülist vaatler arasında yerini almıştır.
ULAŞIMA 1 YILDA YÜZDE 52 ZAM
Nisan 2025 tarihinde Sayın Başkan’ın 1 yılını değerlendirdiğimiz basın açıklamasında ulaşım zammı için ‘eli kulağında’ tabirini kullanmıştık. 7 Nisan 2025 tarihinde gerçekleşen Edirne Belediye Meclisi toplantısında aksi bir durum yaşanmadı ve toplu ulaşıma 1 yıl içinde %37’lik zamdan sonra %15’lik bir zam daha geldi. Böylelikle Edirne, uzun mesafeli yolculukta en pahalı şehirler arasında olma özelliğini devam ettirdi. 10 Mart 2025 tarihli bir veriye göre Edirne son zamla beraber 26,45 liralık biniş ücreti ile ilk 4 sıradaki en pahalı ulaşıma sahip büyükşehirlerin ardından 5. sırada gelmektedir. Kısa mesafede alınan ücret bakımından ise muhtemelen ilk sıradadır.
Geçmişte yapmış olduğumuz basın açıklamalarında ulaşım hizmetinin kamusal bir hizmet olduğunu, tamamının özele havale edildiği mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını, Edirne Belediyesi’nin en temel belediyecilik hizmetlerinden biri olan ulaşım işine dahil olmasını tavsiye etmiş, 5 Haziran 2024 tarihindeki basın açıklamamızda da Sayın Başkan’a hangi Cumhuriyet Halk Partili Belediye’de ulaşım hizmetinin tamamının özele havale edildiğini sormuştuk.
İkinci sorumuz ise ‘Bu sistemi bir şekilde devam ettirmeliyiz’ savunmasına yönelik olarak bu düşüncenin sosyal demokrat belediyeciliğin sağına mı yoksa soluna mı düştüğü idi. Bu iki sorunun cevabını halen beklemekteyiz. Cumhuriyet Halk Partisi ülke genelinde özelleştirmeler konusunda haklı olarak eleştirel bir tutum sergilerken yerelde, temel belediyecilik hizmeti olan ulaşımı tamamıyla özele havale ederek 180 derecelik zıt bir tavır sergilemektedir. Ulaşımın uzun zamandır tekelciliğe mahkûm edilmesi, rekabet ortamının yaratılmaması ve Edirne Belediyesi’nin bizatihi ulaşım sisteminde yer almaması toplu taşımanın kronik sorun haline gelmesine sebep olmuştur. Bu sistemin bir şekilde devam ettirilmek istenmesi ve bir yıllık süreçte çözüme yönelik bir adım atılmamış olması ne yazık ki gelecekte de ulaşım sorunu ile yüz yüze olacağımızın işaretleridir.
TOPLU TAŞIMADA DENETİM
Sayın Başkan’ın ulaşım ile ilgili bir vaadi de toplu taşımanın denetim altında olacağı idi. Bundan mütevellit ki Edirne Belediyesi 17 Eylül 2024 tarihinde toplu taşımaya yönelik bir denetim yaptı. Denetim sırasında şoförlerin, araç kullanırken dikkat dağıtıcı unsurlardan kaçınmaları, yolculara saygılı davranmaları ve ücret takibinin doğru şekilde yapılması gibi kriterler de göz önünde bulundurulduğu açıklandı. Yerel basında köşe yazan bir yazar 16 Eylül 2024 tarihindeki yazısında Etus şoförlerinin çalışma koşullarını bir Etus şoförünün ağzından şöyle aktarmıştı; ‘İki gün 12 saat çalıştıktan sonra üçüncü gün nöbet geliyor ve 16 saate çıkıyor mesai. Can dayanmaz buna, ama ekmek kapısı işte. Zaten arabalarda yolcu, şoför kavgalarının en büyük nedeni bu uzun çalışma saatleri. Dinlenemiyor ki adamlar. Var, haftada bir gün izin kullanıyorlar ama o da yeterli değil bence…’ Başka bir şoför de 7 Nisan 2025 tarihinde sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımda günlük 10-12 saatlik çalışma sürelerinden dem vurdu. İnsani olmayan bu çalışma sürelerine karşın şoförlerin uzun süreler stres altından kalmamaları ve vatandaş ile düzgün bir diyalog kurabilmeleri neredeyse imkansızdır. Edirne Belediyesi bugüne kadar araç şoförlerinin çalışma saatleri ve izin hakları ile ilgili bir denetim gerçekleştirmiş midir veya bundan sonra gerçekleştirecek midir merak konusudur. Görüleceği üzere vatandaş ve şoför arasında yaşananların çözümü salt maddiyat ile ilgili değil insani çalışma koşulları ile ilgilidir.
Söz verilmesine rağmen toplu ulaşıma 2 defa yapılan zammı ekonomik gerekçeler ile açıklamaya çalışmak etik bir davranış değildir. Zira vaatler verilirken de ekonomik durum mevcut durumdan farklı değildi. Bundan sonra yapılması gereken hızlıca bu sorunu çözmeye yönelik kararlı adımlar atmak ve Edirne Belediyesi’ni ulaşım sistemine dahil etmektir. Çünkü Edirnelilerin isteği bu yöndedir.”

Taybıllı: Bu tablo siyasi mühendisliktir


CHP Edirne İl Başkanı Harika Taybıllı, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile öğrencileri ziyaret etti.
İl Başkanı Taybıllı, Silivri’de tutuklu bulunan İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere, belediye başkanları, İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe ve öğrencileri ziyaret ettiğini açıkladı. Konuyla ilgili açıklama yayınlayan Taybıllı şu ifadelere yer verdi:
“Bugün Silivri Cezaevi’nde; halkın oylarıyla seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nu, belediye başkanlarımızı, Sayın Buğra Gökçe’yi, Sayın Mahir Polat’ı, Saraçhane’de gözaltına alınan öğrenci kardeşlerimizi ve vatandaşlarımızı ziyaret ettim.
Bir hukukçu ve bir il başkanı olarak açıkça söylüyorum: Bu tablo hukuk değil. Bu tablo, siyasi mühendisliktir. Bu tablo, yargı eliyle yürütülen bir irade gaspıdır.
Ve biz bu irade gaspı karşısında sessiz kalmayacağız.
Edirne’de de, İstanbul’da da, Türkiye’nin her köşesinde de halkın sesi olmaya devam edeceğiz.
Sayın İmamoğlu’nun ve tüm başkanlarımızın morali son derece yüksek. Gözlerinde ne korku var, ne tereddüt. Demokrasiye, adalete ve milletimizin sağduyusuna olan inançları sapasağlam.
İşte o inanç, bize güç veriyor.
Demokrasiye sahip çıkmak bir parti meselesi değil, bir memleket meselesidir.
Ve biz bu memleketin meselesine sahip çıkıyoruz.
İstanbul’da sandıkta yenemediklerini, hukuk dışı yollarla saf dışı bırakmaya çalışanlar, aslında yalnızca bir kişiye değil, milyonların sesine karşı mücadele veriyor.
Ama ne yaparlarsa yapsınlar, bu sesi susturamayacaklar.
Bilsinler ki; bu hukuksuzluğu kabul etmeyeceğiz. Ne Edirne susar, ne bu ülkenin onurlu yurttaşları geri adım atar.
Bu sürecin sonunda kaybeden; demokrasiye inanmayan, milletin iradesini yok sayan anlayış olacaktır.
Kazanan ise; özgürlüğü, hukuku ve halkın iradesini savunan milyonlar olacaktır.
Bu nedenle herkesi, her kesimi, her görüşten insanı; demokrasimize, hukuka ve birlikte yaşama irademize sahip çıkmaya davet ediyorum.
Biz buradayız. Dimdik ayaktayız.
Çünkü haklıyız.
Çünkü bu ülkenin geleceği, karanlığa değil, aydınlığa yazılacak.
Bu zor günler geçecek. Ama bu karanlık dönemin failleri; halkın vicdanında da, tarihin sayfalarında da mahkûm olacak.
Ve biz o güne kadar; hukuku, demokrasiyi ve halkın iradesini savunmaya devam edeceğiz.
Edirne, bu süreçte bir demokrasi dersi vermiştir.
Cumhurbaşkanı adayının belirlendiği ön seçimde, seçmen sayısına oranla %44,8 katılımla Türkiye birincisi olmuştur.
Bu başarıyı Sayın İmamoğlu’na ilettiğimde, Edirne halkına özel teşekkürlerini iletti.
Şimdi de imza kampanyasına gösterilen yoğun ilgiyle Edirne, bir kez daha iradesine sahip çıktığını haykırıyor.
Halk, sandıkta başlayan sözünü sokakta da sürdürüyor.
Edirne ayakta. Türkiye ayakta. Ve biz birlikte kazanacağız.
Bu süreçte gösterdiği dayanışma ruhu, verdiği mücadele ve desteği için;
Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne ve tüm Edirneli yurttaşlarımıza teşekkürlerini, sevgilerini ve selamlarını iletti.
Birlikte başaracağız. Çünkü biz haklıyız. Çünkü biz halkız.”

MP’de Merkez İlçe Başkanı Uçak

Memleket Partisi Edirne İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen Merkez İlçe Başkanlığı seçiminde göreve Zekeriya Uçak getirildi.

Memleket Partisi Edirne İl Başkanı Süheyl Tunçyürek, seçim sonrası açıklamasında, “Edirne Merkez İlçe Seçimi sonucunda Merkez İlçe Başkanı olarak seçilen kıymetli yol arkadaşım Zekeriya Uçak’ı tebrik ediyorum. Partimize ve Edirne’mize hayırlı olmasını diliyor, kendisine bu önemli görevinde başarılar diliyorum. Omuz omuza, birlikte daha güçlü bir Memleket Partisi için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Edirne Adliyesi’nden mazbatasını alan Zekeriya Uçak da yaptığı açıklamada, kendisine destek verenlere teşekkür ederek şunları söyledi:

“Bana duyduğunuz güven ve destekle Memleket Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı olarak bu göreve layık görülmek benim için büyük bir onurdur. Atatürk ilke ve devrimlerinden sapmadan, dürüst ve adil bir siyaset anlayışıyla halkımıza hizmet etmek en büyük önceliğim olacaktır.

Edirne’nin sorunlarını biliyoruz, çözüm yollarımızı da kararlılıkla hayata geçirmek için buradayız. Memleket Partisi olarak halkın yanında, şeffaf, cesur ve ilkeli siyaseti büyütmeye devam edeceğiz. Partimize gönül veren her bir üyemizle birlikte Edirne’yi daha yaşanabilir, daha güçlü bir şehir haline getirmek için var gücümüzle çalışacağız.

Bu yolda bizlere destek olan, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Birlikte başaracağız, birlikte kazanacağız!”

‘Yumurta lüks oldu’

Edirne Milletvekili Ediz Ün, vatandaşın en ucuz protein kaynağına bile ulaşamadığını belirterek, artan fiyatların sorumlusunun üretimi değil ithalatı önceleyen politikalar olduğunu söyledi.

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, artan yumurta fiyatlarıyla birlikte vatandaşın artık en ucuz hayvansal protein kaynağı olan yumurtaya dahi ulaşamadığını vurguladı. Son dokuz ayda yaşanan fiyat artışının endişe verici boyutlara ulaştığını belirten Ün, iktidarın üretimi ve üreticiyi desteklemediği politikaların bu tablonun temel nedeni olduğunu söyledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yumurta fiyatlarının Ocak 2023’te 3,6 TL olduğunu, Haziran 2023’te 2,5 TL’ye kadar gerileyen fiyatların bugün itibarıyla yüzde 122 oranında arttığını belirten Ün, Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) verilerine göre ise aynı dönemde fiyat artışının yüzde 140’ı bulduğunu ifade etti. “Bugün TÜİK verilerine göre yumurta fiyatı 5,5 TL, TZOB verilerine göre ise 7,3 TL. Bu artış trendi böyle devam ederse, yumurta fiyatları kısa sürede 10 lirayı da geçer” dedi.

Yumurta fiyatlarındaki artışın iki temel nedeni olduğuna dikkat çeken Ün, “Birincisi üretimdeki düşüş, ikincisi ise maliyetlerdeki ciddi artıştır. Son üç ayda yumurta üretimi 5,5 milyar adetten 5 milyar adede düşerek yüzde 8 oranında azaldı. Özellikle dünyayı etkisi altına alan kuş gribi, bu düşüşte önemli rol oynadı” şeklinde konuştu.

Üretim düşüşüne ek olarak maliyetlerdeki yükselişe de dikkat çeken Ün, TÜİK verilerine göre Ocak ayında üretici fiyatlarının yüzde 39, Şubat ayında ise yüzde 52 oranında arttığını belirtti. Tüketici fiyatlarında ise artışın daha sert olduğunu belirten Ün, “Tüketici açısından yumurta fiyatları Ocak’ta yüzde 39, Şubat’ta yüzde 51, Mart ayında ise yüzde 82 artış gösterdi. Yani üreticinin sırtına binen maliyet, doğrudan vatandaşın sofrasına yansımış durumda” dedi.

Yem fiyatlarının da ciddi biçimde arttığını ve bunun çözümünün ithalat olmadığını vurgulayan Ün, “Tavuk beslemesinde kullanılan mısır fiyatları son bir yılda yüzde 50 oranında arttı. Bu artışa karşı düşük gümrük vergili mısır ithalatı da çözüm olmadı. Çünkü hayvancılık sektörü genel olarak desteklenmiyor. Desteklenmeyen üretici üretimden çekiliyor, vatandaş ise ne kırmızı ete ne beyaz ete ne de yumurtaya ulaşabiliyor” ifadelerini kullandı.

Yüksek fiyatlar ve düşük gelir nedeniyle vatandaşın temel gıdaya ulaşmakta zorlandığını belirten Ün, “Tanzim çadırlarında başlayan sebze kuyruklarından sonra yağ ve ekmek kuyrukları ve şimdi de yumurta kuyrukları oluştu. Memleketim Edirne’de Bedesten Çarşısı’ndaki Tarım Açık Cezaevi yumurta satış noktasında da Ankara’daki İş Yurtları Kurumu mağazasında da metrelerce kuyruk var. Çünkü ucuz yumurta artık sadece bu tür sınırlı satış noktalarından temin edilebiliyor. Bu tablo üretimin düşüklüğü ve maliyetlerin yüksekliğinin bir sonucudur” dedi.

Türkiye’nin kişi başına yıllık yumurta tüketiminde 190 ülke arasında ancak 69. sırada yer aldığına dikkat çeken Ün, bu durumun Türkiye’nin bereketli topraklarına ve potansiyeline yakışmadığını ifade etti. Ün, “Bu kötü gidişatın sorumlusu üretimi değil ithalatı önceleyen tarım politikalarıdır. Çözüm bellidir: Üretici desteklenmeli, maliyetler düşürülmeli ve halkın gıdaya erişimi güvence altına alınmalıdır. Ancak mevcut iktidar kaldığı sürece bu sorunlar büyüyerek devam eder. Bugün yumurta 10 lira, yarın 20 lira, 30 lira olur. Bu gidişatı durdurmanın yolu, sandığı vatandaşla bir an önce buluşturmaktır” şeklinde konuştu.

Saadet’ten ETUS zammına tepki

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Tezcan Karakütük, ekonomik krizin toplumun tüm kesimlerini derinden etkilediği bir dönemde ulaşım ücretlerine yapılan zam kararının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Edirne Belediye Meclisi’nin aldığı kararla Edirne Toplu Ulaşım Sistemi (ETUS) ücretlerine yapılan yüzde 15’lik zam kamuoyunda tartışmalara neden olurken, Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Tezcan Karakütük’ten konuya ilişkin sert bir açıklama geldi.

Karakütük, yaptığı açıklamada, ekonomik krizin toplumun tüm kesimlerini derinden etkilediği bir dönemde ulaşım ücretlerine yapılan zam kararının kabul edilemez olduğunu belirtti. Seçim döneminde Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan Akın’ın toplu taşımada yüzde 20 indirim vaadinde bulunduğunu hatırlatan Karakütük, “Seçimden sonra yapılan zamlar, halkın güvenini sarsmıştır” dedi. Karakütük açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Edirne halkı seçim döneminde verilen sözlerin arkasında durulmasını bekliyor. Ancak görüyoruz ki, vaatler çok çabuk unutuldu. Toplu taşıma hizmetleri bir kamu hizmetidir ve bu hizmetten faydalanan vatandaşlarımızın alım gücü göz önünde bulundurulmalıdır. Belediyenin, toplu taşımada maliyetleri düşürücü, verimliliği artırıcı adımlar atması gerekirken, doğrudan vatandaşa yansıyan bir zam kararı alması düşündürücüdür.”

Zam kararının geri çekilmesi ve halkın beklentilerinin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Karakütük, “Saadet Partisi olarak her zaman halkımızın yanındayız. Bu kararın iptali için kamuoyunun tepkisi dikkate alınmalıdır. Belediye yönetimini seçim döneminde verdiği sözleri tutmaya ve şeffaf bir yönetim anlayışı sergilemeye davet ediyoruz” dedi.

Saadet Partisi İl Başkanlığı’nın ilerleyen günlerde konuyla ilgili detaylı bir değerlendirme raporu hazırlayarak kamuoyuyla paylaşacağı belirtildi.

‘Hedefimiz iktidar!’

CHP Edirne İl Başkanı Av. Harika Taybıllı, 21.Olağanüstü Kurultayı’nın sadece bir kurultay değil, halkın iktidar özlemine verilen net bir yanıt olduğunu bildirdi.

CHP İl Başkanı Av. Harika Taybıllı, yaptığı yazılı açıklamada şunları paylaştı:

“Kurultayımızı büyük bir kararlılıkla tamamladık.

Bu sadece bir kurultay değil, halkın iktidar özlemine verilen net bir yanıttır.

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel yeniden güven tazelemiş, Parti Meclisimiz, Disiplin Kurulumuz ve Bilim Kurulumuz güçlü bir iradeyle şekillenmiştir. Hepsini yürekten tebrik ediyorum.

Bu süreçte, omuz omuza çalıştığımız, örgütümüzü onurla temsil eden tüm il başkanı yol arkadaşlarımı da yürekten kutluyorum. Hep birlikte gösterdiğimiz bu kararlı duruş, partimizin iktidar yürüyüşündeki en büyük güvencesidir.

Bu kurultayda bir kez daha gördük ki:

Cumhuriyet Halk Partisi sadece kendi kaderini değil, Türkiye’nin geleceğini yazmaya hazırdır.

Artık vakit, kararsızlığa değil cesarete; beklemeye değil harekete geçme vaktidir.

Sandığı önümüze, adayımızı yanımıza istiyoruz.

Halkın sesini, bu kez iktidara taşıyoruz!

Kimseden çekincemiz yok, hiçbir baskıdan korkumuz yok.

Çünkü biz halkız. Biz halkın partisi Cumhuriyet Halk Partisiyiz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi:

“Millete efendilik yoktur; hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.”

Ve geliyoruz. Halka hizmet yolunda emin ve sağlam adımlarla ilerliyoruz.

21.Olağanüstü Kurultayımızın sonuçlarının partimiz ve ülkemiz için hayırlı olacağına inancımız tamdır. Hedefimiz iktidar!”