Edirne Milletvekili Ediz Ün, üniversitelerde görev yapan öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve araştırma görevlilerinin maaşlarında yaklaşık yüzde 50 oranında artış öngören “Yükseköğretim Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu. Ün, teklifin akademik personelin yaşam koşullarını iyileştirmeyi, beyin göçünü önlemeyi ve üniversitelerin uluslararası rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini belirtti.
Kanun gerekçesinde, üniversitelerin yalnızca eğitim kurumları değil, ülkenin bilimsel ve ekonomik kalkınmasının motoru olduğunu vurgulayan Ün, son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ve hayat pahalılığının akademisyenlerin maaşlarını hızla erittiğini belirterek, “Akademisyenler artık geçim derdine düşmüş durumda. Bilimsel üretim bu koşullarda sürdürülemez hale geldi” dedi.
Ün, teklifin yalnızca bir maaş artışı değil, yükseköğretimin geleceğini güvence altına alma adımı olduğunu ifade ederek, akademisyenlerin ekonomik kaygılardan uzak, özgürce bilimsel çalışmalarına odaklanabilmesi gerektiğini söyledi.
Kanun teklifinin gerekçesinde, son yıllarda nitelikli akademisyenlerin yurt dışına göçünde ciddi artış yaşandığına dikkat çeken. Ün, “Bu teklif, beyin göçünü durdurmak ve tersine çevirmek için atılmış somut bir adımdır” dedi. Eğitim sendikaları ve akademik örgütlerin de benzer talepleri dile getirdiğini hatırlatan Ün, akademik personelin insanca yaşam koşullarına kavuşmasının eğitimin kalitesini artıracağını vurguladı.
Ün, “Üniversiteler ülkenin düşünce gücünü ve yaratıcılığını temsil eder. Bilim insanı yoksullaşırsa, toplum geriye gider. Biz bu teklifle sadece maaşları değil, bilimin saygınlığını korumayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kanun teklifiyle, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun 12. maddesinde değişiklik yapılarak akademik personele ödenen üniversite ödeneği oranlarının artırılması öngörülüyor. Bu düzenleme ile akademik personelin maaşlarında yaklaşık yüzde 50 civarında artış sağlanacak.
SOL Parti Edirne İl Örgütü, Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Edirne İl Müftülüğü arasında imzalanan Eğitim İşbirliği Protokolü’ne bağlı olarak Edirne ve ilçelerindeki okullarda 7-10 yaş grubu çocuklar için Kur’an Kursları açılması ile ilgili il genelinde velilerin rızalarının alınması için 29 Eylül 2025 günlü yazı gönderildiğine dikkat çekerek, 4-10 yaş arası çocukların dini eğitiminin, Kur’an kurslarının geleneksel, yoğun ve akademik yapısından ziyade, aile içinde sevgi, şefkat ve örnek oluşturma yoluyla verilmesi gerektiğini bildirdi.
SOL Parti Edirne İl Sözcüsü Nazım Türkoğlu, “Çocuklarımızın üzerinden ellerinizi çekiniz!” başlığı altında gerçekleştirdiği açıklamada, şunları kaydetti:
“AKP-MHP iktidarı çocuklarımızın geleceğini karartıyor, ülkemizi karanlığa sürüklüyor.23 yıllık iktidarları döneminde kendi ideolojik ve siyasi tercihleri doğrultusunda ‘kindar ve dindar’ nesil yetiştireceğiz iddiasıyla eğitimi orta çağ karanlığına gömdüler.
2002 yılından bu yana 10 Milli Eğitim Bakanı ve 18 Müfredat programı değiştirdiler.Bu süreçte kendilerince yaptıkları en önemli değişiklik 4+4+4 zorunlu eğitim sistemine geçişti sözde. Şimdi ondan da vazgeçiyorlar. Yandaş basın ve yayın kuruluşlarını, sendika, vakıf ve derneklerini kamuoyu diye bizlere yutturmaya çalışarak zorunlu eğitim sistemini kısaltmayı önlerine iş olarak koymuşlar.
Şu an için AKP-MHP iktidarı tarafından ülke genelinde 4-6 yaş çocukları için açılan 6721 Kur’an Kursu mevcut. Buna karşı 3910 adet anaokulu açmışlardır.
VELİLERİN RIZASI
4-6 yaş Kur’an kursları yetmiyormuş gibi Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Edirne İl Müftülüğü arasında Eğitim İşbirliği Protokolü imzalanmış. Bu protokole bağlı olarak Edirne ve ilçelerindeki okullarda 7-10 yaş grubu çocuklar için Kur’an Kursları açılması ile ilgili il genelinde velilerin rızalarının alınması için 29.09.2025 günlü yazı gönderilmiş.
Bu protokole ses çıkarmayan il genelinde örgütlülüğü bulunan eğitim iş kolunda örgütlenmiş sendikalara, demokratik kitle örgütleri ile Pedagojik formasyon almış il, ilçe milli eğitim müdürleri ile okul müdürlerine ve tüm öğretmenlere soruyoruz! Bu anlayış ve protokoller ile mi çocuklarımızı uluslar arası arenada yarıştıracaksınız?
Aşağıdaki bilimsel gerçeklikleri tüm anne-baba ve ebeveynlerin dikkat ve bilgilerine önemle sunuyoruz.
Ancak yukarıda belirttiğimiz tüm kurum, kuruluş ve bireyler ile sayın yetkililerin aşağıda sıraladığımız bu bilimsel gerçeklikleri bilmediklerini düşünmüyoruz. Onları bir kez daha düşünmeye ve vicdanlarını sorgulamaya çağırıyoruz.
PEDAGOJİK RİSKLER
Çocukların dini ve manevi gelişimleri, ebeveynlerin en doğal ve hassas konularından biridir. Ancak, 4-10 yaş aralığındaki çocukların yoğun ve yapılandırılmış Kur’an kursu eğitimine tabi tutulması, onların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimleri açısından önemli pedagojik riskler taşımaktadır. Bu yaş dönemi, akademik bir ezber ve disiplin ortamından ziyade, oyun, keşif ve somut öğrenme ile desteklenmelidir.
Pedagoji ve gelişim psikolojisi, özellikle 7 yaş öncesi çocukların ve kısmen 7-11 yaş arası çocukların soyut düşünme yeteneklerinin tam olarak gelişmediğini gösterir.
Dini inanç, kader, ölüm, cennet, cehennem gibi Kur’an kurslarında sıkça ele alınan kavramlar çocuklar için son derece soyut ve anlamlandırılması zordur. Bu soyut bilgilerin zorla yüklenmesi, ezberciliğe yol açar ve inancın anlamından kopuk, mekanik bir ritüel haline gelme riskini doğurur.
Çocuğun anlamadığı bir metni zorla ve sürekli tekrarla ezberlemesi, öğrenmeye karşı direnç geliştirmesine, kaygı yaşamasına ve Kur’an’a karşı olumsuz duygular beslemesine neden olabilir.
Bu yaş grubu çocuklarının en temel ihtiyaçlarından biri hareket ve oyundur. Uzun süre sabit bir yerde oturup ders dinlemek ve yoğunlaşmak, onların doğal gelişimlerine aykırıdır.
Özellikle küçük yaşlarda (4-6 yaş) dikkat süreleri oldukça kısadır. Kur’an kurslarındaki uzun süreli ders saatleri, çocuğun fiziksel yorgunluğunu artırır, dikkatini dağıtır ve öğrenme verimliliğini düşürür.
Pedagojik olarak etkili öğrenme, bu yaşlarda oyun temelli, somut materyallerle desteklenmiş, deneyimleyerek ve keşfederek gerçekleşir. Ciddi ve disiplinli bir kurs ortamı, çocuğun bu doğal öğrenme kanallarını tıkar.
Yoğun dini eğitim ve disiplin, çocuğun duygusal sağlığı üzerinde baskı oluşturabilir.Ayetlerin veya hadislerin bağlamından koparılarak, ağırlıklı olarak ceza, günah ve korku temalı bir dil ile aktarılması, çocukta dini kaygı, suçluluk ve korku duygularını tetikleyebilir.
Akranları ile rekabete dayalı bir ezber ortamı, çocuğun özgüvenini zedeleyebilir ve sosyal gelişimini olumsuz etkileyebilir.
ÇOCUKLARIN DİNİ EĞİTİMİ
SOL Parti olarak; 4-10 yaş arası çocukların dini eğitimi, Kur’an kurslarının geleneksel, yoğun ve akademik yapısından ziyade, aile içinde sevgi, şefkat ve örnek oluşturma yoluyla verilmelidir.
Dini değerler ve Kur’an sevgisi, hikâyeler, oyunlar, sanatsal faaliyetler ve anne-babanın yaşam tarzı aracılığıyla doğal bir süreç içinde sunulmalıdır.
Yoğun ve yapılandırılmış akademik dini eğitime başlamak için ilkokulun sonları (9-10 yaş) veya ortaokul dönemi (11-14 yaş) gibi bilişsel olarak soyut düşüncenin gelişmeye başladığı dönemler daha uygun kabul edilmektedir.
Pedagojik ilke, çocuğun gelişim hızına saygı duymayı ve ona en uygun öğrenme ortamını sağlamayı gerektirir. Çocukluk, bilginin zorla yüklendiği bir dönem değil, keşfetme ve sevgiyle büyüme dönemidir.
Şu unutulmamalıdır. Müslümanlık bu ülkeye AKP-MHP iktidarı ile gelmedi. Bu toplum bu halk, dün de Müslüman dı,bugünde Müslümanlar. Mevcut iktidar karanlık rejimlerini kalıcılaştırmak için çocuklarımızın geleceklerini karartıyorlar.
Atatürk Türkiye’sinden, devrim ve ilkelerinden, seküler yaşamdan yana olanları, yüz yıllık Cumhuriyet değerlerine, laikliğe, laik ve bilimsel eğitime sahip çıkanları hep birlikte birleşik mücadeleye çağırıyoruz.
Bu tek adam düzenini ve yarattığı karanlığı ortadan kaldırmak, bu gerici rejimi memleketimizin bağrından söküp atmak tek çözümdür. Birleşe, birleşe kazanacağız. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber, ya hiç birimiz.”
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) geçen hafta Salı günü yapılan kongresinde yeniden İlçe Başkanlığına seçilen Lütfü Serbest ve yönetimi İlçe Seçim Kurulu’ndan mazbatasını aldı.
Edirne Adliyesine ilçe yönetimi ve delegeleriyle gelen Serbest yaptığı açıklamada, “Bizleri bir kez daha bu göreve layık gören delegelerimize ve üyelerimize çok teşekkür ediyorum. İlçemizde birlik ve beraberlik içerisinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Ben demeden biz diyerek çıktığımız bu yolda başarımıza başarı kattık. Şimdi iktidar olmak için çalışmaya devam edeceğiz. Bu dönemde listemizde gençlerimize daha fazla yer verdik. Vermeye de devam edeceğiz. Her zaman her konuda örgütümüzle beraber olan ve bugünde bizleri yalnız bırakmayan Süloğlu Belediye Başkanımız Mehmet Ormankıran’a çok teşekkür ediyorum. Birliğimiz beraberliğimiz daim olsun” dedi.
Süloğlu CHP ilçe başkanı Lütfü Serbest ve Yönetimi mazbatalarını aldıktan sonra Edirne Adliyesi önünde fotoğraf çektirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, merakla beklenen il kongresinin 19 Ekim Pazar günü Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirileceğini açıkladı.
CHP’de 17 Eylül’de İpsala’yla başlayıp 4 Ekim’de Havsa’yla sona eren ilçe kongrelerinin ardından merakla beklenen il başkanlığı kongresinin de tarihi belli oldu. CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, İl kongresinin 19 Ekim Pazar günü Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirileceğini açıkladı.
İl başkanlığı yarışının, partinin yerel seçim öncesi izleyeceği politikalar açısından da önem taşıdığı ifade edilirken, CHP teşkilatlarında hareketlilik giderek artıyor. İl başkan adaylığı için henüz resmi bir açıklama yapılmazken, ilçe kongrelerinde seçilen il delegeleri, 19 Ekim’de Atatürk Kültür Merkezi’nde sandık başına gidecek.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, Saadet Partisi Genel Merkezi’nde, İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı’nda barınma hakkının bir lüks değil, insan onurunun temeli olduğunu vurguladı:
Genel Başkan Mahmut Arıkan’ın basın toplantısıyla başlayan programda, güncel siyasi ve toplumsal gelişmeler ele alındı. Toplantıda, teşkilat çalışmalarının yanı sıra şehirlerde düzenlenen “Ortak Akıl Güçlü Şehir” çalıştaylarının sonuçları da değerlendirildi.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, toplantıda yaptığı sunumda Eylül ayında Bartın ve Mardin’de gerçekleştirilen çalıştayların sonuçlarını aktararak, şehirlerin planlı kalkınması, sosyal adalet ve barınma hakkı konularında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
“Şehirlerimizin Geleceğini Ortak Akılla İnşa Edeceğiz”
Sinan Tekin, “Ortak Akıl Güçlü Şehir” çalıştaylarının Türkiye genelinde önemli bir karşılık bulduğunu belirterek şunları söyledi:
“Biz, şehirlerimizin meselelerini sadece tespit etmekle kalmıyor, çözüm yollarını da yerel paydaşlarla birlikte geliştiriyoruz. Bartın’da çevre ve sanayi dengesini, Mardin’de ise tarım, turizm ve su kaynaklarını merkeze aldık. Akademisyenlerin, sivil toplum temsilcilerinin ve yerel yöneticilerin katkısıyla çok değerli sonuçlara ulaştık. Bu modeli Türkiye’nin tüm şehirlerine yayacağız.”
Tekin, şehirlerin geleceğinin yalnızca yatırımlarla değil; adil, planlı ve katılımcı bir yönetim anlayışıyla güvence altına alınabileceğini ifade etti.
“Barınma Hakkı İnsan Onurunun Temelidir”
Sunumunda, Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan “Barınma Krizi: Türkiye’de İnsan Onuruna Yakışır Konut Hakkı Tehlike Altında” başlıklı rapora da değinen Tekin, barınma hakkının bir lüks değil, insan onurunun temeli olduğunu vurguladı:
“Bugün ülkemizde milyonlarca vatandaş kira yükü altında eziliyor. Avrupa’da kira artışlarının en yüksek olduğu ülke Türkiye. Bu mesele sadece ekonomik değil; gençlerin, ailelerin ve toplumun geleceğini ilgilendiren bir adalet meselesidir. Biz Saadet Partisi olarak, her ailenin güvenli, sağlıklı ve insanca yaşayabileceği bir konuta sahip olmasını savunuyoruz.”
Tekin, raporda yer alan çözüm önerilerini de özetledi:
Sosyal konut üretimi artırılmalı, TOKİ asli görevine dönmelidir. Dar gelirli ailelere kira desteği sağlanmalıdır. Kamu lojmanları yeniden güçlendirilmelidir. Kira artışları ve konut piyasası etkin biçimde denetlenmelidir. Yabancıya konut satışı ve kısa dönemli kiralama sınırlanmalıdır.
Uzun vadeli finansman modelleri ile dar gelirli ailelerin ev sahibi olması kolaylaştırılmalıdır.”
Tekin, bu politikaların yalnızca barınma krizini hafifletmeyeceğini, aynı zamanda toplumsal huzuru, aile bütünlüğünü ve şehirlerin yaşanabilirliğini güçlendireceğini ifade etti.
AK Parti İl Kadın Kolları Başkanlığı tarafından, İsrail tarafından soykırımın devam ettiği Filistin halkına destek amaçlı ‘Gazze İçin Sessiz Çığlık’ sloganıyla basın açıklaması gerçekleştirildi.
AK Parti Kadın Kolları Genel Başkanlığı tarafından ‘Gazze İçin Sessiz Çığlık’ sloganıyla 81 ilde eş zamanlı basın açıklamaları organize edildi. Edirne’de düzenlenen basın açıklaması, Saraçlar Caddesi’ndeki PTT önünde gerçekleştirildi. Açıklamaya AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, AK Parti İl Başkanı Belgin İba, İl Kadın Kolları Başkanı Yıldız Yeşilkurt ve çok sayıda partili kadın katıldı.
‘BARIŞ KADINLA MÜMKÜN’
Yeşilkurt, Gazze’nin sessiz çığlığına ses olmak için el ele verdiklerini tüm dünyaya göstermek adına meydanlarda olduklarını belirterek, “Bugün 81 ilde kurduğumuz bu zincir, Gazze’de evlatlarını kaybeden anne-babaların zinciridir. Öksüz-yetim bırakılan çocukların zinciridir.
Ve insanlığını kaybetmeyen herkesin zinciridir. Biz; ‘Yaralıları mı kurtaracaktım, şehitleri mi taşıyacaktım ya da bir torba un mu bulmaya çalışacaktım? Yemin ederim eve tek bir torba un getirip, çocuklarımın karnının doyacağını bilsem, ölüme razı olurum’ diyen Gazzeli annenin sesi olmak için, bu sesi dünyaya duyurmak için buradayız. Bu zulmü görmezden gelen herkese soruyorum: Kalbiniz nerede? Yüce Rabbimiz mealen ‘Bir insanı öldüren, bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Bir canı yaşatan, bütün insanlığı yaşatmış gibidir.’ (Maide, 32) buyuruyor. Gazze, bu ilahi kelamın sarsıcı bir imtihanıdır. Bizler İstanbul’dan, Hakkari’den, Trabzon’dan, Erzurum’dan ve Türkiye’nin 81 ilinden dünyanın dört bir yanındaki kadınlara, kız kardeşlerimize sesleniyoruz: Barış kadınla mümkün” diye konuştu.
‘UMUT SÖZLERİ BU MEYDANDA YANKILANIYOR’
Barışçıl bir şekilde yola çıkan ve uluslararası sularda haydut İsrail’in hukuksuz müdahalesine uğrayan Küresel Sumud Filosu’nu dünyanın öylece seyrettiğini dile getiren Yeşilkurt, “Hamdolsun, Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığıyla bu adaletsizlik karşısında da sessiz kalmadı. Sadece kendi ülkesinin vatandaşlarını değil, 13 ülkeden 101 vicdan sahibi gönüllünün de ülkelerine güvenle dönmelerini sağladı. Bizler de ablukayı delmek ve insanlık onurunu korumak için mücadele eden kahramanların ülkemize dönüşlerinde oradaydık. Hepsinin dilinde aynı temenni vardı: “Biz elimizden geleni yaptık, umarım Gazze’ye bir umut ışığı olabilmişizdir.” İşte bugün o umut sözleri de bu meydanda yankılanıyor” dedi.
‘SESSİZLİĞİMİZ GAZZE’NİN EN GÜR ÇIĞLIĞI OLACAKTIR’
Sadece kadın kimlikleriyle meydanda olduklarını belirten Yeşilkurt, “Çünkü bu mesele ne dünyadaki rollerimizle, ne taşıdığımız unvanlarla, ne de sahip olduklarımızla ilgilidir;
bu mesele insanlık meselesidir. Bugün Türkiye’den tüm dünyaya tek bir şey söylüyoruz: Barış kadınla mümkündür. Slogan atmıyoruz; vicdanlarımızla haykırıyoruz. Çünkü bazı sessizlikler vardır ki, arşı yere indirir. Ve bizim sessizliğimiz, Gazze’nin en gür çığlığı olacaktır. Ve şimdi, sizleri de sessiz çığlık zincirimize davet ediyorum” şeklinde konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen olağan genel kurulla, merkez ilçe başkanlığına seçilen Volkan Akgüngör ve yönetimi ile 27 Eylül Cumartesi günü gerçekleştirilen Olağan Genel Kurulu’nda göreve gelen CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır ve yönetimi İlçe Seçim Kurulları’na giderek mazbatalarını aldı.
CHP MERKEZ İLÇE
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen olağan genel kurulla, merkez ilçe başkanlığına seçilen Volkan Akgüngör ve yönetimi, Edirne Adliyesi’nde mazbatalarını alarak göreve başladı…
CHP Merkez İlçe Başkanlığı tarafından Pazar günü gerçekleştirilen olağan genel kurulla, yönetime seçilen Volkan Akgüngör ve yönetimi için Edirne Adliyesi’nde mazbata töreni gerçekleştirildi. Törene; CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, CHP İl Başkanı Oğuz Saç, il yöneticileri ve partililer katıldı. Törende mazbatasını alan Akgüngör ve ekibi, tebrikleri kabul etti.
Tören sonrası duygularını paylaşan CHP Edirne merkez ilçe başkanı Akgüngör, “Bugün çok benim için gururlu bir gün, sevinçli bir gün. Yağmurla, bereketle geldik. İnşallah ülkemizdeki bu kuraklığa, hukuksuz, adaletsizliğe de umut olacağız. Çok çalışacağız. Belediyemizin her zaman yanında olacağız. Hizmetlerimizi daha iyi anlatacağız. Hep birlikte çok güzel işlere imza atacağız” diye konuştu.
Belediye Başkanı Gencan da, başkan ve yönetimini tebrik ederek, “Bütün ilçelerimizde seçim sürecimizi tamamladık. Seçilen tüm başkanlarımıza ben başarılar diliyorum. Ben o gün de söyledim. Gerçekten bu dönem bizler için zor bir dönem. Ama aynı zamanda çok mücadele de gerektiren bir süreç. Ben başkanıma ve yönetimine cesaretleri için çok teşekkür ediyorum. Başkanım gerçekten hem kampanya sürecimizde, daha sonraki tüm süreçlerimizde çalışkanlığıyla, dürüstlüğüyle gerçekten her zaman yanımızdaydı. Bundan sonra da yol arkadaşımız olarak yönetimiyle beraber, bizlerle olacak. Kendisine hep beraber yapacağımız güzel işlerle şimdiden başarılar diliyorum. Allah utandırmasın” dedi.
Milletvekili Yazgan ise yeni yönetimin birleştirici ve ileriye götürücü olduğunu belirterek, “Ülkemizin durumu ortada. Bu durumu hepimiz farkındayız. İnsanlarımız sefaletle, açlıkla boğuşuyorlar. Burada bizler Cumhuriyet Halk Partisi’nin neferleri olarak belediyemizle, bizler parlamentoda, diğer bizim kurullarımızla beraber iyi bir şekilde çalışabileceğimiz, başkanımızın dediği gibi hem icraatlarımızı anlatabileceğimiz hem de eksiğimiz varsa bunlara daha fazla icraata dönüştürebileceğimiz bir yönetimi arayışımız vardı. Bunu da bulduk diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
CHP İl Başkanı Oğuz Saç da, Akgüngör ve ekibinin partiyi daha ileriye taşıyacağını söyleyerek, “Volkan Bey ve yönetiminin işinden başarılar diyorum. Başkanlarımın da dediği gibi bu yağmurla, bereketle beraber geldi. Topraklarımıza faydalı olacak genç, dinamik, enerjik ekibiyle partimizi daha ileriye taşıyacağına ben de eminim. Hep beraber belediye başkanımız, milletvekilimiz, Volkan abimiz, ben, yönetimler, üyesinden delegesine, her kademedeki yöneticisine kadar birlik beraberlikle partimizi iktidara taşıyıp toplumumuzu refaha kavuşturacağız. Bu ekip güçlü bir ekip, genç bir ekip. Biz bunu başaracağız hep beraber” ifadelerini kullandı.
CHP KEŞAN
27 Eylül Cumartesi günü gerçekleştirilen CHP Olağan Genel Kurulu’nda göreve gelen CHP Keşan İlçe Yönetimi Keşan İlçe Seçim Kurulu’na giderek mazbatalarını aldı.
Saat 11.00’de İlçe Seçim Kurulu’na giden başkan Anıl Çakır ve yönetim kurulu üyeleri;Ferit Akın, Gülin Akarca, Berkay Ar, Rakip Borazan, Turgay Dere, Onur Gezer, Öykü Günce Gür, İbazel Karataş, Hatice Öcal, Dilek Özden, Ülkü Tanman, Kubilay Öztürk, Bülent Saylam, Erdem Tunca mazbatalarını aldı. CHP İlçe Yönetim Kurulu’na ,Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan ve Başkan Yardımcıları Bilgin Atılı, İsmail Büyükvarlık ile Cumhuriyet Halk Partililer de eşlik etti.
Mazbata töreninin ardından konuşan CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, kongre sürecinin başarıyla geride bırakıldığını hatırlatarak, genel seçim sürecini başlattıklarını söyledi. Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan da, ”Parti olarak kendi içimizde bir iç yarıştı. Hayırlısıyla tamamlandı. Partimiz bu süreçten daha da güçlenerek çıktı” dedi.
İlçe Başkanı Anıl Çakır’ın başkanlığında gerçekleşen ilk toplantıda yönetim kurulu üyeleri arasında görev dağılımı gerçekleştirildi. Görev paylaşımı şu şekilde açıklandı:
İlçe Sekreterliği Bülent Saylam. İlçe Saymanlığı Ferit Akın. İlçe Bilişim Sorumlusu: Ülkü Tanman. Eğitim Sekreterliği: Erdem Tunca. Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı: Kubilay Öztürk. Örgütlenmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı: Onur Gezer – Rakip Borazan. Kadın Örgütlenmesinden Sorumlu Başkan Yardımcısı: Hatice Öcal – Dilek Özden. STK ve Derneklerden Sorumlu Başkan Yardımcısı: İbazel Karataş. Gençlik Örgütlenmesinden Sorumlu Başkan Yardımcısı: Öykü Gülce Gür – Berkay Ar. Basından Sorumlu Başkan Yardımcısı: Gülin Akarca. Halkla İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı: Turgay Dere. Köyler ve Kırsaldan Sorumlu Başkan Yardımcısı: İbazel Karataş. Sosyal Medyadan Sorumlu Başkan Yardımcısı: Gülin Akarca
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) üyesi, Edirne İYİ Parti Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Strazburg’da yaptığı konuşmada Bulgaristan’daki demokrasi, özgürlük ve hukukun üstünlüğü ile ilgili kaygılarını dile getirdi.
Akalın, Varna Belediye Başkanı Blagomir Kotsev’in gözaltına alınmasının ülkede büyük gösterilere yol açtığını hatırlatarak, “Yargısal tedbirlerin siyasi bir araç olarak kullanılabileceği endişesi oluşmuştur” dedi.
Konuşmasında, yargı bağımsızlığının belirsizliğine, yolsuzlukla mücadelenin yetersizliğine ve GRECO’nun tavsiyelerinin büyük kısmının hâlâ uygulanmadığına dikkat çeken Akalın, şu tespitlerde bulundu:
“Azınlık örgütlerinin tanınma konusunda sorun yaşadığı,
Bulgaristan’daki Türklerin bürokrasi, eğitim, ibadet ve nefret söylemi gibi alanlarda ciddi zorluklarla karşılaştığı,
İstanbul Sözleşmesi’nin hâlâ onaylanmamış olduğu,
Basın özgürlüğünde ilerleme kaydedilmesine rağmen medya tekelleşmesi ve dezenformasyon risklerinin sürdüğü…”
Prof. Dr. Akalın, “”AKPM’de gündem Bulgaristan: Yolsuzluk, yargı bağımsızlığı ve azınlık hakları” başlıklı paylaşımına, Avrupa’nın yaklaşımına da vurgu yapıp, önergeyi desteklediğini belirterek, “Bizim rolümüz kınamak değil, destek olmaktır. Bu Meclis’in dikkatli kalmasını ve gerekirse bağımsız bir inceleme başlatılmasını öneriyorum” ifadelerini kullandı..
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, Cumhuriyet Halk Partisi Aile ve Sosyal Hizmetlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka’yı makamında ziyaret etti.
Görüşmede, Türkiye’nin sosyal politikaları, aile yapısının korunması, kadın ve çocukların karşı karşıya kaldığı sorunlar ile sosyal hizmetlerin güçlendirilmesi konularında fikir alışverişinde bulunuldu. Toplumun temel taşı olan ailenin desteklenmesi ve dezavantajlı kesimlerin korunması noktasında ortak akıl ve iş birliğinin önemine dikkat çekildi.
Ziyaretin ardından değerlendirmelerde bulunan Sinan Tekin şunları kaydetti:
“Sosyal politikalar partiler üstü bir meseledir. Kadınların, çocukların, yaşlıların ve engellilerin hayatlarını kolaylaştıracak, onlara güvenli ve insanca bir yaşam sunacak politikalar üretmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu anlayışla yürütülen her çalışmayı kıymetli görüyor, diyalog ve iş birliğini sürdüreceğimizi ifade ediyorum.”
Nazik ev sahipliği için Aylin Nazlıaka’ya teşekkür eden Tekin, bu tür ziyaretlerin demokratik diyalog kültürünü güçlendirdiğini ve siyasette uzlaşma zeminini artırdığını da vurguladı.
Edirne tanıtımı başta olmak üzere bir çok yerde başarılı çalışmalar yapan Recep Dural, Süloğlu Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanlığı Seçimlerinde il delegeliği görevine seçildi.
Dural, “Öncelikle böyle bir göreve layık görülmem beni fazlasıyla mutlu etti. Süloğlu’muzu ve Edirne’mizi en iyi şekilde farklı mecralarda ve yerlerde temsil ediyordum. 10 yıl televizyon programcılığım, gazetelerde köşe yazarlığı, sunumlarım, rahmetli Bahri abimizle başladığımız Edirne Tanıtma Derneği Başkan Vekilliğim, Türkiye Yerel Basın Birliği Genel Merkez Delegeliğim, Edirne Genç Çiftçiler Derneği Genel Sekreteri gibi görevlerimiz mevcutta bulunmakta. Yeni görevimi bu noktada da gururla temsil edeceğim. Bu göreve beni layık gören başta Süloğlu’muzda üç dönemdir başarılı bir şekilde hizmetleriyle halkın sevgisini kazanan, kimseyi ayırmayan adaletli ve dürüst hizmet anlayışını bizlere öğreten Belediye Başkanımız Mehmet Ormankıran’a, dört dönemdir ilçe başkanlığıyla örgütü bir arada tutarak yönetimiyle partimizin başarısına başarı katan ilçe başkanımız Lütfü Serbest’e ve yönetimine, İl Genel ve Belediye Meclis üyelerimize ve yıllardır partimizde tüm zorluklarla, yokluklarla mücadele ederek partimizi ayakta tutan bugün bu önemli görevleri biz gençlere emanet eden partimizin büyüklerine çok teşekkür ediyorum” dedi.
Dördüncü kez Süloğlu ilçe başkanı görevine getirilen Lütfü Serbest’in yönetiminde Hüseyin Topçu, Zafer Durel, Yüksel Çomak, Gürkan Göçer, Altan Yavaş, Erhan Uygun, Davut Engin, İsmail Yılmaz, Mustafa Prisköy ve Celal Akçin yer alırken İl Delegeleri Recep Dural, Volkan Mutu, Sergen Zaptiye, Ece Tula, Buse Kara, Mutlu Serbest seçildi.