Kategori arşivi: Siyaset

‘Milletin cebini deşiyorsunuz’

Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, ekonomik kriz ve yüksek enflasyon konusunda hükümete yönelik sert eleştirilerde bulundu. Akalın, hükümetin uyguladığı popülist ekonomi politikalarının ülkeyi derin bir ekonomik bunalıma sürüklediğini belirtti. Merkez Bankası’nın bağımsızlığının sorgulanması, faiz oranlarının politik müdahalelerle belirlenmesi ve döviz rezervlerinin hızla tükenmesi gibi adımları eleştiren Akalın, bu politikaların Türk Lirası’nın değer kaybetmesine ve enflasyonun kontrolden çıkmasına neden olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Akalın, ekonomik krizin geniş kitleleri olumsuz etkilediğini, işçi, memur ve emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ve alım güçlerinin tarihin en düşük seviyelerine gerilediğini vurguladı. Gıda, enerji ve konut gibi temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarındaki artışın yaşam standartlarını ciddi şekilde düşürdüğünü belirtti. Emeklilerin sabit gelirlerinin enflasyon karşısında eridiğini ve yoksulluk sınırının altına düşenlerin sayısının hızla arttığını söyledi.
Hükümetin “irrasyonel politikalar” olarak nitelendirilen uygulamalardan vazgeçerek para sıkılaştırma politikalarına yöneldiğini belirten Akalın, yaşanan hatalardan dönmenin faturasının dar gelirli vatandaşlara çıkarıldığını ifade etti. Şu anda uygulanan vergi paketlerinin ve tasarruf tedbirlerinin gelir dilimlerine göre adil dağılmadığını, bunun yerine vatandaşın sırtına yüklendiğini vurguladı. Dolaylı vergilerin artırılmasının temel tüketim maddelerinin fiyatlarını daha da yükselttiğini ve halkın geçim sıkıntısını derinleştirdiğini söyledi.
Ekonomik reformların gerekli olduğunu, adaletin sağlanması gerektiğini belirten Akalın, aksi takdirde orta sınıfın yok olacağını ve zengin-fakir uçurumunun daha da derinleşeceğini belirtti. Son olarak, hükümete seslenerek, “İşçinin, memurun alın teriyle kazandığı parayı vergi adı altında yoksullaştırıyorsunuz. Milletin cebini deşiyorsunuz” dedi. Akalın, hükümetin “Ekonomiyi ben bilirim” yaklaşımının yerine, bu işi daha ehil kişilere bırakması gerektiğini vurgulayarak, bu sayede yaşanan hataların daha az hasarla atlatılabileceğini söyledi.

‘Tek hedefim CHP’yi iktidara taşımak’

Olgay GÜLER

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) geçtiğimiz hafta il başkanlığına atanan Avukat Harika Taybıllı, ilk basın toplantısını gerçekleştirdi.

CHP’de geçtiğimiz Perşembe Edirne İl Başkanlığı’na atanan Harika Taybıllı, Ankara ziyareti sonrası basın mensuplarıyla bir araya geldi. Partinin il başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda Taybıllı’ya, mevcut il yönetimi tam kadro katılarak destek verdi. Taybıllı, il başkanı olma süreci ve bundan sonraki hedeflerini paylaştığı toplantıda, göreve layık olabilmek için elinden geleni yapacağını söyledi.

‘YÖNETİMDE BİR GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ DÜŞÜNMÜYORUZ’

Önceki dönem il başkanı Samet Kahraman’ın çok ciddi ve güzel çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Taybıllı, “Kendisine çalışmalarından dolayı ve onunla birlikte çalışan il yönetim kurulu üyesi olan arkadaşlarıma ve ilçe yönetimimize tekrar teşekkür ediyorum. Bu yoğun çalışmalardan sonra kendisi, özel sebeplerinden dolayı bayrağı devretti. Ben de buna talip oldum ve bu esnada genel başkanımız, MYK üyelerimiz ve yönetim kurulu arkadaşlarımız, sağ olsunlar beni bu göreve layık gördüler. Yönetim Kurulu üyeleriyle toplantı yapıp görüştük. Herkes zaten olumlu, hiçbir problemimiz yok ve herkes görevinin başında. Bir değişiklik düşünmüyoruz. Yeniden görev dağılımına da bu aşamada görev duyulmadı. İlerleyen zamanlarda belki değişiklik isteyen arkadaşlar olabilir, bu o süreçte değerlendirilir. Şu an için herkes mevcut görevlerine devam ediyor” dedi.

‘TÜZÜK VE YASALARA GÖRE ÇELİŞKİ YOK’

Edirne Belediyesi’nde devam eden meclis üyeliği ile siyasi parti il başkanlığını aynı zamanda yürütmesinin tüzük ve yasaya göre bir sorun teşkil etmediğini anlatan Taybıllı, “Tüzüğe ve yasalara göre şu anda bir çelişki yok. Hatta yönetmelik, burada çok net şekilde hem meclis üyesi hem de il başkanı olabilir şeklinde. Sadece belediye meclisi için söylemiyorum, il genel meclisi de olsa durum aynı olurdu. Bunun olmasında herhangi bir sorun yok. Dolayısıyla devam edip etmeyeceğim konusunda bunu arkadaşlarımla, parti merkezimle ve genel başkanımla tekrar değerlendirdikten sonra süreç içerisinde belki bir değişiklik yapma gibi bir durum söz konusu olursa onunla ilgili ayrıca bir basın açıklaması yaparız ama şu an meclis üyeliğim ve il başkanlığım arasında herhangi bir problem yok” diye konuştu. 

‘PARTİYİ İKTİDARA TAŞIMAKTAN BAŞKA HEDEFİM YOK’

Kendisinin Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın’dan belediye başkan yardımcılığı gibi bir talebinin olmadığını dile getiren Taybıllı, “Ben belediye başkan yardımcılığına hiçbir şekilde talep açmadım. Bununla ilgili ne genel merkezle ne de belediye başkanımızla görüşmedim. Sözlü olarak da böyle bir talebim olmadı. Bunun muhatabı belediye başkanıdır, belediye başkanı şayet diyorsa ki; ‘evet Harika hanım geldi benden belediye başkan yardımcılığı istediğini söyledi’, o zaman bir şey diyemezdim ama bunu söyleyemeyeceği için ben çok gönül rahatlığıyla belediye başkan yardımcılığı istemedim diyebiliyorum. Hiçbir koşulda ne yazılı, ne sözlü buna talip olmadım, öyle bir şey düşünmedim. O yüzden reddedilmiş bir durum da söz konusu değil. Siyasette bundan sonraki en başlıca hedefim, arkadaşlarımla birlikte partimiz için sonuna kadar çalışarak, genel seçimlerde partimizin şu anda Türkiye’de birinci parti olma başarısını katlayarak partimizi iktidara taşımak, bundan başka bir hedefim şu anda yok” ifadelerini kullandı.

NESİM İBA OLAYINA DEĞİNDİ

AK Parti İl Başkanı Belgin İba’nın eşi Nesim İba’nın, Edirne Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü’nde yaşadığı olayı da değerlendiren Taybıllı, “Bir kamu kurumuna karşı yapılmış olan böyle bir davranışın kesinlikle zaten karşısındayız. Bunu hiçbir koşulda tasvip etmemiz mümkün değil. Bununla birlikte kentimizde böyle bir şeye maruz kalınması ve bizim kendi belediyemizde böyle bir şeye maruz kalınması ziyadesiyle bizi üzdü. Konu da şu anda yargıya taşındı bildiğim kadarıyla. Kamuyu ilgilendiren her şey ve yapılacak her haksızlığın karşısındayız” şeklinde konuştu.

‘EDİZ MARTİN ÖRGÜTÜMÜZLE GÖRÜŞMÜŞ DEĞİL’

Kamuoyunda sıkça dillendirilen, İYİ Parti’li Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin’in CHP’ye geçeceği yönündeki söylentilere de açıklık getiren Taybıllı, “Uzunköprü Belediye başkanı ile ilgili söylentiler benim de kulağıma geldi. Kendisi henüz örgütle görüşmüş değil, bildiğim kadarıyla Uzunköprü ilçesi örgütüyle de görüşmedi, bizimle de şu an için böyle bir diyalogu yok. Bundan sonraki süreçte diyaloga geçtikten sonra, o süreç açıldıktan sonra devamında ne şekilde bir yol izlenir? Olur mu, olmaz mı? O’nu süreç gösterecek” dedi.

‘Tasarrufu şatafattan yapın’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, yerel basının sorunlarını bu kez TBMM Genel Kurulu’nda kürsüden dile getirdi. Yerel basına yönelik tasarruf tedbirlerini anımsatan Yazgan, “Yanlış yapıyorsunuz. Tasarrufu yerel basından değil lüksten, şatafattan yapın” dedi. Yazgan’ın, iktidar sıralarına dönerek sarf ettiği “Türkçeyi yanlış anlıyorsunuz. Bu ‘basın’, sizin sandığınız gibi ‘üstüne basın’ değil” sözleri dikkat çekti.
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, TBMM Genel Kurulu’nda söz aldı. “Bağımsız-lığımızın, egemenliğimizin, cum-huriyetimizin tapusu olan Lozan Barış Anlaşması’nın 101. yılında Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü, 2. Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’yü ve tüm kahraman-larımızı saygıyla anıyorum. Emsali olmayan siyasi bir zaferdir Lozan, bunu da buraya not düşmek istiyorum” ifadeleriyle konuşma-sına başlayan Yazgan, konuşma-sının büyük kısmını yerel basına ayırdı.
24 Temmuz’un “Gazeteciler ve Basın Bayramı” olarak anıldığını söyleyen Yazgan, “24 Temmuz gerçekten gazeteciler ve basınımız için bayram mı? Bazı gazetecilerimiz var mesela; açılışını sizlerin yaptığı, sonra FETÖ’den kapatılan Bank Asya’dan aldıkları kredilerle lüks ev sahibi olanlar ekranların, gazetelerin köşe başını tuttular. 24 Temmuz onlar için bayram. Kamuoyuna zaman zaman yansıyor, bazı gazeteciler var, ballı ihalelerle iş tutuyor. 24 Temmuz onlar için de bayram. Peki, 24 Temmuz kimin için bayram değil biliyor musunuz? İktidarın türlü baskılarına, tehdidine, davalarına karşı mesleğinin onurunu koruyan gazetecilerin bayramı değil. Yaptıkları gerçek, doğru haberler nedeniyle günaşırı adliyeye giden, soruşturma geçiren gazetecilerimiz için de bayram değil. Bu gazetecilerimiz için 24 Temmuz, Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’dür. Onların hepsini sevgi ve saygıyla selamlıyorum” ifadelerini kullandı.
‘Türkçeyi yanlış anlıyorsunuz’
Kamu kurum ve kuruluşlarına gazete alımını engelleyen ve kamu kurum ve kuruluşları tarafından reklam-ilan verilmesinin önüne geçen tasarruf tedbirleri genelgesine değinen Yazgan, “Basına yargınız aracılığıyla tekzip gönderdiniz, gazetecilere dava açtınız, tehdit ettiniz; yeri geldi fiziki saldırıya uğradılar, yetmez gibi şimdi de tasarruf bahanesiyle yerel basının üzerine karabasan gibi çökülmek isteniyor. Siz Türkçeyi yanlış yorumluyorsunuz; bu ‘basın’, sizin sandığınız gibi ‘üzerine basın’ değil. Sarayınız her gün, her dakika binlerce emekçinin aylık maaşını tek çırpıda harcıyor. Hâl böyleyken tasarrufu basına yıkmaya çalışmanızı da kabul etmiyoruz. Bu beğenmediğiniz, yıllardır denemenize rağmen kontrol edemediğiniz basını, baskı ve etki altına almaya çalışmanın bir örneğidir. Yanlış yapıyorsunuz, benden size söylemesi” dedi.
‘Bedava uçak bileti vermeyin’
Yerel basının desteklenmesi amacıyla verdiği yasa teklifini anımsatan Yazgan, şunları kaydetti:
“Akıl dışı ve inat üzerine kurulu ekonomi politikalarınızla ülkeyi krize sürüklediniz. İşçisi, emeklisi, genci, yaşlısı, öğrencisi, çalışanı; kısacası çok maaşlı ballı bürokratlarınız dışında herkesi krize sürüklediniz. Dövizdeki yüksek artış kâğıt fiyatlarından matbaaya her şeyi etkiledi. Bu şartlarda yerel basınımız bugün var olma mücadelesi veriyor. Az önce bahsettiğim genelgeden sonra çok sayıda yerel gazete basılı yaşamına son verdi. Zaten yerel gazetelerin hepi topu birkaç kalem geliri var, ona da ‘tasarruf’ adı altında el koyuyorsunuz. Tasarrufu yerel basından değil lüksten, şatafattan yapın. Mesela, cemaatlere bedava uçak bileti vermeyin; mesela, eşinizin dostunuzun vergi borcunu sıfırlamayın. Gelin, bu karardan vazgeçin, yerel gazetelerimiz için idam fermanı anlamına gelen bu karardan cayın; gelin, Meclis Başkanlığına sunduğum yasa teklifini gündeme alalım, Meclis tatile girmeden yerel basınımıza bu müjdeyi verelim.”

‘Çiftçiye destek verilmelidir’

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin, Türkiye’nin 15-20 yıl öncesine kadar tarım ve hayvancılıkta Dünya’da kendi kendine yeten 7 ülkeden biri iken, bugün etinden samanına varıncaya kadar ithal eden bir ülke haline geldiğini belirterek, “Bu durum ülkemiz için içler acısı” dedi.
Tekin, 26 Temmuz “Hasat Bayramı” dolasıyla bir kutlama mesajı yayınladı. Av. Tekin mesajında; “Hasat, başta insanlar olmak üzere birçok canlının hayatlarını sürdürmesinde olmazsa olmazları olan Buğdayından Pirincine, Elmasından Üzümüne… olgunlaşan çeşitli ürünlerin bizlere sunulması olan bir “Hasat” mevsiminin daha bayramını kutluyoruz. Unutmayalım ki, her hasatta alın terinin, her üründe emeğin izi vardır. Çiftçilerimizin alın teriyle yeşeren tarlalar, bağlar, bahçeler ihtiyacımızı karşılar ve geleceğimizi aydınlatır” şeklinde konuştu.
Av. Sinan Tekin devamla; “15-20 yıl öncesine kadar Tarım ve Hayvancılıkta Dünya’da kendi kendine yeten 7 ülkeden biri iken, bugün etinden samanına varıncaya kadar ithal eden bir ülke haline geldik. Bu durum ülkemiz için içler acısı! Teknik, teknoloji ve sanayide büyük ölçüde dışa bağımlı olan ülkemiz, tarım ve hayvancılık konusunda da yanlış politikalarla aynı duruma getirildi. bu konu iktidarın öncelikle ele alacağı konulardan biri olmalı ve iktidarı ile muhalefeti ile ve de sahasında uzman ehil kişileri ile oluşturulacak heyet ile bu konuda çözüm aranmalıdır. Yapılacak planlamalar çiftçiye yön ve destek verilmelidir. Aksi halde ekim her geçen gün azalır ve topraklarımız da ayağımızın altından kayar gider!” ifadelerini kullandı.
Hollanda ülkesinden örnek veren Av. Tekin, “18 milyon nüfusa sahip Hollanda’nın toprağı bizim Konya İlimizin toprağı kadar! Ama yılda yaklaşık 100 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatı yapıyor! Dünya çiçek ihracatında yüzde 49’luk pay Hollanda’nın! Halbuki, Hollanda ‘Gül’ü ecdat Osmanlı’dan alıp yetiştirmeye başlamıştı” hatırlatmasını yaparak, “Unutmayalım ki, her hasatta yeni umutlar yeşerir, her üründe emek ve sevgi hayat bulur. Bu konuda iktidar elini çabuk tutarak çiftçimizi bu günlere götürmesi için adımlar atması umuduyla tüm Çiftçilerimizin Hasat Bayramı”nı kutluyor, nice bereketli günlere/yıllara kavuşmalarını diliyorum” dedi.

‘Milli Eğitim’de ağır tahribat!’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, 2024 Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları hakkında sert eleştirilerde bulundu. 2024 Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları, eğitim sistemi ve müfredatlarda defalarca yapılan değişikliklerin başarısızlığını teyit ettiğini belirten İlçe Başkanı Çakır,“Fen bilimlerinde yüzde 83, matematikte yüzde 81’e varan başarısızlık, 70 bine yakın öğrencinin sıfır çekmesi, AKP iktidarının Milli Eğitim’de yarattığı ağır tahribatın sonucudur.”dedi.
SINAV SONUÇLARI ALARM VERİYOR
Sonuçların Milli Eğitim sisteminin büyük tahribata uğratıldığını ortaya koyduğunu hatırlatan İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerine şu ifadelerle başladı:
“Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) üniversite adayları için düzenlediği YKS sonuçları ve doğru yanıt seviyesindeki vahim başarısızlık, eğitim kurumlarının alarm verdiğini, Milli Eğitim sisteminin büyük tahribata uğratıldığını ortaya koydu. ÖSYM Başkanının açıkladığı sonuçlar özellikle sınava ilk kez giren lise son sınıf öğrencilerinin başarı düzeyinin gerilediğini, doğru cevap sayısına ilişkin ortalamaların en alt düzeylere indiğini gösteriyor.”
SINAVA KATILIM VE BAŞARI ORANLARI
İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerine sınava katılım ve başarı oranları hakkında bilgi vererek devam etti. Çakır, şu bilgileri verdi:
“Sınavın birinci oturumu olan Temel Yeterlilik Testine (TYT) 3,1 milyon adaydan 2,8 milyonu katılırken, ikinci oturumda yapılan Alan Yeterlilik Testine (AYT) yaklaşık 2 milyon adaydan ise 1,8 milyonu katıldı. 700 bin aday başvuru yapıp sınav harcını yatırdığı halde sınava girmedi. TYT’ye girenler 40 soruluk Türkçe testinde ortalama 21,4, 20 soruluk sosyal bilimlerde ortalama 9, 40 soruluk matematik testinde ortalama 7,9 ve 20 soruluk fen bilimleri testinde ortalama 3,4 soruyu doğru cevapladılar. Diğer deyişle öğrenciler, fen bilimlerinde yüzde 83, matematikte yüzde 81 başarısız oldular.”
AYT SONUÇLARINDA DAHA BÜYÜK GERİLEME
AYT sonuçlarında büyük bir gerilemenin olduğunu kaydeden İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“İkinci oturumdaki AYT sınavında doğru cevap sayısı ve başarı düzeyinin çok daha gerilediği görülürken, ortalama doğru cevap sayısı, matematik (40 soru) testinde 5,5, fizik (14 soru) testinde 2,2, kimya (13 soru) testinde 1,4 ve biyoloji (13 soru) testinde 2,3 oranında gerçekleşti. Yine AYT sınavındaki Türk dili ve edebiyatı (24 soru) testinde doğru cevap ortalaması 5,9 oldu. Önceki yıllarda olduğu gibi başarı ortalaması için net sayılarına göre yapılacak hesaplamada daha vahim bir başarısızlığın açığa çıkacağı anlaşılıyor.”
VERİLER GERÇEK TABLOYU YANSITMIYOR
Yetkililerce verilen verilerin gerçek tabloyu yansıtmadığını dile getiren İlçe Başkanı Çakır, “Sınav sonuçlarına ilişkin olarak Milli Eğitim Bakanlığı 2018, ÖSYM ise 2021’den bu yana başarı hesaplamasında sadece doğru cevap ortalamalarını yayınlıyor. TÜİK’in enflasyon verileri gibi, LGS, YKS, TYT, AYT vb. sınav sonuçlarında açıklanan ortalamalar gerçek tabloyu yansıtmıyor. Sadece doğru cevap ortalamaları kamuoyuyla paylaşılsa da başarısızlığın üstü örtülemiyor” ifadelerini kullandı.
EĞİTİM SİSTEMİNDE YIKIM GİZLENEMİYOR
Eğitim sisteminde yıkımın gizlenemediğini hatırlatan İlçe Başkanı Çakır, “22 yılda defalarca değişen Milli Eğitim Bakanları ve ‘Eğitim Reformu’ diye sıkça değiştirilen müfredatlar, din ağırlıklı ders programları, tarikat ve cemaatlerle iş birliği protokollerinin öğrenciler ve eğitim sisteminde yarattığı yıkım artık gizlenemiyor. Sınavda en düşük doğru cevap ortalamasının 1,2 ile din kültürü ve ahlak bilgisinde olması, iktidarın gençleri inancından soğutup uzaklaştırdığını, bu ideolojik planların gençlerde karşılık bulmadığını somutlaştırıyor”dedi.
GENÇLER EĞİTİMİN ÖNEMSİZLEŞTİRİLMESİNE TEPKİ GÖSTERİYOR
Gençlerin eğitimin önemsizleştirilmesine tepki gösterdiğini ifade eden CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, eleştirilerini şöyle sonlandırdı: “Survivor yarışmasına 300 bin, MasterChef yarışmasına 130 bin gencin başvurması, dinselleştirilmiş eğitimden kaçışın, eğitimin önemsizleştirilmesinin bir başka göstergesidir. 70 bine yakın gencin sıfır çektiği YKS sınav sonuçları; iktidarın eğitim-öğretim sistemine ve öğretmenlik mesleğine yönelik partizanlıkla gençlerin geleceğini yok ettiğini, umutlarını tükettiğini, ülkenin geleceğine büyük zarar verdiğini tüm açıklığıyla gösteriyor!”

Özel’e ayçiçeği mitingi önerisi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, ayçiçeği üreticisinin sorunlarının duyurulması amacıyla ayçiçeği mitinginin Keşan’da yapılması için Genel Başkan Özgür Özel’e teklifte bulundu.
Genel Başkan Özel’in de mitinge sıcak baktığını kaydeden İlçe Başkanı Çakır, “Genel Başkanımız Özgür Özel’i Edirne İl Başkanımız Harika Taybıllı ve ilçe başkanları olarak ziyarette bulunduk. Ziyarette Genel Başkanımıza ayçiçeği üretiminin yoğun bölgemizde ayçiçeği mitinginin Keşan’da yapılması konusunda teklifte bulundum. Trakya’nın dört bir yanından gelen çiftçilerimizle Keşan’dan gür bir şekilde sesimizi duyurmak istiyoruz.Genel Başkanımız mitinge sıcak baktığını söyledi” dedi.


Halkın sorunlarının aktarıldığı mitinglerle Genel Başkan Özgür Özel’e Keşan’da da ayçiçeği mitingi yapılması konusunda teklifte bulunduklarını dile getiren İlçe Başkanı Çakır, “31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde büyük başarı elde eden Partimiz seçim sonrası tematik mitinglerle halkın sorunlarını meydanlarda haykırdı. 19 Mayıs 2024 Büyük Gençlik Mitingi, 26 Mayıs 2024 Büyük Emekli Mitingi, 2 Haziran 2024Çay Mitingi, 14 Haziran 2024 Buğday Mitingi, 30 Haziran 2024 Emek Mitingi ile yurdun tüm katmanlarına hitaben birçok miting gerçekleştirildi.


Ayçiçeği üretiminin yoğun olduğu bölgemizde ayçiçeği üreticisinin sorunlarının Keşan’da duyurulması konusunda Genel Başkanımıza Keşan’da ayçiçeği mitinginin yapılması için teklifte bulunduk. Genel Başkanımız bu konuda sıcak baktı. Çiftçi kazanırsa, esnaf da kazanır, ekonominin bel kemiği, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi ‘Milletin Efendisi’ köylüleri-mizin, çiftçilerimizin sorunlarını Trakya’nın dört bir yanından gelen çiftçilerimizle Keşan’dan gür bir şekilde sesimizi duyurmak istiyoruz. Kurak bir yaz, artan girdi maliyetleri ve iktidarın ithalatlarıyla ayçiçeği üreticimiz zor durumda.” dedi.

‘Emekliler açlığa terk edildi’

Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM’de yaptığı konuşmada, İYİ Parti Grubu’nun önerisi üzerine emeklilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Akalın, konuşmasında 2024 yılının “Emekliler Yılı” olarak ilan edilmesine rağmen emeklilerin yaşadığı derin sorunların çözülmediğini belirtti.
Akalın konuşmasında, “Emekli maaşlarının yetersizliği emeklilerimizin yaşamlarını zorlaştıran en temel sorunlar arasında yer almaktadır. Mesela, Ankara’da 4 kişilik bir ailenin sadece gıda harcamaları sınırı yani açlık sınırı 19 bin liradır; buna, giyinme ve barınma gibi diğer zorunlu harcamalar da eklendiğinde rakam 60 bin liranın üzerine çıkmaktadır. Yıllarca çalışıp ülkemize hizmet etmiş emeklilerimiz şimdilerde temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz duruma gelmiştir. Gerçeklikten ve maalesef, insani değerlerden uzak emekli maaşlarının enflasyon oranlarının gerisinde kalması emeklilerimizi ekonomik bir çıkmazın içine sürüklemektedir ve onların hak ettikleri yaşam kalitesini imkânsız hâle getirmektedir. Emeklilerimiz 12.500 lira maaşla âdeta açlığa terk edilmiştir,” dedi.
Emeklilerin sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı zorluklara da dikkat çeken Akalın, özellikle kronik hastalıklara sahip emeklilerin sağlık hizmetlerine ulaşmakta büyük zorluklar yaşadığını belirtti. Yetersiz sağlık hizmetleri, ilaç temininde yaşanan sıkıntılar ve sağlık merkezlerine erişimde karşılaşılan engellerin emekliler için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade eden Akalın, “Gerek randevu sisteminde gerek hastanelerde yaşanan uzun bekleme süreleri ve yaşlı bakım hizmetlerinin yetersizlikleri emeklilerimizin sağlıklı bir yaşam sürdürmesini engellemektedir” diye ekledi.
Barınma konusuna da değinen Akalın, emeklilerin uygun konutlarda barınma imkânı bulamamasının ciddi bir sorun olduğunu belirterek, “Konut yetersizliği yaşanan ülkemizde emeklilerimiz de bu durumdan paylarına düşeni almışlardır. Hükûmet, emeklilerimizle dalga geçer gibi öğrenciler için bile yeterli olmayan KYK yurtlarını emekliler için kullanıma açmıştır yani emeklilerimize ‘Koğuş sistemi odalarda sizi ağırlamak isteriz. Gelin, tatilinizi burada yapın.’ denilmiştir” ifadelerini kullandı.
Akalın, emeklilerin sorunlarının çözümü için kapsamlı bir araştırma yapılması ve uygulanabilir politikaların oluşturulması gerektiğini vurgularken, emekli maaşlarının en az asgari ücret seviyesinde olması gerektiğini belirterek, tüm milletvekillerini konunun çözümü için özverili ve ciddi davranmaya davet etti.

‘Sokak hayvanlarıyla ilgili mücadelemiz devam edecek’

İYİ Parti Edirne İl Başkanı Alpay Alpagut Engin, iktidarın sokak köpekleri politikasını sert bir dille eleştirdi. Engin, sokak köpeklerinin uyutulması fikrine karşı çıkarak, bunun Türkiye’nin vicdanına büyük bir yük getireceğini söyledi.
Engin, “Sokak köpekleri sorununun çözümü uyutma değil, kısırlaştırma, aşılama ve barınakların kapasitesinin artırılmasıdır. İYİ Parti olarak, bu hayvanları toplamak, kısırlaştırmak ve koruma altına almak için kapsamlı bir strateji geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun da daha önce bu konuda yaptığı açıklamalara atıfta bulunan Engin, “Dervişoğlu’nun belirttiği gibi, sokak köpeklerinin kontrol altına alınması, geniş çaplı ve sürekli kısırlaştırma kampanyaları ve sahiplendirme ile mümkündür. Merkezi hükümet, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyon ve iş birliği şarttır. Hayvanların sokaklardan toplu halde uyutulması, vicdanları yaralayacak bir durumdur. İYİ Parti olarak bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağız ve çözüm odaklı politikalar üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

25 Temmuz 1975, ABD Üsleri kapatıldı!

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin, 25 Temmuz 1975’te Türkiye’deki ABD üslerinin kapatıldığını anımsatarak, “Bir asırlık Cumhuriyet tarihimizde dış siyasette verilen en önemli kararlardan biri, ABD üslerinin kapatılmasıdır” dedi.
25 Temmuz 1975 tarihinde Türkiye’deki ABD üslerinin kapatılması dolayısıyla bir açıklama yapan Av. Sinan Tekin, “Ortadoğu’nun terör devleti İsrail’i kayıtsız şartsız bir asra yakın bir zamandan beri destekleyen ABD’ye, Süleyman Demirel’in Başbakanlığında ve Necmettin Erbakan’ın Başbakan Yardımcılığındaki AP-MSP-MHP-CGP’nin kurduğu ‘Milliyetçi Cephe Hükümeti’ Türkiye’deki 21 ABD Üssünü kapatarak adeta tarihi bir uyarı tokatı attı” ifadesini kullandı.


Av. Tekin, bu noktaya nasıl gelindiğine dair açıklamasında şunları kaydetti:
1974, haşhaş krizi… Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, 1971’de Erim Hükümeti’nin yasakladığı haşhaş ekimini yeniden başlattı. Ecevit’in bu kararı, Türkiye-ABD arasında krize neden oldu. Yasaklayıcı tutumlarına karşı haşhaş üretimini belli kurallar içinde serbest bırakışımız ABD’de çok tepki uyandırmıştı. 5 Şubat 1975, silah ambargosu…1974 Kıbrıs Barış Harekâtı nedeniyle, ABD Türkiye’ye, 5 Şubat 1975’te üç yıl sürecek ağır bir silah ambargosu uyguladı. Bu yaptırım kararıyla, Türk-ABD ilişkileri Kıbrıs sorununa bağlanmış oluyordu. Türkiye’nin ambargoya cevabı, 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kuruluşu oldu. Türkiye, bu kadar güçlü değildi ama ABD’ye en sert karşılığı verebilmişti. 25 Temmuz 1975, ABD üslerinin kapatılması…Başbakan Süleyman Demirel’di. İktidarda ise, Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti vardı. Silah ambargosunun kaldırılması için Demirel, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Kissinger ile Ankara’da; ABD Başkanı Ford ile Brüksel’de görüştü. Fakat sonuç alınamadı. Bunun üzerine, 25 Temmuz 1975 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesi’yle ABD’nin Türkiye’de bulunan 21 üs ve tesisi kapatıldı. Yaklaşık beş bin ABD’li asker ve sivil ülkeyi terk etti. Türkiye, ABD’ye ‘Tam Bağımsızlık’ anlayışıyla misliyle karşılık vermişti. İşte Milli Görüş Partileri (Milli Selamet Refah Partisi Saadet Partisi) TBMM’de olduğunda, hele Hükümetlerde bulunduğunda ülkemize böyle tarihi destanlar yazdırmıştır. Bütün bunlar birkaç yıllık koalisyon hükümetleri dönemlerinde yapılmıştır. Şahsiyetli dış politikanın en güzel örnekleri sergilenmiştir.”

İYİ Parti’ye ‘kötü’ haber!

Uzunköprü’nün İYİ Partili Belediye Başkanı Ediz Martin’in dün Ankara’da Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ile baş başa görüştüğü, bugün de CHP Grup Toplantısı öncesi Özel tarafından kendisine CHP rozeti takacağı ileri sürüldü.
Uzunköprü’de yayınlanan “Hür Gazete”de “Başkan Martin CHP’ye geçiyor mu?” başlıklı haberde, Başkan Martin’in CHP’ye geçeceğinin yaklaşık 1aydır kamuoyunda konuşulduğunun altı çizilerek şöyle denildi:
“Uzunköprü kamuoyu Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin’in seçildiği günden bugüne kadar İYİ Parti’den istifa edip CHP’ye geçeceğini konuşuyor.
Uzunköprü kamuoyunda konuşulan iddialara göre, 21 Temmuz 2024 Pazar günü İYİ Parti meclis üyeleriyle yaklaşık 5 saat toplantı yapıp görüşen, CHP’ye geçeceği kararını ve nedenlerini bizzat yüzlerine anlatan Başkan Martin, toplantının ardından Ankara’ya hareket etti.
Uzunköprü Belediye Başkan Vekilliğine CHP Belediye Meclis üyesi Hidayet Kahveci’yi bıraktı.
İddiaları araştıran gazetemiz edindiği sağlam bilgiye göre, 22 Temmuz 2024 (bugün) Pazartesi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ile baş başa görüştü.
Özel ve Martin’in görüşmenin ardından kulislere sızan bilgiye göre, 23 Temmuz Salı günü (yarın) gerçekleşecek CHP Grup Toplantısı öncesi bizzat Genel Başkan Özgür Özel CHP Rozetini Başkan Martin’e takacak.”