CHP Edirne İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, Trakya Üniversitesi yerleşkesi içerisinde bulunan Genç Ofis’in kullanım biçiminin kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattığına dikkat çekerek, üniversite yönetimini kampüslerdeki kamusal alanların tüm gençlere eşit şekilde açık olmasını sağlamaya davet etti.
CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, yaptığı yazılı açıklamada, şunları kaydetti:
“Trakya Üniversitesi yerleşkesi içerisinde bulunan Genç Ofis’in kullanım biçimi kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Üniversiteler bilim üretmenin, özgür düşüncenin ve farklı görüşlerin eşit şekilde var olabildiği kurumlardır. Ancak görüyoruz ki bazı çevreler üniversite kampüslerini siyasi faaliyet alanına dönüştürmeye çalışmaktadır.
Özellikle Ramazan ayı boyunca üniversite yerleşkesi içerisinde sürekli iftar ve sahur programlarının düzenlenmesi, bu programların belirli bir siyasi anlayışın organizasyonuna dönüşmesi kamu vicdanını rahatsız etmektedir. Tüm öğrencilerin ortak alanı olması gereken bir mekânın, belli bir siyasi partinin etkinlik alanı gibi kullanılmasına kim göz yummaktadır?
Buradan açıkça soruyoruz:
Trakya Üniversitesi Rektörlüğü bu durumu görmüyor mu? Üniversite kampüsü içerisinde gerçekleştirilen bu faaliyetler hakkında rektörlük makamının bir denetimi ya da tutumu var mıdır?
Devletin ve milletin imkânlarıyla kurulan üniversiteler hiçbir siyasi partinin arka bahçesi değildir. Kamuya ait alanların belirli siyasi faaliyetler için kullanılması kabul edilemez.
Bir kez daha soruyoruz Trakya Üniversitesi Genç Ofis tüm gençlerin ortak alanı mı, yoksa iktidar partisinin arka bahçesi mi yapılmak istenmektedir?
Üniversiteler özgür düşüncenin, bilimin ve eşitliğin mekanıdır. Bu nedenle üniversite yönetimini tarafsızlık ilkesine uygun davranmaya ve kampüslerdeki kamusal alanların tüm gençlere eşit şekilde açık olmasını sağlamaya davet ediyoruz.”
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, “Lalapaşa Kaymakamlığı bu tabloyu hangi amaçla hazırlanmış ve öğrenciler vermiştir?” diye sordu. Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Lalapaşa Kaymakamlığı tarafından dağıtılan tablo hakkında açıklama yaptı. Balkanlı yaptığı açıklamada şunlara yer verdi: ’İstiklal Marşı’mız, milletimizin bağımsızlık iradesinin, özgürlük tutkusunun ve Cumhuriyet değerlerinin en güçlü ifadesidir. Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden çıkan bu eşsiz eser, Türk milletinin kurtuluş mücadelesinin ruhunu ve Cumhuriyetimizin temel değerlerini simgelemektedir. Ancak Edirne’nin Lalapaşa ilçesinde, Lalapaşa Kaymakamlığı tarafından İstiklal Marşı’nın kabul yıl dönümü etkinlikleri kapsamında dereceye giren öğrencilere İstiklal Marşı’nın Arapça yazıldığı bir tablonun hediye edildiği bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçekleştirdiği Harf Devrimi, Türkiye’nin çağdaşlaşma yolunda attığı en önemli adımlardan biridir. Yine Tevhid-i Tedrisat Kanunu, eğitim sistemimizi laik, bilimsel ve ulusal bir temelde birleştirerek Cumhuriyetin aydınlanma anlayışını kurumsallaştırmıştır. Bu tarihsel gerçekler ortadayken, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının simgesi olan İstiklal Marşı’nın Arapça yazılmış bir versiyonunun öğrencilere hediye edilmesi, Cumhuriyet devrimlerinin ruhuyla bağdaşmayan son derece talihsiz bir uygulamadır. HANGİ AMAÇLA HAZIRLANDI? Buradan açıkça soruyoruz: Lalapaşa Kaymakamlığı bu tabloyu hangi amaçla hazırlanmış ve öğrenciler vermiştir? Cumhuriyetimizin temel kazanımlarını hiçe sayan bu uygulamanın gerekçesi nedir? İstiklal Marşı bu milletin ortak değeridir. Cumhuriyetimizin kazanımlarına ve Atatürk devrimlerine gölge düşürecek uygulamalara malzeme yapılması kabul edilemez. Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı olarak ifade etmek isterim ki; Cumhuriyet devrimlerini, Harf Devrimi’ni ve laik-bilimsel eğitim anlayışını savunmak bizim tarihsel sorumluluğumuzdur. Hiç kimse Cumhuriyetimizin temel ilkelerini tartışmaya açamaz. Yetkilileri bu yanlış uygulama hakkında kamuoyuna açık ve tatmin edici bir açıklama yapmaya davet ediyorum. Kamuoyuna saygıyla duyururum.
Zafer Partisi Genel Merkez Teşkilat İşleri Başkan Yardımcısı Ümit Özel, Karaman’da İstiklal Marşı’nın Arapça okutulmasının ardından Edirne’de Arapça basılmış İstiklal Marşı’nın öğrencilere hediye edilmesiyle ilgili yaşanan gelişmelere sert tepki gösterdi. Özel, İstiklal Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en güçlü sembolü olduğunu belirterek, bu değerlerin farklı dillere çevrilerek resmi etkinliklerde dağıtılmasının toplumda haklı tepkilere yol açtığını ifade etti. “Milli Değerler Üzerinde Hassasiyet Gösterilmelidir” Yaşanan olayların toplumda büyük bir rahatsızlık oluşturduğunu dile getiren Ümit Özel, milli semboller ve ortak değerler konusunda kamu kurumlarının daha hassas davranması gerektiğini söyledi. Özel açıklamasında, “İstiklal Marşı, Türk milletinin bağımsızlık ruhunu ve vatan sevgisini temsil eden en önemli değerlerimizden biridir. Bu marşın ruhu, dili ve anlamı milletimizin ortak hafızasında yer alır. Bu nedenle bu tür uygulamaların toplumda oluşturduğu hassasiyet iyi anlaşılmalıdır” ifadelerini kullandı. “İstiklal Marşı’nın Ruhu ve Kimliği Korunmalıdır” Zafer Partili Özel, İstiklal Marşı’nın yalnızca bir şiir ya da metin olmadığını, Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’nda ortaya koyduğu iradenin sembolü olduğunu vurguladı. “İstiklal Marşı sadece bir metin değil, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin ruhudur. Bu nedenle marşın tarihsel kimliği ve manevi değeri korunmalı, bu konuda kamu otoriteleri daha dikkatli hareket etmelidir” diyen Özel, milli sembollerin toplumun birleştirici unsurları olduğuna dikkat çekti. “Toplumsal Hassasiyetler Göz Ardı Edilmemeli” Ümit Özel açıklamasının devamında, benzer olayların toplumda kutuplaşmaya neden olabileceğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu. “Toplumun ortak değerleri konusunda atılacak her adımın büyük bir sorumluluk taşıdığı unutulmamalıdır. Bu tür uygulamalar toplumda tartışma ve rahatsızlık yaratmaktadır. Devlet kurumları, milletimizin ortak değerlerini koruma konusunda daha hassas ve dikkatli davranmalıdır” dedi. “Milli Değerlere Sahip Çıkmaya Devam Edeceğiz” Zafer Partisi olarak Türkiye’nin milli ve kültürel değerlerinin korunmasının en önemli sorumluluklardan biri olduğunu ifade eden Özel, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “İstiklal Marşı, Türk milletinin bağımsızlık ruhunun simgesidir. Bu değerin korunması hepimizin ortak sorumluluğudur. Zafer Partisi olarak milli değerlerimize sahip çıkmaya ve bu konudaki hassasiyetimizi dile getirmeye devam edeceğiz.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, 4 ili kapsayan Halkalı-Kapıkule Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin öngörülen maliyetinin 7 yılda %1.433 arttığını açıkladı. Yazgan, “Bu, sadece bir yatırım hesabı hatası değil, yönetim iflasıdır. Türk Lirası’nın erimesi ve plansızlık, projeyi ‘halk hizmeti’ olmaktan çıkarıp, halkın sırtına yüklenen ‘maliyet kamburu’ haline getirmiştir” dedi.
CHP Milletvekili Yazgan, temeli 2019’da atılan ve bitiş tarihi sürekli ertelenen Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi yeniden gündeme taşıdı. “Türkiye’nin hızlı tren ile Avrupa’ya bağlanacağı” vaadiyle başlayan projenin 229 kilometre uzunluğunda olduğunu söyleyen Yazgan, projenin Edirne, Tekirdağ, Kırklareli ve İstanbul olmak üzere 4 ili kapsadığını anımsattı. Yazgan, şöyle devam etti:
“Nisan 2020’de çalışmaları yerinde inceleyen dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, hattın 2023’te hizmete gireceğini söyledi. Projenin bitmediği, 2023’ün ise seçim yılı olduğu göz önüne alındığında açıklamanın seçim odaklı propaganda olduğu anlaşılıyor. Benzer bir adım 31 Mart 2024’teki yerel seçimler öncesinde de atıldı. 17 Ocak 2024’te incelemelerde bulunan yeni Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bu kez projenin 153 kilometrelik Çerkezköy-Kapıkule kısmının 2025’te, tamamının ise 2028’te faaliyete geçeceğini öne sürdü. Hattın halen faaliyete geçmediği göz önüne alındığında bu açıklamanın da yerel seçimlere dönük propaganda amacı taşıdığı görülüyor.”
7 YILDA 14 KATLIK ARTIŞ
Projenin öngörülen maliyet tutarının sürekli arttığını vurgulayan Yazgan, şunları kaydetti:
“Projenin öngörülen maliyet tutarı sürekli artıyor ve bitiş yılı sürekli erteleniyor. 2019 yılında öngörülen maliyet, 7,4 milyar liraydı. 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’na göre öngörülen maliyet, Halkalı-Çerkezköy kısmı için 55,3 milyar lira ve Çerkezköy-Kapıkule kısmı için 58,2 milyar lira olmak üzere 113,5 milyar liraya çıktı. Bu da %1.433’lük bir artış demektir. Başka bir ifadeyle maliyet, 7 yılda 14 kat arttı. Projede 25 milyar liralık dış kredi ve 14,9 milyar liralık da AB hibesi kullanılıyor. Öte yandan, 2022 olan öngörülen bitiş yılı, projenin Çerkezköy-Kapıkule kısmı için 2026, Halkalı-Çerkezköy kısmı için de 2027 olarak belirtiliyor.”
Yüksek maliyetli, dış kredili ve AB hibeli projenin, iktidarın öngörüsüz politikaları nedeniyle belirsizliğe sürüklendiğini söyleyen Yazgan, konuyu TBMM’ye taşıyarak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi de verdi. Yazgan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“7 yılda %1.433 oranında artan bir maliyet tablosu, sadece bir yatırım hesabı hatası değildir; bu bir yönetim iflasıdır. Türk Lirası’nın erimesi ve plansızlık, hızlı tren hattını bir ‘halk hizmeti’ olmaktan çıkarıp, halkın sırtına yüklenen bir ‘maliyet kamburu’ haline getirmiştir.Her seçim öncesi rayların üzerinde poz veren bakanlar değişiyor, vaatler yenileniyor ama Edirneli hemşerilerimin beklediği o tren bir türlü raylara inmiyor. İktidar, Avrupa’ya bağlanma hayalini seçim sandığına meze ediyor. 2022’de bitecek denilen hattın halen bitmemesi, halkın aklıyla alay etmektir.Ortada AB hibesi ve devasa dış krediler varken projenin bitirilememesi, uluslararası itibarımızı da zedeliyor. Bu proje, iktidarın liyakatten uzak kadrolarının elinde bir ‘yılan hikayesine’ dönmüştür.”
HIZLI TREN MALİYETİNDE14 KAT ARTIŞ!
Temeli 2019’da atılan, 2023 ve 2024 seçimlerinden önce iki farklı bakanın raylar üzerinde yaptığı, “2025’te bitecek” açıklamasıyla gündeme gelen Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi’nin ancak 2028’de tamamlanabileceğinin ortaya çıktığı, projenin 2019’da 7,4 milyar TL olan maliyeti, 2026 itibarıyla 14 kat artışla 113,5 milyar TL’ye yükseldiği bildirildi.
Birgün Gazetesi’nde Mustafa Bildircin imzasıyla yer alan “AKP’nin öngörüsüzlük rekoru: Maliyette 14 kat artış” başlıklı haberde, AKP hükümetleri döneminde seçim malzemesi olarak kullanılan ancak bir türlü tamamlanamayan kamu projelerine bir yenisi daha eklendiği belirtildi. Buna göre, yapım süreci itibarıyla yılan hikâyesine dönen ve AKP dönemindeki plansızlığın sembolü halini alan Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi’nin ardından, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi de gecikiyor. Söz kousu haberde şunlara yer verildi
“Temeli 2019 yılında atılan ve 2023 yılında hizmete gireceği belirtilen Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi’nin ancak 2028 yılında tamamlanabileceği kaydedildi. Tamamlanma tarihi sürekli ertelenen projeyi gündeme getiren CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, “Bu proje, iktidarın liyakattan uzak kadroların elinde bir yılan hikâyesine dönmüştür” dedi.
SEÇİM ODAKLI AÇIKLAMA
Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi’nin temeli, 2019 yılında atıldı. Dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Nisan 2020’de projeyi yerinde inceleyerek, “Hat, 2023 yılında hizmete girecek” diye konuştu. Ancak hat, Bakan Karaismailoğlu’nun vaat ettiği gibi 2023 yılında açılamadı. 2023 yılının seçim yılı olduğunun altını çizen CHP’li Yazgan, “O dönem yapılan açıklamanın, seçim odaklı propaganda açıklaması olduğu anlaşılıyor” ifadesini kullandı.
Hatta yönelik benzer bir açıklama, 31 Mart 2024 tarihindeki yerel seçimler öncesinde de gerçekleştirildi. 2024 yılının başında hatta incelemelerde bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, projenin 153 kilometrelik Çerkezköy-Kapıkule kısmının 2025’te, tamamının ise 2028’te faaliyete geçeceğini öne sürdü. Ancak yeni bakanın vaadi de tutmadı.
“YÖNETİM İFLASI”
Seçim dönemlerinde, “Ha açıldı, ha açılacak” denilen projenin maliyeti de giderek katlandı. 2019’da 7,4 milyar TL olan projenin öngörülen maliyeti, 2026 yılı itibarıyla 113,5 milyar TL’ye fırladı. Proje maliyetinde yüzde bin 433’lük artış yaşandığını vurgulayan Yazgan, “Bu yalnızca bir hesap hatası değil, yönetim iflasıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Konuyu TBMM’ye taşıyarak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi de verdi. Yazgan, gazetecilere yaptığı değerlendirmede ise şunları söyledi:
“Her seçim öncesi rayların üzerinde poz veren bakanlar değişiyor, vaatler yenileniyor ama Edirneli hemşerilerimin beklediği o tren bir türlü raylara inmiyor. İktidar, Avrupa’ya bağlanma hayalini seçim sandığına meze ediyor. 2022’de bitecek denilen hattın halen bitmemesi, halkın aklıyla alay etmektir. Ortada AB hibesi ve devasa dış krediler varken projenin bitirilememesi, uluslararası itibarımızı da zedeliyor.”
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanlığı, parti içi liyakati ve örgüt dinamizmini artırmak amacıyla “Parti Okulu Yönetici Eğitimi” programını başlattı. İl Başkanı Yücel Balkanlı, açılışta yaptığı konuşmada “CHP sadece bir siyasi parti değil, aynı zamanda bir okuldur” vurgusu yaptı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne örgütü, “iktidar yürüyüşü” vizyonu kapsamında eğitim çalışmalarına hız verdi. İl Başkanı Yücel Balkanlı ve Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör’ün ev sahipliğinde, tüm il ve ilçe örgüt yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen Parti Okulu Yönetici Eğitimi, geniş bir katılımla start aldı.
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ BİR OKULDUR”
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, parti içi eğitimin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Sayın yol arkadaşlarım, kıymetli eğitmenlerimiz; Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca bir siyasi parti değil, aynı zamanda bir okuldur. Demokrasiye, laikliğe, sosyal adalete ve halkın egemenliğine inanan kadroların yetiştiği büyük bir gelenektir. Bugün gerçekleştirdiğimiz Parti Okulu Yönetici Eğitimi, örgütümüzün bilgiyle, bilinçle ve güçlü bir siyasi anlayışla yoluna devam etmesi açısından çok kıymetlidir. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir örgüt; bilgili, donanımlı ve halkıyla bağını güçlü tutan yöneticilerle mümkündür.”
Türkiye’nin içinden geçtiği zor sürece de değinen Balkanlı, “Hak, hukuk ve adalet mücadelesini büyütmek, halkın umudu olmak ve ilk seçimde iktidarı değiştirerek Türkiye’yi yeniden demokrasiyle buluşturmak hepimizin görevidir. Bu eğitimlerin örgütümüzü daha da güçlendireceğine inanıyor, katkı sunan Parti Okulu’na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
DEV KADROYLA EĞİTİM SEFERBERLİĞİ
Parti içi kurumsallaşmanın ve saha çalışmalarının daha bilimsel yöntemlerle yürütülmesini hedefleyen eğitim programı, genel merkez düzeyindeki uzman isimler tarafından veriliyor.
Eğitimler; CHP Parti Okulu Sorumlusu Dr. Özcan Baripoğlu, Parti Okulu Genel Sekreteri Çağlar Akay ve Trakya Bölge Sorumlusu Hasan Çetin tarafından yürütülüyor. Programın yereldeki organizasyonu ise Edirne Eğitim Sorumlusu Anıl Buğra Çetin ve İl Eğitim Sekreteri Kemal Uğur Özaltay’ın koordinasyonunda devam ediyor.
“EĞİTİMLİ KADROLARLA HEDEF İKTİDAR”
Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör ve ilçe başkanlarının da yakından takip ettiği programda; parti tüzüğü, iletişim stratejileri, halkla ilişkiler ve yerel yönetim vizyonu gibi kritik başlıklar ele alınıyor. CHP Edirne İl Başkanlığı, bu eğitimlerin Edirne’de sosyal demokrat belediyeciliğin ve parti politikalarının halka daha güçlü bir şekilde anlatılması için stratejik bir adım olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Uzunköprü İlçe Başkanı Osman Aydın ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Uzunköprü’de bir dizi ziyaret gerçekleştirdi.
CHP heyeti ziyaret kapsamında; Uzunköprü Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akalın, Ziraat Odası Başkanı Cemal Durmaz, Panko Birlik Başkan Vekili ve Alpullu Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramis Özgen, Kahveciler Odası Başkanı Kadir Kaşkaval, Sanayi Sitesi Başkanı Hasan Yılmaz, Ticaret Borsası Başkanı Egemen Aslan, Şoförler Odası ve Edirne Esnaf Odaları Başkanı Kemal Cingöz ile Uzunköprü Lokantacılar Odası Başkanı Mustafa Alsat ziyaret edilerek bölgenin ekonomik ve sosyal gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.
Gerçekleştirilen görüşmelerde; artan maliyetler, üreticinin yaşadığı zorluklar, esnafın ayakta kalma mücadelesi ve bölge ekonomisinin karşı karşıya olduğu sorunlar ele alındı. Üretenin, alın teriyle geçimini sağlayan esnafın ve emek veren tüm kesimlerin içinde bulunduğu sıkıntılar birinci ağızdan dinlenerek çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.
CHP’den ziyaret sonrayı yapılan açıklamada, şunlara yer verildi:
“Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler; üreticinin, çiftçinin, esnafın ve emekçinin yanında olmaya, onların sesi olmaya ve sorunları yerinde dinleyerek çözüm üretmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik tablo, yanlış ekonomi politikalarının sonucudur. Ancak biliyoruz ki doğru politikalarla üretimin, emeğin ve adaletin güçlendiği bir Türkiye mümkündür.
Uzunköprü’nün ve Edirne’nin sorunlarını yerinde tespit ederek çözüm üretmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Nazik ev sahiplikleri ve paylaştıkları değerli görüşler için tüm oda ve birlik başkanlarımıza teşekkür ederiz.”
Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak, yıkılan orduevinin yerine, Edirne’nin tarihî ve kültürel kimliğini yansıtan bir hafıza alanı oluşturulması, merkezinde de Talat Paşa heykelinin yer alması önerisinde bulundu.
Zafer Partisi İl Başkanı Konak, yaptığı açıklamada 15 Mart 2026 tarihinin Edirne’nin yetiştirdiği en önemli devlet adamlarından biri olan, Osmanlı İmparatorluğu’nun büyük sadrazamlarından Talat Paşa’nın Berlin’de, sırtından vurularak şehit edilişinin 105. yıldönümü olduğunu anımsatarak şunları söyledi:
“İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin önde gelen lideri ve Osmanlı Sadrazamı Mehmet Talat Paşa 1874 yılında Edirne Vilayeti’nin Kırcaali şehrinde doğmuştur. 1909-1911 yılları arasında Dahiliye Nazırlığı yapan Paşa Hazretleri, 1911 yılı itibarıyla görevine Edirne mebusu olarak devam etmiştir.
1912 Şubat- Temmuz aylarında Posta ve Telgraf Nazırlığı da yapan Talat Paşa, 12 Haziran 1913 tarihinde Sait Halim Paşa kabinesinde tekrardan Dahiliye Nazırı olarak girmiştir. 3 Şubat 1917 tarihinde Said Halim Paşa’nın istifası üzerine vezir rütbesiyle Sadrazam olmuştur. Talat Paşa, İmparatorluk tarihinde Sadaret makamına gelen ilk mebus olmuştur.
Geçmişte Edirne’de görev yapmış ve şehrimizin tarihî ve kültürel dokusuna önemli katkılar sunmuş olan, fahri hemşerimiz merhum Vali Fahri Yücel’in ortaya koyduğu ‘Edirne Açık Müze Kent’ sloganı ve vizyonu; şehrimizin tarihî kimliğinin korunması ve yaşatılması noktasında önemli bir örnek teşkil etmektedir. Bugün ise mevcut Edirne Valisi Yunus Sezer tarafından yürütülen ve Edirne’nin tarihî eserlerinin ihyası ile yeniden şehir hayatına kazandırılmasına yönelik projeler, bu vizyonun güncel ve somut bir devamı niteliğindedir. Valimizin öncülüğünde gerçekleştirilen restorasyon ve ihya çalışmaları, Edirne’nin kültürel mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşımaktadır.
Nasıl ki tarihî eserlerimiz kültürel mirasımızın ve geçmişimizin ayrılmaz bir parçasıysa, bu toprakların yetiştirdiği Talat Paşa gibi büyük bir şahsiyet de tarihimizin ve kültürümüzün eşsiz bir parçası olarak gelecek nesillerin önünde örnek teşkil eden bir yerde durmaktadır.
Hatırlanacaktır ki 3 Haziran 2025 tarihinde yapmış olduğum yazılı basın açıklamasında Talat Paşa ile Edirne arasında kurulan bağın sadece bir mahalle ismiyle sınırlı kaldığını ifade etmiş, Türk Ocakları Edirne Şubesi’nin o güne kadar ki girişimlerinden bahsetmiş ve de Talat Paşa’nın heykelinin veya büstünün dikilmesi önerisini dile getirmiştim. Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ da Edirne ziyareti sırasında Edirne Belediye Başkanı Sayın Filiz Gencan ile yaptığı görüşmede konuyu bir kez daha gündeme getirmişti.
Önerimiz şudur ki; Yıkılan orduevinin yerine, Edirne’nin tarihî ve kültürel kimliğini yansıtan bir hafıza alanı oluşturulmalıdır. Bu alanın merkezinde Talat Paşa heykeli yer almalı, çevresinde Türk tarihinin sürekliliğini simgeleyen 16 Türk Devleti’nin bayrak ve bilgilerine yer verilmeli, genç nesillere tarih bilinci kazandıracak eğitici ve kültürel unsurlarla donatılmalıdır.
Bu alan Edirne’nin yalnızca tarihî eserlerle dolu bir şehir olmasının ötesinde; tarih bilincini, devlet geleneğini ve milli değerlerimizi gelecek nesillere aktaran canlı bir kültürel merkez olmasına katkı sağlayacaktır. Edirne’nin tarihî kimliğine ve kültürel mirasına sahip çıkmak, yalnızca geçmişimize duyduğumuz saygıyı göstermek değil, aynı zamanda gelecek nesillere bir miras bırakmak demektir. Daha önce de belirttiğim üzere böyle bir çalışmaya şahsen bağışta bulunacağım gibi görüştüğüm birçok kişinin de bağış yapacağını ifade etmek isterim.
Bu vesileyle, Talat Paşa’yı şehit edilişinin 105. yıl dönümünde saygıyla anıyor; Edirne’nin tarihî ve kültürel değerlerini korumak ve yaşatmak için ilgili kurumların bu öneriyi değerlendirmesini bekliyorum.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Nejdet Yıldırım’ın Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik paylaşımına, “Devletin makamı propaganda alanı olamaz. Kamu makamı CHP’ye hakaret yeri değildir” diyerek tepki gösterdi.
Balkanlı yaptığı açıklamada, “Edirne İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı olan Necdet Yıldırım’ın sosyal medya hesabından Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve milyonlarca yurttaşımızı hedef alan aşağılayıcı ifadeler içeren paylaşımları kamuoyuna yansımıştır” diyerek şöyle devam etti:.
“Bir devlet memurunun, hele ki üst düzey bir kamu yöneticisinin; görev yaptığı makamın ağırlığını unutup Türkiye’nin birinci partisi ana muhalefet partisine hakaret eden ifadeler kullanması ne devlet ciddiyetiyle ne de hukukla bağdaşır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu açıktır.
Devlet memurları siyasi partilere karşı tarafsız olmak zorundadır.
Ancak görüyoruz ki bazı kamu yöneticileri, kendilerini devlet memuru değil adeta iktidarın siyasi kadrosu gibi görmektedir.
Devletin makamını kullanarak siyaset yapmak, muhalefete hakaret etmek ve toplumun büyük bir kesimini aşağılamak kabul edilemez bir sorumsuzluktur.
Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin kurucu partisi ve birinci partisidir.
Milyonlarca yurttaşın oy verdiği bir siyasi partiye yönelik hakaret içeren ifadeler aslında doğrudan millete yapılmış bir saygısızlıktır.
Buradan açıkça soruyoruz:
Bir kamu yöneticisi, hangi güce güvenerek devlet memurluğunun tarafsızlık ilkesini açıkça çiğneyebilmektedir?
Edirne Valiliği’ni ve ilgili kurumları bu açık ihlal hakkında derhal idari işlem başlatmaya davet ediyoruz.
Hiç kimse bulunduğu makamdan güç alarak devletin tarafsızlığını kirletemez.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak,bu konunun ,takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, kendi çiftçisini korumayan sistemin yabancı çiftçinin limonuna vergi indirimiyle yol açtığını belirterek, bu çarpıklığın faturasını yine üretici ve tüketicinin ödediğini söyledi.
İYİ Parti İl Başkanı Şahin, ‘Hayırlı ithalatlar’ başlıklı yazılı açıklamasında, Resmi Gazete’de yayımlanan kararla limon ithalatında gümrük vergisinin %54’ten %10’a düşürüldüğünü belirterek şunları söyledi:
“Dün, para etmediği için dalında kalan limon bahçelerini söken çiftçinin feryadı yankılanıyordu. Üreticiye sabret denildi ama destek esirgendi. Maliyetini karşılayamayan çiftçi, çaresizlik içinde ağaçlarını söktü.
Bugün ise iç piyasada ürün bitince aynı sessizler, Resmi Gazete’de yayımlanan kararla limon ithalatında gümrük vergisini %54’ten %10’a düşürdü. Kendi çiftçisini korumayan sistem, yabancı çiftçinin limonuna vergi indirimiyle yol açtı.
Üç yıl önce limonun kilosu tarlada 1 TL iken, plansızlık, öngörüsüzlük ve beceriksizlik limon üreticisini de vurdu. Her alanda olduğu gibi tarımda da aynı tablo: Ağaçlar sökülürken susanlar, bugün ithalatı çözüm diye sunuyor.
Artan limon fiyatlarına karşı iktidar yine o dâhiyane çözümü devreye soktu: İthalat! Cumhurbaşkanı kararıyla limon ithalatında gümrük vergisi yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldü.
Bu çarpıklığın faturasını yine üretici ve tüketici ödüyor. Hayırlı ithalatlar…”
CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Edirne Belediyesi’nin sınırlı imkânlarına rağmen emeklilerin yanında olmaya çalışırken, bu gerçekleri görmezden gelerek algı oluşturmaya çalışmanın kimseyi ikna edemeyeceğini söyledi.
CHp Merkez İlçe Başkanı Akgüngör, “Edirne’de yayın yapan ve hangi siyasi çizgiye hizmet ettiği Edirneliler tarafından bilinen bir yerel gazetenin manşetiyle” deyip Edirne Belediyesi’nin hedef alındığını belirterek, “Emeklilerden Belediyeye Çağrı: Sorunları Görmezden Gelmeyin” başlığıyla verilen bu haberin gerçekleri yansıtmadığını bildirdi.
“Çünkü Edirne’de emeklileri görmezden gelen bir belediye yoktur” diyen Akgüngör, Edirne Belediyesi’nin emiklileri yönelik hizmetlerini de sıraladığı açıklamasında şunlara yer verdi:.
“Tam tersine Edirne Belediyesi, emeklilerimizin yaşamını kolaylaştırmak ve onları sosyal hayatın içinde tutmak amacıyla son dönemde birçok önemli sosyal projeyi hayata geçirmiştir.
Bugün Edirne’de emeklilerimiz;
Kent Lokantası sayesinde uygun fiyatlı ve sağlıklı yemeklere ulaşabilmekte,
Halk Kafe sayesinde sosyal hayatın içinde vakit geçirebilmekte,
Halk Kasap uygulamasıyla uygun fiyatlı ve sağlıklı gıdaya erişebilmektedir.
Çok yakında hizmete açılacak olan Emekliler Lokali ise emeklilerimizin bir araya gelebileceği yeni bir sosyal yaşam alanı olacaktır.
Edirne Belediyesi emeklilerimizin günlük yaşamını kolaylaştırmak adına önemli sorumluluklar da üstlenmiştir.
Türkiye’nin birçok kentinde 65 yaş üstü vatandaşlarımızın ücretsiz ulaşım hakkı tartışma konusu olurken, Edirne’de böyle bir sorun yaşanmamıştır.
Edirne Belediyesi, yalnızca bu yıl içerisinde 65 yaş üstü büyüklerimizin ücretsiz seyahat hakkının korunması için esnafa önemli bir mali destek sağlayarak bu hakkın sorunsuz şekilde devam etmesini sağlamıştır.
Bununla birlikte Edirne Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda ekonomik zorluk yaşayan vatandaşlarımızın yanında olmaya devam etmektedir.
Sosyal yardım yönetmeliği çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen emeklilerimize bayram öncesinde dayanışma destekleri sağlanmaktadır.
Bu destekler, ilgili komisyon tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmak amacıyla hayata geçirilmiştir.
Edirne Belediyesi’nin emeklilere bakışını gösteren bir diğer önemli çalışma ise Emekliler Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen Emekli Çalıştayıdır.
Bu çalıştayda emeklilerimizin sorunları, beklentileri ve talepleri doğrudan kendilerinden dinlenmiş; ortaya çıkan görüş ve öneriler doğrultusunda yeni projeler üzerinde çalışmalar başlatılmıştır.
Bütün bu çalışmalar ortadayken Edirne Belediyesi’nin emeklileri görmezden geldiğini iddia etmek gerçeklerle bağdaşmamaktadır.
Ancak burada asıl dikkat çekici olan başka bir çelişki vardır.
Bugün Edirne Belediyesi’ni emekliler üzerinden eleştirmeye çalışan siyasi anlayış, Türkiye’de milyonlarca emekliye 4 bin TL’lik bayram ikramiyesini “müjde” olarak açıklayan anlayıştır.
Emeklilerimizin içinde bulunduğu ekonomik tablo ortadayken bu rakamın ne anlama geldiğini en iyi emeklilerimiz bilmektedir.
Edirne Belediyesi sınırlı imkânlarına rağmen emeklilerimizin yanında olmaya çalışırken, bu gerçekleri görmezden gelerek manşetlerle algı oluşturmaya çalışmak kimseyi ikna etmez.
Edirne’de emekliler görmezden gelinmemektedir.
Tam tersine emeklilerimiz bu şehrin baş tacıdır.
Ve emeklilerimiz kimin gerçekten yanlarında olduğunu da, kimin manşetlerle siyaset yaptığını da çok iyi bilmektedir.”