Edirne merkez Karaağaç Ortaokulu’nda kursiyer öğrencilerin yaptığı resimlerden oluşan sergi, okulun koridorunda törenle açıldı.
Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü, Halk Eğitim Müdürlüğü’nün Karaağaç Ortaokulu’nda düzenlediği Yaz Kursunda kursiyer öğrencilerin yaptığı resimlerden oluşan sergi açıldı.
Yaz boyunca Resim Öğretmeni Simge Akaret nezaretinde 12 kursiyer öğrencinin yaptığı 80 kara kalem ve yağlı boya eserden oluşan serginin açılışına Edirne İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Cemal Turan, Karaağaç Mahallesi Muhtarı Eniz Dirim, Karaağaç Ortaokulu Müdürü Cafer Ünel, okul öğretmenleri, öğrencileri, veliler ve davetliler katıldı.
Serginin açış konuşmasını Resim Öğretmeni Akaret yaptı. Açılış sırasında okulun müzik grubu davetlilere mini bir konser verdi.
Edirne İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Turan sergiyi okul müdürü Ünel ve kursiyer öğrencilerle birlikte gezdi.
Trakya Üniversitesi, sanat ile bilimi buluşturan özel bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. “Zamanın Ötesinde Ses, Bilim ve Şifa” başlıklı konser, 19 Eylül 2025 Cuma akşamı saat 20.00’de Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Etkinlikte Crisantem Quartet, ses terapisti Esra Okur ve nörobilim uzmanı Cemre Hoşcan Gökber sahne alacak. Konserin, müzik ile bilimin iyileştirici gücünü bir araya getirerek izleyicilere farklı bir deneyim sunması hedefleniyor. SANATSEVERLERE DAVET Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, hem sanatseverlere hem de bilimin sesin şifasıyla nasıl buluştuğunu merak edenlere açık olacak.
Osmanlı İmparatorluğu’na 88 yıl başkentlik yapan, önemli merkezlerden Edirne’de, 18’inci yüzyılda ordunun saray çevresindeki konuşlanmasını net şekilde gösteren gravür Avusturya Milli Kütüphanesi arşivlerinde bulundu.
Osmanlı’ya 88 yıl başkentlik yapan Edirne’de, uzun yıllar bu dönemlere ait araştırmalar yapan uzman sanat tarihçisi Altay Bayatlı, Osmanlı İmparatorluğu ordusunun Edirne’de nerede konakladığına dair son çalışma sonuçlarını paylaştı. Devletin de bir dönem yönetildiği Edirne Sarayı çevresinde ordunun konuşlandığını tam kanıtlayan bir kaynağa bugüne kadar rastlayamadıklarını belirten Bayatlı, Avusturya Milli Kütüphanesi arşivlerinde bunu gösteren gravür bulduklarını söyledi.
‘1740’DA ÇİZİLMİŞ’
Osmanlı’nın fetihlerini Edirne Sarayı’ndan başlattığını, geçmişteki kaynaklardan bildiklerini anlatan Bayatlı, “Bu araştırmalarda ordugahın nerede olduğunu ve sarayı nasıl koruduğunu hep merak etmiştik. Bununla ilgili birçok arşivde görsel kanıtlara ihtiyacımız vardı. Tabii ki yazılı kanıtlarda birçok bilgi elimize geçiyor ama görsel olarak bulduğumuz eserler bizler için, özellikle sanat tarihçileri için çok önem arz etmektedir. Bunlardan bir tanesine Avusturya Milli Kütüphanesi’nde rastladık. Baron Philipp Franz von Gudenus’un 1700’lü yıllarda çizdiği bir gravür, Edirne’ye doğu tarafından girişte çok ciddi bir alanı bize göstermektedir. Gravür çok özel bir gravür, tam 1740’lı yıllarda çizilmiş ama arşivde 1740 geçmesine rağmen biz ordugahın kurulması, Bostancıbaşı’nın sarayın etrafında yer almasından ve Belgrad Seferi’nin olduğu döneme rastlamasından dolayı gravürün 1739 yılında veya biraz daha öncesinde çizildiğini düşünmekteyiz” dedi.
‘BELGRAD SEFERİ DÖNEMİNE DENK GELMEKTEDİR’
Gravürün Edirne’nin doğu cephesini net şekilde gösterdiğini kaydeden Bayatlı, “Bu gravürün en büyük özelliği Edirne’yi doğu cephesinden, daha doğrusu tam olarak kuzeydoğu cephesinden net şekilde, geniş bir ekran gibi bize iletmesidir. Bu ilettiği bilgilerde sarayın konumu, Selimiye’nin konumu ve en önemlisi Osmanlı ordusunun sarayı koruyan Bostancıbaşıların ve Çuhadarların nerede olduğuna dair çok önemli bilgiler vermektedir. Tarihini incelediğimizde Edirne doğumlu olan Sultan 1’inci Mahmud Han’ın burada konuşlandığını ve sarayı koruduklarını bu gravürden görmekteyiz. Döneme baktığımızda tam Belgrad Seferi dönemine gelmektedir. Ve bu gravürle Belgrad Seferi’nde ordunun burada yerleştiğini, sarayı koruduğunu ve o anlaşmanın burada görüşüldüğünü düşünmekteyiz” diye konuştu.
Gravürün Baron Philipp Franz von Gudenus tarafından çizildiğini anlatan Bayatlı, “Bunlar Avusturyalı seyyahlardır, o dönemde ‘Turcia Europea’ adında bir atlas tasavvur ediyorlar ve bu görevlendirmelerle seyyahları aynı bizim Evliya Çelebi gibi imparatorluğun içine gönderiyorlar. Bunlar gezerek gittikleri bölgelerde araştırmalar yapıp haritalandırmalar yapıp aynı zamanda böyle gravürler çizerek o bölgeleri, bulundukları ülkelerdeki yöneticilere tanıtıyorlar ve böyle atlaslar yayınlıyorlar. Bu yönüyle çok önemli bir belgedir. Gelen seyyah, görselde görüldüğü şekilde hakim bir tepenin üzerinde Edirne’yi çok güzel resmediyor ve kendisini de oraya ekleyerek, ‘Bu görsel buradan çizildi’ diye not düşüyor. Bunlar daha sonra imparatorluklarda belli akademiler tarafından bastırılıyor, atlasa konuluyor. Yazmalar imparatorlara sunuluyor, ayrıca akademiler tarafından da belli kişilere satılıyor. Bu yolla da günümüze kadar arşivlerden ulaşabiliyor” ifadelerini kullandı.
‘ORDUNUN NEREDE DURDUĞU AÇIKLANMIŞ’
Bayatlı, gravürde en dikkat çekici kısmın ordunun konuşlanma şekli olduğunu belirterek, “Gravürde bizi en çok ilgilendiren kısım, ordunun nerede konuşlandığıydı. Özellikle çizen kişi bundan etkilenmiş ki ordunun, Bostancıbaşı’nın, süvari ağalarının konumlarını vermiş ve nerede durduklarını görselin altında iki ayrı maddeyle açıklamış. Edirne gibi bir yerde birçok özel cami ve mimari eser varken bu detaya odaklanması, aslında kendi ülkesiyle olan savaşla ilgili de olduğunu düşündürmektedir. Yazılı kaynaklarda sarayın etrafında olduğuna dair ya da obalarda, menzil adı verilen bölgelerde bulunduğuna dair bilgilerimiz vardı. Fakat çadırların nereye kurulduğunu görsel olarak ispatlayan bu belge, bizim için çok önemli bir kanıt oldu. Arka planda görülen tarlaların bulunduğu bölümler, büyük bir ordunun yerleşebileceği alanı kapsıyor. Bu bölgeye de “Saray Ovası” denmektedir. Çuhadarlar padişahla ilgilenen özel birim, Bostancıbaşılar ise dış korumaları üstlenen birimlerdi. Gravürde bu ayrım da Fransızca olarak belirtilmiş” dedi.
‘ORDUNUN BÜYÜKLÜĞÜNÜ KANITLAYAN ÖNEMLİ BİR BELGE’
1’inci Mahmud’un Edirne doğumlu olduğuna da dikkat çeken Bayatlı, “Gravürün çizildiği yıllarda Sultan 1’inci Mahmud Han saltanattaydı. Çocukluk yılları burada geçtiği için orduya moral olsun diye Belgrad Seferi’ni Edirne’den kontrol ettiğini düşünüyoruz. Gravür de bunu kanıtlıyor. Yaklaşık 1740 tarihli görünse de Belgrad Anlaşması’nın 1739 yılında yapıldığını biliyoruz. Seferin son dönemlerinde ya da hemen sonrasında çizilmiş olabileceğini değerlendiriyoruz. Osmanlı ordusunun nerede konakladığı uzun süredir merak edilen bir konuydu. Bu gravür, sarayın etrafında konuşlandıklarını ve ordunun büyüklüğünü kanıtlayan önemli bir belge niteliğinde” diye konuştu.
Edirne Belediye Bandosu İzmit’te bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Pişmaniye, Müzik ve Dans Festivali’ne katıldı. Şef Süleyman Uysal yönetimindeki Edirne Belediye Bandosu katıldıkları her etkinlikte olduğu gibi İzmit’te de festivale renk katarak vatandaşları coşturdu. Edirne Kent Konseyi Kadın Meclisi Mor-İz Ritm Grubu da verdiği konser ve gösterilerle festivalde Edirne’yi temsil etti.
İzmit’in simgesi haline gelen pişmaniye, 13. Uluslararası İzmit Pişmaniye Müzik ve Dans Festivali ile müzik ve dansla buluştu. 5-6-7 Eylül 2025 tarihleri arasında düzenlenen festivalin açılış kortejine katılan Edirne Belediye Bandosu yürüyüşe renk kattı.
Yürüyüş Yolu’nda gerçekleşen etkinlikte Romanya’dan gelen Mesesul Dans Ekibi ve Edirne Belediye Bandosu, izleyicilere unutamayacakları bir gösteri sundu. Renkli kostümler ve ritmik performanslarla şenlenen alanı dolduran vatandaşlar, danslara eşlik ederek coşkuya ortak oldu.
Festival kapsamında İzmit’in simgesi olan pişmaniyenin çekimi gerçekleştirildi. Vatandaşlar geleneksel tatlıyı tatarak eğlenceli anlar da yaşadı.
ŞEF UYSAL’DAN BAŞKAN HÜRRİYET’E ZİYARET
Edirne Belediye Bandosu Şefi Süleyman Uysal, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’i ziyaret ederek, Edirne Belediye Başkanı Avukat Filiz Gencan’ın selamlarını iletti ve Edirne’yi simgeleyen hediye verdi.
MOR-İZ RİTİM GRUBU DA FESTİVALDE
Edirne Kent Konseyi Kadın Meclisi Mor-İz Ritm Grubu da 13. Uluslararası İzmit Pişmaniye Müzik ve Dans Festivali’nde sahne aldı. Verdikleri konser ve gösterilerle festivalde Edirne’yi temsil eden grubp üyeleri festivale katılanlardan büyük alkış aldı.
Ülkemizin yaklaşık sekiz ay sürecek olan ve 20 kentimizi kapsayan, Türkiye’nin uluslararası marka değerine katkıda bulunmayı amaçlayan ‘Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’nin 10’uncusu Çanakkale’de devam ediyor. Etkinlikler kapsamında Edirne Devlet Türk Müziği ve Balkan Müzikleri Topluluğu da sahne alacak. Müdürlüğünü Gökçe Bahar Ercan’ın yaptığı topluluk, ‘Dardanos’ta Balkan Esintileri’ konseptiyle ses ve saz sanatçıları eşliğinde Türkiye Kültür Yolu Çanakkale Festivalleri kapsamında yer alıyor. Ücretsiz olarak gerçekleşecek olan konser, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi İÇDAŞ Kara Yusuf Kongre Merkezi’nde saat 20.00’de gerçekleştirilecek. Çanakkaleliler, birbirinden renkli etkinliklerin yanı sıra şehrin dört bir yanındaki sergilerle kültür ve sanatla, tarihi mekanlara yapılan gezilerle, her gün birkaç etkinlikle iç içe bir hafta yaşıyor. Türkiye Kültür Yolu Festivalleri Adana, Manisa, Şanlıurfa, Samsun, Bursa, Trabzon, Van, Nevşehir, Erzurum’da gerçekleştirildi. Çanakkale’de 30 Ağustos ve 7 Eylül tarihleri arasında sürecek. 5 Nisan’da Adana ile başlayan festivaller Çanakkale’nin ardından Kayseri Gaziantep, Konya, Ankara, İstanbul, Malatya, Diyarbakır, Mardin, İzmir, Antalya festivalleri ile 9 Kasım tarihinde tamamlanacak.
Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Çevik’in başkanlığında sürdürülen İzmir’in Kemalpaşa ilçesindeki Ulucak Höyüğü’nde 2025 yılında yapılan çalışmalar sırasında kilden yapılmış tilki postlu erkek figürü bulundu.
Kazı Başkanı Prof. Dr. Özlem Çevik, günümüzden 8 bin 850 yıl öncesine ait olan figürinin kostüm ve üslubuyla yerleşimde daha önce bulunan figürinlerden farklı olduğunu belirtti. Çevik, özellikle belden aşağıya doğru tasvir edilen tilki postunun, Göbeklitepe ile ikonografik bağı olduğunu ve Göbeklitepe’deki T sütunlarda gördüğümüz kemer, el ve giysi detaylarının bu figürinde de görüldüğünü ifade etti.
Prof. Dr. Özlem Çevik, Arkeoloji Sempozyumu ve Arkeolojinin Altın Çağı Sergisi Açılış Töreni’ne Katılmıştı Cumhurbaşkanlığı Kararnameli Ulucak Höyüğü kazısı, Geleceğe Miras Projesi kapsamında desteklenmektedir. Bu kapsamda Prof. Dr. Özlem Çevik, 6 Ağustos 2025 tarihinde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen Arkeoloji Sempozyumu ve Arkeolojinin Altın Çağı Sergisi Açılış Töreni’ne davetli olarak katılmıştı.
Olgay GÜLER Edirne’de yaşayan genç müzisyen Batuhan Sözbir (26), yeniden seslendirdiği Barış Manço’nun unutulmaz eseri ‘Allah’ım Güç Ver Bana’ isimli şarkısına, kentin tarihi yerlerinde klip çekti.
Edirneli şarkıcı Sözbir, Türk müziğinin unutulmaz sanatçısı Barış Manço’nun ‘Allah’ım Güç Ver Bana’ adlı eserini seslendirip, kentin tarihi ve turistik noktalarında klip çekti. Çekimleri; Söğütlük Millet Bahçesi, Hıdırlık Tabya, Meriç Köprüsü, Selimiye Meydanı ve Hacılar Ezanı Çeşmesi gibi Edirne’nin simge noktalarda gerçekleştirilen klip, dün yayına girdi. Edirne’de bir kafeteryada gerçekleş-tirilen klip lansmanında Sözbir, heyecanını paylaştı.
‘İLK KLİBİMİN HEYECANINI YAŞIYORUM’ Müziğin hayatında çok özel bir yere sahip olduğunu belirten Batuhan Sözbir, “Müzik benim için her zaman büyük bir tutkuydu. Ancak, iş hayatının yoğunluğundan dolayı müziğe ayırmam gereken zamanı pek ayıramıyordum. Artık hayatımda bazı şeyler yoluna girdiği için nihayet müziğe dört elle sımsıkı sarılma fırsatını yakaladım. Bunun sonucunda bugünlerde ortaya çıkardığım ilk klibimin sosyal medya ve müzik dinleme platformlarında yayınlanmasının heyecanı ve mutluluğunu yaşıyorum. Benim daha önce sosyal medya platformlarında bireysel anlamda müzikal çalışmalarım olsa da ekibimle birlikte yoğun bir çaba sarf ederek ortaya çıkardığım ilk klip bu oldu” dedi.
‘HEYECAN VE MOTİVASYONUMUZU YÜKSEK TUTACAĞIZ’ Kendi söz ve bestelerine de klip çekmek istediğini ifade eden Sözbir; “Bu heyecan dolu yolculukta bir yandan Barış Manço, Cem Karaca, Barış Akarsu gibi sevdiğim sanatçıların müziklerini yeniden yorumlarken, bir yandan kendime ait olan söz – müzik taslaklarımı hayata geçirmeye çalışıyorum. Bir yandan da Edirne’nin tarihi ve turistik yerlerini tanıtmayı amaçlıyorum. Her ne kadar amatör koşullarda çalışsak da yaptığımız işten daima büyük keyif alıyoruz. Biz, yaptığımız işlerde her zaman heyecanımızı ve motivasyonumuzu yüksek tutarak elimizden gelenin en iyisini yapmaya kararlıyız” şeklinde konuştu. Ev stüdyosunda kayıtlarını sürdüren Batuhan Sözbir, önümüzdeki dönemde kendi bestelerine de klip çekmeyi planladığını açıkladı.
Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsü Balkan Müzik Kültürleri Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Evrim Kaşıkçı, tek kişilik kültürel gösterisi “Kökler” ile Erzincan’da gerçekleştirilen Yaşayan Miras Festivali’nde sahne aldı. Farklı şehirlerde kültürel belleği görünür kılmayı amaçlayan Yaşayan Miras Festivali’nin bir sonraki durağı 5–7 Eylül 2025 tarihlerinde Edirne olacak.
Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen, 15–17 Ağustos 2025 tarihlerinde Erzincan’da gerçekleştirildi. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu Başkanı Cengiz Toksöz ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi’nin katılımıyla açılışı gerçekleşen festival kapsamında; ülkemizin farklı illerinden gelen sanatçılar ve kültürel miras taşıyıcıları Erzincan halkıyla buluştu. 17 ilden 60’ı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olmak üzere yaklaşık 100 sanatçı, üç gün boyunca şehrin çeşitli mekânlarında sahne aldı. El sanatları sergileri, geleneksel gösteriler, çocuk atölyeleri ve müzikli performanslar izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” olan Dr. Evrim Kaşıkçı, Erzincan’da kültürümüzü temsil eden sanatçılar arasında yer aldı. İlk kez geçtiğimiz günlerde Lüleburgaz’da sahnelediği yeni tek kişilik kültürel gösterisi “Kökler” ile Erzincan’daki festivale de katılan Kaşıkçı’nın, Balkanlardan Anadolu’ya uzanan göç hikâyelerini müzik ve anlatıyla buluşturan projesi; akordeon eşliğinde türküler, anılar ve sahne hikâyeleriyle izleyicilere kimi zaman hüzünlü, kimi zaman neşeli bir yolculuk sunuyor. Somut olmayan kültürel mirası sahneye taşıyan bu özgün performans, izleyicilere hem tarihsel bir hafıza hem de canlı bir müzikal deneyim yaşatıyor. Sanatçı, onlarca ülkede gerçekleştirdiği konser ve projelerin ardından Erzincan’ı ilk kez ziyaret etmenin kendisi için ayrı bir mutluluk olduğunu belirterek, bu deneyimin önemini vurguladı.
Yaşayan Miras Festivali 5–7 Eylül 2025 Tarihlerinde Edirne’de Farklı şehirlerde kültürel belleği görünür kılmayı amaçlayan Yaşayan Miras Festivali’nin bir sonraki durağı 5–7 Eylül 2025 tarihlerinde Edirne olacak. Somut olmayan kültürel mirasın yaşatılması adına güçlü bir platform sunan bu etkinlik, Edirne halkını da kültürümüzün çok sesli ve renkli mirasıyla buluşturacak.
Kartopu ve Enez Sahil Sakinleri Derneği ve Ceren Yayın Evi’nce düzenlenen Enez 1.Kitap Günleri 16-17 Ağustos tarihlerinde gerçekleştiri-lecek. Edirne yazarları ve Edirne konulu kitapların öne çıkarıldığı etkinliğe yaklaşık 15 yazarın katılması bekleniyor. Sahilde Ceren Cafe’de yapılacak etkinlikler 2 gün sürecek. Saat 18.00-20.00 arasında yazarlar okurları ile buluşup kitaplarını imzalayacak. Ayrıca bir stant açılarak katılamayan Edirneli yazarlara ait Edirne konulu kitaplar da satışa sunulacak.. 17 Ağustos Pazar akşamı imza saatlerinden sonra 20.15 de Leyla Köroğlu bir şiir dinletisi sunacak. Dernek yetkilileri bu ilk denemeden edindikleri deneyimlerle sonraki yıllarda bu etkinliğin ulusal çapta Kitap Fuarı’na dönüşmesini hedeflediklerini belirterek, ilgi beklediklerini, etkinliğe katılarak Edirne konusunda verdikleri eselerle Edirne kent kültürüne çok önemli katkılar veren yazarlara sahip çıkmalarının önemini hatırlattı.
Aile Yılı etkinlikleri kapsamında bu akşam saat 19.30 da Yıldırım İbrahim Acar Spor Tesisleri’nde sinema etkinliği gerçekleştirilecek.
Kültür ve sanatın toplumun her kesimine ulaşmasını sağlamak amacıyla, Sinemasal Kültür Sanat Derneği iş birliğiyle, Edirne Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün paydaşlığında anlamlı bir projeye imza atılıyor.
13. Sinemasal Film Festivali kapsamında, sosyo-kültürel açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşayan, çocuklar, gençler ve aileler sinemanın büyülü dünyasında buluşacak.
Düzenlenecek etkinlik “2025 Aile Yılı” kapsamında aile bağlarını güçlendirmeyi, kuşaklar arası iletişimi attırmayı ve toplumsal dayanışmayı pekiştirmeyi de amaçıyor.
Film gösterimlerinin yanı sıra katılımcıların sosyalleşmesini sağlayacak çeşitli aktiviteler de yer alacak.
13 Ağustos 2025 Çarşamba Günü Saat 19:30 ‘ da İbrahim Acar Spor Tesisleri’nde gösterimi yapılacak olan “Bizim Aile” adlı sinema etkinliği ile şehrimizin çocukları, gençleri ve ailelerinin yaşayacağı kültürel deneyime tüm vatandaşlar davet edildi.