Kategori arşivi: Kültür-Sanat

Sevdiği şarkı ve türkülerle Ata’yı andık!

Müşerref GİZERLER
Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu, Başkumandan Mustafa Kemal Atatürk, aramızdan madden ayrılışının 86’ncı yıldönümünde sevdiği şarkılar ve türkülerin seslendirildiği özel bir konserle anıldı. Atatürk’ün, 94 yıl önce Edirne halkı ile buluştuğu Türk Ocağı binasında Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu ses ve saz sanatçıları, kalabalık bir dinleyici topluluğunun katılımıyla ulu önderimizi andı.
Aramızdan ayrılışının 86’ncı yılı dolayısıyla tüm yurtta ve Edirne’de düzenlenen anma programlarına katılanlar, mücadelesi ve eserleriyle minnetle andığımız ulu önderin bilinmeyen yönleri ve düşüncelerini de öğrenmiş ve hatırlamış oluyor.


10 Kasım Pazar akşamı da sevdiği şarkıların icra edileceği konser salonuna giren izleyiciler Atatürk’ün 25 Aralık 1930 tarihinde Türk Ocağını ziyaretinde kendisine ikram edilen çayı içerken yanına alıp bilgi edindiği Ocak Başkanı Mehmet Edip Ağaoğlularının bulunduğu fotoğraf ile karşılaştılar. Yıldönümü anısına binanın içi ve dışı ışıklar ve resimler ile anlamlandırıldı.


Topluluğun, Anıl Sakarya, Serhat Ellek, Ali Karali, Anıl Yırgal, İlmiye Mercan, Emre Usta, Çınar Kaba, Emir Celal Er, Serhat Zımba, Kaan Taşdelen’den oluşan saz sanatçıları eşliğinde başlayan konserinde solistler Ahmet Batırlı ve Gülsemin Gonce ayrı ayrı sahne aldı.
Konserin birinci bölümünde Solist Ahmet Batırlı’nınn seslendirdiği Kürdi, Acemkürdi, hicazkâr, uşşak, muhayyer, makamlarından “Bülbülüm altın kafeste”, “Fikrimin ince gülü”, “Gül kuruttum”, “İzmir’in içinde vurdular beni”, “Cana rakibi handan edersin”, “Çökertme”, “ Çile bülbülüm” eserleri izleyicilere duygulu anlar yaşattı.


İkinci bölümde Solisti Gülsemin Gonce seslendirdiği “Mani oluyor halimi takrire hicâbım”, “A benim mor çiçeğim”, “Kimseye etmem şikâyet”, “Bir ateş ver sigaramı Yakayım”, “Gemilerde talim var”, “Kırmızı gülün alı var” ve “Pencere açıldı Bilal oğlan” adlı Hicazkar, Suzinak, Nihavend, Hicaz makamındaki eserleri izleyiciyle buluşturdu.
Konser sanatçılar Batırlı ve Gonce’nin birlikte sahne alarak izleyicilerin de katılımıyla seslendirdikleri “Atabarı” adlı eserle sona erdi.

‘Selimiye’nin yeri eşsiz’

Olgay GÜLER
Edirne’de düzenlenen ‘Edirne’de Osmanlı Kimliği ve Selimiye’ sempozyumunda konuşan Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof.Dr. Yüksel Özgen, Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ dediği Selimiye Camisi’nin Osmanlı sanatının en nadide örneklerinden birisi olduğunu belirterek, “UNESCO dünya mirası listesinde yer alan Selimiye’nin sadece Türkler için değil dünya kültürü ve mimarlığı açısından eşsiz yeri de hepimizin malumudur” dedi.
Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezi tarafından, Edirne Valiliği ev sahipliğinde düzenlenen ‘Edirne’de Osmanlı Kimliği ve Selimiye’ sempozyumu, açılış programıyla başladı. Edirne’deki tarihi Devecihan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programına Edirne Vali Yardımcısı Ercan Çiçek, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof.Dr. Yüksel Özgen, Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Doç.Dr. Zeki Eraslan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


‘SELİMİYE DÜNYA KÜLTÜRÜ VE MİMARLIĞI AÇISINDAN EŞSİZ YERİ HEPİMİZİN MALUMU’
Açılışta konuşan Türk Tarih Kurumu Başkanı Özgen, sempozyumun, temas ettiği iki konu itibariyle çok anlamlı olduğunu belirtti. Özgen, “Öncelikle Edirne’miz bilindiği üzere Osmanlı İmparatorluğu’nun ikinci başkenti olarak fethedildiği 1361 yılından itibaren yaklaşık bir asır boyunca devletimize başkentlik yapmıştır. Osmanlı medeniyeti burada şekillenmiş, birçok kültürel ve mimari gelişim bu topraklarda filizlenmiştir. Edirne’nin Osmanlı tarihindeki bu başkentlik dönemi, Osmanlı Devleti’nin bir cihan imparatorluğuna dönüşümünde son dönemde önemli bir evreyi teşkil etmektedir. Edirne’de Osmanlı kimliğini bilimsel bir etkinlikte, siz değerli uzman akademisyen hocalarımız tarafından ele alınması bu programı oldukça değerli kılmaktadır. Sempozyumumuzun ikinci başlığı olarak günümüzde Türk İslam mimarisinin zirve noktalarından biri olan Selimiye Camii’nin inşasının 450’nci yıl dönümüne ulaşmış bulunuyoruz. Mimar Sinan’ın bu şaheseri şüphesiz ki Osmanlı sanatının en nadide örneklerinden birisidir. Öte yandan UNESCO dünya mirası listesinde yer alan Selimiye’nin sadece Türkler için değil dünya kültürü ve mimarlığı açısından eşsiz yeri de hepimizin malumudur. Dolayısıyla bu anlamlı yıl dönümünde Selimiye’nin mimarlık, teknik ve sanat tarihi açısından incelenmesi sempozyumumuzun diğer önemli bir konusu olarak karşımızdadır” dedi.


‘SEMPOZYUM MİMAR SİNAN ANISINA İCRA EDİLİYOR’
Türk Tarih Kurumu’nun, Türk tarihini bilimsel yollarla araştırmak ve Türklerin dünya tarihiyle medeniyetindeki gerçek yerini ortaya koymak üzere ilk günden itibaren çalışmalarını devam ettirdiğini kaydeden Özgen, “Kurumumuz tarafından Türklerin medeniyete katkılarını ortaya koyacak pek çok eser ve bilimsel toplantının hazırlanması, bu girişimin en son örneklerinden birini oluşturmaktadır. Bu noktada Türk Tarih Kurumumuz, Atatürk Kültür Merkezimizle birlikte Mimar Sinan’a ve onun eşsiz mirasını da özel bir önem atfetmiş, onun hayatı, kişiliği ve eserlerine yönelik pek çok çalışma gerçekleştirmiştir. Böylece bu sempozyumumuzu da Mimar Sinan’ın anısına icra edilen çalışmalardan birisi olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.
‘TANITIMINI YAPACAĞIMIZ KİTAPLAR ATATÜRK DÖNEMİNDE BAŞLAYAN ÇALIŞMALARIN ÜRÜNÜ’
Sempozyumla birlikte, kurum bünyesinde yeni yayınlanan üç eserin de tanıtılacağını anlatan Özgen, “1935 yılında Dolmabahçe Sarayı’nın Türk Tarih Kurumu çalışmalarına tahsis edilen dairesinde Atatürk’ün de sıklıkla katıldığı toplantılarda Türk tarihinin ana hatları başlıklı yeni ve geniş bir Türk tarihi yazdırmak teşebbüsü dahilinde, Türklerin medeniyete hizmetleri bölümünün ayrıntıları belirlenmiştir. Bu çerçevede bizzat Atatürk’ün onayladığı bir plana göre Mimar Sinan hakkındaki kapsamlı bir çalışma yapılacaktı. İşte bugün tanıtımını yaptığımız kitaplar Atatürk döneminde başlayan söz konusu çalışmaların bir ürünüdür. Selimiye’nin 450’nci yılı anısına, okuyucuyla buluştuğu bu eserleri kısaca zikretmem gerekirse öncelikle kıymetli tarihçimiz Ömer Lütfi Barkan tarafından hazırlanan, ilk cildi 1972’de, ikinci cildi 1979’da basılan Süleymaniye Camii ve İmareti İnşaatı adlı iki ciltlik çalışmayı prestij eser olarak tekrar baskısını yapmış bulunuyoruz. Yine Rıfkı Melül Meriç tarafından hazırlanıp ve ilk kez 1965’te yayınlanan Mimar Sinan Hayatı Eseri başlıklı çalışmayı yine bu çerçevede tekrar yayınlamış bulunuyoruz. Ayrıca Aptullah Kuran tarafından kaleme alınan ve kurumumuz arşivinde daktilo olarak bulunan; Mimar Sinan’ın İstanbul’daki Eserleri Külliyeler, Camiler ve Mescitler adlı çalışmayı da hazırlayarak ilk baskısını bu vesileyle gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu faaliyetler kapsamında hazırlanan Ali Saim Ülgen’e ait Mimar Sinan’ın eserlerinin rölevelerini içeren kıymetli koleksiyonunu da bu ay içerisinde bir prestij eser olarak yayınlayacağımızın müjdesini de vermek isterim” şeklinde konuştu.


Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Doç.Dr. Zeki Eraslan da, sempozyumun önemine değinerek, “Tarihi bir mekanda seçkin bilim insanlarıyla, alanında duayen bilen insanlarıyla bugün burada bu programı icra edecek olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmekle sözlerimize başlamak istiyorum. Edirne’yi, Osmanlı kimliğini ve Selimiye’yi konuşacağız ve bunu konuşurken gerçekten sahanın en önde gelen bilim insanlarını bugün Edirne Valiliğimizin ev sahipliğinde bir araya getirmiş olacağız ve kıymetli bilim insanlarının perspektifinden Osmanlı kimliğini, Edirne’yi ve Selimiye’yi eminim çok daha iyi tanımış olacağız. Ben programın başarılı geçmesini temenni ediyorum. Bundan hiçbir kuşkum yok” ifadelerini kullandı.

‘Toprak ve Kadın’ seramik sergisi

Olgay GÜLER
Seramik Sanatçısı Özlem Özkişi ve 13 öğrencisi tarafından hazırlanan, 43 eserlik ‘Toprak ve Kadın’ isimli seramik sergisi, Trakya Üniversitesi (T.Ü.) Fen Fakültesi fuaye alanında ziyarete açıldı.
Edirne’de yaşayan Seramik Sanatçısı Özlem Özkişi, 3 yıl önce Edirne’de kurduğu atölyesinde eğitimlere başladı. Özkişi’nin, öğrencileriyle birlikte ortaya koyduğu, ‘Toprak ve Kadın’ temalı seramik sergisi, dün Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi fuaye alanında açıldı. Özkişi’nin 13 öğrencisiyle hazırladığı, 43 adet eserden oluşan serginin açılışına çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.


‘TEMAMIZ TOPRAK VE KADIN’
Serginin kuratörlüğünü de üstlenen Özlem Özkişi, Haziran ayında ilk kez sergilenen eserlerin çok beğenildiğini söyledi. Özkişi; “Biz geçen sene bu sergi için çalışmalara başladık. Temamız; toprak ve kadın. Aslında biz bu sergimizin ilkini geçtiğimiz Haziran ayında Deveci Han’da açtık. Oradan çok olumlu tepki alınca, sergimiz çok beğenilince ikincisini öğrenci ve akademisyenler görsün diye üniversitede açalım dedik. Bundan dolayı sergimizin ikincisini düzenliyoruz” dedi.


Temayı özellikle ‘toprak ve kadın’ olarak belirlediklerini anlatan Özkişi, “Biz özellikle tema olarak toprak ve kadını belirledik. Toprak ve kadın, insanlık tarihinden bu yana en önemli sembollerdendir. Çünkü toprak ve kadın, ikisi de doğurganlığı ve bereketi sembolize eder. Bunun için çalışmalarımızda toprak ve kadını kullanmak istedik. Öğrencilerim de ağırlıklı olarak kadın öğrencilerden oluşuyor. Kadın öğrencilerimle birlikte yaptık. Teklif gelirse sergiyi başka yerlerde de açabiliriz” diye konuştu.


Sergi, 10 Kasım Pazar gününe kadar Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi fuaye alanında açık kalacak.

Edirne’nin halası!

İsmail DEMİRAY
Suna Sarvan Hasdoğru’nun “Geçmişten Günümüze Giysiler ve Ev Gereçleri Sergisi” Edirne TAKSAV’da sergisi yoğun bir katılımla gerçekleşti.
Edirne TAVKSAV Salon’da 2 Kasım Cumartesi günü saat 12.00’de başlaması planlanan etkinliğe katılımcıların bir saat öncesinden gelmeye başlaması dikkat çekti. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne katkı amacıyla düzenlenen etkinlikte Suna Sarvan Hasdoğru’nun yüzlerce değerli koleksiyonu sergilendi.
TAKSAV binasında sergilenen ürünler içinde Edirne’ye özgü tarihi eskilere dayanan kırmızı yatak örtüleri de yer aldı.


Sergiye Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın ve AKP İl Başkanı Belgin İba’da katılarak Suna Sarvan Hasdoğru’yla kameralara poz verdi.


EDİRNELİLERİN “HALA’SIYMIŞ.
TAKSAV binasına girdiğimizde güler yüzüyle bizleri karşılayan Suna Sarvan Hasdoğru ile selamlaş-mamızın ardından fotoğraf çekimi için yardım isteğimize “Hala senin fotoğrafını çekmek istiyorlar” çağrı-sı üzerine sorduğumuzda öğreniyo-ruz ki Suna Sarvan Hasdoğru aslında bütün Edirnelilerin “Hala’sıymış.
Halamız yüzlerce ürününü, yaşamı boyunca biriktirdiklerini Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin geleceğine katkı sunmak için koleksiyoncuların ilgisine açmış.


Amacı derneğe destek olmak ve öğrencilere burs olanakları sağlayarak onları ülkemize kazandırmak.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağış yapanlara bu koleksiyondan bazı parçalar hediye olarak verileceğini belirtti halamız bizlere.
Sergiye gelenlerle tek tek ilgilenerek teşekkürlerini de iletiyor Hala’mız.

‘Sokağın Nabzı’ AKM’de atacak


Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği (EFOD) Nilgün Erman Sokağın Nabzı Proje Fotoğraf Atölyesi’nin sokak fotoğraflarını konu alan fotoğraf sergisi 7 Kasım 2024 Perşembe günü Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde açılacak.
Daha önce 24 Ekim 2024 tarihinde açılması planlanan sergi TUSAŞ’a yapılan hain terör saldırısı nedeniyle ertelenmişti.
EFOD Başkanı Serdar İyiiz, saat 18.30’da gerçekleştirilecek serginin açılışında Mady Dans Edirne “Street Dance Show” gösterisinin katılımcılarla birlikte olacağını kaydetti. Sergide atölye grubunun 1 yıllık emeği sonucu ortaya çıkan eserler yeralacak.
EFOD’un paylaşımına göre, atölye grubu şu isimlerden oluşuyor:
Cüneyt Varna, Çiğdem Alper, E. Tuğba Oğuz Taylan, Kaan Erbayraktar, Mustafa Korkmaz, Nilay Unakıtan, Nilüfer Atsızlar, Özlem Yılmaz, Remziye Sivri, Sare Özlem Demir, Serhat Yılmaz, Tuba Şenerler, Yaşar Akıncı.

Gökçe’den Cumhuriyet Bayramı konseri

Edirne Belediyesi’nin düzenlediği 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, ünlü sanatçı Gökçe’nin Saraçlar Caddesi’nde verdiği coşkulu konserle devam etti. Edirneliler, Cumhuriyetin 101. yılını, sevilen sanatçının şarkılarıyla gönüllerince kutladı.

Edirne Belediyesi’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında Saraçlar Caddesi’nde düzenlediği Gökçe konseri büyük ilgi gördü. Sevilen sanatçı Gökçe, enerjik performansı ve hit şarkılarıyla Edirnelilere unutulmaz bir akşam yaşatırken, Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan Akın da konseri Edirneliler ile birlikte izledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 101. yılının coşkuyla kutlandığı gecede Başkan Av. Gencan Akın, ünlü sanatçı Gökçe’ye çiçek takdim etti. Başkan Akın, Gökçe’ye teşekkür ederek “Cumhuriyetimizin 101. yılını Edirnelilerle birlikte büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Canım Edirne’m; Cumhuriyetimizin bu özel gününde, 29 Ekim’de bizlere şarkılarıyla eşlik eden Gökçe’ye teşekkür ediyorum. Cumhuriyetimiz hep var olsun. Bayramımız kutlu olsun!” dedi.

Gökçe, “Tuttu Fırlattı”, “Her Şey Bitmedi Bitmez” ve “Ne Yapardım” gibi en sevilen şarkılarını Edirneliler için seslendirirken, Edirneliler de şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti. Coşkunun zirveye çıktığı anlarda, Edirneliler bayraklarla Cumhuriyet coşkusunu doyasıya yaşadı.

Ertelenmiş hayaline 50’sinde ulaştı!


Olgay GÜLER
Edirne’de gıda sektöründe işletmecilik yapan Sema Göy (50), oğlunun ısrarıyla girdiği Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ardından, iki aşamalı yetenek sınavını da kazanarak, Trakya Üniversitesi Resim Bölümü’nde okumaya başladı.
Edirne’de yaşayan evli ve 1 çocuk annesi Sema Göy, oğlunun ısrarıyla YKS’ye girdi. Sınavı kazanan Göy, ardından Trakya Üniversitesi Resim Bölümü’nde açılan iki aşamalı yetenek sınavını da geçerek burada okumaya hak kazandı. Resmin ertelenmiş hayali olduğunu söyleyen Göy, buna kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti. Göy, gençlere de çok okumaları yönünde tavsiyede bulunup, hayallerinin peşinde koşmaları gerektiğini kaydetti.
Anaokulundan beri resim çizdiğini kaydeden Göy, “Resim benim ertelenmiş hayalimdi. Ertelenmiş hayalime bu sene kavuştum. Oğlumun ısrarıyla sınava girdim. YKS’yi geçtikten sonra iki aşamalı yetenek sınavına geçip okulda öğrenci olmaya hak kazandım. Anaokulundan beri resim çiziyorum. Girdiğim yarışmalarda dereceler alıyordum. Resim bölümüne hiç girmeyi düşünmemiştim daha çok klas meslekler düşünüyorduk. Şimdi resim bölümü öğrencisiyim mutluyum” dedi.


‘BEDENİM 50 YAŞINDA AMA RUHUM 17’
Okula ilk girdiğinde en büyük endişesinin, genç öğrencilere ayak uydurabilmek olduğunu dile getiren Göy, “Ben kendimi şöyle tasvir ediyorum. Bedenim 50 ama ruhum 17 yaşında. Derslere girmek çok zevkli çok eğlenceli kitabın kapağını kapattığınız zaman haliyle unutuyoruz. Öğrencilere ayak uydurmaya çalışıyorum. Heyecanlıyım, öğrenmekten zevk alıyorum. Okumak hoşuma gidiyor. Aslında sınavı kazanıp okula girdiğimde en büyük endişem okuldaki yaşı küçük olanlara ayak uydurabilmekti. Fakat onlar da bana ben de onlara çok güzel adapte olduk” diye konuştu.


‘ÖRNEK OLDUĞUMU DÜŞÜNÜYORUM’
Daha önce resimle ilgili hiçbir eğitim almadığını ifade eden Sema Göy, “Aslında herkes bir şeyler çizebilir, çizim zor değil yeter ki istesinler kalemi elinize aldığınızda kelam elinizde akıp gidiyor. Çok çizmek zorundayız. Özellikle ben çok çizmek zorundayım. Gençlere yetişmek zorundayım. Çünkü ben kurs veya eğitim almadım. Lise eğitimim ile buradayım. O yüzden onlara uyum sağlamak için daha çok çalışmam gerekiyor. Kalemi elimden düşürmemem gerekiyor. Arkadaşlarım destek oluyor. Eşim ve oğlum çok büyük destek oluyorlar. Çevreye örnek olduğumu düşünüyorum. Çünkü ben aynı zamanda bir işverenim, iş yerime gelip de üniversite okuduğumu duyan öğrenciler veya KPSS’de artık benden olmaz diyenler oluyor. Beni görünce hem şaşırıyorlar hem seviniyorlar hem de umutlanıyorlar” dedi.


‘GENÇLER GEÇ OLDU DEMEDEN OKUMAYA DEVAM ETSİNLER’
Gençlere, çok okumaları tavsiyesinde bulunan Göy, “Gençlere tavsiyem okumak çok güzel bir şey okusunlar benden geçti, geç oldu artık demeden okumaya devam etsinler. Biliyorsunuz çağımızın hastalığı Alzheimer var. Doktorlar hep diyor ters köşe yapın diye, sağ beyinlerini çalıştırıyorlarsa ters köşe yapıp sol beynini çalıştırsınlar. Ben kendimi şu an öyle düşünüyorum. İlerleyen yaşlarda da Alzheimer’ı engelleyeceğimi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

OİM’de Renk Senfonisi

Edirne Osman İnci Müzesi, Türk sanat dünyasının soyut resim ustalarından Erdal Alantar’ı, ölümünün 10. yıldönümünde düzenlenecek büyük bir retrospektif sergiyle anacak.
Müziği tuvallerine taşıyan, renklerle notaları buluşturan bir sanatçı olarak, sanat dünyasında derin izler bırakan Alantar’ın eserlerinden oluşan bu sergi, izleyicilere onun eşsiz dünyasına girme ve soyut sanatın büyülü atmosferini keşfetme fırsatı sunacak. Osman İnci Müzesi’nde 29 Ekim 2024 Salı günü saat 17.00’da açılacak olan sergi 8 Kasım 2024 tarihine kadar gezilebilecek.


Retrospektif sergi, Erdal Alantar’ın sanatını yeniden keşfetmek ve onun eşsiz yaratıcılığını bir kez daha deneyimlemek için önemli bir fırsat sunuyor. Bu sergi, sanatseverleri Alantar’ın renklerle ve müzikle dolu dünyasına davet ediyor.
OĞLU ALP ALANTAR’DAN SÖYLEŞİ
Sergiden bir gün önce, 28 Ekim 2024 tarihinde, Erdal Alantar’ın oğlu Alp Alantar tarafından verilecek özel bir söyleşi de düzenlenecek. Saat 15:00’te, Edirne Öğretim Üyeleri Binası’nın üst katındaki F300 kodlu konferans salonunda gerçekleştirilecek bu söyleşi, katılımcılara Alantar’ın sanatına ve hayatına dair daha derin bir perspektif sunma fırsatı sağlayacak.


ERDAL ALANTAR
1932 yılında İstanbul’da doğan Erdal Alantar, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun olduktan sonra sanat eğitimini Floransa’da sürdürmüş ve ardından Paris’e yerleşmiştir. Paris ekolünün önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Alantar, 1960’lardan itibaren soyut dışavurumculuktan etkilenmiş, ancak sanatı yalnızca bu akımla sınırlı kalmamıştır. Wagner, Mozart ve Beethoven eşliğinde büyük boyutlu eserler üreten Alantar, geleneksel hat sanatını barok estetiğiyle birleştirerek benzersiz bir stil yaratmıştır. Onun “Barok yuvarlaklar” ve Osmanlı hat sanatından esinlendiği kıvrımlar, tuvalde bir senfoni gibi yankılanır.
Alantar’ın eserleri sadece büyük boyutlu tablolarla değil, yağlı boya, guvaş ve desen çalışmalarıyla da dikkat çeker. Sanatçının müzikle harmanladığı fırça darbeleri ve renkler, izleyiciyi büyüleyen anlık ve içgüdüsel bir hareketliliğe sahiptir. Alantar’ın bu içsel coşkusunu yansıtan kompozisyonları, sanat eleştirmenleri tarafından her zaman büyük beğeni toplamıştır. Sanatçı, Fransa, Hollanda, İtalya, Almanya, İsviçre ve Türkiye’de açtığı 130’dan fazla kişisel sergiyle uluslararası sanat dünyasında önemli bir yer edinmiştir.

Uzunköprü Musiki Derneği sezonu açtı

Uzunköprü Musiki Derneği, 2024-25 Sezonu fasıl ve solo şarkı çalışmalarına Uzunköprü Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde başladı.
Dernek Başkanı Doktor Yalçın Doğrugüven, musiki severleri her Çarşamba akşamı saat 20.00’de AKM’deki çalışmalara katılmaya davet etti. 1970 yılında Uzunköprü’de kurulan derneğin toplumun her kesiminden üyeleri, yıl boyunca haftada bir akşam buluşarak enstrümanlar eşliğinde meşk ediyor ve çalışmalarını halka sundukları İlkbahar konserleriyle tamamlıyor.
Dernek Başkanı ve Şef Dr. Yalçın Doğrugüven mekan tahsisi için Uzunköprü Belediyesi’ne teşekkür ederken özellikle bu yıl ilk kez dernek çalışmalarına, merkezi Edirne’de bulunan HAYATLAB OSGB’nin sponsor olmasından mutluluk duyduklarını belirtti. HAYATLAB İş Sağlığı Laboratuvar Görüntüleme ve Raporlama Şirketi, Trakya’da iş sağlığı ve güvenliği alanında ihtiyaç duyulan hizmetlerin tamamını tek çatı altında sağlarken hizmet kalitesi ve güvenilirliği ile tanınıyor

Kaleiçi’nde nefis gece

İsmail DEMİRAY
Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu “Usta Bestekarlar Sadettin Kaynak Eserleri” Konseri ile musiki severleri bir kez daha maziye götürdü.


Topluluğun Kaleiçi’ndeki tarihi binasının konser salonunda Yıldıray Öztürk’ün yönetimindeki konser yoğun katılımla gerçekleşti. İlgiyle izlenen konserde topluluk ünlü bestekarın birbirinden güzel 16eserini seslendirdi.


SES SANATÇILARI:
Gülsemin Gonce, Müzeyyen Çağlar, Yeşim Birgin, Gülferi Ateş Yürük, Hande Erzen, Elif Ceylan Resuloğlu, Ayhan Bal, M.Fadil Atik, Sebati Balkan, Orçun Çabuk, Efe Çakmak, Berk Özçam
SAZ SANATÇILARI:
Keman : Sehat Ellek Keman : Ali Karali
Viyolonsel: Onur Nar Ney: Serkan Kamacı
Kemençe: Emre Usta Kanun: Çınar Kaba
Tambur : Mustafa Gençer Ud : Emir Celal Er
Klarnet : Ahmet Kuşgöz Ritim: Serhat Zımba
Ritim : Kaan Taşdelen
Tonmaister: Anil Kanarya
GELECEK KONSER
Cumhuriyet Bayramı Özel Konseri
28 Ekim 2024 Pazartesi, Saat 20:00 Topluluk Salonu
ESERLER:
-Kürdilihicazkar Şarkı: “Bir Esmer Dilberin Vuruldum Hüsnüne” Güfte: Ercüment Er
-Muhayyerkürdi Şarkı: “Gönlüm Özledikçe Görürdüm Hele” Güfte: Vecdi Bingöl: Solist: Orçun Çabuk
-Muhayyerkürdi Şarkı: “Bir İçim Su Gibi Özlerim Seni” Güfte: ?
-Hüseyni Şarkı: “Firat Kenarının İnce Dumanı” Güfte: ?
-Hüseyni Şarkı: “Ay Doğarken Gecelerden” Güfte: Vecdi Bingöl Solist: Sebati Balkan
-Hüseyni Şarkı: “Hatice’m Saçlarını Dalga Dalga Taratmış” Güfte: Sadettin Kaynak
-Muhayyer Şarkı: “Ay Doğdu Batmadı Mı” Güfte: ?
-Hüzzam Şarkı: “Kalbim Kanıyor Durmadan” Solist: Yıldıray Öztürk, Güfte: Sadettin Kaynak
-Hüzzam Şarkı: “Meğer Çok Sevilenler” Güfte: Sadettin Kaynak
-Hüzzam Şarkı: “Leylakların Hayâli” Solist: Gülsemin Gonce Güfte: Fuat Hulusi Demirelli
-Hüzzam Şarkı: “Gönlüm Seher Yeli Gibi” Güfte: ?
-Hicaz Şarkı:”Enginde Yavaş Yavaş” Solıst: Hande Erzen Güfte: Vecdi Bingöl
-Hicaz Şarkı: “Gönlümün İçindedir Gözden Irak Sevgilim” Güfte: Vecdi Bingöl
-Hicaz Şarkı: “Yollarına Gül Döktüm” Solist: Gülferi Ateş Yürük Güfte: Vecdi Bingöl
-Hicaz Şarkı: “Benim Yâri Gelişinden Bellidir” Güfte: Karacaoğlan
-Hicaz Şarkı: “Muhabbet Bağına Girdim Bu Gece” Güfte: ?