Kategori arşivi: Kültür-Sanat

ANGLÈE GUÈRON VE EDİRNE KUŞATMASI GÜNLERİ

Prof.Dr. Tuncay ÇAĞLAR

“Söz uçar, yazı kalır.”
Günlük ya da genelde yazılı belge tutma alışkanlığımız ulus olarak oldukça zayıf. Sözel kültürümüzün baskınlığını sözlü tarih çalışmalarının yoğunluğundan anlıyoruz.
Yukarıdaki satırları yazmamın nedeni, geçtiğimiz günlerde çıkan, yazar-çizer İzel Rozental’in “Talihsiz Anjel Hala ve Edirne Kuşatması Günleri” kitabı.


Kitap aslında alışılmışın dışında, bir grafik roman. Kitabın kısaca yazılış öyküsü şöyle:
Angèle Guéron 1909-1915 yılları arasında, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki en büyük Yahudi öğretim kurumlarından Edirne Alyans Kız Okulları’nın yöneticilerindendi. Ayrıca hem kurum yetkilisi hem yurttaş olarak Edirne kuşatmasına da tanık olmuştu.


İzel Rozental bir gün şans eseri annesinden dinlediği hikâyelerde “Talihsiz Anjel” adıyla anılan “büyük hala”nın Angèle Guéron olduğunu ve bu ünlü öğretmenle akraba olduklarını öğrenir.
A. Guéron Ekim 1912 – Mart 1913 tarihleri arasında, kuşatma altındaki Edirne’yi belgelediği bir günlük tutar. Günlükte kuşatma sırasında yerel hayata ilişkin bakış açısı yanında, cemaatindeki yöneticilerle yaşadığı sorunlar ve Osmanlı vatanseverliği işlenir.


Kitapta ayrıca İ. Rozental’in bir süre önce Edirne’ye yaptığı seyahat izlenimleri ile kendisine eşlik eden çizer Semih Poroy ve görüştüğü Edirne’nin tanınmış isimlerinin görüşlerine de yer veriliyor.
Günlük ile ilgili ilk bilgiler, araştırmacı Rıfat Bali tarafından Tarih ve Toplum Dergisi’nde 1999-2000 yıllarındaki dört sayıda “Edirne Muhasarası Sırasında Tutulmuş Bir Günlük I, II, II, IV” başlığıyla sunulmuştu.
Bu arada günlüklerin ISIS Yayınevi tarafından 2002 yılında Fransızca (Journal Du Siège D’Andrinople) yayınlandığını da öğreniyoruz.
Hemen hemen aynı dönemlerde Diş Hekimi Tekin Sayınbaş’a Tel Aviv’de yaşayan Edirneli Viktor Adato’dan 20 Ocak 2000 tarihli bir mektup gelir. Mektupta ayrıca Avukat Samil Bizbahar’ın, orijinali Alyans’ın Paris’teki merkezinde bulunan günlükten yaptığı çeviri de vardır. Günlük önce Yeni Ozan Ağacı Dergisi’nde 2001 yılında yayınlanır. Eski belediye başkanlarımızdan Güngör Mazlum, 2016 tarihli “Edirne’nin Yahudileri” kitabında söz konusu günlüğü yeniden mektupla birlikte yayınlar.


Her ne kadar toplumumuzda günlük tutma, yazılı belge bırakma alışkanlığının düşük olduğundan söz etsek de belge bırakmış değerli insanlarımız vardır. Rahmetli hocamız Y. Doç. Dr. Ratip Kazancıgil tarafından günümüz diline aktarılan “Savaşı Yaşayanların Kaleminden Edirne Balkan Savaşı Anıları” kitabında Hâfız Rakım Ertür, M. Şevket Dağdevirenzâde, Dr.Rıfat Osman’ın günlük ve anıları aktarılır (Edirne Valiliği Kültür Yayınları, 2013).
Angèle Guéron hakkında kısa da olsa Güngör Mazlum’un “Edirne’de İz Bırakanlar” kitabında (Edirne Belediye Başkanlığı Yayınları, 2019) bilgi bulunmaktadır. Kitapta ayrıca Osmanlı ordusuna katkıları nedeniyle Edirne Valisi Halil Bey’in A. Guéron’a teşekkür mektubu da yer almakta.
Sonuçta, şehrimizin kara günlerinin tekrar etmemesi için bu bilgileri aktaran tarihçilere, yazarlara minnet borçluyuz.
Angèle Guéron’a da günlüğü, Kızılay’a gönüllü yaptığı çalışmaları, katkıları ve vatanseverliği için teşekkür borcumuz var.
Bir teşekkür de İzel Rozental’e… Bu zor, ibret verici kara günleri karikatür, fotoğraf ve kartpostallar ile destekleyip kolay okunabilir hale getirdiği için sonsuz teşekkürler.
İbret alınıp tarihin tekerrür etmemesi ve yazının kalıcı olması için çaba gösterenlere selam olsun.


Not: 22 Şubat 2025 Cumartesi saat 15.30’da TAKSAV’da İzel Rozental ile söyleşi ve imza günü yapılacaktır. Yerel tarih, kitap, yazı meraklılarına duyurulur.

Mimarlık öğrencilerinden sergi

Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, sergilerine bir yenisini daha ekledi. Restorasyon Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen Rölöve ve Restorasyon Projesi Dönem Sonu Sergisi, Devecihan Kültür Merkezi’nde açıldı.


Serginin açılışına, Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semiha Kartal, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Seden Acun Özgünler, Mimarlık Bölümü öğretim üyeleri, öğrenciler ve davetliler katıldı.


Programda bir konuşma yapan Dekan Prof. Dr. Semiha Kartal, Mimarlık Bölümü Restorasyon Ana Bilim Dalı olarak yıllardır Edirne’nin kültürel mirasını belgelemeye yönelik çalışmalar yaptıklarını ve bu çerçevede Mimarlık Fakültesi öğrencilerine rölöve ölçme ve çizim teknikleri ile koruma yöntemlerini öğrettiklerini söyledi.


Edirne’nin, Türkiye’nin kültürel miras açısından en önemli kentlerinden biri olması bilinci ve sorumluluğu ile öğrencilerini kültürel mirasın korunması konusunda farkındalığı yüksek, duyarlı mimarlar olarak yetiştirmeyi hedeflediklerini de belirten Dekan Prof. Dr. Semiha Kartal, bu doğrultuda Dr. Öğr. Üyesi Tülay Canıtez, Dr. Öğr. Üyesi Banu Gökmen, Dr. Öğr. Üyesi Tuba Hatipler Çibik ve Arş. Gör. Dr. Saygın Alkan yürütücülüğünde öğrenciler tarafından ortaya konulan rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin posterlerini sergilemekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti.


İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, Mimarlık Fakültesi öğrencilerinin Edirne gibi tarihî bir laboratuvarda eğitim aldıkları için şanslı olduklarını kaydederek geleneksel yapıların belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemi üzerinde durdu.
Öğrenciler ve davetlilerin büyük ilgisini çeken sergi, 1 hafta boyunca açık kalacak.

Balkan Halk Oyunları’na renkli final

Olgay GÜLER
Edirne’de, 7 Balkan ülkesinden 21 halk oyunu ekibiyle, 600’e yakın dansçının katıldığı Uluslararası Balkan Halk Oyunları Festivali’nde Cumartesi günü Selimiye Camisi meydanında bir araya gelen halk oyunları ekipleri, kortej eşliğinde Saraçlar Caddesi boyunca yürüdü.


Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde bu yıl ilk kez 5-9 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası Balkan Halk Oyunları Festivali, çarşamba günü halk oyunları ekiplerinin gösterileriyle başladı. Festivalin 2’nci günü 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü nedeniyle gösteri yapılmadı. İpsala, Keşan, Uzunköprü ve Havsa ilçelerinde çeşitli gösterilerin sunulmasıyla devam eden festivalde Cumartesi günü Edirne’nin Selimiye Camisi Meydanı’nda kortej oluşturuldu.

Türkiye ve 7 Balkan ülkesinden 21 halk oyunu ekibi ve 600’e yakın dansçı, kendi bölgelerinin yöresel kıyafetlerini giyerek, Edirne Belediye Bandosu eşliğinde Saraçlar Caddesi’ne yürüdü. Korteje Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın ve Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler ve çok sayıda dansçı katıldı.


Yürüyüş sırasında kendi bölgelerinin şarkılarını söyleyip, yöresel halk oyunlarını sergileyen ekiplerin o anlarını görenler cep telefonlarıyla kayda aldı.


FİNAL GALASI YAPILDI
Festival’in kapanış galası ise Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Gala Gecesi etkinliğinde, halk oyunları ekiplerinin birbirinden başarılı performansları, katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Final gecesine Vali adına Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, İdare Mahkemesi Başkanı Selim Albayrak, Vergi Mahkemesi Başkanı Yaşar Erdem, Bulgaristan Plovdiv Dans ve Sanat Akademisi Rektörü Prof. Milço Vasilev, Rektör Yardımcısı ve Bilimsel, Kültürel ve Sanatsal Aktiviteler Koordinatörü Prof. Dr. Eylem Bayır ile il protokolü ve Balkan ülkelerinden çok sayıda konuk katıldı.


İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda, açılış konuşması yapan Trakya Üniversitesi Uluslararası Balkan Halk Oyunları Festivali Sanat Yönetmeni Murat İçkır, halk oyunlarının kökeninden bahsederek ait olduğu toplumun geleneksel kültürünü yansıttığını ve taklitle başlayıp günümüzde sanat formuna ulaşmış olduğunu söyledi. İçkır, ayrıca dünyanın en özel kentlerinden biri olarak tanımladığı Edirne’de, halk oyunları ekiplerini ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.


‘UZAKLARI YAKIN ETTİLER’
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler de, halk oyunlarının müzikle birlikte bir milletin tarihini, acılarını, sevinçlerini, kültür değerlerini dünden bugüne, bugünden yarına taşıyan özgün bir ifade biçimi ve sanat eseri olduğunu söyledi. Bu ifade biçiminin ve sanat eserinin omurgasının da türküler olduğunu ifade eden Rektör Hatipler “Uzaklardan gelen 21 halkoyunları ekibi, 4 gün içinde sazıyla, sözüyle soğuk demeden, kış demeden ilçe ilçe, meydan meydan, kampüs kampüs gezerek oyunlarını oynadılar. Uzaklardan geldiler ama o uzakları bize yakın ettiler. Zemheriye inat içimizi, dışımızı ve gönlümüzü ısıttılar. Sadece kültür alışverişine vesile olmadılar, aynı zamanda dostlukları pekiştirdiler; birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun en güzel örneklerini ortaya koydular” şeklinde konuştu.


Açılış konuşmalarının ardından halk oyunları toplulukları, sırasıyla sahne alarak gösterilerini gerçekleştirdiler. İzleyiciler tarafından büyük bir beğeni ile izlenen gösteride topluluklar, Balkanlara özgü birbirinden keyifli halk oyunlarını sergiledi. Program; Bulgaristan, Romanya, Moldova, Sırbistan, Kosova, Kuzey Makedonya ve Yunanistan’dan gelen 21 halk oyunları ekibinin gösterilerin ardından son buldu.

Balkan Festivali sona eriyor

Trakya Üniversitesi’nce bu yıl ilk kez düzenlenen 8 ülkeden 600 dansçının katıldığı Uluslararası Balkan Halk Oyunları Festivali dolayısıyla merkez ve ilçeler renkli gösterilere sahne oluyor.
Uluslararası Balkan Halk Oyunları Festivali kapsamındaki gösteriler tüm kampüslerde ve farklı ilçelerde devam etti. Ekipler dün Balkan ülkelerinin havalarını Trakya Üniversitesi Bolca Ana ve Eğitim Fakültesi, İpsala MYO, Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Y.O. ve Uzunköprü MYBO ile İpsala Belediyesi, Keşan Belediyesi, Uzunköprü Belediyesi, Havsa Belediyesi’ne taşıdı.


Uluslararası Balkan Halk Oyunları Festivali dolayısıyla bugün Festival Korteji gerçekleştirilecek. 10.00-12.00 saatleri arasında topluluklar Selimiye Meydanı ve Saraçlar Caddesi, 15.00-16.30 saatleri arasında da Karaağaç Yerleşkesi ve Margi AVM’de gösterilerini sunacak.
Festivalin Gala Gecesi de bugün saat 19.00’da gerçekleştirilecek. Protokol konuşmaların ardından topluluklar kapanış gösterisinde bulunacak.

T.Ü.’de ‘Balkan’ havası!

Olgay GÜLER

Edirne’de Trakya Üniversitesi tarafından düzenlenen, 8 ülkeden 600’e yakın dansçının katıldığı Uluslararası Balkan Halk Oyunları Festivali, renkli görüntülerle başladı.

Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde bu yıl ilk kez 5-9 Şubat tarihleri arasında Uluslararası Balkan Halk Oyunları Festivali düzenlendi. Kentte 4 gün boyunca sürecek festivalde 8 ülkeden 600’e yakın dansçı, kendi bölgelerine özgü kıyafetlerle danslarını sunacak. Festivalin ilk gününde ise Kosova’dan halk oyunları grupları, Trakya Üniversitesi Rektörlüğü önünde dans gösterisi sergiledi.

‘GELENEKSEL DANSLARIMIZI GELECEK KUŞAKLARA TAŞIMAK İSTİYORUZ’

Festivalle ilgili konuşan Trakya Üniversitesi Balkan Müzik ve Gösteri Sanatları Topluluğu Genel Sanat Yönetmeni Murat İçkır, “Üniversitemizin misyonu ve vizyonu doğrultusunda Balkan halklarıyla kültürel diyaloğunun gelişmesi, geleneksel danslarımızın, geleneksel kültürlerimizin bir araya getirilerek profesyonel sahnelere taşınıp gelecek kuşaklara daha doğru ve ilk elden aktarımını sağlayıp, geleneksel kültürümüzün bir sahne sanatı bakış açısını görmesi için böyle bir organizasyon düzenledik. Bugün inşallah organizasyonu başlatıyoruz. Yarın açılışını yapacağız. Yarın 6 şubat depremine saygı dolayısıyla davullar çalmayacak, Edirne gezisiyle günü geçireceğiz. 7 Şubat Cuma günü ilçelerde gösterilerimiz olacak. Çünkü üniversitemizin yaptığı faaliyetlerin halka da ulaşmasını hedefliyoruz burada. Yani sadece kendi içimizde çalıp söyleme değil de ya da kendi içimizde tanıtmak değil de en ücra köşeye kadar, ilimizdeki şehrimizdeki en ücra köşeye kadar ulaşmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bu anlamda üniversitemizin tüm kampüslerinde gösterilerimiz olacağı gibi şehrimizin önemli yerlerinde gösterilerimiz olacak” dedi.

‘AMACIMIZ KÜLTÜRLERİ AYNI ÇATI ALTINDA TOPLAMAK’

Edirne’nin Balkanlar için çok önemli bir şehir olduğuna vurgu yapan İçkır, “Rumeli’nin mührü burası. Edirne ismini duyduğunda herkes, tüm misafirlerimiz heyecanlanıyorlar. Burası yüzyıllar boyunca hem bir geçiş noktası, başkent ve sürekli sahip olunmak istenen bir şehir olduğu için insanlar için önemli. Burada yaşayan medeniyetler yani size anlatmaya kalksam ilk uygarlıklardan yana Edirne çok önemli bir şehir. Biz hep son dönemine denk geldiğimiz için bunu bilmiyoruz tabi ama özellikle hayatını kültüre adayan insanlar için çok önemli. Gelecekte belki Türk dünyası kültür başkenti, belki Avrupa Birliği kültür başkenti. Oraları hak edebilecek bir şehir burası. Biz de Trakya Üniversitesi olarak dediğim gibi misyonumuz, vizyonumuz doğrultusunda rektörümüz sayın Profesör Doktor Mustafa Hatipler’in önderliğinde, onun isteği doğrultusunda böyle bir çalışma yaptık ve katılımcı gruplarımız da sağ olsunlar buna katkı sağladılar. Yaklaşık 600 kişiye yakın dansçı arkadaşımız burada olacak. 600 tane dansçının bir arada olduğu organizasyonlar çok büyük organizasyonlardır. Bunun için katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Amacımız kültürel diyaloglarımızı geliştirerek şehrimizin marka değerine katkı sağlamak ve kültürlerimizi bu anlamda aynı çatı altında toplamaya çalışmak” diye konuştu.

Festival kapsamında Balkan ülkelerinden gelen halk oyunları ekipleri, üniversitenin farklı kampüslerinde gün boyu dans gösterileri sergiledi.

KATILAN ÜLKELER VE EKİP İSİMLERİ

Student Dancing Ensemble “Medic” Plovdiv (Bulgaristan)

“Trakııska Mladost” Plovdiv (Bulgaristan)

Unıversty Of Konstantin Preslavsky Shumen (Bulgaristan)

Medical Unıversty Pleven (Bulgaristan)

Academyfolklore Ansamble Plovdiv (Bulgaristan)

Cıuleandra” Folk Dance Ansamble (Moldova)

Ştruguraş (Moldova)

Maruntica” Drochia (Moldova)

Bucur” Of The University Of Agronomic Scienses Bucuresti (Romanya)

Unıversitatea “Ovidius” Constanta (Romanya)

Caa “Radost” (Sırbistan)

Folk Dance Ansamble Pkb (Sırbistan)

Ensemble Of Folk Dances And Songs “Naisa” Niş (Sırbistan)

Uıbm Unıversity Of Mitrovica (Kosova)

Unıversity Grup “Akv” Mınotarı Prıshtına (Kosova)

Unıversty Of Prizren (Kosova)

Folklore Ensemble “Kıtka”Istıbanja Skopje (Kuzey Makedonya)

Ensemble “Bojmıja” Gevgelija (Kuzey Makedonya)

Duth Komotini (Yunanistan)

Laografiki Estia Of Tripoli (Yunanistan)

Kırklareli Üniversitesi

Anadolu Folklor Vakfı Edirne

Rumeli Eğitim Ve Kültür Derneği Edirne

Trakya Üniversitesi

Çınar’dan ilginç sergi!

Çınar, annesi Seçil ve babası Gökhan Ilgaz ile

Edirneli 10 yaşındaki Çınar Ilgaz’ın ‘Köyden Köye Çınar’ın Sanat Yolculuğu’ temalı sergisi 2 Şubat Pazar günü Erasta AVM’de açıldı.

Çınar Ilgaz ilk sergisini açtı


Resim sanatına yeteneği Resim Öğretmen Şeyda Canpolat’ın dikkatini çeken Çınar Ilgaz, sergisinde Edirne’den Çanakkale’ye kadar uzanan köylerin kimliğini renklerin diliyle aktardığı eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. Erasta AVM’de ki serginin açılışına çok sayıda sanatseverin yanısıra Çınar Ilgaz’ın ailesi ve yakınları da katıldı.

Resim Öğretmen Şeyda Canpolat öğrencisi Çınar’la


Soyut çalışmalarıyla ilgi gören Çınar Ilgaz sergisindeki eserlerinde köy yaşamını soyut bir bakış açısıyla aktarmaya çalışıyor. Çınar Ilgaz, eserlerinde köyleri kuşbakışı ile farklı açıdan sunuyor.
Hasan Rıza Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Öğretmeni Seçil Ilgaz, oğlu Çınar Ilgaz’ın sanata ilgisini desteklediklerini söyledi.


Çınar’ın yeteneğini keşfeden Resim Öğretmeni Şeyda Canpolat ise, Çınar’ın eserlerinde hayal gücü ve gözlem yeteneğini birleştirdiğini kaydetti. Çınar’la Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde, 7-12 yaş grubuna yönelik akademik resim eğitimi verdikleri bir kursta tanıştığını hatırlatan Canpolat, “İlk çizimlerini gördüğümde şaşkınlıkla duraksadım. O yaşta bir çocuğun bu kadar detaylı ve özgün bir bakış açısına sahip olması gerçekten etkileyiciydi. Geometrik şekillerle soyut köy resimleri yapıyordu, ama çizimlerinde bir sistem, bir düzen vardı. Ona bu tarzı neden seçtiğini sorduğumda, köyleri gezmeyi çok sevdiğini ve onları kuş bakışı görerek resmettiğini söyledi. Çınar’ın resimleri neredeyse bir harita gibi. Onun çizdiği köyleri bilen insanlar, “Bu resmi elime alsam, yolumu bulurum” demeye başladılar. O, bir köyün girişini, çıkışını, yollarını, evlerini, hatta ahırlarını bile yukarıdan bakıyormuş gibi detaylı bir şekilde çiziyor. Ama sadece topografik bir harita gibi değil, sanatsal bir üslupla yapıyor bunu. Renkleri, formları ve kompozisyonu kendine özgü bir şekilde yorumluyor” dedi.

TAKSAV’da haftanın Etkinlikleri

TAKSAV Edirne Şubesi, Şubat ayının ilk etkinlik haftasına da dört etkinlikle başlıyor. Topluluk Yöneticisi Nevzat Çolak’ın sosyal medyasından yaptığı duyuru uyarınca ilk etkinlik bu akşam. Dr. Emre Elmas’ın “Tarih Yazım Atölyesi” bu akşam saat 20.00’de gerçekleştirilecek. Dr. Emre Elmas, 4 Şubat Salı akşamı saat 18.30’da “The Settlers” isimli yapımın film okumasını gerçekleştirecek. Film okuma etkinliği ücretsiz olacak.
Topluluk Yöneticisi Nevzat Çolak, 5 Şubat Çarşamba akşamı Avukat Dr. Ulaş Çam’ın “Emek Hareketi ve Hukuk” konulu söyleşisinin gerçekleşeceğini duyurdu. Bu söyleşi de saat 20’de başlayacak.


TAKSAV’ın bu hafta son etkinliği ise 5 Şubat Cuma akşamı saat 19.30’da gerçekleşecek. Edirne Kültür ve Sanat Topluluğu’ndan Sezen Çobanoğlu Talay, “Şarkılarla Transaksiyonel Analiz”söyleşisiyle TAKSAV Kardelen Kafe’de izleyenlerle buluşacak.

‘Nehrin Ötesi’ne Meriç’te gala!

Olgay GÜLER
Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsü Balkan Müzik Kültürleri Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Evrim Kaşıkçı’nın uzun yıllara yayılan saha araştırmaları ve akademik çalışmalarının sonucu hazırladığı ‘Nehrin Ötesi-Yunanistan Kumçiftliği (Orestiada) Gagauzları Halk Kültürü’ kitabı ve aynı adı taşıyan şarkısı, Meriç Nehri kıyısında düzenlenen etkinlikle tanıtıldı.


Kaşıkçı’nın Yunanistan’da Kumçiftliği (Orestiada) ve çevresinde yaşayan Ga-gauz toplumunun halk kültürünü ele alan kitap, Trakya Üniversitesi Ya-yınları aracılığıyla oku-yuculara sunuldu. Kitapla birlikte Kaşıkçı’nın aynı adı taşıyan şarkısı ‘Nehrin Ötesi’ de Lalezar Te-sisleri’nde gerçekleştirilen gecede, katılanlara dinletildi.
Kaşıkçı’nın sevenleri ve basın mensuplarının katıldığı gecede kitabın en önemli kaynak kişi-lerinden olan Vasilis Grammatidis, ailesinin Edirne’nin Azatlı Köyü’nden Yunanistan’a göç hikayesini paylaştı. Evrim Kaşıkçı ve buzuki sanatçısı Nikos Gram-matidis de, ‘Nehrin Ötesi’ şarkısının hikayesini anlatan müzik dinletisi sundu.


YAPAY ZEKAYLA KLİP
Gecede ayrıca şarkının yapay zekayla hazırlanan klipinin de gösterimi yapıldı. Göç ve hasret temasını işleyen, nehrin iki yakasındaki kavuşamayan iki aşığın hikayesini anlatan klip, İlkay Demiralay tarafından hazırlandı. Klip, izleyenlerden tam not alarak, beğeni topladı.
Kitap ve şarkıyla ilgili bilgi veren Kaşıkçı, “Bugün burada toplanma amacımız, Nehrin Ötesi adını taşıyan iki adet üretimimizi tanıtmak. Bunların bir tanesi kitap; Nehrin Ötesi kitabı, Yunanistan Kumçiftliği (Orestiada) Gagauzları halk kültürüne dayalı, benim doktora tezime bağlı bir çalışma. Aynı zamanda bu kitabın şarkısı dediğim ve yine Nehrin Ötesi adını taşıyan, sözü müziği bana ait olan ancak, Nikos Grammatidis ile birlikte 2015 yılındaki bir meşkimizde ortaya çıkan bir melodiden esinlendiğim bir şarkı. 2015’te müziği, 2022’de sözleri, tarafımdan yazıldı. Ancak bu günlerde yayınlamış olduk bu şarkıyı” dedi.

‘Köyden Köye Çınar’ın Sanat Yolculuğu’

Mehmet ŞELECİ
Küçük yaşta resimle ilgilenmeye başlayan 10 yaşındaki Çınar Ilgaz ilk sergisini, ‘Köyden Köye Çınar’ın Sanat Yolculuğu’ teması ile, 2 Şubat Pazar günü saat 16.00 da Erasta AVM’de açacak.
İlkokul öğrencisi olan ve bu yeteneği Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde 7-12 yaş grubuna yönelik akademik resim eğitimi kursunda Resim Öğretmen Şeyda Canpolat’ın dikkatini çeken Çınar Ilgaz, yaptığı eserleri sergide sanatseverlerle buluşturacak. Çınar eserlerinde köyleri ve köylerdeki yaşamları yansıtıyor. Çınar, ‘Köyden Köye Çınar’ın Sanat Yolculuğu’ adını verdiği ilk kişisel sergisi ile sanatseverlerle buluşacak. Çınar Ilgaz’ın sergisinin açılışı yarın Erasta AVM’de gerçekleştirilecek.
Bu sergiyle Çınar, sadece köylerin görsel hafızasını değil, aynı zamanda duyuların ötesinde bir yolculuğu da paylaşacak. Edirne’den Çanakkale’ye kadar uzanan köylerin sıcak ve soğuk renklerle, mevsimlerin ve ışığın oyunlarıyla yeniden yorumlandığı bu sergiye tüm sanatseverler davet edildi.


ÖĞRETMENİ ÇINAR’I ANLATTI
Resim Öğretmen Şeyda Canpolat Çınar Ilgaz’ın resim yeteneğini anlattı.
Soru: Çınar Ilgaz ile nasıl tanıştınız? Onun yeteneğini nasıl keşfettiniz?
Öğretmen Şeyda Canpolat: Çınar’la Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde, 7-12 yaş grubuna yönelik akademik resim eğitimi verdiğimiz bir kursta tanıştım. İlk çizimlerini gördüğümde şaşkınlıkla duraksadım. O yaşta bir çocuğun bu kadar detaylı ve özgün bir bakış açısına sahip olması gerçekten etkileyiciydi. Geometrik şekillerle soyut köy resimleri yapıyordu, ama çizimlerinde bir sistem, bir düzen vardı. Ona bu tarzı neden seçtiğini sorduğumda, köyleri gezmeyi çok sevdiğini ve onları kuş bakışı görerek resmettiğini söyledi.


Soru: Çınar Ilgaz’ın köy resimleri nasıl bir özellik taşıyor?
Öğretmen Şeyda Canpolat: Çınar’ın resimleri neredeyse bir harita gibi. Onun çizdiği köyleri bilen insanlar, “Bu resmi elime alsam, yolumu bulurum” demeye başladılar. O, bir köyün girişini, çıkışını, yollarını, evlerini, hatta ahırlarını bile yukarıdan bakıyormuş gibi detaylı bir şekilde çiziyor. Ama sadece topografik bir harita gibi değil, sanatsal bir üslupla yapıyor bunu. Renkleri, formları ve kompozisyonu kendine özgü bir şekilde yorumluyor.
Soru: Çınar bu yeteneğini nasıl geliştirdi? Süreci nasıl ilerlettiniz?
Öğretmen Şeyda Canpolat: Çizimlerini daha da ileri taşımak için birlikte köylere gitmeye başladık. Gördüğümüz yerleri hafızasına kaydediyor, sonra onları resmediyordu. Zamanla, köyleri çizdikçe, renklere de bir anlam yüklemeye başladı. Bazen bir köyü sonbahar renkleriyle çalıştı, bazen kontrast tonlar kullandı, bazen de tek bir rengin tonlarıyla bir atmosfer oluşturmaya yöneldi. Böylece kendine özgü bir üslup geliştirdi. Gün geçtikçe çizimlerine daha fazla yorum katıyor ve resimleri dönüşüyor.
Soru: Sizce Çınar’ın çizimlerini bu kadar özel kılan şey ne?
Öğretmen Şeyda Canpolat: En başta, bakış açısı. Onun gözünden bir köyü görmek, bir yerleşimi ve o köyün ruhunu görmek gibi. Çizimleri hem fiziksel mekânları, hem oradaki hayatı yansıtıyor. Ayrıca bu yaşta kendine ait bir anlatım dili oluşturması çok kıymetli. Belirli bir kalıbın dışında, Çınar özgün bir perspektif geliştirdi ve bunu sistematik bir şekilde sürdürüyor.
Soru: Çınar’ın gelecekte nasıl bir yol izleyeceğini düşünüyorsunuz?
Öğretmen Şeyda Canpolat: Eğer bu çizim anlayışını sürdürürse, zamanla daha büyük projelere imza atabilir. Belki bir gün bir şehrin kuş bakışı resmini çizer, belki de tamamen soyut bir anlatımla mekânları yorumlamaya başlar. Ama ne yaparsa yapsın, özgün bakış açısını kaybetmeyeceğine eminim. Onun gibi genç yeteneklerin keşfedilmesi ve desteklenmesi çok önemli. Çınar Ilgaz, henüz 10 yaşında olmasına rağmen, köyleri kuş bakışı ele alarak kendine özgü bir sanat dili oluşturmuş bir yetenek. Onun çizimleri, mekânsal bir düzenleme, aynı zamanda bir hikâye anlatıyor. Gelecekte bu tarzını daha da geliştirerek sanat dünyasında önemli bir yer edinebilir.

Karcığar Fasıl ve Atakan Akdaş gecesi

Atakan Akdaş

Nurşen GÜL ÖZ

Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu, bugün Topluluk Konser Salonu’nda bir sanatçı konuğu ağırlayacak. Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği korosu sanatçılarından ve TRT’de müzik programı yapan Atakan Akdaş, Edirneli müzikseverlere sesi ve şarkılarıyla hitap edecek.
“Karcığar Faslı ve Bir Solist” konseri bu akşam saat 20.00’de başlayacak. Karcığar makamında eserleri seslendirecek olan konuk sanatçı Atakan Akdaş’a topluluğun ses ve saz sanatçıları eşlik edecek.

Topluluk Müdürü Gökçe Bahar Ercan

Topluluk Müdürü Gökçe Bahar Ercan, Yıldıray Öztürk’ün sanat yönetmenliğinde gerçekleşecek olan konserin biletlerinin topluluk gişesinden ‘Biletini al’ ‘Sanat Cepte’ platformlarından temin edilebileceğini belirtti.
KARCIĞAR FASLI
Karçığar’ın; Türk musikisinin onüç basit makamından biri ve beş-beş buçuk asırlık geçmişi olduğu tahmin ediliyor. Karcığar makamı, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nde; “Hareketli ve coşkun karakteriyle bu özellikleri taşıyan eserlerde tercih edilmiş olup bunun en açık örneği karcığar köçekçelerdir. Ayrıca şarkı formunda da çok kullanılan makam, pastoral özelliği sebebiyle halk musikisinde çokça tercih edilmiştir” ifadeleriyle yer alıyor.
SANATÇI ATAKAN AKDAŞ
Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğunun konuk sanatçısı Atakan Akdaş Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu’nda ses sanatçısı olarak görev yapıyor. 25 Kasım 1976 tarihinde Samsun’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Samsun’da tamamladı. Farklı dallardaki iki üniversite deneyiminden sonra, 1997 yılında İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nın sınavlarını kazanarak Ses Eğitimi Bölümü’nde müzik öğrenimine başladı. Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça ve Tülun Korman’dan repertuar, Abdi Coşkun’dan tanbur ve Erol Uras’tan şan dersleri aldı.
TRT’nin 2000 yılında düzenlediği ses yarışmasında, birinci oldu. 2004 yılında TRT İstanbul Radyosu’nda akitli ses sanatçısı olarak görev aldı. Şan-solfej eğitmenliği yaptı. Yurtiçi ve dışında konser, organizasyon ve TV programlarına katıldı; birçok sanatçı ile stüdyo ve canlı performans çalışmaları yaptı. Tiyatro Rast’ın sahneye koyduğu ‘Gülün Öpüşü’ isimli oyunla Dünya Müzik ve Tiyatro Festivali’ne katıldı. 2007 yılında “Hatırla Sevgili” adlı TV dizisinde seslendirdiği “Yaralı Kalbim” isimli şarkıyla büyük başarı kazandı. Çeşitli konser ve etkinliklerde CRR Türk Müziği Topluluğu üyesi olarak birçok konsere solist ve korist olarak katıldı.