Olgay GÜLER Edirne’de 665’ncisi düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde başpehlivanlığı, Feyzullah Aktürk’ü yenen, Erkan Taş kazandı.
Sarayiçi Er Meydanı’nda başpehlivanlık final müsabakası yapıldı. Finalde rakiplerini yenen Feyzullah Aktürk ve Erkan Taş karşılaştı. Saat 17.51’de başlayan güreşin 15’inci dakikasında Feyzullah Aktürk’e ilk ihtar verildi. İki pehlivanın da birbirlerine 30 dakika boyunca üstünlük sağlayamaması sonucu müsabaka puanlama güreşine gitti. Puanlama güreşinde, karşılaşmanın 52’nci dakikasında Feyzullah Aktürk’e ikinci ihtar verildi.
Karşılaşmanın 54’üncü dakikasında rakibinin atağına karşılık veren Erkan Taş, Feyzullah Aktürk’ün arkasına geçip puan alarak karşılaşmayı kazandı.
BAŞPEHLİVANIN GÖRÜŞLERİ Güreş sonunda duygularını paylaşan Erkan Taş, “Şuan rüyada gibi hissediyorum kendimi, deden toruna gelen bir sevda bu, çocukluk hayalimiz. Şükürler olsun altın kemer kazandık. Buradan ustalarıma, herkese çok teşekkür ediyorum. Hepsi sağolsun, varolsun. Allah’ıma şükürler olsun. Bundan sonra bu sahaya artık altın kemer için geleceğiz. İnşallah altın kemer kazanmak nasip olur” dedi.
Başpehlivan Erkan Taş, 2. turda Ünal Karaman, 3. turda Mehmet Yeşil Yeşil, çeyrek finalde Ali Gürbüz, yarı finalde Seçkin Duman’ı yenmişti
ÖDÜLLER VERİLDİ Ödül töreninde başpehlivanlara ödüllerini Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak verdi. Toplam 14 boyda gerçekleştirilen ödül törenine Bakan Bak’ın yanı sıra, Dünya Etnospor Birliği Başkanı Bilal Erdoğan, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile çok sayıda milletvekili, eski bakan ve eski milletvekili ve belediye başkanları katıldı.
Olgay GÜLER Edirne Belediyesi güreşçisi Aydıncan Gümüşdağ, 665. tarihi Kırkpınar güreşleri Ayak boyunda birinci oldu. Gümüşdağ finalde Antalya’dan Selim Madsar’ı yenerek şampiyonluğa ulaştı.
Gümüşdağ birbirinden güzel müsabakalarla finale yükselme başarısı gösterdi. İlk turda Antalya’dan Halil Sert, 2. turda Muğla’dan Lokman Aytar, 3. turda Balıkesir’den Hasan Hüseyin Şahin, çeyrek finalde Denizlİ’den Burak Talha Dal ve yarı finalde Kocaeli’nden Muhammet Özer’i yenerek finale yükseldi.
Aydıncan Gümüşdağ finalde Antalya’dan Selim Madsar ile karşılaştı. Rakibini yenmeyi başaran Aydıncan Gümüşdağ şampiyonluğa ulaştı.
Gümüşdağ sevincini takla atarak gösterirken tribünlerden alkış aldı.
Edirne’de 665’inci Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde, geleneksel ağalık koç ihalesini, iki yıl üst üste ağalığı kazanan Ufuk Özünlü yeniden kazandı.
Edirne’de 665’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin gerçekleştirildiği Sarayiçi Er Meydanı’nda, geleneksel ağalık koç ihalesi yapıldı. İhaleye, 665’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü tek başına katıldı. Fenerbahçe Eski Başkanı, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç da, ağalık ihalesini izlemek üzere tribündeki yerini aldı.
İhale başlamadan önce konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, “Kırkpınar’ımızın en güzel ünvanlarından ağalık ihalesini gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar hizmet eden tüm ağalarımıza selam olsun, iyi ki varlar. Ağamızın 2’nci yılıydı, Kırkpınar’a hizmetlerinden dolayı teşekkür ederiz. Kırkpınar demek mertlik demek. Kendisine 41 kere maşallah diyorum” dedi.
SON RAKAM 46 MİLYON 666 BİN 666 LİRA OLARAK BELİRLENDİ
Gencan, konuşmanın ardından 665’inci Kırkpınar Ağalık koç ihalesini 45 milyon liradan açtı. Ağa adayı Ufuk Özünlü de sözü alarak aklındaki rakamı açıkladı. Özünlü, “Ben 2 yıl önce ilk ağalığı aldığımda burada vekaleten ağa olduğumu söylemiştim, babam adına aldım demiştim. Allah bugün nasip etti, bugün babam burada, ellerinden öpüyorum. Onun bana bıraktığı mirası taşıyabildiğim için teşekkür ediyorum. Bana destek veren herkese teşekkür ediyorum. Ben de 46 milyon 666 bin 666 lira diyorum” diye konuştu.
Ağalık koç ihalesini kazanmasıyla, ağalık altın kemerinin ebedi sahibi olmaya hak kazanan Özünlü, Ali Koç ve beraberindekilerle Sarayiçi Er Meydanı’nda tur attı.
BAKAN BAK ER MEYDANI’NDA
Kırkpınar Er Meydanı’nda, büyük Türk bayrağı da açıldı. Güreş hakemleri ve cazgırların taşıdığı Türk Bayrağı saha etrafında elde dolaştırıldı. Bu sırada Er Meydanı’na gelen Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Edirne Valisi Yunus Sezer de Türk Bayrağı’nı, ellerinde Türk Bayrağı’yla ayakta selamladı.
Olgay GÜLER Edirneli güreşçi Aydıncan Gümüşdağ, 665. tarihi Kırkpınar güreşleri Ayak boyunda finale yükseldi. Gümüşdağ finalde Antalya’dan Selim Madsar ile karşılaşacak.
Gümüşdağ birbirinden güzel müsabakalarla finale yükselme başarısı gösterdi. Yarı finalde Kocaeli’nden Muhammet Özer’i yenen Gümüşdağ’ı ilk kutlayanlar arasında Kırkpınar ermeydanında görev yapan Edirne Belediyesi perseonellerinin olması da dikkat çekti.
İlk turda Antalya’dan Halil Sert, 2. turda Muğla’dan Lokman Aytar, 3. turda Balıkesir’den Hasan Hüseyin Şahin, çeyrek finalde Denizlİ’den Burak Talha Dal ve yarı finalde Kocaeli’nden Muhammet Özer’i yenerek finale yükseldi. Aydıncan Gümüşdağ finalde Antalya’dan Selim Madsar ile karşılaşacak.
Fenerbahçe eski başkanı, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü’nün davetlisi olarak, 665’inci Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ni izlemek için Sarayiçi’ne geldi.
665’inci Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü’nün davetlisi olarak Er Meydanı’na gelen Ali Koç’u, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ile Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu (TGGF) Başkanı İbrahim Türkiş de selamladı.
YAVAŞ’TAN GENCAN’A ZİYARET
Öte yandan Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ni izlemek üzere Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da Edirne’ye geldi.
Önce Tarihi Edirne Belediye binasında başkan Gencan’ı ziyaret eden Yavaş, daha sonra Sarayiçi’ndeki protokol tribününde yerini aldı.
Edirne’de 665’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü tarafından düzenlenen özel etkinlikte, alt boylarda güreşen pehlivanlara maddi destek gecesi gerçekleştirildi.
Kırkpınar Ağası Özünlü tarafından, Karaağaç Mahallesi’nde bir davet bahçesinde düzenlenen etkinliğe Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Dünya Güreş Birliği (UWW) Başkanı Nenad Lalovic, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, 665’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü, eski Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim ve çok sayıda davetli katıldı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü, geleneği yaşatmak için gayret ettiklerini belirterek, “İki yıldır güzel işler yapmaya çalıştık. Bu kadim geleneği tanıtmaya, yaşatmaya gayret ettik. Örnek davranışlar sergilemeye, birlik ve beraberliğin ne demek olduğunu göstermeye çalıştık. Bu gece de inşallah bunun en güzel örneklerinden biri olacak. Sağ olsun değerli ağabeyim Seyfettin Selim bana, ‘Bu kadar emek veriyorsun, bizi gururlandırıyorsun. Ben her zaman senin yanındayım.’ dedi ve bu yemek organizasyonunu üstlenmek istedi. Sonra kendi aramızda konuştuk. Dedik ki bizim aramızda bir ahilik, bir abi-kardeşlik hukuku var. Bu geceyi sadece bir yemek organizasyonu olmaktan çıkaralım. Ahilik kültürü bize; ‘Kapını açık tut, elini açık tut, sofranı açık tut.’ der. Biz de bu anlayıştan hareketle, bu kadim geleneği çok zor şartlar altında yaşatmaya çalışan pehlivan kardeşlerimiz için bu geceyi aynı zamanda bir dayanışma gecesine dönüştürmek istedik. Bu nedenle bu gece verilecek destekleri farklı bir anlamla değerlendirelim istedik. Kimin gönlünden ne kopuyorsa; değerli ağalarımızın, iş insanlarımızın ve dostlarımızın katkılarıyla, özellikle alt boylarda mücadele eden pehlivan kardeşlerimize destek olalım istedik. Seyfettin ağabeyim dedi ki; ‘Bu gece toplanan miktar ne olursa olsun, aynısını ben de vereceğim.’ Sağ olsun, var olsun, Allah kendisinden razı olsun” dedi.
SEYFETTİN SELİM: ALT BOYLARDA GÜREŞEN KARDEŞLERİMİZİN ÇOĞU YOL PARASI BULAMIYOR
Eski Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim, genç pehlivanların geleceğin başpehlivanları olacağını ifade ederek, “Ufuk kardeşimiz gerçekten büyük emek veriyor. Bana dedi ki; ‘Alt boylarda güreşen kardeşlerimizin çoğu yol parası bulamıyor, yemek parası bulamıyor. Gel, bu gece onlara destek olalım.’ Gerçekten elinden gelenin fazlasını yapıyor. Hepinizin bildiği gibi alt boylarda güreşen genç kardeşlerimiz çok cüzi rakamlarla mücadele ediyor. Oysa bunlar geleceğin başpehlivanları olacak. Nasıl ki Atatürk Türk gençliğine güvenmişse, bizim de geleceğimiz bu genç pehlivanlarımızdır. Geçen yıl bunun örneklerini gördük. Güreşimiz her geçen gün daha güzel bir noktaya gidiyor. İnşallah hep birlikte bu geleneği daha da ileriye taşıyacağız” diye konuştu.
İBRAHİM TÜRKİŞ: FEDERASYON OLARAK 1 MİLYON LİRA İLAVE DESTEK VERME KARARI ALDIK
Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, yapılan dayanışmanın çok kıymetli olduğunu dile getirerek, “Yapılan bu dayanışmanın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Seyfettin Ağa da bu konuda çok doğru şeyler söyledi. Alt boylarda mücadele eden çocuklarımız, genç pehlivanlarımız gerçekten büyük emek veriyor. Biz ödül tablosunu hazırlarken başpehlivanların ödüllerini sembolik olarak en üstte gösteriyoruz. Alt boylardaki kardeşlerimize de ödüller veriyoruz ama günümüz şartlarında o rakamların aslında çok yetersiz kaldığını hepimiz biliyoruz. Bu güzel gelişmeye bizim de bir katkımız olsun istiyoruz. Bu nedenle Türkiye Güreş Federasyonu olarak biz de 1 milyon lira ilave destek verme kararı aldık. Federasyonumuz adına, alt boylarda mücadele eden pehlivanlarımıza dağıtılmak üzere 1 milyon liralık ödülü açıklıyorum” ifadelerini kullandı.
YUNUS SEZER: BEN DE BU KAMPANYAYA 500 BİN LİRA DESTEK VERMEK İSTİYORUM
Edirne Valisi Yunus Sezer ise çalışmanın anlamına dikkat çekerek, “Gerçekten de bugün çok anlamlı, belki de ilk kez uygulanacak, genç ve yetişmekte olan pehlivanlarımızı desteklemeye yönelik çok güzel bir çalışma hayata geçiriliyor. Ağalarımızın ortaya koyduğu bu güzel örneğin gerisinde kalmamak adına ben de bu kampanyaya 500 bin lira destek vermek istiyorum” dedi.
Konuşmaların ardından gecede müzik grubu Rubato sahne alarak davetlilere konser verdi.
KIRKPINAR BÜYÜK BULUŞMADIR
Belediye Başkanı Filiz Gencan da geceye katıldı. Gencan yaptığı paylaşımda şunlara yer verdi:
Kırkpınar sadece Er Meydanı’ndaki mücadelelerden ibaret değildir; dostluğun, vefanın ve dayanışmanın da asırlardır yaşatıldığı büyük bir buluşmadır.
665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri kapsamında, Kırkpınar Ağamız Ufuk Özünlü’nün ev sahipliğinde düzenlenen geleneksel ağa yemeğinde; güreş camiamızın kıymetli temsilcileri ve davetlilerle bir araya geldik. Kırkpınar’ın asırlardır yaşattığı birlik ve dayanışma kültürünü geleceğe taşıyan herkese teşekkür ediyor; dostluğun, kardeşliğin ve centilmenliğin eksik olmadığı nice Kırkpınarlar diliyorum.
Halk TV’nin “Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar” programı bu hafta Sarayiçi’nden canlı yayınlandı. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan mutfaktaki hünerlerini sergilerken Sultan Abdülaziz’in en sevdiği yemek olarak bilinen tarihi Hünkâr Beğendi yemeğini, Fatih Sultan Mehmetin en sevdiği yemek olan Mutancana yemeğini ve aşureyi canlı yayında yaptı.
Halk TV ekranlarının ilgiyle takip edilen kültür, tarih ve sanat programı “Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar”, bu hafta Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış, köklü tarihiyle bilinen Edirne’den canlı yayınla izleyicileriyle buluştu. Edirne Sarayiçi alanından gerçekleştirilen yayında, kentin gastronomi zenginliği ve asırlık Kırkpınar geleneği tüm Türkiye’ye aktarıldı.
Belediye Başkanı Filiz Gencan Mutfakta Padişahların severek tükettiği saray mutfağının nadide örneklerinin tanıtıldığı programda, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan mutfaktaki hünerlerini sergiledi.
Başkan Gencan, Sultan Abdülaziz’in en sevdiği yemek olarak bilinen tarihi Hünkâr Beğendi yemeğini, Fatih Sultan Mehmetin en sevdiği yemek olan Mutancana yemeğini ve aşureyi canlı yayında yaparak, saray mutfağının zengin gastronomi kültürünü ekran başındaki milyonlara anlattı. Kırkpınar’da gerçekleştirilen çekimin arasında Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ile programın yapımcısı ve sunucusu Serhan Asker, Selimiye camii önünde yayınına devam etti. Bölgede bulunan Selimiye camii, Mimar Sinan heykeli ve tarihi belediye binası hakkında da bilgilendirme yapıldı. Beyazıt Sansı’nın oğlu Seven Sansı’nın seslendirmesiyle Kırkpınar marşı okundu. Kırkpınar’ın Devleri ve Yaşayan Efsaneleri Sarayiçi’ndeydi
665’nci Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin atmosferini ekranlara taşıyan yayına, güreş dünyasının sembol isimleri konuk oldu. “Ağaların Ağası” Seyfettin Selim, 664. ve 665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü ile Kırkpınar Davul Zurna Ekibi Şefi Fahrettin Zurnacı, altın kemerli eski başcazgır Şükrü Kayabaş , er meydanda güreşecek Edirne Belediyesi yiğit pehlivanları, Edirne Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu, Edirne Belediye Bandosu, Kent Konseyi Çocuk Meclisi üyeleri ve yağcılarla birlikte yayında yer aldı. Davul ve zurna ekibinin performansıyla coşkunun zirveye ulaştığı programda, Kırkpınar ruhu kıspeti, altın kemeri vb. değerleriyle tüm ekranlara taşındı. Edirne’nin simgelerinden olan aynalı süpürge, mis sabun ve Edirne Kırmızısı ürünleri programda tanıtıldı.
Kültür, tarih, lezzet ve sporun iç içe geçtiği “Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar”, Edirne’nin tarihi mirası ve UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Kırkpınar Yağlı Güreşleri bir kez daha tüm Türkiye’nin gündemine taşıyarak büyük beğeni topladı.
AFN Makina, AFN 800 DT Buncher Makinesi ile Kablo Üretiminde Verimlilik ve Kaliteyi Öne Çıkarıyor
Denizli merkezli AFN Makina, tel ve kablo üretim hatlarına yönelik geliştirdiği AFN 800 DT Buncher makinesiyle sektöre yerli üretim gücü, mühendislik tecrübesi ve yüksek verimlilik odaklı çözümler sunuyor.
Kablo üretim makineleri alanında faaliyet gösteren AFN Makina, üretim süreçlerinde hız, hassasiyet ve sürdürülebilir kalite arayan firmalar için geliştirdiği AFN 800 DT Buncher makinesini sektörün dikkatine sunuyor. 800’lük makara yapısına sahip Double Twist Buncher makinesi, kablo üretiminde büküm işlemlerinin daha verimli, dengeli ve kontrollü şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor.
AFN Makina, uzun yıllara dayanan mühendislik bilgi birikimi ve üretim tecrübesiyle tel ve kablo sektöründe ihtiyaç duyulan makine ve ekipmanları titizlikle tasarlayıp üretmektedir. Firma; Buncher Büküm Hattı, Single Twist Hattı, Rijit Büküm Hattı, Drum Büküm Hattı, Ekranlama Hattı, Zırhlama Hattı, Bantlama Hattı, Aktarma Hattı, Çekici Ekipmanlar, Verici ve Toplayıcılar gibi geniş ürün yelpazesiyle kablo üreticilerine özel çözümler sunmaktadır.
AFN 800 DT Buncher, kablo üretim hatlarında büküm kalitesini artırmak, üretim sürekliliğini desteklemek ve operasyonel verimliliği yükseltmek amacıyla tasarlanmıştır. Makine, özellikle yüksek performans beklentisi olan üretim tesislerinde güvenilir çalışma yapısı, sağlam mekanik tasarım ve kullanıcı odaklı üretim anlayışıyla öne çıkmaktadır.
AFN Makina, her projeye özel yaklaşımıyla müşterilerinin ihtiyaçlarını analiz ederek uygun teknik çözümler geliştirmektedir. Yerli üretim gücü, kaliteli işçilik ve müşteri memnuniyetini merkeze alan hizmet anlayışı sayesinde firma, kablo makineleri sektöründe hem Türkiye’de hem de ihracat pazarlarında güvenilir bir çözüm ortağı olmayı hedeflemektedir.
Şirket yetkilileri, kablo üretim makinelerinde kalite, verimlilik ve sürdürülebilir üretim anlayışının giderek daha önemli hale geldiğini belirterek, AFN Makina’nın bu doğrultuda sektöre özel makineler geliştirmeye devam ettiğini ifade etmektedir.
AFN Makina’nın ürünleri ve kablo üretim hatlarına yönelik çözümleri hakkında detaylı bilgi almak için firmanın resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz:
Tarihi Kaleiçi semti geçtiğimiz günlerde romantik bir evlilik teklifine sahne oldu. Doğum gününü kutlayacağını düşünerek gelen Deniz Dilara, kendisini bambaşka bir sürprizin beklediğinden habersizdi. İnşaat Teknikeri Çoşkun Muş, Kaleiçi’nin tarihi bir konağında, Edirne kırmızısı temasıyla hazırlanan romantik bir ortamda kız arkadaşına evlilik teklif etti. Hem duygusal anlara hem de görsel bir şölene sahne olan bu teklif, Kaleiçi’nin böylesi anlar için sunduğu eşsiz atmosferi bir kez daha ortaya koydu.
Bir zamanlar Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapan Edirne’nin kalbinde yer alan Kaleiçi, kentin en köklü tarihi dokusunu bugüne taşıyan semtlerin başında geliyor. Kökleri Roma İmparatoru Hadrianus’un kurduğu Hadrianopolis’e kadar uzanan bölge, yüzyıllar boyunca surlarla çevrili bir yerleşim olma özelliğini korudu. Birbirini dik kesen ızgara planlı sokakları, ahşap cumbalı geleneksel evleri ve taş dokusuyla Kaleiçi, ziyaretçilerine adeta geçmişe açılan bir kapı sunuyor. Semtin simgelerinden Makedonya Kulesi ve çevresindeki tarihi yapılar, bölgenin binlerce yıllık geçmişine tanıklık ediyor.
Kaleiçi yalnızca mimarisiyle değil, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı çok katmanlı geçmişiyle de öne çıkıyor. Yüzyıllar boyunca çeşitli toplulukların yaşadığı semt, bu zengin kültürel mirasın izlerini sokak dokusundan yapılarına kadar birçok noktada bugüne taşıyor. Son yıllarda hayata geçirilen restorasyon ve sokak sağlıklaştırma çalışmalarıyla yeniden canlanan Kaleiçi, bugün kafeleri, restoranları ve butik mekânlarıyla hem yerli halkın hem de turistlerin gözde buluşma noktalarından biri haline geldi. Tarihi atmosferi ile modern yaşamı bir araya getiren bu eşsiz doku, semti özel anların yaşandığı bir mekâna dönüştürüyor.
Aşkın Rengi: Edirne Kırmızısı
Edirne kırmızısı, kentin yüzyıllara uzanan kültürel birikiminin en çarpıcı simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Kökleri Osmanlı döneminin köklü boyacılık ve el sanatları geleneğine dayanan bu özel renk, zamanla Edirne’nin adeta imza rengine dönüştü. Canlı, sıcak ve iddialı tonuyla Edirne kırmızısı; tarihi konakların cephelerinden geleneksel el işlerine, kent estetiğinden yerel ürünlere kadar geniş bir alanda kentin kimliğini yansıtıyor. Bugün Edirne kırmızısı yalnızca bir renk değil, kentin geçmişini bugüne bağlayan ve şehre özgü bir marka değeri taşıyan kültürel bir sembol olarak öne çıkıyor.
Son dönemde bu köklü renk, yalnızca kültürel ve tarihi mekânlarda değil, özel anların tasarımında da öne çıkan bir konsept haline geldi. Kaleiçi’nde gerçekleşen bu romantik evlilik teklifinde de sahnenin ana temasını Edirne kırmızısı oluşturdu; konağın kırmızıya boyalı cephesinden masadaki gül yapraklarına, kalp figürlerinden dekorun her ayrıntısına kadar bu renk teklife eşsiz bir atmosfer kattı. Bu tercihin arkasındaki düşünceyi Çoşkun Muş şöyle anlatıyor: “Hayatımın en özel anını, yaşadığımız şehre değer katan bir sembolle taçlandırmak istedim. Edirne kırmızısı bizim için sadece bir renk değil, bu şehrin ruhunu ve sıcaklığını yansıtan bir kimlik. Mekânı da bu yüzden özellikle Edirne kırmızısıyla bezenmiş bir konaktan seçtim; süslemelerin, çiçeklerin, her detayın bu konseptte olmasını istedim. Çünkü teklifimin hem aşkımızı hem de bu şehre olan bağlılığımızı anlatmasını arzu ettim.”
Kaleiçi ve Edirne Kırmızısı, Edirne’yi Dünya Sahnesine Taşıyacak
Muş, Kaleiçi ve Edirne kırmızısının kent için taşıdığı öneme de dikkat çekti. “Edirne, tarihiyle ve kültürel değerleriyle dünyanın sayılı şehirlerinden biri” diyen Muş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Vali Sayın Yunus Sezer, göreve geldiği ilk günden itibaren Kaleiçi’ne ve Edirne kırmızısına büyük önem verdi. Kaleiçi’nde yürütülen restorasyon ve sokak sağlıklaştırma çalışmaları sayesinde bu tarihi semt yeniden hayat buldu. Aynı şekilde Edirne kırmızısının yeniden canlandırılması ve şehrimizin imza değeri haline getirilmesi için gösterilen çabalar da takdire şayan. İnanıyorum ki biz kendi değerlerimize ne kadar çok sahip çıkarsak, onları ne kadar özenle yaşatır ve tanıtırsak, Edirne de o kadar ileriye gidecek. Tıpkı Roma, Floransa ya da Prag gibi tarihini geleceğe taşıyan dünya şehirleriyle aynı klasmanda anılmayı hak ediyor bu şehir. Kaleiçi’nde yaşadığımız bu özel anın da böyle güzel bir atmosferde mümkün olması, bu değerlere verilen emeğin bir sonucu. Bu vesileyle şehrimize ve değerlerimize sahip çıkan Sayın Valimiz Yunus Sezer’e gönülden teşekkür ediyorum.”
Tarihin, kültürün ve aşkın buluştuğu bu özel akşam, Kaleiçi’nin özel anlara nasıl eşsiz bir atmosfer sunduğunu bir kez daha gösterdi. Deniz Dilara ile Çoşkun Muş’un “evet”le taçlanan bu mutlu anı, Edirne kırmızısının sıcak dokusuyla bezenmiş tarihi bir konağın bahçesinde unutulmaz bir hatıraya dönüştü. Muş, bu anlamlı anın gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etmeyi de ihmal etmedi: “Yakında hizmete girmeye hazırlanan Komşu Konak’a, yoğun hazırlık dönemlerinde ricamızı kırmayıp bize bu imkânı sundukları için ayrıca teşekkür ederim” dedi. Restore edilen tarihi konaklarıyla yeniden hayat bulan Kaleiçi, geçmişin izlerini bugünün en güzel anlarıyla birleştirerek geleceğe taşımaya devam ediyor.