Kategori arşivi: Güncel

‘Meriç Nehri bir boru hattı değildir’

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, Trakya’nın en önemli su kaynağı olan Meriç Nehri’nin bugün plansız sanayileşmenin ve yanlış su politikalarının baskısı altında olduğuna dikkat çekerek,  ‘Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi’ adı altında yürütülen çalışmaların bölgenin su güvenliğini sağlamaktan çok, sorunu başka bir havzaya ve başka bir kesime devrettiğini bildirdi.

Eski milletvekili Şimşek yaptığı yazı açıklamada, sanayi bölgelerine karşı olmadıklarını, ancak plansız, çarpık ve işletme maliyetlerinden kaçınılarak oluşturulan sanayi bölgelerine karşı olduklarını bildirdi. Bölgenin jeolojik yapısı korunarak; ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan sürdürülebilir bir şekilde kalkınmasının en büyük istekleri olduğunu belirten Şimşek, şunları söyledi:

“Yıllar önce, başta TEMA Vakfı olmak üzere; sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve siyasi partilerle birlikte, İstanbul sanayisinin Trakya’ya taşınmasının çevreyi, doğayı, tarım alanlarını ve su kaynaklarını en fazla 30 yıl içinde tüketeceğini defalarca dile getirdik. Bilimsel raporlarla uyardık, meydanlarda bölge halkımızla birlikte mitingler yaptık, yetkililere açık çağrılarda bulunduk. Ancak bu uyarılar bilinçli şekilde görmezden gelindi. Bugün gelinen noktada, ne yazık ki söylediklerimizin haklılığı acı bir şekilde ortadadır. Başta Ergene Nehri olmak üzere Trakya’nın su varlıkları kirlenmiş, tükenme noktasına getirilmiş, tarım ve yaşam ağır zarar görmüştür.

Bu tablo bir kader değil, yanlış politikaların ve bilinçli tercihlerinin sonucudur. O gün bizi dinlemeyenler, bugün Trakya’yı bir çevre felaketiyle baş başa bırakmıştır. Gelinen nokta ise; Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi için bilim uyarıyor, siyaset görmezden gelmektedir.

Trakya’nın en önemli su kaynağı olan Meriç Nehri, bugün plansız sanayileşmenin ve yanlış su politikalarının baskısı altındadır. ‘Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi’ adı altında yürütülen çalışmalar, bölgenin su güvenliğini sağlamaktan çok, sorunu başka bir havzaya ve başka bir kesime devretmektedir.

MERİÇ SINIR AŞAN BİR NEHİRDİR

Bilimsel veriler açıktır: Meriç Havzası, iklim krizi nedeniyle düzensiz akış, yaz aylarında ciddi debi düşüşü ve artan kuraklık riski ile karşı karşıyadır. Buna rağmen nehirden sanayiye sürekli ve yüksek miktarda su çekilmesi planlanmakta; tarım, ekosistem ve yerel halkın su ihtiyacı ikinci plana itilmektedir.

Yetkililer bu projeyi ‘yeraltı sularını koruma’ gerekçesiyle savunmaktadır. Oysa bilim insanlarının uzun süredir altını çizdiği gerçek şudur: Bir havzadaki yanlış su kullanımını, başka bir yüzey suyunu zorlayarak çözemezsiniz. Bu yaklaşım sürdürülebilir değil, sadece erteleyici ve risklidir.

Meriç Nehri aynı zamanda sınır aşan bir nehirdir. Bulgaristan ve Yunanistan ile paylaşılan bu ortak su varlığı üzerinde, uluslararası bağlayıcılığı olan bir su yönetimi planı olmadan atılan her adım, Türkiye’yi gelecekte diplomatik, hukuki ve çevresel sorunlarla karşı karşıya bırakacaktır.

Üstelik proje kapsamında planlanan baraj, gölet ve su aktarım sistemleri; Nehir ekosistemini, Tarımsal sulamayı, Taşkın rejimini ve Bölge halkının su hakkını bütüncül biçimde ele almamaktadır.

Burada temel soru şudur: Trakya’nın sınırlı suyu kimin için kullanılacaktır? Halkın, çiftçinin ve doğanın suyu mu; yoksa suyu hoyratça tüketen sanayi modeli mi korunacaktır?

MERİÇ NEHRİ TRAKYA’NINDIR

Bizler biliyoruz ki çözüm; nehirlerden daha fazla su çekmekte değil, sanayide zorunlu su tasarrufu, geri kazanım sistemleri, kapalı devre üretim ve gerçek bir su yönetimi politikası geliştirmektedir.

Meriç Nehri bir boru hattı değildir. Bir ekosistemdir, bir yaşam alanıdır, ortak geleceğimizdir. Bilimi yok sayan, halkı sürecin dışına iten ve doğayı maliyet kalemi olarak gören bu anlayışı kabul etmiyoruz. Kamuoyunu, meslek odalarını, bilim insanlarını ve yerel yönetimleri Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi’ne karşı ortak akıl ve kamusal sorumlulukla hareket etmeye çağırıyoruz. Su haktır, ticari meta değildir. Meriç Nehri Trakya’nındır.”

TÜ prestijli listede

Trakya Üniversitesi, dünyanın en saygın yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarından biri olan Quacquarelli Symonds (QS) tarafından açıklanan QS Avrupa Üniversiteleri 2026 Sıralamasında 701-900 bandında yer alarak önemli bir başarıya daha imza attı.

Bu yıl QS Avrupa sıralamasına Türkiye’den ilk kez giren 33 üniversite arasında bulunan ve 25. sırada yer alan Trakya Üniversitesi; Araştırma-Keşif kategorisinde (makale başına atıf), Öğrenme Deneyim kategorisinde (fakülte başına yayın) ve Küresel Katılım kategorisinde (akademik ün) aldığı puanlarla dikkat çekti ve bu alanlarda yüksek bir performans sergiledi. En yüksek puanlar ise her bir ağırlığı % 5 olan uluslararası öğrenci çeşitliliği ve sürdürülebilirlik kategorilerden geldi.

Trakya Üniversitesi ayrıca QS Avrupa – Batı Asya Bölgesi üniversiteleri arasında 79. sırada yer alarak bölgesel ölçekteki akademik gücünü de ortaya koydu. Elde edilen bu sonuç, üniversitenin son yıllarda kararlılıkla sürdürdüğü uluslararasılaşma ve kalite odaklı çalışmaların somut bir göstergesi olarak değerlendirildi.

QS Avrupa sıralaması; üniversiteleri eğitim-öğretim kalitesi, araştırma gücü, akademik itibar, uluslararası etkileşim ve sürdürülebilirlik kriterleri çerçevesinde bütüncül bir yaklaşımla değerlendiriyor. Trakya Üniversitesi’nin bu prestijli listede yer alması, kurumsal gelişimini istikrarlı şekilde sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.

Aramızdan ayrılanlar

ESMA ÇİÇEK VEFAT ETTİ
Merhum Hasan Çiçek’in eşi, Pervin, Engin ve merhum Osman Çiçek’in anneleri Esma Çiçek 82 yaşında vefat etti. Merhume, dün Lala Şahin Paşa Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
NEBAHAT ÖRS VEFAT ETTİ
Mehmet Örs, Mediha Demircioğlu, Erdal Örs’ün anneleri, Şükrü Çelik, İbrahim Çelik, Hasan Çelik ve Seher Çelik’in ablaları, Mehtap Elçik’in anneannesi, İbrahim Elçik ve Alaaddin Elçik’in kayınvalideleri Nebahat Örs vefat etti. Merhume, dün Bademlik Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
NURAN KARABACAK VEFAT ETTİ
Sedat Karabacak’ın eşi, mermerci esnaflarından Emrah Karabacak’ın annesi Nuran Karabacak vefat etti. Merhume; Şah Melek Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.

ŞUBAT AYININ GÜZELLİĞİ

Meteoroloji güzel bir teknoloji. Önceden uyarmıştı, dediği de çıktı. Sabaha karşın dörtte sessizlik hakimdi doğaya, sabah bir kalktık ki her yer karla kaplanmış.

Özlemişiz, doya doya seyrettim apartmanın penceresinden, yağmaya devam edişini. Kahvaltı sonrasında sırt çantam arkamda vurdum kendimi Edirne’nin karla kaplı yollarına. Ayağımda botlarımla kuvvetlice basıyorum zemine karların üzerine. Yerdeki karla buluşan botlarımın seslerini dinliyorum keyifle.

Özel araçlar tek tük, Serhat Birlik araçları yoğun çalışıyor ve ağızlarına kadar dolu bir halde. Ticari taksiler de yine çılgınca sürüyorlar bir sonraki müşteriyi kaptırmamak adına.

Ana caddeler araç trafiği nedeniyle ulaşıma açık, akış sürüyor. Ara sokaklar sıkıntılı, çıkamayan araçlar, yolda kalanlar, yolu tıkayanlar nedeniyle geri dönerek ana caddelere akıyor bu araçlar da.

İki gencin bindiği motosiklet zorlukla yol almasına karşın tek tük de olsa kurye motorlar yollardalar. Ekmek davası işte. Kayarak, yanlayarak yol almaya devam ediyorlar.

Yolumun üzerindeki kahveyi emekliler ve kuryeler doldurmuşlar daha sabahtan. Gürül gürül yanan sobanın keyfini sürüyorlar halen 10 liraya içebildikleri çaylarıyla birlikte.

Martılardan başka göklerde uçan kuş yok gibi. Kediler ve köpekler dönercinin önünde çöpteki yiyecekler için kavgaya tutuşmasıyla kedilerin kaçması bir oluyor.

Fengshui’ye göre, bu yılki gibi bir Şubat bizim ömrümüz boyunca bir daha asla yaşanmayacak. Çünkü bu Şubat ayında 4 Pazar, 4 Pazartesi, 4 Salı, 4 Çarşamba, 4 Perşembe, 4 Cuma ve 4 Cumartesi var. Bu sadece 823 yılda bir gerçekleşiyor.

823 yılda bir olanı yaşamak güzel. En güzeli de yoğun yağmurlarla yükünü tutmaya başlayan barajların şimdi de yağan karlar sonrasında doluluk oranın artacak olması. Şimdiden Süloğlu barajının yüzde elliye, Kayalı’nın da yüzde yirmi beşleri bulduğu bilgilerini alıyoruz. 2026 yazında susuzluk yaşamayacağımız anlamına geliyor bu da.

Günü yarılıyorum karlı yollarda kahvelerde. Verdiğim enerjiye yerine koyma zamanı. Öğleni geçen saatlerde eve yolculukla bitiriyorum günü, hanımın acılı kuru fasulyesine kaşık sallama zamanı, yanında bulgur pilavı ve turşusuyla birlikte.

Otomobil kanala uçan sürücü bulundu

Olgay GÜLER

Edirne’nin İpsala ilçesinde su kanalına uçan otomobilin sürücüsü Aytekin Bayraktar (50), yaşamını yitirdi.

Yeni Karpuzlu Beldesi’nde Doğa Restaurant’ın işletiçisi Aytekin Bayraktar elim bir kaza sonucu hayatını kaybetti.

Yeni Yenikarpuzlu’nun altından geçen Hamzadere Sulama kanalına düşen bir aracın görülmesi üzerine çalışma başlatıldı.

Kaza, sabaha karşı İpsala’nın Yenikarpuzlu beldesinde meydana geldi. Aytekin Bayraktar’ın kontrolünü yitirdiği otomobil, yoldan çıkarak su kanalına uçtu. Su kanalındaki otomobili fark edenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine kaza yerine polis, jandarma, itfaiye, AFAD ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kıyıya çıkarılan araçta sürücü A.B. bulunamadı.

Kayıp sürücü A.B.’nin bulunması için Edirne, Tekirdağ ve İstanbul’dan gelen AFAD ekipleri su kanalında, polis ve jandarma ekipleri ise çevrede arama çalışması başlattı.

AFAT ekipleri aracın yakınlarında  kanal içinde Yeni Karpuzlu’nun sevilen insanı Aytekin Bayraktar’ın cesedine ulaştı.

Bayraktar’ın gece kanal yakınlarından bulunan barakasına aracı ile giderken kanala düştüğü iddia ediliyor.

Satranç Milli Takımı’nda iki Edirneli

Antalya’da gerçekleştirilen 2026 Türkiye Küçükler ve Yıldızlar Satranç Şampiyonası’nda Edirne’den 8 Yaş Kadınlar Kategorisinde Meriç Metin üçüncü, 17 Yaş Genel Kategorisinde Doruk Karayayla da dördüncü olarak Milli Takım’a girmeyi başardı.

2026 Türkiye Küçükler ve Yıldızlar Satranç Şampiyonası, 24–31 Ocak 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirildi. Şampiyona kapsamında; Küçükler Kategorisinde 7–12 yaş grupları, Yıldızlar Kategorisinde ise 13–18 yaş gruplarında müsabakalar oynandı. Türkiye’nin dört bir yanından katılım sağlayan 2.884 sporcu, yedi gün boyunca Milli Takıma girebilmek için büyük bir azim, disiplin ve heyecanla mücadele etti.

Edirne’den 8 Yaş Kadınlar Kategorisinde Meriç Metin üçüncü olarak, 17 Yaş Genel Kategorisinde Doruk Karayayla dördüncü olarak Milli Takım’a girmeyi başardılar. Sporcularımızı, antrenörlerini ve aileleri yürekten kutluyor başarılar diliyoruz

Edirne’ye beyaz örtü!


Olgay GÜLER

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) uyarısının ardından Edirne’de etkili olan kar yağışı, hayatı olumsuz etkilerken, kentin simgesi Selimiye Camisi başta olmak üzere tarihi eserler beyaz örtüyle kaplandı.

MGM’nin kar ve fırtına uyarısında bulunduğu Trakya’da kar yağışı, sabah saatlerinden itibaren Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’nin bazı kesimlerinde etkili oldu. Kar, Edirne il merkezi ve ilçelerini beyaza bürüdü. Uzunköprü ilçesinde tüm okullarda, Keşan ilçesinde ise taşımalı okullarda eğitime bir gün ara verildi.

MOTOSİKLET VE MOTOKURYELERE YASAK

Edirne Valiliği, olumsuz hava koşulları nedeniyle motosiklet ve motokuryelerin trafiğe çıkışını yasakladı. Valiliğin açıklamasında, “Olumsuz hava koşullarına bağlı olarak, trafik seyir ve can güvenliği açısından alınan karar kapsamında, motosiklet, elektrikli skuter, motorlu bisiklet, motokuryeler için bugün (02.02.2026) saat 09.30 itibarıyla ikinci bir duyuruya kadar trafiği çıkışları yasaklanmıştır. Oluşabilecek olumsuz hava koşulları nedeniyle vatandaşlarımızın ve sürücülerimizin güvenliği için dikkatli olmaları önemle rica olunur” denildi.

Kar yağışı nedeniyle, kentin simgesi, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki Selimiye Camisi başta olmak üzere, tarihi eserler de beyaz örtüyle kaplandı. Kartpostallık görüntülerin oluştuğu kentte, çocuklar da kar yağışının tadını çıkardı.

Yazı Ayarları

Yukarı çıkarAşağı indirPanoyu aç/kapat: Yazı Ayarları

Tam Boyut Manşet’e EkleEvetHayır
Sol Manşete EkleEvetHayır
Yazarlar Bileşenine EkleEvetHayır
Manşet Altı Bileşenlerine EkleEvetHayır
Video Haber Olarak EkleEvetHayır
Son DakikaEvetHayır
Haber Özeti
Video Kodu (Video içeriği ise ekleyin)

AMP Page Builder

Yukarı çıkarAşağı indirPanoyu aç/kapat: AMP Page Builder

WPCode Sayfa Betikleri

Yukarı çıkarAşağı indirPanoyu aç/kapat: WPCode Sayfa Betikleri

Custom AMP Editor

Yukarı çıkarAşağı indirPanoyu aç/kapat: Custom AMP Editor

Head and Footer

Yukarı çıkarAşağı indirPanoyu aç/kapat: Head and Footer

Manşet Görsel Ayarları

Yukarı çıkarAşağı indirPanoyu aç/kapat: Manşet Görsel AyarlarıResim Seç

Kırpma İşlemini BaşlatYapılan Değişiklikleri Sıfırla

Manşet Ayarları

Yukarı çıkarAşağı indirPanoyu aç/kapat: Manşet Ayarları

MANŞET AYARLARI

Bu Habere Dikkat

Aktif Et

ONOFF

Pozisyonu

Sol ÜstSağ ÜstSol AltSağ Alt

Son Dakika

Aktif Et

ONOFF

Pozisyonu

Sol ÜstSağ ÜstSol AltSağ Alt

Flash Haber

Aktif Et

ONOFF

Pozisyonu

Sol ÜstSağ ÜstSol AltSağ Alt

Alt Başlık

Aktif Et

ONOFF

Alt Başlık

Pozisyonu

Sol ÜstSağ ÜstSol AltSağ Alt

Resim Konumu

SolSağ

Yazı Arkaplan Rengi

Renk seçin

Yazı Rengi

Renk seçin

Yazı Gölgesi

ONOFF

Yazı Border

ONOFFYazıBlok

Edirne’ye beyaz örtü!

Değişti

Olgay GÜLER

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) uyarısının ardından Edirne’de etkili olan kar yağışı, hayatı olumsuz etkilerken, kentin simgesi Selimiye Camisi başta olmak üzere tarihi eserler beyaz örtüyle kaplandı.

MGM’nin kar ve fırtına uyarısında bulunduğu Trakya’da kar yağışı, sabah saatlerinden itibaren Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’nin bazı kesimlerinde etkili oldu. Kar, Edirne il merkezi ve ilçelerini beyaza bürüdü. Uzunköprü ilçesinde tüm okullarda, Keşan ilçesinde ise taşımalı okullarda eğitime bir gün ara verildi.

MOTOSİKLET VE MOTOKURYELERE YASAK

Edirne Valiliği, olumsuz hava koşulları nedeniyle motosiklet ve motokuryelerin trafiğe çıkışını yasakladı. Valiliğin açıklamasında, “Olumsuz hava koşullarına bağlı olarak, trafik seyir ve can güvenliği açısından alınan karar kapsamında, motosiklet, elektrikli skuter, motorlu bisiklet, motokuryeler için bugün (02.02.2026) saat 09.30 itibarıyla ikinci bir duyuruya kadar trafiği çıkışları yasaklanmıştır. Oluşabilecek olumsuz hava koşulları nedeniyle vatandaşlarımızın ve sürücülerimizin güvenliği için dikkatli olmaları önemle rica olunur” denildi.

Kar yağışı nedeniyle, kentin simgesi, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki Selimiye Camisi başta olmak üzere, tarihi eserler de beyaz örtüyle kaplandı. Kartpostallık görüntülerin oluştuğu kentte, çocuklar da kar yağışının tadını çıkardı.

Gravion Turizm ile Fethiye’de Unutulmaz Maceralar

Bazı tatiller sadece dinlendirir, bazıları ise insanın içinde iz bırakır. Fethiye, bu ikinci gruba giren nadir yerlerden biridir. Çünkü burada doğa sadece izlenmez, yaşanır. Zirveden gökyüzüne süzülmek isteyenler için Fethiye yamaç paraşütü, adrenalinle huzurun aynı anda hissedildiği eşsiz bir deneyim sunar. Gravion Turizm, bu deneyimi güvenle yaşamak isteyenler için yılların tecrübesini profesyonel bir organizasyonla birleştirir.

Ancak Fethiye sadece gökyüzüyle değil, su altındaki dünyasıyla da nefes keser. Gökyüzünden sonra rotayı mavi derinliklere çevirmek isteyenlerin tercihi Fethiye tüplü dalış olurken, birçok misafir bu iki deneyimi birlikte planlamayı tercih ediyor. Elbette tüm bu maceralar planlanırken Fethiye yamaç paraşütü fiyatları da merak edilen önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Gravion Turizm, bu noktada şeffaf ve dengeli yaklaşımıyla güven veriyor.

Yamaç Paraşütünde Fiyatın Ardındaki Gerçek Değer

Yamaç paraşütü söz konusu olduğunda fiyat, çoğu zaman yanlış yorumlanan bir kavramdır. Gravion Turizm için fiyat; yalnızca uçuş süresini değil, uçuşun tamamını kapsayan profesyonel bir süreci ifade eder. Uçuş öncesi bilgilendirme, ekipman kontrolü, hava analizi ve pilot tecrübesi bu sürecin temel taşlarıdır.

Gravion Turizm, fiyat politikasını “en ucuz olmak” üzerine değil, “en doğru hizmeti sunmak” üzerine kurar. Bu nedenle sürpriz maliyetlerle karşılaşılmaz, vaat edilen neyse birebir sunulur. Uçuş sırasında hissedilen güven ve rahatlık, ödediğiniz bedelin karşılığını fazlasıyla aldığınızı hissettirir.

Gökyüzüyle Sınırlı Kalmayan Bir Deneyim: Tüplü Dalış

Fethiye’yi özel kılan şey, maceranın tek boyutlu olmamasıdır. Gravion Turizm, yamaç paraşütünü Fethiye tüplü dalış deneyimiyle birleştirerek misafirlerine çok yönlü bir tatil sunar. Gökyüzünde özgürlüğü tattıktan sonra, denizin altında sessiz ve büyüleyici bir dünyaya adım atmak bambaşka bir histir.

Tüplü dalış organizasyonlarında da aynı profesyonellik ve güvenlik anlayışı geçerlidir. Eğitimli dalış eğitmenleri, ilk kez dalacak olanlara sabırla rehberlik ederken deneyimli dalgıçlara da keşif dolu rotalar sunar. Bu iki deneyimi tek çatı altında, planlı ve güvenli şekilde sunabilmek Gravion Turizm’in en güçlü yanlarından biridir.

Gravion Turizm’in Fark Yaratan Hizmet Anlayışı

Gravion Turizm, macera turizmini seri bir hizmet olarak görmez. Her misafir, ayrı bir hikâye ve beklentiyle değerlendirilir. Kimisi ilk kez yamaç paraşütü yapacaktır, kimisi dalış konusunda heyecanlıdır. Firma, bu farklı beklentileri doğru analiz ederek kişiye özel bir planlama yapar.

Pilotlar ve eğitmenler sadece teknik açıdan değil, iletişim konusunda da son derece güçlüdür. Misafirlerin heyecanını anlayan, sorularını sabırla yanıtlayan ve güven veren bir yaklaşım benimsenir. Bu da özellikle ilk kez bu deneyimleri yaşayacak olanlar için büyük bir avantaj sağlar.

Neden Gravion Turizm ile Fethiye’yi Keşfetmelisiniz?

Fethiye’de birçok aktivite firması olabilir, ancak Gravion Turizm’i farklı kılan şey detaylara verdiği önemdir. Güvenlikten ödün vermeyen yaklaşım, kaliteli ekipman kullanımı ve şeffaf fiyat politikası, firmayı tercih edenlerin tekrar tekrar geri dönmesini sağlar.

Yamaç paraşütü ve tüplü dalış gibi iki yüksek deneyimi aynı tatilde sorunsuz şekilde yaşamak, doğru organizasyonla mümkündür. Gravion Turizm, bunu yıllardır istikrarlı şekilde başaran firmalardan biridir. Burada amaç sadece bir aktivite yaptırmak değil, unutulmayacak bir anı bırakmaktır.

56 Yıllık Gurur!


Bugün 2 Şubat 1970’de başlayan yayın hayatımızın 56. yılını kutluyoruz!
📌 Edirne Hudut Gazetesi, 1970’den bu yana Edirne’nin sesi oldu; kentimizin kültürünü, sorunlarını, güzelliklerini tarafsız ve doğru habercilik ile sizlerle buluşturdu.
🔎 Yerel basının öncülerinden olmanın getirdiği sorumlulukla; geçmişimizden aldığımız güçle, geleceğe daha da sağlam adımlarla ilerliyoruz.
Teşekkürler Edirne, teşekkürler sevgili okurlarımız! 💛📰✨

HudutGazetesi #56Yıl #YerelBasın #Edirne

‘Trakya sözün değil, suyun bittiği yer!’

DOKU Derneği Başkanı Göksal Çidem, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Trakya’da su bittiğini, bölgede obruklar oluşmaya başladığına dikkat çekerek, “Ergene kaynakları mutlak koruma altına alınmadan yapılan her yatırım beyhudedir” dedi.

Çidem, 2 Şubat 1971 yılında imzaya açılan Sulak Alanların Korunması Sözleşmesini Türkiye’nin 17 Mayıs 1994 tarihinde imzaladığını anımsatarak, “2 Şubat  kutlama değil, kaybettiğimiz sulak alanlardan ders alma, kalanlar için ise, nasıl kurtarırız diye hesap yapma  günüdür. Ülkemiz de son 50 yılda Marmara Denizi kadar bir sulak alanı kaybettik. Hani  Doğada her canlının yaşama hakkı vardı? Yaklaşık 40 yıldır, günlük çıkarlar uğruna  milyonlarca canı yok ettik. Bölgemizdeki en çarpıcı örnek Ergene’dir” ifadelerini kullandı. Çidek açıklamasında şunlara yer verdi:

ERGENE ÖRNEĞİ

Yaşı yarım asrı devirenler, doğaya  çıktıklarında ‘ bizim zamanımızda şurada pınar, şurada kaynak vardı, pırıl pırılsu akardı’ diye söze başlarlar. Ergene de tutulan yayın ve sazan balıklarını anlatırlar. Yüzmeyi orada öğrendik derler. Peki şimdi neden balık yok? Neden yüzemiyorsunuz dediğinizde. Verilen cevap ‘çok kirli’, ‘çok kötü kokuyor’.  Çünkü Ergene’den su değil, sıvı akıyor..

İyi de, temiz olan su ve içinde ki yaşam  neden yok oldu? Kim yok etti?  Asıl sorun da burada.

Ergene yok edilirken, herkes  temizlenecek diyor. Ergene kurtulacaksa  kurtarmaya önce kaynaklarından başlanmalı. Ergene kaynaklarının bulunduğu Istrancalar’da yüzlerce taş ocağı, binlerce RES var.

Ergene kaynakları mutlak koruma altına alınmadan yapılan her yatırım beyhudedirPlanlama doğru olmalı. Bilimsel olmalı.

Doğal varlıkların yok  olmasındaki en büyük etken yanlış planlamalar ve bu planları yapanlar ve onaylayanlardır. Yanlış planlara dava açınca da ‘Bunlar her şeye karşı çıkıyor’ hemen bir uyduruk yafta takıyorlar. Yatırım düşmanı, bölücü, marjinal guruplar v.b. diyorlar. Bizler sadece ‘yaşamı savunuyoruz’. Yaşam için de milyonlarca yıldır, yaşam kaynağı olan doğal varlıklarımızı korumak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir Dünya  bırakma derdindeyiz.

RAMSAR

Dünyanın en  önemli sulak alanlarından İğneada Longozu’nun 2012 yılında RAMSAR kapsamına alınacağı ilan edilmiş, ancak daha sonra  İğneada unutulmuş, yok sayılmış ve yok sayılmaya devam etmektedir. 2012’den sonra, termik, nükleer, liman ve barajlar ile gündeme gelmektedir. İğneada RAMSAR kapsamına alınmalı, tüm Dünyaya tanıtılmalıdır. Çünkü, Dünya’da Amazon ve Afrika Kongo’sundan sonra bu ölçekte en büyük subasar (longoz) ormanı,  ülkemizde, İğneada beldemizdedir.

İğneada bölgesinde Küresel Çevre Fonu ve AB katkılarıyla milyon dolarlık projeler yapıldı. Hazırlanan dosyalar UNESCO ya sunulacaktı. Sunulmadı. Yıllardır  sunulmuyor. Sorduk, Neyi bekliyoruz? Cevap. ‘Proje sahasının biyosfer alan olarak kabul edilmesine yönelik bir Biyosfer Alan Adaylık Dosyası hazırlanmış ancak UNESCO MAB Komisyonuna sunulmamıştır’ deniyor. Gerekçe ne?

ISTRANCALAR’IN HER TARAFI PARAMPARÇA

Ülkemizin koruma değeri olan sahalarının etkin korunması yönetimi gereken etki ve yetkiyi sağladığından UNESCO’ya sunup Biyosfer Rezervi statüsü verilmesine gerek duyulmamış.

Buna gerek duyulmadığı için Istrancalar’ın her tarafı paramparça oldu. 1/3 Bulgaristan’da olan Istrancalar bir bütün olarak korunurken, Bizim 2/3 Istrancalar talan ediliyor.

İğneada longoz ormanları için de verilen cevaplarda RAMSAR kapsamına alınma çalışması devam ediyor muş..

Yıllar geçti. Geçmeye devam ediyor. Yok edildikten sonra, Ergene misali nasıl temizleriz, nasıl kurtarırız için milyonlar harcamak gerekiyor. Aslında korumanın maliyeti sıfır. Hiçbir şey yapma. Doğayı kendi haline bırak.

Turizm bölge planı, Doğa Turizm Master Plan, Biyosfer Rezev Alan projesi, İğneada longoz Ramsar projesi akıbeti? Bilmiyoruz.

Şimdi bir daha sormak gerekiyor.. O halde bu projeler  kapsamındaki dosyalar neden hazırlandı.? Neden sunulmuyor..?

Trakya’da su bitti. Trakya topraklarında Çorlu ve Malkara’da obruklar oluşmaya başladı. Su, bulunduğu havzaya ve oradaki canlılara aittir. Doğal bir varlıktır. Su, tüm canlılar için yaşamın temel koşuludur. Yerin altında da, üstünde de su kalmadı. Su bitti. Söz bitti. Tuz koktu. Trakya sözün bittiği yer değil, suyun bittiği yer. “